Günde en az 8 bardak su içmek için 10 önemli neden: Sağlığınız için su için!

Sağlıklı bir erkeğin vücut ağırlığının yüzde 60’ı, sağlıklı bir kadının ise vücut ağırlığının yüzde 50’si sudan oluşur. Hepimiz suyun sağlığımız için ne kadar yararlı olduğunu biliyoruz fakat yeteri kadar su içiyor muyuz? Yetişkin bir insanın günde en az 8 bardak su içmesi gerekir. Bu sayı kişinin günlük aktivitesine, cinsiyetine ve ne kadar terlediğine bağlı olarak değişir. Yeterli su içmenin vücudumuz için yararlarını Avrasya Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Dursun anlattı. Neden su içmeliyiz? Su, yediğiniz besinlerin parçalanmasına yardımcı olarak sindirim sisteminin mükemmel çalışmasını sağlar, Cilt hücrelerini tamir ederek, cildin esnekliğini arttırır. Bu da cildin daha parlak ve daha canlı görünmesiyle sonuçlanır. Aynı zamanda saçların daha yumuşak ve parlak görünmesine yardım eder, Susuz kalmaya bağlı olarak gelişen unutkanlık, dikkat problemi gibi beyin fonksiyonlarını düzenler, Vücut ısısını dengeler ve kişilerde büyük sıkıntı veren ödemin atılmasına yardımcı olur, Kan dolaşımınızı kolaylaştırarak daha sağlıklı olmanızı sağlar, Bağırsak sağlığını düzenler, Metabolizmayı daha fazla çalıştırır. Böylece daha fazla kalori yakmış olursunuz. Ilık su, aynı zamanda vücuttaki yağların parçalanmasını sağlar, Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını önler, Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur, Vücut direnci ve bağışıklığının güçlenmesini sağlar. Yetişkin biri günde ortalama kaç litre su içmelidir? Sağlıklı bir insan 1,5 litresi idrar yoluyla 1 litreye yakını ise nefes, terleme ve eklem hareketleriyle olmak üzere toplam 2,5 litreye yakın sıvı kaybeder. Kaybedilen sıvının yüzde 20’ye yakın kısmı gün boyunca yediklerimizden karşılanır. Kalan 2 litreyi de su içtiğimizde yerine koymuş oluruz. Her gün 1 bardak su ile güne başlamayı alışkanlık haline getirin. Kişilerin günlük tüketmesi gereken su miktarı yaptığı aktiviteye ve ne kadar terlediğine göre değişir. Her gün tüketilmesi gereken, evrensel olarak kabul edilmiş bir su miktarı yoktur, ancak sağlıklı miktarın ne olduğu konusunda genel bir fikir birliği vardır. Buna göre erkekler için yeterli miktar günde yaklaşık 3 litre, kadınlar için ise yaklaşık 2 litredir. Çay, kahve suyun yerini tutmaz! İçeceklerin hiçbiri suyun yerine geçemez. Aksine bu tür içeceklerin fazla tüketilmesi susama hissini baskılayarak, suya olan ihtiyacı azaltmaktadır. Susama hissinin olmaması vücudun günlük su ihtiyacının karşılandığı anlamına gelmez. Su kalori içermez ve asiditesi yoktur. Kafeinli içeceklerin fazla tüketilmesi çarpıntıya neden olurken bu içeceklerin beraberinde kullanılan fazla şeker de kilo alımına neden olur. Suyu olması gerekenden fazla tüketmek sağlığa zararlı! Normal şartlar altında farkında olmadan gerektiğinden fazla su tüketmek nadiren gerçekleşir. Ancak her şeyin fazlasının zarar olduğunu bildiğimiz gibi suyunda fazlası zarardır. Vücut alması gerekenden fazla su aldığı takdirde kişi su zehirlenmesi yaşayabilir. Su zehirlenmesi, vücutta bulunan sıvılar içindeki elektrolitlerin dengesini bozup, normal beyin fonksiyonlarına zarar verir. Su içmeyi eğlenceli hale getirin Çalışma masasında ya da evdeyken sürekli görülebilecek bir yerde renkli ve şık bir sürahi, bardak veya şişe bulundurulabilir, Suyun içine elma, tarçın, nane yaprağı, zencefil, çilek, üzüm gibi meyveler eklenerek lezzeti artırılabilir, Çalışma ortamında ve evde belirlenecek bölümlere “Su iç” yazılı notlar asılabilir, Ofis bilgisayarına ve cep telefonlarına su hatırlatması programları kurulabilir. ETİKETLER: avrasya hastanesi, avrasya hospital, beslenme, çay, dahiliye, diyet, hastalık, iç hastalıkları, kahve, sağlık, sağlıklı beslenme, su içmek, tedavi, üroloji

Sinema Filmi Nasıl Çekilir ?

A dan Z ye BİR FİM NASIL YAPILIR. SİNEMA FİLMİ ÇEKİM AŞAMALARI SİNEMA FİLMİ ÇEKİLİRKEN BİLİNMESİ GEREKENLER Yapımcı | Yönetmen | Senarist | Yazar Hasan GÜREL ‘in Kaleminden SİNEMA FİLMİ NASIL ÇEKİLİR Her gün bir yenisi çekilen, hayatınızda önemli bir yer edinen sinema filmlerinin nasıl yapıldığını ve bazı filmlerin sizde uyandırdığı merak ‘’ gerçek mi? veya nasıl yapılıyor?’’ Perde arkasında profesyonel bir kadro ve  son teknoloji bilgisayar  ve bilgisayar programları yer almaktadır  sizde bunları  öğrenip  sektörde işlerin nasıl yürüdüğünü öğrenmek  istiyorsanız  veya  sektöre adım atmak istiyorsanız   gelin beraber  inceleyelim .. Öncelikler  sinema filminin  oluşumunda Yönetmen, Yapımcı, Yönetmen yardımcıları, Bütçe sorumlusu, Senarist, Görüntü yönetmeni, Sanat yönetmeni, Kostüm Tasarımcısı, Set dekoratörü, Dublörler, Kameramanlar ve bir yapım şirketi  ile kişi ve şirket  yerini  aldıktan sonra   artık sinema filmi çekilmeye  hazırdır ..  Bir sinema filmi kaç aşamadan oluşur? 1) Development – Geliştirme Aşaması 2) Pre production – Üretim Öncesi 3) Production – Üretim 4) Post Production – Üretim Sonrası 5) Distribution – Dağıtım 1) Development – Geliştirme Aşaması En önemli aşama olan geliştirme aşaması aklınızda olan bir projenin  nasıl gelişeceğine dair yapmış olduğunu, sinema filminin senaryo haline  gelmesi ve kaliteli bir proje  çıkartmanız için  en önemli etkenlerden biridir.  Çünkü ne kadar iyi bir senaryo çıkarırsanız diğer aşamalarda size hem yol gösteren, hem de kolaylık sağlamış oluğunu göreceksiniz. Senaryonuzun hazır ve artık bütçe (finans ) kaynağı  oluşturmanız  gerekmektedir  Bunun içinde  bir yapımcı  bulmanız şart  yapımcıyı da  bulduğunuzu  varsayarsak  şimdi  diğer ekibe karar vermek   gerekiyor ( oyuncu   kadrosu  ve  Yönetim  ve  Kurgucu ) sizi rahatlatan  bir evre olacak  bundan sonraki aşamayı  oturarak  kâğıt üzerinde hallede bileceksiniz. 2) Pre production – Üretim Öncesi Senaryo  hazır, Finans  belirlendi veya bir yapım şirketiyle anlaşıldı ,ekip ayarlandı ve artık  oyuncu  seçmelerini  yapabiliriz. Oynatılması düşünülen oyuncuları davet ederek  oynayacağı  role uygunluğunu  audition da karar  verilir ve sözleşmeler imzalanır gerekli mekanlar ayarlanır   çekim takvimi oluşturulur ve production aşamasına  geçilir. 3) Production – Üretim Finans sağlanmış mekan bulunmuş set kurulmuş ve ekip hazır halde ve start verilir .setin ilk günkü devanlılığını yardımcı yönetmen sağlar . Çekimler yapılmaya başlarken yan oyuncular ve makyaj konusunu Sanat yönetmeninin kontrolünden geçerken diye yandan kamera ve ışık Görüntü yönetmeni tarafından kurulur. ilk çekimler başlar ve bu çekim genelde prova adı verilir. Sonrasında gerçek çekimler başlar. BİR YÖNETMEN HER HANGİ BİR SAHNEYİ DİLEDİĞİ KADAR ÇEKEBİLİR.. Her alınan görüntüyü takip eden ve bu görüntüleri klaket üstünde sahne sahne işaretlemeli  Çekim tahtası sahneleri, alınanı, yönetmeni, görüntü yönetmenini, tarihi, filmin adını kayıt eder ve kamerayı gösterir. Ayrıca çekim tahtası senkronize etmek ve sesleri almak için gerekli işaretleme fonksiyonlarına yardım eder. Sesler filmden ayrı bir cihaza kayıt edilir ve üretim sonrasında senkronize edilmelidir. Her sahne bittikten sonra set sökülür ve yeni sahne için set çalışmaları ekip tarafından tekrar başlanır.Bu arada günlük çekim bittiğinde yönetmen günlük ilerlemeleri rapor olarak saklar sahneler her gün büyük bir disiplinle yönetmen. sanat yönetmeni görüntü yönetmeni ve yapımcı ile incelenir Çekimler bittiğinde Production bölümü tebrik etmek amacıyla bir parti düzenlenir ve filimi bitişini kutlarlar. Post Production – Üretim Sonrası Bütün kareler alınmış ve hazırda beklerken kurgucu devreye girer alınmış görüntüleri birleştirip filimi oluşturur ve arada göze hoş görünmeyen beğenilmeyen sahneler çıkarılır .film müziği ve seslendirmeleri de yaptıktan sonra görüntüler senkronize hatası var mı diye kontrol edilir . 5) Distribution –…

Dünyanın en büyük mobilya buluşması başladı

Dünyanın en büyük mobilya fuarı 16. CNR İMOB Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı 21 Ocak’ta, CNR Expo İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. Mobilya sektörünün profesyonellerini buluşturan fuar, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da aralarında Çin, ABD, Almanya, İtalya, Hindistan, Polonya, Japonya, Fransa, Vietnam, Türkiye, Brezilya, Malezya, Rusya, Meksika ve Güney Afrika’nın bulunduğu mobilya devlerini bir araya getiriyor.. 750’nin üzerinde firmanın binlerce ürününü sergileyeceği fuarın, 150 bin metrekarelik alanda 50 bini yabancı, 150 binin üzerinde ziyaretçiye ev sahipliği yapması bekleniyor. 500 milyar dolara ulaşan dünya mobilya pazarı, 1 trilyon dolara koşan global ticaretini fuar ile birlikte yeni ufuklara taşıyacak. IMOB’da 2 milyar doların üzerinde iş hacmi hedefleniyor Salt mobilya fuarı olarak ele alındığında gerek metrekare, gerek katılımcı ve gerekse de ziyaretçi açısından dünyanın en büyük ev mobilyaları fuarı niteliği taşıyan CNR İMOB, 500 milyar dolarlık pazarın en büyük oyuncularını İstanbul’da buluşturuyor. 2 milyar doları aşkın ticaret hacminin hedeflendiği fuarı 150 binin üzerinde sektör profesyonelinin ziyaret etmesi bekleniyor.  CNR Holding kuruluşlarından İstanbul Fuarcılık tarafından Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) işbirliği ve KOSGEB desteği ile düzenlenen CNR İMOB Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı 21 – 26 Ocak 2020 tarihleri arasında CNR Expo İstanbul Fuar Merkezi’nde 16’ncı kez kapılarını açıyor. Fuar aralarında Çin, ABD, Almanya, İtalya, Hindistan, Polonya, Britanya Krallığı, Japonya, Fransa, Vietnam, Türkiye, Brezilya, Malezya, Rusya, Meksika ve Güney Afrika’nın da yer aldığı ülkelerden sektör profesyonellerini bir araya getirecek. 750’nin üzerinde firmanın binlerce ürününü sergileyeceği fuar, 50 bini yabancı olmak üzere 150 binin üzerinde ziyaretçiye ev sahipliği yapacak.  2 milyar doların üzerinde iş hacmi hedefleniyor Tüm dünyanın merakla beklediği fuarın, CNR Holding’in 5 kıta ve 186 ülkede 10 milyon katılımcı ve ziyaretçi datasına sahip Business Intelligence Agency – BIA (Global Pazar İstihbarat Sistemi) big data yönetim sistemi sayesinde, bu yıl da yoğun bir katılıma sahne olacak. Salt mobilya fuarı olarak ele alındığında, gerek metrekare, gerek katılımcı ve gerekse de ziyaretçi açısından dünyanın en büyük ev mobilyaları fuarı niteliği taşıyan CNR İMOB, B2B Eşleştirme Programı ile profesyonel alıcı ve satıcıyı tek çatı altında bir araya getirecek. 160 bin metrekarelik alanda düzenlenecek fuarın, sağlanacak 2 milyar doları aşkın iş hacmiyle 2020 yılına damga vurması hedefleniyor. KDV indirimi nefes aldırdı Dövizdeki hareketlilik ve ham madde fiyatlarındaki zamlarla endişeli günler yaşayan Türk mobilya sektörü, KDV oranlarının yeniden yüzde 8’e düşürülmesiyle rahat bir nefes aldı. Global pazardan aldığı payı her geçen gün arttıran mobilya sektörü, CNR İMOB Fuarı‘nın da katkısıyla 2020 yılında ihracatını 5 milyar dolar seviyesine çıkaracak. 40 bin üreticisi, 210 bin kişilik istihdamı ve 180 ülkeye olan ihracatıyla, kendisi dışında 20 sektörün gelişimine katkı sağlayan Türk mobilya sektörü, fuarda yeni pazarların kapılarını aralayacak.

OPPO RENO TÜRKİYE’DE SATIŞA ÇIKTI

Lider telefon markası OPPO’nun yepyeni serisi Reno, Türkiye pazarında kullanıcılarla buluşmaya başladı. Reno, tasarımda ve donanımda birçok yenilikçi özelliği ile fark yaratarak, gördüklerimizin ötesinde deneyimler vadediyor. OPPO’nun merakla beklenen yeni serisi Reno, Türkiye’de akıllı telefon pazarında boy göstermeye başladı. “Gördüklerimizin ötesinde” mottosuyla sunulan Reno serisi, yaratıcı yeniliklerle tasarım, fotoğraf ve performansta yüksek beklentileri karşılayacak şekilde geliştirildi. Reno serisinin ilk telefonu “Reno”, benzersiz pop-up kamerası ile dikkat çekiyor. Çekim sırasında otomatik olarak açılıp kapanabilen pop-up kamera, bu özelliği ile eğlenceli bir deneyim yaşatıyor. Pop-up mekanizma, 200.000’den fazla kez başarıyla kullanılabiliyor. Bir kullanıcı kamerayı günde yaklaşık 100 kez açarsa, pop-up yapı 5 yıllık kullanım boyunca çalışmaya devam ediyor. Ayrıca, düşmeye karşı koruma mekanizması, telefonun düşmesini gerçek zamanlı olarak algılayabiliyor ve herhangi bir hasarı önlemek için kamerayı otomatik olarak geri çekebiliyor.16 megapiksel çözünürlüğe sahip pop-up kamera, 1080p 30 fps hızında video kaydı da yapılabiliyor. Reno’da arkada yer alan iki kamera, 3D camın altına tamamen gizlendi. Herhangi bir çıkıntı olmadan kusursuz bir görünüm sağlandı. Arkadaki ana kamera 48 megapiksel çözünürlüğünde performans gösteriyor. Reno, 4K videoların 60 fps’ye kadar çekilmesini destekliyor. Cihaz, OIS ile net ve istikrarlı bir görüntü yakalayabiliyor. Audio Focus teknolojisi, çevredeki sesleri 360 derece kaydetmek için telefonda çoklu mikrofonlar kullanıyor. Bu teknoloji, hareket halindeyken adeta taşınabilir bir sinema sunmak için stereo hoparlörler ve Dolby Atmos ile eşleştiriliyor. Reno’nun arka kısmında,lensleri herhangi bir çizilmeden korumak için seramik cevheri O-dot bulunuyor. O-dot, lensleri yüzeyle doğrudan temas etmekten korumak için telefonu hafifçe kaldırıyor. Reno, 6,4 inç büyüklüğünde panoramik ekran ile geldi. 2340×1080 piksel çözünürlüğe ve ince bir çerçeveye sahip. Aynı zamanda % 93,1’e varan bir ekran / gövde oranına ile tamamen çentiksiz olarak tasarlandı. Snapdragon 710 işlemcisi bulunan OPPO Reno modeli, 6GB RAM ve 256GB dahili hafıza özelliklerini taşıyor. Android 9.0 Tabanlı ColorOS 6 Sistemi bulunan Reno’nun pil gücü ise 3765mAh (Typ). Şık tasarımları ile beğeni toplayan Reno’nun, “Okyanus Yeşili” veya “Karbon Siyah” renk seçenekleri bulunuyor. OPPO Reno, KDV dahil tavsiye edilen tüketici fiyatı 4.999 TL ile zincir mağazalarda ve operatörlerde satışa sunuldu.

2019 MONACO GRAND PRİX EN YAVAŞ PİST EN YUMUŞAK LASTİKLER

Milano, 23 Mayıs 2019 – Formula 1 takviminin en farklı ve en ünlü yarışı Monaco’da koşuluyor. Geçmişi 1920’lere uzanan yavaş ve dar pist, prensliğin merkezinden geçerken ünlü bariyerleri hiçbir hatayı affetmiyor. Pirelli, her zaman olduğu gibi Monaco’ya C3, P Zero Beyaz, C4, P Zero Sarı orta ve C5, P Zero Kırmızı yumuşak olmak üzere en yumuşak hamurlu lastiklerini getiriyor.Pist özellikleriMonaco, en yavaş ortalama tur hızı ve en yavaş viraj gibi pek çok ‘en’ ile tanımlanıyor. En başta ve öncelikle maksimum mekanik tutuş gerektirdiği için en yumuşak hamurlar öneriliyor.Bu yıl pistin bazı bölümlerinde yüzey yenilendi ama önceki haline çok benzeyen bir yol asfaltı olduğu için fazla bir fark yaratmayacağı söylenebilir.Monaco’da normal olarak tek pit stop stratejisi uygulanır ve olağan dışı bir durum olmadıkça bu sene de aynı olacağı öngörülebilir. Diğer araçları geçmek son derece zor olduğu için pit stop zamanlaması önem kazanıyor.Yol tutuşunun düşük olduğu Monaco pistinde nispeten fazla değişim oluşmuyor (pistin her akşam ve Cuma gün boyu trafiğe açık olacağı da dikkate alınmalı). Yolların dar olmasının getirdiği sınırlamalar da düşünüldüğünde güvenlik aracı büyük olasılıkla devreye girecektir.Bir önceki sokak pisti olan Bakü’den farklı olarak Monaco’da lastikler sürekli hareket ediyor çünkü bir viraj hemen bir başkası takip ediyor. Dolayısıyla, hamurun ısınması da oldukça kolay oluyor.Mario Isola – F1 ve Otomobil Yarışları Başkanı:“Beklendiği gibi Monaco’ya en yumuşak lastiklerimizi getiriyoruz. C5, geçen yılın hiper yumuşak hamuruna büyük ölçüde benzemekle birlikte daha serin havalarda daha az topaklanma yaratacak ve pilotlara her turun başından sonuna kadar zorlamaları için daha çok olanak sunacak şekilde tasarlandı. Bu durum, 2018 hiper yumuşak kadar lastik yönetimi gerektirmemesi ama bir yandan da mükemmel performansın korunması anlamına geliyor. Dolayısıyla, özellikle geçen seneye kıyasla daha hızlı bir yarış bekleyebiliriz. Monaco, başka hiçbir yarışa benzemez ama özellikle güvenlik aracı devreye girerse her stratejik fırsatın değerlendirilmesi gereken bir Grand Prix’dir. Geçen sene Daniel Ricardo’nun ilk sırada başlayıp ciddi bir teknik arızaya rağmen kazanarak kanıtladığı gibi sollamanın neredeyse imkansız olduğu bu pistte, pit stoplarda kazanılan ve kaybedilen süreler kritik önem taşıyor.”Diğer Pirelli haberleriDaha yumuşak hamurların güçlü bir şekilde vurgulandığı Monaco’da çok sayıda pilot maksimum 11 set yumuşak lastiği tercih etti.Geçen haftaki yarışın ardından tüm araçlar Barcelona’da iki günlük testleri tamamladı ve Mercedes pilotu Valtteri Bottas, en hızlı dereceleri elde etti. Ayrıca, her iki gün, Ferrari ve Racing Point, ikinci bir araçla Pirelli’nin 2020 prototip lastiklerini test etti.Gelecek yıl yarışacak yeni 18 inç Formula 2 lastiklerinin testleri başladı. Mugello’da (İtalya) tamamlanan ‘shakedown’ oturumunun ardından önümüzdeki haftalar için ilave testler planlanıyor.Pirelli’nin 2020 ıslak zemin lastik prototiplerinin ilk özel testi, Monaco Grand Prix’nin ardından gerçekleştirilecek. Gelecek sene için potansiyel orta ve tam ıslak zemin lastikleri, 28-29 Mayısta Ferrari ve Red Bull tarafından Fransa’daki Paul Ricard pistinde denenecek. Ferrari, sadece ilk gün, Red Bull ise her iki gün sürüşlerde yer alacak. Osman KurtMedia Director Ogilvy Public Relations Istanbul Harman Sokak, Harmanci Giz Plaza, M1-2 Levent 34394 Istanbul, TurkeyOffice: +90 212 339 8360Mobile: +90 535 979 5591Email: osman.kurt@ogilvy.comwww.ogilvy.com.tr

Shell & Turcas enerjisini güneşten alan ilk istasyon yatırımını Ankara’da gerçekleştirdi.

Enerjisini güneşten alan Shell istasyonunda karbon salınımı yaklaşık yüzde 30 azalacak Shell & Turcas enerjisini güneşten alan ilk istasyon yatırımını Ankara’da gerçekleştirdi Gerçekleştirdiği yenilikçi yatırımlarıyla Türkiye’de akaryakıt sektörüne öncülük eden Shell & Turcas, Ankara’daki Shell Küçükesat istasyonunu elektriğini güneş enerjisinden sağlayan istasyona dönüştürdü. Shell Küçükesat istasyonu karbon salınımını yaklaşık yüzde 30 azaltacak. Ayrıca enerjisini güneşten alan bu istasyon sayesinde her yıl çevreye olan katkı katlanarak büyüyecek ve 10 yılda yaklaşık 1000 ağaç doğaya kazandırılacak. Yıllık yaklaşık 200 bin kilovatsaat olan enerji tüketiminin yüzde 32’sini güneş enerjisinden sağlayacak olan Shell Ankara Küçükesatistasyonunun dönüşümü için 270 watt gücünde 160 adet güneş paneli kullanıldı. Ankara’daki Shell Küçükesat istasyonunu elektriğini güneş enerjisinden sağlayan istasyona dönüştürenShell & Turcas CEO’su Felix Faber; “Ankara’da güneş enerjisine dönüşümünü sağladığımız Shell Küçükesat istasyonu, Türkiye’de elektrik ihtiyacını güneş enerjisinden sağlayan ilk istasyonumuz oldu. Bu sayede istasyonumuz karbon salınımınıyaklaşık yüzde 30 azaltacak. Shell & Turcas olarak Net Karbon Ayak İzimizi azaltmaya yönelik yürüttüğümüz faaliyetlerimizi çeşitlendirmeye ve Türkiye çapında yaygınlaştırmaya devam edeceğiz” dedi. Shell’in dünya çapında yürüttüğü “daha düşük karbonlu bir gelecek” programı kapsamında, Türkiye’deki istasyonlarını da net karbon ayak izini azaltmaya yönelik dönüştürmeye başladıklarını vurgulayan Faber, “Küresel çapta yürüttüğümüz inisiyatif doğrultusunda Shell & Turcas olarak Türkiye’de de birçok çalışmayı hayata geçiriyor, karbon ayak izimizi azaltmak için çalışıyoruz. Bu anlamda, karbon emisyon salınımını yüzde 20’ye varan oranda azaltan çevre dostu LNG yakıtını Türkiye lojistik sektörünün kullanımına sunuyoruz. Hedefimiz; lojistik sektörünü geleceğin ekonomik ve çevreci yakıtları ile tanıştırarak, Türkiye’de Shell LNG istasyon ağı oluşturmak.Enerji dönüşüm sürecindekiyatırımlarımızı, misafirlerimizin ihtiyaç ve beklentilerini dikkate alarak Shell’in uzmanlığı ile en hızlı şekilde devreye alıyoruz”diye konuştu. Net karbon ayak izini azaltma çalışmaları çerçevesinde istasyonlarında birçok yeniliği hayata geçiren Shell & Turcas, bugüne kadar Türkiye’deki istasyonlarında aydınlatma sistemlerini değiştirerek, toplam karbon salınımı yılda 1.200 ton azalttı ve 2.601,5 MWh enerji tasarrufu sağladı. Shell & Turcas,gerçekleştirdiği bu proje ile Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) tarafından düzenlenen İstanbul Karbon Zirvesi’nde ‘Düşük Karbon Kahramanı’ ödülüne layık görüldü. Editöre Notlar: Dünya çapında net karbon ayak izini azaltmaya yönelik hedeflerini belirleyen ilk uluslararası petrol ve gaz şirketi olan Shell, ürünlerdeki Net Karbon Ayak İzini 2050 yılına kadar yüzde 50 azaltmayı hedefliyor. Bu hedefe ulaşabilmek için Shell, yenilenebilir enerji, biyoyakıt, hidrojen, LNG ve elektrik gibi karbon yoğunluğunu azaltmak üzere tüm dünyada portföyünü çeşitlendiriyor. Aynı zamanda enerji kaynaklarının daha verimli kullanılmasına ve orman, sulak alan ve diğer ekosistemlere büyük ölçekli yatırım yapıyor. Önümüzdeki üç yıl boyunca doğal ekosistemlerin yenilenmesine ve küresel çapta orman varlığının artırılmasına yönelik çalışmaları için toplam 300 milyon dolar harcayacak. Bu yatırım kapsamında; Shell, Hollanda’da gelecek 12 yıl içerisinde 5 milyondan fazla ağaç, İspanya’da ise 2019 yılının sonuna kadar 300 hektarlık alanda 300 bin ağaç dikimini gerçekleştirecek. Shell’in Hollanda ve İspanya’daki projelerinin beş yıl içerisinde karbon kredisine dönüşmesi bekleniyor. Bunlara ek olarak Shell, Avusturalya’dayok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan 800 hektarlık bir orman gençleştirme projesi ve Malezya’da tabiatın korunması, restorasyonu ve iyileştirilmesine yönelik de çalışmalar başlattı.

Akbank’tan 2 Bayram Arası Ödemesi Olmayan İhtiyaç Kredisi

“2 Bayram Arası Ödemesi Olmayan İhtiyaç Kredisi” Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla artacak harcamalara kolaylık sağlamak isteyen Akbank, “2 Bayram Arası Ödemesi Olmayan İhtiyaç Kredisi” kampanyasını başlattı. Kampanya kapsamında Akbank’tan ihtiyaç kredisi kullanacak müşterilerin kredilerinin ilk taksitini 3 aya kadar erteleyebileceklerini ve 5 yıla varan vade seçeneklerinden yararlanabileceklerini kaydeden Akbank Perakende Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz: “Bayramın yaklaşması ve yaz döneminin de gelmesi ile beraber müşterilerimizin ihtiyaçlarının dolayısıyla da harcamalarının arttığı bir dönemdeyiz. Bayram alışverişi yapacak, sevdiklerini ziyaret edecek ya da tatile çıkacak müşterilerimiz için bütçelerine uygun farklı ödeme seçenekleri oluşturabilecekleri ve ayrıca 2 bayram arasında da hiç ödeme yapmayacakları bir kredi kampanyası sunuyoruz. Kredi kullanmak isteyen müşterilerimiz tercih ettikleri bir Akbank şubesine gelerek, cep telefonlarından “Akbank Direkt” uygulaması üzerinden veya 4442525 Akbank Telefon Şubesi’ni arayarak kolayca kredi başvurusunda bulunabilir, 5 yıla kadar vade seçenekleri ile kredilerini kullanabilirler ” diye sözlerini tamamladı.

Hedef Yapı İflas Etti

Çamlıca Camisi, Dünya Ticaret Merkezi ve Bakü Tiflis Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı başta olmak üzere birçok önemli projede yer alan ve 3 ay önce konkordato için başvuru yapan Hedef Yapı’nın iflasına karar verildi.İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2018/1179 sayılı kararı kapsamında üç ay süre verilen Hedef Yapı için süre sona erdi ve iflas kararı çıktı. Hedef Yapı, 23 Eylül 1997 tarihinde 500 bin TL sermaye ile Fatih Kalpakçı, Tunis Kalpakçı ve Erkan Özdemir ortaklığında kurulmuştu. Sözcü’nün haberine göre; 1997 yılında kurulan şirket Çamlıca Camii inşaatı, İstanbul Atatürk Havalimanı, Dünya Ticaret Merkezi, Bakü Tiflis Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı, Susesi Otel ve Kongre Merkezi, Adana Hilton ve Sabancı Üniversitesi inşaatlarında yer almıştı. Şirket Rusya, Ukrayna, Kazakistan ve Libya’da da bazı projelerde görev aldı.İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2018/1179 sayılı kararı kapsamında üç ay süre verilen Hedef Yapı için süre sona erdi ve iflas kararı çıktı. Hedef Yapı, 23 Eylül 1997 tarihinde 500 bin TL sermaye ile Fatih Kalpakçı, Tunis Kalpakçı ve Erkan Özdemir ortaklığında kurulmuştu. Sözcü’nün haberine göre; 1997 yılında kurulan şirket Çamlıca Camii inşaatı, İstanbul Atatürk Havalimanı, Dünya Ticaret Merkezi, Bakü Tiflis Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı, Susesi Otel ve Kongre Merkezi, Adana Hilton ve Sabancı Üniversitesi inşaatlarında yer almıştı. Şirket Rusya, Ukrayna, Kazakistan ve Libya’da da bazı projelerde görev aldı. Kaynak  yapi.com.tr

Millet Bahçesi’nden Sonra Millet Konağı Geliyor

2023 yılına kadar 81 ilde en az bir Millet Bahçesi yapmayı planlayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, köy ve mahallelerde ise 5 bin tane ‘Millet Konağı’ inşa etmeyi planlıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2023 yılına kadar ülke genelindeki mahalle ve köylerde 5 bin Millet Konağı inşa edecek. Karar, Bakanlığın ilkini Antalya’da düzenlediği ‘2023’e Doğru Türkiye’de Çevre ve Şehirciliğin Geleceği İstişare Toplantısı’nın sonuç bildirgesinde açıklandı. Sonuç bildirgesinde ayrıca 2023 yılına kadar 81 ile en az birer Millet Bahçesi’nin inşa edilmesi, 1,5 milyon konuta kentsel dönüşüm uygulanması ve Emlak Bankası’nın yeniden kurulması gibi hedeflere yer verildi. 2B ve Hazine arazilerinin satışı, korunan alanların artırılması ve 250 bin yeni sosyal konut inşa edilmesi de Bakanlığın hedefleri arasında yer alıyor. 81 ile millet bahçesi, 5 bin mahalle ve köye millet konağı geliyor OdaTv’den Yusuf Yavuz’un haberine göre; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2023 yılına kadar uygulamayı planladığı projeler arasında 5 bin adet ‘Millet Konağı’ da bulunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı 100 günlük icraat programının ikincisinde de yer verilen Millet Konağı projesi, köy ve mahallelerdeki sosyal dokuyu güçlendirmeyi amaçlıyor. Proje, konak, kıraathane ve kütüphane gibi üninetelerden oluşacak. Bakanlık ayrıca 2023’e kadar 81 ilde en az bir tane Millet Bahçesi yapmayı planlıyor. Kaynak yapi.com.tr

Türkiye, 63 Ülke Arasında 60’ıncı Oldu

2015’te dünya fiyat liginde zirvede olan Türkiye, konut piyasasındaki düşüşünü sürdürüyor. IMF’ye göre konut fiyatları 2018’de yüzde 7.6 düştü. Uluslararası Para Fonu (IMF) dünyada konut fiyatlarının en çok arttığı ve en fazla düştüğü ülkeleri sıraladı. 63 ülkeyi kapsayan IMF Küresel Konut İzleme Raporu verilerine göre, 2018 yılında konut fiyatlarının en çok yükseldiği ülke, yüzde 13.1’lik artışla Hong Kong oldu. 2017 yılına göre konut fiyatlarının en çok gerilediği ülke sıralamasında ise yüzde 15.2’lik düşüşle Ukrayna ilk sırada yer aldı. Önceden ilk üçteydik Sözcü’den İsmail Şahin’in haberine göre; geçmiş dönemlerde yüksek oranda fiyat artışıyla sıralamada hep ilk üçte yer alan Türkiye’de yüzde 7.6’lık düşüş görüldü. 2015 yılında yüzde 14’lük fiyat artışıyla zirvede olan Türkiye o tarihten bu yana küresel konut liginde ivme kaybediyor. IMF’nin 2016 raporunda 39’uncu, 2017’de ise 51’inci sırada yer bulabilen Türkiye, 2018’de ise 60’ıncı oldu. Fiyat-kira makası da daraldı IMF’nin son verileri, yatırım için ev alacakları sevindirecek bir gelişmeyi de ortaya koydu. Uzun yıllardır dünyada konut fiyatı artışının kira artış hızından daha fazla olduğu Türkiye sıralamada geriledi. Konut fiyat artışıyla kira bedellerinin artışını karşılaştıran endekste, 2010 yılı 100 kabul edildiğinde, 2016 yılında 148.8 ile birinci sırada yer alan Türkiye’de bu rakam 2018 itibarıyla 104.6’ya indi. Satılık konut fiyatlarının kira bedellerine göre en fazla arttığı ülke Letonya olurken, kiraların ev fiyatlarına göre en fazla arttığı ülke ise Rusya oldu. Haberin tamamına linkten  ulaşılabilir.. Kaynak yapi.com.tr

2019 Şubat Ayı Kira Artış Oranları Belli Oldu

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından enflasyon oranları açıklandı. Böylece 2019 Şubat ayı kira artış oranları belli oldu. Gayrimenkul kira sözleşmesi yenilenen kiracılara senelik zam yapılıyor. Bu zammın nasıl hesaplanması gerektiği de Borçlar Kanunu kapsamında yer alıyor. Kanunen meskendeki kiracıya üretici fiyat endeksi oranlarından yüksek oranda zam yapılamıyor. Buna karşın, geçtiğimiz yıl içerisinde enflasyon oranlarında yaşanan yükselişin kiralara olumsuz yansıması sebebi ile kira artışı hesaplamasında değişikliğe gidildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan Orta Vadeli Ekonomi Programı (2019-2021) Eylül ayında duyuruldu. Yeni Ekonomi Paketi gereğince kira zammı artık üretici fiyat endeksi oranlarına göre hesaplanamayacak, kira artış oranına dair üst sınır tüketici fiyat endeksi (TÜFE) oranlarına göre belirlenecek. Yapılan değişikliğe göre Türk Borçlar Kanunu’nun Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki (TÜFE) 12 aylık ortalamalara göre değişim oranının esas alınacağına ilişkin hüküm, kira sözleşmeleriyle akdedilmiş diğer kira sözleşmelerinin yenilenmesinde uygulanacak. 2019 Şubat ayı kira artış oranları Emlak Kulisi’nde yer alan habere göre; konut veya iş yeri kira sözleşmesi bu ay yenilenen kiracılara ne kadar zam yapılacağı bugün belli oldu. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 1.06 arttı. Yurt içi üretici fiyat endeksi aylık yüzde 0.45 arttı. TÜFE’de (2003=100) 2019 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 1,06, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 1,06, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20,35 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 17,16 artış gerçekleşti. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2019 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 0,45, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 0,45, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,93 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 28,70 artış gösterdi. Buna göre mal sahipleri kiracısına yüzde 17.16 oranında zam yapacak. Hesaplama örneği Mevcut kira bedeli: 1000 lira Zam oranı: yüzde 17,16 Zam bedeli: 171 lira Zamlı kira bedeli: 1.171 lira

Türkiye’de Kenevir Yetiştiriciliği – Üretimi Yeniden Başlıyor! Nasıl Yapılır?

Türkiye’de Kenevir yetiştiriciliği ve üretimi devlet teşviği ile yeniden başlıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan açıklamaya göre, Gıda Tarım Bakanlığı yeniden Türkiye’de kenevir üretimi yapabilmek için harekete geçecek. Esrar’ın hammaddesi olarak bilinen Kenevir son yıllarda ise çeşitli tıbbi ürünler ve endüstride yoğun bir şekilde kullanılmaya başlandı ve son olarak da Türkiye’nin 19 ilinde ekimi yasallaştı. Ancak yeni düzenleme ile birlikte kenevir ekimine teşvik gelmesi planlanıyor. Kenevir artık yeni çalışmalar ile birlikte, sağlık alanında en çok baş ağrısı, bulantı giderici, iştah artırıcı ve kanser tedavisi için kullanılan ilaçlarda yer alıyor. Ayrıca kenevir sadece sağlık amacıyla değil, çeşitli endüstriyel amaçlı ürünlerde de kullanılabilecek şekilde yetiştirilebiliyor. Kenevir yetiştiriciliği ile elde edilen hammadde kağıt ve lif ürünlerinin yapımında da kullanılabiliyor. Türkiye’de çok uzun yıllardır kenevir yetiştiriciliği yasak, ancak 2016 yılında yapılan bir düzenleme ile kenevir 19 şehirde kontrollü bir şekilde yetiştirilebiliyor. Ancak yasalar çerçeveside 2017 yılında sadece 70 dekar alanda kenevir yetiştiriciliği yapıldı ve bu Türkiye’nin erişebileceği potansiyel göz önüne alındında çok düşük bir rakam. DÜZENLEME YAPILACAK Kenevir ekiminin yasallaşacağı ve yeni düzenleme ile teşvik getirileceği yönünde açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konu ile ilgili olarak, “Ülkemizde keneviri yok ettik. Kenevirden atlet, fanila dokunurdu. Çünkü teri emmesi çok farklı. Bize dost görünen düşmanlar ülkemden kenevir üretimini aldı. Biz keneviri ithal ediyoruz. Kenevire dayalı yapılması gereken şeyler varsa ithal ürünlerle yapılıyor. Gıda Tarım Bakanlığı bu konuda çalışmalara başlıyor. Birilerinin bu işi başlatması lazımdı. Şu anda biz de bunun çalışmasını yapıyoruz.” ifadelerini kullandı. KENEVİR YETİŞTİRİCİLİĞİ NASIL YAPILIR İKLİM İSTEĞİ Genellikle tercih edilen ‘Lif tipi kenevir’ yetiştiriciliği için yüksek nispi nem, uygun bir sıcaklık ve asgari 700 mm’lik yağış gerekiyor. Özellikle ekim öncesi yağış gereksinimi çok fazladır. İlkbahar geç donlarına karşı hassas olduğundan, -5 C0 den daha düşük sıcaklıklarda fideler büyük ölçüde zarar görür. Genelde kenevir adaptasyon kabiliyeti iyi olduğundan her türlü ekolojik koşullarda rahatlıkla yetişebiliyor. Tohum üretimi için sıfır derecenin altında olmayan asgari 5 aylık ve lif eldesi için de 4 aylık bir gelişme süresine gereksinimine ihtiyaç duyuyor. Kuraklık ve yüksek sıcaklık gelişmeyi büyük ölçüde hızlandırıyor. Toprakta devamlı ve fazla bir nem olursa yapraklarda sararmalar oluşur ve kenevir bitkisi bu sararma sonrasında zarara uğrar. TOPRAK İSTEĞİ Hemen hemen bütün yetiştirme bölgelerinde derin sürülmüş, besin maddelerince zengin, nötr toprak reaksiyonundan zayıf alkali reaksiyona kadar pH= 7-7,5 arasında olan topraklar kenevir yetiştiriciliği için uygundur. Dere ve nehir yatakları zengin, kireçli, gevşek ve organik maddece fakir olmayan aluviyal topraklarda en iyi verim elde edilir. TARLANIN HAZIRLANMASI Yaz aylarında ekilen tüm bitkilerde olduğu gibi öncelikle tarlanın derin bir şekilde işlenmesi gerekiyor. Derin toprak işleme kurak bölgelerde özellikle sonbahar aylarında yapılmalıdır. İlkbaharda ekimden önce tarla üzerinde oluşan yabancı otları temizlemek ve üstteki toprak tabakasını gevşek bir yapıya kavuşturmak için hafif sürüm gerçekleştirilebilir. Ortaya çıkan toprak kesekleri diskaro geçirilerek parçalanmalı ve bundan sonra toprağın tesfiyesini sağlayan ekipmanlarla tarla toprağı ekime uygun hale getirilir. KENEVİRİN EKİMİ Kenevir tarımında ilkbahar son don tehlikesi geçtikten sonra yapılacak en erken ekimle yüksek verim alınabiliyor. Genelde kenevir bitkisinin ekim zamanı Mart ayıdır. Ekim mibzerle sıraya ekim şeklinde yapılmalıdır. Serpme ekim modern tarımda önerilmemektedir. Sıraya ekim yapıldığında uygulanan sıra aralıkları lif için üretimde 15-25 cm , tohum için üretimde 30-40 cm ‘dir. Zira sık ekim lif kalitesinin artışına, seyrek ekim ise dallanmayı teşvik edeceğinden tohum veriminin artışı için…

Param Yok Bayilik Almak İstiyorum | Bedelsiz

Ücretsiz bayilik almak için detaylı bir rehber hazırladık. Karlı İş Fikirleri’nin soru cevap bölümüne gelen sorulara sık sık yanıtları mail olarak veriyoruz, ancak bazı sorular sık sorulması nedeniyle rehber oluşturmaya çalışıyoruz. Sık sık girişimcilerden “Param Yok Bayilik Almak İstiyorum” sorusu geliyor. Türkiye gibi bayilik ve franchise sisteminin çok aktif olduğu bir ülkede sermayesiz bayilik fırsatınız kesinlikle var. Paranız yani sermayeniz yoksa sizler için birçok şirketin bayilik fırsatı tanıdığını belirtelim. Ancak bu tür sermayesiz bayiliklerde haliyle kar marjı da düşük olabilir. Ayrıca birçok şirket sermaye istemiyor ancak ipotek yada sözleşme imzalamanızı istiyor. Yani bazı şirketler tamamen üzerinde maddi değeri olmayan girişimciler ile çalışmak istemiyor. Tüm bunların dışında parasız bayilik veren bazı şirketler ise var. Bu şirketlerin bayilikleri hakkında ek bilgileri almak için iletişim numaralarını paylaştık. 1-2 dakikalık bir görüşme ile tüm sorularınıza ek yanıtlar bulabilirsiniz. Ayrıca sermayeniz yoksa SERMAYESİZ İŞ FİKİRLERİ adlı kategorimizdeki işlere göz atmanızı mutlaka öneriyoruz! Usta Dönerci Bayilik Meal Box Bayilik Kahve Deryası Bayilik Etçi Mehmet Bayilik Tudors Gömlek Bayilik Dynobil Ekspertiz Bayilik Labarba Börek Bayilik Dois Döner Bayilik Enty Car Central Oto Kiralama Bayilik Dadya Parfüm Bayilik Rotto Pizza Bayilik Paşa Döner Bayilik Eyfel Parfüm Bayilik Burger Sound Bayilik BUT’S Fried Chicken Türkiye’de 3 şubesi bulunan BUT’S Fried Chicken restoranları kısa sürede şube sayısını artırabilmek amacıyla bayilik veriyor, üstelik bayilerden bayilik bedeli dahi talep etmiyor. Firma AVM’ler için minimum 40, AVM dışında da minimum 80 metrekare alana sahip dükkanlar ile ilgileniyor. Firmanın sattığı ürünlerde ortalama kar marjı ise yüzde 100’ü aşıyor. Bayilik hakkında bilgiler için telefon 0543 697 62 94. LEXA ÇELİK KAPI 30 yılı aşkındır çelik kapı sektöründe yer alan Lexa Çelik Kapı, yeni bayilik talepleri için bayilik bedeli talep etmeyen firmalar arasında yer alıyor. Ancak sektör deneyimi bulunan yatırımcılara bayilik vermeyi planlayan firmanın, satışa sunduğu ürünlerde ortalama kar marjı yüzde 20 civarında bulunuyor. Lexa’nın bayilik sistemi hakkında merak edilenler için 0312 473 22 55 numaralı telefondan bilgi alınabiliyor. SARAY DÖNER Bayilik bedeli istemeyen Saray Döner firması, Türkiye’de halihazırda bulunan 8 bayi sayısını kısa sürede 50’ye çıkarmayı planlıyor. Firmanın bayilik sistemi hakkında bilgiler için 05308272918 numaralı telefondan bilgi alabilirsiniz. RAV – KİMLİK BELGESİ Bayilik için sermaye talep etmeyen Rav Mühendisliğin bayiliğine ulaşmak için 0312 381 00 18 numaralı telefona ulaşabilirsiniz. SABUN DÜNYAM Sabun bayiliği veren Sabun Dünyam adlı şirket bayiliklerini bedelsiz yani sermayesiz olarak veriyor. Şirketten bayilik almak için info@sabundunyam.com mail adresine ulaşabilirsiniz. AUTOCLUP Araçlar için özel hizmetler sunan AutoClup’un bayiliği de bedelsiz. Şirketten bilgi almak için 0216 371 6010 numaralı telefondan bilgi almanız mümkün. PAN ÇİĞKÖFTE Çiğköfte bayiliği arıyorsanız iyi bir alternatif olabilir. Şirket bayiliklerinden sermaye talep etmiyor. Sermayesiz çiğköfte bayiliği konusunda iyi bir şans olabilir. Şirkete ulaşmak için 0 312 387 40 80 numaralı telefona ulaşabilirsiniz. GREEN PIK Organik Gübre bayiliği veren Green Pik sermaye talep etmiyor. Hızla büyüyen bir sektör olması nedeniyle tavsiye ediyoruz. Green Pik iletişim numarası +90 212 863 13 21. NASREDDİN ET VE PİDE Nasreddin Et ve Pide bayilik vermeye başlayan yeni firmalardan biri. Sermayesiz bayilik veren şirket isim hakkı için ise 50 bin lira talep ediyor. Şirkete ulaşmak için 05323368781 numaralı telefonu kullanabilirsiniz. Şirket ürünlerinde yüzde 40 kar marjı fırsatı tanıyor. KÖYİÇİ SÜT ÇİFTLİĞİ Süt çiftliği şirketi olan Köyiçi bayilik dağıtımına başladı. Şirket bayilerinden sermaye talep etmiyor. Ayrıca isim hakkı bedeli de istemeyen…

POŞET DÜZENLEMESİ KULLANILARAK YAPILAN ALGI OYUNLARINI GÖRÜYORUZ

Plastik poşetlerin ücretlendirilmesine ilişkin düzenlemeyi bazı lobi çevrelerinin kendi algı oyunları için kullandığını belirten Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün: “36,5 milyar dolar cirosu olan ve 30’dan fazla sektörü besleyen bir sanayiye kötü çocuk muamelesi yaptıramayız” dedi. “Plastik Poşet”, Kullan-At Toplum Düzeninin Günah Keçisi Yapıldı Kendi ağırlığından 1.000 kat daha fazla ağırlık taşıyabilen, hafif, hijyenik ve su geçirmez olan plastik poşetlerin kullan-at toplumların sembolü haline getirildiğini ifade eden Selçuk Gülsün, bu nedenle kullanımının azaltılmasına yönelik Avrupa Birliği’nde de düzenlemelerin mevcut olduğunu ancak bizdeki son düzenlemenin AB’deki düzenlemeyle uyuşmadığını belirtti. Şu Çok Net: Plastik Poşetleri Geri Dönüştürebiliriz “Doğaya bırakmak yerine plastik poşetleri geri dönüştürmeliyiz” diyen PAGDER Başkanı: “yönetimler, hijyenik olmayan file ve bez çantadan çok atık yönetim ve geri dönüşüm sistemlerinin iyileştirilmesine hatta süpermarketler de poşetten kar elde edeceğine depozitolu sistemleri uygulamaya başlasalar daha efektif olur kanaatindeyiz. Her süpermarket, AB’de uygulanabildiği gibi depozitolu poşet geri dönüşüm kutuları yerleştirsin” dedi. Biyobozunur’dan Kimsenin Haberi Yok “1980’lerden beri dünyada marketlerde kullanıma giren biyobozunur plastik poşetler var, ancak böyle bir gerçek yokmuş gibi hareket ediliyor” şeklinde sözlerine devam eden Gülsün: “tabii ki arzu edilen plastik poşetlerin geri dönüştürülmesi ancak biyobozunur ürünlerin yasal düzenlemelerde aynı AB’de olduğu gibi ücretlendirilmemesi gerekir” dedi. Tüm Sektörün Kötü Çocukmuş Gibi Muamele Görmesi Kabul Edilemez Selçuk Gülsün ardından şu açıklamalarda bulundu: “plastik işleyicileri 30’dan farklı sektörün verimlilik ve karbon ayak izi azaltma hedeflerine katkı sağlıyor. Otomotiv, medikal, ileri teknoloji içeren plastikler, yeni nesil inşaat malzemeleri, elektrik-elektronik, inovatif ambalaj gibi 30’dan farklı sektör 21. yüzyılın malzemesinden istifade ediyor. Zira bu yüzyılda verimli, ekolojik ve hijyenik bir malzemeden yararlanmayan veya buna duyarsız kalan bir sektör ayakta kalamaz. Plastik borular olmasa sıhhi altyapınız çöker. Kablolama olmasa elektrik altyapınız ve internetiniz çöker. Plastik medikal malzemeler olmasa hijyeniniz çöker. Bu çöküş örnekleri saymakla bitmez. Bu sektör hammadde üreticisi ile, mamul üreticisi ile makine ve ekipman üreticisi ile 7 milyar dolar ihracat hedefliyor bu yıl. Geçen yıl 6,2 milyar dolar doğrudan ihracat yapıldı. Dolaylı ihracat 12 milyar dolar. 330 bin kişi istihdam ediliyor 7.500 işletmede. İşleme kapasitesi olarak Dünya’da yedinci ve Avrupa’da ikinci sırada yer alıyor. Dolayısıyla koskoca sektörü algı oyunları ile karalamaya çalışmak yenilir yutulur bir iş değil. Ben bu noktada kamuoyunun bu tür gündeme itibar etmemesini, gerçekleri göz önünde bulundurmasını arzu ediyorum. Kamunun da sağduyu ile imalatçıları dinlemesi gerektiğine inanıyorum. Belli sektörleri etkileyecek düzenleme yapılırken, o sektörün görüşlerine de kulak verilebilmeli. Örneğin son poşet düzenlemesinde kanun değişikliği yapıldıktan sonra birçok kere tekrar düzenlemeler yapıldı. Neden? Zira öngörülemeyen, cevabı bilinmeyen konular açıkta bırakılmıştı. Bugün de hali hazırda açıklıklar var. Mesela Avrupa Birliği’nde 15-50 mikron arası plastik poşetler için ücret zorunluyken Türkiye’deki mevzuatta bu neden dikkate alınmıyor, anlaşılır gibi değil. Yine AB’deki yasal düzenleme 200 metrekarenin üzerindeki satış noktalarını kapsıyor. Bizim düzenlemede bu husus ta dikkate alınmadı. Yani mahalle esnafından alınacak poşet için de ücret ödenecek. Bu halde mağazada alışveriş yaparken kullandığımız poşetten de devlet gelir elde etmek istiyor o zaman diye düşünüyoruz. Bu kez söz konusu düzenleme çevre hassasiyeti ile mi yoksa gelirlerin arttırılması hassasiyeti ile mi yapıldı soru işaretleri oluşuyor. Diğer taraftan toplanacak fonun nasıl değerlendirileceğine, atık yönetim sisteminde ya da geri dönüşüm sistemimizde hangi projelerin devreye alınacağına dair en küçük bilgi yok. İşsiz kalan insanlar, işlemeyen boş kalan makinalar ne olacak, bu…

İİstanbul Havalimanı’na Taşınma 3 Mart’tan Sonra

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürü Funda Ocak, Atatürk Havalimanı’ndan İstanbul Havalimanı’na yapılacak olan kademeli taşınmanın 3 Mart tarihi itibariyle tamamlanacağı ve o tarihten itibaren büyük taşınmanın gerçekleşeceğini açıkladı İstanbul Havalimanı’nda açılışı gerçekleştirilen Duty Free mağazalarının ikinci fazının açılışına katılan DHMİ Genel Müdürü Funda Ocak burada gazetecilerin sorularını yanıtladı. Atatürk Havalimanı’ndan İstanbul Havalimanı’na yapılması planlanan taşınmayı, kış şartları nedeniyle Mart ayına kadar kademeli geçiş olarak karar verdiklerinin altını çizen Ocak, “29 Ekim tarihinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı bu güzide eserde önce iki aylık bir test sürecimiz oldu. Bu konuda Türk Hava Yolları’nın çok büyük destekleri oldu. Bu iki aylık test sürecinden sonra tekrar kısa bir süreye ihtiyacımız oldu. Kış sezonunda taşınma olmasın diye Mart ayına kadar kademeli geçişe karar verdik. Bu kademeli geçişi inşallah 3 Mart tarihinde noktalayacağız. Bu tarihte büyük taşınmayı yapacağız. Bundan sonra ticari uçuşlarımız Atatürk Havalimanı yerine inşallah İstanbul Havalimanı’ndan devam edecek” dedi. Atatürk Havalimanı çok büyük ihtiyacı karşılayacak DHA’da yer alan habere göre; 3 Mart tarihinden itibaren Atatürk Havalimanı’nın ticari uçuşlara kapalı olacağını ifade eden Ocak,“Buradan sadece genel havacılık, bakım onarım hangarları, müstakil kargo uçuşlar ve fuarlar Atatürk Havalimanı’nda faaliyetlerine devam edecek. Bu çok büyük bir ihtiyaçtı ve Atatürk Havalimanı işlevini bu yönde devam edecek. Bu arada hava seyrüsefere ilişkin tesislerimiz minimum 2022-2023 yılına kadar faaliyetlerine orada devam edecek.” şeklinde konuştu.Süreç tamamlandı İstanbul Havalimanı’nın uluslararası uçuş izinlerinin de tamamlandığını belirten DHMİ Genel Müdürü Funda Ocak “Herkes hazır, bizim artık büyük açılışa davetimizi bekliyorlar. 3 Mart’tan birkaç gün önce ORAT sürecini başlatacağız. Arkadaşlar sektör paydaşlarıyla bu toplantılarını yapıyorlar. Bir aksilik olmazsa 3 Mart’a göre planlamalar yapıldı” dedi. KAYNAK yapi.com.tr

İstanbul’da 2020’de 14 Yeni Metro Hattı Açılacak

İstanbul’da 2020 yılında toplam 14 yeni metro hattı açılacak. İşte değerlenecek o bölgeler. İstanbul‘u daha hızlı, konforlu ve güvenli toplu ulaşıma kavuşturmak için çalışan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), 2023 yılında 624,65 kilometrelik raylı sistem ağı kurmayı hedefliyor. İstanbul’da 2020 yılında toplam 14 yeni metro hattı açılacak. Bu kapsamda İBB, Tuzla’dan Silivri’ye kadar İstanbul’un her köşesinde dakikalarla yolculuk hedefine adım adım yaklaşıyor. Raylı sistem ağları, İstanbulluların ulaşımını rahatlatırken gayrimenkul fiyatlarına da doping etkisi yaratıyor. Emlak Kulisi’nin gayrimenkul yatırımı yapmak isteyenlere için derlediği haberde, 2020’de İstanbul’un hangi ilçelerinde metro açıkacağını göreceksiniz. İşte İsanbul’da 2020 yılında açılacak 14 yeni metro hattı; 1- Boğaziçi Ü. – Hisarüstü Aşiyan Füniküler Hattı Boğaziçi Ü. – Hisarüstü Aşiyan Füniküler Hattı tamamlandığında 0,80 kilometre uzunluğunda olacak. Hattta yolculuk 2,5 dakika sürecek. 2- Mahmutbey – Bahçeşehir – Esenyurt Metro Hattı Mahmutbey – Bahçeşehir – Esenyurt Metro Hattı tamamlandığında 18,50 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 28 dakika. 3- Gayrettepe – Kemerburgaz – Yeni Havalimanı Metro Hattı Gayrettepe – Kemerburgaz – Yeni Havalimanı Metro Hattı tamamlandığında 37,50 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 26 dakika. 4- Kabataş – Beşiktaş – Mecidiyeköy – Mahmutbey Metro Hattı tamam(2.Kısım Kabataş – Mecidiyeköy Arası) Kabataş – Beşiktaş – Mecidiyeköy – Mahmutbey Metro Hattı tamamlandığında 6,50 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 8,5 dakika. 5- Bakırköy İDO – Bağcılar Kirazlı Metro Hattı Bakırköy İDO – Bağcılar Kirazlı Metro Hattı tamamlandığında 8,90 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 13,5 dakika. 6- Ataköy – Basın Ekspres – İkitelli Metro Hattı Ataköy – Basın Ekspres – İkitelli Metro Hattı tamamlandığında 13 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 19,5 dakika. 7- Başakşehir – Kayaşehir Metro Hattı Başakşehir – Kayaşehir Metro Hattı tamamlandığında 6,20 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 10 dakika. 8- Bağcılar Kirazlı – Küçükçekmece Halkalı Metro Hattı Bağcılar Kirazlı – Küçükçekmece Halkalı Metro Hattı tamamlandığında 9,70 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 15 dakika. 9- Hastane – Sarıgazi – Çekmeköy Taşdelen – Yenidoğan Metro Hattı Hastane – Sarıgazi – Çekmeköy Taşdelen – Yenidoğan Metro Hattı tamamlandığında 6,90 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 10,5 dakika. 10- Çekmeköy – Sancaktepe – Sultanbeyli Metro Hattı Çekmeköy – Sancaktepe – Sultanbeyli Metro Hattı tamamlandığında 10,90 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 16,5 dakika. 11- Tavşantepe – Tuzla Metro Hattı Tavşantepe – Tuzla Metro Hattı tamamlandığında 7,90 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 12 dakika. 12- Kaynarca Merkez – Pendik Sahil Metro Hattı Kaynarca Merkez – Pendik Sahil Metro Hattı tamamlandığında 5,10 kilometre olacak. Hattın yolculuk süresi 6 dakika. 13- Göztepe – Ataşehir – Ümraniye Metro Hattı Göztepe – Ataşehir – Ümraniye Metro Hattı tamamlandığında 13 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 19,5 dakika. 14- Altunizade – Çamlıca Metro Hattı Altunizade – Çamlıca Metro Hattı tamamlandığında 3,60 kilometre uzunluğunda olacak. Hattın yolculuk süresi 5,5 dakika.

Mobilya İhracatı 3,1 Milyar Doları Aştı

stanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Güleç, 2019 ihracat hedeflerinin, mobilyada yüzde 20’ye yakın artışla 3 milyar 750 milyon dolar, mobilya, kağıt ve orman ürünlerinde ise 6 milyar dolar olduğunu belirtti. İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Güleç, mobilya ihracatında 2018 hedeflerinin 3 milyar dolar olduğunu anımsatarak, ihracatlarını önceki yıla göre yüzde 14 büyümeyle 3 milyar 135 milyon dolara yükselttiklerini belirtti. Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Yönetim Kurulu Başkanı da olan Güleç, geçen yıl ihracatlarını 2017’ye göre yüzde 14 büyümeyle 3 milyar 135 milyon dolara yükselttiklerini vurgulayarak, “Cari fazla veren sektörümüz, ciddi bir yerlilik oranıyla ihracatını artırmayı sürdürüyor. 177 ülkeye mobilya ihraç ederek ülkemize önemli bir döviz girdisi sağlıyoruz” diye konuştu. Türkiye’nin genel ihracatının yıl genelinde yüzde 7,1 arttığını dile getiren Güleç, mobilyada söz konusu oranın yüzde 14 olduğunu, ortalamanın iki katı yüksek performans gerçekleştirdiklerini ifade etti. Güleç, mobilya ihracatında başı çeken ülkelerin, Irak, Suudi Arabistan, Libya, İsrail, Almanya, Katar, Birleşik Krallık, Birleşik Arap Emirlikleri, Fransa, ve Birleşik Devletler olarak sıralandığı bilgisini verdi. Bu yıl KDV indiriminin sürmesiyle iç pazardaki canlılık sayesinde ihracatta daha aktif olacaklarını dile getiren Güleç, “2019’da mobilyada ihracat hedefimiz yüzde 20’ye yakın artışla 3 milyar 750 milyon dolara ulaşmak. Ayrıca 5 milyar doları aşan mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatındaki hedefimiz ise 6 milyar dolar” diye konuştu. Mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatı 5 milyar doları aştı Güleç, mobilya, kağıt ve orman ürünlerinde yıl başlarken hedefin 5 milyar dolar olduğunu, 2018’de bu hedefi aşarak 5 milyar 15 milyon dolar ihracata ulaştıklarını belirterek, “Bu rakamlar, önümüzdeki 5 yıl içinde Türkiye’yi dünyanın ilk 10 ihracatçı ülkesi içinde görmek için elimizi taşın altına koyduğumuzun kanıtıdır” dedi. Türkiye’nin 2018’de mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatında yüzde 12,8 büyüme gerçekleştirdiğini dile getiren Güleç, İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin ise yüzde 15,9 büyüme hızını yakalayarak rekor kırdığını bildirdi. Öte yandan ihracatla büyüme hedefi doğrultusunda fuarların ve ticaret heyetlerinin etkin rol oynadığını dile getiren Güleç, bunun için dünyanın farklı noktalarındaki fuarlara Türk heyetlerini götürdüklerini söyledi. Güleç, mobilya, kağıt ve orman ürünleri ihracatında ilk 10 sırayı Irak, Birleşik Krallık, İran, İsrail, Suudi Arabistan, Libya, Almanya, Gürcistan, Yunanistan ve Azerbaycan-Nahçivan’ın aldığını sözlerine ekledi.

Ege Üniversitesi Korusu Millet Bahçesi Oluyor

Ege Üniversitesi (EÜ) Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Oksijen deposundan vatandaşlarımız aileleriyle yararlanabilecekler. Bizim koruluk alanımıza yapılacak olan millet bahçesi, İzmir’in simgesi haline gelecek özellik taşıyor” ifadesini kullandı. Ege Üniversitesi (EÜ) Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, kampüs alanı dışındaki lojmanlar bölgesi ile Güneş Enerjisi Enstitüsü arasında kalan koruluk alanın millet bahçesine dönüştürülmesine ilişkin, “Kentin merkezinde kalan oksijen deposundan vatandaşlarımız aileleriyle yararlanabilecekler. Bizim koruluk alanımıza yapılacak olan millet bahçesi, İzmir’in simgesi haline gelecek özellik taşıyor” ifadesini kullandı. EÜ’den yapılan yazılı açıklamaya göre, kampüs alanı dışındaki lojmanlar bölgesi ile Güneş Enerjisi Enstitüsü arasında kalan koruluk alanın millet bahçesi olarak kullanılması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla başlatılan çalışmalar sürüyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, üniversite ile toplum arasındaki duvarları yıktıklarını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Özellikle vatandaşlardan bu koruluk alanın kullanıma açılması için yoğun talepler gelmekteydi. Kampüs alanı dışında kalan koruluk alan, milletimizin de kullanımına açılacak. Yaklaşık 290 bin metrekarelik alan, bakım ve düzenlenmesinin ardından vatandaşlarımızın hizmetine sunulacak.” Kampüsün taşınmasının söz konusu olmadığına işaret eden Budak, millet bahçesi projesi ile kampüsün yerinde değişim dönüşümünün farklı konular olduğuna dikkati çekti. DHA’da yer alan habere göre; Bornova Adnan Kahveci Köprülü Kavşağı’ndaki Ege Üniversitesi Lojmanları Konukevi arazisinin bulunduğu bölgede eşsiz bir koruluk olduğunu ifade eden Rektör Budak, “Bu eşsiz koruluk bütünlüğü korunarak millet bahçesine dönüştürülecek. Kentin merkezinde kalan oksijen deposundan vatandaşlarımız aileleriyle yararlanabilecekler. Bizim koruluk alanımıza yapılacak olan millet bahçesi, İzmir’in simgesi haline gelecek özellik taşıyor.” ifadelerini kullandı.

Müteahhitlikte Yeni Dönem Başlıyor

Dünya Gazetesi’nden Ferit Parlak’ın haberine göre geçtiğimiz yıl sektörü olumsuz etkileyen hususların başında fiyat farkının geldiğini belirten İNTES Başkanı Celal Koloğlu, bu sorunun çözüme kavuşturulması gerektiğine işaret etti. Koloğlu “İhalelerde istekliler tekliflerini verirken bir hesaplama yapmaktadır. Ancak ihale üzerinde kalan yüklenici için öngörülemeyecek fiyat artışları nedeniyle yükleniciler zarara uğramaktadır. İhale dokümanlarında fiyat farkı ‘sözleşmelerin olmazsa olmaz bir şartı’ olmalı” diye konuştu. Müteahhitlik mesleğine yönelik, “Herkes müteahhit olabiliyor”, “Müteahhit sayısı, tüm Avrupa’nın on katına ulaştı” şeklindeki eleştiriler tarihe karışıyor. Müteahhitlikte yeni dönem başlıyor. Müteahhitlik mesleğinin kriterleri belirlenecek. Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Başkanı Celal Koloğlu, müteahhitlik mesleğinin kriterlerinin belirlenmesi amacıyla Türk Standartları Enstitüsü (TSE) ile çalışma başlattıklarını söyledi. Koloğlu, “Sektörde yeni bir dönemin başlangıcı olacak protokol ile İNTES ve TSE mesleki tecrübelerinden aldıkları güçle bir araya gelerek müteahhitlik mesleğinin kriterlerini belirleyecek. İNTES olarak konusunda yetkin kişilerce bir çalışma grubu kuracağız. Bu çalışma grubu yapım müteahhitlik işletmelerinin yeterlik kriterlerini belirleyecek. Kriterlerin yayımlanması ile birlikte belgelendirme süreci başlayacak. Bu belgelendirme süreci elbette sıkı denetimlere tabii olacak. Müteahhitlik sektöründe TSE güvencesiyle şeffaf, güvenilir, tarafsız bir sistem hayat bulacak. İNTES ve TSE’nin yürüttüğü bu çalışmanın başta inşaat sektörü paydaşları olmak üzere ülkemize faydalı bir hizmet olacağına yürekten inanıyoruz” dedi. Sektörde işini layıkıyla yapan firmaları, diğerlerinden ayırmanın yolunun meslek kriterlerinin belirlenmesi olduğunu vurgulayan Koloğlu, “Sektöre girişte bir sınırlama olmaması işini gerektirdiği şartlara göre yapmayan müteahhitlerin varlık göstermesine neden oldu. Oysaki müteahhitlik bir mühendislik alanı ve kutsal bir meslek. Müteahhitler, mühendislik ve mimarlık eseri olan yaşam alanlarını inşa eden hayatın önemli aktörleri. İnsan hayatıyla doğrudan bağlantılı olan bu meslek grubunun sektöre girişinin mutlaka kriterlerinin belirlenmesi gerekir” diye konuştu. İNTES Türkiye Arabuluculuk Merkezi faaliyete geçti İnşaat sektöründe işçi ve işverenler arasındaki uyuşmazlıkların çözümü amacıyla İNTES Türkiye Arabuluculuk Merkezi’ni kurulduğuna da dikkat çeken Koloğlu şu bilgileri verdi: “İNTES Türkiye Arabuluculuk Merkezi’nin amacı yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, hukuki uyuşmazlıkların adli soruna dönüşmeden tahkim veya alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri ile çözümüne katkı sağlamak ve alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin tespit edilmesi, değerlendirilmesi ve uygulamaya konulması amacıyla bilimsel araştırmalar yapmak, projeler geliştirmek, toplumdaki sosyal anlayışın, eğitim sürecinin ve kültürel yapının buna uygun hale getirilmesine katkı sağlamaktır. Merkezimiz Türkiye’nin her yerinde üyelerimize hizmet verecek, üyelerimizin yurtdışında bulunan iş yerleri ile online yapılacak arabuluculuk görüşmeleri için de alt yapı çalışmalarımız tamamlanıyor.” Kaynak yapi.com.tr

10 yıllık tecrübe Zenon Panel

İtimat Mühendislik Zenon Panel Yapı Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti.tarafından 2008 yılından itibaren üretilmekte olan Zenon Panel Türkiye’nin bir çok bölgesinde tercih edilen patentli bir yapı malzemesidir. Genel olarak tek katlı yapılar ile yüksek katlı binalarda çatı ve dış cephe duvarı olarak kullanılan Zenon Panel her geçen gün daha fazla tercih edilen bir ürün haline gelmiştir. Özellikle 2012 yılında Ulusal Teknik Onay belgesi ve TSE gibi sertifikalarının tamamlanması tanıtım faaliyetlerinin artırılması ve gelişen bayi ağı ile tüm ülkede yaygınlığını artırmaktadır. Mesleğinde tecrübeli personel ve mühendisler ile hizmet vermekte olan Zenon Panel yurt genelinde yaygın bayi ağı ile üretimden montaja kalite prensibiyle çalışmaktadır. Zenon Panel gelişmiş teknolojisi ile yapı sektörü için bir çok yenilik sunmakta ve klasik uygulamalara farklı çözümler getirmektedir. Firmamız İstanbul Ticaret Odası ve TUMSIAD üyesidir.   Bu güne kadar binlerce farklı projede 2.000.000 m2 den fazla kullanımı gerçekleşen Zenon Panel geleceğin alternatif yapı malzemeleri arasında şimdiden yerini almıştır. Zenon Panel Türkiye’nin her bölgesinde tercih edilen patentli bir yapı malzemesidir. Zenon Panel‘in yurt dışında kullanımı her geçen gün artmaktadır. Makedonya, Gürcistan, İran, Irak ve Libya’da bayiliklerimiz bulunmaktadır. Zenon Panel‘in her iki yüzeyinde bulunan çelik hasırın birbirine sürekli çapraz tel donatı ile 10 cm aralıklı olarak panel boyunca sürekli bağlanması, Zenon Panel‘i dünyadaki farklı hafif panel ürünlerden farklı ve güçlü kılmaktadır. Avm ve endüstriyel binalarda Zenon Panel Tünel uygulamalarında Zenon Panel Hızlı konut sistemlerinde Zenon Panel8.000 m2 sanayi arazisi üzerine kurulu fabrikamızda, yıllık 1.000.000 m2 üretim kapasitesine sahip tam otomasyonlu üretim hattında sizlere hizmet vermekteyiz. Zenon Panel‘in seri üretiminde el işçiliği yoktur. Üretimin tüm aşamaları iç kalite kontrol süreçleri çerçevesinde denetim altındadır. İtimat Mühendislik Zenon Panel® Yapı Teknolojileri San. ve Tic. Ltd. Şti. Fevzipaşa Mah. Söğüt Cad. No:41 Değirmenköy Silivri/ISTANBUL – TURKIYE T: +90 212 884 34 92 F: +90 212 884 34 93 E: info@zenonpanel.com www.zenonpanel.com.tr