Boykot ettiler, fiyatlar düştü

Petrokimya kartellerinin arzı kısması sonucu hammadde fiyatları fırladı. Bunun üzerine Türkiye ile Çin’deki plastik üreticileri dev şirketlere karşı boykot kararı aldı ve fiyatlar yüzde 15 geriledi. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) benzeri kartel yapıya sahip petrokimya şirketlerinin arzı çeşitli bahanelerle kısmasının ardından ham madde fiyatları dolar bazında yüzde 150’den fazla arttı. Bunun üzerine plastik ham maddede dünyadaki en büyük ithalatçılar olan Çin ve Türkiye’deki üreticiler, kartel zamlarına karşı ortak akılla hareket edip boykot kararı aldı. Söz konusu hamle işe yaradı ve fiyatlar düşüşe geçti. Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu, ham madde fiyatlarına yüzde 150’nin üzerinde zam yapan petrokimya şirketlerine karşı ‘alımı durduralım’ çağrısı yaptıklarını söyledi. Eroğlu, “Boykota başladığımız martın ikinci yarısı sonrası ham madde fiyatları kısa sürede geriledi. Türkiye’nin aylık plastik ham madde kullanımının ortalama 600 bin ton olduğunu göz önüne aldığımızda ortaya çıkan yüzde 15’lik fiyat düşüşünün aylık karşılığı 180 milyon dolar” dedi. BİRÇOK ÜRÜNE ZAM Eroğlu, boykota, firmaların geniş katılım gösterdiğini kaydetti. Eroğlu, gıda ambalajından plastik ipliklerle dokunan kıyafetlere, temizlik malzemeleri ambalajından ayakkabıya, içecek şişelerinden mutfak eşyasına, inşaattan medikal sektörüne ve beyaz eşyaya birçok alanda tüketicilerin hayatına direkt etki eden plastik ürünlerin, ham maddedeki fiyat artışlarına bağlı olarak zamlandığını belirtti. DÜNYADA SES GETİRDİ Dünyadaki pek çok ülkenin medyası da hammadde zamlarına verilen tepkiye yer verdiler. Analiz ve haberler; Türkiye’deki süreci, ‘çözüm noktasındaki umut ışığı’ olarak yorumladılar. HAZİRANA KADAR DEVAM Elzem olmadıkça ham madde almayarak boykota hazirana kadar devam edeceklerini bildiren Eroğlu, “Yüzde 15’lik düşüş önemli ancak yüzde 150 artan fiyatlara göre henüz işin başındayız” dedi. Kaynak : Akşam Gazetesi*

TEKSTİLDE HAMMADDE SIKINTISI SEKTÖRÜN BELİNİ BÜKÜYOR

Türkiye’de tekstil sektöründe yaşanan hammadde ve ara malı fiyatlarındaki artıştan Asrın İşadamları Derneği (ASRİAD) bünyesinde sektörde hizmet veren iş insanları da fazlasıyla nasibini aldı. ASRİAD Tekstil Sektör Komisyonu tarafından yapılan açıklamada; pamuk ipliğinde fiyatların son 5 ayda yüzde 50’ye varan oranlarda arttığı, kilosu 20 lira olan ipliğin 30 TL’ye kadar yükseldiği belirtilirken, Eylül’de 9 buçuk lira olan pamuk fiyatının bugünlerde 17 TL’ye kadar çıktığı dile getirildi. Açıklamada, salgın ile birlikte örme giyime ilginin artmasıyla pamuk ipliğinin de global anlamda kıymete bindiği, bazı ülkelerin pamuk ipliği ihracatına sınır koyup, iç pazara odaklandığı, Avrupa’nın ise yükselen navlun fiyatları nedeniyle iplik almak için Türkiye’ye yöneldiği ifade edildi.  Pamuk elyafı ve ipliği başta olmak üzere hazır giyim sektörünün kullandığı hammadde ve ara malların fiyatlarında dünyadaki artışın yüzde 20-25 düzeyindeyken, Türkiye’de doların da yükselmesi nedeniyle yüzde 50’lere kadar çıktığının altı çizildi. Bu durumun tekstil sektörünün rekabet gücünü bir hayli zayıflattığı, buna engel olmak adına bazı önlemler alınmasının elzem gözüktüğü belirtildi. Önlem olarak ise, içeride katma değerli ürüne dönüştürebileceğimiz elyaf ve ipliğinin yurtdışına ihracatına yönelik gözetim getirilmesi dışında, iplik ithalatında uygulanan ilave gümrük vergilerinin de en azından piyasalarda rahatlama olana kadar kaldırılması gerektiği vurgulandı. Lojistik sıkıntısı sektörü olumsuz etkiliyor  Pandemi sürecinin başlamasıyla, dünyadaki lojistik zincirinde kopmalar ve yığılmalar olduğunun altı çizilirken, boş konteyner bulma sorununun ortaya çıktığı belirtildi. Yapılan açıklamada şu hususlara yer verildi: “Uzun süre çok düşük karlarla çalışan armatörler, pandemiden dolayı oluşan hızlı talep artışını fırsata çevirerek, konteyner nakliye fiyatlarında fahiş artışlar yapmaya başladı. Bunu fırsat bilen gemi sahipleri de gemi kiralama fiyatlarını ve kontrat sürelerini arttırdı. Bunların sonucu olarak, 2 bin dolar düzeyinde olan konteyner nakliye ücretleri 12-13 bin dolarlara çıktı. Libya’ya 800-900 dolara giden konteynerler 4500-5000 dolarlara çıktı. Bunun yanı sıra armatörlerin, sürekli çalıştıkları müşterilerine öncelik verdiği için, spot çalışan müşterilerine uzun terminler veya yüksek fiyatlar teklif ettiği ifade edildi.  Nakliye fiyatlarının artması, maske lastik imalatındaki aşırı artış, evlerde rahat kıyafetlere yönelimden dolayı artan taleple ve Avrupa’da dünyanın en büyük likra hammadde üreticisinin pandemi dolayısıyla kapasitesini %30 civarında düşürmesiyle, likra fiyatları katlanarak arttı. 5 dolar olan likra 20-25 dolarlara kadar çıktı. Bu artışta aracıların ve bayilerin de kar marjlarını arttırmalarının etkisi oldu. Likra olarak adlandırılan elastanın Türkiye’ de tek üreticisi var ve kapasitesi Türkiye’ ye yetmiyor. Mevcut üretici, ürünlerinin bir kısmını yurtdışına ihraç ettiği ve daha önce yurtdışından takviye olarak getirdiği likraları yeteri kadar getiremediği için, ülkemizde likra fiyatları fahiş oranda artmış ve “20 denye likra”  gibi kalemleri bulmak çok zor bir hale gelmiştir. Yıllık yaklaşık 100-120 bin ton ihtiyaç olan likranın bulunamaması ve fiyatlarının aşırı artmasından dolayı, birçok hazır giyim ve kumaş üreticisi, üretimi durdurmak veya kapasitesini düşürmek zorunda kalmış ve fiyat tutturmakta zorlanmıştır. TİM’in hazırladığı ihracat raporlarından elde edilen bilgilere göre, 2021 Ocak-Mart döneminde ihracat yapılan tekstil hammaddenin ortalama kg değeri 3,7$ iken, aynı dönemde hazır giyimde yapılan ihracatın ortalama kg değeri 13,2$ olarak gerçekleşmiştir. (tablo1). Yani hazır giyim ihracatının katma değeri, hammadde ihracatına göre yaklaşık 4 kat fazladır.  Pamuk ipliğinde de, ham pamuk fiyatlarının dolar bazında uluslararası piyasalarda artması ve Çin, Rusya, Pakistan gibi ülkelerin Türkmenistan ve Özbekistan gibi ülkelerden yüksek miktarda satın aldıkları ipliklerden dolayı, Türkiye’ye gelen iplik miktarı azalmış ve fiyatlar artmıştır.  Pandemi döneminde gümrük ithalat vergilerinin artmasını fırsat bilen bazı yerli iplik üreticileri, döviz kurunun da artmasıyla hem ihracata…

NİSAN AYINDA İHRACATTA TARİHİ REKOR

Nisan ayı ihracat rakamları açıklandı. Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre ihracatta, geçen yılın nisan ayına göre yüzde 109 artış yaşandı. 18,8 milyar dolar olarak kayıtlara geçen rakam tüm zamanların en yüksek nisan ayı ihracat rakamı oldu. Türk ihracatçısı milli menfaatler dahilinde çalışmalarını büyük bir başarıyla sürdürürken Ticaret Bakanlığı da pandemi döneminde almış olduğu önlemler, yaptığı çalışmalar ve ihracatçılarımıza verdiği destek ile büyük takdir topluyor.  Türkiye’nin nisan ayında ihracatı 18.8 milyar dolara çıktı. Bu rakam, tüm zamanların en yüksek nisan ayı ihracat rakamı oldu. İthalat, nisan ayında 21.9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Nisan ayı dış ticaret açığımız, 2020 nisan ayına göre % 31.9 azalarak 4.6 milyar dolardan 3.1 milyar dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise % 85.7 olarak gerçekleşti. Pandemi öncesi 2019 yılıyla karşılaştırıldığında ise ihracatımızın bu yılın nisan ayında % 22.3 oranında arttığı görülüyor. Bugün itibariyle ihracatımız, pandemi öncesi seviyelerin de üzerine çıkmış gözüküyor. İthalatımız ise nisanda % 21.1 artış gösterdi.  -2021’in ilk çeyreğinde ihracatta yüzde 33,1 artış 2021 yılı ocak-nisan döneminde ihracatımız %33.1 artışla 68.8 milyar dolar olarak gerçekleşti. İthalat ise ocak-nisan döneminde % 19.8 artışla 82.9 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Yine ocak-nisan dönemi dış ticaret açığımız % 19.5 azalarak 17.6 milyar dolardan 14.2 milyar dolara geriledi. Bir başka ifadeyle, 2021 yılı ocak-nisan döneminde dış ticaret açığımız, önceki yılın aynı dönemine göre 3.4 milyar dolar daha az gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise ocak-nisan döneminde 8.3 puan artışla % 82.9 oldu. Nisan ayında en fazla ihracat yaptığımız fasıl “motorlu kara taşıtları”nda yaşanırken rakam, 2 milyar 109 milyon dolar olarak gerçekleşti. En fazla ihracat yapılan diğer fasıllar ise sırasıyla “kazanlar ve makinalar” (1 milyar 875 milyon dolar) ile “demir ve çelik” (1 milyar 289 milyon dolar ) olarak kayıtlara geçti.  -İhracatta Almanya başı çekiyor Nisan ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler sırasıyla Almanya (1 milyar 654 milyon dolar), ABD (1 milyar 182 milyon dolar) ve İngiltere (1 milyar 33 milyon dolar) oldu. İthalatta ise ilk üç sırayı Çin (2 milyar 412 milyon dolar), Rusya (2 milyar 174 milyon dolar) ve Almanya (2 milyar 131 milyon dolar) aldı. Yine olumlu bir gelişme de ihracat yapan firma sayılarımızda yaşandı. 2020 yılı nisan ayında 30 bin 112 olan ihracat yapan firma sayısı, 2021 yılının nisan ayında % 49.4 artışla 44 bin 988’e ulaştı. 2021 yılı ocak-nisan döneminde, ihracat yapan firma sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre % 12.07 artış göstererek 60 bin 329’dan 67 bin 611’e yükseldi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Nisan ayı raporu Engin DoğanASRİAD EXPORT Komisyon BaşkanıKuzey Gümrük Müşavirliği

Türkiye ve Ukrayna arasında e-ticaret yolu neden inşa edilmesin?

Çok değil bundan 7-8 yıl evvel, Ukrayna’da başkent Kiev’de dahi benzin istasyonlarında kredi kartıyla ödeme yapmak istediğinizde kart hesabınızda para var mı diye sorulması alışık olmanız gereken bir durumdu, zira kredi kartı kullanımı yok denecek kadar azdı ve birçok kasiyer kredi kartını, banka kartıyla aynı olarak değerlendiriyordu. O günlerden bugüne köprünün altından çok sular aktı, Ukrayna’da her alanda olduğu gibi finans ve ödeme altyapısında, iletişim teknolojililerinde, tüketici alışkanlıklarında köklü değişiklikler gerçekleşti. Bugün cep telefonuyla ödeme yapmak sıradan bir durum. Ukrayna’da bırakın yeniliklere açık Ukrayna halkı tarafından kredi kartının benimsenmesini, ülke geçtiğimiz yıl mobil ödeme sistemlerinde 35 katlık büyüme ile Avrupa’da en çok büyüme kaydeden ikinci ülke oldu. Teknolojik değişimlerden, inovatif gelişmelerden ticaretin gerçekleştiği yerler ve biçimler de etkileniyor ve özellikle son 5 yılda Ukraynalı tüketiciler alım yaptıkları alanları hızla alışveriş merkezi, mağaza, dükkan gibi klasik kanallardan online platformlara döndürüyorlar. 2019 yılında e-ticaret pazarı ülkede 3 milyar $’lık büyüklüğe ulaşırken, bunun %20’lik kısmı yani 600 milyon $’ı ise sınır ötesi alımlardan, ithalattan oluştu. Ukrayna, Dünya’da en çok yazılım uzmanı olan ilk 5 ülkeden biri Ukrayna’da nüfusun teknolojik gelişmelere adaptasyonunu kolaylaştıran, dijitalleşmeyi teşvik eden, tüketiciyi online platformlara, mobil uygulamalara yönlendiren elverişli bir ekosistem var. Her şeyden önce ortalama eğitim düzeyi olarak dünyanın ilk on ülkesi arasında. Okullaşma oranı %99,7, toplumda neredeyse yüksekokul mezunu ya da bir meslek sahibi olmayan bir insan yok. Ukrayna üniversiteleri Avrupa’da en çok mühendis mezun eden eğitim kurumları arasında yer alırken, Sovyetler Birliği’nde teknolojik gelişmelerin öncüsü, sanayileşme oranında %50 ile Birliğin lider ülkesi olan, ilk bilgisayarın icat edildiği Ukrayna’da araştırma merkezleri, enstitüleri ve nitelikli üniversiteleriyle bugünlere taşınan müthiş bir matematik altyapısı oluşmuş. Bu da özellikle son on yıllarda bilişim ve bilgi teknolojileri sektörlerinin ihtiyaç duyduğu uzmanların yetişmesine olanak sağladı. Bugün Ukrayna yazılım mühendisi sayısında dünyada ilk 5 ülke arasında ki önünde yalnızca Amerika, Çin, Hindistan ve Rusya Federasyonu gibi nüfusu Ukrayna’nın en az üç katı olan ülkeler var. Aynı şekilde ülke, IT outsource’unda ise Avrupa birincisi. Yazılım ve bilişim sektörü, ekonomide kümülatifte %17 küçülme yaşanan 2014 ve 2015 yıllarında bile kan kaybetmedi ve çift haneli büyüdü. Ukrayna’nın bu alandaki geleceği ise bugünkünden de parlak.  Zira hem ülkenin değeri zamanla daha çok anlaşılıyor hem de Ukrayna üniversiteleri özellikle mühendis kökenli yazılımcı yetiştirmeye büyük bir hızla devam ediyorlar. Ukrayna’da 180 bin kişilik yazılım ve bilişim ordusuna yılda en az 15 bin kişi daha ekleniyor. 4000 binden fazla bilgiişlem firması faaliyet gösterirken, elektronik ticaret, oyun, iletişim ve yazılım gibi alanlarda yerel ve global 150’den fazla AR-GE merkezinin bulunduğu ülkede, son olarak bu AR-GE merkezleri arasında dünya devi Google da katıldı. 2018 yılında yazılım ve bilişim ihracatından 4.5 milyar dolar gelir edilirken, 2019’da ise ihracat 5 milyar $’ı aştı ve sektör ülkenin başat döviz kazanç kalemlerinden biri haline geldi. İşte bu ekosistem zaten bugün büyüklüğü 3 milyar doları aşan e-ticaret sektörünün sürdürülebilir bir biçimde büyümesinin ve sınır ötesi ticaretin de bu sistemin önemli bir parçası olmasının hızlandırıcısı, kolaylaştırıcısı hatta garantörü. Ukrayna’da sınır ötesi e-ticaretin ve özellikle de Çin’den bu yolla gelen ithalatın patlaması 2016’da devlet posta şirketi Ukrpoşta’nın Çin’e gitmesi ve Alibaba Group’un kargo şirketi Cainiao ile antlaşma imzalamasıyla oldu. Her yıl Çin’den gelen ürün miktarı artarken, 2019’da bu sayı 32 milyon parsele ulaştı. Kargo sistemi iki ülke arasında adeta yeni İpekyolu’nu inşa…

Hizmet gelirlerindeki revizyon cari açığı 3 milyar $ arttırdı.

Ekim’de 273 milyon $ cari açık verildi. Geçen yılın Ekim ayında 2,7 milyar $ fazla veren cari denge, bu senenin aynı ayında 350 milyon $’lık medyan beklentinin hafif altında 273 milyon $ açık verdi. Bizim açık beklentimiz ise 550 milyon $ seviyesindeydi.  Önceki aylara ait hizmet gelirlerinde (ağırlıkla da taşımacılık hizmetlerinde), TÜİK’in “Uluslararası Hizmet Ticareti İstatistikleri”ne paralel olarak, aşağı yönlü ciddi revizyonlar yapıldığı dikkati çekiyor. Revizyonlar öncesi, Ocak-Eylül döneminde 28,0 milyar $ seviyesindeki cari açığın, yapılan bu revizyonlarla birlikte 30,8 milyar $’a yükseldiği görülüyor. Benzer şekilde, 2019 yılındaki 8,8 milyar $’lık cari fazla, 6,9 milyar $’a gerilerken, 2018’deki 20,8 milyar $’lık cari açık da 21,6 milyar $’a yükselmiş durumda. Cari açık birkaç ay daha yükselmeye devam ettikten sonra düşüşe geçebilir. Revizyonların ardından, cari açık Ocak-Ekim dönemi için 31,1 milyar $, 12-ay birikimli olarak da 33,8 milyar $’a (önceki ay 30,8 milyar $ idi) yükseldi. Dış ticaret açığında ithalat kaynaklı artış trendine ek olarak artışa geçen Covid-19 vaka sayılarına bağlı olarak turizm gelirlerin zayıf seyretmeye devam edecek olması nedeniyle, 12-aylık birikimli cari açıktaki artış bir süre daha (Şubat sonuna kadar) devam edebilir. Son revizyonların ardından, cari açığın 2020 sonunda yaklaşık 39 milyar $’a (GSYH’nin %5,6’sı), Şubat/Mart ayı itibariyle de 40-41 milyar $’a ulaşmasını bekliyoruz. Sonrasında, ithalatta belediğimiz yavaşlama ve turizm gelirlerindeki normalleşmeyle birlikte, cari açığın bir düşüş trendine girmesi muhtemel görünüyor. Düşüş trendinin özellikle de yılın ikinci yarısında hız kazanmasıyla (turizm gelirlerinde normalleşme varsayımına bağlı olarak), 2021 sonunda cari açık 20 milyar $’ın bir miktar altına (GSYH’nin kabaca %2,5’i) gerileyebilir. Hükümetin Eurobond ihracı sayesinde resmi rezervlerde sınırlı bir iyileşme oldu. Ekim ayında 2,9 milyar $’lık sermaye girişi olduğu görülüyor ki, bu giriş de büyük ölçüde Hazine’nin 2,5 milyar $’lık Eurobond ihracından kaynaklandı. Ekim’de resmi rezervlerin ise 4,2 milyar $ arttığı görülüyor. Bu da 1,6 milyar $ tutarında kayıt-dışı sermaye girişi yaşandığı (net-hata noksan kalemi) anlamına geliyor. Ekim ayındaki artışa karşın, resmi rezervlerde sene başından beri kayıp 38,5 milyar $’a ulaşmış durumda. Özel sektör 2018 ortalarından beri borç azaltıyor. Ekim’de uzun vadeli dış borç çevirme oranı, bankalar için %63 olurken, kısa vadeli kredilerdeki 1,2 milyar $’lık azalış da dikkate alındığında, toplamda 2,0 milyar $ sermaye çıkışı oldu. Reel sektör şirketleri için ise borç çevirme oranı %150’ye ulaşarak Kasım 2019’dan bu yana ilk kez %100’ü aştı. Böylece bu kanaldan da 0,6 milyar $ sermaye girişi sağlanmış oldu.  Özel sektör, 2018’in ortalarından beri dış borçlarını azaltırken, bu süreçte bankalar yaklaşık 35 milyar $, reel sektör de 10 milyar $ dış borç geri ödemesinde bulundu (Eurobondlar dahil).

Yurtdışı Pazar Destek Programı Yürürlüğe Girdi

Yurtdışı Pazar Destek Programı Yürürlüğe Girdi Küçük ve orta ölçekli işletmelerin uluslararası pazara açılmalarına ve ihracat kapasitelerinin geliştirilmesine katkı sağlanması amacı ile Yurtdışı Destek Programı yürürlüğe girdi ve başvurular alınmaya başlandı.           PROGRAMIN AMACI KOBİ’lerin yurt dışı pazarlara açılabilme beceri ve kabiliyetlerini geliştirmek, KOBİ’lerin yurt dışı pazar paylarını arttırmak, KOBİ’leri, uluslararası rekabetin aktörleri haline getirmek, İhracata başlayan KOBİ sayısını arttırmak, E-ticarete başlayan KOBİ sayısını arttırmak. DESTEK UNSURLARI VE DESTEKLENECEK PROJE GİDERLERİ Proje bazlı bu destek programının süresi; en az 6 (altı) ay en fazla 24 (yirmi dört) ayolarak belirlendi. Toplam destek miktarı 300.000 (üç yüz bin) TL. Destek oranı, personel gideri hariç olmak üzere %70 (yetmiş) geri ödemesiz, %30 (otuz) geri ödemeli olarak uygulanıyor. İşletmeler bu destekten sadece 1 (bir) kez faydalanabiliyorlar. Desteklenecek proje giderleri ve üst limitleri aşağıdaki Tablo 1’de yer alıyor.  Tablo 1. Gider Adı ve Destek Üst Limitleri TablosuGider AdıDestek Üst Limiti (TL)Personel Gideri100.000Yazılım ve Donanım Giderleri100.000Tanıtım Giderleri100.000Yurt Dışı Fuar ve Seyahat Giderleri150.000Test Analiz ve Belgelendirme Giderleri100.000Hizmet Alım Giderleri100.000Destek Programına Başvuru İçin: https://edevlet.kosgeb.gov.tr/ sayfasından Yurt Dışı Pazar Destek diye aratarak ya da tüm hizmetlerin listelendiği https://edevlet.kosgeb.gov.tr/EHizmetler/TumHizmetler sayfasından ilgili sayfaya erişilebilirsiniz.

Sosyal Girişimcilik Programı Garanti Bankası-BBVA Momentum’a katılacak yeni sosyal girişimler belli oldu

Garanti Bankası’nın yürüttüğü ve Türkiye’de bir finans kurumu tarafından tasarlanan ilk sosyal girişimcilik programı olan BBVA Momentum’un 2019’daki yeni dönemine bu yıl 10 sosyal girişim katılacak. Sürdürülebilir bir iş modeli ile yüksek sosyal etki yaratmak isteyen sosyal girişimcilere katkı sağlamayı amaçlayan Garanti Bankası-BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı’nın başvuru değerlendirme süreci sonuçlandı. 21 Mayıs’ta jüri tarafından seçilen 10 sosyal girişim, BBVA Momentum’un 2019 yılı programına dahil olarak eğitimlere katılacak ve programın sunduğu diğer fırsatlardan yararlanacak. Program 24 Haziran’da başlıyor Garanti Bankası Kobi Bankacılığı ve Sorumlu Bankacılık üst düzey yöneticileri ile birlikte BUBA Yönetim Kurulu Üyesi Neda Soydan, SUcool Koordinatörü Naci Kahraman, Workinlot Kurucu Ortağı Atilla Erel, REENGEN Kurucu Ortağı ve CEO’su Şahin Çağlayan, Startup dergisi editörü Ayçe Tarcan Aksakal ve Impact Hub Istanbul Kurucu Ortağı Ayşe Sabuncu’ndan oluşan jüri değerlendirmesi sonucunda; Tutumlu Anne, Mumo Wrap, Es Kariyer, Batır Gıda, Pulsec, Nemflora, Maide Mutfak, Sertifier, Twin Science&Robotics, Puduhepa ve Kız Kardeşleri adlı sosyal girişimler, programa katılma fırsatını yakaladı. 10 sosyal girişimci; Impact Hub Istanbul iş birliği ile gerçekleştirilen, işlerinin büyüme planlarını oluşturmalarına katkı sağlayacak online ve sınıf içi eğitimler, stratejik mentorluk desteği ve girişimciler, müşteriler ve yatırımcılardan oluşan networking faaliyetlerini içeren bir programa dahil olacaklar. Garanti Bankası-BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı yeni dönemi, 24 Haziran Pazartesi günü başlayacak. Konuyla ilgili açıklama yapan Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, “Garanti Bankası olarak, girişimcilik ekseninde uzun yıllardır çok çeşitli çalışmalar sürdürüyoruz. Özellikle son yıllarda da açıkça görüyoruz ki toplumsal ve çevresel konulara çözümler üretirken bunu aynı zamanda sürdürülebilir bir iş modeline dönüştürmeyi hedefleyen sosyal girişimler, global bir hareket olarak tüm dünyada hızlı bir şekilde artıyor. Biz de Garanti Bankası-BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı ile bu hareketin bir parçası olan Türkiye’deki sosyal girişimcilik ekosisteminin gelişimine katkı sağlamaya ve bu alanın ülkemizdeki gelişimini desteklemeye karar verdik. Bu yolda, sosyal girişimcilerimizin de işlerini büyütmeleri, sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmaları hem yatırımcılar hem de diğer girişimciler ile iş birliği fırsatları yakalamaları ve yurtdışına açılmaları için büyük bir mutlulukla çalışıyoruz. Bu yıl programa seçilen ve eğitim, insan kaynakları, gıda, çevre ve dijitalleşme gibi birçok farklı konuda çözüm üreten girişimlerin bu program sonunda işlerini daha iyi planlayarak büyüteceklerine ve kendilerinden sonra gelecek girişimcilere ilham kaynağı ve örnek olacaklarına inanıyoruz.” dedi. Garanti Bankası-BBVA Momentum’un 2019 Sosyal Girişimleri: Batır Gıda Sağlıklı ve doğal beslenmenin bir yaşam biçimine dönüşmesi sürecinde yerel çiftçileri ve üreticileri güçlendirirken otantik, yenilikçi ve besleyici fındık ezmesi çeşitleri yaratıyor. Öte yandan, hiçbir katkı maddesi, koruyucu, suni tat, rafine şeker barındırmayan ve vegan olan fındık yağı üretiyor. Es Kariyer Es Kariyer, engelli çalışanlara daha fazla ve sürdürülebilir istihdam olanağı yaratıyor. Türkiye’nin ilk ve tek engelli istihdamı danışmanlığı olarak 2016’dan beri hem şirketler hem de engelliler arasında çalışanlara danışmanlık yapıyor ve İŞKUR’un özel istihdam bürosu olarak faaliyet gösteriyor. Maide Mutfak Maide Mutfak, göçmen kadınları istihdam etmeyi ve onların toplumsal uyumuna katkıda bulunmayı amaçlıyor. Maide ekibi, bu kadınları finansal okur-yazarlıktan fotoğrafçılık eğitimine varıncaya kadar bir dizi eğitimden geçiriyor ve onları birer girişimciye dönüştürüyor. Mumo Wrap Balmumu, çam ağacı reçinesi ve Hindistan cevizi yağının kumaşa emdirilmesiyle üretilen MUMO, gündelik hayatta kullanılan buzdolabı poşeti ve streç filme alternatif; sağlıklı, güvenli, tekrar kullanılabilir bir yiyecek saklama kumaşı sunuyor. NemFlora NemFlora, insanların yaşam alanlarında sağlıklı ürünler üretmesini sağlayan aynı zamanda üretici ve tüketiciyi teknolojik altyapıyla buluşturan…

OPPO RENO TÜRKİYE’DE SATIŞA ÇIKTI

Lider telefon markası OPPO’nun yepyeni serisi Reno, Türkiye pazarında kullanıcılarla buluşmaya başladı. Reno, tasarımda ve donanımda birçok yenilikçi özelliği ile fark yaratarak, gördüklerimizin ötesinde deneyimler vadediyor. OPPO’nun merakla beklenen yeni serisi Reno, Türkiye’de akıllı telefon pazarında boy göstermeye başladı. “Gördüklerimizin ötesinde” mottosuyla sunulan Reno serisi, yaratıcı yeniliklerle tasarım, fotoğraf ve performansta yüksek beklentileri karşılayacak şekilde geliştirildi. Reno serisinin ilk telefonu “Reno”, benzersiz pop-up kamerası ile dikkat çekiyor. Çekim sırasında otomatik olarak açılıp kapanabilen pop-up kamera, bu özelliği ile eğlenceli bir deneyim yaşatıyor. Pop-up mekanizma, 200.000’den fazla kez başarıyla kullanılabiliyor. Bir kullanıcı kamerayı günde yaklaşık 100 kez açarsa, pop-up yapı 5 yıllık kullanım boyunca çalışmaya devam ediyor. Ayrıca, düşmeye karşı koruma mekanizması, telefonun düşmesini gerçek zamanlı olarak algılayabiliyor ve herhangi bir hasarı önlemek için kamerayı otomatik olarak geri çekebiliyor.16 megapiksel çözünürlüğe sahip pop-up kamera, 1080p 30 fps hızında video kaydı da yapılabiliyor. Reno’da arkada yer alan iki kamera, 3D camın altına tamamen gizlendi. Herhangi bir çıkıntı olmadan kusursuz bir görünüm sağlandı. Arkadaki ana kamera 48 megapiksel çözünürlüğünde performans gösteriyor. Reno, 4K videoların 60 fps’ye kadar çekilmesini destekliyor. Cihaz, OIS ile net ve istikrarlı bir görüntü yakalayabiliyor. Audio Focus teknolojisi, çevredeki sesleri 360 derece kaydetmek için telefonda çoklu mikrofonlar kullanıyor. Bu teknoloji, hareket halindeyken adeta taşınabilir bir sinema sunmak için stereo hoparlörler ve Dolby Atmos ile eşleştiriliyor. Reno’nun arka kısmında,lensleri herhangi bir çizilmeden korumak için seramik cevheri O-dot bulunuyor. O-dot, lensleri yüzeyle doğrudan temas etmekten korumak için telefonu hafifçe kaldırıyor. Reno, 6,4 inç büyüklüğünde panoramik ekran ile geldi. 2340×1080 piksel çözünürlüğe ve ince bir çerçeveye sahip. Aynı zamanda % 93,1’e varan bir ekran / gövde oranına ile tamamen çentiksiz olarak tasarlandı. Snapdragon 710 işlemcisi bulunan OPPO Reno modeli, 6GB RAM ve 256GB dahili hafıza özelliklerini taşıyor. Android 9.0 Tabanlı ColorOS 6 Sistemi bulunan Reno’nun pil gücü ise 3765mAh (Typ). Şık tasarımları ile beğeni toplayan Reno’nun, “Okyanus Yeşili” veya “Karbon Siyah” renk seçenekleri bulunuyor. OPPO Reno, KDV dahil tavsiye edilen tüketici fiyatı 4.999 TL ile zincir mağazalarda ve operatörlerde satışa sunuldu.

Türkiye enerji sektörünün köklü markası İpragaz da “Etik ve İtibar” dedi

2010 yılında kurulan ve Türkiye’nin önde gelen kurum ve kuruluşlarının yer aldığı Etik ve İtibar Derneği üyeleri arasına, yarım asrı aşan köklü geçmişi ile Türkiye enerji sektörünün öncü kuruluşu İpragaz da katıldı Basın Bülteni 23 Mayıs 2019 İş etiği ilke ve kurallarının anlaşılması, benimsenmesi, yaygınlaştırılması için kılavuzluk etmek ve referans olmak misyonuyla 2010 yılından bu yana faaliyet gösteren Etik ve İtibar Derneği’nin (TEİD) bugün 140’ı aşan üyeleri arasına Türkiye enerji sektörünün önemli oyuncusu İpragaz da katıldı. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin özünü oluşturan 10 temel ilkeyi içeren ‘Etik Beyannamesi’ TEİD ve İpragaz arasında imzalandı. ‘Etik Beyannamesi’ ile İpragaz, şirket politikaları arasında yer alan iş etiği değerlerini de resmen beyan etmiş oldu. Etik ve İtibar Derneği Başkanı Avukat Ertuğrul Onur, LPG’den akaryakıta, elektrikten doğalgaza, enerji sektörünün her alanında gelişime liderlik eden, Türkiye enerji sektörünün öncü kuruluşu İpragaz’ın Etik ve İtibar Derneği üyeleri arasına katılması ile daha da güçlendiklerini belirtti. TEİD Başkanı Onur katılımlarla ilgili olarak “Türkiye ekonomisine çok önemli katkılarda bulunmaya devam eden, çağdaş ve kurumsal bu önemli şirketler, kurumsal etik kodlara sahip çıkmanın uzun vadede markaya değer ve itibar katacağı bilinciyle hareket ederek aramıza katıldı. İş dünyasının yoğun desteğini alarak hızla büyüyen derneğimiz bugün, Türkiye’nin öncü kurum ve kuruluşlarının aralarında olduğu 140 üyeyi aşmıştır. Etik ilke ve değerlerin şirketlerin tüm idari ve ticari fonksiyonları tarafından benimsenmesi ve bir iş yapma biçimi haline getirilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” ifadesinde bulundu. Tüpraş, Sabancı Holding, Siemens, Zorlu Holding, Doğuş Grubu, Arçelik, Enka, Tekfen Holding, Adel Kalemcilik, Sütaş, Anadolu Grubu, Bayer, KPMG, Borusan Holding, Akbank, Akkök Holding, Coca Cola İçecek, Ernst & Young, Deloitte, Bilim İlaç, Pınar Süt, Bosch, Philips, Brisa, 3M, Abdi İbrahim, Allianz, BP gibi öncü kurumların üyeleri arasında bulunduğu TEİD’e, İpragaz’ın yanı sıra geçtiğimiz günlerde Polat Enerji ve Kastamonu Entegre Ağaç Sanayi de katılmıştı. Contentİstanbul Basın iletişim:Ayşegül Azemar Telefon: 0212 243 16 62 GSM: 0532 624 28 11

TÜRK MOBİLYALARI DÜNYANIN ÜÇ KITASINDA

Özenle seçilmiş dairelerinde konaklama hizmeti veren Blueground, dünya çapında tüm dairelerini Türkiye’den temin ettiği mobilya, tekstil ürünleri ve aksesuarlarla eşyalandırıyor. Yeni açılacağı pazarlarla birlikte 2019 yılında mobilya ihracatını 40 milyon TL’ye çıkarmayı hedefleyen şirket, misafirlerine hem estetik hem de akıllı yaşam alanları yaratıyor. Yenilikçi iş modeliyle emlak ve konaklama sektörlerinde faaliyet gösteren Blueground, mobilitenin gitgide arttığı günümüzde insanların yaşamayı seçtikleri her yerde kendilerini evlerinde hissetmelerini sağlamayı amaçlıyor. Dünyanın 9 metropolünde ideal lokasyonlardaki Blueground daireleri modern eşyalı, tam donanımlı ve teknoloji odaklı yaşam alanlarına dönüştürüldükten sonra bir aydan başlayan sürelerde kiralanıyor.  Amerika, Dubai, Atina veya İstanbul… Bir Blueground dairesi dünyanın neresinde olursa olsun Türkiye’den temin edilen mobilya, tekstil ürünleri ve aksesuarlarla eşyalandırılıyor. Blueground Kurucu Ortağı Kurtuluş Korkmaz, “Misafirlerimize dairelerine yerleştikleri ilk gün, her detayı düşünülmüş bir yaşam alanı sunuyoruz. 3 kıtada 9 şehirde yönettiğimiz 2000 dairemiz için 2018 yılında 23 milyon TL’lik mobilya ve ev eşyası ihracatı gerçekleştirdik. Bu sayı, ihracata ilk başladığımız 2017 yılına kıyasla bir senede altı kat artış gösterdi. Anadolu’nun her köşesinden 40’ın üzerinde tedarikçi ile çalışıyoruz. Mobilya ve döşemelik gruplarımız Ankara, Kocaeli, Denizli ve İstanbul’dan, ev tekstili ürünlerimiz Denizli’den, halılarımız Isparta, Konya ve Karaman’dan, aydınlatmalarımız İstanbul ve Ankara’dan, dairelerimizde kullandığımız mermer aksesuarları da Afyon’dan alıp faaliyetteolduğumuz ülkelere gönderiyoruz. Kısacası iş ortaklarımızla birlikte dünyaya Türk mobilyalarını tanıtıyor, böylece yaklaşık 2000 kişilik bir istihdamı destekliyor ve ekonomiye katkı sağlıyoruz.” dedi.  Tüm dairelerin Blueground (www.theblueground.com) değerlerini ve standartlarını yansıttığından emin olmak için çoğu İstanbul’da bulunan iç mimar, tasarımcı ve tedarik zinciri uzmanlarından oluşan 15 kişilik ekip yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Atina’da doğan ve İstanbul’da büyüyen bir şirket olarak, tüm dairelerin olmazsa olmazı imza ürünleri sıcak Ege esintileri taşıyor ve titizlikle planlanan detaylar şirketin doğduğu coğrafyadan ilham alıyor. Blueground, 2023 yılına kadar dünya çapında 50 şehirde yer almayı ve 50.000’den fazla daireden oluşan bir portföy sunmayı hedefliyor. Blueground Hakkında Blueground, insanların yaşamayı seçtikleri her yerde kendilerini evlerinde hissetmelerini sağlama misyonuyla yola çıkan teknoloji odaklı bir emlak şirketidir. Bir aydan bir yıla kadar veya daha uzun süreler için kaliteli mobilyalarla döşenmiş ve kendi mimarları tarafından dizayn edilmiş modern daireler sunar. Bu daireler insanların sadece valizleriyle ve özel eşyalarıyla gelip kolayca yaşamaya başlamaları için tasarlanmıştır. New York, Los Angeles, San Francisco, Boston, Chicago, Washington DC, Dubai, İstanbul ve Atina dahil dokuz büyük şehirde 2000 dairesi ve 300 çalışanı ile hizmet veren şirket, dünya çapında 50 şehirde yer almayı ve 2023 yılına kadar 50.000’den fazla daireden oluşan bir portföy sunmayı hedeflemektedir. www.theblueground.com Ayrıntılı Bilgi İçin; Effect BCW Hazan Aköz Işık – hazanakoz@effect.com.tr – 0 532 658 87 02 Burak Şeker – burakseker@effect.com.tr – 0 542 690 49 53

“TÜRKİYE EKONOMİSİ NEREYE? KRİZDEN ÇIKIŞ YOLLARI”

EKONOMİDE PROBLEMLER DOĞRU TESPİT EDİLMELİKadir Has Üniversitesi, İktisat ve Toplum Dergisi işbirliği ile 22 Mayıs Çarşamba günü Türkiye ekonomisinin durumu ve çözüm önerileri ile ilgili, “Türkiye Ekonomisi Nereye? Krizden Çıkış Yolları” başlıklı bir panel düzenledi.Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü ve İktisat ve Toplum dergisi işbirliği içerisinde 22 Mayıs Çarşamba günü düzenlenen açık oturumda, Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumu masaya yatırarak, önce problemlerin neler olduğunu tespit edip daha sonra çözüm önerileri üzerine tartışma gerçekleşti.Başta “Türkiye ekonomisinin yaşadığı sorunların kolay çözümleri”, “döviz kurundaki istikrarsızlığın sebepleri ve sonuçları”, “enflasyon kontrol altına alınabilir mi?”, “işsizliğin ve gelir dağılımındaki eşitsizliği çözümü yapısal reformlar”, “dış borçlar nasıl ödenecek?”, “inşaat odaklı büyümeden çıkış mümkün mü?” ve “İstanbul seçimlerinin yenilenmesi ekonomiyi nasıl etkiliyor” konularını masaya yatırdı.“KRİZE BAĞLI ÇÖZÜM ÖNERİLERİ MEVCUT”Kriz, kişi veya toplulukları olumsuz olarak etkileme potansiyeline sahip ve ani olarak ortaya çıkan durum olduğunu belirten Ekonomist Asaf Savaş Akat; “Türk milleti olarak içinde bulunduğumuz durumdan çok, geçmişi tartışmayı seven ancak konuyla ilgili bir şeyler yapma konusunda çok pratik olmayan bir milletiz. Şöyle ki, Türkiye kriz yönetimi konusunda oldukça başarılı. Şu an içinde bulunduğumuz ekonomik durumun geçmiş krizlere kıyasla daha beklendik bir kriz. Bu krizlere bağlı çözüm önerilerimiz de mevcut” dedi.Krizin çözüm yolları üzerine açıklama yapan Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Özgür Orhangazi “Ekonominin bugünkü hale gelmesindeki en önemli etken, özellikle 2000’li yılların başlarından günümüze dış sermaye girişlerine bağımlı, borç artışına dayanan ve inşaat odaklı bir büyüme modelinin tercih edilmesidir. Bu modelin zaman içerisinde kaçınılmazolarak yarattığı kırılganlıkların birikmesiyle, dünyadaki likidite şartlarının değişmesi Türkiye ekonomisini krize soktu. Bu dönemde, döviz kurları dış etkenlere çok açık hatta onlar belirliyor, bizim ekonomimiz de bundan etkileniyor” dedi.“PROBLEMLERİ DOĞRU TESPİT ETMELİYİZ”Ekonominin içinde bulunduğu durumdan çıkmanın kısa, kestirme bir yolu yok diyen Prof. Dr. Orhangazi, daha uzun vadeye odaklanarak, böyle durumlara düşmemeyi sağlayacak politikalar geliştirmek gerektiğini vurguladı.Problemlerin doğru tespit edilmesi için ilk önce Türkiye ekonomisinin neden dış sermaye ve ithalata bağımlı olduğunu daha sonra iyi istihdam yaratamadığının tespit edilmesi gerektiğini, ardından bu sorunların üzerine gidilmesi gerektiğinin altını çizdi.“ÖNEMLİ OLAN ENFLASYONUN NEDEN YÜKSELDİĞİ”Kısa vadede enflasyonu düşürmenin mümkün olmadığını söyleyen Orhangazi, “Bunun yerine neden yükseldiğine odaklanmalıyız. Kurdaki artıştan enflasyona olan geçişkenlik neden bu kadar yüksek olduğunu incelediğimiz zaman üretim yapımızın giderek ithalata bağımlı hale geldiğini görüyoruz. İthalattın üzerine gitmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı. EKONOMİDE PROBLEMLER DOĞRU TESPİT EDİLMELİ Kadir Has Üniversitesi, İktisat ve Toplum Dergisi işbirliği ile 22 Mayıs Çarşamba günü Türkiye ekonomisinin durumu ve çözüm önerileri ile ilgili, “Türkiye Ekonomisi Nereye? Krizden Çıkış Yolları” başlıklı bir panel düzenledi. Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü ve İktisat ve Toplum dergisi işbirliği içerisinde 22 Mayıs Çarşamba günü düzenlenen açık oturumda, Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumu masaya yatırarak, önce problemlerin neler olduğunu tespit edip daha sonra çözüm önerileri üzerine tartışma gerçekleşti. Başta “Türkiye ekonomisinin yaşadığı sorunların kolay çözümleri”, “döviz kurundaki istikrarsızlığın sebepleri ve sonuçları”, “enflasyon kontrol altına alınabilir mi?”, “işsizliğin ve gelir dağılımındaki eşitsizliği çözümü yapısal reformlar”, “dış borçlar nasıl ödenecek?”, “inşaat odaklı büyümeden çıkış mümkün mü?” ve “İstanbul seçimlerinin yenilenmesi ekonomiyi nasıl etkiliyor” konularını masaya yatırdı. “KRİZE BAĞLI ÇÖZÜM ÖNERİLERİ MEVCUT”Kriz, kişi veya toplulukları olumsuz olarak etkileme potansiyeline sahip ve ani olarak ortaya çıkan durum olduğunu belirten Ekonomist Asaf Savaş Akat; “Türk milleti olarak içinde bulunduğumuz durumdan çok, geçmişi tartışmayı seven ancak konuyla ilgili bir şeyler yapma konusunda çok pratik olmayan bir milletiz. Şöyle ki, Türkiye kriz yönetimi konusunda oldukça başarılı.…

Generali, acentelerine dijital dünyayı Webinar’da anlattı

150 yılı aşkın köklü geçmişiyle Türkiye’nin ilk sigorta şirketi olma unvanına sahip Generali Sigorta, acenteleriyle Webinar’da (internet semineri) bir araya geldi. Dijital geleceğin konuşulduğu “Dijitalleşen Dünya’ya Nasıl Ayak Uydurabilirim?” adlı Webinar’da; dijitalleşmeyle ilgili kavramların yanı sıra iş ve sosyal hayatı etkileyen trendler konuşuldu. Dijital Dönüşüm Danışmanı Murat Erdör moderatörlüğünde gerçekleşen Webinar’da, Generali Sigorta Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Seydi Demir de yer alarak, acentelerin sorularını yanıtladı. Acenteler ile bir araya gelinen Webinar ile ilgili bilgi veren Generali Sigorta Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Seydi Demir: “Hem bireysel olarak hem de iş hayatında son zamanların en büyük değişimine tanıklık ediyoruz. Bu dönüşüme adapte olamayan şirketlerin ve çalışanların iş hayatında ilerleyemeyecekleri hatta işlerini kaybetme noktasına gelecekleri konuşuluyor. ‘Ben teknoloji sektöründe değilim ki, beni ilgilendiren bir şey yok’ diyen birçok kişi aslında bu değişimin her alanda köklü değişimler yaratacağının farkında olmalı. Bu anlayışla acentelerimize dijital dönüşümü ve geleceği anlatarak, keyifli bir buluşma gerçekleştirdik. Benzeri buluşmalara devam ederek hem acentelerimizi hem de sektörü bilgilendirmeye devam edeceğiz.” dedi. Generali Hakkında: Generali Sigorta A.Ş. ise 150 yılı aşkın süredir Türkiye’de faaliyet göstermektedir. Generali, uluslararası arenada güçlü varlığa sahip, bağımsız bir İtalyan gruptur. 1831 yılında kurulan Generali, dünyanın lider sigorta şirketlerinden biri olup, 2018’de 68 milyar Euro toplam prim geliriyle 60’a yakın ülkede faaliyetlerini sürdürmektedir. Grup, dünya genelindeki 71.000 çalışanı ve 57 milyon müşterisiyle, Batı Avrupa’da lider konumda yer alırken, Orta ve Doğu Avrupa’nın yanı sıra Asya’da da giderek artan bir değerde varlığa sahiptir. Generali Sigorta A.Ş. ise 150 yılı aşkın süredir Türkiye’de faaliyet göstermektedir.

Fibabanka, ICBC Turkey Bank A.Ş. ile kredi anlaşmasına imza attı

Dijitalleşme, tabana yayılma ve mutlu çalışan-mutlu müşteri yaratma hedefleri doğrultusunda, sektöründe birçok öncü anlaşmaya imza atan Fibabanka, ICBC Turkey Bank A.Ş. ile 2 yıl vadeli 50 milyon dolarlık kredi anlaşmasına imza attı. Fibabanka, ICBC Turkey ile ilk kez karşılıklı kredi anlaşması imzaladı ve 2 yıl vadeli 50 milyon dolarlık kredi temin etti. Fibabanka ve ICBC Turkey’nin katılımıyla Fibabanka Genel Müdürlük binasında gerçekleştirilen imza töreninde, gerçekleşen iş birliğiyle ilgili düşüncelerini dile getiren Fibabanka Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Mert, “Ülkemizin toplumsal ve ekonomik kalkınmasına katma değer sağlamayı sürdürme hedefiyle ICBC ile kredi anlaşması imzalamanın mutluluğu içerisindeyiz. Hem ülkemize hem de Bankamıza duydukları güveni gösteren 2 yıl vadeli 50 milyon dolarlık kredi, kurumsal ve ticari finansman ihtiyaçlarını karşılama amacıyla kullanılacak. Bankamızın kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve artırılması açısından önemli olan bu kredi anlaşması ile reel sektörü canlandıracak adımlar atmaya devam edeceğiz” dedi. ICBC Turkey Yönetim Kurulu Başkanı Xiangyang Gao ise bu başarılı işlemin ICBC olarak Türkiye’de bankacılık sistemine ve Fibabanka’ya duyulan güvenin bir göstergesi olduğunu ve iki banka arasındaki ilişkilerin önümüzdeki dönemde daha da gelişeceğine ve katma değer yaratmaya devam edeceğine olan inancını ifade etti. Fibabanka Hakkında: Fiba Grup bünyesine 27 Ekim 2010 tarihinde katılan Fibabanka, “Anlarız hızla, çözeriz hızla” yaklaşımı ve müşterilerinin ayağına giden banka anlayışıyla hizmet vermektedir. Fibabanka, İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya başta olmak üzere Türkiye’de toplam 66 şubesi ve yaklaşık 1.600 çalışanı ile Kurumsal, Ticari, KOBİ, Bireysel, Tarım ve Özel Bankacılık alanlarında faaliyet göstermektedir. Detaylı bilgi için: Bersay İletişim Danışmanlığı Erdi Gürel / erdi.gurel@bersay.com.tr/ 0535 508 23 65 Sinem Sünör Kutlu / sinem.kutlu@bersay.com.tr /0553 617 58 39

Akbank’tan 2 Bayram Arası Ödemesi Olmayan İhtiyaç Kredisi

“2 Bayram Arası Ödemesi Olmayan İhtiyaç Kredisi” Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla artacak harcamalara kolaylık sağlamak isteyen Akbank, “2 Bayram Arası Ödemesi Olmayan İhtiyaç Kredisi” kampanyasını başlattı. Kampanya kapsamında Akbank’tan ihtiyaç kredisi kullanacak müşterilerin kredilerinin ilk taksitini 3 aya kadar erteleyebileceklerini ve 5 yıla varan vade seçeneklerinden yararlanabileceklerini kaydeden Akbank Perakende Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz: “Bayramın yaklaşması ve yaz döneminin de gelmesi ile beraber müşterilerimizin ihtiyaçlarının dolayısıyla da harcamalarının arttığı bir dönemdeyiz. Bayram alışverişi yapacak, sevdiklerini ziyaret edecek ya da tatile çıkacak müşterilerimiz için bütçelerine uygun farklı ödeme seçenekleri oluşturabilecekleri ve ayrıca 2 bayram arasında da hiç ödeme yapmayacakları bir kredi kampanyası sunuyoruz. Kredi kullanmak isteyen müşterilerimiz tercih ettikleri bir Akbank şubesine gelerek, cep telefonlarından “Akbank Direkt” uygulaması üzerinden veya 4442525 Akbank Telefon Şubesi’ni arayarak kolayca kredi başvurusunda bulunabilir, 5 yıla kadar vade seçenekleri ile kredilerini kullanabilirler ” diye sözlerini tamamladı.

İŞDER İş Fuayesi düzenliyor..

İŞDER (İş Dünyası Derneği) 20 – 21 Şubat’da Çorlu Halk Eğitim Merkezi’nde masa sayısı 70 ’le sınırlı olacak nitelikte katalog, broşür, kartvizit ve istenirse masa yanı 1 adet, ancak masa üzeri sınırsız numune ürünün koyulabileceği 2 gün sürecek bir iş fuayesi düzenliyor. 20 gün öncesi yerel radyolar, internet haberciliği ve gazetelerle duyurusu yapılacak iş fuayesine aynı zamanda 5 bin adet özel davetiye ile başta firma sahipleri, genel müdürleri, satın alma ve üst düzey yöneticileri davet edilecek. Tedarik yapacak binlerce iş insanının ve vatandaşın katılımı bekleniyor.   İŞDER Başkanı Murat Çalık, katalog, broşür, kartvizit ve istenirse iş ürününün sergilenebileceği iş fuayesinin özellikle bu kriz döneminde bölgenin katma değerini artırmak, üyelerimizin iş potansiyellerini büyütmek adına önemli bir etkinlik olacağına dikkat çekerek, “iş fuayemize binlerce iş insanının ve vatandaşın katılımını bekliyoruz. 70 ’le sınırlı olan fuaye stand masalarımıza iş dünyasının büyük bir potansiyelle katılacağını söyleyebilirim. Çorlu’da 2 gün sürecek saat 10.00 ile 19.00 arası sürecek İŞDER iş fuayesi masalarından talep edeceklerin 25 Ocak 2019 tarihine kadar derneğimizin merkezine gelip iş fuaye kaydını yaptırması gerekmektedir. Bilgi içinde 0541 440 59 59 ‘danİŞDER ile irtibata geçilebilir” dedi. Fuayenin İŞDER’in kuruluş misyonunu hayata geçirmek adına önemli bir boyutu sergileyeceğini belirten Başkan Murat Çalık, “İŞDER; bölgesinde ticaret potansiyellerini artırmak için bu tür etkinlikler yapmaya devam edecek” diye konuştu. İş fuayesi kaydınızı yaptırdınız mı? 20 – 21 Şubat ’da masa sayısı 70 ’le sınırlı olacaktır. Katalog, broşür, kartvizit ve isterseniz masa yanına 1 adet, ancak masa üzerine dilediğiniz kadar numune ürününüzü koyabileceğiniz, 2 gün sürecek fuaye masa kayıtı için acele ediniz..! Binlerce tedarikçinin alış verişi için 20 gün öncesi yerel radyolar, internet haberciliği, gazeteler ve tüm sosyal medyalarla duyurusu yapılacaktır. Yine 5 bin adet özel davetiye başta firma sahipleri, genel müdürleri, satınalma ve üst düzey müdürlerine İŞDER tarafından gönderilecektir. Tedarik yapacak binlerce iş insanı ve vatandaşla birebir görüşüp firmanızı veya ürününüzü tanıtabileceksiniz. Ama katılım için 25 Ocak’ı beklemeyiniz, rezervasyonlar dolmak üzere. LÜTFEN yerinizi biran önce alınız..! İletişim: 0541 440 59 59

Temizlik Şirketi Kurmak / Nasıl Açılır

Türkiye’de son dönemde konut sayısının patlaması ve gelir durumunun yükselmesiyle birlikte artık temizlik şirketlerine daha fazla ihtiyaç duyulmaya başlandı. Bir girişimci ve yatırımcı olarak bu ihtiyacın artışına paralel olarak bir girişim başlatmak kesinlikle karlı bir iş fikri olacak. Temizlik şirketi kurmanın karlı bir iş fikri olarak bir diğer avantajı ise düşük sermaye ile başlanılabilmesi. Zira, bir temizlik şirketinin ofisinde muhtemelen bir bilgisayar, birkaç sandalye ve bir masa dışında başka bir şey olmasına gerek yok. Temizlik şirketlerinde başlangıç maliyeti çok düşüktür, önemli olan personelleri işe aldıktan sonraki personel maaşlarıdır. Bu nedenle başlangıç için ciddi bir paraya ihtiyacınız yok. ŞİRKETİN KURULUMU ve MALİYETLER Standart olarak bir temizlik şirketini kurmak çok kolaydır. Bir ofis belirleyin ve ardından bir muhasebeci tutun. Ortalama olarak 3-4 bin liralık (her yıl zam geliyor) masraf sonrasında şirketiniz hazır hale gelecektir. Bu işlemleri muhasebecinizin halletmesine izin verin, çünkü sürekli olarak muhasebeciye ihtiyacınız olacak. Kendi başınıza işi halletmek istiyorsanız da Gerekli Belgeler rehberimize göz atmanız yeterli olacak. Şirketi kurduktan sonra standart olarak ek maliyet oluşturacak temizlik ürünlerine ihtiyacınız olacak. Temizlik ürünlerini toptan almanızı ve bu toptan alımı da standart bir market yerine toptancılar sitelerinden temin etmenizi öneriyoruz, daha ucuz olacak. Temizlik ürünlerinin genel bir listesi yoktur, karar sürecinde aldığınız kategoriye göre ihtiyaçlarınız değişecektir. Eğer hiç fikriniz yoksa bu durumda birkaç deneme yapmak üzere kendi evinizi, ofisinizi veya kar amaçlı olarak kurulmayan hayvan barınağı, belediye atölyeleri gibi bir yer için ücretsiz bir temizlik hizmeti verebilirsiniz. Böylelikle tam olarak neye ihtiyacınız olacağını anlayabilirsiniz Ayrıca bu sayede personel konusundaki eksikliklerinizi de görebilirsiniz. Bazı personelleriniz deneyimsiz olabilir, işe yarayacaktır. KARAR SÜRECİ Temizlik şirketlerinin birçok farklı türü vardır. Şirketi kurarken bu süreci mutlaka değerlendirmeniz ve kararı aldıktan sonra buna göre planlama yapmanız gerekiyor. Temizlik şirketi olarak her konuda hizmet sağlamak istiyor olabilirsiniz, ancak yeterli ekibiniz ve ekipmanlar için sermayeniz yoksa, belirli bir alana yönelmenizi tavsiye ederiz. Yönelebileceğiniz kategoriler ise şöyle; Genel Periyodik Temizlik Ofis Temizliği İnşaat Sonrası Temizlik Detaylı Ev Temizliği Zemin Temizliği Bahçe Temizliği Fabrika Temizliği Otel Temizliği Elbette bu hizmetlerin tamamı için de hizmet verebilirsiniz. Ancak belirli bir kategoriden yola koyulmak ve iş hacmine göre hizmetleri artırmak daha mantıklı olabilir. İŞE KOYULMA Hizmet verdiğiniz alanı belirledikten sonra temizlik şirketlerinin en önemli konusu için hazırlık yapmanız gerekiyor. Temizlik şirketlerinin ana odak noktası ve en çok sorun yaşadığı konu elbette personeldir. Çünkü şirketin tüm hizmetleri personeller aracılığıyla yapılıyor. Bu nedenle ne kadar iyi personelleriniz varsa, o kadar kaliteli bir şirket olacaksınız. İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: Bijuteri Takı Mağazası & Dükkanı Açmak Temizlik şirketleri için personel bulmak zor değildir, genellikle başlangıçta asgari ücret ile personel bulmak çok kolay olacak. Ancak deneyimli ve size artı değer kazandıracak personeller için maaşınızı yükseltmeniz gerekecek. Ayrıca bazı büyük temizlik şirketleri maaş dışında, iş başına ek ödeme de yapmaktadır. Çünkü personelleriniz mutlu ise, muhtemelen iş yaptığınız müşteri de iş sonunda mutlu olacaktır. Personel arama sürecini mutlaka profesyonel bir şekilde gerçekleştirin. Temizlik şirketlerinin en az dikkat ettiği konular arasında personel seçimi geliyor. Birçok şirket, kendi yakınlarından personeller ile işe başlamakta ve bu nedenle iş hayatına bir sıfır geriden başlamaktadır. Eğer yakınlarınız arasında profesyonel olarak temizlik yapmış deneyimli insanlar varsa olabilir, ancak yoksa, sırf maliyetleri azaltmak için bu yola başvurmanızı asla önermiyoruz. İŞ ALMAK Temizlik şirketini kurduktan ve nitelikli olduğuna inandığınız personelleri temin ettikten sonra işin asıl noktasına gelirsiniz:…

Güneş Enerjisi Sektörü Hızla Büyüyor: İş Fikirleri

Türkiye için çok önemli bir potansiyel içeren Güneş Enerjisi sektörü son yıllarda hızla büyümeye devam ediyor. Son birkaç yıldır olgunlaşma dönemine giren Güneş Enerjisi Sektörü’nde geçtiğimiz yılda da önemli atılımlar yaşandı. Birçok yerli firma yeni yatırımlar ile adından söz ettirmeyi başarırken, sektör 2019 yılında da çok önemli atılımlar için şimdiden planlamalar yapmaya başladı. Türkiye’de güneş enerjisi sektörünü yakından izleyen Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü (GÜNDER) 2019’da Türkiye’de güneş enerjisi konusunda bir rekor yılı olmasını bekliyor. Dernek, 2019’da ülke genelinde lisanslı ve lisanssız santral olarak toplam 950 megavat civarı kurulum, 800 milyon dolar yatırım bekliyor. Güneş enerjisi santrali kurmanın, birçok diğer elektrik santraline göre daha kolay olduğunu söylemek mümkün. Örneğin bir termik ya da hidroelektrik santral kurmak ortalama 3 yıllık bir süreç alırken, bir güneş enerjisi santrali kurmak için 3-4 aylık bir süreç yeterli. MALİYETLER DÜŞÜYOR Yenilebilir enerjiler arasında Türkiye için en yüksek potansiyeli barındıran güneş enerjisi santrallerinin kurulumda maliyetlerde de azalış var. Uzak doğu kökenli olarak üretilen hücre fiyatlarında yaşanan düşüş son dönemde etkisini göstermeye başladı. Özellikle monoperc hücre fiyatlarında yaşanan düşüş ile birlikte maliyetlerin azalması devam ediyor. Son dönemde birçok yeni şirket daha da üretim konusunda harekete geçti ve bu durum da rekabeti beraberinde getirerek, yatırımcılar için maliyetleri azaltmaya başladı. 2019 yılında da güneş enerjisi sektörünü hareketli bir yıl bekliyor olacak. Peki hangi iş fikirlerine yoğunlaşmak mümkün? GÜNEŞ ENERJİSİ SEKTÖRÜNDE İŞ FİKİRLERİ Bir güneş enerjisi denetçisi olarak, işiniz, enerji maliyetlerini azaltmak ve kullanımıyla enerji verimliliğini artırabilecekleri yollar önermektir. Bunun için güneş enerjisine geçmek isteyen kişilerin evlerini veya iş yerlerini ziyaret edersiniz. Genellikle bir şirket için çalışırsınız veya kendi şirketinizi kurabilirsiniz. 2. Güneş Paneli Kurulumu Ev, ofis ve iş yerleri için güneş paneli kurulumu işi başlatabilirsiniz. Elbette bunun için deneyimli personellere ihtiyaç duyacaksınız. 3. Danışman Kapsamlı bir sektör olması nedeniyle, güneş santrali kurmak gibi işletmeler için danışmanlık hizmeti verebilir. Tabii ki bunun eğitimini almış olmanız değer kazandıracaktır. 4. Güneş Sistemi Tamircisi Bir arıza olduğunda, insanların güneş panellerini koruma ve bakımını yapmalarına yardımcı olacak bir güneş sistemi tamircisi olabilirsiniz. 5. Güneş Enerjisi Projeleri Geliştiricisi Güneş enerjisi sektöründe yapabileceğiniz birçok icat var. Bu konuda bireysel olarak çalışmalar yürütebileceğiniz gibi direkt olarak bir şirket de kurarak harika işlere imza atabilirsiniz. 6. Güneş Enerjisi Ürünü Pazarlamak Güneş enerjisi için binlerce ürün bulunuyor. Bu ürünler için pazarlama hizmeti verebilirsiniz. Elbette bir şeyi satabilmek için o ürünü tanımanız gerekir. Bu nedenle sektör hakkında bilgi sahibi olmadan bu işe kalkışmanızı pek önermioruz. 7. Güneş Paneli Temizleyici Güneş panelleri düzenli temizlik ve bakıma ihtiyaç duyar ve bu sık sık hasarlara neden olması nedeniyle çoğunlukla profesyoneller tarafından yapılır. Bu konuda hizmet sağlayabilirsiniz. 8. Güneş Enerjisi Ürünleri Distribütörü Güneş enerjisi ürünleri toptancılığı yapabilirsiniz. Ancak hedef noktasında konu ile ilgilenen şirketlerin bulunup, bulunmadığına dikkat edin. 9. Güneş Eğitimi Hizmetleri Güneş enerjisi harika bir sektördür ve Türkiye için eşsiz fırsatlar barındırmaktadır. Bu kapsamda, bu sektöre yönelmek isteyenler için eğitim hizmetleri için bir kurs programı başlatabilirsiniz. Güzel bir reklam ile ciddi bir girişim olabilir. 10. Tarım Çiftçilere danışmanlık yapabilir ve onlara bitkilerin büyümesini arttırmak için güneş enerjisini nasıl kullanacaklarını öğretebilirsiniz.   kaynak : karliisfikirleri.com

“Türkiye’de İnşaat Sektörü Çöküşe Geçiyor”

Fransız haber ajansı AFP, Türkiye ekonomisindeki yavaşlamanın inşaat şirketlerini nasıl etkilediğini inceleyen bir haber yayınladı. “Türkiye’nin ekonomik büyümesi yavaşlarken inşaat sektörü çöküşe geçiyor” başlıklı haberde Bolu Mudurnu’da Al Babas adıyla Disney kalelerini andıran yüzlerce lüks ev yapan Sarot Grubu’nun iflası örnek gösterildi. Fransız haber ajansı AFP, Türkiye ekonomisindeki yavaşlamanın inşaat şirketlerini nasıl etkilediğini inceleyen bir haber yayınladı. “Türkiye’nin ekonomik büyümesi yavaşlarken inşaat sektörü çöküşe geçiyor” başlıklı haberde Bolu Mudurnu’da Burj Al Babas adıyla Disney kalelerini andıran yüzlerce lüks ev yapan Sarot Grubu‘nun iflası örnek gösterildi. Sarot Grubu konkordato başvurusu yapmış, mahkeme 20 Kasım’da konkordatonun başarıya ulaşma şansı olmadığını söyleyerek iflas kararı vermişti. Sarot Grubu ise karara itiraz edeceğini açıklamıştı. İnşaatı 2014’te başlayan 732 villa ve bir alışveriş merkezi içeren proje, iflasın ardından belirsizliğe sürüklendi. AFP Sarot’un, alacaklılardan korunmak için konkordato başvurusu yapan yüzlerce şirketten biri olduğunu yazdı. Haber şöyle devam ediyor: “Sarot Grubu Başkan Yardımcısı Mezher Yerdelen, 200 milyon dolarlık proje kapsamında bazı müşterilerin satın aldıkları evlerin parasını ödememeleri nedeniyle konkordato başvurusu yaptığını, bugüne kadar projeye 100 milyon dolar harcandığını söylüyor. “Fiyatları 400 ile 500 bin dolar arasında değişen evlerden 351’i Arap yatırımcılara satılmıştı. “Yerdelen, körfez ülkelerindeki müşterilerinin petrol fiyatlarındaki düşüşten, kendilerininse Türkiye’deki ekonomik dalgalanmaların inşaat maliyetini artırmasından etkilendiğini söylüyor. “İflas kararı hakkındaki tartışmalara rağmen Yerdelen satışlara devam etmeyi ve sitenin açılışını Ekim 2019’da gerçekleştirmeyi umuyor. “Türkiye’nin dört bir yanına yayılan bitmemiş ve boş inşaat projeleri, ülkedeki inşaat sektörünün ve ekonominin kendini içinde bulduğu soruları gösteriyor. “İnşaat sektörü Erdoğan 2003’te iktidara geldikten sonra Türk ekonomisinin büyüme motoru olmuştu. Fakat sektör 2018’in üçüncü çeyreğinde yıllık yüzde 5,3 küçüldü. “İzmir Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden Doç. Dr. Alper Duman ‘Ülkede konkordato veya iflas başvurusunda bulunan şirketlerin dörtte üçü inşaat şirketi’ diyor. “Duman ‘İster emlak balonu, ister inşaat balonu diyelim, ortada bir balon var’ ifadelerini kullanıyor. “Ticaret Bakanu Ruhsar Pekcan Aralık ortasında 846 şirketin konkordatoya başvurduğunu söyledi fakat muhalif Sözcü gazetesi bu sayının Ekim’de 3 bini aştığını yazmıştı. “İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe de karamsar. Daha fazla şirketin konkordato ve iflas başvurusu yapacağını düşünüyor. “Ona göre Türkiye’de ihtiyacın üzerinde ev inşa edildi. Bunlara sadece Disney kalesi görünümündeki Burj al Babas villaları değil, aynı zamanda sıradan Türkler için basit evler de dahil. “TÜİK’in inşaat güven endeksi Kasım ayında yüzde 2,1 düşerek 55,4’e geriledi. Endekste 100’ün altındaki sonuçlar karamsarlığı ifade ediyor. “Öte yandan Türkiye’nin emlak piyasasını inceleyen Kerim Alain Bertrand son dönemde daha iyimser olduğunu, bunun nedenlerinden birinin de ülkenin artan nüfusu olduğunu söylüyor. Bertrand ‘İnşaat sektörü ülkenin lokomotif sektörü’ diyor. “Sektörde bir konsolidasyon beklese de sonrasında genç nüfus sayesinde sektörün hayata tutunacağını düşünüyor. “TÜİK verilerine göre 2017’de Türkiye’nin medyan yaşı 31,7’ydi. Avrupa Birliği’nde bu yaş 42,8.” Kaynak yapi.com.tr

Bir Kapıdan Daha Fazlası TUTKUNLAR

Tutkunlar Endüstriyel Ürünler Sanayi Ticaret Limited Şirketi olarak “1976” dan bu yana çelik kapı üretmekteyiz.Ürünlerimizin tamamı bina giriş kapıları,daire giriş kapıları,villa giriş kapıları,yangın kapıları ve bu kapılara uygulanabilen parmak izi,göz iris taraması,uzaktan kumanda,kamera ve proxy kartlı giriş sistemlerinden oluşmuştur.Bugüne kadar ve bundan sonrada kalite ve güvenceden asla taviz vermeyen Tutkunlar bunun karşılığı olarak Türkiye’de tüketici ödülü alan “ilk çelik kapı firmasıdır”. Bunun yanı sıra sertifikalarımız ISO 9001:2008 Sanayi ve ticaret bakanlığından satış sonrası hizmet yeterlilik belgesi , GOST Sertifikası (GOST-R) , TSE den imalata yeterlilik Türk standartlarına uygunluk ve yangın kapısı dayanıklılık sertifikası (Chiltren/RF 06 145,İngiltere) Ürünlerimiz yurtdışı pazarında da yerini almaktadır ve ihracata devam etmektedir. Size Özel Kapılar Bu bilinç ile yola çıkan Tutkunlar Çelik Kapı, kaliteli ve estetik görünüme sahip kapı modellerine, çağın gelişen güvenlik teknolojilerini entegre etmiştir. Standart ölçümlerin yanı sıra, tüketicinin arzusuna göre de tasarladığımız kapı modellerimiz ile kullanıcımızı, Türkiye’de çelik ve ahşabı birleştiren “ilk” kuruluş olarak, hem görsel açıdan memnun edip; hem de onlara, hırsızlık oranlarının giderek arttığı ülkemizde güvenliği ve rahatı sunuyoruz. Dünya pazarında ise; Balkan ülkeleri, Türkî Cumhuriyetler ve Arap dünyası ile çalışıyor, Türk malının kalite ve güvencesini tanıtıyoruz.. FOTOSELLİ CAM KAPI SİSTEMLERİ SÜRGÜLÜ BAHÇE KAPILARI KAPI SİSTEMLERİ ÇELİK KAPILAR BARİYER SİSTEMLERİ YANGIN KAPILARI GARAJ KAPILARI ELEKTRONİK GÜVENLİK SİSTEMLERİ TK4 212 TK4 182 CFTK TK4 150 CF TK4 013 TK4 163 TK4 308 ULUS TK4 151CF TK4 430 KOMPAKT LAMİNE TK4 019 CF TK4 430 TK4 300 TK4 198 ULUS MERKEZ (Beylikdüzü – İstanbul ) Mevlana Mah. Sultan Ahmet. Cad. Aker Apt. No:1/3-4 Esenyurt / İSTANBUL Tel : 444 00 67 Fax : 0212 852 80 82 E-Mail: info@tutkunlar.com.tr www.tutkunlar.com.tr

10 yıllık tecrübe Zenon Panel

İtimat Mühendislik Zenon Panel Yapı Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti.tarafından 2008 yılından itibaren üretilmekte olan Zenon Panel Türkiye’nin bir çok bölgesinde tercih edilen patentli bir yapı malzemesidir. Genel olarak tek katlı yapılar ile yüksek katlı binalarda çatı ve dış cephe duvarı olarak kullanılan Zenon Panel her geçen gün daha fazla tercih edilen bir ürün haline gelmiştir. Özellikle 2012 yılında Ulusal Teknik Onay belgesi ve TSE gibi sertifikalarının tamamlanması tanıtım faaliyetlerinin artırılması ve gelişen bayi ağı ile tüm ülkede yaygınlığını artırmaktadır. Mesleğinde tecrübeli personel ve mühendisler ile hizmet vermekte olan Zenon Panel yurt genelinde yaygın bayi ağı ile üretimden montaja kalite prensibiyle çalışmaktadır. Zenon Panel gelişmiş teknolojisi ile yapı sektörü için bir çok yenilik sunmakta ve klasik uygulamalara farklı çözümler getirmektedir. Firmamız İstanbul Ticaret Odası ve TUMSIAD üyesidir.   Bu güne kadar binlerce farklı projede 2.000.000 m2 den fazla kullanımı gerçekleşen Zenon Panel geleceğin alternatif yapı malzemeleri arasında şimdiden yerini almıştır. Zenon Panel Türkiye’nin her bölgesinde tercih edilen patentli bir yapı malzemesidir. Zenon Panel‘in yurt dışında kullanımı her geçen gün artmaktadır. Makedonya, Gürcistan, İran, Irak ve Libya’da bayiliklerimiz bulunmaktadır. Zenon Panel‘in her iki yüzeyinde bulunan çelik hasırın birbirine sürekli çapraz tel donatı ile 10 cm aralıklı olarak panel boyunca sürekli bağlanması, Zenon Panel‘i dünyadaki farklı hafif panel ürünlerden farklı ve güçlü kılmaktadır. Avm ve endüstriyel binalarda Zenon Panel Tünel uygulamalarında Zenon Panel Hızlı konut sistemlerinde Zenon Panel8.000 m2 sanayi arazisi üzerine kurulu fabrikamızda, yıllık 1.000.000 m2 üretim kapasitesine sahip tam otomasyonlu üretim hattında sizlere hizmet vermekteyiz. Zenon Panel‘in seri üretiminde el işçiliği yoktur. Üretimin tüm aşamaları iç kalite kontrol süreçleri çerçevesinde denetim altındadır. İtimat Mühendislik Zenon Panel® Yapı Teknolojileri San. ve Tic. Ltd. Şti. Fevzipaşa Mah. Söğüt Cad. No:41 Değirmenköy Silivri/ISTANBUL – TURKIYE T: +90 212 884 34 92 F: +90 212 884 34 93 E: info@zenonpanel.com www.zenonpanel.com.tr