“TÜRKİYE EKONOMİSİ NEREYE? KRİZDEN ÇIKIŞ YOLLARI”

EKONOMİDE PROBLEMLER DOĞRU TESPİT EDİLMELİKadir Has Üniversitesi, İktisat ve Toplum Dergisi işbirliği ile 22 Mayıs Çarşamba günü Türkiye ekonomisinin durumu ve çözüm önerileri ile ilgili, “Türkiye Ekonomisi Nereye? Krizden Çıkış Yolları” başlıklı bir panel düzenledi.Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü ve İktisat ve Toplum dergisi işbirliği içerisinde 22 Mayıs Çarşamba günü düzenlenen açık oturumda, Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumu masaya yatırarak, önce problemlerin neler olduğunu tespit edip daha sonra çözüm önerileri üzerine tartışma gerçekleşti.
Başta “Türkiye ekonomisinin yaşadığı sorunların kolay çözümleri”, “döviz kurundaki istikrarsızlığın sebepleri ve sonuçları”, “enflasyon kontrol altına alınabilir mi?”, “işsizliğin ve gelir dağılımındaki eşitsizliği çözümü yapısal reformlar”, “dış borçlar nasıl ödenecek?”, “inşaat odaklı büyümeden çıkış mümkün mü?” ve “İstanbul seçimlerinin yenilenmesi ekonomiyi nasıl etkiliyor” konularını masaya yatırdı.
“KRİZE BAĞLI ÇÖZÜM ÖNERİLERİ MEVCUT”Kriz, kişi veya toplulukları olumsuz olarak etkileme potansiyeline sahip ve ani olarak ortaya çıkan durum olduğunu belirten Ekonomist Asaf Savaş Akat; “Türk milleti olarak içinde bulunduğumuz durumdan çok, geçmişi tartışmayı seven ancak konuyla ilgili bir şeyler yapma konusunda çok pratik olmayan bir milletiz. Şöyle ki, Türkiye kriz yönetimi konusunda oldukça başarılı. Şu an içinde bulunduğumuz ekonomik durumun geçmiş krizlere kıyasla daha beklendik bir kriz. Bu krizlere bağlı çözüm önerilerimiz de mevcut” dedi.
Krizin çözüm yolları üzerine açıklama yapan Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Özgür Orhangazi “Ekonominin bugünkü hale gelmesindeki en önemli etken, özellikle 2000’li yılların başlarından günümüze dış sermaye girişlerine bağımlı, borç artışına dayanan ve inşaat odaklı bir büyüme modelinin tercih edilmesidir. Bu modelin zaman içerisinde kaçınılmazolarak yarattığı kırılganlıkların birikmesiyle, dünyadaki likidite şartlarının değişmesi Türkiye ekonomisini krize soktu. Bu dönemde, döviz kurları dış etkenlere çok açık hatta onlar belirliyor, bizim ekonomimiz de bundan etkileniyor” dedi.
“PROBLEMLERİ DOĞRU TESPİT ETMELİYİZ”Ekonominin içinde bulunduğu durumdan çıkmanın kısa, kestirme bir yolu yok diyen Prof. Dr. Orhangazi, daha uzun vadeye odaklanarak, böyle durumlara düşmemeyi sağlayacak politikalar geliştirmek gerektiğini vurguladı.Problemlerin doğru tespit edilmesi için ilk önce Türkiye ekonomisinin neden dış sermaye ve ithalata bağımlı olduğunu daha sonra iyi istihdam yaratamadığının tespit edilmesi gerektiğini, ardından bu sorunların üzerine gidilmesi gerektiğinin altını çizdi.
“ÖNEMLİ OLAN ENFLASYONUN NEDEN YÜKSELDİĞİ”Kısa vadede enflasyonu düşürmenin mümkün olmadığını söyleyen Orhangazi, “Bunun yerine neden yükseldiğine odaklanmalıyız. Kurdaki artıştan enflasyona olan geçişkenlik neden bu kadar yüksek olduğunu incelediğimiz zaman üretim yapımızın giderek ithalata bağımlı hale geldiğini görüyoruz. İthalattın üzerine gitmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı. EKONOMİDE PROBLEMLER DOĞRU TESPİT EDİLMELİ

Kadir Has Üniversitesi, İktisat ve Toplum Dergisi işbirliği ile 22 Mayıs Çarşamba günü Türkiye ekonomisinin durumu ve çözüm önerileri ile ilgili, “Türkiye Ekonomisi Nereye? Krizden Çıkış Yolları” başlıklı bir panel düzenledi.

Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü ve İktisat ve Toplum dergisi işbirliği içerisinde 22 Mayıs Çarşamba günü düzenlenen açık oturumda, Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumu masaya yatırarak, önce problemlerin neler olduğunu tespit edip daha sonra çözüm önerileri üzerine tartışma gerçekleşti.


Başta “Türkiye ekonomisinin yaşadığı sorunların kolay çözümleri”, “döviz kurundaki istikrarsızlığın sebepleri ve sonuçları”, “enflasyon kontrol altına alınabilir mi?”, “işsizliğin ve gelir dağılımındaki eşitsizliği çözümü yapısal reformlar”, “dış borçlar nasıl ödenecek?”, “inşaat odaklı büyümeden çıkış mümkün mü?” ve “İstanbul seçimlerinin yenilenmesi ekonomiyi nasıl etkiliyor” konularını masaya yatırdı.


“KRİZE BAĞLI ÇÖZÜM ÖNERİLERİ MEVCUT”
Kriz, kişi veya toplulukları olumsuz olarak etkileme potansiyeline sahip ve ani olarak ortaya çıkan durum olduğunu belirten Ekonomist Asaf Savaş Akat; “Türk milleti olarak içinde bulunduğumuz durumdan çok, geçmişi tartışmayı seven ancak konuyla ilgili bir şeyler yapma konusunda çok pratik olmayan bir milletiz. Şöyle ki, Türkiye kriz yönetimi konusunda oldukça başarılı. Şu an içinde bulunduğumuz ekonomik durumun geçmiş krizlere kıyasla daha beklendik bir kriz. Bu krizlere bağlı çözüm önerilerimiz de mevcut” dedi.


Krizin çözüm yolları üzerine açıklama yapan Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Özgür Orhangazi “Ekonominin bugünkü hale gelmesindeki en önemli etken, özellikle 2000’li yılların başlarından günümüze dış sermaye girişlerine bağımlı, borç artışına dayanan ve inşaat odaklı bir büyüme modelinin tercih edilmesidir. Bu modelin zaman içerisinde kaçınılmazolarak yarattığı kırılganlıkların birikmesiyle, dünyadaki likidite şartlarının değişmesi Türkiye ekonomisini krize soktu. Bu dönemde, döviz kurları dış etkenlere çok açık hatta onlar belirliyor, bizim ekonomimiz de bundan etkileniyor” dedi.


“PROBLEMLERİ DOĞRU TESPİT ETMELİYİZ”
Ekonominin içinde bulunduğu durumdan çıkmanın kısa, kestirme bir yolu yok diyen Prof. Dr. Orhangazi, daha uzun vadeye odaklanarak, böyle durumlara düşmemeyi sağlayacak politikalar geliştirmek gerektiğini vurguladı.Problemlerin doğru tespit edilmesi için ilk önce Türkiye ekonomisinin neden dış sermaye ve ithalata bağımlı olduğunu daha sonra iyi istihdam yaratamadığının tespit edilmesi gerektiğini, ardından bu sorunların üzerine gidilmesi gerektiğinin altını çizdi.


“ÖNEMLİ OLAN ENFLASYONUN NEDEN YÜKSELDİĞİ”
Kısa vadede enflasyonu düşürmenin mümkün olmadığını söyleyen Orhangazi, “Bunun yerine neden yükseldiğine odaklanmalıyız. Kurdaki artıştan enflasyona olan geçişkenlik neden bu kadar yüksek olduğunu incelediğimiz zaman üretim yapımızın giderek ithalata bağımlı hale geldiğini görüyoruz. İthalattın üzerine gitmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Büşra Ela TELLİ
0542 293 59 42
0212 243 11 53
busra.telli@c-line.com.tr EKONOMİDE PROBLEMLER DOĞRU TESPİT EDİLMELİKadir Has Üniversitesi, İktisat ve Toplum Dergisi işbirliği ile 22 Mayıs Çarşamba günü Türkiye ekonomisinin durumu ve çözüm önerileri ile ilgili, “Türkiye Ekonomisi Nereye? Krizden Çıkış Yolları” başlıklı bir panel düzenledi.Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü ve İktisat ve Toplum dergisi işbirliği içerisinde 22 Mayıs Çarşamba günü düzenlenen açık oturumda, Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumu masaya yatırarak, önce problemlerin neler olduğunu tespit edip daha sonra çözüm önerileri üzerine tartışma gerçekleşti.
Başta “Türkiye ekonomisinin yaşadığı sorunların kolay çözümleri”, “döviz kurundaki istikrarsızlığın sebepleri ve sonuçları”, “enflasyon kontrol altına alınabilir mi?”, “işsizliğin ve gelir dağılımındaki eşitsizliği çözümü yapısal reformlar”, “dış borçlar nasıl ödenecek?”, “inşaat odaklı büyümeden çıkış mümkün mü?” ve “İstanbul seçimlerinin yenilenmesi ekonomiyi nasıl etkiliyor” konularını masaya yatırdı.
“KRİZE BAĞLI ÇÖZÜM ÖNERİLERİ MEVCUT”Kriz, kişi veya toplulukları olumsuz olarak etkileme potansiyeline sahip ve ani olarak ortaya çıkan durum olduğunu belirten Ekonomist Asaf Savaş Akat; “Türk milleti olarak içinde bulunduğumuz durumdan çok, geçmişi tartışmayı seven ancak konuyla ilgili bir şeyler yapma konusunda çok pratik olmayan bir milletiz. Şöyle ki, Türkiye kriz yönetimi konusunda oldukça başarılı. Şu an içinde bulunduğumuz ekonomik durumun geçmiş krizlere kıyasla daha beklendik bir kriz. Bu krizlere bağlı çözüm önerilerimiz de mevcut” dedi.
Krizin çözüm yolları üzerine açıklama yapan Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Özgür Orhangazi “Ekonominin bugünkü hale gelmesindeki en önemli etken, özellikle 2000’li yılların başlarından günümüze dış sermaye girişlerine bağımlı, borç artışına dayanan ve inşaat odaklı bir büyüme modelinin tercih edilmesidir. Bu modelin zaman içerisinde kaçınılmazolarak yarattığı kırılganlıkların birikmesiyle, dünyadaki likidite şartlarının değişmesi Türkiye ekonomisini krize soktu. Bu dönemde, döviz kurları dış etkenlere çok açık hatta onlar belirliyor, bizim ekonomimiz de bundan etkileniyor” dedi.
“PROBLEMLERİ DOĞRU TESPİT ETMELİYİZ”Ekonominin içinde bulunduğu durumdan çıkmanın kısa, kestirme bir yolu yok diyen Prof. Dr. Orhangazi, daha uzun vadeye odaklanarak, böyle durumlara düşmemeyi sağlayacak politikalar geliştirmek gerektiğini vurguladı.Problemlerin doğru tespit edilmesi için ilk önce Türkiye ekonomisinin neden dış sermaye ve ithalata bağımlı olduğunu daha sonra iyi istihdam yaratamadığının tespit edilmesi gerektiğini, ardından bu sorunların üzerine gidilmesi gerektiğinin altını çizdi.
“ÖNEMLİ OLAN ENFLASYONUN NEDEN YÜKSELDİĞİ”Kısa vadede enflasyonu düşürmenin mümkün olmadığını söyleyen Orhangazi, “Bunun yerine neden yükseldiğine odaklanmalıyız. Kurdaki artıştan enflasyona olan geçişkenlik neden bu kadar yüksek olduğunu incelediğimiz zaman üretim yapımızın giderek ithalata bağımlı hale geldiğini görüyoruz. İthalattın üzerine gitmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Büşra Ela TELLİ0542 293 59 420212 243 11 53busra.telli@c-line.com.tr
  • Benzer Haberler

    Çobantur Logistics, köklü mirasıyla geleceği adıyla yazıyor

    Uçtan uca çözüm vizyonuyla lojistik sektörüne ilkleri ve yenilikleri kazandıran, köklü geçmişinde “BOLTAS” adıyla güven inşa eden Çobantur Logistics; yarım asra yaklaşan tecrübesiyle geleceğe yeni ismi ve iddialı hedefleriyle yürüyor. Geniş filosu, Türkiye’de 45 bin 500 metrekarelik ve Avrupa’da 12 bin metrekerelik depolama kapasitesiyle gücünü pekiştiren şirket, 2026’da dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda yeniden yapılanırken Almanya’da gerçekleştireceği stratejik satın alma ile operasyonlarını da küresel ölçekte büyütecek. Çobantur Logistics, sektöre yalnızca hizmet değil, geleceğin lojistik ekosistemini sunmayı hedefliyor. Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle lojistik sektörünün köklü markalarından ‘BOLTAS’, artık yoluna ‘Çobantur Logistics’ adıyla devam ediyor. Bugünü yönetmekle yetinmeyen, geleceğin lojistik ihtiyaçlarına da hazır bir yapı kurma hedefiyle dönüşüm hikâyesini başlatan şirket; kontrollü, sürdürülebilir ve güvenilir bir geleceğe ulaşmak için köklerinden aldığı gücü yeni ismine taşıyor. Yenilenen kurumsal kimliğiyle hikâyesini geleceğe aktaran Çobantur Logistics, sektördeki uzun yıllara dayanan tecrübesiyle 50’nci kuruluş yılına yeni yatırım planlamaları ile giriş yapıyor. Çözüm sağlayan servis sağlayıcı rolüyle lojistiğe yön vermeye hazırlanan firma, bu dönüşümle birlikte yalnızca bir isim değil, geleceğin lojistik vizyonunu da ortaya koyuyor. “Köklerden geleceğe: Çobantur Logistics ile lojistikte yeni bir dönem başlıyor” Günümüzde hızla değişen dünya düzeni içinde çağa ayak uydurmanın gerek rekabet gerekse kurumsal başarı için kritik rol oynadığını belirten Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, “Bugün lojistik yalnızca taşımacılıktan ibaret değil; üretimden ticarete, ekonomiden teknolojiye kadar tüm akışın merkezinde yer alan stratejik bir güç. Biz de bu gücü geleceğe yön verecek şekilde daha da ileri taşımak için geçmişin köklü mirası üzerine kurulu hikâyemizi, kuruluşumuzun 50’nci yılına doğru adım adım yaklaşırken Çobantur Logistics adıyla sürdürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki sağlam kökler, geleceğin en güçlü filizlerini verir. Bazı isimler yalnızca bir marka değildir; zamana direnen bir duruş, hafızalara kazınan bir değer ve yıllar içinde oluşmuş bir güven sözüdür. İşte tam da bu yüzden kendimize, hikâyemize ve köklerimize yeniden sahip çıkıyoruz” dedi. “Güveninizin sorumluluğunu taşıyoruz” Bugün atılan her adımın; yeniden doğuşun ve yeniden tanımlanmış bir vizyonun resmi olduğunu vurgulayan Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, geçmişten aldığı güçle geleceği çok daha cesur, kararlı ve sağlam inşa ettiklerini vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti; “Verdiğimiz her sözü ilk günkü netliğiyle tutuyoruz. Güveninizin sorumluluğunu taşıyoruz. Artık adımız yalnızca bir marka değil; tutarlılığın, sürdürülebilirliğin, itibarın ve mirasın sembolü”dedi. Çobantur Logistics, yalnızca taşımacılık değil; uçtan uca değer yaratan kapsamlı lojistik çözümleri sunuyor. Yurt içinde toplama-dağıtım, limanlardan adreslere konteyner taşıması, gümrüklü/gümrüksüz depolama, depolarda katma değerli işlemler, nakliye ve mal sigortası hizmetleri, proje taşımaları, denizyolu (FCL/LCL) ve havayolu taşımaları, Avrupa içi Europe-to-Europe operasyonları ve Avrupa’daki depolarda sunduğu katma değerli hizmetlerle müşterilerine geniş bir hizmet yelpazesi sağlıyor. 200’e yakın çekici, 500’e yakın römork, 5 lowbed, 6 kamyon ve 2 kamyonetten oluşan filosuyla operasyonlarını sürdüren şirket, yurtiçinde Erenköy’de 13 bin metrekare, Orhanlı’da 8 bin 500 metrekare, Dilovası’nda 18 bin metrekare ve İzmir’de 6 bin metrekare olmak üzere toplam 45 bin 500 metrekarelik depolama alanına sahip. Yurtdışında ise İtalya ve Almanya’daki 6’şar bin metrekarelik depolarıyla hizmet veren Çobantur Logistics, Romanya’da planladığı 6 bin metrekarelik yeni depo yatırımıyla Avrupa’daki varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor. 2026’da yurt dışında holding yapısı kurarak tüm grup şirketlerini tek çatı altında toplayacak Jeopolitik zorluklara rağmen lojistik sektörünün büyümeye ve yeni yatırımlara hız kesmeden devam ettiğini vurgulayan Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, şirketin yol haritasını şöyle özetledi: “2026 bizim için yeniden…

    Bakan Şimşek rakamlarla açıkladı: İhracatçılara 53 milyar dolarlık finansman desteği!

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla atılan destek adımlarını duyurdu. Şimşek, bu yıl Eximbank’ın ihracatçılara nakdi ve gayrinakdi toplam 53 milyar dolar destek sağlamasının beklendiğini açıkladı. Giriş: 25.10.2025 – 12:23 Güncelleme: 25.10.2025 – 12:23Takip EtGoogle NewsPaylaş Bakan Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İhracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak adımları atmaya devam ediyoruz.” ifadesini kullandı. Reeskont kredi limitlerinin önemli ölçüde artırıldığını belirten Şimşek, bu sayede ihracatçılara düşük maliyetli finansman imkânı sunulduğunu vurguladı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek şu ifadeleri kullandı:  İhracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıracak adımları atmaya devam ediyoruz.  Piyasa faizinin yaklaşık yarısı maliyetle kullandırdığımız reeskont kredi limitlerini artırıyoruz.  Reeskont kredileri günlük limitini program döneminde 300 milyon TL’den 4,5 milyar TL’ye 15 kat yükselttik.  Yabancı para reeskont toplam limiti 1 milyar dolara çıkarıldı.  Eximbank’ın sermayesi 5 kattan fazla artışla 88,4 milyar TL’ye ulaştı. Bu sene Eximbank’ın ihracatçılarımıza nakdi ve gayrinakdi toplam 53 milyar dolar destek sağlamasını bekliyoruz.  Küresel değer zincirlerinde daha üst sıralara çıkmak için ihracatı ve katma değerli üretimi desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz.