Ukrayna’da Türk iş dünyası için tarihi bir gün, tarihi imzalar

Ukrayna Sanayi ve Ticaret Odası’nın Coliseum Salonu’nunda geride bıraktığımız yılın nisan ayının on dokuzunda bir araya gelen birçok farklı ülkenin iş insanları, diplomatları, gazetecileri Ukrayna’daki iş dünyaları için tarihi bir ana tanıklık ettmişlerdi. O gün, Ukrayna Bağımsızlık tarihinde ilk kez ülkedeki Alman, Amerikan, Çin, Fransız ve Türk iş dünyalarıyla, Ukrayna Sanayi ve Ticaret Odası’nın temsilcileri güçlerini ortak bir mekanizmada birleştirdiler. Almanya Ukrayna Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Alexander Markus, Fransa Ukrayna Ticaret Odası direktörü Bertrand Barrier, Ukrayna Sanayi ve Ticaret Odası başkanı Gennadiy Çizikov -ki bu kurum Türkiye’deki Odalar ve Borsalar Birliği’nin(TOBB) karşılığıdır-, Çin Ticaret Odası Başkanı Ruslan Osipenko, Amerika Birleşik Devletleri Ukrayna İş Konseyi Başkanı Morgan Williams ve Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği’nin temsilen ben, Ukrayna’daki İş Dernekleri ve Odaları Uluslararası Konseyi’nin kuruluş senedine imza attık. Britanya Ukrayna Ticaret Odası ise kuruluş sürecine ilişkin bazı itirazları olması nedeniyle törende yerini alamamış ancak en sonunda bizimle aynı noktada buluşmuş ve onlar da kurucu üye olarak imza masasında olmasa da konseyde yerlerini almışlardı. Etkinlik Ukrayna için tarihi olmasının yanı sıra, yurtdışı Türk dernekçiliği açısından da tarihiydi zira bugüne kadar başka hiçbir bir ülkede Türk işadamı dernekleri böyle bir konseyin kuruluş sürecinde en azından yakın tarihimizde paydaş olmadı.

Ukrayna’daki Uluslararası İş İnsanları Dernekleri ve Odaları Üst Konseyi’nin(ICBAC) ‘ın birinci yılını tamamladık. ICBAC, geçtiğimiz bir yıl boyunca yapılan toplantılarla olgunlaştı. Kurumun ilk projesi olarak önce altı kurucu iş insanları derneği ve odası Ukrayna için her birimiz beşer reform önerisi hazırladık. Hatırlanacağı üzere TUİD’in beş reform önerisini daha önce bir makale ile ele almıştım. Tüm bu öneriler bir araya getirilerek beş ortak maddeye, Ukrayna Bakanlar Kurulu’na sunulmak için konsolide edildi. Nitekim konsolide edilen bu beş maddenin üçü, bizim Türk iş dünyası olarak önerilerimizden çıktı. Yine bu bir yıl boyunca dernek yönetimleri, üyeleri birbirlerinin faaliyetlerine katılarak, karşılıklı ilişkileri, dostlukları pekiştirdiler Beraber ilk büyük etkinliğimizi olan Ukrayna Yatırım Forumu’nu ise, aralık ayında ICBAC’a katılarak yapının bir parçası olan Avusturya Ukrayna İş Derneği ile birlikte Ukrayna Diplomasi Akademisi’nde geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirdik. 150’den fazla ismin katıldığı bu forumu daha sonra bir yazı ile değerlendireceğim.

O gün atılan imzalara, ICBAC’ın kuruluşuna elbette kolay gelinmedi. Bir yıllık yoğun bir çalışma sonucunda konseyin kuruluş süreci tamamlandı. Aslında bu hazırlık süreci bizler açısından 2011 yılının başlarına dayanıyordu. Son altı yıldır, Ukrayna’daki diğer ülkelerden işadamlarıyla, işadamları dernekleriyle iyi ilişkilere, işbirliğine Ukrayna Türk iş dünyası, TUİD olarak önem verdik. İtalyanlar, İngilizler, Amerikalılar, Polonyalılar, Almanlar ve hatta Çinliler’le birçok etkinliği bu süreçte beraber gerçekleştirdik. Kuşkusuz bu çalışmalar, bu çabaların bir sonucu olarak, Ukrayna’daki diğer önde gelen yatırımcı ve aktif iş dünyasına sahip olan Almanya, Büyük Britanya, ABD, Çin, Fransa iş dünyalarıyla birlikte kurucu üye olarak ICBAC’ın bir birleşini olmamız sürpriz olmadı. Tabii önemli bir faktör de Ukrayna’nın içinde bulunduğu konjonktür. 2014 yılı öncesinden farklı olarak iş dünyasıyla diyaloğa çok daha açık, bu diyaloğa önem veren bir yönetim anlayışı Ukrayna’ya hakim. Ülkedeki yapısal reformların gerçekleştirilmesi noktasında Ukrayna hükümeti iş dünyasının önerilerini, tavsiyelerini ve eleştirilerini dinlemeye hazır dolasıyla ICBAC gibi bir mekanizmanın varlığı özellikle farklı ülkelerin yatırımcılarının ortak sorunlarını çözümünde ve iş dünyasını Ukrayna hükümeti nezdinde sesinin duyurulmasında çok daha işlevsel ve etkili olabilecek.

Bu yapı önümüzdeki dönemde daha da büyüyecektir. Maalesef açılış günüyle ilgili o gün bir yazı kaleme alalamamıştım. O gün yazdığım notlara göz gezdirdiğimde, ICBAC’ın hedeflenenden çok daha hızlı büyüdüğünü ve güçlendiğini görüyorum. Kuruluş töreninde bir konuşma yapan İsviçre’nin Ukrayna Büyükelçiliği müsteşarı Christoph Spaeti ülke olarak bu önemli inisiyatifi desteklediklerini ve konseyin Ukrayna’daki İsviçre İşadamları Derneği olmamasına rağmen en azından büyükelçilik düzeyinde bir şekilde parçası olmasını istediklerini dile getirirken, daha sonra ise İsviçre’nin Ukrayna Büyükelçiliği’nin resmi twitter hesabından yayımladıkları mesajla, ICBAC’ı desteklediğini de ayrıca bir daha kamuoyuyla paylaşmışlardı. Ukrayna’daki Avusturya iş dünyasını temsilen düşüncelerini dile getiren Alfred P. Praus ise konseyde kurucu üye olarak yer almanın önemine dikkate çekerek, birkaç ay içerisinde bu konseye üye olmak istediklerini ve kabul edilmek için dilekçelerini en kısa zamanda vereceklerini söylemişti. Nitekim Avusturya Ukrayna İş Derneği, Konseye üye olurken, İspanya, Kanada, İtalya gibi ülkeleri iş dernek ve odaları ICBAC ile üye olma görüşmelerini sürdürüyorlar.

İmza törenindeki konuşmalarımızda her paydaş ülkenin temsilcileri olarak hem ülkelerimizin Ukrayna’daki yatırımlarından söz ederken hem de imzacı kurumlarımızdan bahsettik. Bu çerçevede TUİD’in kurulduğu 2004’ten yılından beri yalnız gıda, tekstil, inşaat gibi Türk iş insanlarının yurtdışında başarıyla faaliyet gösterdiği ‘klasik’ sektörlerde değil, Ukrayna’da ilaçtan, sağlığa, makineden, IT’ye, tarımdan, iletişime ekonominin hemen hemen her sektöründe başarıyla çalışan üyeleri olduğunu, yalnız büyük Türk firmalarının değil, küçük ve ortaboy birçok Türk işletmesinin üyelerimiz arasından yer aldığınıdan bahsettim. Ayrıca Kiev merkez dışında, güney Ukrayna’da Herson, Odesa ve Zaporoje’de, Doğu Ukrayna’da Harkov’da, Orta Ukrayna’da Vinitsa’da ve Batı Ukrayna’da Lviv’de temsilciliklerimizin olduğunu, böylece Ukrayna’da yabancı ülke iş dernekleri arasında en geniş şube ağına sahip olduğumuzu belirtirken, üye profilimiz arasında yalnız Türk işadamlarının değil Ukrayna’daki çokuluslu kurum ve şirketlerdeki üst düzeyde görev yapan Türk profesyonellerin de olduğunu hatırlattım. Bunu yaparken de bizi törende yalnız bırakmayan, Ukrayna’daki en büyük yabancı yatırımcı olan Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın(EBRD) Ukrayna Direktörü, üyemiz Şevki Acuner’i güzel örneklerden biri olarak gösterdim. Acuner, aynı zamanda Amerikan Ticaret Odası’nın(ACC) başkan yardımcılığı görevini de üstleniyordu Konseyin kuruluşunu kutlamak için kürsüye çıkan Şevki Acuner, belki günün en güzel konuşmalarından birini gerçekleştirdi. Acuner iş yapmanın güven ve iletişimden geçtiğini, bu konseyin ise bu güven ve iletişimin oluşmasından önemli bir vazife üstleneceğini belirterek, ICBAC’ın çalışmalarından başarılar diledi. EBRD başkanı aynı şekilde kurumlarının, ICBAC ile yakın çalışmaya hazır olduğunu ve üye firmaları Ukrayna’daki yatırımlarında desteklemeye hazır olduklarını sözlerine eklemeyi ihmal etmedi. Nitekim 31 Mayıs 2018’de görevi sona eren Acuner’in son güne kadar her zaman büyük desteğini gördük.

Gelin ICBAC’ı oluşturan kurucu ülke üye işadamı derneklerine beraber göz atalım. Başkanlığını Morgan Williams’ın yaptığı ve 200’den fazla Amerikan firmasının üye olduğu USUBC 1995 yılından kurulmuş. Bizim DEİK benzeri bir kuruluş olduğunu söyleyebiliriz. Washington’daki bu tarz kuruluşlar arasında en çok üyeye sahip birkaç dernekten biri ve Ukrayna’ya daha fazla yatırım yapılması ve Ukrayna’daki iş ortamının iyileştirilmesi için kayda değer çalışmalar yürütüyor. USUBC, Türk iş dünyasının Ukrayna’daki gücü ve önemini takdir eden, her dönem bizimle iyi ilişkiler yürüten ve ICBAC kuruluş sürecinde de yakın çalışma yürüttüğümüz bir kuruluş oldu. Başkanlığını bir Amerikalı’nın Bate Toms’ın yaptığı BUCC ise yine 1995 yılında kurulmuş. Ukrayna’nın yatırım potansiyelinin ortaya çıkması ve Büyük Britanya iş dünyasın sesinin duyulması için çalışma yürütürken, sosyal faaliyetlere de büyük önem veriyorlar

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in çabası ve teşvikleriyle kurulan Almanya Ukrayna Ticaret Odası’nın ise bugün itibarıyla 85 üyesi var ve her geçen gün üye sayılarını artıyorlar. Almanya bugün itibarıyla Ukrayna’nı en büyük ikinci dış ticaret partneri ve iki ülke arasında ticaretteki değişim trendi bu hızla sürerse, Almanya’nın birkaç yıl içerisinde Rusya’yı geçerek birinci sıraya yükselmesi kuvvetle muhtemel. Halbuki çok değil bundan 3-4 yıl önce 28 üyeli AB ile Ukrayna’nın dış ticareti, ancak Rusya ile dış ticaretine eşitti. AHU başkanı Andreas Markus oldukça dinamik ve çalışkan ICBAC’ın ilk kuruluş sürecinde de genel sekreterlik görevini üstlendi. Markus, Türkiye’nin, Ukrayna’nın kalkınma sürecindeki öneminin farkında olan bir isim. ,

Çin Ticaret Odası ise diğer dernek ve odalardan üye sayısı ve profiliyle ayrışıyor. Üye sayıları birkaç düzine ile sınırlı ve yalnız büyük ve çoğu da devlet ortaklı kuruluşları bünyelerinde bulunduruyorlar. Birkaç yıllık bir geçmişleri olmakla birlikte, TUİD’in birçok etkinliğine başkanları ve yöneticilerinin katılım gösterdiğini söyleyebilirim. Fransa Ukrayna Ticaret Odası, imza sahibi kuruluşlardan en eskilerinden biri olarak göze çarpıyor. 150 üyeleri var ve bu üyelerin %35’i tarım sektöründe faaliyet gösteriyor. Kendisi de bir tarım konusunda oldukça başarılı olan Fransa, Ukrayna’da tarıma büyük önem veriyor. Kurumun direktörü Bertrand Barrier, 25 yıllık tarihlerinde attıkları en önemli imzanın günkü attıkları imza olduğunu söylerken oldukça samimiydi.

ICBAC’ın ne yapacağına gelince. Kuruluş senedinde de ifade ettiğimiz gibi, Ukrayna’da iş yapma koşullarının iyileştirilmesi ve iş yaşamında yönetişim ilkelerinin geliştirilmesi için caba yürüteceğiz. Bunu yaparken ise tek tek derdimizi ,önerilerimizi getirmenin ötesinde, ortak bir ses olduğumuz da açık ki iş dünyasının ortak sorunlarında, Ukrayna’nın kalkınma sürecinde sesimiz daha gür çıkacak. İlk bir yılın muhasebesine baktığımızda ICBAC, o gün için hedeflenin, amaçlananın çok daha ötesine geçti. Hiç kuşkusuz ICBAC gelişimi Türk iş dünyamıza da önemli katkı sağladı. Ukrayna Türk iş dünyası bugün, Ukrayna’da en etkin üç ülke iş dünyasından biri olarak enerjisiyle, dinamizmiyle hem kendi ülke iş derneklerinde, hem de böyle çoklu yapılarda Ukrayna’nın hızlı büyüme ve kalkınma sürecin de Türkiye Ukrayna ekonomik ilişkilerine de önemli katkı sağlıyor. Ukrayna’da Faaliyette Bulunan Uluslararası İş Dernek ve Odaları Konseyi’nin kuruluşunun bu vesileyle tekrar hayırlı olmasını diliyorum. Bu model, başka ülkelerdeki Türk iş insanları için de yararlı bir örnek olacaktır.

Burak PEHLİVAN

  • Benzer Haberler

    Kırtasiye sektörü, yaz dönemini stratejik hazırlık ve dönüşüm süreciyle yönetiyor

    Okulların kapanmasıyla birlikte klasik kırtasiye ürünlerine yönelik talepte azalma yaşansa da sektör yaz aylarını hobi, sanat ve eğitici aktivite ürünleriyle dinamik bir biçimde geçiriyor. Süreç boyunca ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişiminin yaşandığını ifade eden TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, ebeveynlerin çocukları ekrandan uzak tutacak ve motor gelişimini destekleyici ürünlere yöneldiğine dikkat çekti. Okulların tatile girmesiyle birlikte kırtasiye sektöründe alışılagelmiş okul alışverişi yoğunluğu hafiflemiş olsa da sektördeki hareketlilik, yeni taleplerden dolayı devam ediyor. Kırtasiye raflarında yaz dönemi boyunca klasik defter ve okul çantalarının yerini ise çocukların gelişimini destekleyen eğitici oyunlar, boyama setleri ve hobi ürünleri alıyor. Diğer yandan sektör, yeni sezon hazırlıklarını da hummalı şekilde sürdürüyor. Okul ürünlerinin yerini hobi ve sanat alıyor. Yaz aylarının sektör açısından tamamen durgun bir dönem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Okulların kapanmasından sonra ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişimi yaşanıyor. Klasik okul ürünlerinin raflardaki payı azalırken boya ürünleri, etkinlik kitapları, oyun hamurları, hobi setleri, çıkartmalar ve çocukların bireysel olarak vakit geçirebileceği ürünler ön plana çıkıyor. Genel görünüme bakıldığında yaz döneminde çocukları hem eğlendiren hem de gelişimlerine katkı sağlayan ürünlere talep artıyor. Özellikle aileler, çocukların tatil süresince tamamen eğitimden kopmamasını ancak bunu klasik bir ders çalışma düzeni içerisinde de hissetmemesini istiyor. Bu sebeple eğitici içeriklerin oyun ve eğlenceyle bir arada sunulduğu ürünler öne çıkıyor. Hedef kitlede de kısmi bir değişim yaşanıyor. Eğitim dönemi içerisinde alışveriş daha çok zorunlu ihtiyaçlar üzerinden şekillenirken yaz aylarında karar verici olarak ebeveynlerin rolü artıyor. Bunun yanında çocuklar da renk, karakter, tasarım ve ürünün sunduğu aktiviteye göre tercihlerini daha fazla belirliyor. Yaz döneminde yalnızca öğrenciler değil hobiyle ilgilenen yetişkinler, tatilde çocukları için etkinlik arayan aileler ve sanat ürünlerine ilgi duyan tüketiciler de önemli bir müşteri kitlesi oluşturuyor.” dedi. Ebeveynler, çocuklarını ekrandan uzaklaştıran ürünleri tercih ediyor Son yıllarda ailelerin çocukların dijital bağımlılığı konusundaki farkındalığının arttığına dikkat çeken Keresteci, sözlerine şöyle devam etti: “Ebeveynler, çocukların yaz tatilini yalnızca telefon, tablet veya televizyon karşısında geçirmesini istemiyor. Bu nedenle el becerilerini, hayal gücünü, dikkatini ve ince motor gelişimini destekleyen ürünlere yönelik talep her geçen yıl artıyor. Kesme, yapıştırma, boyama, şekillendirme, çizim yapma ve üç boyutlu tasarım oluşturma imkânı sunan ürünler, çocukların yalnızca zaman geçirmesini değil, aynı zamanda üretmesini de sağlıyor. Çocuk bir ürünün sonunda kendi yaptığı bir resmi, oyuncağı veya tasarımı gördüğünde hem özgüveni hem de ilgisi artıyor. Doğru yaş grubuna uygun, ilgi çekici ve nitelikli ürünler seçildiğinde ekran süresini ciddi ölçüde azaltabilecek güçlü bir alternatif oluşturuyor. Burada ailelerin de çocuklarla birlikte etkinliklere katılması önemli. Kırtasiye ürünleri çocuğa yalnızca bir uğraş değil, aileyle kaliteli zaman geçirme imkânı da sunuyor.” Lisanlı ürünlerde kırmızı çizgi “güvenilirlik” ve “nitelik” Satış dinamiklerinde lisanslı ürünlerin de önemli bir ağırlığa sahip olduğunu vurgulayan Keresteci: “Lisanslı ürünler özellikle çocuk ve genç tüketicilerin satın alma kararlarında önemli bir etkiye sahip. Sevilen çizgi film karakterleri, animasyon kahramanları, spor kulüpleri, dijital oyunlar ve sosyal medyada popüler hâle gelen figürler, ürünlerin tercih edilmesini doğrudan etkileyebiliyor. Yaz döneminde okul alışverişi azalmasına rağmen lisanslı ürünlere olan ilgi devam ediyor. Çünkü bu ürünler yalnızca eğitim amacıyla değil, kişisel kullanım, koleksiyon, hediye ve eğlence amacıyla da satın alınıyor. Kalem kutuları, matara ve suluklar, çıkartmalar, boyama setleri, çantalar ve küçük aksesuarlar yaz döneminde ilgi…

    290 milyar Euro değerindeki güzellik sektörünün dev buluşması BeautyEurasia’nın 21’inci yılı için hazırlıklar sürüyor  

    Avrasya coğrafyasının en kapsamlı uluslararası güzellik, kozmetik ve saç bakımı etkinliklerinden biri olan “BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı”, 2–4 Eylül 2026 tarihleri arasında 21’inci kez kapılarını açacak. ICA Events organizatörlüğünde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek organizasyon, yerli ve yabancı sektör temsilcilerine yeni ticari iş birliği imkanları sunarken endüstrinin en güncel akımlarını tek bir çatı altında toplayacak. Geçtiğimiz yıl 114 farklı ülkeden 13 bin 314 profesyoneli ağırlayan fuar, bu dönemde de geniş kapsamı sayesinde yeni ortaklıkların kurulmasına aracılık edecek. Dünya genelinde ekonominin pek çok dalını kapsayan 50’den fazla organizasyona imza atan ICA Events, Avrasya’nın güzellik alanındaki en büyük zirvelerinden biri olan 21. BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı’nı 2–4 Eylül tarihleri arasında düzenleyecek. Mevcut büyüklüğünün yanı sıra katılımcılarına nitelikli ticari ağlar, hedef odaklı B2B görüşmeler ve yüksek ticari verimlilik de sağlayan fuar, İstanbul Fuar Merkezi’nde yarattığı küresel çeşitlilikle bu yıl da somut ticari çıktılar sağlayacak. Güzellik sektörünün Türkiye’deki hacmi 2025 yılında 217 milyar TL’ye ulaştı Güzellik endüstrisinin, kişiye özel teknolojik imkanlar ve artan sağlıklı yaşam bilinciyle beraber sürekli bir gelişim içerisinde olduğunu ifade eden BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı Direktörü Filiz Mehmedova, “Markalardan üreticilere ve tüketicilere kadar bir bütün teşkil eden güzellik sektörü hem yerel hem de küresel ölçekte gelişimini sürdürüyor. Bugün dünya çapında yaklaşık 290 milyar Euro’luk bir büyüklüğe erişen güzellik sektörü, 4,2 milyar civarında potansiyel kullanıcıya ulaşıyor. Diğer taraftan Türkiye piyasası da son dönemde endüstrinin en hızlı ivme kazanan bölgelerinden biri olarak dikkat çekiyor. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’deki güzellik pazarının hacmi 217 milyar TL seviyesine çıkarken, dijital platformların etkisi sektörün genişlemesinde giderek daha kritik bir rol oynamaya başlıyor. 20 yılı aşkın bir tecrübeye sahip olan BeautyEurasia ise yalnızca fiziksel ölçeğiyle değil, sunduğu kaliteli iş bağlantıları, stratejik B2B buluşmaları ve ticari verimliliğiyle ön plana çıkıyor. Organizasyonumuzun küresel erişimi yerel pazar bilgisiyle harmanlayan yapısı, sektördeki etkili ortaklıkların tesis edilmesine olanak tanıyor.” açıklamasında bulundu. Standart kalıpların ötesinde bir fuar Fuarın geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen buluşmasında küresel etkisini bir kez daha kanıtladığını belirten Mehmedova, şu verileri paylaştı: “Dünya genelindeki ekonomik dalgalanmalara rağmen fuarımız geçtiğimiz yıl da başarılı bir grafik sergilemeyi başardı. Toplamda 114 ülkeden 13 bin 314 profesyonel isim fuarımızı ziyaret ederken, bu kitlenin 3 bin 406’sını yabancı konuklar oluşturdu. Bununla birlikte 180’i yurt dışından gelen toplam 302 katılımcının yer aldığı organizasyonda iş hacmi 305 milyon Euro’ya ulaşırken, katılımcı başına ortalama 1 milyon Euro’luk bir ticaret hacmi oluşturduk. Ayrıca BeautyEurasia, basit bir ürün sergileme alanının çok ötesinde, ölçülebilir ticari başarılar üreten bir platform olma niteliği taşıyor. Bu doğrultuda geçtiğimiz sene bin 486 sipariş ve ön protokole imza atılırken, katılımcı kurumlar ile uluslararası satın almacılar arasında doğrudan ticari köprüler kuruldu. Ek olarak fuar süresince 5 binden fazla B2B görüşme gerçekleştirildi. Bu sayede uzun vadeli ticari ortaklıkların kurulmasına çok değerli bir katkı sunulmuş oldu. Bu yıl da dünyanın dört bir yanından sektörün öncü isimlerini bir araya getirirken kalite odaklı vizyonumuzu koruyarak; Türkiye, Avrasya, Orta Doğu, Balkanlar ve BDT pazarlarına giriş yapmak isteyen profesyoneller için stratejik bir merkez olmaya devam edeceğiz.” ICA Events Hakkında Yapı, turizm, kozmetik, gıda, raylı sistemler ve lojistik sektörlerinde Türkiye’nin önde gelen fuarlarını düzenleyen ICA Türkiye gücünü, fuarcılık sektöründeki güçlü küresel ağını içinde yer aldığı…