İSO Başkanı Bahçıvan, Ticaret Savaşlarında İpin Ucunun Giderek Kaçtığına Dikkat Çekti
İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO), Haziran ayı olağan Meclis toplantısı, 27 Haziran 2018 tarihinde “Yılın İkinci Yarısına Başlarken Dünya ve Türkiye’deki Ekonomik Gelişmelere Sanayimizin Öncelikleri Açısından Bir Bakış” ana gündemi ile Odakule’de yapıldı. İSO Meclis Başkan Yardımcısı Hasan Büyükdede’nin yönettiği Meclis toplantısının konuğu İSO Danışmanı Ekonomist Can Fuat Gürlesel oldu. İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Meclis toplantısında ticaret savaşlarından ipin ucunun kaçmaya başladığına dikkat çekerek “Bu durum üreticiden tüketiciye, ihracatçıdan ithalatçıya birçok kesimi olumsuz etkiliyor. Sertleşecek misillemelerle ülkeleri içe kapanma noktasına götüren korumacılık, büyük çatışmaların habercisi. Umarız dünya barışı ve huzuru adına işler o noktaya varmaz” dedi. Türkiye’nin en güncel konusu olan seçimler ve ekonomi ile ilgili de Bahçıvan şunları söyledi: “Seçim bitti, artık Türkiye için icraat zamanı, ana gündem ekonomi olmalı. Başta kur oynaklığı, enflasyon ve cari açık olmak üzere ekonomimizin temel sorunlarına odaklanarak kalıcı çözümler üretmemiz ve finansal istikrarı sürdürmemiz gerekiyor.” İSO Meclis Başkan Yardımcısı Hasan Büyükdede İstanbul Sanayi Odası Haziran ayı olağan Meclis toplantısı İSO Meclis Başkan Yardımcısı Hasan Büyükdede tarafından açıldı. Gündemle ilgili görüşlerini Meclis Üyeleri ile paylaşan Büyükdede şunları söyledi: “Geçtiğimiz pazar yapılan seçimlerin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Yeni sistemde iş dünyamıza yeni görevler düşecek. Ülkemizin yönetiminde önceliklerin bilhassa sanayiye dönüşmesi için İstanbul Sanayi Odası’nın ve bizim çalışma gruplarımızın çok önem taşıyacağını düşünüyorum. İSO olarak 10 Meclis Çalışma Grubu oluşturduk. Bu Grupların oluşturulmasında katkı sağlayan herkese çok teşekkür ediyorum. Meclis’e konuk olacak kişilerin her ay belirlenmesinde katkı sağlamanız için sizden anketlere katılımınızı rica ediyoruz.” İSO Başkanı Erdal Bahçıvan Büyükdede, sonrasında ana gündem maddesi ile ilgili konuşmasını yapmak üzere İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ı kürsüye davet etti. İSO Başkanı Bahçıvan, konuşmasında dünyanın iki büyük ekonomisi olan ABD ve Çin arasında karşılıklı olarak ticareti sınırlayıcı önlemler alınırken; korumacılık rüzgarının ABD ile Avrupa ülkeleri arasında da ayrışmaya neden olduğunu söyledi. Bahçıvan, ticaret savaşlarının kapsamının genişlemesi ve bu konuda ülkeler arasındaki restleşmelerin sertleşmesinin küresel büyümenin geleceği açısından endişe yarattığını dile getirdi. ABD’nin 6 Temmuz’dan itibaren 34 milyar dolarlık Çin kaynaklı ithal ürünlere ek gümrük vergisi kesmeye başlayacağını hatırlatan Bahçıvan, Çin’in ceza vergilerine karşılık vermesi halinde ceza kapsamına alınacak ürün miktarının 450 milyar dolara çıkacağını anlattı. Öte yandan Trump’ın Harley-Davidson’ın Avrupa pazarına yönelik üretimini tarifeler nedeniyle yurtdışına taşıma kararı almasını eleştirdiğini ve işi tehdide kadar vardırdığını hatırlatan Bahçıvan, kendilerini yakından ilgilendiren komşu pazarlar İran, Irak ve Ürdün’de de sanayicileri de ilgilendiren farklı farklı ürün gruplarında son haftalarda arka arkaya korumacı önlemler alındığını aktardı. Korumacılık alanında ipin ucunun giderek kaçmaya başladığını belirten Bahçıvan, bundan, üreticiden tüketiciye, ihracatçıdan ithalatçıya birçok kesimin olumsuz etkilendiği ve daha da önemlisi; kontrol kaybı, sürpriz ve öngörülemezlik eşliğinde giderek sertleşecek misillemelerin ülkeleri hiç arzu edilmeyen içe kapanma noktasına götürebileceğine dikkat çekti. Tarih defalarca kez görüldüğü üzere o noktaya varan bir korumacılığın büyük çatışmaları beraberinde getirdiğine işaret eden Bahçıvan, dünyanın barışı ve huzuru adına işlerin o noktaya varmamasını diledi. Reel sektörün kur artışına bağlı olarak bilanço yapısında daha fazla risk taşıdığını aktaran Bahçıvan, bu riskin etkin bir şekilde yönetilmesini sağlayacak mekanizmaların büyük önem taşıdığını vurguladı. Diğer yandan ticari kredi faizlerinin yüzde 25’lere yaklaşan yüksek oranlarda seyretmesinin sanayiciler açısından yatırım yapmayı zorlaştırdığını ve finansman yükünü artırdığını söyleyen Bahçıvan, aynı şekilde enerji ve emtia fiyatlarının artmasının da sanayicileri zorladığının altını çizdi. Seçimleri geride bırakan Türkiye’nin ana gündeminin bundan sonra kesinlikle…
Türk Sanayisinin Dijital Dönüşümüne Destek: “TÜSİAD SD2” Programına Başvurular Başlıyor!
Sanayi 4.0 çalışmaları kapsamında, şirketler ve teknoloji tedarikçileri TÜSİAD SD2 Programı ile bir araya gelecek. TÜSİAD SD2 Türkiye’de “Sanayide Dijital Dönüşüm” teması ile oluşturulan ve teknoloji kullanıcıları ile teknoloji tedarikçilerini bir araya getiren ilk kapsamlı program olma niteliğini taşıyor. TÜSİAD SD2, sanayinin dijital dönüşümü sürecinin güçlendirilmesi ve teknoloji tedarikçisi ekosisteminin desteklenmesi hedefi ile: üretim süreçlerinde teknolojiyi kullananlar ile teknolojik çözüm sağlayanları buluşturacak; teknoloji tedarikçi kapasitesinin tanıtılmasını ve teknoloji üretimini destekleyecek; teknolojik dönüşüm planlamaları için ilham olacak iyi uygulama örneklerini ortaya koyacak. Mikro, küçük ve orta ölçekli teknoloji tedarikçilerine yönelik kurgulanan TÜSİAD SD2, çalışan prototipi olan teknoloji sağlayıcılarının müşteri doğrulamalarını yapma süreçlerine de önemli katkı sağlayacak. TÜSİAD SD2 Programı’nda süreç nasıl işleyecek? Teknoloji kullanıcılarının dijital dönüşüm arayışına uygun nitelikte ürün ve/veya hizmetler için teknoloji tedarikçilerine çağrıda bulunulacak. Bu çağrılara cevap verecek nitelikte ürün ve/veya hizmetleri geliştiren teknoloji tedarikçilerinden bir başvuru havuzu oluşturulacak. “Teknoloji kullanıcılarının” ön değerlendirmesini geçen teknoloji tedarikçileri, “Sanayi-Teknoloji İleri Entegrasyon Programı”nda (STEP) farklı uzmanlar, kullanıcılar ve önemli ekosistem aktörleriyle bir araya gelme imkanı elde edecek. STEP kapsamında, “teknoloji kullanıcıları” en uygun “teknoloji tedarikçileri” ile eşleşip, birlikte çalışma dönemine girecek ve Çözüm Dosyası hazırlayacak. Bu sürecin sonunda oluşacak başarı hikayeleri “Sanayide Dijital Dönüşüm Başarı Hikayeleri Töreni”nde kamuoyuyla paylaşılacak
ASKON PAKİSTAN İŞ OLANAKLARI KONFERANSI İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON)’un da destek verdiği, İslamabad Ticaret Odası tarafından organizasyonu ile düzenlenen, “Pakistan İş Olanakları Konferansı” İstanbul’da gerçekleştirildi. Pakistan İstanbul Başkonsolosu Bilal Paşa ve İslamabad Ticaret Odası Başkanı Şeyh Amir Vahit’in onur konuğu olarak davet ettiği konferansta bir konuşma yapan ASKON Genel Başkanı Hasan Ali CESUR, iki ülke arasındaki dostane ilişkilerle, karşılıklı ticaret konularını ele aldı. ASKON Başkanı CESUR yaptığı konuşmasında şunları ifade etti; Kardeşlik Anlayışımız En Güçlü Bağlarla Devam Ediyor Türkiye’nin Pakistan’la ilişkileri, Pakistan’ın bağımsız bir devlet olarak kurulduğu 14 Ağustos 1947 tarihinden itibaren yakın dostluk ve kardeşlik anlayışı temelinde şekillenmiştir. Hamdolsun bu kardeşlik anlayışımız bugün en güçlü bağlarla devam etmektedir. Pakistan Halkının Kurtuluş Savaşına Verdiği Desteği Unutmayacağız Biz Türkiye halkı olarak, Alt Kıta Müslümanlarının bilhassa Pakistan halkının Kurtuluş Savaşımıza verdiği desteği hiçbir zaman unutamayız. Bizim nazarımızda bu kardeşlerimizin çok ayrı bir yeri vardır. Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesinde ve istiklaline giden yolda devlet kurma başarısı da, Pakistan halkı için de hem moral hem de esin kaynağı olmuştur. Pakistan bizim için dost, müttefik ve kardeş ülkemizdir. ASKON Şubelerini Kendi Şubeleri Bilsinler Üye işletmelerin ve ülkemizin rekabet gücünü arttırmak, Haksızlıkların giderilmesi mücadelesini vermek ve İktisadi hayatın ahlaki temelde şekillenmesine katkıda bulunmayı amaç edinmiş olan ASKON, misyonu gereği rehberlik ve öncülük gayesine uygun hareket etmeyi ilke edinmiştir. Bugün bu ilkeden hareketle, 5 bini aşkın gönüllü üye işadamı, yurtiçi ve yurtdışında 80 Şubesi ile ASKON’un, Pakistan ve Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin gelişmesi için Pakistanlı İşadamlarımıza her türlü desteğe açık olduğunu belirtmek isterim. Pakistanlı İşadamları kardeşlerimiz, bizi Türkiye’deki kardeşleri bilsinler ve ASKON’un her şubesini de kendi şubeleri olarak görsünler. Biz kendileri için her türlü desteğe açığız. Mevcut Ticaret İki Ülkenin Potansiyelini Yansıtmıyor Türkiye ve Pakistan arasında ekonomik açıdan bir çok protokol ve anlaşmalar bulunmaktadır. Ha keza iki ülke arasında karşılıklı yatırım ilişkileri de mevcuttur. Bütün bunlara rağmen dost ve kardeş ülke Pakistan ile mevcut dış ticaret her iki ülkenin potansiyelini yansıtmaktan çok uzaktadır. Bizlerin iki ülke arasındaki ticareti daha çok arttırmak adına daha sık bir araya gelmesi, bu tarz değerli programlarla ticaretimizi karşılıklı masaya yatırarak, iki ülkenin daha da büyümesi için neler yapılmasını sıklıkla masaya yatırmamız gerekmektedir. Biz inanıyoruz ki Pakistan büyürse Türkiye büyür, Türkiye büyürse Pakistan büyür. Bu iki dost, müttefik ve kardeş ülkenin büyümesi demek, daha adil daha müreffeh ve yaşanılabilir bir Dünya demektir. Türkiye Cazibe Merkezi Olacaktır Değerli Misafirlerimiz, 24 Haziran seçimleri ile birlikte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçtik. Bu sistem ile birlikte Türkiye’de karar verme mekanizmaları daha çabuk işleyecek ve Türkiye hem bizler için, hem kardeş ve hem de yabancı ülke yatırımcıları için bir cazibe merkezi olacaktır. Son dönemlerde istikrarlı ve büyüyen bir ekonomik başarıyı gösteren Türkiye, bu yeni süreçle birlikte atılımlarına devam edecek Dünya’nın sayılı güçlü ekonomisine sahip ülkelerinden biri haline gelecektir. Umarız siz değerli Pakistanlı kardeşlerimiz bu haklı zenginliğin bir parçası olur, ülkemizdeki yatırımlarına yeni yatırımlar eklersiniz. Açılış ve protokol konuşmaları sonrasında İslamabad Ticaret Odası Başkanı Şeyh Amir Vahit tarafından programa katılımlarından dolayı ASKON Genel Başkanımız Hasan Ali CESUR’a plaket takdimi edildi. Programda ayrıca Pakistan’da yatırım yapan Türk firmalarına da plaket takdim edildi. Açılış programı toplu fotoğraf çekimi ile son bulurken, Pakistanlı ve Türk iş firmaları ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdi.
MÜSİAD’dan Yükselen Patates ve Soğan Fiyatlarına İlişkin Açıklama
MÜSİAD Gıda, Tarım ve Hayvancılık Sektör Kurulu Başkanı Yaşar Sekizkardeş, yükselen patates ve soğan fiyatlarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı Sekizkardeş açıklamasında şunları kaydetti: Son dönemlerde patates ve soğan fiyatları ile ilgili hızla artan bir grafik söz konusu. Konu ile ilgili tüketicilerden gelen şikâyet her geçen gün çoğalıyor. Yeterli miktarda ürün yetiştirilmesine rağmen; bazı tüccarların bayram öncesi daha yüksek fiyata ürün satmak amacı ile stok yaptıkları bilgisine ulaşmış bulunuyoruz. Bu satıcıların bilgisi, künye sistemi üzerinden de rahatlıkla tespit edilebiliyor. Bir hafta öncesine kadar 2 TL bandında seyreden patates fiyatları, 3,0-3,5 TL aralığında toptan satış fiyatına ulaşmış bulunuyor. Bu maliyetlerin Ramazan Bayramı’nın ardından daha da yükseleceği dile getiriliyor. Fiyat uygunluğu nedeniyle vatandaşlarımızın sofralarının vazgeçilmez gıda maddelerinden biri olan patates ve soğan şimdilerde marketlerde 6,0– 6,50 TL ‘ye varan ücretlerle satışa sunuluyor. Herhangi bir ürünün üretiminin az olup talebin fazla olması durumunda fiyat yükselişi, anlayışla karşılanabilir. Fakat ürün yeterli miktardayken fırsatçılık yapılarak fahiş fiyat üzerinden satış yapma isteği kesinlikle kabul edilebilir bir durum değildir. Hükümetimiz, geçtiğimiz dönemlerde benzer şekilde Antep fıstığı üzerinde uygulanan spekülatif fiyat hareketlerine müdahale ederek fiyatların düşürülmesini sağlamıştı. Bu bağlamda, başta T.C Başbakanlık ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumların, tağşişte olduğu gibi bu şekilde davranışta bulunan satıcıları kamuoyu ile paylaşarak halkı bilgilendirmesinin doğru olacağını düşünüyoruz. İlgili Bakanlıklarımızın şu ana kadar yürüttüğü başarılı çalışmaları destekliyor, konunun bir an evvel vatandaşlarımızın yararına olacak şekilde neticelendirilmesini talep ediyoruz. Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur.
Ukrayna, yenilenebilir enerjide Avrupa’da en cazip ülkelerden biri, Burak Pehlivan
Ukrayna’da, yenilenebilir enerji en gözde yatırım alanlarından biri. Ülke, güneş, rüzgar gibi kaynaklardan elde edilen enerjiye Avrupa’daki en yüksek tarifeden alım garantisi verirken, önümüzdeki senenin ikinci yarısından itibaren, tarife kademeli olarak azaltılacak. Bu deadline’ın varlığı ise hem Ukraynalı hem de yabancı yatırımcıları pastadan daha fazla pay alabilmek için son dönemde yarışa sokmuş durumda. Bununla birlikte sektörde beklenen yatırım patlaması da henüz gerçekleşmedi. Clifford Chance ve Redliffe Partners tarafından organize edilen, ”Yeşil Enerji Geliyor, Ukrayna’da Enerjiyi Finansmanı” Konferansının açılış panelinde, Ukrayna Enerji Ajansı Başkanı Sergiy Savçuk, Ukrayna Enerji Düzenleme ve Denetleme Kurulu yönetim kurulu üyesi Dimitro Kovalenko, ülkenin devlet ana enerji firması olan Ukrenergo’nun Uluslararası İlişkiler Yöneticisi Michael Bno-Airiyan, Ukrayna Rüzgar Enerjisi Derneği Başkanı Andrey Koneçenkov, Clifford Chance Frankfurt ofisinden Florian Kutzbach ve Redcliffe Partners’dan Svitlana Teuş ile, sektörün eksiklerini ve neler yapılabileceğini tartıştık. Ukrayna yeşil enerjide ne noktada, Avrupa’da nasıl yıldız olur? Forumdaki konuşmamdan. Ukrayna’nın Dünya Bankası Kolay İş Yapma Endeksindeki en büyük sıçramalardan birini gerçekleştirdiği bir sır değil. Ülke, yatırımcıların, bir ülkede yatırım kararı almalarında göz önüne aldıkları önemli bir kriter olan bu endekste, son yıllarda 157. Sıradan 76. sıraya yükseldi. Bu çok takdir edilecek bir başarı ancak Ukrayna’nın önünde hala 75 ülke var. Özellikle Batılı yatırımcılar, hukukun üstünlüğüne ilişkin kaygılar, ülkede yaygın yolsuzluk olduğu algısı ve jeopolitik risklerden dolayı, Ukrayna’ya yatırım yapmada temkinli. Farklı devlet kurumları toplam doğrudan yabancı sermayeyi ölçümlerinde farkı sonuçlara varsalar da, 2017 yılında Ukrayna’nın kabaca 2,2 milyar $ yatırım çektiğini söyleyebiliriz. Ancak Güney Kıbrıs, Virgin Adaları, Malta gibi off-shore cennetlerinden gelen yatırımları ve bankaların sermaye artırımlarını saymazsak doğrudan yatırım oldukça mütevazi rakamlarda. Bu süreçte bazı sektörlerin, ekonominin genelinden pozitif olarak ayrıştığını görüyoruz. Bunlar tarım, IT, AB’ye ihracat yapabilecek hafif sanayi ve tabii ki yenilenebilir enerji. Ukrayna, Avrupa’nın en iyi yeşil enerji tarifesini veriyor, bu tarife dünyada da en üst sıralarda yer alıyor. Yasa, son bir yılda birkaç kez değiştirilerek daha yatırımcı dostu hale getirildi, yatırımcı ve kreditör hakları güçlendirildi. Peki Ukrayna neden tüm bunlara rağmen istediği yatırımı bu alanda alamıyor, sektörde beklenen, özlenen patlama gerçekleşemiyor? Nisan ayında, Ukrayna Başbakan birinci yardımcısı Stepan Kubiv ve beraberindeki heyet, DEİK olarak Ankara’da misafirimizdi. Gerçekleşen ekonomi forumu ve akabindeki yuvarlak masa toplantısında gündeme getirilmesi istediğimiz konulardan biri de Ukrayna’da enerji alanındaki fırsatlardı. Nitekim Ukrayna Enerji Ajansı Başkanı Sergiy Savçuk oldukça kapsamlı bir sunum yaptı. Kendisine iki soru sordum. Birincisi bu kadar güzel teşviklere rağmen yenilenebilir enerji alanında Ukrayna’da yapılan yatırımlarda gerçek yabancı sermaye oranı ne? İki, bu teşviklerin yasada yazıldığı gibi 31 Aralık 2019 yılına kadar devam etmesini garanti edebiliyor musunuz? Sergiy’in de cevapladığı gibi toplamda yatırımlarda yabancı sermaye oranı maalesef %10’un bile altında. Peki neden? Ekonominin genelindeki sorunlar bu alanı da etkilemekle beraber, Ukrayna’nın daha çok yatırım çekmesinin önündeki en büyük etkenlerin başında iletişim eksikliği geliyor. İletişim, sözle olduğu gibi eylemlerle de olabilir. Her iki konuda yapılması gereken çok şey var. Hükümetin halkla, hükümet ajanslarının, yatırımcılarla, ülkenin dış dünya ile iletişimi çok daha geniş, derin ve kapsamlı olmalı. Hatta ülke içerisindeki yatırımcılar ve iş derneklerinin arasındaki iletişimin geliştirilmesi için bile alınması gereken çok mesafe var. Zaten bunun için de geçtiğimiz yıl Amerikalı, Alman, Avusturyalı, Fransız, İngiliz ve Ukraynalı meslektaşlarımızla Ukrayna’da Faaliyette Bulunan İş Odaları ve Dernekleri Uluslararası Konseyini kurduk. Ukrayna, yaptığını, başardığını dünyaya, yatırımcılara daha iyi aktarmalı. Bunun…
Batı Karadeniz bu fuarda gezilir ?
Batı Karadeniz’in sekiz incisi olan Bartın, Bolu, Düzce, Çankırı, Karabük, Kastamonu, Sinop ve Zonguldak illerimiz kökleri, kültür mirasları, coğrafi yapıları, üretim ilişkileri, üretim biçimi ve üretim çeşitliliği, günlük yaşam ve folklorları ile birbirine o kadar benzemektedirler ki adeta bir bütünün parçaları gibidir. 21. yüzyılın her alanda baş döndüren gelişmeleri karşısında ayakta kalabilmenin, çağı yakalayabilmenin ve muasır medeniyetin üst basamaklarına çıkabilmenin tek yolu iş ve güç birliğidir. BAKAF 2018 bu amaç ve doğrultuda düşünülmüş ve Batı Karadeniz bölümünde yer alan 8 eşsiz ilimizin tanıtımını içeren turizm ve iş birliği fuardır. NEDEN DÜZENLENECEK? Bartın, Bolu, Düzce, Çankırı, Karabük, Kastamonu, Sinop ve Zonguldak illerinin yer aldığı Batı Karadeniz Bölümü; tarih, kültür dokusu, coğrafi ve doğal yapısı itibari ile yalnızca kendi alanının değil Türkiye’nin de kalkınmasında etkin rol alabilecek bir potansiyeldedir. Parçadan bütüne hareketle BAKAF 2018 ile bu potansiyelin açığa çıkarılması hedeflenmektedir. BAKAF 2018’le eş zamanlı olarak gerçekleşecek olan ; 14. Uluslararası Modern Teknoloji ve Dijital Yayıncılık Konferansı 50 Uluslararası Üniversite – 300 Akademisyen Lübnan Eğitim ve Yüksek Öğretim Bakanı Sn. Marwan Hamade Federal Somali Eğitim, Kültür ve Yüksek Öğrenim Bakanı Sn. Abd Tahir Osman’ın Teşrifleriyle • Modern Teknoloji ve Dijital Yayıncılık • İslam Ekonomisinde Stratejik Kalkınma • Uluslararası Öncülük Formu • Uluslararası Buluşlar Sempozyumu • İnovasyon ve Gelecek Liderlik Konferansı DİĞER FUARLARDAN FARKI NEDİR? BAKAF, Türkiye’nin İlk Bölgesel Fuarı olarak hayata geçecektir. BAKAF, Bartın, Bolu, Düzce, Çankırı, Karabük, Kastamonu, Sinop ve Zonguldak illerinin konuk değil, ev sahibi olduğu bir ihtisas fuarıdır. Bu özelliği ile hem ülkemize hem de fuar sektörüne yeni bir soluk getirmiştir. Turizm çeşitliliği, keşfedilmemiş güzellikleri, tarım ve sanayinin birlikte geliştiği ve ekonomiye önemli katkılar sunduğu bölgede; mahalli ve yerel idare birimleri, sanayi ticaret odaları, özel kurum kuruluş ve iş dünyası derneklerinin birlikte hareket edeceği BAKAF, Batı Karadeniz adına gerçek bir tanıtım ve iş forumu olma özelliği taşıyacaktır. BAKAF 2018 ile illerin tümünün zirai, sınai ve ticari faaliyetlerinin gelişmesine yönelik çalışmalar yatırımcıya doğrudan aktarılma imkânı bulacaktır. Tarih : 27 Haziran 2018 Çarşamba Saat : 15.00 Yer : İstanbul Fuar Merkezi (Atatürk Havalimanı karşısı) Yeşilköy – Bakırköy / İstanbul
Ekonomi Basını Başarı Ödülleri Töreni gerçekleşti
Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) tarafından, SEKTÖR TÜRK temsilen Cevdet Akif USTA’nı katıldığı Vodafone Türkiye ana sponsorluğunda, CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul katkılarıyla “Yaza Merhaba” etkinliği kapsamında 8. kez gerçekleştirilen “Ekonomi Basını Başarı Ödülleri” törenle sahiplerini buldu. EGD “Ekonomi Basını Başarı Ödülleri” töreni – TBB Başkanı Aydın: – “Küresel yavaşlamaya rağmen Türkiye ekonomisinin büyüyor olmasını önemsiyoruz. Ekonomi büyürse, bankacılık büyüyor ve sağlıklı işliyor. Bankacılık sektörü sağlıklı bir yapıdadır ve işlevini de başarılı bir şekilde sürdürmektedir” – Anadolu Ajansı Finans Haberleri Editörlüğü muhabirlerinden Uğur Aslanhan, “İstanbul’daki 100 bin emlakçıdan 90 bini kaçak” başlıklı haberiyle Namık Ahıska Özel Ödülü’nün sahibi oldu Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Hüseyin Aydın, küresel yavaşlamaya rağmen Türkiye ekonomisinin büyüyor olmasını önemsediklerini belirterek, “Ekonomi büyürse, bankacılık büyüyor ve sağlıklı işliyor. Bankacılık sektörü sağlıklı bir yapıdadır ve işlevini de başarılı bir şekilde sürdürmektedir.” dedi. Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) tarafından, Vodafone Türkiye ana sponsorluğunda, CVK Park Bosphorus Hotel İstanbul katkılarıyla “Yaza Merhaba” etkinliği kapsamında 8. kez gerçekleştirilen “Ekonomi Basını Başarı Ödülleri” törenle sahiplerini buldu. Törenin açılışında konuşan TBB Başkanı Aydın, riskler yüksek seyretse de geçen yıla nazaran beklentilerin daha iyi olduğu bir dönem içinde bulunulduğuna işaret ederek, hem riskleri hem de fırsatları birlikte değerlendirip, işlerini iyi yapmak için çalıştıklarını söyledi. Küresel yavaşlamaya rağmen Türkiye ekonomisinin büyüyor olmasını önemsediklerine dikkati çeken Aydın, şunları kaydetti: “Ekonomi büyürse, bankacılık büyüyor ve sağlıklı işliyor. Bankacılık sektörü sağlıklı bir yapıdadır ve işlevini de başarılı bir şekilde sürdürmektedir. Ekonomi gazeteciliği ile bankacılık arasında pek çok benzerlik var. Her ikisi de aracılık yapıyor. Bankalar kaynak sahipleri ile kredi arayanlar arasında, ekonomi gazetecileri ise haber kaynağı ile okuyucu arasında aktarım yapıyor. Her ikisinde de kurallar yanında prensipler ve piyasa denetimi var. Sizler kaynağınızdan aldığınız haberleri, hangi ölçüde kullanacağınıza karar verirken ve farklı gazeteler, farklı yorumlarda, farklı biçimde haber ve ürünü gösterirken, biz de bankacılık olarak farklı kesimlere, farklı ürünleri en iyi şekilde sunmaya çalışıyoruz.” Ortak paydalarının, en doğruyu yaparak en iyi hizmeti vermek olduğunu aktaran Aydın, dijital gazeteciliğin ve dijital bankacılığın gelişmesi için her iki tarafın da birlikte çalıştığını dile getirdi. Aydın, “Sizde vade 1 gün bizde vade 3 ay. Sizde gazete geri dönerse, bizde kredi geri dönmezse zarar oluşuyor. Sizler kaynak güvenliğine, biz müşteri sırrına çok önem veriyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Yetişmiş insan kaynağı ve tecrübenin her iki kesimde de çok önemli olduğunun altını çizen Aydın, her iki kesimin de mesleğiyle gurur duyduğunu vurguladı. Aydın, bankacılık sektörü ve ekonomi gazeteciliğinin çok yönlü paydaş olduğunu, bu ilişkinin sağlıklı olarak geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması için iki tarafa da önemli görevler düştüğünü anlattı. -“EGD, çok güçlü bir aileye dönüştü” EGD Başkanı Celal Toprak da açılıştaki konuşmasında organizasyonun kendileri için ne kadar anlamlı olduğuna değinerek, sektörde yaşanan sıkıntıya rağmen, gazetecilerin haber yapabiliyor olmasının önemine işaret etti. Ödüllere çok sayıda gazetecinin başvurduğunu bildiren Toprak, şunları söyledi: “Bazı noktalarda karar vermekte zorlandık. Jüride çok eski ekonomi gazetecileri var, onların takdirlerini alabilmek çok kolay değil. Ödül alan arkadaşları kutluyorum. Bir başka önemli nokta, bu etkinlik nedeniyle önemli işlerini bırakıp buraya geldiler. Bu, EGD ailesinin çok güçlü bir aileye dönüştüğünün göstergesi diye düşünüyorum. Aynı zamanda CVK Park Bosphorus ve Vodafone’a da desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum.” Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel ise konuşmasına Vodafone’u ilk günden beri ailelerinden biri gibi kabul eden EGD Yönetim Kurulu…
Ukrayna’da Türk iş dünyası için tarihi bir gün, tarihi imzalar
Ukrayna Sanayi ve Ticaret Odası’nın Coliseum Salonu’nunda geride bıraktığımız yılın nisan ayının on dokuzunda bir araya gelen birçok farklı ülkenin iş insanları, diplomatları, gazetecileri Ukrayna’daki iş dünyaları için tarihi bir ana tanıklık ettmişlerdi. O gün, Ukrayna Bağımsızlık tarihinde ilk kez ülkedeki Alman, Amerikan, Çin, Fransız ve Türk iş dünyalarıyla, Ukrayna Sanayi ve Ticaret Odası’nın temsilcileri güçlerini ortak bir mekanizmada birleştirdiler. Almanya Ukrayna Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Alexander Markus, Fransa Ukrayna Ticaret Odası direktörü Bertrand Barrier, Ukrayna Sanayi ve Ticaret Odası başkanı Gennadiy Çizikov -ki bu kurum Türkiye’deki Odalar ve Borsalar Birliği’nin(TOBB) karşılığıdır-, Çin Ticaret Odası Başkanı Ruslan Osipenko, Amerika Birleşik Devletleri Ukrayna İş Konseyi Başkanı Morgan Williams ve Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği’nin temsilen ben, Ukrayna’daki İş Dernekleri ve Odaları Uluslararası Konseyi’nin kuruluş senedine imza attık. Britanya Ukrayna Ticaret Odası ise kuruluş sürecine ilişkin bazı itirazları olması nedeniyle törende yerini alamamış ancak en sonunda bizimle aynı noktada buluşmuş ve onlar da kurucu üye olarak imza masasında olmasa da konseyde yerlerini almışlardı. Etkinlik Ukrayna için tarihi olmasının yanı sıra, yurtdışı Türk dernekçiliği açısından da tarihiydi zira bugüne kadar başka hiçbir bir ülkede Türk işadamı dernekleri böyle bir konseyin kuruluş sürecinde en azından yakın tarihimizde paydaş olmadı. Ukrayna’daki Uluslararası İş İnsanları Dernekleri ve Odaları Üst Konseyi’nin(ICBAC) ‘ın birinci yılını tamamladık. ICBAC, geçtiğimiz bir yıl boyunca yapılan toplantılarla olgunlaştı. Kurumun ilk projesi olarak önce altı kurucu iş insanları derneği ve odası Ukrayna için her birimiz beşer reform önerisi hazırladık. Hatırlanacağı üzere TUİD’in beş reform önerisini daha önce bir makale ile ele almıştım. Tüm bu öneriler bir araya getirilerek beş ortak maddeye, Ukrayna Bakanlar Kurulu’na sunulmak için konsolide edildi. Nitekim konsolide edilen bu beş maddenin üçü, bizim Türk iş dünyası olarak önerilerimizden çıktı. Yine bu bir yıl boyunca dernek yönetimleri, üyeleri birbirlerinin faaliyetlerine katılarak, karşılıklı ilişkileri, dostlukları pekiştirdiler Beraber ilk büyük etkinliğimizi olan Ukrayna Yatırım Forumu’nu ise, aralık ayında ICBAC’a katılarak yapının bir parçası olan Avusturya Ukrayna İş Derneği ile birlikte Ukrayna Diplomasi Akademisi’nde geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirdik. 150’den fazla ismin katıldığı bu forumu daha sonra bir yazı ile değerlendireceğim. O gün atılan imzalara, ICBAC’ın kuruluşuna elbette kolay gelinmedi. Bir yıllık yoğun bir çalışma sonucunda konseyin kuruluş süreci tamamlandı. Aslında bu hazırlık süreci bizler açısından 2011 yılının başlarına dayanıyordu. Son altı yıldır, Ukrayna’daki diğer ülkelerden işadamlarıyla, işadamları dernekleriyle iyi ilişkilere, işbirliğine Ukrayna Türk iş dünyası, TUİD olarak önem verdik. İtalyanlar, İngilizler, Amerikalılar, Polonyalılar, Almanlar ve hatta Çinliler’le birçok etkinliği bu süreçte beraber gerçekleştirdik. Kuşkusuz bu çalışmalar, bu çabaların bir sonucu olarak, Ukrayna’daki diğer önde gelen yatırımcı ve aktif iş dünyasına sahip olan Almanya, Büyük Britanya, ABD, Çin, Fransa iş dünyalarıyla birlikte kurucu üye olarak ICBAC’ın bir birleşini olmamız sürpriz olmadı. Tabii önemli bir faktör de Ukrayna’nın içinde bulunduğu konjonktür. 2014 yılı öncesinden farklı olarak iş dünyasıyla diyaloğa çok daha açık, bu diyaloğa önem veren bir yönetim anlayışı Ukrayna’ya hakim. Ülkedeki yapısal reformların gerçekleştirilmesi noktasında Ukrayna hükümeti iş dünyasının önerilerini, tavsiyelerini ve eleştirilerini dinlemeye hazır dolasıyla ICBAC gibi bir mekanizmanın varlığı özellikle farklı ülkelerin yatırımcılarının ortak sorunlarını çözümünde ve iş dünyasını Ukrayna hükümeti nezdinde sesinin duyurulmasında çok daha işlevsel ve etkili olabilecek. Bu yapı önümüzdeki dönemde daha da büyüyecektir. Maalesef açılış günüyle ilgili o gün bir yazı kaleme alalamamıştım. O gün yazdığım notlara göz gezdirdiğimde, ICBAC’ın…
Destekler maliyetlere çok büyük etkisi var.
DANIŞMANLIK KAPSAMINDA; Başta KOSGEB, Ekonomi Bakanlığı, Tarım Bakanlığı, Kalkınma Ajansları ve Tübitak gibi kurumlar olmak üzere talebe uygun devlet desteklerinin, hibe kaynaklarının tespiti ve temini konusunda KOBİ’lere, büyük şirketlere, girişimcilere, sivil toplum kuruluşlarına, yerel yönetimlere ve diğer kurum, kuruluşlara proje danışmanlığı konularında destek vermektedir. KAPSAM DANIŞMANLIK FAALİYETLERİ ŞU ŞEKİLDEDİR; KOSGEB Destekleri Ekonomi Bakanlığı Destekleri Tarım Bakanlığı Destekleri Tübitak Destekleri Yatırım Teşvikleri Kalkınma Ajansları Proje Danışmanlığı Eximbank Danışmanlığı Finans Danışmanlığı Eğitim Danışmanlığı Marka Tescil, Patent ve Faydalı Model Danışmanlığı EXIMBANK DESTEKLERİ 1. KISA VADELİ İHRACAT KREDİLERİ 1.1. REESKONT KREDİSİ 1.2. KOBİ İHRACATA HAZIRLIK KREDİSİ 1.3. İHRACATA HAZIRLIK KREDİSİ 1.4. SEVK SONRASI REESKONT KREDİSİ 1.5. DIŞ TİCARET ŞİRKETLERİ İHRACAT KREDİSİ 1.6. SEVK ÖNCESİ İHRACAT KREDİSİ 2. ORTA, UZUN VADELİ İHRACAT KREDİLERİ 2.1 . İHRACATA YÖNELİK YATIRIM KREDİSİ 2.2 . İHRACATA YÖNELİK İŞLETME SERMAYESİ KREDİSİ 2.3. MARKA KREDİSİ 2.4. AVRUPA YATIRIM BANKASI (AYB) KREDİSİ 2.5. GEMİ İNŞA VE İHRACATI FİNANSMAN PROGRAMI 2.6. YURT DIŞI MAĞAZALAR YATIRIM KREDİSİ 2.7. ÖZELLİKLİ İHRACAT KREDİSİ 3. DÖVİZ KAZANDIRICI HİZMETLER KAPSAMINDAKİ KREDİLER 3.1. TURİZM KREDİSİ 3.2. ULUSLARARASI NAKLİYAT PAZARLAMA KREDİSİ 3.3. DÖVİZ KAZANDIRICI HİZMETLER KREDİSİ 3.4. YURT DIŞI FUAR KATILIM KREDİSİ 3.5. YURT DIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ KÖPRÜ KREDİSİ 3.6. YURT DIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ TEMİNAT MEKTUBU PROGRAMI PROGRAM DANIŞMANLIK DESTEĞİ İşletmenin yukarıda belirtilen desteklerden faydalanabilmesi için; 1- Eximbank’a verilecek dosyanın hazırlanması 2- Kredi süreci tamamlanıncaya her türlü teknik desteği verecektir. KOSGEB GENEL DESTEKLER 1. GENEL DESTEK PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ Proje hazırlama kapasitesi düşük KOBİ’ler ile KOSGEB hedef kitlesine yeni dahil olmuş sektörlerdeki KOBİ’lerin de mevcut KOSGEB desteklerinden faydalanması, KOBİ’lerin kaliteli ve verimli mal/hizmet üretmelerinin sağlanması, Mevcut KOSGEB desteklerinin revize edilerek daha fazla KOBİ’nin bu desteklerden yaygın şekilde faydalanması, KOBİ’lerin rekabet güçlerini ve düzeylerini yükseltmek amacıyla genel işletme geliştirme faaliyetlerinin teşvik edilmesi, KOBİ’lerin yurt içi ve yurt dışı pazar paylarını artırmak amacıyla tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin geliştirilmesi. 2. GENEL DESTEK PROGRAM DESTEK ÜST LİMİT VE ORANLARI GENEL DESTEK PROGRAMI DESTEKLERİ DESTEK ÜST LİMİTİ (TL) DESTEK ORANI (%) 1. Bölge 2., 3., 4. Bölgeler 5. ve 6. Bölgeler 1 Yurt İçi Fuar Desteği 45.000 50% 60% 70% 2 Yurt Dışı İş Gezisi Desteği 20.000 3 Tanıtım Desteği 25.000 4 Eşleştirme Desteği 30.000 5 Nitelikli Eleman İstihdam Desteği 50.000 6 Danışmanlık Desteği 22.500 7 Eğitim Desteği 20.000 8 Enerji Verimliliği Desteği 75.000 9 Tasarım Desteği 22.500 10 Sınai Mülkiyet Hakları Desteği 30.000* 11 Belgelendirme Desteği 30.000* 12 Test, Analiz ve Kalibrasyon Desteği 30.000 13 Bağımsız Denetim Desteği 15.000 14 Lojistik Desteği 40.000 15 Gönüllü Uzmanlık Desteği 15.000 *TSE ve TPE’den alınacak belgeler, bölge farkı aranmaksızın %100 oranında desteklenir. **Program kapsamında sağlanacak desteklerin oranı 1. Bölgede %50, 2., 3. Ve 4. Bölgelerde %60, 5. ve 6. Bölgelerde %70 olarak uygulanmaktadır.
Turquality ile başarırsınız !
TURQUALITY®, ülkemizin rekabet avantajını elinde bulundurduğu ve markalaşma potansiyeli olan ürün gruplarına sahip firmalarımızın, üretimlerinden pazarlamalarına, satışlarından satış sonrası hizmetlerine kadar bütün süreçleri kapsayacak şekilde yönetsel bilgi birikimi, kurumsallaşma ve gelişimlerini sağlayarak uluslararası pazarlarda kendi markalarıyla global bir oyuncu olabilmeleri ve söz konusu markalar aracılığıyla olumlu Türk malı imajının oluşturulması ve yerleştirilmesi amacıyla oluşturulmuş devlet destekli ilk ve tek markalaşma programıdır. TURQUALITY® Programının odağında, klasik ihracat desteklerinden farklı olarak salt ihracatı artırmak yerine firmaların markalaşma hedeflerine katkıda bulunmak yer alıyor. Başvurusunda eksik bulunmayan şirketlerin markalaşma potansiyellerinin değerlendirilmesi ve seviyelerinin belirlenmesi için, Ekonomi Bakanlığınca görevlendirilen TURQUALITY® Programı yönetim danışmanlığı tarafından Ön İnceleme Çalışması yürütülür. Bu çalışmada şirket aşağıdaki alanlarda incelenmektedir; Marka Yönetimi Tedarik Zinciri Yönetimi Pazarlama, Müşteri ve Ticaret Yönetimi Ürün Tasarım/Araştırma ve Geliştirme Finansal Performans İnsan Kaynakları Yönetimi Kurumsal Yönetim Bilgi Sistemleri Yönetimi
Başlarken ,
Her bir ihtiyaç bir projenin oluşumda en büyük faktördür. Eğer ki benzer projelerin maddi kaygısına ön planda ise proje hedef çizgisine çıkarak , firmaların ve yanlı haber merkezi haline gelmektedir. Bu projede hedef sektörde konuların detayların incelenmesi, yeni gelişmelerin iyi bir anlatım biçimde sunulması amaçlanmıştır. Kurumsal şirket yöneticileri en büyük özelliği öncelikle ilgili sektörü iyi incelemeleri, tüm ekonomik gelişmeleri bilgilenmeli e rakip firmaların stratejilerine bakarak marka yolunda bir stratejik yol harita çizmeleridir. Bu amaçla SEKTÖR TÜRK en önemli haber kaynağı olacaktır. Teşvik ve Kanunlardaki gelişmeler firmaların kısa zaman için maddi zararlar uzun süreçte gelişimde zarar vermektedir.
Bu banka size kazandır. ” USTA BANKASI “
Dünyada insanoğlunun gıdadan sonraki en büyük ihtiyaç hiç şüphesiz barınma ihtiyacıdır. Bu ihtiyacı inşaat firmaları profesyonel ekiplerle karşılamaktadır. İnşaat ve Altyapı inşaatların kısa zaman teslim edilmesi en önemli faktördür. Bununla beraber yetişmiş işçi ve personel ustalara ihtiyaç duymaktadır. USTA BANKASI olarak firmaların geri plandan personel ihtiyaçlarını bir havuzda toplayarak istenildiği takdirde bu arşivi sunmakdır. USTA BANKASI’na kayıt olan kişi, talep oluşumuna kadar olan süreçte gerekli evrak, sertifikalarını ekibimiz tarafından karşılamaktadır. Firma ve Çalışanlarına yaptıkları işlerin performansına göre derecelendirme esasına göre değerlendirilen sistemde başarılı yöneticiler ve ustalar ödüllendirilmektedir . Proje yönetcisi Cevdet Akif USTA, bu projeinin sektörün kalifiye personel, kaliteli ekip ihtiyacını büyük ölçüde karşılayacağını zaman hem işveren hemde işçi açısından güçlü bir çalışma platformu olacağını belirtti. Müteahhit projelerinde temelden bitişe kadar olan çalışmalarında usta ekip ihtiyaçlarını konusunda ustalarla yüklenicileri buluşturuyoruz. Eğer ekibiniz var, işinizin ehli iseniz ” USTA/EKİP FORMU” doldurun. Eğer ki Ekibe ihtiyacınız var ise “TALEP FORMU” doldurmanız yeterlidir. WEB : WWW.USTABANKASI.COM E-MAİL : ustalarbankasi@gmail.com
Röportaj : 2017’de Ukrayna’da neleri takip etmeli?
Ukrayna’nın başkenti Kiev ile başkentimiz Ankara arasında kısa bir süre önce hem Ukrayna’nın bayrak taşıyıcı havayolu şirketi MAU hem de lider düşük maliyetli Türk havayolu Pegasus sefer başlattı. Şüphesiz Ankara başta olmak üzere İç Anadolu’dan ve yakın bölge şehirlerimizden Ukrayna’ya, Ukrayna’dan buraya gelişler kolaylaşırken, bu seferler iki ülke arasındaki ticari, ekonomik ve kültürel ilişkilere katkı yapacak. Bu gelişmeler ışığında, Ankara iş dünyamızın lider iş portallarından Businessankara’’nın genel yayın yönetmeni Tolga Özek’e bir röportaj vererek, hem Ukrayna’da 2017 yılı beklentilerini hem de oluşabilecek yeni fırsatları değerlendirdim. Bu yıl Ukrayna ile ilgili ekonomik-siyasi takvimde hangi gündemleri takip etmeli? 2017’de hangi gündemleri takip etmemiz gerektiğini yorumlarken, yakın tarihe bir göz atmamız ve Ukrayna’da son birkaç yılda yaşanan değişimleri ele almamızda yarar var. Ukrayna, 2014 şubat ayından beri artık eski Ukrayna değil. Ülke tarihinin en batı yanlısı meclisi, hükümeti ve cumhurbaşkanı işbaşında. Ülke ticaretinin %40’dan fazlası AB, ABD ve Kanada gibi Batı ülkeleriyle yapılırken, üç yıl önce Ukrayna’nın dış ticaretindeki payı %35’leri bulan Rusya ile ticaret bugün yalnızca %10’a geriledi. Avrupa Birliği ve Ukrayna arasındaki serbest ticaret antlaşması(STA) 1 Ocak 2016’tan itibaren yürürlüğe girerken, Kanada ile ise 2016 yılı temmuz ayında STA imzalandı. Ancak bu noktaya kolay gelinmedi. 2014 şubatındaki Avrupa Devrimi ve sonrasındaki yönetim değişikliğinin hemen akabinde Ukrayna nüfusunun ve yüzölçümünün %5’ini oluşturan ve ülke turizminin merkezi Kırım, Rusya Federasyonu tarafından ilhak edilirken, ülke sanayi üretiminin %15’ini ve o dönem için ihracatının %25’ini yapan Doğu Ukrayna’daki Donbas bölgesinin bir bölümünün fiili kontrolü yaşanan çatışmalar sonucunda kaybedildi. Rusya ile karşılıklı ticari ambargolar, jeopolitik risk, toprak ve nüfus kayıplarının da etkisiyle sabit fiyatlarla ekonomi 2014 ve 2015 yıllarında %17 küçülürken, yerel para birimi grivnanın dolar karşısında %70 aşınmasıyla da Gayri Safi Yurtiçi Hasıla(GSYH)yarı yarıya daralarak 2013 yılındaki 183 milyar $’lık büyüklükten, 2016 yılında 90 milyar dolara geriledi. Tüm bu olumsuzluklara rağmen hem halk hem de yatırımcılar gelecek için umutlu zira 25 yıllık Ukrayna tarihinde ilk kez gerek ülke liderliği gerekse halk yapısal reformları gerçekleştirmenin bir tercih değil bir zorunluluk olduğunun artık farkında ve buna göre de hareket ediliyor. Ukrayna’nın reform iradesi IMF’in başını çektiği uluslararası kurumlarla, ABD ve AB tarafından doğrudan destekleniyor. Bunun sonucunda, 2014 yılında 17 milyar dolarlık bölümünü IMF’in oluşturduğu 35 milyar dolarlık bir finansal yardım paketi konusunda Ukrayna kreditörlerle anlaştı. Bu doğrultuda son üç yılda birçok reforma imza atıldı. Çarpıcı bir örnek hane halklarının kullandığı enerji, piyasa fiyatlarına çekilip, bu alandaki yolsuzluklar minimize edilirken, Ukrayna GSYH’sinin %8’ini bulan Naftogaz(Ukrayna’nın Botaş’ı) açıkları sıfırlandı. Yolsuzlukla mücadele kurumları kuruldu. Regülasyonlar azaltılırken, yatırım destekleyici birçok kanun yasallaştırıldı, yatırım ve ihracat destek ajanları kuruldu. Vergi, sosyal güvenlik, emeklilik gibi alanlarda reform çalışmaları devam ediyor. Bankacılık sektöründe ise büyük bir temizlik yapılırken, 183 olan banka sayısı 94’e indirildi. IMF ve diğer destekçilerden gelen kredilerin bu yıl ki akıbeti de zaten bu saydığımız reformların devam ettirilmesine bağlı. 2017’de, özelleştirilmesi kararı alınan 1800 dolayındaki kamu işletmesinin özelleştirme sürecine ve bankacılık sektöründeki gelişmelere dikkat edilmeli. Yolsuzlukla etkin mücadelenin sürdürülmesi ve hukukun üstünlüğü konusundaki çalışmaların hızlandırılması, Doğu Ukrayna’daki sıkıntıların barış içinde çözülmesiyle yatırımların önündeki jeopolitik risklerin azaltılması Batılı yatırımcılar tarafından özellikle takip edilecektir. Türkiye açısından baktığımızda ise iki ülke cumhurbaşkanının mart ayında planlanan bir görüşmesi var. Bu görüşmede müzakereleri 2007 yılından beri devam eden Türkiye Ukrayna Serbest Ticaret Antlaşması’nın imzalanması iki ülke ekonomik…
Yeni Pazarlara Açılmak ve Durgunluğu Yönetmek Zirvesi.
Tarih: 10 Mayıs 2017 Saat: 09:00 – 17:30 Yer: DoubleTree by Hilton Kadıköy/İstanbul Konuşmacılar. Zirve Gündemi. Konferansımızda; “Girişimcilik, Yatırımlar, İstihdam, Yönetim ve Kadın yöneticilerin önemi, Marka değeri, Birleşmeler ve Satın almalar, Değişim, Dönüşüm ve Büyümeye yardımcı olacak yöntemler, Pazarlama ve Satış yöntemleri, İş modelleri, İnovasyon, Dış pazarlarda yapılan hatalar, Kriz yönetimi, Eğitim ve e-öğrenme, Müşteri odaklılık, Teknoloji, İçerik ve Dış kaynak kullanımı, Bulut Bilişim, Karar alma, Stratejiler oluşturma, Öngörülemeyen riskleri ve Büyük resmi görebilmek, Yeni fikirler, Fırsatlar ve Çözüm önerileri yanında başarı ve başarısızlık örnekleri” kapsamında konuşmalar ve oturumlar olacaktır.. Bu konferans sonrası katılımcılar işlerini konferans kazanımları kapsamında tekrar düşünerek başarılarını inşa edebileceklerdir. Bu nedenle tüm başarmak isteyenleri programımıza davet etmekteyiz. İçerik. Bilindiği üzere satışları artırmak, büyümek, rekabette öne çıkabilmek ve başarmak girişimciler, yatırımcılar, firmalar ve ülkeler için önemlidir. Bu yönde olumlu çalışmaların olması sevindirici ama ne yazık ki kritik hatalar da var. Profesyonel hizmet almak, sektör hatta ilişkisel sektörler, bölge, komşu ülkeler ve küresel gelişmeleri takip etmek, gerekli hamleleri yapmak yanında Sanayi 4.0, Dijitalleşme, Sosyal medyanın kullanımı ve bütünleşik iş süreçleri pek de kolay gerçekleş(e)memekte. 2016’nın ekonomik fotoğrafında üretim ve satış yanında sektörlerin büyüme rakamları, küçülme oranları, detayda ise sebepleri dikkate alındığında yapılması gerekenler belirginleşiyor. Konferansımızın gerçekleşeceği 2017 Mayıs ayını yeni bir başlangıç, harekete geçme ve arzu edilen sonuçlara ulaşmak için önemli buluyoruz. Çünkü Yeni pazarlara girip başarmak sadece Kriz ve durgunluk dönemlerinde değil, gelişmek, büyümek isteyen girişimciler, yatırımcılar ve patronlar için büyük fırsatlar sunabilir. İşsizliğin azalması ve yatırımların artması için kamu ve STK’lar kadar girişimcilere, yatırımcılara ve özel sektöre de görevler düşmektedir. Konferansta başlık çerçevesinde; “Girişimcilik, Yatırımlar, İstihdam, Yönetim ve Kadın yöneticilerin önemi, Marka değeri, Birleşmeler ve Satın almalar, Değişim, Dönüşüm ve Büyümeye yardımcı olacak yöntemler, Pazarlama ve Satış yöntemleri, İş modelleri, inovasyon, Dış pazarlarda yapılan hatalar, Kriz yönetimi, Eğitim ve e-öğrenme, Müşteri odaklılık, Teknoloji, İçerik ve Dış kaynak kullanımı, Bulut Bilişim, Karar alma, Stratejiler oluşturma, Öngörülemeyen riskleri ve Büyük resmi görebilmek, Yeni fikirler, Fırsatlar ve Çözüm önerileri yanında başarı ve başarısızlık örnekleri” kapsamında konuşmalar ve oturumlar olacak.. Böylece muhtelif başlıklarda konunun tarafları, uzmanları, yöneticileri, yetkilileri ve patronlar deneyimlerini paylaşacak bizlerle. Bu konferans sonrası katılımcıların işlerini konferans kazanımları kapsamında tekrar düşünerek başarılarını inşa edeceklerini düşünüyoruz. Bu nedenle tüm başarmak isteyenleri aramızda görmek isteriz. Abdullah Bozgeyik Zirve Koordinatörü Eğitim Ücreti: 950 TL + KDV Katılım Şartları Eğitim Bedeli, Boğaziçi Cri Eğitim Turizm Organizasyon ve Basın Yayın Ticaret Limited Şirketi’nin Yapı ve Kredi Bankası Akaretler Şubesi (314) Hesap No:44811537 ‐ IBAN: TR83 0006 7010 0000 0044 8115 37 no’lu hesabına yatırılabilir. Program öncesinde banka dekontunun tarafımıza gönderilmesi gerekmektedir. Aynı programa 3 kişi ve üzeri katılımlarda %5, 6 kişi ve üzeri katılımlarda %10 indirim sağlanmaktadır. Öğle yemeği, çay-kahve, eğitim kitap veya dokümanları ücrete dahildir. Tüm programlar sonunda katılımcılara katılım sertifikası verilmektedir. Kayıtlarımız eğitim tarihinden 3 gün öncesine kadar devam etmektedir. Hizmet Sözleşmesi Katılımcı firma, siz veya size/sizi; Etkinlik hizmet sözleşmesinde belirlendiği üzere, etkinlik ödemesini yapacak ve sözleşme maddelerinde belirtilen hükümleri yerine getirmekle yükümlü tüzel kişiliği ifade eder. Boğaziçi CRI Eğitim mücbir sebeplerle, istediğinde ve gerek gördüğünde, etkinlik fiyatlarında, etkinlik mekânında, tarihinde ve etkinlik içeriklerinde (konu başlıkları, konuşmacılar vb. gibi) iptal ve değişiklik yapabilir. Katılımcı firma, herhangi bir sebepten dolayı yapacağı kayıt iptallerini, etkinlik tarihinden 3 gün öncesine kadar bildirmemesi halinde etkinlik…
Ekonomi Basınından ;
Ekonomi basınında bugün Gazetelerin ekonomi sayfalarında bugün öne çıkan haberlerin başlıkları -Dünya- *”Tembelleştik , çengelli iğne bile Çin’den geliyor”… İTO Başkanı İbrahim çağlar, TSE’nin devreden çıkmasıyla ithalatta denetim konusunda zayıf kalındığı uyarısı yaptı *MB Başkanı Murat Çetinkaya: Olası şoklara karşı yapısal reformların tam zamanı *Emlak GYO, kampanyada 2.8 milyarlık satış yaptı *Hayat Kimya, Kocaeli’ye 800 milyonluk yatırım yaptı *Enflasyonda 8.5 yılın rekoru: % 11.29 *”Booking” kavgası büyüyor… Otelciler tepkili *Rusya’da metroya terör saldırısı: En az 10 kişi öldü *Piyasaların beklenti gündemi yoğun *İhracatçıda “Başkanlık Süresi” AYM’de *TİKA, Gine Bissaulu kadınlara tavukçuluk öğretiyor *Alaattin Aktaş: Enflasyonda tek haneyi bir süre unumak gerek *Taner Berksoy: Büyüme iyi ama… *KGF’de süreç düşünülenden hızlı gelişiyor *115 bin KOBİ kredi kullandı, 3 milyar para piyasaya girdi *gayrımenkul sertifikasında ilk etabın hepsi satıldı *Savunma sanayiine alıcı kredisi desteği *Fuar desteğinde bürokrasi azalıyor -Habertürk- *Metroda dehşet… 11 ölü… Putin’in şehri St. Petersburg bombalarla sarsıldı… Rusya2nın 2’nci büyük kentinde, metroya düzenlenen bombalı saldırı şok etkisi yarattı. 11 ölü, 50 yaralı var *Yeni harekatlar olacak… Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fırat Kalkanı’nın devamı gelecek… *Erbil’e uyarı *Enflasyon inada bindirdi… 9 yılın zirvesi… KDV ve ÖTV indirimlerine rağmen mobilya ve beyaz eşyacı zam yaptı. Gıda Komitesi’nin başta gıda enflasyonu çalışmalarına fiyatlar aldırış etmedi. Enflasyon yüzde 11.29 oldu *(TCMB Başkanı Murat Çetinkaya) Yapısal reformlar, verimlilik ve büyüme için hayati önem taşıyor *Abdurrahman Yıldırım: Rusya’ya ihracat kabusu! 3 ayda meyve-sebzeye yüzde 40 zam geldi *Daire başına satış 1 milyonu geçti… Emlak Konut 3 ayda 2.9 milyar TL gelir elde etti *(Hayat Kimya) Uçtan uca üret,m, “hayat”a geçirdi *Erman Ilıcak: 2.5 milyar $’lık işimiz rusya’da bekliyor ama Avrupa’da atılım yaptık *(Egeli turizmcilerden Booking.com’un kapatılmasına tepki) “TÜRSAb çağa ayak uyduramadı” *Her daireye en az bir otopark şartı *(Konut) Sertifikanın çoğunu bireysel yatırımcı aldı *Doğalgaz tüm yurda yaygınlaşacak *(DAP Yapı) Yüzde 25 indirimi 14 Nisan’a kadar uzattı -Hürriyet- *Adını dağa yazdılar… özgür Suriye Ordusu, Fırat Kalkanı Operasyonu’nun kahraman şehitlerinden Binbaşı Bülent Albayrak’ın adını El Bab kentinin girişindeki Akkil Dağı’na verdi **(Rusya) Metroda terör… 11 ölü, 40 yaralı *”Kontollü darbe” polemiği *Etflasyon… Martta et fiyatlarındaki yükselişle aylık enflasyon yüzde 1.02’ye ulaştı *Erdal Sağlam: Düşük büyümeye karşın yüksek enflasyon katılaşıyor *Parolamız ihtiyatlılık… Merkez Bankası başkanı Öetinkaya, küresel ekonomideki iyileşmeye dikkat çekti *Denize ikinci havalimanı… Erdoğan, Rize-Artvin Havalimanı’nın temelini attı *115 bin KOBİ’ye 3 milyar kredi *(Mesan Kilit) Hollanda2yı kapattı, Silivri’de üretecek *Her daireye 1 otopark zorunluluğu *Ev satışları 3’e katlandı *Samuray destekli sağlık “rönesasns”ı… Erman Ilıcak, 2020’ye kadar 4.3 milyar dolarlık sağlık kompleksi inşa edeceklerini açıkladı *(Gayrımenkul) 3.3 milyon sertifika satıldı *Akıllı harçlık dönemi… Silikon vdisi’nden sonra Çin’de inovasyon merkezi açacak İş Bankası dijital atağa kalktıu *Goldaş’a Societe Generale müjdesi -Milliyet- *Dosya varsa hemen açıkla… Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP liderine hitaben, “Mumun yatsıya kadar yanacak” dedi *Terör Rusya’yı metroda vurdu… 10 ölü *Tarladan sofraya yüzde 500 fark… Tarlada para etmeyen ürünler, pazar ve markete geldiğinde cep yakıyor *Enflasyonun ateş gıda fiyatıyla çıktı *114 bin KOBİ’ye 3 milyar kredi *(Ekonomi Bakanı Zeybekci enflasyon için) “Mayısta tek hane” *(TCMB Başkanı Çetinkaya) “parolamız ihtiyatlılık” *Rize uçuşa geçiyor… Türkiye’nin ikinci dolgu havalimanı Rize’ye geliyor *Türk ihracatına Alibaba dopingi *800 milyon TL’ye Kocaeli’ye şiki tesis *Evde 3 milyar TL cepte *(Gayrımenkul) İlk sertifika arzına yoğun taleğ *Rusya’dan Türkiye’ye kruvaziyer teklifi kaynak : http://www.bloomberght.com
Dirinler Makine AR-GE Merkezi oldu
Dirinler Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından AR-GE Merkezi olarak tescillendi. Otomotiv, beyaz eşya, iklimlendirme başta olmak üzere savunma, havacılık, kalıp, metal çelik sanayii, mobilya, inşaat, plastik-kauçuk, elektrik-elektronik sanayine hizmet veren Dirinler, AR-GE merkezi ile daha fazla yeni ürün tasarlama, ürün iyileştirmeleri ve geliştirmeleri yapmak üzere görev ve sorumluluğu da almış oldu. YENİLİKÇİ ÜRÜN AR-GE İLE OLUR Dirinler Makina San. ve Tic. A.Ş. Genel Müdürü Halil Akgül, 6 ay süren çalışmalarının ardından AR-GE merkezi olarak tescillendiklerini belirterek, “Biz AR-GE merkezi olmadan önce de her yıl birçok yenilikçi ürünü ürün listemize dahil ediyorduk. Yenilikçi ürünleri üretmenin bir tek yolu var o da araştırma ve geliştirmeden geçiyor. Şimdi ise AR-GE merkezi belgesi almamız ile birlikte daha sistemli bir çalışma içine giriyoruz ve bu belge Dirinler Makina için bir dönüm noktası olacak” dedi. TEKNOLOJİNİN ÖNCÜSÜ OLMAK İÇİN Yapılan yeniliklerin ve araştırma sonuçlarının toplumla paylaşılması, üniversiteler ve bilimsel kurumlarla iş birliği içinde çalışılması AR-GE merkezlerinin görev kapsamında yer aldığına dikkat çeken Akgül şöyle devam etti: “Bu merkezin öncelikli amacı üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik yaparak, ürün kalite ve standardını yükseltmek, verimliliği artırmak ve maliyetleri düşürmektir. Ayrıca, oluşan teknolojik bilgi birikimini ürüne yansıtarak, ticarileştirmek de yine hedeflerimiz arasında yer alıyor. Dirinler Ar-GE merkezi, teknolojiyi takip ederken birçok alanda da öncü olacaktır” İSTİHDAM ARTACAK Üniversitelerin ve sanayinin yaptığı AR-Ge çalışmaları arasında fark bulunduğuna dikkat çeken Akgül, “Kendi teknolojimizi kendimiz üretirken, akademik ortamdan alacağımız bilgileri ileri teknolojiye dönüştürme yolunu arayacağız. Ürün için teknoloji geliştirme doğru ve izlenmesi gereken yoldur. AR-GE merkezi olmamızın bize sağlayacağı bir diğer avantaj ürünlerimizi şekillendirirken birkaç yıl sonra ortaya çıkacak ihtiyaçları şimdiden araştıracak bir ekibi bünyemizde istihdam edebileceğiz. Bir ülke ihracat ile zenginleşir. Aynı emek ile daha fazla değer üretebiliyorsak teknolojimizi ilerletiyoruz demektir. Dirinler teknolojisini kendi ürettiği ürünleri ihraç ederek ülkemiz refahına daha fazla katkı yapacak” dedi. RESİMALTI: Dirinler Makina San. ve Tic. A.Ş. Genel Müdürü Halil Akgül (soldan ikinci), AR-GE merkezi olarak artık daha fazla yeni ürün tasarlama, ürün iyileştirmeleri ve geliştirmeleri yapmak sorumluluğunu da üstlendiklerini söyledi. ——– İletilen mesajın sonu ——– — Yenigün Gazetesi www.gazeteyenigun.com.tr Etiler Mah. 9 Eylül Meydanı Meydan Han No:13 Kat:5 D:501 Konak – İZMİR Telefon: [232] 441 0888 (pbx) Faks: [232] 445 4511
Testere yıllara yaygın kaliteli Marka
Işıklar Testere Sanayi faaliyet gösterdiği inşaat yardımcı el aletleri üretimi konusunda ülkesine hizmet veren firmaların en eskilerinden biridir.Firma 1967 yılından bu zamana kadar müşteri memnuniyeti ve sürekliliği sağlamak amacı ile, faaliyet konusu içerisinde bulunan ürün çeşitlerini ve ekipmanlarını değişiklik hakkı saklı kalmak kaydı ile sürekli her türlü yeniliğe açık tutmuş ve geliştirmiştir. İmalat ve pazarlama konularında sektörün araştırma ve geliştirmesinde ulusal ve uluslararası alanda liderliği korumak firma olarak ana ilkesidir. Işıklar Testere Sanayi yıllardır markasına güvenen müşterilerinin bu güvenlerini sürdürmeleri için üründe kalite anlayışı ile yaklaşmıştır.Ürünlerin çelik hammaddesini Almanya başta olmak üzere Avrupa’nın seçkin fabrikalarında yüksek normlarda üretilmiş olarak İstanbul Çekmeköy’de bulunan tesisinde otomatik makinelerde işlenerek mamül haline getirilip siz değerli müşterilerimizin beğenisine sunulmuştur. Üretimimizin her aşamasında kalite diyen Işıklar Testere Sanayi Güç = Kalite Kalite = Müşteri Memnuniyeti Prensibini Benimsemiştir.
Stajyerin Maaşı Devletten!!
Stajyer maaşları yasalaştı.İşletmelerde staj yapan öğrencilere ödenecek ücretler bu yıl eşitlendi. 2017’de tüm öğrenciler 421.21 TL’den az maaş alamayacak. Üstelik devlet katkısı da yasalaştı. Paranın üçte ikisini İŞKUR verecek muhasebex.com’ un haberine göre; Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte işletmelerde öğrenci kardeşlerimizin staj dönemleri de başlamış oldu. Öteden bu yana stajyerlerin ne kadar ücret alacakları hep tartışma konusuydu. Bu konudaki kafa karışıklıklarını gidermek için hazırlanan düzenleme yürürlüğe girerken, uygulamayla ilgili usul ve esaslar da belirlendi. 6764 sayılı yasa öğrencilerin alacakları maaşlarla ilgili sınırları belirlerken, çok önemli bir desteği de yasalaştırdı. Böylece 2017 yılı sonuna kadar staj yapan öğrencilerin maaşlarının önemli bir kısmını devlet karşılayacak. ÜCRET FAZLA OLABİLİR İşletmelerin öğrencilere vereceği ücretlerin alt sınırları da yasa ile belirlendi. Öğrencilere asgari ücretin net tutarının; yirmi ve üzerinde personel çalıştıran işyerlerinde yüzde 30’undan (421.21 TL) yirmiden az personel çalıştıran işyerlerinde yüzde 15’inden (210.60 TL), aday çırak ve çırağa asgari ücretin yüzde 30’undan (421.21 TL) aşağı ücret ödenemiyor. Bunun üstünde ücret ödemek ise serbest. Öğrencilerin sigorta primleri ise eğitim kurumlarının bütçesinden karşılanıyor. 2017’de ise personel sayısına göre ücret uygulaması kaldırıldı. Tüm öğrenciler bu yıl en az asgari ücretin yüzde 30’undan (421.21 TL) az maaş alamayacak. Ödenebilecek en az ücretin; yirmiden az personel çalıştıran işletmeler için üçte ikisi, yirmi ve üzerinde personel çalıştıran işletmeler için üçte biri, devlet katkısı olarak ödenecek. İŞLETMELER NE YAPACAK? İşletmeler öğrencilerin ücretlerini her ayın onuncu gününe kadar öğrencilerin banka hesabına yatıracak. Devlet katkısı ise her ayın 25’ine kadar ilgili işletmenin okul müdürlüklerine bildirdiği banka hesabına aktarılacak. Öğrencilere ödenecek ücretlerden vergi dahil hiçbir kesinti yapılamayacak. Devamsızlık yapan öğrencilerin maaşından bu günler kesilecek. DEĞİŞİKLİK YAŞI ETKİLEMEZ – Gerçek doğum tarihim 1976. Yalnız kimlikte 1979 yazıyor. Bu yanlışlık düzelirse emeklilikte yaşı etkiler mi ? Yaşar DURMUŞ Emeklilik hesabında yaş düzeltmeleri mahkeme kararı ile bile olsa dikkate alınmıyor. Müracaatta kimlikte hangi tarih varsa o geçerli. İŞKUR İLE GÖRÜŞÜN – Eşimin kuaför dükkanı var. Yanında hiç işçi çalışmıyor. Bir işçi işe alsa bu destekten faydalanabilir mi? Özkan ÇAMCI KHK’da çalışanlara ilave işçi ibaresi bulunuyor. Dolayısıyla sizi kapsamıyor. Farklı destekler için İŞKUR ile görüşebilirsiniz. EN AZ 5 BİN 400 GÜN GEREKİYOR – Annem 15.04.1971 doğumlu ve hiç SSK girişi yok. İsteğe bağlı başlatsak ne kadar ödememiz gerekli? Fatma ECEVİT İsteğe bağlı Bağ-Kur olduğu için en az 5.400 gün gerekiyor. Hemen başlarsanız anneniz 61 yaşında emekli olur. En az prim 568.86 TL. NE ZAMAN EMEKLİ OLURUM? –12.02.2007’de işe başladım. Engelli rapor oranım yüzde 58… Yusuf BİTİM Eğer bu rapor oranıyla vergi indirimi alırsanız 20 yıl 4400 gün ile emekli olursunuz. 4400 gün dolduktan sonra çalışmaya devam edebilirsiniz. –5 Eylül 1977 doğumluyum. Sigorta girişim 29.10.1996. Şu anda 5794 gün ödenmiş sigortam var. Nilay KARAGÜLMEZ 20 yıl 53 yaş ve 5900 prim günü şartlarınız var. Bu durumda 106 gün daha çalışıp 05.09.2030 yılında emekli olursunuz. – Kasım 1995’te girişim var. Gün sayım 2191. Ne yapmam lazım? Mustafa TEZEL 25 yıl 55 yaş ve 5750 gün gerekiyor. 3.600 günden emekli olabilmek için primi tamamlayabilirseniz 60 yaşını beklersiniz. Kaynak: http://www.muhasebex.com/stajyerin-maasi-devletten Editör: İpek MOROĞLU
Adım Adım Başarılı Bir Marka Oluşturma Süreci
Tüketiciler üzerinde yapılan bir ankete göre, tüketicilerin bildiği markaların ürünlerini satın almayı tercih ediyor. Küçük bir işletme olarak siz de büyük markalarla rekabet etmek durumundasınız. İşte bu yüzden sağlam bir marka oluşturma süreci ile fark yaratmanın bazı yollarını bulmalısınız. Markalaşmak, havalı bir logodan ya da iyi yerleştirilmiş bir reklamdan ibaret değil. Markalaşmaya nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz? İşte sizlere başarılı bir marka oluşturmak için izlemeniz gereken 11 adım: Adım 1 : Markanızın hedef kitlesini belirleyin. Marka yapılandırmanın temelinde üzerine odaklanmanız gereken hedef kitleyi belirlemek yatar. Herkes için her şeyi üretemezsiniz, değil mi? Markalaşma sürecinde tam olarak kime ulaşmaya çalıştığınızı aklınızdan çıkarmayın. Misyonunuzu ve mesajınızı onların ihtiyacını karşılamaya uygun hale getireceksiniz. Spesifik olun. Tüketicilerin davranışları ve yaşam tarzlarına yönelik detaylı araştırma yapın. Birkaç kısa örnek ile açıklayım: Evden çalışan bekar anneler Teknolojik yenilikleri erken benimseyen teknoloji meraklıları Yurt dışında okuyan üniversite öğrencileri Yöneticileri işe alan profesyoneller Tüketici tablonuzu sağlamlaştırdıktan sonra onların anlayabileceği ve ilişki kurabileceği bir marka kimliği yaratın. Adım 2 : Markanızın hedef tanımı yapın. Kitlenizin güvenebileceği bir marka inşa etmeden önce işinizin nasıl bir değer sunduğunu bilmelisiniz. Hedef tanımı ile basitçe bir varoluş amacı tanımlanır. Bu, markanızı yapılandırırken her açıdan ihtiyaç duyulan bir şeydir. Amacınız nedir? Şirketinizin tutkuyla yaptığı şeyi net bir ifade ile tanımlayın. Logodan tutun da reklam sloganına, sese, mesaja ve karaktere kadar her detay bu hedefi yansıtmalı. Herhalde hepimiz Nike’ın sloganını biliyoruzdur: Just Do It. Ama hedef tanımları nedir biliyor muydunuz? Nike’ın hedef tanımı: Dünyadaki tüm atletlere ilham vermek ve yenilik getirmek. Nike’ın misyonunu her yerde görebilirsiniz. Her branştan atletin kendini en iyi hissedeceği ürünler sunmaya odaklanırlar. Nike bu ifadeye bir de dipnot ekleyerek işi daha da ileriye götürür: ”Eğer bir bedenin varsa, sen de atletsin.” Böyle bir ifade ile hedef kitleyi ne kadar genişlettiklerini bir düşünsenize! Şirket öyle bir itibar ve marka takibi yarattı ki hedefini herkese uyum sağlayacak ölçüde artırabildi. Marka yapılandırırken işe ufaktan başlayın ve ilk önce niş bir hedef kitleye odaklanın. Zamanla marka sadakatiniz erişim alanınızı genişletmeye yetecek kadar büyüyebilir. Adım 3 : Kendi sektörünüzdeki markaları araştırın. Kendi sektörünüzdeki büyük markaları asla birebir taklit etmeyin. Ama iyi oldukları alanların da farkında olun. (Ve tabii başarısız oldukları alanları da bilin.) Asıl amaç rekabette fark yaratabilmek. Müşteriyi başka marka yerine sizi tercih etmesi için ikna etmelisiniz. Ana rakiplerinizle ilgili araştırma yapın. Kendi markalarını yapılandırırken verimli oldukları yönleri ve verimsiz yönlerini inceleyin. Verdikleri mesaj ile farklı mecralardaki görsel kimlikleri tutarlı mı? Ürün ve hizmetlerinin kalitesi nasıl? Okuyabileceğiniz müşteri yorumları veya sosyal medya yorumları var mı? Adım 4 : Markanızın sunduğu önemli özellik ve avantajları öne çıkarın. Her zaman için sizden daha büyük bütçesi ve daha fazla kaynağı olan, sektörü yönlendiren markalar olacaktır. Ürünleriniz, hizmetleriniz ve karınız tamamen size aittir. Çok derinlemesine çalışarak başka kimsenin sunmadığı bir şey bulmalısınız. Örneğin, bu belki daha özgün ve şeffaf bir müşteri hizmeti olabilir, veya üretkenliği daha iyi destekleyen bir yol, daha uygun fiyatlarla müşterinin tasarruf etmesine imkan sunan seçenekler olabilir. Hedef kitlenizi tam olarak tanıdığınızı varsayarsak (Adım 1), müşterinize başka markalar yerine sizi tercih etmeleri için bir sebep sunun. Apple’ın sıradan bir bilgisayar firması olmadığı açık. Apple’ın en önemli özelliklerinden biri yalın tasarımı ve en önemli avantajlarından biri kullanım kolaylığı. Eşsiz ambalajlarından lansman etkinliklerine kadar Apple’ın müşteride bıraktığı izlenim şu; ürünü kutusundan çıkarır çıkarmaz kullanmaya başlayabilirler. Apple’ın…
CQC Danışmanlık ile büyüyeceksiniz
CQC Kalite, olarak işletmelere danışmanlık ve eğitim hizmetleri sunmak amacıyla kuruldu. Kısa sürede sektörün önde gelen firmalarına; ISO 9001, ISO 18001, HACCP ISO 22000, FSC, ISO 10002, Helal Belgesi, CE , TSE, TSEK, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ yönetim sistemlerinin kurulmasını sağlayarak çok sayıda eğitim ve danışmanlık hizmeti vermiştir. Firmanızda ilgili standarda uygun sistem organizasyonu, dokümantasyon ve belgelendirme işlemleri, CQC Kalite bünyesindeki uzman çalışanlarımız nezaretinde kalite sistem danışmanları tarafından gerçekleştirilmektedir. CQC Kalite , müşteri odaklı hizmet anlayışı ile hizmetlerini ve bunları sunuş yöntemlerini birlikte çalıştığı müşterilerin beklenti, ihtiyaç ve tercihlerine uyarlanabilecek esnekliğe sahiptir. CQC Kalite danışmanları, bir çözüm ortağı olarak en uygun çözümleri yaratabilmek amacıyla profesyonel, kaliteli ve başarılı uygulamaları hayata geçirebilmek için en uygun araçları ve teknikleri kullanmaktadır. CQC kalite; rakiplerinden ayıran; müşteri odaklı anlayışıyla hazır paket çözümler değil, mevcut duruma ve ihtiyaca göre oluşturulan yeni çözümler sunabilmesi ve kurumsal altyapısını sürekli geliştirmesidir. ADRES : YAKUPLU MERKEZ MAH. İNÖNÜ CAD. NO:21 / B YAKUPLU / BEYLİKDÜZÜ / İSTANBUL TEL: 0212 875 31 86 GSM : 0 532 466 60 68





























