TÜRKİYE İLE SUUDİ ARABİSTAN’IN TİCARETTEKİ YENİ HEDEFİ 30 MİLYAR DOLAR
T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı ev sahipliğinde, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonuyla 22 Aralık 2022 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen Türkiye-Suudi Arabistan İş ve Yatırım Forumu, 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi kapsamında iki ülke iş dünyasının zirvesindeki isimleri bir araya getirdi. T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid A. Al Falih, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi Başkanı Fatih Gürsoy ve iki ülkenin önde gelen 500’ü aşkın iş insanının katılımıyla gerçekleşen Forumda, Suudi 2030 Vizyonu kapsamındaki mega projeler ile Türkiye’deki yatırım fırsatları ele alındı. ‘Bakan Nebati: “2030 yılına kadar ikili ticarette 30 milyar dolara ulaşmamız lazım” Forumun açılışında konuşanT.C. Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Nureddin Nebati, “2021 yılında 3,7 milyar dolar olan ticaret hacmimizin, 2022 yılı Ocak-Ekim döneminde 4,3 milyar dolara yükseldi. Hedeflerimize ulaşmamız için daha hızlı hareket etmemiz lazım. Bu rakamı Türkiye ve Suudi Arabistan gibi ekonomik yapıları tamamlayıcılık arz eden iki büyük ülke için yeterli görmüyoruz. İki ülke arasındaki ilişkilerin olumlu seyriyle kısa sürede bu rakam 10 milyar dolara çıkarılabilir. Bu rakam iki ülke için yeterli değil. 2030 yılına kadar 30 milyar dolara ulaşmamız lazım. Gerek Ticaret Bakanımız Mehmet Muş, gerek Sanayi Bakanımızla hızlı hareket diyoruz. Suudlu sayın bakanların da telefona sarılıp hızla işleri kolaylaştıracak talimatları vermeleri bizi mutlu kılıyor. Suudi Arabistan’ın 2030 yılı çerçevesince başladığı doğrudan yatırımlarla atılımları yakından takip ediyoruz. Bugün aramızda bulunan kamu yatırım fonunun da dünyanın farklı coğrafyalarına yatırım yaparak portföyünü çeşitlendirme arzusu içinde olduğunu büyük bir memnuniyetle görüyoruz. Türkiye bu çerçevede en cazip fırsatı sunan ülkelerden bir tanesidir. Türkiye son 20 yılda emsal niteliğinde adımlar atarak büyük bir değişimi ve köklü bir kalkınma sürecini hayata geçirmiştir. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ikili ilişkilerin en önemli gelişim alanlarından birisinin finans sektörü olduğuna inanıyorum. Dünyanın dört bir yanından Türk finansal piyasalarına yatırım yapan uluslararası yatırımcılar gibi Suudi yatırımcıları da piyasalarımızdaki fırsatlardan yararlanmaya davet ediyorum. Türkiye, birçok rekabetçi avantajıyla dünyanın gelecek vadeden ekonomileri arasında üst sıralarda yer almaktadır. Bu bakımdan, dünya çapında yatırımcıların her zaman gözdesi olan Türkiye, hem finansal piyasaları hem de reel sektör yatırımlarıyla cazip fırsatlar sunmaya devam ediyor. Bir kez daha altını çizmek isterim ki Türkiye olarak her zaman yatırımcı dostu bir ülke olmaya devam edeceğiz. Siz değerli kardeşlerimize gerekli tüm desteği vermeye hazırız. İki kardeş ülke olarak, iş birliği ve dayanışmamızı çok daha yüksek seviyelere taşıyacağımıza da gönülden inanıyorum” dedi. Bakan Al Falih: ” 2030 vizyonumuz ile 3,3 trilyon dolarlık yatırım potansiyeli sunuyoruz” Türkiye ve Suudi Arabistan’ın bölgenin iki büyük ekonomisini temsil ettiğini ifade eden Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid A. Al Falih, “İleriye dönük yol haritamızı oluşturmak ve ticarette yeni hedeflere birlikte yürümemiz adına bugünkü İş ve Yatırım Forumu çok büyük önem arz ediyor. İki ülke büyüyen ve gelişen yatırım bağları geliştiriyor. Bizler Türk şirketlerinin yaptığı yatırımlardan ve katkılardan çok büyük memnuniyet duyuyoruz. Son yıllarda birçok yüklenici Suudi Arabistan’daki altyapıyı inşa etmeye katkıda bulundu. Kaybedilen vakit ile alakalı mutlaka bir telafiye gitmeliyiz. Kovid-19 sonrasında bizler buradaki müşterek faaliyetlerimizi iyileştirme ve hızlandırma noktasında bir teşvik hissediyoruz. Türkiye’nin imalat alanında gerçekleştirdiği çalışmalardan etkileniyoruz. Avrupa’daki kilit pazarlara coğrafi yakınlığı ve ticaret yolları üzerinde sofistike bir imalat ve ticaret merkezi olarak kendini konumlandırması önem arz ediyor. Suudi Arabistan’da altyapı yatırımlar yaparak 3 kıtanın kesişim…
Ürünlerinizi E-İhracat ile 190 ülkede satışını yapmak bu kadar kolay olmamıştı.
Türkiye’de e-ticaret sektörü son yıllarda hızla büyüyor ve bu büyüme e-ihracat yapan firmaları da etkiliyor. E-ihracat yapmak, ürünlerinizi dünya genelinde müşterilere sunmanın en hızlı yoludur ve bu işlem için farklı ödeme yöntemleri kullanılabilir. Türkiye’de hangi ödeme yöntemleri kullanılabilir? Türkiye’deki e-ihracat firmaları genellikle banka havalesi, kredi kartı, PayPal, sanal pos ve havale/EFT gibi ödeme yöntemlerini kullanır. Banka havalesi güvenli bir seçenek olsa da işlem süresi birkaç gün sürebilir. Kredi kartı ödemeleri hızlı ve pratiktir ancak işlem ücretleri yüksek olabilir. Sanal Pos, bankaların sağladığı bir ödeme sistemidir ve Türkiye’de yaygın olarak kullanılıyor. Havale ve EFT ise güvenli ve ucuz olmalarına rağmen işlem süresi diğer ödeme yöntemlerine göre daha uzundur. E-ihracat yapan firmalar, müşterilerine farklı ödeme yöntemleri sunarak uluslararası müşterilerin ödeme işlemlerini kolaylaştırmaya çalışmaktadır. Müşterilerin ödeme seçenekleri arttıkça, satın alma işlemlerinin tamamlanma olasılığı da artar. Bu nedenle, ödeme yöntemleri seçerken güvenilirliğinin yanı sıra müşteri talepleri de dikkate alınmalıdır. E-ticaret ve e-ihracat, Türkiye’de her geçen gün daha da yaygınlaşarak büyümeye devam ediyor. İnternet kullanımının artması ve dijitalleşmenin yaygınlaşması ile birlikte e-ticaret sektörü de hızla gelişiyor. E-ihracat yapmak ise, sadece Türkiye’deki müşterilere değil, dünya genelinde müşterilere ürünlerinizi sunmanızı sağlar. Ancak, farklı ülkelerdeki müşterilerin ödeme alışkanlıkları farklı olduğundan, ödeme yöntemlerinin çeşitlendirilmesi önemlidir. Türkiye’deki e-ihracat firmaları farklı ödeme yöntemleri sunarak müşteri memnuniyetini arttırabilir ve uluslararası müşterilerin ödeme işlemlerini kolaylaştırılabilir. E-ticaret ve e-ihracat sektörlerinin gelişimi devam ederken, ödeme yöntemleri konusunda da gelişmelerin yaşanması bekleniyor. İşte yeni başlayanlar için e-ihracat rehberi E-ihracat, internet aracılığıyla mal ve hizmetleri yurt dışına satma sürecidir. İlk adım, ihracat yapmak istediğiniz ülkeleri ve hedef kitlenizi belirlemektir. Ardından, bir e-ticaret sitesi oluşturarak, ürünlerinizi online olarak satmaya başlayabilirsiniz. E-ihracat yapmak için potansiyel pazarları belirlemek önemlidir. Türkiye’den en çok ihracat yapılan ülkeler arasında Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa, ABD ve Rusya yer almaktadır. Ancak, hedeflenen ülkelere yönelik pazar araştırması yapmak ve uygun stratejiler belirlemek önemlidir. E-ihracat yapmak için bir e-ticaret sitesine ihtiyacınız var. Bu site, potansiyel müşterilerinize ürünlerinizi sergileyebilmenizi, ödeme işlemlerini gerçekleştirebilmelerini ve siparişlerini takip edebilmenizi sağlar. E-ihracat için farklı ödeme yöntemleri sunmak önemlidir. Müşterilerinize banka havalesi, kredi kartı, PayPal, sanal POS ve diğer yöntemlerle ödeme yapma seçenekleri sunabilirsiniz. E-ihracat yapmak için gerekli belgeler ülkeye göre değişebilir. Ancak, genellikle ihracat faturası, taşıma belgeleri, gümrük beyannamesi ve menşe şahadetnamesi gibi belgeler gereklidir. E-ihracat yaparken, lojistik süreçlerinizin düzgün çalışması için uygun hizmetleri seçmelisiniz. Kargo şirketleri, uluslararası nakliye şirketleri ve depolama hizmetleri gibi hizmetlerden yararlanabilirsiniz. E-ihracatta gümrük sorunlarına karşı hazırlıklı olmak önemlidir. Her ülkenin farklı gümrük yasaları ve vergi oranları vardır. Bu nedenle, gümrük vergileri, gümrük işlemleri, ithalat kısıtlamaları, taşıma maliyetleri, iade işlemleri, ürün uygunluğu gibi sorunlarla karşılabilirsiniz. Türkiye’de e-ihracat yapmak isteyen firmalar için hangi adımları takip etmeli? E-ihracata yeni başlayan girişimciler, belli başlı sorular sormakta. Özellikle sektörden habersiz, bilgi ve deneyimden uzak birçok firmanın bu sebeple iflas ettiği de gelen haber arasında. KAYNAK : WRODE -WORLDEF
Markanızı Güvence Altına Alın
Marka, bir işletmeyi diğer işletmelerden ayıran en önemli özellik olarak kabul edilir. Benzerleri ile aynı alanda ve aynı zamanda anıldığında diğerlerinden farklılaşarak akla gelen ilk kavram markadır. Benzer ürünleri ya da hizmetleri başkalarının ürün ya da hizmetlerinden ayırt etmek üzere kullanılan ya da belirli bir hizmetin sunulması sırasında kullanılan ayırt edici işaret marka olarak tanımlanmaktadır. Bu işaretin yasal olarak korunması haline ise marka tescili adı verilir. İşletmelerin varlığı ve bu varlığını sağlam bir zeminde sürdürebilmesi adına bu kadar önemli olan marka, tescili yapılarak korunmalıdır. Tüketiciye sunulacak ürünün tamamlayıcısı niteliğinde olan “Marka” kavramının önemi günümüzde giderek artmaktadır, ürünün kimliğini belirleyen, ürünü farklılaştıran, ürüne bir değer katan böylece tüketicinin alım kararında etkin rol oynayan önemli unsurların başında gelmektedir. Tüketicilerin satın alma davranışlarında önemli bir faktör olan işletmeler stratejilerinde uzun vadeli olarak markayı tüketicinin hafızasına yerleştirmeli ve marka imajını güçlendirerek marka bağlılığı oluşturmalıdır Markanızın başka firmalar tarafından kullanılmaması ve karıştırılmaması için marka tescili yaptırarak yasal koruma altına almalıyız; Marka tescili sınai mülki haktır hukuki koruma sağlar. Markanızı yasal olarak güvence altına almış olursunuz. Hak sahibi olmayan kişi ve kurumlar tarafından kullanılması durumunda marka tescilini yaptırmış hak sahibi dava açarak itiraz etme hakkını saklı tutar. Böylece hem marka itibarının zedelenmesi hem de haksız kazanç elde edilmesi engellenmiş olur. Marka tescili ile firmalar, markalarının haklarını üzerine alabilmektedir. Marka tescil işlemleri sayesinde kişi ve firmalar lisans verme statüsünü elde edebilmektedir. Bununla beraber miras hakkı ve devretme hakkı da marka tescili ile sağlanmış olur. Tescil markanın rekabet gücünü ve itibarını yükseltir. Yurt dışı tescil işlemlerinizde kolaylık sağlar. Markanızın aynısı ya da benzerinin bir başkası tarafından aynı iş alanında alınmasını engeller. Türkiye’de büyük bir avantajı olan com.tr uzantılı siteleri ancak marka tescili ile alabilirsiniz. 10 yılda bir harcı ödendiği müddetçe süresi yoktur Markanızı ilerleyen zamanlarda bir başkasına satabilir, miras yoluyla intikal edebilir veya devredebilirsiniz.
Sağlık turizmi acenta yetki belgesi nasıl alınır?
Sağlık turizmi acenta yetki belgesi, sağlık turizmi sektöründe faaliyet göstermek isteyen firmaların sahip olması gereken önemli bir belgedir. Sağlık turizmi acenta yetki belgesine sahip olmayan firmalar, yasal olarak sağlık turizmi hizmetleri sunamazlar. Sağlık turizmi acenta yetki belgesi, Sağlık Bakanlığı tarafından verilen ve sağlık turizmi faaliyetlerini yürütmek için gereken yasal izni sağlayan bir belgedir. Bu belgeye sahip olmak, firmanın sağlık turizmi alanında güvenilir ve kaliteli hizmetler sunabileceğini gösterir. Ayrıca, yetki belgesi olmayan firmaların yasal sorunlarla karşılaşma riski de bulunmaktadır. Sağlık turizmi acenta yetki belgesi almak için belirli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Başvuru sahibinin yasal bir firma olması, gerekli tüm belgelerin eksiksiz olarak sunulması ve belirlenen standartlara uygun hizmetler sunma kabiliyetinin olması gibi kriterler göz önünde bulundurulmaktadır. Başvurunun olumlu sonuçlanması durumunda firma, belgeyi alarak sağlık turizmi sektöründe faaliyet gösterebilir. Sağlık turizmi acenta yetki belgesine sahip firmalar, uluslararası hasta kabul ederek turistlere sağlık hizmeti sunabilmektedirler. Bu sayede, yurtdışından gelen hastaların Türkiye’de sağlık hizmetlerinden faydalanmaları sağlanmakta ve Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyeli artmaktadır. Sonuç olarak, sağlık turizmi acenta yetki belgesi sahibi olmak, sağlık turizmi sektöründe faaliyet göstermek isteyen firmaların önem vermesi gereken bir konudur. Bu belgeye sahip olmak, firmanın yasal olarak hizmet sunma yetkisini gösterirken, aynı zamanda kaliteli sağlık hizmetleri sunma kabiliyetini de simgeler. Bu nedenle, sağlık turizmi sektöründe faaliyet göstermek isteyen firmaların, sağlık turizmi acenta yetki belgesi almaları önemlidir. Bu sayede, yurtdışından gelen hastaların Türkiye’de sağlık hizmetlerinden faydalanmaları sağlanmakta ve Türkiye’nin sağlık turizmi potansiyeli artmaktadır. Bu durum, Türkiye’deki sağlık sektörünün uluslararası alanda tanınmasını ve tercih edilmesini sağlamaktadır. Sağlık turizmi acenta yetki belgesine sahip olmak, firmaların sektördeki rekabet gücünü arttırmakta ve müşterilere güven vermektedir. Ayrıca, bu belge sayesinde firmanın yasal olarak hizmet sunma yetkisi olduğu kanıtlanmakta ve uluslararası standartlara uygun sağlık hizmetleri sunma kapasitesi vurgulanmaktadır. Dolayısıyla, sağlık turizmi sektöründe faaliyet göstermek isteyen firmaların, sağlık turizmi acenta yetki belgesi almaları hem mevzuata uygunluk hem de müşteri memnuniyeti açısından önemlidir. Bu durum, Türkiye’deki sağlık sektörünün uluslararası alanda tanınmasını ve tercih edilmesini sağlamaktadır. Ayrıca, sağlık turizmi acenta yetki belgesine sahip olan firmaların sektördeki rekabet gücü artmakta ve müşterilere daha fazla güven vermektedir. Bu belge aynı zamanda firmanın yasal olarak hizmet sunma yetkisini kanıtlamakta ve uluslararası standartlara uygun sağlık hizmetleri sunma kapasitesini vurgulamaktadır. Sağlık turizmi sektöründe faaliyet göstermek isteyen firmaların, sağlık turizmi acenta yetki belgesi alması, hem mevzuata uygunluk hem de müşteri memnuniyeti açısından önemlidir. Bu belge sayesinde firmanın uluslararası alanda sağlık turizmi alanında güvenilir bir konuma gelmesi de sağlanmaktadır. Dolayısıyla, bu belgeye sahip olmak, firmaların sektördeki konumunu güçlendirmekte ve daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşmalarına yardımcı olmaktadır.
GUMİB-TOBNC ile Markalarınızın Güvenilirliğini Sağlamaya Hazır Mısın?
Ticari faaliyetlerde güven çok önemli bir unsurdur. Bu Güven, uzun zamanda yapılan tanıtım faaliyetleri, güçlü referanslar ve tecrübe ile oluşmaktadır. Marka İsim Merkezi İSİMDER BAŞKANLIĞI olarak biz, gerekli kriterleri ve şartları taşıdığınız takdirde marka isimleriniz için “Güvenilir Marka İsim Belgesi” (GUMİB-TOBNC) sunmaktayız. Güvenilir Marka İsim Belgesi referansı olan markalar rakiplerine göre bir adım önde olacaktır. Hedef kitle marka isimlerine daha çok güven duyacaktır. Markaların müşteri potansiyeli artacaktır. Kârlılığınızı artırmak, rakiplerinizden farklılaşarak bir adım önde olmak ve GÜVENLE MARKALAŞMAK için; (GUMİB-TOBNC) “GÜVENİLİR MARKA İSİM BELGESİ” sahibi olmanız büyük önem arz etmektedir. GUMİB-TOBNC markalarınızın marka değerini artırarak müşterilerinizin markaya olan tutumunu olumlu anlamda etkiler ve müşteri potansiyelini artırarak maddi anlamda da bir değer kazanmanızı sağlar. Güven markalar için müşterilerine sunması gerek en önemli faktörlerden biridir. Hedef kitlenize bu güveni sunmanın yolu Güvenilir Marka İsim Belgesinden (GUMİB-TOBNC) geçmektedir. Güvenilir Marka İsim Belgesi (GUMİB-TOBNC) aynı zamanda ISO-9001 Kalite Yönetim Sistemi uygulayan “Marka İsim Merkezi İSİMDER” kuruluşu denetiminde verilmektedir. Sizlerde markalarınızın güvenilirliğini sağlayan ve markalarınızın hedef kitlenize arşı güvenilir olduğunu ifade eden Güvenilir Marka İsim Belgesini (GUMİB-TOBNC) almak için acele edin. 📌Her zaman dediğim gibi “Elimin Değdiği Markalaşıyor” ⬇ İletişim ⬇ www.markalize.com www.gumib.org.tr +90 535 642 66 22 +90 542 490 60 44 +90 530 662 44 08 📍TÜRKİYE’nin Ödüllü Marka İsim Uzmanı 📌Global Marka İSİM ve Markalaşma uzmanı ByKANBER … 📌 Marka Mucidi
Güvenilir Marka Nasıl Olunur?
Güvenilir marka olmanın temeli global ve güvenilir bir marka isim oluşturmakla başlar. Güvenilir bir marka olmak için çevre araştırmasını ve marka analizini çok başarılı bir şekilde yapmak gerekmektedir. Bir markayı oluştururken öncelikle markanın faaliyet alanına uygun olması sağlanmalı, hedef kitlesi tarafından kolay algılanabilir olmalı yanlış bir anlam içermemeli ve her dilde aynı okunmalıdır. Oluşturulacak marka isminin uygunluğu kontrol edilerek domain, alan adları müsait olmalı ve marka tescil edilebilir durumda olmalıdır. Marka tescili markanızı yasal olarak 10 yıl süre ile koruma altına alınmaktadır ama marka tescili yaptırmak tek başına markalara yeterli düzeyde güven sağlamaz. Güvenilir bir marka olmak, müşteriler tarafından daha çok tercih edilmek, hedef kitleyi genişletmek, maddi anlamda kazanımlar sağlamak, global bir marka olmak ve güvenle markalaşmak için biz Marka İsim Merkezi tarafından verilen kısa adı (GUMİB-TOBNC) olarak ifade edilen Güvenilir Marka İsim Belgesini her markanın mutlaka almasını öneriyoruz. Güvenilir Marka İsim Belgesi (GUMİB-TOBNC) her markaya verilmemektedir. Marka İsim Merkezi’nin belirlemiş olduğu kriterleri sağlayan müşterilere güvenilir bir marka olduğunu kanıtlamış olan markalara taktim edilmektedir. Marka İsim Merkezi’nin belirlemiş olduğu kriterle ise şöyledir: 1.MARKA İSİM-LOGO tescil belgesi ya da başvurusu olan, 2.Logo ve kurumsal kimlik tasarımları olan, 3.Tescilli markaya ait ya da markanın içinde yayınlandığı güvenilir bir Web sitesi sayfası olan, 4.Faal işlevsel sosyal medya sayfaları olan veya tescilli markaya sosyal medya hesaplarından erişilip ulaşılabilen, 5.İnternet- Sosyal medya, tv, dergi, gazete veya fuar gibi herhangi bir reklam ve tanıtım faaliyetinde bulunan *Bu kriterler doğrultusunda vergi levhası ya da potansiyel vergi numarası olan firma, kurum, kuruluş, şirket ve şahıslara ait tescilli marka isimleri için; Güvenilir Marka İsim Belgesi (GUMİB-TOBNC) sunulmaktadır. Bu kriterler Marka İsim Merkezi tarafından oluşturulmuş olup her başvuruda bulunan markalar titizlikte incelip gerekli evrakları ve kriterleri tamamladığında markalarının güvenilir olduğu sağlanmakta ve Güvenilir Marka İsim Belgesi (GUMİB-TOBNC) verilmektedir. Güvenilir marka olmak, müşteri potansiyelini artırmak, alanında gelişerek büyümek, global bir marka olmak ve markalaşmak için her marka bu kriterleri sağlamalıdır. Böylece markaların hedef kitlesi genişleyecek, pozitif bir imaj kazanacak, global bir marka olma yolunda güvenle emin adımlar atacak ve markalar maddi anlamda oldukça iyi kar elde edecekler. 📌Her zaman dediğim gibi “Elimin Değdiği Markalaşıyor” ⬇ İletişim ⬇ www.markalize.com www.gumib.org.tr Tel : + 90 535 642 66 22 Tel +90 542 490 60 44 📍TÜRKİYE’nin Ödüllü Marka İsim Uzmanı 📌Global Marka İSİM ve Markalaşma uzmanı ByKANBER … 📌 Marka Mucidi
Markanın Başarısı “GÜVEN’dir”
Kurumsal kimliğin oluşturulması, marka sadakatinin oluşturulması ve pazarlamanın geliştirilebilmesi için tüketicinin markaya bağlılığının sağlanması gerekmektedir. Tüketicinin bir marka ile ilgili düşünceleri fikirleri, izlenimleri ve markaya karşı olumlu hislerinin oluşması marka güveni olarak tanımlanabilir. Marka güveni, markanın tüketiciler tarafından nasıl görülmesini istediğiniz şekilde görülmesini sağlayacak çalışmalardır. Tüketici bağlılığının sağlanmasında en önemli ve dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan birisi de marka imajıdır. Marka imajının oluşturulması, tüketicilerin güveninin kazanılması ve bağlılıklarının en iyi şekilde oluşturulmasını sağlayacak düzenleme ve geliştirme çalışmalarının yapılmasına marka güveni denir. Markanın güveni, rekabetin oluşması, tanıtımın yapılması, müşteri kitlelerine verilmek istenen mesajın en doğru şekilde aktarılmasını sağlayan olgudur. Tüketiciler üzerinde pozitif bir imajın oluşabilmesi ve bağlılığın artırılabilmesi için müşteri ilişkileri alanında çeşitli çalışmalar yapılır. Markanın güvenini oluşturduğunuz zaman marka kimliğiniz ve imajınız da gelişmeye başlayacaktır ve böylece müşteri sadakati sağlamış olacaktır. Sektördeki rekabetin oluşturulabilmesi ve hedef kitleye ulaşmanız, markaya bağlı müşteri kitlesine sahip olmanız oluşturmuş olduğunuz markanın güvenine bağlıdır. Güvenilir Marka İsim Belgesi (GUMİB-TOBNC) olarak adlandırdığımız ve markaların güvenilir olduğunu sağlayan bu belge müşterilerin de markaya olan güvenini artırmaktadır. Marka güvenilirliğini sağlayan GUMİB-TOBNC belgesi ile markalar müşteri potansiyelini artırarak müşteri sadakatini oluşturmakta ve ciddi anlamda kar artışı sağlamaktadırlar. Böylece markalar pozitif bir imaj kazanmakla birlikte maddi anlamda da oldukça önemli kazançlar elde etmekteler ve sektördeki gücünün de artmasını sağlamaktadırlar. Güvenilir Marka İsim Belgesi (GUMİB-TOBNC), müşterilerin daha kolay seçim yapmasını, satın alma işlemlerinde kolay karar vermelerini sağlar. İşletmeler için pozitif imajın oluşturulmasını, rekabet gücünün ve satış karının artırılmasını sağlar. Müşteriler, güven duydukları markanın ihtiyaçlarına yönelik olduğunu bilir ve en iyi faydayı elde edeceklerini düşünerek tercihlerini yaparlar. Güvenilir Marka İsim Belgesi (GUMİB-TOBNC), müşteri hizmetlerinin en iyi şekilde sunulmasını ve tüketici haklarının korunmasını da sağlayacaktır. 📌Her zaman dediğim gibi “Elimin Değdiği Markalaşıyor” ⬇ İletişim ⬇ www.markalize.com www.gumib.org.tr +90 535 642 66 22 & +90 542 490 60 44 & +90 530 662 44 08 📍TÜRKİYE’nin Ödüllü Marka İsim Uzmanı – 📌Global Marka İSİM ve Markalaşma uzmanı ByKANBER … 📌 Marka Mucidi
Güçlü Bir Marka İsmi Sizi Global Alanda En İyisi Yapar
Marka benzerleri ile aynı alanda ve aynı zamanda anıldığında diğerlerinden farklılaşarak akla gelen ilk kavramdır. Bir markayı rakiplerinden ayıran en önemli farklılaştırma araçlarından biri marka ismidir. Kurum kimliğinin başarılı olması için kurum isminin pozitif değerler taşıması gerekir. Böyle bir isme sahip olmak kurumun ürettiği ürün ve hizmetinde değerini mutlaka artıracaktır. Bunun için markaya gelişi güzel bir isim konulmamalıdır. Markaya isim oluşturulurken ileriye dönük düşünülmelidir ki bu da belirlenecek ismin zamanla ülke sınırlarını aşacağı ve global bir marka ismi olacağı düşünülerekten marka ismi oluşturulmalıdır. Marka ismini oluştururken uygunsuz bir anlam ifade etmediğin araştırılarak yapılması da çok önemli bir husustur. Geçmişte birçok marka yanlış isim belirleyerek ciddi sorunlarla karşılaşmıştır ve bu da markanın çöküşüne, unutulup yok olmasına sebep olmuştur. Bir markaya isim oluştururken dikkat etmemiz gereken ve markanın nasıl oluşturulması gerektiğini belirleyen bazı kriterler vardır; Markalar tüketicilerin zihninde yer edinebilmek ve global bir marka olmak için ciddi emek ve para harcamaktadırlar. Eğer ki yukarı da belirttiğimiz kriterlere uygun bir marka ismi oluşturulmamış ise maalesef tüm emek ve para boşa gidecektir. Ben marka isminin bir şirkete kazandıracağı getirinin çok büyük olduğunu düşünmekteyim. Ama maalesef çoğu şirket bu konuyu pek ciddiye almıyor bu konunun ayrı bir uzmanlık olduğunu ve çok değerli bir strateji olduğunu düşünmüyor. Oysaki iyi bir isim, iyi bir başlangıç demektir. Güçlü bir marka ismi ise sizi global alanda en iyisi yapar ve markanızın global alanda pozitif bir prestij kazanmasını sağlar. Alanında başarılı, yüksek hedefleri bulunan ve değerli bir firma olmak için marka ismi çok önemlidir. Marka isim oluştururken mutlaka alanında uzman ve profesyonel kişilerle çalışılmalıdır çünkü marka ismi riske atılacak bir iş değildir. Markalize Marka İsim Merkezi olarak firmanızı daha güçlü hale getirecek global marka ismi olmaya müsait isimler tasarlayarak firmanızı rakip firmalardan bir adım öne çıkartarak firmanıza değer katmaktayız. Bu değer sizleri alanında en iyisi yapacaktır. Her zaman dediğim gibi “Elimin Değdiği Markalaşıyor” 📌Her zaman dediğim gibi “Elimin Değdiği Markalaşıyor” ⬇ İletişim ⬇ www.markalize.com & www.gumib.org.tr +90 535 642 66 22 & + 9 0 542 490 60 44 & +90 530 662 44 08 📍TÜRKİYE’nin Ödüllü Marka İsim Uzmanı 📌Global Marka İSİM ve Markalaşma uzmanı ByKANBER … 📌 Marka Mucidi
İhracatcıya Teşvik – Hibe yağacak ..
İhracat destekleri, bir ülkenin dış ticaretini geliştirmek ve ihracatı teşvik etmek amacıyla sunduğu çeşitli avantajlar ve kolaylıklardır. Bu destekler, ihracat yapan firmaların rekabet güçlerini artırmak, uluslararası pazarlarda daha etkin bir şekilde yer alabilmelerini sağlamak ve ihracat hacimlerini artırmak amacıyla verilmektedir. Ülkemizde de İhracat destekleri, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından yürütülmekte olup, ihracatçı firmalara çeşitli destekler sağlanmaktadır. Bu destekler arasında; ihracata yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetleri, pazar araştırması ve analizi desteği, dış ticaret fuarlarına katılım desteği, ihracatın finansmanı konusunda destekler, ihracatçı firmalara sağlanan vergi indirimleri ve teşvikler gibi birçok farklı avantaj bulunmaktadır. İhracat destekleri, ihracat yapan firmaların uluslararası pazarda daha rekabetçi olmalarını sağlayarak ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır. Bu destekler sayesinde ihracatçı firmaların üretim kapasiteleri artmakta, yeni pazarlara erişim imkanı bulmaktadır. Ayrıca, ihracat destekleri sayesinde ihracatçı firmaların dış ticarette karşılaştıkları riskler en aza indirilerek daha güvenli bir şekilde ticaret yapmaları sağlanmaktadır. Türkiye’nin ekonomik büyümesine katkı sağlayan ve dış ticaret hacminin artmasına yardımcı olan ihracat destekleri, ihracat yapan firmaların uluslararası arenada daha güçlü konuma gelmelerini sağlayarak ülke ekonomisine olumlu katkılarda bulunmaktadır. Bu nedenle, ihracat yapmak isteyen firmaların bu desteklerden faydalanarak uluslararası pazarda daha etkin bir şekilde yer almaları önem arz etmektedir. Bu destekler sayesinde ihracatçı firmaların üretim kapasiteleri artmakta, yeni pazarlara erişim imkanı bulmaktadır. Ayrıca, ihracat destekleri sayesinde ihracatçı firmaların dış ticarette karşılaştıkları riskler en aza indirilerek daha güvenli bir şekilde ticaret yapmaları sağlanmaktadır. Türkiye’nin ekonomik büyümesine katkı sağlayan ve dış ticaret hacminin artmasına yardımcı olan ihracat destekleri, ihracat yapan firmaların uluslararası arenada daha güçlü konuma gelmelerini sağlayarak ülke ekonomisine olumlu katkılarda bulunmaktadır. Bu nedenle, ihracat yapmak isteyen firmaların bu desteklerden faydalanarak uluslararası pazarda daha etkin bir şekilde yer almaları önem arz etmektedir. İhracat desteklerinin artmasıyla birlikte ihracatçı firmalar, uluslararası alanda daha fazla rekabet gücü elde etmekte ve üretim faaliyetlerini genişleterek daha fazla iş gücü istihdam edebilmektedirler. Ayrıca, bu destekler sayesinde teknolojik yeniliklere yatırım yaparak ürün kalitelerini artırma imkanı bulmaktadırlar. Böylece, sadece ulusal pazarda değil, uluslararası pazarda da tercih edilen ve aranan bir konuma gelerek ihracat gelirlerini artırma potansiyelleri bulunmaktadır. Bu desteklerin etkin bir şekilde kullanılmasıyla ihracatçı firmalar, sürdürülebilir bir büyüme ve kalkınma sürecine katkı sağlamaktadırlar. Otomatik olarak, ihracat desteklerinin artmasıyla birlikte ihracatçı firmalar, uluslararası alanda daha fazla rekabet gücü elde etmekte ve üretim faaliyetlerini genişleterek daha fazla iş gücü istihdam edebilmektedirler. Bunun anlamı, devlet destekleri sayesinde ihracat yapan firmaların dış pazarda daha fazla tanınırlık kazanabilecekleri ve üretim kapasitelerini artırarak istihdamı artırabilecekleri anlamına gelmektedir. Ayrıca, bu teşvikler sayesinde firma sahipleri teknolojik yeniliklere yatırım yaparak ürün kalitelerini artırma fırsatı yakalayabilmektedirler. Bu da işletmelerin uluslararası pazarda tercih edilen markalar haline gelmesine ve ihracat gelirlerini artırmalarına olanak tanımaktadır. Sonuç olarak, devlet desteklerinden etkin bir şekilde faydalanarak ihracat yapan firmalar, sürdürülebilir bir büyüme ve kalkınma sürecine katkıda bulunmaktadırlar. Yurtdışı fuar katılım desteğiYeşil pasaport desteğiYurtdışı ofis desteğiYurtdışı şirket satınalma desteğiReklam tanıtım desteğiYurtdışı marka tescil desteğiPazar araştırma desteğiYurtiçi fuar katılım desteğiTest ve Analiz Raporları desteğiVergiisiz hammadde alım desteğiEximbank ihracat kredileriPersonel desteğiKüresel Tedarik Zinciri Yetkinlik DesteğiSanal Fuar Destekleri Geniş bilgi için : 0 532 466 60 68 – CEVDET AKIF USTA
Yapı Fuarı- Turkeybuild İstanbul %50 devlet desteği aldı.
17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde bu yıl 46’ncısı gerçekleşecek olan Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul Balkanlar, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’yı kapsayan bölgedeki en büyük, dünyada ise beş büyük yapı fuarından biri olma özelliğini taşıyor.Fuar hem yerel hem de yabancı katılımcıları bir araya getiren önemli bir platform görevi görüyor. Ziyaretçilerini cezbeden fuar, yeni iş birliklerinin kurulmasında da büyük rol oynuyor. İtalya, Rusya, Avusturya, Almanya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden 319 katılımcıyı ağırlayacak olan fuar bu yıl %50 devlet teşviği ile destekleniyor. Bölgedeki en etkili iş platformu olmasının yanı sıra, Türk yapı sektörünün en uzun süredir düzenlenen fuarı olma niteliğini de taşıyan Turkeybuild İstanbul, 60’tan fazla ülkeden 400’ün üzerinde VIP satın almacıya da ev sahipliği yapacak. Fuara aynı zamanda bu sene 10.000’den fazla profesyonel alıcı bekleniyor. İKSD İş birliğiyle Yapı Fuarı-Turkeybuild İstanbul 2024’te Özel İskele-Kalıp Salonu! İKSD ve ICA Build Fuarcılık A.Ş. iş birliğiyle, bu yılki Yapı Fuarı-Turkeybuild İstanbul 2024 fuarında İskele Kalıp firmalarına özel bir salon oluşturuluyor.ICA Build Fuarcılık A.Ş. ve İKSD arasında yapılan bu iş birliği anlaşması ile fuara katılan firmaların daha fazla etkileşim yaratması amaçlanıyor. İskele-Kalıp Sanayicileri Derneği üye firmalarının da yer alacağı bu özel salon ile katılımcılar ürünlerini sergileme ve yeni iş bağlantıları kurma fırsatı bulacak. Yapı Fuarı Direktörü Banu Keskin, “46. yılı deviren Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul’a yabancı katılımcı, alıcı ve ziyaretçi ilgisinin katlanarak devam ettiğini özellikle belirtmek isterim. Stant satışlarının daha şimdiden %90’ı tamamlandı. Yoğun talebin devam etmesiyle birlikte bir salon daha açma imkânımız olabilir. Ekonominin canlılığını koruması, iş birliklerin sürdürülebilirliği için fuarlar kritik başarı faktörü. Bu durumu desteklemek adına oldukça verimli ve yol gösterici bir etkinlik programı hazırladık. Sektör önderleri tecrübeleriyle yeni fırsatları, sektörün gittiği yönü anlatırken, girişimcilerimiz yapı sektörünün geleceğine dair yeni iş modellerini, ürünlerini ve fikirlerini bizlere sunacak. Fuara katılımı teşvik etmek ve sektörümüzün daha da güçlenmesini sağlayan %50 devlet teşviği sektöre olan desteğin bir göstergesidir ve katılımcılara ekonomik açıdan önemli avantajlar sunmaktadır. Bu teşvik, sektörümüzün sürdürülebilir büyümesine katkıda bulunacak ve Türkiye’nin yapı alanındaki güçlü kaslarını daha da güçlendirecektir. Bu önemli teşviği değerlendirerek sektördeki yenilikçi projelere katkıda bulunmak isteyen tüm katılımcıları fuarımıza bekliyoruz. Sektörün girişimcilerle bir araya gelerek daha yenilikçi, çözüm odaklı ve verimli sonuçlar elde edebilmesi, Türkiye’nin yapı alanındaki güçlü kaslarının daha da güçlenmesi adına oldukça önemli.ICA Build Fuarcılık A.Ş. olarak inşaat sektöründeki deneyimimiz ve bilgi birikimimiz ile sektörün öncülerine bu yıl yeni fırsatlar sunmak istiyoruz. 46. yılına giren Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul’ da aynı zamanda İKSD ile yapmış olduğumuz iş birliğinin de diğer ilgili sektörler içinde örnek olacağı inancındayız. Sektöre değer katmaya ve birlikte daha başarılı projelere imza atmaya kararlıyız.”
ARALIK AYI HİZMET ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ
Enflasyon halk arasında bilindiği gibi hayat pahalılığı anlamına gelmemektedir. Genel olarak fiyatların yükselmesi, alım gücünün azalması anlamında kullanılır ve birkaç çeşidi vardır. Tüketici fiyat enflasyonu, üretici fiyat enflasyonu (talep enflasyonu, arz enflasyonu) en çok karşımıza çıkan çeşitleridir. Bunun dışında bir de hizmet üretici fiyat enflasyonundan söz edebiliriz. Ülkemizde hizmet üreten işletmelerin hizmet verenlere ödedikleri ücretler de doğal olarak artmaktadır. İşte bu tür yükselişler hizmet enflasyonu olarak adlandırılır. Örneğin bir doktor hastalarına hizmet verir, bir avukat müvekkilinin işi için çalışır, bir muhasebeci şirketler için hizmet verir. Bunun dışında oteller, hastaneler, ulaşım hizmetleri, yazılım firmaları da hizmet işletmesi kategorisindedir. Milli gelir, belli bir zaman içinde ülkede üretilen mal ve hizmetler toplamı olarak tanımlandığını düşünürsek hizmet işletmelerinin de ülke kalkınmasına katkı sağladıkları ortadadır. Aynı şekilde dış ticaret açığı ithalat ve ihracat arasındaki farktır ama buna yabancı ülkelere yapılan hizmet rakamları eklendiğinde cari açık olarak tanımlanır. Hizmet enflasyonunu belirleyen en önemli etken ülkedeki çalışanlara ödenen ücretlerdir. Asgari ücret ne kadar yüksek olursa hizmet enflasyonu da o kadar yüksek olacaktır. Çünkü asgari ücret arttırıldığı zaman diğer çalışanların ücretleri de yaklaşık aynı oranda artmaktadır. Enflasyonu yükselten şu anda bir sebep de iç talep etkeni olduğu görülüyor. Yukarıda kısaca bahsetmeye çalıştığım gibi talep enflasyonu ile karşı karşıyayız. En basit ifade ile” nasıl olsa zam gelecek paramın yettiği kadar ihtiyacım olmasa da satın alayım” düşüncesi ile oluşan talep arz ve talep kanununa göre fiyatları yükseltmektedir. Tabi bu arada gereksiz yere fiyatları yükseltenleri de unutmamak gerekir. Örneğin 10 TL ye alınan bir ürün 12 TL ye satılırken 10 TL ye alamayacağım için fiyatını 15 TL ye yükseltmek ticari etik kurallarına aykırıdır. İşte bu yüzden ülkemizde fiyat algısı oluşmakta, fiyat davranışları normalden uzaklaşmaktadır. Enflasyonun düşürülmesi için fiyat algısı ve fiyat davranışlarının normalleşmesi gerekir ve bu da ekonomik güven endeksi yüksek olmasına bağlıdır. Asgari ücrete ve emekli maaşlarına zam yapıldığı günümüzde Pazar ve marketlerde fiyat artışlarının yaşandığını hatta bir gecede 700 ürünün fiyatının değiştiğini yazılı ve görsel basından izliyoruz ve zam oranları da %20 ile 30 arasında değişmektedir. Hâlbuki hizmet işletmeleri haricindeki faaliyetlerde yapılan maaş ve ücret zamları üretimi en fazla %4-5 oranında etkilemektedir. Bunların kontrolü mutlaka yapılmaktadır ama demek ki denetimlerin arttırılması gerekmektedir. Yukarıda da bahsetmeye çalıştığım gibi hizmet enflasyonunun yükselmesinde en önemli etken maaş ve ücretlerin seviyesidir. Hizmet enflasyonunun içinde bulunduğumuz dönemde artması son derece normaldir. Çünkü her türlü enflasyon yüksek seyretmektedir. Maaş ve ücretlerin enflasyona yetişemediği aşikardır. Ve öncelikle emekliler her geçen gün ağırlaşan geçim sıkıntısı ile karşı karşıyadır. Dolayısıyla en düşük maaş açlık sınırının altında kalmamalıdır. Maaş ve ücretlerin belirlenmesinde elbette devlet bütçesi baz alınmaktadır ama düşük tutulması sebebiyle ülkemizde yoksulluk sürekli olarak artmaktadır. Bir başka konu da hazine ve maliye bakanımız Sn. Mehmet Şimşek’in “ücretler yüzünden enflasyon yükselmektedir” şeklinde açıklaması son derece yanlıştır. Ancak IMF tavsiyesi de olabilir. Normalde böyle bir cümlenin kurulması, servis edilmesi çok büyük hata olarak değerlendirilmektedir. Önümüzdeki dönemde son birkaç yıldan bu yana asgari ücrete yapılan yıllık 2 defa zam uygulamasının bu yıl kaldırılmasıdır. Şimdiye kadar yılbaşından yıl sonuna kadar gerçekleşen enflasyon oranı %44,38 olduğuna göre maaşlar en az enflasyon oranında artmasını beklerken maalesef beklediğimiz olmadı. Hükümet iç talebi düşürmek yoluyla talep enflasyonunu düşürmek için doğru bir yöntem olan sıkılaştırılmış para politikası uygulamaya devam ediyor ve TÜİK verilerine göre sonuç da alınmış gibi…
ARALIK AYI MOTORLU KARA TAŞIT İSTATİSTİKLERİ
Ülkemizde özellikle büyük kentlerimizde en büyük sorunlardan biri de trafik yoğunluğudur. Öyle ki her gün trafiğe yeni araç çıkması, yolların yetersizliği, araçların birçoğunun tek kişi ile trafiğe çıkması gibi nedenler sorunun çözümünü güçleştirmektedir. Bankaların (içinde bulunduğumuz süreç hariç) kolay kredi vermeleri, ithal araçların çok gelmesi, halkımızın gelir düzeyinin yükselmesi vd. neredeyse her evde iki araç kullanımını arttırmıştır. Zorunlu olarak geçimini araçla sağlayan vatandaşlarımız için söylenecek bir şey yoktur ama işe gidip gelirken 3-5 kişilik gruplar halinde gidilip gelinmesi konusu bir türlü benimsenmemektedir. Araç fiyatlarının, vergilerin, muayene ücretlerinin akaryakıt fiyatlarının artması da araç kullanımı yönünden çok az etkilemiş, motosiklet kullanımı ise artma eğilimine girmiştir., Döviz kurlarının yüksek seyretmesi sonucu akaryakıt fiyatları astronomik rakamlara ulaşmıştır. Kentsel dönüşüm ve yeni yapılan konutların site formatına gelmesi ile daire, işyeri sayılarının artmasına rağmen yolların aynı kalması da trafik yoğunluğunu arttırmaktadır. Trafikteki araçların çokluğundan dolayı doğal olarak otopark sorununu da gündemden düşmemektedir. Yeni yapılan binalarda 1 veya 2 kat otoparka ayrılması zorunluluğu sorunun çözümünde yardımcı olacaktır. Araçlardan alınan özel tüketim vergisi, KDV gibi vergilerin tutarı neredeyse araç fiyatı kadar yükselmesine rağmen araçlara olan talep her geçen gün artmaktadır. Ülkemizde trafikteki araçların çoğu maalesef ithal araçlardır. İlk yerli otomobilimiz olan TOGG un üretime geçmesi ülke ekonomisi için son derece başarılı bir girişimdir. Bundan birkaç ay öncesine kadar araba, yatırım aracı olarak gündemde idi. Sürekli artan fiyatlar olsa da araç yokluğu hissedilmeye başlamıştı. Ancak bazı art niyetli araç mümessilleri veya bayileri araçları depoya çekerek stoktan haksız kazanç sağlamak üzere ellerinde bulunan araçları satmıyorlar, stokta bekletiyorlardı. Hükümet yeni arabalarda 6000 km. olmadan satış yasağı getirmesi ve araç stokları yapanlara ağır para cezaları verilmesinde kararlı adımlar atması sonucu Nisan ayından itibaren araba satışları düşme eğilimine girdi ve normal fiyatların da altında araç satılmaya da başladı. Ayrıca araçlar için bir takım teknik özelliklere haiz olmayan araçların EYLÜL ayından itibaren satılamayacağının yasalaşması nedeniyle bayiler normal fiyatın altında, bazıları bir miktar faizsiz kredi, bazıları düşük faizli kredi vererek ellerindeki araçları çıkarmaya başladılar. Doğal olarak ikinci el araç fiyatları da yaklaşık yüzde yirmi civarında gerileme kaydetti Bir başka konu da döviz kurlarının yatay seyretmesi nedeniyle özellikle ithal araç fiyatlarının yerinde saymasıdır. Bu yüzden fiyatların artması söz konusu olmadığı gibi kampanyalı satışlar başlamıştır. Piyasaya yeni çıkan ilk yerli otomobilimiz TOGG da her geçen gün yollarda çoğalmakta ve sıra beklemeden alınabilmektedir. Diğer elektrikli araçlar ise giderek yaygınlaşmaktadır. Ancak yazılı basında çıkan haberlere göre yoğun geçen kış aylarında sorun çıkarması Avrupa ülkelerinde beklenen miktarda satış gerçekleşmediğinden olmalı ki fiyatlar düşme eğilimine girmiş. Ülkemizde özellikle trafik yoğunluğu ve gençlerin önde gelen tercihleri sebebiyle motosiklet satışları her geçen gün artmaktadır. Dolayısıyla motosikletlerin en uzuz fiyatı 300000 TL civarına kadar yükselmiştir. Başka bir konu da bisiklet kullanımı bir türlü yaygınlaşmamıştır. Trafikte rahat gidiş, ekonomiden tasarruf gibi nedenler bisiklet tercihini arttırmaktadır ve birçok Avrupa ülkesinde ulaşım aracı olmasına rağmen bizde maalesef kullanılmamaktadır. Ülkemizde geçtiğimiz günlerde yazılı ve görsel basından öğrendiğimize göre 2 tane Çinli otomobil devi yatırım kararı almışlar ve Türkiye’de fabrika kurmak için hazırlıklara başlamışlardır ve bu bizim için son derece önemli bir gelişmedir. Her platformda belirtmeye çalıştığım gibi sıcak para girişi rezervlerimiz için kalıcı çözüm değildir ve yurt dışından gelen paraların çoğu carry trade yöntemi ile geldiğinden bir müddet sonra geldiği gibi gidecektir. Önemli olan kalıcı sermaye yatırımlarıdır. Bu anlamda…
2025 yılında Avrupa’da konut fiyatları
Çoğu ülkede artan talebe yetişemeyen inşaat sektörü, Çin ve Fransa dışındaki her yerde fiyatları yükseltiyor. Amerikan kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’e göre, küresel konut fiyatlarının önümüzdeki iki yıl içinde artması bekleniyor. Kuruluşun 2025 yılı için konut ve ipotek görünümü çalışmasında, “Nominal konut fiyatları, önümüzdeki iki yılın her birinde çoğu ülke için düşük ila orta tek haneli rakamlarda büyüyecek,” denildi. Fitch’in raporuna göre fiyatlar, çoğu ülkede konut arzının talebi karşılayamaması nedeniyle artıyor. Talep, düşük işsizlik, reel ücret artışı ve düşük enflasyonun alıcılara daha fazla harcanabilir gelir bırakmasıyla artmış görünüyor. 2025’te en güçlü konut fiyat artışının Hollanda, Kanada, Brezilya ve Meksika’da yaşanması beklenirken, Kanada ve Hollanda’da ilk kez ev alacakları destekleyen hükümet programları, Brezilya ve Meksika’da ise artan ücretler ve inşaat maliyetleri büyümenin lokomotifi olacak. Çin’de ise ekonomik yavaşlamanın, fiyatları aşağıya çekmesi öngörülüyor Bunun tek istisnası, ülkedeki sınırlı arz ve düşük faiz oranlarının fiyat artırıcı etkisiyle dengelenemeyen satın alınabilirlik ve siyasi belirsizlik nedeniyle fiyatların düşmesinin beklendiği Fransa.Bununla birlikte, düşüş hızının geçen yıla göre daha yavaş olması ve fiyatların potansiyel olarak 2026’da artmaya başlaması bekleniyor.Hollanda’da fiyat artışının, 2024’teki yüzde 13 seviyesinden yavaşlayarak 2025’te yüzde 8 ile yüzde 10 arasına, 2026’da ise yüzde 6 ile yüzde 8 arasına düşmesi bekleniyor.Bu hâlâ küresel olarak en hızlı fiyat artış seviyelerinden biri ve temel olarak mevcut konutların yetersizliği, artan malzeme ve işçilik maliyetleri nedeniyle arzın sınırlı olmasından kaynaklanıyor.Öte yandan nüfus artmakta ve haneler küçülmekte, bu da talebi arttırıyor. Hükümetin ilk kez ev alacakları destekleme programları talebi daha da artırabilir ancak sıkı maliye politikasının ülkedeki satın alma gücü artışını sınırlaması bekleniyor. Avrupa’nın diğer bölgelerinde, fiyat artışının Almanya ve İspanya’da hızlanması, Danimarka’da ise sabit kalması bekleniyor. İspanya’da konutların 2025 yılında 2024 yılına kıyasla yüzde 4 ila yüzde 6 arasında daha pahalı olması ve 2026 yılında fiyatların yüzde 5 ila yüzde 7 arasında daha da artması bekleniyor.Talep, düşen faiz oranları ve düşük enflasyon nedeniyle artan tüketici güveninden besleniyor. Bu arada, rapora göre henüz yeterince yeni konut inşa edilmiyor ve yeni konutlar yeni hane halkı oluşumunun sadece yarısını karşılıyor. Almanya’da konut fiyatlarındaki artışın 2025 ve 2026 yılları için yüzde 2 ile yüzde 4 arasında olması bekleniyor ki bu oran Fitch’in 2024 yılı için tahmin ettiği yüzde 1,5’lik orandan daha yüksek.Rapora göre, bir yandan ılımlı ücret artışının satın alınabilirliği sınırlaması beklenirken, diğer yandan kiralarda devam eden artışlar satın almayı daha cazip hale getirerek talebi destekliyor.İngiltere’de Fitch, kredi verenlerin 2025’te yüzde 3,5’e ulaşacak politika faiz oranlarını halihazırda fiyatlamış olması ve güçlü bir işgücü piyasası ve artan nominal kazançlarla desteklenen düşük mortgage faiz oranlarının etkisiyle 2025 ve 2026’da konut fiyatlarında yüzde 2 ila yüzde 4 arasında mütevazı bir artış bekliyor. Fitch’e göre, Danimarka’da düşük faiz oranları ve harcanabilir gelirdeki ılımlı büyüme, fiyatları 2025 ve 2026 yıllarında yüzde 2 ila yüzde 4 oranında artıracak.İtalya’da konut fiyatlarının, çoğunlukla yüksek mortgage oranları nedeniyle soğuyan talep nedeniyle, 2025 ve 2026 yılları için yüzde 0,5 ile yüzde 2,5 arasında artması bekleniyor. Fitch raporunda, “Mortgage oranlarının önümüzdeki iki yıl içinde yüzde 2,5’e düşmesini, ancak 2022 öncesi seviyelere nazaran önemli ölçüde yüksek kalmasını bekliyoruz” denildi. Bu arada arz, inşaat ruhsatlarının sayısının azaltılmasıyla sınırlı, bu nedenle çoğu geçiş eski mülkleri içeriyor ve bu da yeni konutlar özelinde daha düşük artışlar ile sonuçlanıyor. Yeni İpotek Oranlarındaki Değişiklikler Yeni İpotek Oranlarındaki Değişiklikler Fitch Ratings Önümüzdeki…
VERGİ GELİRLERİNİN İLLERE GÖRE DAĞILIMI
Devletin tek gelir kaynağı olan vergi gelirlerinin adil bir şekilde dağıtılması gerekir. Bu bağlamda verginin adaletli bir şekilde verilmesi de bir vatandaşlık görevidir. Ödenen vergiler devlet tarafından vatandaşın ihtiyacı olan birimlere harcanacaktır. Bu vergiler yol, su, elektrik, sağlık hizmetleri, eğitim hizmetleri vd. gibi hizmetler olarak vatandaşlara geri dönecektir. Vergi adaleti ise vergi yükünün mükellefler arasında adil bir biçimde dağıtılmasıdır. Vergi adaletinde baz alınacak faktörler çeşitlilik gösterebilir. Toplumun inançlarının ekonomik ve sosyal yapısının dikkate alınması gerekir. Vergi gelirleri gelir dağılımına uygun olarak yapılanması gerekir. Buna göre geliri yüksek olandan daha çok vergi alınması, devlet hizmetlerinden faydalanma oranı da esas alınmalıdır. Vergi çeşitleri oldukça fazla olduğundan bu konuyu daha sonra ele alacağız ama sadece iki grup olarak ele alabiliriz. *Dolaylı vergiler veya vasıtalı vergiler *Dolaysız vergiler veya vasıtasız vergiler Dolaylı vergiler beyan esasına dayanır. Bir şekilde kazanç elde eden gerçek ve tüzel kişiler belirli dönemlerde kazançlarını devlete beyan ederek kazanç miktarı üzerinden vergi ödemekle yükümlüdürler. Ülkemizde dolaylı vergilerin beklenen düzeyde toplanamadıkları bir gerçektir. Ülkemizde sık sık yapılan vergi afları da vergi ödemelerini aksatmaktadır. Yani mükellef nasıl olsa af çıkabilir diye ödemesini öteleyebilmektedir. Devlet af çıkarırken toplanamayan vergilerin hızlıca tahsil edilmesini esas almaktadır. Cumhuriyet döneminden bu yana yaklaşık iki yılda bir vergi affı çıkması, vergisini zamanında ve hakkıyla ödeyen mükellefler tarafından olumsuz yorumlara neden olmaktadır. Kendilerinin cezalandırıldıkları veya zamanında ödemekle zarara uğradıkları düşüncesi hâkim olmaktadır. Özellikle enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde para değeri hesapları yapılmaktadır. Çok uzun yıllar serbest ticaret yaptığım dönemde vergilerimi tam ve zamanında yatırarak bu yükümlülüğümü yerine getirmeye çalıştım. Ancak sektördeki bazı kimseler tarafından yapılan yorumlardan bahsetmeden geçemeyeceğim. Örneğin bizim inançlarımıza göre faiz haramdır. Buna bağlı olarak bazı mükellefler “bankadan alınan faizin tekrar devlete vergi olarak ödenmesi “haram değildir. Şeklinde idi. Yorumu sizlere bırakıyorum. Vergi denetimleri eskiden gezici maliye memurları tarafından bire bir kontrol yöntemiyle yapılmaktaydı. Bugün ise her işlem online olduğu için kontroller de online olarak gerçekleşmektedir. Ücretlilerde hepimizin bildiği üzere maaşından vergisi kesilerek verilmekte olduğundan onların vergi adaleti söz konusu değildir. Ekonomi yönetimi gerekli gördüğü dönemlerde vergilerde değişiklik yapmaktadır ve bu doğru bir yaklaşımdır. Örneğin uzun yıllardan bu yana beklenen asgari ücretlilerden alınan vergi geçtiğimiz yılbaşında kaldırılmıştır. Bir de yıllık cirosu 240.000 TL ye kadar olan küçük esnaflar için defter tutma zorunluluğu kaldırılarak vergi muafiyeti sağlanmıştır. Bu gruba giren küçük esnaf sayısı yaklaşık 850.000 civarındadır. Bir de doğal afetler akabinde çıkarılan ve ülkemizde 1999 depreminden hemen sonra yürürlüğe giren deprem vergisi olağan dışı bir vergi türüdür. Uzun yıllar önce (Tansu Çiller döneminde) serbest kazanç elde edenler için peşin vergi sistemi devreye girmiştir. Her mükellef geçen yılda ödediği matrahın belli bir oranı ölçeğine göre vergi ödemesi esas alınmıştır. Dolaysız vergiler ise tüketiciden direk alınan vergilerdir. Burada beyan veya gerçek veya tüzel kişi olmasına bakılmaksızın uygulanan vergilerdir. Özel tüketim vergileri ise başlı başına irdelenmesi gereken bir dolaysız vergi türüdür. Çünkü zengin fakir veya kazanç sahibi olan veya olmayan ayırımı yapılmaksızın bu vergi tahsil edilmektedir. En bariz örnek araçlardan alınan ÖTV olarak değerlendirilebilir. Araçlarda araç değerinin yarısı kadar vergi alınan gruplar mevcuttur. Araç satın alan her vatandaş gelir seviyesine bakılmaksızın bu vergiyi ödemekle mükelleftir. Sigara, alkol ürünleri, akaryakıt, telekomünikasyon gibi ürünler de bu gruba dahildir. Dolaysız vergiler yaptığımız her alışveriş için geçerlidir ve farkında olmadan vergi ödemiş oluruz. Ülkemizde vergi gelirlerinin illere göre…
Mitsubishi Electric ve HACARUS yapay zekâ görsel denetim alanında iş birliğini genişletiyor
Mitsubishi Electric Corporation ve Japon yapay zekâ şirketi HACARUS Corporation, üretime yönelik yapay zekâ tabanlı görsel denetim uygulamalarının geliştirilmesi alanında mevcut iş birliklerini genişletme konusunda anlaştı. Mitsubishi Electric anlaşmanın bir parçası olarak HACARUS’ta hisse sahibi olacak. Her iki şirketin kaynaklarından ve teknolojilerinden yararlanacak olan bu stratejik ortaklıkla Mitsubishi Electric, HACARUS’un uzmanlığından yararlanarak müşterilerin üretim kalitesini ve genel üretkenliği artırmasına katkı sağlayacak entegre ve otomatize edilmiş yapay zekâ tabanlı görsel denetim çözümlerini daha hızlı biçimde geliştirmeyi ve sağlamayı hedefliyor. HACARUS ise bu iş birliği sayesinde Mitsubishi Electric’in Japonya ve dünya çapındaki kapsamlı satış altyapısına erişme olanağı bulacak. Son yıllarda çeşitli ülkelerde işgücünün, özellikle de vasıflı emeğin azalması, üretim verimliliği düzeylerini olumsuz etkiledi. Bunun sonucunda görüntü işleme teknolojileri kullanılarak kurala dayalı görsel inceleme benimsenmeye ve geliştirilmeye başlandı. Bu yöntemle, belirli bir konumun uzunluğu, alanı gibi özellikleri belirlemek için görüntü işleme teknolojisi kullanılarak kalite doğrulaması yapılabiliyor. Ancak çizikler ve eşit olmayan renkler gibi kusurların tespit edilmesindeki zorluklar nedeniyle, denetim süreçlerini daha da otomatikleştirebilecek ve ürün denetçilerinin üzerindeki yükü azaltabilecek yapay zekâ teknolojisine olan talep her geçen gün artıyor. Yapay zekâyı geliştirmenin yanı sıra çeşitli fabrika otomasyon cihazlarıyla entegre etme konusunda da uzman olan HACARUS; bu gelişmeler paralelinde HACARUS Check adlı ürünü ile yapay zekâ ile donatılmış, kompakt bir görsel denetim çözümü sunuyor. Mitsubishi Electric de 2023 yılı aralık ayında gelişmiş üretim kalitesi için görsel denetim süreçlerini otomatikleştirmek üzere kendisine ait tescilli Maisart AI teknolojisiyle donatılmış, kullanıcıların herhangi bir uzmanlık bilgisi olmadan yapay zekâyı kullanmasına olanak tanıyan görsel denetim yazılımı MELSOFT VIXIO’yu pazara sundu. Mitsubishi Electric Fabrika Otomasyon Sistemleri Grubu Grup Başkanı Toshie Takeuchi, “Her ne kadar üretim hatlarının otomasyonu iş gücü sıkıntısı nedeniyle hızlanıyor olsa da birçok görsel denetim hala insanlar tarafından manuel olarak gerçekleştiriliyor. HACARUS’un yapay zekâ tabanlı görsel denetim alanındaki uzmanlığıyla desteklenen MELSOFT VIXIO aracılığıyla, üretim sektöründe işgücü eksikliklerini gidermek isteyen müşterilerin ihtiyaçlarına daha güçlü yanıt vermeyi hedefliyoruz” diye konuştu. HACARUS CEO’su Takashi Someda da kurulduğu 2014 yılından bu yana çeşitli endüstriyel alanlarda “ölçme” arayışında olan şirketin yapay zekâ, IoT ve robotlar gibi en yeni teknolojiler aracılığıyla verilerden ek değer yaratarak topluma katkıda bulunmak misyonuyla faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi. Someda, “Üretim sektöründeki müşterilerimize sunduğumuz HACARUS Check, görsel muayene için gereken manuel emeği azaltmaya katkı sağlayan bir ürün. Bu sermaye ve iş birliği aracılığıyla Mitsubishi Electric’in fabrika otomasyon ürünlerini ve bilgisini kendi yapay zekâ teknolojimizle birleştirerek, öncelikle yüzey muayenesine odaklanan üretim tesislerinde dijital dönüşümü teşvik eden çözümler geliştirmeye çalışacağız” dedi.
Sevgililer Günü’nde Huawei’den Çiftlere Özel Kampanya
Huawei, bu Sevgililer Günü’nde çiftleri en son teknolojiyle birbirine yakınlaştıran heyecan verici bir kampanya sunarak sevgiyi yayıyor. Huawei Watch GT3 Pro ve Watch GT 4 Serisi akıllı saat veya FreeBuds 5 kulaklık satın aldığınızda ikinci üründe indirim fırsatları sunuyor. Birlikte sağlık ve zindelik yolculuğuna çıkarken unutulmaz anlar yaratın ve sevdiklerinizle bağınızı güçlendirin. Huawei Watch GT3 Pro ve Watch GT4 Serisi şık tasarımı, gelişmiş özellikleri ve uzun ömürlü pil ömrü ile ünlüdür ve hem stile hem de işlevselliğe değer veren çiftler için mükemmel bir eşlikçi. Sevgilinizi, onun sağlığına ve iletişimine olan bağlılığınızı yansıtan bir hediye ile şaşırtmak için bu sınırlı süreli tekliften yararlanın. İster fitness tutkunu ister teknoloji meraklısı ister müzik bilirkişisi olun, Huawei Watch GT4, Watch GT3 Pro ve FreeBuds 5 farklı yaşam tarzlarına hitap edecek şekilde tasarlandı. Bu Sevgililer Günü’nü gerçekten özel kılmak için bu inanılmaz fırsatı kaçırmayın. İndirimden yararlanmak için Huawei Online Mağaza’yı ziyaret edin ve Huawei ürünleriyle aşk ve sağlık dolu bir yolculuğa çıkın. Watch GT3 Pro Seramik ve Titanyum akıllı saatler 7.999 TL fiyatla satışa sunuluyor ve birlikte alımlarda Watch GT3 Pro 43mm Seramik versiyonu 5.500 TL indirimli olarak sunuluyor. Saatlerin yanında ayrıca 1.199 TL değerinde FreeBuds SE 2 kulaklık ve 1.999 TL değerinde 1 yıl uzatılmış garanti hediye ediliyor. AWGT3PRO600PR kupon koduyla 600 TL daha indirim de sağlanabiliyor. 15 Şubat tarihine kadar 5.999 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunulan Watch GT 4 siyah ve beyaz modelleriyle birlikte alındığında seçili Watch GT 4 41mm modellerinde 2.000 TL indirim fırsatı sunuluyor. 799 TL değerindeki 1 yıl uzatılmış garanti de hediye edilen saatlerde ayrıca AWGT4BW300PR kodu ile 600 TL daha indirim uygulanıyor. FreeBuds 5 Gümüş rengi, 3.499 TL fiyatla satışa sunulurken ikinci FreeBuds 5 alımında 1.700 TL indirim sağlanıyor. Ayrıca AFB5PR300 kupon kodu kullanılarak 300 TL daha indirimli alınabiliyor.
VODAFONE FLEX’TEN SEVGİLİLER GÜNÜ KAMPANYASI
Vodafone FLEX, müşterilerinin Sevgililer Günü alışverişlerine özel düzenlediği kampanya kapsamında online ve fiziksel Vodafone mağazalarında Huawei, Samsung ve Vivo gibi tanınmış markalara ait seçili teknolojik cihazlarda çeşitli indirim fırsatları sunuyor. 12 Şubat 2024 – Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, müşterilerine dijital dünyada yenilikçi fırsatlar sunmaya devam ediyor. Vodafone’un Sevgililer Günü’ne özel olarak düzenlediği kampanyada, Vodafone Online Mağaza’da ve Vodafone mağazalarında yer alan pek çok cihaz indirimli sunuluyor. Buna göre, Huawei Watch GT 4 46mm akıllı saat serisine özel alımlarda GT4 41mm Beyaz modelinde 1.500 TL indirim yapılırken, Huawei Watch GT 4 41mm ve Huawei Watch GT 4 46mm akıllı saat modellerini içeren 4 seçili ürün ayda 706 TL’den başlayan fiyatlarla ve kredi kartsız 12 ayda ödeme imkânıyla sunuluyor. Diğer yandan, Huawei Freebuds SE 2 Bluetooth kulak içi kulaklık alanlar ikincisine %30 indirimle sahip olabiliyor. Kampanya kapsamında ayrıca, Samsung Watch 6 Classic 47mm akıllı saat alanlara Watch 6 40mm %35 indirimli sunulurken, Samsung Buds FE Bluetooth kulak içi kulaklık alanlar için ikincisinde %40 indirim uygulanıyor. Ek olarak, Şubat ayı boyunca kişisel dijital asistan TOBi’ye “Sevgililer Günü” yazan Vodafone’lular arasından seçilen 10 kişi Vivo kulaklık ya da Vivo Y27 akıllı telefon kazanma şansı yakalıyor. Kampanyayı değerlendiren Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: “Vodafone olarak, müşterilerimizin teknoloji alışverişlerine özel sunduğumuz avantajlarla her zaman yanlarında olmaya devam ediyoruz. Gerek mağazalarımızdan gerekse online kanallarımızdan müşterilerimizin her tür teknoloji ihtiyacına yönelik kampanyalar düzenliyoruz. Sevgililer Günü’ne özel kampanyamızda da akıllı saatten kablosuz kulaklığa pek çok ürünü indirimli fiyatlarla sunuyoruz. Bu anlamlı günde sevdiklerini teknolojik bir ürünle sevindirmek isteyen herkesi Vodafone’a bekliyoruz.” Vodafone’un Sevgililer Günü kampanyası hakkında ayrıntılı bilgi için vodafone.com.tr adresi ziyaret edilebilir. Vodafone hakkında Vodafone, Avrupa ve Afrika’nın en büyük telekom şirketidir. Daha iyi bir gelecek hedefiyle, bireylerin yaşam kalitesini artıran, kritik sektörlerde dijitalleşmeyi sağlayan, kapsayıcı ve sürdürülebilir dijital toplumları mümkün kılan teknolojileri sunuyoruz. 17 ülkede 300 milyonu aşkın müşteriye mobil ve sabit iletişim hizmetleri sunuyor, 46 ülkede daha mobil ağlarda iş ortaklıkları yürütüyoruz. Aynı zamanda, Nesnelerin İnterneti (IoT) alanında dünya lideri bir şirket olarak, 175 milyonu aşkın cihaz ve platformu birbirine bağlıyoruz. Afrika’nın en büyük finansal teknoloji platformu Vodacom Finansal Hizmetler ve M-Pesa ile 7 ülkede 73 milyonu aşkın kişiye hizmet veriyoruz. 2040 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmak ve çevresel etkimizi azaltmak üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Aynı şekilde, müşterilerimize de 2030 yılına kadar 350 milyon ton karbon emisyonunu azaltmada yardımcı oluyoruz. Ayrıca, 2025 yılına kadar şebeke atıklarımızın yüzde 100’ünü yeniden kullanma, yeniden satma ya da geri dönüştürme hedefimiz doğrultusunda, cihaz atıklarının azaltılmasına yönelik aksiyonlarımıza devam ediyoruz. Daha fazla bilgi için www.vodafone.com adresini ziyaret edebilir, @VodafoneGroup Twitter hesabımızı takip edebilir ve www.linkedin.com/company/vodafone adresinden LinkedIn bağlantısı kurabilirsiniz.
Galata Business Angels’ın yeni başkanı Varol Civil oldu
Galata Business Angels’ın yeni başkanı Varol Civil olduTürkiye’nin ilk melek yatırım ağı Galata Business Angels’a (“GBA”) liderlik edecek yeni isim belli oldu. Girişim ve yatırım ekosisteminin önemli oyuncuları arasında yer alan Galata Business Angels’ın yeni başkanı Varol Civil oldu.Potansiyeli yüksek girişimcilerle en deneyimli yatırımcıları buluşturarak başarılı dijital girişimcilik hikayelerinin çıkmasını sağlayan Türkiye’nin ilk melek yatırım ağı Galata Business Angels, kâr amacı gütmeyen bir dernek olarak faaliyet gösteriyor. Kurulduğu günden beri başkanlık görevini yürüten Emre Kurttepeli’den bayrağı devralan Varol Civil, GBA’nın yeni başkanı olarak görev yapacak.Bugüne kadar, Insider, Garaj sepeti, Fazla Gıda, Usersdot, Userguiding, Denebunu, Pubinno, Kiralarsın, Getmobil ve Juphy gibi başarılı girişimlere grup olarak toplam 13 milyon dolarlık yatırım yapmış GBA’nın kurucu başkanı Emre Kurttepeli, geride bıraktıkları on yılda ekosistemin gelişmesi için çok önemli aksiyonlar aldıklarını ve kararlılıkla yatırıma devam ettiklerinin altını çizerken, GBA’nın yeni yönetim kurulu ve başkanının GBA’yı ikinci on yılında hızlandırarak daha da ileriye getireceğine inandığını belirtti. Emre Kurttepeli, GBA üyelerinin arasında yapılan oylama sonucunda GBA’nın onursal başkanlığına layık görüldü.Bayrağı Emre Kurttepeli’den devralan Varol Civil GBA’nın Türkiye’nin girişim ekosistemindeki en değerli yapılarından biri olduğunun altını çizerken, Birol Yücel, Görkem Güven, Uğur Şeker ve Umur Özal’dan oluşan yeni yönetim kurulu ile başta GBA ve tüm ekosistemdeki melek yatırımcılık faaliyetlerini yeniden canlandıracaklarının altını çizdi. Mevcut GBA portföyünün başarılarının devam edeceğini öngören Civil, Türk girişimlerine güvenlerinin tam olduğunu ilettikten sonra, yeni yatırımlarla da üyelerine kazanç sağlarken, ekosisteme de önemli faydalar sağlayacaklarının altını çizdi.Varol Civil HakkındaVarol Civil 1982 yılında İstanbul Üniversitesi Ekonomi bölümünden mezun oldu. Yüksek lisansını İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Finans ve Bankacılık alanında yaptı. 1992 ve 1993 yıllarında Marmara Üniversitesi Çağdaş İşletme Yönetimi “Contemporary Business Management” programına katıldı.Varol Civil, çalışma hayatına 1983-1984 yılları arasında Türk Ekonomi Bankası’nda Kredi ve Sigorta departmanında uzman olarak başlamış, ardından 1985-1992 yılları arasında T.C. Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Bankalar Yeminli Murakıplar Kurulu’nda Yeminli Murakıp olarak görev aldı. 1992-1995 yılları arasında Arap-Türk Bankası’nda Genel Müdür Yardımcılığı yapan Civil, 1995-1997 yıllarında da Kapital Bankası’nda Genel Müdürlük yaptı. Bu süre içerisinde de Marmara Üniversitesi Banka Hukuku alanında doktorasını tamamladı.Varol Civil, 1998 yılında Türk Ekonomi Bankası’nda Genel Müdür Vekili ve Görevli Yönetim Kurulu Üyesi görevlerini üstlendi. Civil, 2003 yılından itibaren 10 yıldır TEB Genel Müdürü ve banka iştiraklerinde Yönetim Kurulu Başkanı görevlerini sürdürmekte olup, 2006’dan itibaren 7 yıl süreyle Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevini devam ettiriyor.Varol Civil, 2013 Eylül ayı itibariye TEB grubundaki ve TEB NV’deki görevine TEB Yönetim Kurulu Üyesi olarak devam ediyor. “BKS Lisanslı” bir melek yatırımcı olan Civil, ayrıca Türkiye Endeavor Girişimci Destekleme Programı’nın Yönetim Kurulunda yer alıyor.
Yeşilyaka’nın yeni etabı “Yeşilyaka Bahçe” şimdi satışta
Mesa ve Nurol güvencesiyle Büyükçekmece’de inşa edilen şehrin gürültüsünden uzakta, sizi doğa ile özgürleştirecek, göz alıcı yemyeşil dokusuyla büyüleyici Yeşilyaka’nın yeni etabı Yeşilyaka Bahçe şimdi satışta. İlk etabı Yeşilyaka Koru’da 173, ikinci etabı Yeşilyaka Su’da ise 472 villanın satışa sunulduğu Yeşilyaka projesinde yoğun ilgi ile beklenen Yeşilyaka Bahçe etabı, 30.000 m² üzerindeki yeşil alanlarıyla 36 adet villadan oluşuyor. Yatay mimarisi, geniş cam yüzeyleri, daha büyük bahçeleri ve yaşamınızı renklendiren iç bahçeleri ile doğanın tüm ihtişamıyla bütünleşen Yeşilyaka Bahçe’de yer alan 4 farklı villa tipi, tek katlı ve dubleks seçenekleriyle, herkesin ihtiyaçlarına uygun bir ev sunmak için tasarlandı. Daha özgür, huzurlu ve sürdürülebilir bir yaşamı mümkün kılan Yeşilyaka Bahçe, içerisinde yer alan spor ve spa merkezleri, kapalı yüzme havuzu, sauna ve buhar odaları gibi sosyal alanları ile sakinlerine günlük yaşantılarında benzersiz bir konfor sunuyor. 55 yılı aşkın köklü geçmişleri ile sektörün önde gelen iki firması Mesa ve Nurol uzmanlığının eşsiz örneklerinden biri olan Yeşilyaka Bahçe, büyüleyici “içi bahçe dışı bahçe” dokusu ve modern mimarisiyle huzurlu ve dingin doğa hayatı arayanlar için hayata geçirildi. Bu eşsiz yaşamda yerinizi almak ve avantajlı kampanyalardan yararlanmak için: yesilyaka.com.tr ve 444 0 986
Kayak Modasının Vazgeçilmez Aksesuarı Güneş Gözlükleri Atasun Optik’te
Atasun Optik, kayak tatillerinde hem tarzını öne çıkarmak isteyenlerin hem de konforunu düşünenlerin tercihi polarize güneş gözlüğü seçenekleriyle unutulmaz anlara şıklık katıyor. Her mevsimde kombinlerin tamamlayıcısı olan güneş gözlükleri, kayak tatilinde de stilini zenginleştirmek isteyenlerin vazgeçilmezi olmaya devam ediyor. Atasun Optik, dünyaca ünlü markaların trend güneş gözlüğü seçenekleriyle kayak kombinlerine şıklık katıyor. Kayak keyfi yaparken Police’nin çift köprülü güneş gözlüğü modellerini tercih edenler elegant bir görünüm yakalıyor. Inesta’nın siyah yuvarlak çerçeveli güneş gözlükleri ise rengarenk kayak giysileriyle uyum yakalayarak sportif şıklığa ulaşmak isteyenlerin seçimi oluyor. Ray-Ban’ın yuvarlak kemik çerçeveli güneş gözlükleri kış aylarının dinlendirici havasında doğanın renklerinden ilham alanların favori parçaları olmaya devam ederken, Guess’in siyah güneş gözlükleri zarif kar stillerinin klasikleri arasında yer alıyor. Minik kayakçıların rengarenk kombinleri ise Inesta’nın şeffaf kemik çerçeveli ve cat eye görünümlü güneş gözlüğü modelleriyle tamamlanıyor. Kış aylarında şıklığından ödün vermek istemeyenler ve kış sporlarını keyifle yapmak isteyenler Atasun Optik’in pek çok farklı marka ve modeli bulunan polarize güneş gözlüklerini tercih ediyor. Kayak tatillerinde şıklığınızı vurgulayacak güneş gözlüğü seçeneklerine Atasun Optik mağazalarından, www.atasunoptik.com.tr’den ve Atasun Optik mobil uygulamasından ulaşılabiliyor.

























