%70 Teşvikli Suudi Arabistanda satış mağazası kiralama projesinde yerinizi ayırttın.

Suudi Arabistan’ın kalbinde, Mescid-i Nebevî’ye yalnızca 7 dakika mesafede konumlanan prestijli projemiz “Turkish Town – Medine”, Türk markaları için benzersiz bir vitrin, kültürel etkileşim alanı ve ticari merkez olarak yükseliyor. Toplam 35.000 m² büyüklüğe sahip, 100’den fazla mağazanin olduğu bu dev konseptte, Türk mimarisi, kültürü ve ürünleri, milyonlarca uluslararası ziyaretçiye tanıtılacak. Gelenek ile modernizmin harmanlandığı mimari yapısıyla öne çıkan projemiz, Grand Bazaar, Boğaziçi Köprüsü ve İstiklal Caddesi gibi simgelerden esinlenerek tasarlanmıştır.Sizi de bu vizyonun bir parçası olmaya davet ediyoruz.Projenin Size Ne katkısı olacak ? PROJEDE YER KİRALAMAK İÇİN BİZİMLE İLETİŞİM GEÇİN ;

Artık yatırımlarınız USTALAR OF AI ile değer katıyor.

Sayın Yetkili, Medine’de gerçekleştirmekte olduğunuz Turkish Town ticari kompleks projesi ile ilgili görüşmelerimiz kapsamında sizden bazı konularda net bilgi talebimiz bulunmaktadır. Kiralama Detayları Ticari ünitelerin m² büyüklükleri, konumları ve güncel krokileri tarafımıza iletilirse, yatırımcı ve kiracı adaylarıyla daha somut görüşmeler yapabiliriz. Ünitelerin “natamam teslim” edileceği belirtilmişti. Bu noktada hangi işlerin tamamlanmamış olacağına dair net bir liste (örneğin: elektrik, sıva, boya, altyapı vb.) paylaşmanızı rica ederiz. İstihdam Desteği Hâlihazırda inşaat sürecinizde gerek kaba inşaat gerekse ince işçilik alanlarında işçi ihtiyacınız olabileceğini öngörmekteyiz. Bu noktada sizden gelecek yazılı talep doğrultusunda gerekli işgücü istihdamında yardımcı olabilir, tarafınıza teklif sunabiliriz. Malzeme ve Ürün Tedariki İnşaatın tüm kalemleri için (kaba inşaat malzemeleri, ince işçilik ürünleri, elektrik, mekanik, dekorasyon vb.) ihtiyaç duyduğunuz malzeme ve ürünleri bize yazılı olarak bildirmeniz halinde, en uygun şartlarla teklif hazırlayabiliriz. Sözleşme ve Komisyon Modeli Şirketimiz yalnızca kiralama aracılığı değil, aynı zamanda istihdam ve malzeme satışları için de sözleşme hazırlamakta ve süreçleri profesyonel olarak yürütmektedir. Bu doğrultuda, tarafınızla komisyon bazlı veya proje bazlı işbirliği çerçevesinde netleşmiş bir anlaşma yapmaya hazırız. Sizden gelecek geri bildirim doğrultusunda, hem kiralama sürecinde hem de inşaatın tüm ihtiyaç kalemlerinde güçlü bir iş ortaklığı geliştirebileceğimize inanıyoruz. Görüş ve taleplerinizi bekliyoruz.

Ustalar e-katalogu hazırlandı.

Türkiyenin en kapsamlı içerisinde yapay zeka barındıran ustalar.com inşaat – usta platformu USTALAR.COM güncel gelişmelere yönetik yapı kataloğunu hazırladı . Arsadan bitime kadar tüm tahmini karını hesaplamayı amaçlayan USTALAR OF AI kullanacağınız malzemeleri ne kadar kullanmanız gerektiğiniz hesaplayanarak sizlere e-katalog ile beraber sunuyor. Yapı malzeme ürünleri inşaat standartlarda ve ihracat odaklı ürünlerdir. Fabrikada direkt sizlere zamanında kalite , hizmette ödün vermeyerek sizlere ulaştırıyoruz. 1- AYDINLATMA : Led Grubu – Işıklandırma Grubu 2- YAPIŞTIRICI GRUBU : Silikon Mastik Köpük – Mermer Yapıştırıcı – Hotmelt Yapıştırıcı – Yapı Kimyasalları.. Fayans Yapıştırıcısı 3- MOBİLYA GRUBU : Çelik Kapı – Oda Kapısı – ,Mutfak Dolabı – Banyo Dolabı – Özel Tasarım – Oturma Grubu – Banyo Dolabı 4- MERMER GRUBU : Mermer – Travertan – Granit 5- BOYA : İç ve Dış Boya – Dekoratif Boya – İnovasyon Boya 6- HIRDAVAT .Hırdavat ( Kataloğ 1– Kataloğ 2 –Kataloğ 3 ) Kapı Kolu – Mobilya Kulp – Süzgeç – Testere – Zımbara – Atık Su – Havalandırma Borusu Priz Grubu – PPR-C Boru – Musluk 7- ASANSÖR Asansör 8- ÇATI GRUBU Kermit – 9- ZEMİN DÖŞEME Parke – Süpürgelik 10- PEYZAJ GRUBU Çit Sistemleri – Şömine 11- YALITIM GRUBU Bitumunlu Yalıtım , Su & Isı Yalıtım 12- DEKORASYON Döner Kapı – Metal Dolaplar – PVC Panel – Raf Sistemleri – Sandaviç Panel – Dış Cephe PVC Kaplama – Cam – Radyatör – Duşakabin – 14- TEKNİK GRUBU Jeneratör – 15- TEMEL İNŞAAT Playmood , H20 Ahşap Kiriş, OSB , İnşaatlık Kereste , Mezanın Raf Sistemleri , Decowall , Hexa Wiremesh xxx << TALEP FORMU >> Soruları ve projelerinizi bizlere bildrebilirsiniz. 0 532 466 60 68

Fuar standın ziyaretçi etkisi ;

Fuar standı, sadece bir sergi alanı değil; markanızı temsil eden, yeni müşteri kazanmanızı sağlayan ve sizi rakiplerden ayıran en önemli tanıtım aracıdır. Fuar standı, bir firmanın fuardaki vitrini gibidir. Hem marka kimliğini hem de ürün/hizmetleri en etkili şekilde sergilemenin yoludur. Doğru tasarlanan ve hazırlanan bir stand, ziyaretçilerin dikkatini çekip firmanızla etkileşime geçmesini sağlar. Fuar Standının Önemi Fuar Standına Hazırlık Süreci FUARA HAZIRLIK İÇİN BİZLERİ ARAYIN : 0 532 466 60 68

5G’den ekonomiye 100 milyar dolarlık katkı bekleniyor: 1,5 milyon yeni istihdam sağlayacak

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, planlanan 5G frekans ihalesi ve tam kapsama sürecinin 2030’a kadar Türkiye ekonomisine 100 milyar dolar katkı ve 1,5 milyon yeni istihdam sağlamasını hedeflediklerini açıkladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Sayan, 5G frekans ihalesi ve ardından başlayacak tam kapsama sürecinin, 2030’a kadar Türkiye ekonomisine 100 milyar dolar katkı ve 1,5 milyon istihdam sağlamasının hedeflendiğini açıkladı. Sayan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, TBMM’nin yeni yasama yılına 5G teknolojisiyle adım atmasının dijital dönüşüm yolculuğundaki kararlılığın somut bir göstergesi olduğunu ifade etti. Meclis çatısı altında başlayan söz konusu pilot uygulamayı, “ülkenin tamamında hedeflenen yüksek hızlı bağlantı vizyonunun öncüsü” olarak nitelendiren Sayan, bu adımın yalnızca teknolojik ilerleme değil, Milli Teknoloji Hamlesi ve Türkiye Yüzyılı’nın en önemli destekçilerinden olduğuna dikkati çekti. Sayan, asıl hedeflerinin Türk milletinin her ferdinin yüksek hızlı bağlantının getireceği ekonomik refah, artan güvenlik, kaliteli sağlık ve eğitim imkanlarından faydalanması olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Planlanan 5G frekans ihalesi ve ardından başlayacak tam kapsama sürecinin, Türkiye ekonomisine 2030’a kadar 100 milyar dolar katkı ve 1,5 milyon yeni istihdam potansiyelini beraberinde getirmesini hedefliyoruz. Elbette, bu büyük dönüşümün beraberinde getireceği siber güvenlik ve veri güvenliği gibi hassas alanlarda daha çok çalışmamız ve tavizsiz bir duruş ile etkin denetimi daha sıkı hale getirmemiz gerektiğinin de farkındayız. Vatandaşlarımızın dijital güvenliğini sağlamak, kamu otoriteleri olarak en büyük sorumluluğumuz. Türkiye’nin dijital geleceğini, belirlenen ulusal standartlar ve sarsılmaz bir kararlılıkla, güvenli ve şeffaf bir şekilde inşa etmeye devam edeceğiz.” kaynak : İstanbul Ticaret Gazetesi

TDT ülkeleriyle 5 yılda 62,6 milyar dolarlık ticaret

Türkiye’nin, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan ile son 5 yıldaki karşılıklı ticareti 62,6 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde Türkiye, söz konusu ülkelere 36,6 milyar dolarlık ihracat yaptı. Türkiye’nin, TDT üye ülkeleri Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan ile son 5 yılda karşılıklı ticareti 62,6 milyar dolar olarak gerçekleşirken, Zengezur ve Orta koridorlarının ticareti artırmadaki katkısı dikkat çekiyor. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları 12. Zirvesi, 7 Ekim’de Azerbaycan’ın Gebele kentinde düzenlenecek. “Bölgesel Barış ve Güvenlik” temalı zirvede, katılımcıların bölgesel ve küresel gelişmeleri ele alması, Türk dünyasında işbirliğini güçlendirmeye ve refahı artırmaya yönelik belgelerin imzalanması planlanıyor. Teşkilatın kurucu üyeleri olan Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye’nin yanı sıra Özbekistan da 2019 yılı itibarıyla üye ülkeler arasında yer alıyor. Macaristan, Türkmenistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) ise gözlemci statüsünde bulunuyor. KARŞILIKLI TİCARET SON YILLARDA HIZLANDI Türkiye’nin teşkilata üye ülkelerle stratejik ticaret ortaklığı bulunurken, bu ülkelerle karşılıklı ticareti son yıllarda ivme kazandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Genel Ticaret Sistemi verilerine göre, 2020-2024 döneminde Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan’a toplam ihracat 36,6 milyar dolar oldu. Aynı dönemde, söz konusu ülkelerden toplam ithalat da yaklaşık 26 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Böylelikle Türkiye’nin TDT üyesi bu ülkelerle son 5 yıldaki ticaret hacmi 62,6 milyar dolara ulaştı. EN FAZLA İHRACAT AZERBAYCAN’A YAPILDI Türkiye’nin, bu dönemde en fazla dış satım yaptığı ülke ise 12,8 milyar dolarla Azerbaycan oldu. Bu ülkeye ihracatta makineler, mekanik cihazlar, plastik ve mamulleri ile motorlu kara taşıtları öne çıktı. Aynı dönemde Azerbaycan’dan gerçekleştirilen dış alım 5,3 milyar dolar olurken, mineral yakıtlar, pamuk, alüminyum, demir ve çelik ithalatta ilk sırada yer aldı. İki ülke ticareti ilişkileri ise “tek millet, iki devlet” anlayışıyla, stratejik şekilde ilerliyor. Azerbaycan’ın zengin petrol ve doğal gaz kaynaklarının, Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı (BTC), Bakü-Tiflis-Erzurum Boru Hattı (BTE) ve Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi (TANAP) gibi adımlarla Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınması, ülkeyi bölgesel bir enerji koridoru haline getiriyor. ZENGEZUR KORİDORU, TÜRKİYE VE AZERBAYCAN TİCARETİNİ DESTEKLEYECEK Azerbaycan’ın son yıllarda en çok elektrik ihraç ettiği ülkenin Türkiye olması da enerji işbirliğinin çeşitlenmesi ve arz güvenliği açısından önem taşıyor. Bölgesel ticarette önemli olan Zengezur Koridoru’nun da iki ülke ilişkilerine lojistik maliyetleri düşürme, transit kapasiteyi ve ticaret hacmini artırma noktasında katkılar sunması bekleniyor. Koridorun, Azerbaycan ve Türkiye arasında, elektrik enterkonneksiyonu (İletim ve dağıtım sistemlerinin toplamından oluşan ulusal elektrik sisteminin diğer bir ülkeye ait elektrik sistemine bağlanması) ya da dijital iletişim hatları için kullanılabilecek bir altyapı koridoru olması da değerlendiriliyor. Türk müteahhitleri, bu ülkede üstlendiği konut, havalimanı inşası, su, elektrik ve enerji nakil hatları gibi sahalarda, önemli projelere imza atmayı sürdürüyor. KAZAKİSTAN’A DIŞ SATIM 10,1 MİLYAR DOLARA ULAŞTI Türkiye’nin, Kazakistan ile karşılıklı ticaretindeki yükseliş de bu dönemde dikkat çekiyor. Son 5 yılda Kazakistan’a 10,1 milyar dolarlık ihracat yapan Türkiye, aynı dönemde bu ülkeden 13,2 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdi. Bu ülkeye ihracatta makineler, örme giyim eşyası ve aksesuarları başta gelirken, ithalatta bakır ve bakırdan eşya, mineral yakıtlar, alüminyum ve alüminyumdan eşya öne çıktı. ORTA KORİDOR, TÜRKİYE VE KAZAKİSTAN’IN LOJİSTİK GÜCÜNÜ ARTIRACAK Kazakistan, Türkiye’nin Orta Asya’daki başlıca ticaret ortağı olarak öne çıkıyor. Türkiye, burada en çok yatırım yapan 5 ülke arasında yer alıyor. Avrasya’daki önemli ulaşım ve ticaret güzergahı olan Orta Koridor ise Türkiye ve Kazakistan ticareti açısından stratejik olarak değerlendiriliyor. Özellikle Kazakistan’la, temmuz ayında…

Türkiye’nin otomobil tercihi değişiyor: Satılan her 10 araçtan 4’ü hibrit veya elektrikli

Türkiye otomotiv pazarında büyük bir dönüşüm yaşanıyor. Yılın ilk 9 ayında benzinli ve dizel otomobil satışları gerilerken, elektrikli ve hibrit otomobillerin toplam satıştaki payı yüzde 44,7’ye ulaşarak 331 bin 955 adede yükseldi. Türkiye’nin otomobil tercihi değişiyor: Satılan her 10 araçtan 4’ü hibrit veya elektrikli Türkiye otomotiv pazarında büyük bir dönüşüm yaşanıyor. Yılın ilk 9 ayında benzinli ve dizel otomobil satışları gerilerken, elektrikli ve hibrit otomobillerin toplam satıştaki payı yüzde 44,7’ye ulaşarak 331 bin 955 adede yükseldi. AA Giriş: 03.10.2025 – 15:09 Güncelleme: 03.10.2025 – 15:11Takip EtGoogle NewsPaylaş Türkiye’de yılın 9 ayında benzinli ve dizel otomobil satışlarında düşüş sürerken, elektrikli ve hibrit otomobil satışları yüzde 44,7’lik pazar payıyla 331 bin 955’e yükseldi.  Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerinden derlenen bilgilere göre, otomobil satışları bu yıl ocak-eylülde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 9,98 artarak 742 bin 687, hafif ticari araç satışları da yüzde 5,92 yükselerek 184 bin 960 oldu. Söz konusu dönemde Türkiye otomobil pazarında 345 bin 838 benzinli otomobil, 198 bin 174 hibrit otomobil satıldı. Dizel otomobil satış sayısı 58 bin 695, otogazlı otomobil satış sayısı ise 6 bin 199 oldu. Sadece elektrikle çalışan tam elektrikli otomobil satışları ise 132 bin 640 olarak kayıtlara geçti. Benzinli bir jeneratörün bataryayı şarj ettiği ve sürüşün elektrik motoruyla sağlandığı “uzatılmış menzil” sistemlere sahip araçlar da dahil edildiğinde yılın 9 ayında elektrikli otomobil satış sayısı yüzde 18’lik pazar payıyla 133 bin 781’e yükseldi. Bu arada, uzatılmış menzil otomobiller de Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu olarak “elektrikli” sınıfında yer alıyor. BENZİN VE DİZEL OTOMOBİL SATIŞLARINDA DÜŞÜŞ DEVAM EDİYOR Yılın 9 ayında benzinli otomobil satışlarında yüzde 19,1, dizellerde ise yüzde 17,7 düşüş gerçekleşti. Bu dönemde otogazlı otomobil satışları yüzde 26,9, hibrit otomobil satışları yüzde 78,6 ve tam elektrikli otomobil satışları yüzde 133,9 arttı. Dizel otomobil satışlarındaki azalışın ana nedeninin global üreticilerin dizel otomobil üretimini sonlandırma sürecinin devam etmesi, dolayısıyla pazara yeni dizel otomobil sunulmaması olduğu belirtiliyor. TAM ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLERİN PAZAR PAYI YÜZDE 17,8’E ÇIKTI Benzinli otomobillerin satışlarda geçen yılın ocak-eylül döneminde yüzde 63,3 olan payı, bu senenin aynı döneminde yüzde 46,6’ya geriledi. Söz konusu dönemde dizel otomobillerin payı yüzde 10,6’dan yüzde 7,9’a düşerken, otogazlı otomobillerin payı ise yüzde 0,8 oldu. Aynı dönemde toplam satışlardan alınan pay, tam elektrikli otomobillerde yüzde 8,4’ten yüzde 17,8’e, hibritlerde yüzde 16,4’ten yüzde 26,7’ye yükseldi. Otomobiller tam elektrikli, uzatılmış menzil elektrikli ve hibrit olarak ele alındığında toplam pazarın yüzde 44,7’sini oluşturduğu, içinde elektrikli motor bulunan araçlardan oluştuğu ve toplam satışlarının 331 bin 955’e ulaştığı görüldü. Böylelikle Türkiye’de satılan her 10 otomobilden 4’ü elektrikli ya da hibrit araçlardan oluştu. Aynı dönemde hibrit araçlar içerisinde plug-in hibrit 35 bin 314’lük satışa ulaşarak yüzde 4,8 paya sahip oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre artış yüzde 1135,6 olarak gerçekleşti. Eylül ayında ise toplam 12 bin 706 “tam elektrikli” otomobil satıldı. Bu otomobillerin eylül ayındaki pazar payı yüzde 14,4 olarak hesaplandı. Aynı ayda 25 bin 808 hibrit otomobil satışı gerçekleştirilirken, bu araçların pazar payı yüzde 29,2 olarak kayıtlara geçti.

İstanbul’da kiralık sosyal konut projesinin detayları belli oldu! Şartları neler?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı ve İstanbul’daki fahiş ev kiralarına karşı geliştirilen “Kiralık Sosyal Konut Projesi”nin detayları belli oldu. TOKİ tarafından inşa edilecek konutlar, piyasa rayiç bedelinin altında kiraya verilecek ve hak sahipleri kurayla belirlenecek. İşte bilmeniz gerekenler… İstanbul’da hayata geçirilecek “Kiralık Sosyal Konut Projesi”nden, belirlenen kriterlere uygun kişiler faydalanabilecek ve hak sahipleri kurayla belirlenecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son Kabine Toplantısı’nda kamuoyuna açıkladığı projeyle, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İstanbul’daki fahiş kira artışlarını dengelemek ve vatandaşların konuta erişimini kolaylaştırmak için Toplu Konut İdaresi (TOKİ) eliyle ilk kez kiralık sosyal konut kampanyasını hayata geçirecek. Deprem riski altındaki İstanbul’da bir yandan kentsel dönüşüm çalışmaları bir yandan “Yarısı Bizden Kampanyası” ile konut stokunu yenilemeye çalışan Bakanlık, 81 ilde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği projeyle de megakentin konut talebine cevap verecek. Kampanya kapsamında inşa edilecek kiralık sosyal konutlarla vatandaşların üzerindeki kira yükü hafifletilecek. 500 bin sosyal konutun inşa edileceği “Yüzyılın Konut Projesi” kapsamında İstanbul’da satışa sunulacak konutların yanı sıra kiralanacak konutlar için kontenjan ayrılacak. Devletin ev sahibi olacağı sistem için TOKİ koordinesinde bir mekanizma kurulacak. Konutların yapımının tamamlanmasının ardından kiralama süreci başlayacak. Piyasa rayiç bedelinin altında kiraya verilecek bu konutlardan, belirlenen kriterlere uygun kişiler faydalanabilecek. Konutların ne kadar süreliğine kiralanacağını TOKİ duyuracak. TOKİ’nin konut satışında olduğu gibi, başvuru yapanlar arasında hak sahipliği süreci kurayla belirlenecek. Kurada kiracı olmaya hak kazanan vatandaşlar sözleşme imzalayacak. Bu süreçte düzenli kira ödemelerinin yapılıp yapılmadığı ve evlerin durumu düzenli denetime tabi olacak. Kontratta belirlenen sürecin dolmasının ardından evler, gerekli bakımlar yapıldıktan sonra tekrar kriterlere uygun olan ve kurayla belirlenen hak sahiplerine kiralanabilecek. Afet riski ve güvenli konut ihtiyacı, fahiş konut ve kira tutarlarına karşı hayata geçirilecek bu sistemle, İstanbul’da yaşayanların uygun ücretli kiralık dairelere erişebilmesi sağlanacak. KAYNAK : İSTANBUL TİCARET GAZETESİ

KİRA ARTIŞ ORANI SON DAKİKA: Kira zammı belli oldu! İşte Ekim 2025 hesaplama tablosu

Son dakika haberi: TÜİK’in eylül ayı enflasyon rakamlarını açıklamasıyla Ekim 2025 kira artış oranı da belli oldu. İşte merak edilen enflasyon verisi sonrası Ekim ayı kira artış zam oranı ile kira hesaplama tablosu… Son dakika haberleri: Eylül ayı enflasyon (TÜFE) rakamları TÜİK tarafından açıklandı. Bununla beraber kira artış oranı da belli oldu. Enflasyon rakamlarının on iki aylık ortalaması baz alınarak belirlenen kira artış oranı Ekim 2025 için yüzde 38,36 oldu. Peki kira artış oranı hesaplaması nasıl yapılıyor? İşte merakla beklenen haberin detayları… EKİM 2025 KİRA ARTIŞ ORANI YÜZDE 38,36 OLDU Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) eylül ayı enflasyon rakamlarını açıklanmasının ardından ekim 2025 kira artış oranı da belli olmuş oldu. Enflasyon (TÜFE) rakamlarının on iki aylık ortalaması baz alınarak belirlenen kira artış oranı ekim ayı için yüzde 38,36 olarak gerçekleşti. Eylül ayı enflasyon oranının belli olmasıyla birlikte Ekim 2025 kira artış oranı hesaplaması şu şekilde yapılıyor: EKİM 2025 KİRA ARTIŞ ORANI HESAPLAMA Örnek Konut Kirası: 30.000 TL Kira Artış Oranı: Yüzde 38,36 Ekim 2025 Kira Artış Tutarı: 11.508 TL Ekim 2025 Kira Artış Oranı Dahil Zamlı Kira Tutarı: 41.508 TL Açıklanan rakamlara göre kirası 30.000 TL olan bir kiracının ekim ayında ödeyeceği kira zammı 11 bin 508 TL olarak hesaplandı. Buna göre zamlı kira tutarı ise 41 bin 508 TL olarak gerçekleşecek. EYLÜL AYI ENFLASYON RAKAMLARI BELLİ OLDU Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) eylül ayı enflasyon (TÜFE) rakamlarını açıkladı. Buna göre enflasyon (TÜFE) aylık yüzde 3,23, yıllık ise yüzde 33,29 olarak gerçekleşti. Kaynak : internethaber

100 milyar dolarlık yol haritası

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın görüşmesinde, ticaret hacminin 35 milyar dolardan 100 milyar dolara çıkarılması hedefi öne çıktı. İş dünyası da bu hedef için yol haritasını belirledi. Enerjide 20 milyar dolar, savunma-havacılıkta 15 milyar dolar, imalat-makina-ekipmanda 14 milyar dolar, tekstil ve kimyada ise 6 milyar dolarlık artış gerektiği belirtiliyor. Türkiye ile ABD arasında 35 milyar dolar olan ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılması Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkan Donald Trump’la görüşmesinde yeniden gündeme geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump’la çok kapsamlı bir görüşme yaptıklarını belirterek, iki ülke arasındaki 100 milyar dolar ticaret hacmi hedefine ulaşmak için gümrük vergilerinin gözden geçirilmesi dahil ticareti kolaylaştırıcı adımlar hakkında görüş alışverişinde bulunduklarını açıkladı. Görüşmede en kritik başlıklarından biri Türkiye’ye S-400 alımı nedeniyle uygulanan CAATSA yaptırımları oldu. Trump’ın, “CAATSA yaptırımları kalkabilir” mesajını vermesiyle F35’ler de yeniden gündeme geldi. Türkiye, F35’lerin sadece kullanıcısı olmayacaktı, aynı zamanda bazı parçalarını da üretecekti. CAATSA yaptırımlarının kalkması durumunda iki ülke arasında hedeflenen 100 milyar dolarlık ticarete ulaşmada savunmanın payı daha da artacak. İş dünyası da halen 35 milyar dolar olan ticaret hacminin 3 katına çıkarılması için izlenecek yolu ve stratejik sektörleri belirlemeye başladı. YENİ KAPILAR ARALANDITürk-Amerikan İşadamları Derneği (TABA-AmCham) Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, iki lider arasındaki görüşmenin Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkiler açısından oldukça olumlu sonuçların habercisi olduğunu söyledi. Sanlı, enerji alanında özellikle LNG tedarik anlaşmalarının gündeme gelmesinin, Türkiye’nin enerji güvenliğine katkı sağlayacak olmasının yanı sıra iki ülke arasındaki ticaret hacmini doğrudan artırabilecek nitelikte olduğunu vurguladı. Sanlı, “Savunma ve havacılık sektöründe öngörülen paketler, teknoloji transferi ve yerli üretim imkânlarının güçlenmesine zemin hazırlayacak; bu gelişmeler sadece ithalat değil ihracat tarafında da büyüme getirecek. Ayrıca yatırım ve hizmetler konusundaki olumlu mesajlar, ABD iş dünyasında Türkiye’ye yönelik güveni artırarak doğrudan yatırımlar için yeni kapılar araladı” dedi.  Süleyman Ecevit Sanlı TİCARET HACMİNE EK KATKIABD tarafının Türkiye’yi bölgesel bir merkez olarak değerlendirmesinin dikkat çekici olduğunu vurgulayan Sanlı, “Bu perspektif, doğrudan yabancı yatırımların Türkiye’ye yönelme ihtimalini ciddi şekilde güçlendiriyor. Paylaşılabilecek önemli bir detay ise LNG tedarik hatları ve büyük ölçekli havacılık-savunma projelerine dair çerçeve anlaşma taslaklarının masada bulunması. Paketlerin yürürlüğe girmesi durumunda, önümüzdeki 3–5 yıl içinde ikili ticaret hacmine milyarlarca dolarlık ek katkı sağlanması bekleniyor” diye konuştu. Toplamda 67.9 milyar dolar ilave artışla 100 milyar dolar hedefine ulaşmanın mümkün olduğunu dile getiren Sanlı, “Bunun gerçekleşmesi için enerji ve savunma sektörlerinde büyük ölçekli anlaşmaların yanı sıra, imalat ve dijital hizmetlerde ölçeklenebilir projelerin hızla hayata geçirilmesi kritik önem taşıyor” dedi. 20 MİLYAR DOLARI ENERJİDENSanlı, 100 milyar dolar ticaret hedefine ulaşmak için 67.9 milyar dolarlık ek artış gerektiğini belirterek, beklenen bu artışın da sektörlere dağılımını şu şekilde sıraladı:  -Enerji: 20 milyar dolar  -Savunma-havacılık: 15 milyar dolar -İmalat-makina-ekipman: 14 milyar dolar – Tekstil-kimya: 6 milyar dolar -Tarım-gıda: 4 milyar dolar -Hizmetler-dijital ekonomi: 8.9 milyar dolar Enerji Uzmanı Altuğ Karataş ise Türkiye ile ABD arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin en güçlü taşıyıcısının enerji olduğunu şu örneklerle açıkladı: – LNG ve terminaller: Türkiye, ABD LNG’sini sadece kendi ihtiyacı için değil, Avrupa’ya yeniden ihracat (re-export) yaparak değerlendirecek. Bu, hem ABD satışlarını artırır hem de Türkiye’ye fiyat belirleme gücü kazandırır. – Kaya petrolü/gazı teknolojisi: ABD’den sağlanacak teknoloji transferi, Türkiye’nin Gabar gibi sahalardaki üretimini artıracak, ithalata bağımlılığı azaltacak. Altuğ Karataş  DENGE SİYASETİKarataş, Türkiye’nin enerjiyi yalnızca bir ticari emtia olarak görmediğini, jeopolitik konumunu da…

TÜİK, Eylül enflasyon rakamlarını açıkladı

TÜİK verilerine göre enflasyon eylülde, eğitim kalemindeki etkisiyle aylık yüzde 3,23 artarak yıllık 33,29 oldu.Piyasalar ve ocak ayında maaşlar yeniden şekilleneceği için vatandaşlar, eylül ayı enflasyon verisine odaklandı. Son dakika haberine göre, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini paylaştı. TÜFE’deki değişim 2025 yılı Eylül ayında, bir önceki aya göre yüzde 3,23 artış, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 25,43 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33,29 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 38,36 artış olarak gerçekleşti. TÜFE GIDA VE ALKOLSÜZ İÇECEKLERDE YILLIK YÜZDE 36,06 ARTTI En yüksek ağırlığa sahip 3 ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 36,06 artış, ulaştırmada yüzde 25,30 artış ve konutta yüzde 51,36 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların yıllık değişime olan etkileri ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 8,60, ulaştırmada yüzde 4,15 ve konutta yüzde 7,85 oldu. TÜFE GIDA VE ALKOLSÜZ İÇECEKLERDE AYLIK YÜZDE 4,62 YÜKSELDİ En yüksek ağırlığa sahip 3 ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 4,62 artış, ulaştırmada yüzde 2,81 artış ve konutta yüzde 2,56 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan etkileri ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,11, ulaştırmada yüzde 0,44 ve konutta yüzde 0,44 oldu.  Endekste kapsanan 143 temel başlıktan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 5’li Düzey) 2025 yılı Eylül ayı itibarıyla, 25 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 5 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 113 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti. ÖZEL KAPSAMLI TÜFE GÖSTERGESİ YILLIK YÜZDE 32,86 ARTIŞ YAŞADI İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2025 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 3,34 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 25,94 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,86 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 37,85 artış olarak gerçekleşti. 2025 ENFLASYON ORANLARI Enflasyon ocakta, aylık yüzde 5,03 artarak yıllık 42,12 oldu.  Enflasyon şubatta, aylık yüzde 2,27 artarak yıllık 39,05 oldu.  Enflasyon martta, aylık yüzde 2,46 artarak yıllık 38,10 oldu. Enflasyon nisanda, aylık yüzde 3, yıllık enflasyon ise yüzde 37,86’ydı. Enflasyon mayısta, aylık yüzde 1,53, yıllık enflasyon ise yüzde 35,41’ydı. Enflasyon haziranda, aylık yüzde 1,37 yıllık enflasyon ise yüzde 35,05 oldu. Enflasyon temmuzda, aylık yüzde 2,06 yıllık enflasyon ise yüzde 33,52 oldu. Enflasyon ağustosta, aylık yüzde 2,04 yıllık enflasyon ise yüzde 32,95 oldu. Enflasyon eylülde, aylık yüzde 3,23 artarak yıllık 33,29 oldu.

Aktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te geleneksel Türk lezzetlerini dünyaya tanıtmaya hazırlanıyor

Türkiye’deki dondurulmuş gıda sektörünün öncü markalarından Aktaşlar Lezzet Grubu, 4–8 Ekim 2025 tarihleri arasında Köln’de düzenlenecek Anuga 2025 Fuarı’na katılacak. İnovatif lezzetleri güçlü markalarıyla fuarda sahne alarak dünya mutfağındaki iddiasını gösterecek şirket, uluslararası ziyaretçilere Türk mutfağının eşsiz geleneksel tatlarını tanıtacak. Uluslararası gıda endüstrisi ticaret fuarı Anuga 2025, Almanya’nın Köln kentinde bulunan Koelnmesse Fuar Alanı’nda 4–8 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek. Gıda ve içecek endüstrisinin lider üreticilerinden perakendecilere, ithalatçılardan gastronomi profesyonellerine kadar geniş bir kitleyi bir araya getirecek fuarda Aktaşlar Lezzet Grubu, mevcut iş birliklerini güçlendirecek ve yeni ticari bağlantılar kurmayı ve yeni ihracat pazarları için görüşmeler yapmayı planlıyor. Mini pizzalar ilk kez Anuga 2025’te sergilenecek Yaklaşık 50 ülkeye ihracat yapan Aktaşlar Lezzet Grubu, yenilikçi yaklaşımı ve kaliteli ürünleriyle Türkiye’nin dondurulmuş gıda sektörünü global ölçekte temsil etmeye devam ediyor. Donuk pide kategorisinde rakipsiz olan Aktaşlar Lezzet Grubu, 40 gram, 125 gram, 150 gram ve 170 gram (tam pişmiş) pidelerinin yanı sıra 250 gram pidelerini de ilk kez yurt dışında bir fuarda beğeniye sunacak. Pidelerin yanı sıra Calzone, PizzaCup, Focaccia ve lezzet ödüllü Vegan Lahmacun da fuar standında yerini alacak. Pizzalarda ise hem ince kenarlı (thin crust) hem de Napoliten çeşitlerinin yanı sıra özel ürünü PizzaRoll ve mini pizzalar PizzaPicco fuar ziyaretçileriyle buluşacak. Mini pizzalarını ilk kez sergileyecek ve Pidemiss, Pizzamiss, Nelipide, Pizzacup ve Bonapita markalarında yer alan inovatif ürünleriyle Anuga 2025’te sahne alacak olan Aktaşlar Lezzet Grubu, dünya markası olma hedefine bir adım daha yaklaşacak. AKTAŞLAR Hakkında: Türk mutfağına özgü otantik lezzetleri global gastronomi sahnesine taşımayı misyon edinen Aktaşlar Lezzet Grubu, marka yolculuğuna 1981 yılında Ordu’da 40 kişiye hizmet veren mütevazı bir restoranla başladı. İkinci neslin liderliğinde, aile işletmesi bir başarı hikayesine dönüştü ve Aktaşlar, Pidemiss, Nelipide ve Pideor gibi sevilen markaları ve franchise modelleri ile dünya çapında beğeni kazandı. Yerli ve yabancı zincir marketler dahip 30’dan fazla ülkede faaliyet gösteren, vegan Lahmacun ve margarita pide gibi inovatif ürünleriyle dondurulmuş gıda ve fast-food sektöründe güçlenen Aktaşlar, Lufthansa, Delta Airlines, Singapur ve Suudi Havayolları ile kurduğu iş birlikleri ile global pazarlardaki gücünü artırmakta, genişleyen ihracat ağıyla lider bir marka olmayı amaçlamaktadır. Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Ahmet DoğanMedya Direktörü

ÜRETİM FAKTÖRLERİNİN ANALİZİ

Giriş: Ekonominin Motoru Nedir?Ekonomiyi bir makineye benzetirsek, o makinenin çalışmasını sağlayan yakıt üretim faktörleridir. Toplumların refah düzeyi, sanayileşme hızı, teknolojik ilerlemeleri ya da krizlerle başa çıkma becerileri, büyük ölçüde bu faktörlerin verimli kullanılmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Bugün ekonomi derslerinde öğretilen klasik dört faktör – emek, sermaye, doğal kaynaklar ve girişimcilik – aslında günlük yaşamın görünmez direkleridir.Türkiye’den Amerika’ya, Avrupa’dan Asya’ya kadar her ülkenin büyüme hikâyesi bu faktörlerin ne ölçüde etkin yönetildiğine bağlıdır. Gelin bu unsurları detaylıca ele alalım.Emek: İnsan Kaynağının GücüÜretimin bel kemiği insandır. Eğitim düzeyi, sağlık koşulları ve iş gücü verimliliği, bir ekonominin kaderini belirleyen en önemli parametrelerdir. Türkiye örneğinde, genç ve dinamik nüfus en güçlü yan olarak öne çıkarken, işsizlik oranlarının yüksek seyretmesi ve beyin göçü gibi sorunlar bu avantajı gölgeleyebiliyor. OECD ülkelerinde işgücü verimliliği kişi başına saatlik üretimle ölçülürken, Türkiye’nin bu alanda henüz ortalamanın altında kaldığı biliniyor.Emeğin niteliğini artırmak için eğitim reformları, mesleki beceri programları ve dijital çağın gereksinimlerine uygun yeni iş modellerine yönelmek kaçınılmaz görünüyor. Çünkü emek, salt sayısal bir güç değil; niteliğiyle, bilgisiyle ve motivasyonuyla ekonomiyi ileriye taşıyan ana faktördür.Sermaye: Yatırımın ve Teknolojinin Dönüştürücü RolüSermaye denildiğinde yalnızca para değil; makineler, fabrikalar, yollar, yazılımlar ve teknolojik altyapı da akla gelmelidir. Bugün dünyanın en gelişmiş ekonomileri, sermaye birikimini doğru alanlara yönlendirebildikleri için öne çıkıyor.Türkiye’de son yıllarda ulaştırma ve enerji altyapısına yapılan yatırımlar dikkat çekiyor. Ancak sermayenin üretkenliği, yatırımın sürdürülebilirliğine ve verimlilik artışına katkısına bağlı. Yüksek faiz ortamı, özel sektörün yatırım iştahını törpüleyebiliyor; buna karşılık yeşil enerji, yapay zekâ ve dijital dönüşüm gibi alanlara yapılan yatırımlar geleceğin büyüme motoru olarak görülüyor.Kısacası, sermaye yalnızca “para” değil, ekonominin geleceğini biçimlendiren vizyonun somut yansımasıdır.Doğal Kaynaklar: Toprağın ve Enerjinin Stratejik ÖnemiEkonomik faaliyetlerin en eski girdisi topraktır. Tarım devriminden bugüne, toprağın bereketi ve doğal kaynakların zenginliği toplumların kaderini belirlemiştir. Bugün ise doğal kaynak denildiğinde sadece tarım arazileri değil; enerji kaynakları, madenler, su rezervleri ve hatta nadir elementler akla geliyor.Türkiye enerji ithalatçısı bir ülke olarak bu alanda kırılganlık yaşıyor. Doğal gaz ve petrol bağımlılığı, dış ticaret açığının önemli bir parçasını oluşturuyor. Buna karşın, yenilenebilir enerji yatırımları – güneş, rüzgâr ve jeotermal – yeni bir üretim faktörü dönüşümünün kapısını aralıyor. Doğal kaynakların korunması ise yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda çevresel ve toplumsal bir sorumluluk haline gelmiş durumda.Doğal kaynakların adil, verimli ve sürdürülebilir kullanımı, 21. yüzyılın en büyük sınavlarından biri olarak görülüyor.Girişimcilik: Fark Yaratan Beşinci GüçKlasik iktisat kitaplarında üretim faktörleri genellikle üç başlık altında toplanır; ancak modern ekonomilerde girişimcilik ayrı bir kategori olarak öne çıkıyor. Çünkü emek, sermaye ve doğal kaynakları bir araya getirip değer yaratan vizyon, girişimcilerin eseridir.Girişimcilik, sadece şirket kurmak değil; risk almak, yenilik yapmak, yeni iş modelleri geliştirmek anlamına gelir. Bugün küresel ölçekte teknoloji devleri, birkaç girişimcinin cesur adımlarıyla doğmuş durumda. Türkiye’de de özellikle genç nüfusun teknoloji girişimlerine ilgisi artıyor. Start-up ekosistemine yapılan yatırımlar, melek yatırımcıların çoğalması ve kamu destekleri bu potansiyeli besliyor.Ancak girişimcilik kültürünün sürdürülebilir hale gelmesi için hukuki altyapının güçlendirilmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve inovasyonun teşvik edilmesi şart.Analiz: Faktörler Arası Denge ve EtkileşimÜretim faktörlerini ayrı ayrı değerlendirmek kolaydır, fakat asıl mesele bunların nasıl bir araya getirildiğidir. Emek ne kadar nitelikli olursa olsun, sermaye yatırımları yetersizse verimlilik artmaz. Doğal kaynaklar ne kadar bol olursa olsun, girişimcilik ruhu yoksa zenginlik âtıl kalır.Ekonominin başarısı, bu faktörler arasındaki denge ve eşgüdüm ile sağlanır. Bugün dünyanın en rekabetçi ekonomilerinde…

Feriye’de açık hava sineması ekim ayındaki gösterilecek La La Land filmiyle sona eriyor

Boğaz’ın eşsiz manzarası ve tarihi atmosferiyle İstanbul’un yaz akşamlarına farklı bir boyut kazandıran Feriye Açık Hava Sinemaları, yaz boyunca süren unutulmaz gösterimlerin ardından ağustos ayı etkinliklerini tamamladı. Her seansın ortalama 300 izleyiciyle buluştuğu sinema geceleri, eylül ayında da yeni filmlerle izleyicilerle buluşmaya devam ediyor. Sezon, 5 Ekim’de gösterilecek “La La Land” filmiyle sona erecek. Bir c•paces Group işletmesi ve İstanbul Boğazı kıyısında yer alan tarihi Feriye, yaz boyunca sinemaseverleri yıldızların altında benzersiz bir açık hava sinema deneyimiyle buluşturdu. Temmuz ve ağustos aylarında gerçekleşen gösterimlerde sinemaseverler, klasiklerden günümüze uzanan kült filmleri izleme fırsatı buldu. Her gösterimde ortalama 300 kişi ile buluşan etkinlik hem sinema tutkunlarına nostaljik ve keyifli bir akşam sunarken hem de Boğaz manzarası eşliğinde İstanbul’un yaz ruhunu yaşattı. Feriye Açık Hava Sinemaları, kült filmleriyle izleyicileri karşılamaya devam ediyor. Eylül ayının son filmi 29 Eylül’de gösterilecek Deadpool & Wolverine olurken, sezon 5 Ekim’de La La Land filmi ile sona erecek. Her bir sinema gecesi, tarihi dokusu ve Boğaz manzarası ile Feriye’nin eşsiz atmosferinde izleyicilere unutulmaz bir deneyim sunacak. Eylül ayında da özel tatlar ve deneyimler Feriye’de sinemaseverlerle buluşuyor Etkinliğin ana sponsoru GetirFinans, interaktif alanları ve yenilikçi bankacılık deneyimi ile ziyaretçilerle buluşuyor. Ürün sponsorları arasında özellikle öne çıkan Godiva, etkinlikte premium çikolataları, şık standı ve lezzetli sampling deneyimi ile sinemaseverlere özel bir ayrıcalık sunuyor. VIP paketlerde ve etkinlik boyunca Godiva keyfi etkinliğin öne çıkan detaylarından biri oluyor. Fropie, genel kategoride fırınlanmış nohut cipsleri ve VIP paketlerde ise yenilikçi protein ve probiyotik barları ile sinema deneyimini daha sağlıklı ve keyifli hale getirirken, Nilky badem cafe latte ile izleyicilere tatlı bir mola sağlıyor. Eylül ayı gösterimlerinden itibaren Oddly de etkinliğe katılarak genel kategorideki bilet sahiplerine “saçma iyi” içecek ikramları sunuyor. Böylece izleyiciler, gösterimler boyunca hem Godiva’nın premium çikolatalarını ve Fropie’nin fonksiyonel lezzetlerini hem de Nilky ve Oddly’nin özel içeceklerini deneyimleyerek çok yönlü bir lezzet yolculuğu yaşıyor. Nilky badem cafe latte ile izleyicilere tatlı bir mola sağlıyor. Eylül ayı gösterimlerinden itibaren etkinliğe katılan Oddly ise, genel kategorideki bilet sahiplerine taze ve lezzetli içecek ikramları sunuyor. Böylece izleyiciler, gösterimler boyunca hem Godiva’nın premium çikolatalarını ve Fropie’nin sağlıklı atıştırmalıklarını hem de Nilky ve Oddly’nin özel içecekleri ile çok yönlü bir lezzet deneyimi yaşıyor. Biletler biletinial.com’da Biletler, biletinial.com üzerinden satışa sunuluyor. Feriye Açık Hava Sinemaları’nda Genel, VIP1, VIP2 ve Dinner & Movie olmak üzere dört farklı bilet kategorisi sunuluyor. Genel bilet sahipleri patlamış mısır ve soft içecek ile gösterimleri izlerken, VIP1 bilet sahipleri ön kısımda oturma imkânı ile Feriye mutfağından hazırlanan atıştırmalık sandviçler, kuruyemişler, meyveler, peynir tabakları eşliğinde iki kadeh şarap veya iki bira deneyimi yaşıyor. İki kişilik VIP2 bilet sahipleri ise ön kısımda oturma imkânı ile Feriye mutfağından hazırlanan atıştırmalık sandviçler, kuruyemişler, meyveler, peynir tabakları ve bir şişe şarap ile sinema keyfini paylaşıyor. Dinner & Movie seçeneğinde ise misafirler, Lokanta Feriye’de soft içecek dahil akşam yemeği ardından iki kadeh şarap ve peynir tabağı ile film gösterimine geçiliyor. Feriye Açık Hava Sinemaları, tarihi dokusu, Boğaz manzarası ve özenle seçilmiş film programı ile İstanbul’un yaz akşamlarını ayrıcalıklı ve unutulmaz bir deneyime dönüştürmeye devam ediyor. Bu ayrıcalıklı atmosferin bir parçası olmak, etkinliklerden haberdar olmak ve güncel gelişmeleri takip etmek için @feriyeistanbul’u takip edin. #Feriyedeyiz Feriye Hakkında: İstanbul Boğazı’nın eşsiz kıyısında, tarihle modernizmi buluşturan bir yaşam ve deneyim alanı: Feriye. 19’uncu…

Global gastronomiyi ekonomi zirvesi için geri sayım başladı .

Gastronomiyi yalnızca bir lezzet alanı değil; ekonominin, kültürel mirasın, sürdürülebilir kalkınmanın ve toplumsal dönüşümün merkezinde konumlandıran Global Gastro Ekonomi Zirvesi, bu yıl beşinci kez kapılarını açıyor. Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD) ev sahipliğinde ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TGA desteğiyle gerçekleşecek zirve, 8 Ekim 2025’te İstanbul Atatürk Kültür Merkezinde sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek. Bu yılın ana teması olan “Kesişme Noktası”, gastronominin yenilikçi ekonomilerle, yaratıcı endüstrilerle, kültürel hafızayla ve sürdürülebilir kalkınmayla kesiştiği vizyoner bir yolculuğu ifade ediyor. Zirvede; Ivan Brehm – Michelin yıldızlı şef ve “Crossroads Thinking” yaklaşımıyla yaratıcı mutfak filozofu, Eylül Görmüş – Hafıza ve edebiyat üzerinden gastronomiyi yorumlayan araştırmacı, Aslıhan Koruyan Sabancı – Sürdürülebilir gastronomi üzerine uluslararası ödüllü yazar ve akademisyen, Akan Abdula – FutureBright Group Kurucu Ortağı, coğrafi işaretli ürünlerin ekonomik-kültürel gücüne dair araştırma sunumu, Ahmet Özer – İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi, İstanbul’un özgün gastronomik ürünlerinin tescil değeri üzerine, Levon Bağış – Şehir ve balık kültürü üzerine, Volkan Narcı – Deniz yaşamını korumanın geleceğe etkileri üzerine, David Mora – İspanyol öno-turizm uzmanı, bağ rotaları ve gençlerin turizm trendleri, Oğul Türkkan, Oluş Molu, Can Ortabaş, Zeynep Arca Şallıel – Türkiye’nin bağ rotaları ve şarap üretimi üzerine, Ivano Mocetti – İtalya’nın yiyecek-içecek sektöründe küresel rekabet gücü, Danilo Zanna – İtalyan gastronomisinin uluslararası etkisi üzerine. Zirve, gastronominin ekonomiden kültürel diplomasiye, mavi ekonomiden sürdürülebilirliğe kadar uzanan çok boyutlu rolünü tartışmaya açacak. Siz değerli basın mensuplarını, Türkiye’yi geleceğe taşıyacak fikirlerin ve iş birliklerinin üretileceği bu güçlü ortak akıl platformunda aramızda görmekten mutluluk duyarız. Tarih: 8 Ekim 2025 Yer: Atatürk Kültür Merkezi, İstanbul Saat: 09.00 – 17.00 Furkan Kır- Momentum İletişim

EKONOMİDE SOSYAL MOBİLİTE

Ekonomi yalnızca mal ve hizmet üretimi, dağıtımı ve tüketimiyle sınırlı değildir. İnsanların yaşam standartlarını yükseltme potansiyelini, eğitim ve iş olanakları yoluyla sosyal merdiveni tırmanabilmesini de kapsar. İşte bu noktada sosyal mobilite kavramı devreye girer. Sosyal mobilite, bireylerin veya ailelerin ekonomik, eğitimsel ve sosyal konumlarını nesiller arasında değiştirebilme kapasitesini ifade eder. Yani, bir kişinin doğduğu sosyoekonomik sınıftan daha iyi bir yaşam seviyesine ulaşabilmesi veya tam tersi bir durumun gerçekleşmesi, sosyal mobilite ile ölçülür.Sosyal mobilite, sadece bireysel bir başarı hikâyesi değil, aynı zamanda bir ülkenin ekonomik verimliliği ve toplumsal adalet düzeyi için kritik bir göstergedir. Yüksek sosyal mobiliteye sahip ülkelerde, bireyler yetenekleri ve çabaları doğrultusunda yükselme şansına sahiptir. Bu durum, ekonomik büyüme için gerekli insan sermayesinin etkin kullanılmasını sağlar. Örneğin, Skandinavyalı ülkelerde sosyal mobilite oranlarının yüksek olması, yetenekli bireylerin eğitim ve iş fırsatlarına kolay erişimi sayesinde ekonomik verimliliği artırmaktadır. Öte yandan, sosyal mobilitenin düşük olduğu toplumlarda, doğuştan gelen avantajlar veya dezavantajlar, bireylerin hayat boyu kazançlarını ve yaşam kalitelerini belirler. Böylece yetenek ve çaba, ekonomik başarıda tek başına belirleyici olamaz. Türkiye’de Sosyal Mobilite GerçeğiTürkiye özelinde sosyal mobiliteyi değerlendirirken eğitim, gelir dağılımı ve işgücü piyasasına bakmak gerekir. TÜİK ve akademik araştırmalar, gelir dağılımındaki eşitsizliklerin ve eğitimde fırsat farklılıklarının sosyal hareketliliği sınırladığını ortaya koymaktadır. Örneğin, kırsal bölgelerde doğan çocukların yükseköğretime erişim oranları, büyük şehirlerde doğan akranlarına göre belirgin şekilde daha düşüktür. İstanbul veya Ankara gibi büyük şehirlerde, kaliteli lise ve üniversitelere erişim imkânı, gençlerin sosyal merdivende yükselme şansını artırırken, kırsal kesimde bu fırsatlar büyük ölçüde sınırlıdır.Gelir eşitsizliği de sosyal mobiliteyi doğrudan etkiler. Türkiye’de gelir dağılımında Gini katsayısı hâlâ %40 civarında seyretmekte ve bu durum, düşük gelirli ailelerin çocuklarının kaliteli eğitim ve iyi iş fırsatlarına ulaşmasını zorlaştırmaktadır. Yani, yüksek yetenek ve motivasyona sahip bir birey dahi, doğduğu ortamın sınırlamalarıyla karşılaşabilir. Bu durum, sadece bireysel başarıyı engellemez; uzun vadede ekonomik verimliliği de olumsuz etkiler.İşgücü piyasası açısından bakıldığında, genç işsizlik oranları ve mesleki eğitimdeki yetersizlikler sosyal mobiliteyi sınırlayan bir diğer önemli faktördür. TÜİK’in verilerine göre Türkiye’de genç işsizlik oranı %22’nin üzerinde seyretmektedir. Özellikle düşük gelirli ailelerin çocukları, işgücü piyasasında kalifiye işlere erişimde büyük zorluklar yaşamakta, bu da sosyal merdiveni tırmanmalarını engellemektedir. Öte yandan, bilgi ekonomisi ve dijital dönüşüm, yetenekli gençler için yeni fırsatlar yaratsa da bu fırsatlar eğitim ve dijital erişim eşitsizlikleri nedeniyle her kesime eşit dağılmamaktadır.Politikaların Önemi ve ÖnerilerSosyal mobilitenin artırılması, sadece bireysel başarı hikâyelerini çoğaltmakla kalmaz; ekonomik büyüme ve toplumsal huzur için de kritik öneme sahiptir. Bu bağlamda politika yapıcılar için bazı temel adımlar öne çıkmaktadır:Eğitimde Fırsat Eşitliği: Okullar arası kalite farklarının azaltılması, burs ve destek programlarının yaygınlaştırılması, erken yaşta yetenek ve ilgi alanlarının keşfedilmesi, bireylerin sosyal merdivende yükselmesini kolaylaştırır. Özellikle kırsal bölgelerde ve düşük gelirli ailelerdeki çocukların kaliteli eğitime erişimi kritik bir önceliktir.İşgücü Piyasasında Adalet: Adil ücret uygulamaları ve kariyer fırsatlarının şeffaflaştırılması, ekonomik engelleri hafifletebilir. Gençler için mesleki eğitim ve staj programlarının artırılması, iş piyasasına geçişi hızlandırır ve sosyal mobiliteyi destekler.Gelir Dağılımının Düzeltilmesi: Vergi politikaları ve sosyal yardımlar, gelir eşitsizliğini azaltarak sosyal merdiveni güçlendirir. Düşük gelirli ailelerin çocuklarının eğitim ve sağlık hizmetlerine erişiminin sağlanması, nesiller arası fırsat eşitsizliğini kırmada etkili olur.Sosyal Mobilitenin Toplumsal EtkileriSosyal mobilite yalnızca ekonomik bir mesele değildir; toplumsal barış ve aidiyet duygusu açısından da kritik öneme sahiptir. Yüksek sosyal mobilite, bireylerin çabalarının karşılığını alabileceğine olan inancını güçlendirir. Bu durum, üretkenliği artırır ve yenilikçi…

“Yapay Zekâ ve Otomasyon, Mühendisliğin Yeni Rotasını oluşturuyor!”

Günümüzün en çok konuşulan konularının başında gelen yapay zekâ, mühendislik alanında ‘yeni nesil mühendislik’ sürecini doğurdu. EYOPAN(Elektrik-Yazılım-Otomasyon-Pano) kurucu ortakları Elektrik-Elektronik Mühendisi Uğur Doğan ve Mekatronik Mühendisi Barış Demir, yapay zekâ ile otomasyonda ve tüm mühendislik süreçlerinde gelinen son noktayı ana hatlarıyla değerlendirdi. İçinde bulunduğumuz 21. yüzyıl, teknolojinin yalnızca bir araç değil, artık bir iş ortağı hâline geldiği bir dönem olarak şekilleniyor. Bu dönüşümün en önemli bileşenlerinden biri ise yapay zekâ. Özellikle mühendislik alanında yapay zekânn sunduğu olanaklar; üretimden planlamaya, tasarımdan kalite kontrolüne kadar birçok süreçte devrimsel nitelikte farklar yaratıyor. Otomasyonla birleşen yapay zekâ teknolojileri, mühendislik mesleklerinin sınırlarını yeniden tanımlarken aynı zamanda yeni iş alanları, daha verimli süreçler ve yüksek katma değerli üretim biçimleri yaratıyor. Dişliler, Yapay Zekâ ve Otomasyonun Kesişim Noktası İçin Dönüyor! Otomasyonun, endüstride uzun yıllardır kullanılan bir kavram olduğunu kaydeden EYOPAN(Elektrik-Yazılım-Otomasyon-Pano) kurucu ortakları Elektrik-Elektronik Mühendisi Uğur Doğan ve Mekatronik Mühendisi Barış Demir şu bilgileri verdi: “Yapay zekânın devreye girmesiyle otomasyon, sabit ve tekrarlayan görevlerden çok daha fazlasını üstlenebilir hâle geldi. Artık sistemler yalnızca verilen komutları yerine getirmiyor; aynı zamanda öğreniyor, karar veriyor ve kendini optimize ediyor. Bir üretim hattını ele alalım. Eskiden hat üzerindeki bir arızayı fark etmek insan gözüne kalmışken, bugün YZ destekli sensörler ve görüntü işleme sistemleri, arıza olabilecek durumu daha önceden algılayıp üretim hattındaki ani duruşların önüne geçmiş oluyor. Bu sadece üretim verimliliğini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda ciddi maliyet ve zaman tasarrufu da sağlıyor. Yapay Zekâ Mühendislik Alanında Hangi Katma Değerleri Oluşuyor? Yapay zekânın en büyük katkılarından biri veri analizi ve öngörü kabiliyetidir. Özellikle makine mühendisliği, elektrik-elektronik mühendisliği ve endüstri mühendisliği gibi alanlarda büyük veri ile çalışan sistemler, mühendislerin stratejik karar alma süreçlerine büyük destek sağlamaktadır. Yapay zekâ, mühendislik alanında: TÜİK’in 2024 yılı sonu itibarıyla yayınladığı rapora göre, Türkiye’de sanayi sektöründe dijital otomasyon uygulamalarıyla verimlilikte %17 oranında artış sağlandığı tespit edildi. Aynı raporda, yapay zekâ tabanlı otomasyon sistemlerine yatırım yapan firmaların %63’ünün ilk yıl içinde üretim maliyetlerinde düşüş yaşadığı belirtiliyor. Yapay Zekâ ile Mühendislik Meslekleri Nasıl Etkilenecek? Yapay zekâ, bazı geleneksel mühendislik görevlerini otomatikleştirerek iş gücünün yönünü değiştirecektir. Örneğin: Bu dönüşüm, mühendislik disiplinleri arasında daha fazla etkileşimi zorunlu kılacak. Artık disiplinlerarası bilgi ve veri okuryazarlığı, mühendisler için vazgeçilmez bir yetkinlik hâline gelecektir. Nereye Evriliyoruz? Gelecek, yapay zekâ ile mühendisliğin daha da iç içe geçtiği bir noktaya doğru ilerliyor. Şu an prototip aşamasında olan “otonom mühendislik sistemleri”, yani belirli mühendislik problemlerini kendi kendine analiz eden ve çözüm önerileri sunan sistemler, yakın gelecekte yaygınlaşacak. Ayrıca “Yapay Zekâ ile Geliştirilmiş Dijital İkizler” (Digital Twins) kavramı giderek önem kazanıyor. Bu teknoloji sayesinde bir fabrikanın ya da bir ürünün sanal kopyası oluşturularak olası senaryolar test ediliyor. Mühendisler bu kopyalar üzerinden sistemleri geliştiriyor, hataları tespit ediyor ve tasarımın sınırlarını zorluyor. Yeni Nesil Mühendislik Yapay zekâ, mühendislik alanını dönüştürmekle kalmıyor, ona yeni bir vizyon kazandırıyor. Daha sürdürülebilir, daha verimli, daha hızlı sistemler artık mümkün. Ancak bu dönüşüm, beraberinde yeni becerileri de zorunlu kılıyor: Veri analizi, algoritma bilgisi, yapay zekâ okuryazarlığı, sürekli öğrenme artık mühendisliğin doğal bir gerekliliği. Eyopan olarak biz de her gün öğreniyor, gelişiyor ve geleceğe hazırlanıyoruz.” Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Ahmet DoğanMedya Direktörü Gsm:0536 8928821

Geberit, suyun yönünü belirleyen en güncel teknolojileriyle ISK-SODEX’te sahne alacak

İsviçreli sıhhi tesisat devi Geberit, 22-25 Ekim 2025 tarihleri arasında dünyanın sayılı ve bölgesinin en önemli iklimlendirme fuarı ISK – SODEX Uluslararası HVAC&R, Yalıtım, Pompa, Vana, Tesisat, Su Arıtma, Yangın, Havuz ve Güneş Enerjisi Sistemleri Fuarı’na katılım gösterecek. Fuarda 65 metrekare alana sahip standında atık su boru sistemleri, drenaj sistemleri, montaj sistemleri, pisuvar, klozet ve kumanda kapağı çözümlerini tanıtacak olan marka, ziyaretçilerine ürünleri yakından inceleme şansı da sunacak. Sıhhi tesisat ve vitrifiye sektörünün güncel dinamiklerini yüksek mühendisliğe sahip ürün gamıyla yansıtan Geberit, 22-25 Ekim 2025 tarihleri arasında uluslararası iş birlikleri sayesinde katılımcılarına hedefledikleri profesyonel ziyaretçilerle bir araya gelme fırsatı sunan Avrasya bölgesinin en büyük iklimlendirme fuarı ISK-SODEX’te yer alacak. İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek fuarda son kullanıcı ve profesyoneller için en güncel ürün yelpazesini sergileyecek olan marka, fuar standında ayrıca ziyaretçilerin ürünleri yerinde incelemesine de olanak tanıyacak. Geberit’in yüksek mühendisliği, bu kez ISK-SODEX’te İlk yılından bu yana imalatçı ve sektör profesyonellerine ulaşarak Türkiye’nin ihracat hacmine önemli katkısı bulunan iklimlendirme sektörüne yön veren fuarda kullanıcı konforunu artıran ürünlerle yer alacaklarını belirten Ufuk Algıer, “Standımızda duvar önünde olduğu kadar duvar arkasında da üstün teknolojiye sahip teknolojilerimizi sergileyeceğiz. Bunlar arasında Silent-db20 Atık Su Boruları, HDPE Atık Su Boruları, HDPE SuperTube Drenaj Sistemi, Silent-PP Drenaj Boruları, Silent-PP Atık Su Boru Sistemleri, Mepla Boru Sistemi, Mapress Paslanmaz Çelik Borular, Pluvia Sifonik Yağmur Drenaj Sistemi, GIS Montaj Sistemleri, Selnova S Arkadan Girişli Pisuvar, iCon TurboFlush Klozet ve Sigma40 Kumanda Kapağı yer alacak. Öne çıkan çözümlerimizin yanında sektördeki en güncel teknoloji ve uygulamaları öğrenmek, firmalarla ikili ilişkiler kurmak ve potansiyel müşterilere ulaşmak için de ISK-SODEX büyük bir potansiyele sahip. Bunu en iyi şekilde değerlendirerek Geberit’in uzmanlığını ziyaretçilerle buluşturacağımız için çok heyecanlıyız” dedi. Geberit, ISK – SODEX Uluslararası HVAC&R, Yalıtım, Pompa, Vana, Tesisat, Su Arıtma, Yangın, Havuz ve Güneş Enerjisi Sistemleri Fuarı’nda Stant A12’de yer alacak.   Geberit Hakkında: Dünya çapında faaliyet gösteren Geberit Grubu, sıhhi tesisat ürünleri alanında Avrupa’nın lider şirketlerinden biridir ve 2024 yılında 150. yılını kutlamıştır. Geberit, Avrupa’nın çoğu ülkesinde güçlü bir yerel varlığa sahip olup sıhhi tesisat teknolojisi ve banyo vitrifiyeleri alanlarında benzersiz bir katma değer sunmaktadır. Şirketin 26 üretim tesisi bulunmaktadır ve bunlardan 4’ü Avrupa dışındaki ülkelerde yer almaktadır. Grubun merkezi İsviçre, Rapperswil-Jona’dadır. 50’den fazla ülkede yaklaşık 11.000 çalışanı bulunan Geberit, 2024 yılında 3,1 milyar İsviçre frangı net satış elde etmiştir. Geberit hisseleri, SIX İsviçre Borsası’nda işlem görmekte olup, 2012 yılından beri İsviçre Piyasa Endeksi (SMI) içerisinde yer almaktadır. Ahmet DoğanMedya Direktörü Adres: Meşrutiyet Cad. No:100/1 Beyoğlu / İst.Tel: 0212 243 08 07 GSM: 0536 892 88 21 E-posta: ahmetdogan@brandworks.com.tr http://www.brandworks.com.tr

Türk markası Nishplas, Avrupa’ya açılıyor

Avrupa’da yapı sektörüne girmeye hazırlanan Türk markası iç cephe yeni nesil duvar kaplama sıvası Nishplas, cumartesi günü Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen bir toplantıyla tanıtıldı. ALMANYA’nın Leverkusen şehrinde uzun yıllardır iş insanı olan Asa Service GmbH CEO’su Ali İnceören, Avrupa baş bayiliğini üstlendiği Nishplas’ın tanıtımı için Düsseldorf’ta bulunan otel Kö59’da bir program düzenledi. Yeni nesil duvar giydirme markası Nishplas’ın Düsseldorf lansmanına, yapı sektöründe bulunan çok sayıda şirket temsilcileri ve medya mensupları davet edildi. Etkinlikte Nishplas’ın tanıtım sorumlusu Murat Şahinarslan, görseller eşliğide Nishplas’ın kuruluş sürecini, sektördeki yerini ve Avrupa’ya açılma planını davetlilere anlattı. Tanıtımda yer alan bir sıva ustası da, kova içerisinde hazırladığı Nishplas ile duvarın nasıl kaplandığını uygulamalı olarak davetlilere gösterdi. İLK TANZANYA’YA İHRAÇ EDİLDİÇevre dosttu ve ipek sıva olarakta bilinen Nishplas’ın üretim merkezi, İstanbul / Kartal’da bulunuyor. Duvar, tahta ve fayans üzerine yapılabilen yeni nesil sıva Nishplas, ilk olarak 2018 yılında Tanzanya’ya ihraç edildi ve 2022 itibariyle de Fildişi Sahili, Libya, Danimarka ve Avusturya gibi ülkelere bayilikler verildi. Doğaltaş ve tekstil geri dönüşümü pamuk karışımıyla hazırlanan Nishplas, yüzden fazla ayrı renkte yapılabiliyor. Isı yalıtımı, ses yalıtımı, rutubet ve nem yalıtımı sağlayan Nishplas, yapım aşamasında ve sonrasında herhangi bir kokusu olmuyor. Avrupa piyasasına girmeye hazırlanan Nishplas’ın bir paketine 8 litre su karıştırılarak, dört metrekare duvar kaplanabiliyor. Kaplama sonrası duvarda oluşabilecek çizik ve yırtılma gibi hasarlar, kolayca düzeltilebiliyor. Uygun bir fiyatla Avrupa’da satışa sunulması beklenen Nishplas için, bayilikler verilmesi planlanıyor. ARTILARI ÇOK OLAN BİR TÜRK ÜRÜNÜNishplas’ın Avrupa baş bayiliğini üstlenen Ali İnceören, “Tanıtım toplantısıyla Nishplas’ın Avrupa’ya açılmasının ilk adımını attık. Oldukça artıları olan Nishplas’ı, kısa sürede Avrupa piyasasıyla buluşturmayı amaçlıyoruz” dedi. Ali İnceören, Nishplas ile ilgili şunları söyledi: “Nishplas’ı, başta Almanya olmak üzere farklı Avrupa ülkelerinde bayilikler vererek pazarlamayı hedefliyoruz. Ürünümüz, yüzde 98 doğal, ses yalıtımı var, yanmıyor, kokusu yok. Hep artısı olan bir ürün. Ses geçirmiyor, mobilya çarpması ile çizilir, yırtılırsa anında kapatılması mümkün. Ayrıca fiyatını uygun olacak şekilde belirmeye çalışıyoruz. Yapımı oldukça kolay, eli yatkın ev sahibi ustaya ihtiyaç duymadan da yapabilir. Ev kadınlarının da yapabileceğini düşünüyoruz. Ürünün Türkiye’de üretilerek Avrupa pazarında yer almasıyla, ülkemizin ekonomisine de katkı sağlanmış olacak, bununla da büyük gurur yaşacağız.” kaynak : hürriyet gazetesi

NTB “Ticaret ve Networking Buluşması” Ankara Mamak’ta gerçekleşti

Etkinliğe yoğun katılım sağlandı. Katılımcılar arasında kamu, özel sektör, sivil toplum ve medya dünyasından birçok önemli isim yer aldı. *Etkinliğe katılan isimler arasında;* Türkiye Milli Değerler ve Medeniyetler Vakfı (TÜRDEM) Ankara İl Başkanı Recep Yurtsever, Mamak Belediye Başkan Danışmanı İsmail Gençkurt, Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, Nusret Tuzak, Kırım Vatan Kültür Derneği Başkanı Doğru İnsanlar Derneği Başkanı Safiye Karaosman, Çorumlular Derneği Başkanı Duran Bey, Hanım Çanağı Kooperatif Başkanı Nimet Güneş, Aktar Kozmetik’ten Ali Asiltürk, yeniankara.com.tr adına Aysun Karakaya, Mali Müşavir Billur Yeniyer, Mobikap sahibi Cumhur Turgay Köseoğlu, TÜBİTAK Birim Şefi Figen Kaya, medya sektöründen Hidayet Özpolat, Kenan Alt ve İlayda Karaseki, Kozmik Kozmetik’ten Ömer Özçelik, Moden Ticaret’ten Sedat Güzel, Gayrimenkul Danışmanı Şaban Ateş, Dış Ticaret Uzmanı Yahya Ulutopçu, Yönetim Grup’tan Yusuf Kansu, Mustafa İpek, aydınlatma sektöründen Melek Çetinkaya, kozmetik sektöründen Kamil Tekel, danışman olarak Necati Bal ve Mustafa Yüceayvaz, emlak danışmanı Ayşe Keleş, öğretmen Gizem Çetinkaya, akademisyen Oğuzson Aydemir, gayrimenkul danışmanı Mustafa Gültekin, Tekha Basın’dan Saime Halaç, gayrimenkul danışmanı Nuran Aydın ve Avrupa Kültür Birliği İş Lobisi Vakfı Genel Başkanı Metin Genç gibi birçok değerli isim yer aldı. “TÜRKİYE ORTAK GÜÇ BİRLİĞİ PROJESİ” hakkında bilgi verildi Yakut, konuşmasında bir yıl önce temelleri atılan bu platformun artık hayata geçtiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı: Bu platform aracılığıyla onların ihtiyaç duyduğu noktalara, çözüm ortaklığı yöntemiyle ulaşmayı hedefliyoruz. Hem dijital mecralarda hem de yüz yüze sahada düzenleyeceğimiz toplantılarla platformumuzu tanıtacak, faaliyetlerimizi paylaşacağız.” “BU YALNIZCA BİR İŞ AĞI DEĞİL, BİR VİZYON HAREKETİDİR” Yakut, konuşmasının devamında projeyi yalnızca bir iş ağı olarak değil, bir dönüşüm hareketi olarak gördüklerini vurguladı: “Küresel dengelerin yeniden şekillendiği, ekonomik ilişkilerin hızla dönüştüğü bir çağda yaşıyoruz. Türkiye’nin üretim gücü ve girişimcilik enerjisi artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline gelmiştir. Küçük ve orta ölçekli üreticilerimizin, bilgiye ve olanaklara erişimde geri kaldığını görüyoruz. Biz bu firmaları tek bir çatı altında toplayarak, ihtiyaç duydukları bilgiye ve kaynaklara ulaşmalarını sağlamayı hedefliyoruz.” HEDEF: DAHA GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE EKONOMİSİ NTB hedeflerine kararlı adımlarla ilerleyeceğine inandıklarını belirtti ve tüm paydaşları bu dönüşüm yolculuğunun bir parçası olmaya davet etti. Program sonunda katılımcılara plaket takdim edildi ve toplu fotoğraflar çekilerek etkinlik ölümsüzleştirildi.