Aktaşlar Lezzet Grubu, Anuga 2025’te geleneksel Türk lezzetlerini dünyaya tanıtmaya hazırlanıyor
Türkiye’deki dondurulmuş gıda sektörünün öncü markalarından Aktaşlar Lezzet Grubu, 4–8 Ekim 2025 tarihleri arasında Köln’de düzenlenecek Anuga 2025 Fuarı’na katılacak. İnovatif lezzetleri güçlü markalarıyla fuarda sahne alarak dünya mutfağındaki iddiasını gösterecek şirket, uluslararası ziyaretçilere Türk mutfağının eşsiz geleneksel tatlarını tanıtacak. Uluslararası gıda endüstrisi ticaret fuarı Anuga 2025, Almanya’nın Köln kentinde bulunan Koelnmesse Fuar Alanı’nda 4–8 Ekim 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek. Gıda ve içecek endüstrisinin lider üreticilerinden perakendecilere, ithalatçılardan gastronomi profesyonellerine kadar geniş bir kitleyi bir araya getirecek fuarda Aktaşlar Lezzet Grubu, mevcut iş birliklerini güçlendirecek ve yeni ticari bağlantılar kurmayı ve yeni ihracat pazarları için görüşmeler yapmayı planlıyor. Mini pizzalar ilk kez Anuga 2025’te sergilenecek Yaklaşık 50 ülkeye ihracat yapan Aktaşlar Lezzet Grubu, yenilikçi yaklaşımı ve kaliteli ürünleriyle Türkiye’nin dondurulmuş gıda sektörünü global ölçekte temsil etmeye devam ediyor. Donuk pide kategorisinde rakipsiz olan Aktaşlar Lezzet Grubu, 40 gram, 125 gram, 150 gram ve 170 gram (tam pişmiş) pidelerinin yanı sıra 250 gram pidelerini de ilk kez yurt dışında bir fuarda beğeniye sunacak. Pidelerin yanı sıra Calzone, PizzaCup, Focaccia ve lezzet ödüllü Vegan Lahmacun da fuar standında yerini alacak. Pizzalarda ise hem ince kenarlı (thin crust) hem de Napoliten çeşitlerinin yanı sıra özel ürünü PizzaRoll ve mini pizzalar PizzaPicco fuar ziyaretçileriyle buluşacak. Mini pizzalarını ilk kez sergileyecek ve Pidemiss, Pizzamiss, Nelipide, Pizzacup ve Bonapita markalarında yer alan inovatif ürünleriyle Anuga 2025’te sahne alacak olan Aktaşlar Lezzet Grubu, dünya markası olma hedefine bir adım daha yaklaşacak. AKTAŞLAR Hakkında: Türk mutfağına özgü otantik lezzetleri global gastronomi sahnesine taşımayı misyon edinen Aktaşlar Lezzet Grubu, marka yolculuğuna 1981 yılında Ordu’da 40 kişiye hizmet veren mütevazı bir restoranla başladı. İkinci neslin liderliğinde, aile işletmesi bir başarı hikayesine dönüştü ve Aktaşlar, Pidemiss, Nelipide ve Pideor gibi sevilen markaları ve franchise modelleri ile dünya çapında beğeni kazandı. Yerli ve yabancı zincir marketler dahip 30’dan fazla ülkede faaliyet gösteren, vegan Lahmacun ve margarita pide gibi inovatif ürünleriyle dondurulmuş gıda ve fast-food sektöründe güçlenen Aktaşlar, Lufthansa, Delta Airlines, Singapur ve Suudi Havayolları ile kurduğu iş birlikleri ile global pazarlardaki gücünü artırmakta, genişleyen ihracat ağıyla lider bir marka olmayı amaçlamaktadır. Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Ahmet DoğanMedya Direktörü
Feriye’de açık hava sineması ekim ayındaki gösterilecek La La Land filmiyle sona eriyor
Boğaz’ın eşsiz manzarası ve tarihi atmosferiyle İstanbul’un yaz akşamlarına farklı bir boyut kazandıran Feriye Açık Hava Sinemaları, yaz boyunca süren unutulmaz gösterimlerin ardından ağustos ayı etkinliklerini tamamladı. Her seansın ortalama 300 izleyiciyle buluştuğu sinema geceleri, eylül ayında da yeni filmlerle izleyicilerle buluşmaya devam ediyor. Sezon, 5 Ekim’de gösterilecek “La La Land” filmiyle sona erecek. Bir c•paces Group işletmesi ve İstanbul Boğazı kıyısında yer alan tarihi Feriye, yaz boyunca sinemaseverleri yıldızların altında benzersiz bir açık hava sinema deneyimiyle buluşturdu. Temmuz ve ağustos aylarında gerçekleşen gösterimlerde sinemaseverler, klasiklerden günümüze uzanan kült filmleri izleme fırsatı buldu. Her gösterimde ortalama 300 kişi ile buluşan etkinlik hem sinema tutkunlarına nostaljik ve keyifli bir akşam sunarken hem de Boğaz manzarası eşliğinde İstanbul’un yaz ruhunu yaşattı. Feriye Açık Hava Sinemaları, kült filmleriyle izleyicileri karşılamaya devam ediyor. Eylül ayının son filmi 29 Eylül’de gösterilecek Deadpool & Wolverine olurken, sezon 5 Ekim’de La La Land filmi ile sona erecek. Her bir sinema gecesi, tarihi dokusu ve Boğaz manzarası ile Feriye’nin eşsiz atmosferinde izleyicilere unutulmaz bir deneyim sunacak. Eylül ayında da özel tatlar ve deneyimler Feriye’de sinemaseverlerle buluşuyor Etkinliğin ana sponsoru GetirFinans, interaktif alanları ve yenilikçi bankacılık deneyimi ile ziyaretçilerle buluşuyor. Ürün sponsorları arasında özellikle öne çıkan Godiva, etkinlikte premium çikolataları, şık standı ve lezzetli sampling deneyimi ile sinemaseverlere özel bir ayrıcalık sunuyor. VIP paketlerde ve etkinlik boyunca Godiva keyfi etkinliğin öne çıkan detaylarından biri oluyor. Fropie, genel kategoride fırınlanmış nohut cipsleri ve VIP paketlerde ise yenilikçi protein ve probiyotik barları ile sinema deneyimini daha sağlıklı ve keyifli hale getirirken, Nilky badem cafe latte ile izleyicilere tatlı bir mola sağlıyor. Eylül ayı gösterimlerinden itibaren Oddly de etkinliğe katılarak genel kategorideki bilet sahiplerine “saçma iyi” içecek ikramları sunuyor. Böylece izleyiciler, gösterimler boyunca hem Godiva’nın premium çikolatalarını ve Fropie’nin fonksiyonel lezzetlerini hem de Nilky ve Oddly’nin özel içeceklerini deneyimleyerek çok yönlü bir lezzet yolculuğu yaşıyor. Nilky badem cafe latte ile izleyicilere tatlı bir mola sağlıyor. Eylül ayı gösterimlerinden itibaren etkinliğe katılan Oddly ise, genel kategorideki bilet sahiplerine taze ve lezzetli içecek ikramları sunuyor. Böylece izleyiciler, gösterimler boyunca hem Godiva’nın premium çikolatalarını ve Fropie’nin sağlıklı atıştırmalıklarını hem de Nilky ve Oddly’nin özel içecekleri ile çok yönlü bir lezzet deneyimi yaşıyor. Biletler biletinial.com’da Biletler, biletinial.com üzerinden satışa sunuluyor. Feriye Açık Hava Sinemaları’nda Genel, VIP1, VIP2 ve Dinner & Movie olmak üzere dört farklı bilet kategorisi sunuluyor. Genel bilet sahipleri patlamış mısır ve soft içecek ile gösterimleri izlerken, VIP1 bilet sahipleri ön kısımda oturma imkânı ile Feriye mutfağından hazırlanan atıştırmalık sandviçler, kuruyemişler, meyveler, peynir tabakları eşliğinde iki kadeh şarap veya iki bira deneyimi yaşıyor. İki kişilik VIP2 bilet sahipleri ise ön kısımda oturma imkânı ile Feriye mutfağından hazırlanan atıştırmalık sandviçler, kuruyemişler, meyveler, peynir tabakları ve bir şişe şarap ile sinema keyfini paylaşıyor. Dinner & Movie seçeneğinde ise misafirler, Lokanta Feriye’de soft içecek dahil akşam yemeği ardından iki kadeh şarap ve peynir tabağı ile film gösterimine geçiliyor. Feriye Açık Hava Sinemaları, tarihi dokusu, Boğaz manzarası ve özenle seçilmiş film programı ile İstanbul’un yaz akşamlarını ayrıcalıklı ve unutulmaz bir deneyime dönüştürmeye devam ediyor. Bu ayrıcalıklı atmosferin bir parçası olmak, etkinliklerden haberdar olmak ve güncel gelişmeleri takip etmek için @feriyeistanbul’u takip edin. #Feriyedeyiz Feriye Hakkında: İstanbul Boğazı’nın eşsiz kıyısında, tarihle modernizmi buluşturan bir yaşam ve deneyim alanı: Feriye. 19’uncu…
“Yapay Zekâ ve Otomasyon, Mühendisliğin Yeni Rotasını oluşturuyor!”
Günümüzün en çok konuşulan konularının başında gelen yapay zekâ, mühendislik alanında ‘yeni nesil mühendislik’ sürecini doğurdu. EYOPAN(Elektrik-Yazılım-Otomasyon-Pano) kurucu ortakları Elektrik-Elektronik Mühendisi Uğur Doğan ve Mekatronik Mühendisi Barış Demir, yapay zekâ ile otomasyonda ve tüm mühendislik süreçlerinde gelinen son noktayı ana hatlarıyla değerlendirdi. İçinde bulunduğumuz 21. yüzyıl, teknolojinin yalnızca bir araç değil, artık bir iş ortağı hâline geldiği bir dönem olarak şekilleniyor. Bu dönüşümün en önemli bileşenlerinden biri ise yapay zekâ. Özellikle mühendislik alanında yapay zekânn sunduğu olanaklar; üretimden planlamaya, tasarımdan kalite kontrolüne kadar birçok süreçte devrimsel nitelikte farklar yaratıyor. Otomasyonla birleşen yapay zekâ teknolojileri, mühendislik mesleklerinin sınırlarını yeniden tanımlarken aynı zamanda yeni iş alanları, daha verimli süreçler ve yüksek katma değerli üretim biçimleri yaratıyor. Dişliler, Yapay Zekâ ve Otomasyonun Kesişim Noktası İçin Dönüyor! Otomasyonun, endüstride uzun yıllardır kullanılan bir kavram olduğunu kaydeden EYOPAN(Elektrik-Yazılım-Otomasyon-Pano) kurucu ortakları Elektrik-Elektronik Mühendisi Uğur Doğan ve Mekatronik Mühendisi Barış Demir şu bilgileri verdi: “Yapay zekânın devreye girmesiyle otomasyon, sabit ve tekrarlayan görevlerden çok daha fazlasını üstlenebilir hâle geldi. Artık sistemler yalnızca verilen komutları yerine getirmiyor; aynı zamanda öğreniyor, karar veriyor ve kendini optimize ediyor. Bir üretim hattını ele alalım. Eskiden hat üzerindeki bir arızayı fark etmek insan gözüne kalmışken, bugün YZ destekli sensörler ve görüntü işleme sistemleri, arıza olabilecek durumu daha önceden algılayıp üretim hattındaki ani duruşların önüne geçmiş oluyor. Bu sadece üretim verimliliğini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda ciddi maliyet ve zaman tasarrufu da sağlıyor. Yapay Zekâ Mühendislik Alanında Hangi Katma Değerleri Oluşuyor? Yapay zekânın en büyük katkılarından biri veri analizi ve öngörü kabiliyetidir. Özellikle makine mühendisliği, elektrik-elektronik mühendisliği ve endüstri mühendisliği gibi alanlarda büyük veri ile çalışan sistemler, mühendislerin stratejik karar alma süreçlerine büyük destek sağlamaktadır. Yapay zekâ, mühendislik alanında: TÜİK’in 2024 yılı sonu itibarıyla yayınladığı rapora göre, Türkiye’de sanayi sektöründe dijital otomasyon uygulamalarıyla verimlilikte %17 oranında artış sağlandığı tespit edildi. Aynı raporda, yapay zekâ tabanlı otomasyon sistemlerine yatırım yapan firmaların %63’ünün ilk yıl içinde üretim maliyetlerinde düşüş yaşadığı belirtiliyor. Yapay Zekâ ile Mühendislik Meslekleri Nasıl Etkilenecek? Yapay zekâ, bazı geleneksel mühendislik görevlerini otomatikleştirerek iş gücünün yönünü değiştirecektir. Örneğin: Bu dönüşüm, mühendislik disiplinleri arasında daha fazla etkileşimi zorunlu kılacak. Artık disiplinlerarası bilgi ve veri okuryazarlığı, mühendisler için vazgeçilmez bir yetkinlik hâline gelecektir. Nereye Evriliyoruz? Gelecek, yapay zekâ ile mühendisliğin daha da iç içe geçtiği bir noktaya doğru ilerliyor. Şu an prototip aşamasında olan “otonom mühendislik sistemleri”, yani belirli mühendislik problemlerini kendi kendine analiz eden ve çözüm önerileri sunan sistemler, yakın gelecekte yaygınlaşacak. Ayrıca “Yapay Zekâ ile Geliştirilmiş Dijital İkizler” (Digital Twins) kavramı giderek önem kazanıyor. Bu teknoloji sayesinde bir fabrikanın ya da bir ürünün sanal kopyası oluşturularak olası senaryolar test ediliyor. Mühendisler bu kopyalar üzerinden sistemleri geliştiriyor, hataları tespit ediyor ve tasarımın sınırlarını zorluyor. Yeni Nesil Mühendislik Yapay zekâ, mühendislik alanını dönüştürmekle kalmıyor, ona yeni bir vizyon kazandırıyor. Daha sürdürülebilir, daha verimli, daha hızlı sistemler artık mümkün. Ancak bu dönüşüm, beraberinde yeni becerileri de zorunlu kılıyor: Veri analizi, algoritma bilgisi, yapay zekâ okuryazarlığı, sürekli öğrenme artık mühendisliğin doğal bir gerekliliği. Eyopan olarak biz de her gün öğreniyor, gelişiyor ve geleceğe hazırlanıyoruz.” Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Ahmet DoğanMedya Direktörü Gsm:0536 8928821
Geberit, suyun yönünü belirleyen en güncel teknolojileriyle ISK-SODEX’te sahne alacak
İsviçreli sıhhi tesisat devi Geberit, 22-25 Ekim 2025 tarihleri arasında dünyanın sayılı ve bölgesinin en önemli iklimlendirme fuarı ISK – SODEX Uluslararası HVAC&R, Yalıtım, Pompa, Vana, Tesisat, Su Arıtma, Yangın, Havuz ve Güneş Enerjisi Sistemleri Fuarı’na katılım gösterecek. Fuarda 65 metrekare alana sahip standında atık su boru sistemleri, drenaj sistemleri, montaj sistemleri, pisuvar, klozet ve kumanda kapağı çözümlerini tanıtacak olan marka, ziyaretçilerine ürünleri yakından inceleme şansı da sunacak. Sıhhi tesisat ve vitrifiye sektörünün güncel dinamiklerini yüksek mühendisliğe sahip ürün gamıyla yansıtan Geberit, 22-25 Ekim 2025 tarihleri arasında uluslararası iş birlikleri sayesinde katılımcılarına hedefledikleri profesyonel ziyaretçilerle bir araya gelme fırsatı sunan Avrasya bölgesinin en büyük iklimlendirme fuarı ISK-SODEX’te yer alacak. İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek fuarda son kullanıcı ve profesyoneller için en güncel ürün yelpazesini sergileyecek olan marka, fuar standında ayrıca ziyaretçilerin ürünleri yerinde incelemesine de olanak tanıyacak. Geberit’in yüksek mühendisliği, bu kez ISK-SODEX’te İlk yılından bu yana imalatçı ve sektör profesyonellerine ulaşarak Türkiye’nin ihracat hacmine önemli katkısı bulunan iklimlendirme sektörüne yön veren fuarda kullanıcı konforunu artıran ürünlerle yer alacaklarını belirten Ufuk Algıer, “Standımızda duvar önünde olduğu kadar duvar arkasında da üstün teknolojiye sahip teknolojilerimizi sergileyeceğiz. Bunlar arasında Silent-db20 Atık Su Boruları, HDPE Atık Su Boruları, HDPE SuperTube Drenaj Sistemi, Silent-PP Drenaj Boruları, Silent-PP Atık Su Boru Sistemleri, Mepla Boru Sistemi, Mapress Paslanmaz Çelik Borular, Pluvia Sifonik Yağmur Drenaj Sistemi, GIS Montaj Sistemleri, Selnova S Arkadan Girişli Pisuvar, iCon TurboFlush Klozet ve Sigma40 Kumanda Kapağı yer alacak. Öne çıkan çözümlerimizin yanında sektördeki en güncel teknoloji ve uygulamaları öğrenmek, firmalarla ikili ilişkiler kurmak ve potansiyel müşterilere ulaşmak için de ISK-SODEX büyük bir potansiyele sahip. Bunu en iyi şekilde değerlendirerek Geberit’in uzmanlığını ziyaretçilerle buluşturacağımız için çok heyecanlıyız” dedi. Geberit, ISK – SODEX Uluslararası HVAC&R, Yalıtım, Pompa, Vana, Tesisat, Su Arıtma, Yangın, Havuz ve Güneş Enerjisi Sistemleri Fuarı’nda Stant A12’de yer alacak. Geberit Hakkında: Dünya çapında faaliyet gösteren Geberit Grubu, sıhhi tesisat ürünleri alanında Avrupa’nın lider şirketlerinden biridir ve 2024 yılında 150. yılını kutlamıştır. Geberit, Avrupa’nın çoğu ülkesinde güçlü bir yerel varlığa sahip olup sıhhi tesisat teknolojisi ve banyo vitrifiyeleri alanlarında benzersiz bir katma değer sunmaktadır. Şirketin 26 üretim tesisi bulunmaktadır ve bunlardan 4’ü Avrupa dışındaki ülkelerde yer almaktadır. Grubun merkezi İsviçre, Rapperswil-Jona’dadır. 50’den fazla ülkede yaklaşık 11.000 çalışanı bulunan Geberit, 2024 yılında 3,1 milyar İsviçre frangı net satış elde etmiştir. Geberit hisseleri, SIX İsviçre Borsası’nda işlem görmekte olup, 2012 yılından beri İsviçre Piyasa Endeksi (SMI) içerisinde yer almaktadır. Ahmet DoğanMedya Direktörü Adres: Meşrutiyet Cad. No:100/1 Beyoğlu / İst.Tel: 0212 243 08 07 GSM: 0536 892 88 21 E-posta: ahmetdogan@brandworks.com.tr http://www.brandworks.com.tr
JoyTürk, yeni yaşını Zeynep Bastık ile kutladı!
Türkiye’nin ilk özel radyolarından Süper FM ve Türkçe Pop’un en iyisi JoyTürk, bu yıl doğum günlerini sanat ve eğlence dünyasından sürpriz bir isimle kutladı. Güçlü sesi ve sahne enerjisiyle son döneme damgasını vuran Zeynep Bastık, 22’nci yaş gününde JoyTürk’te stüdyo konuğu oldu. Türkiye’nin en büyük dijital ses platformu Karnaval APP, sektördeki liderliğini güçlendirerek yoluna devam ediyor. Bünyesindeki 30’dan fazla dijital radyo, 17 kategoride Türkiye’nin en çok dinlenen 100’e yakın podcast serisi ve milyonların favorisi olan Karnaval App ile sektöre yön veren platform; ağustos ayında Süper FM’in 33’üncü, JoyTürk’ün 22’nci yaşını coşkuyla kutladı. Zeynep Bastık: Hayat mottom ‘denge’ JoyTürk’te Esin Görür ile Paydos programına konuk olan Türkçe popun sevilen ismi Zeynep Bastık, yeni projelerinden bahsetti, yakında akustik konser serisine başlayacağını müjdeledi. Program boyunca kendisi hakkında merak edilenleri tüm samimiyetiyle cevaplayan, yapay zekanın yönelttiği soruları yanıtlayan sanatçı, hayat motton ne sorusuna “denge” yanıtın verdi. Hayata geçirmek istediği projeye “senfonik konserler” cevabını veren Bastık, akustik konser serisi sonrasında bu proje için de kolları sıvayacağını söyledi. Karnaval, paylaşılan duygular demek Beş ulusal radyonun doğum günlerini ardı ardına kutladıklarını ve her birinin dinleyicileriyle kurdukları güçlü bağın birer simgesi olduğunu belirten, Karnaval CEO’su Burak CAN Karnaval’ın gelecek vizyonunu şu sözlerle anlattı: “1 milyon Karnaval APP kullanıcımız ve web platformları üzerinden 20 milyon dinleyicimize ulaşıyoruz. Temmuz ve ağustos ayları, Karnaval ailesi için kutlamalarla dolu geçti. JoyTürk ve Süper FM gibi markalarımızın köklü mirasıyla birlikte, Virgin Radio, Metro FM ve Joy FM’in de katkısıyla, 30’u aşkın dijital radyomuz ve 20 milyon dinleyiciye ulaşan platformumuzla, dinleyicilerimizle kurduğumuz eşsiz bağı daha da güçlendiriyoruz” dedi. Bünyesindeki radyoların sadece müzik sunmadığını; milyonlarca insanın hayatına dokunan anılar, yol arkadaşlıkları ve birlikte paylaşılan duygular anlamına geldiğini belirten CAN, “Konserlerden festivallere, sponsorluklardan dijital platformlara uzanan geniş yelpazemizle, dinleyicilerimizin ruhuna dokunmaya devam ediyor; yeni teknolojiler ve içeriklerle bu bağı pekiştiriyoruz. Radyonun gücünü dijitalle birleştirerek attığımız bu adımlar yalnızca bir başlangıç. Bugüne kadar bize güvenen dinleyicilerimize, tutkularını mikrofona taşıyan tüm ekip arkadaşlarımıza ve bu yolculuğu mümkün kılan iş ortaklarımıza içtenlikle teşekkür ediyoruz.” Karnaval Hakkında Türkiye’nin en büyük dijital ses platformu olan Karnaval; Süper FM, Metro FM, JoyTürk, Virgin Radio Türkiye ve JoyFM gibi Türkiye’nin en çok dinlenen ulusal radyo frekanslarının yanı sıra, farklı müzik zevklerine hitap eden 30’a yakın dijital radyo frekansı ve 12 farklı konuda hazırlanmış podcast serileriyle dijital ses dünyasına yön vermektedir. Müzikten iletişime kadar sesin yaşamın farklı noktalarına dokunan halini geliştirdiği “Voice2Be” kavramı üzerinden yeniden tanımlayan grup, Triton Digital Webcast Metrics’e göre dünyanın en çok dinlenen dijital ses platformları arasında yer almaktadır. 2024 yılında gerçekleştirdiği teknoloji yatırımlarıyla “Karnaval’ı Başlat, Canlı Kal” mottosu ile ses dünyasında yeni bir dönemin kapılarını aralayan grup, reklam verenlere, U.S. Media Ratings Council tarafından akredite edilen Webcast Metrics ölçümlemesi ile dijital erişim verileri sağlamaktadır. Dijital audio, display ve preroll video, native reklamlar ve müşterilerine özel podcast ve dijital radyo projeleri ile hedef kitleye uygun çok sayıda reklam modeli de sunmaktadır. Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Ahmet DoğanMedya DirektörüAdres: Meşrutiyet Caddesi No:100/1 Şişhane/BeyoğluTel: 0212 255 00 12Gsm:0536 892 88 21http://www.brandworks.com.tr
Continental AllSeasonContact 2, Dört Mevsim Lastik Testinde Avrupa’nın Zirvesinde
ADAC, TCS ve ÖAMTC’nin ortak gerçekleştirdiği testlerde AllSeasonContact 2, 16 rakibi arasından birinci seçildi. AllSeasonContact 2; buz, kar ve ıslak zemin performansıyla editörlerden tam not aldı. Islak zeminde frenleme testinde Continental, en zayıf performans gösteren rakibine göre 11,3 metre daha kısa mesafede durmayı başardı. Avrupa’nın önde gelen otomobil kulüpleri ADAC (Almanya), TCS (İsviçre) ve ÖAMTC (Avusturya), Continental’in AllSeasonContact 2 modelini, gerçekleştirdikleri kapsamlı dört mevsim lastik testinin galibi ilan etti. Yapılan açıklamaya göre AllSeasonContact 2, 225/45 R17 ebatında Avrupa, Asya ve Amerika merkezli üreticilere ait toplam 16 lastik modeli arasında 2,3 genel puanla en yüksek skoru elde ederek zirveye yerleşti. Özellikle ıslak zeminde frenleme testinde AllSeasonContact 2 dikkat çekici bir başarı sergiledi. Continental, en zayıf performans gösteren rakibine göre 11,3 metre daha kısa mesafede durmayı başardı. Editörler; “Test edilen diğer lastiklere kıyasla Continental, buzda ve karda iyi fren mesafesi, karla kaplı yollarda ise güçlü çekiş ve güvenli yol tutuşu sunuyor. Continental lastiği takılı araç hâlihazırda durmuşken, ekonomik lastik takılı araç henüz 41 km/s hızla önüne çıkan bir engele çarpma riskine sahipti. Bunun da muhtemel ciddi sonuçları olabilirdi” şeklinde sürüş güvenliği açısından kritik bir örnekle açıklama yaptı. Test sonuçlarına göre AllSeasonContact 2, kış koşullarındaki performansıyla da öne çıkarak buzlu ve karlı zeminlerde iyi fren mesafesi, karla kaplı yollarda ise üstün çekiş ve yol tutuşu sağladı. Bu özellikleriyle hem sürüş güvenliği hem de çevresel performans kriterlerinden “iyi” not alabilen tek lastik oldu. Öte yandan testler, markasız veya düşük fiyatlı lastiklerin performans açısından ciddi yetersizliklerini de ortaya koydu. ADAC yetkilileri; “Çoğunlukla internet üzerinden satılan ucuz lastiklerden söz etmeye bile gerek yok. Testte yer alan dört ucuz lastiğin tamamı ‘yetersiz’ not aldı ve kesinlikle tavsiye edilmiyor. Yalnızca fren mesafelerinin uzun olması bile bu lastikleri önermemek için yeterli bir sebep. Ayrıca iyi bir lastikten beklenen diğer performans kriterlerini de karşılamaktan çok uzaklar” diyerek değerlendirmelerde bulundu. Continental, AllSeasonContact 2’yi geliştirirken selefine kıyasla kilometre ömrünü önemli ölçüde artırdı ve güvenlikten ödün vermeden yuvarlanma direncini düşürmeyi başardı. Her türlü tahrik ve konseptte binek ve SUV araçlara uygun olan lastik, 15 ila 22 inç arası jant boyutlarında geniş bir ürün yelpazesiyle sunuluyor. Continental, insanların ve eşyalarının sürdürülebilir ve birbiriyle bağlantılı hareketliliğini sağlayan ileri teknolojiler ve hizmetler geliştirmektedir. 1871 yılında kurulan teknoloji şirketi, araçlar, makineler, trafik ve ulaşım için güvenli, verimli, akıllı ve uygun maliyetli çözümler sunmaktadır. 2024 yılında 39,7 milyar Euro satış rakamına ulaşan Continental, halen 55 ülkede ve pazarda yaklaşık 190.000 kişiyi istihdam etmektedir. Lastik Grubunun lastik çözümleri, hareketliliği daha güvenli, daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale getirmektedir. Premium portföyünde otomobil, tır, otobüs, bisiklet ve motosiklet lastikleri ve özel lastiklerin yanı sıra filolar ve lastik perakendecileri için akıllı çözümler ve hizmetler yer almaktadır. 150 yılı aşkın süredir en iyi performansı sunan Continental, dünyanın en büyük lastik üreticilerinden biridir. 2024 mali yılında 13,9 milyar Euro satış rakamına ulaşan Continental lastik grubu, dünya genelinde 20 üretim ve 16 araştırma geliştirme tesisinde 56.000 üzerinde kişiyi istihdam etmektedir.
ZAFER BAYRAMI COŞKUSU İSTANBUL CEVAHİR’DE
Yüzlerce markaya ve sınırsız eğlenceye ev sahipliği yapan İstanbul Cevahir, yaz tatilinin coşkusunu çocuklar için dopdolu bir programla sürdürmeye devam ediyor. Ağustos ayı boyunca “Yaratıcılık Kulübü” çatısı altında çocuklara özel etkinliklerle minik misafirlerini ağırlayan İstanbul Cevahir, bu yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı özel bir etkinlikle kutluyor. İstanbul Cevahir’in çocuklara özel hazırladığı “Yaratıcılık Kulübü” etkinlikleri kapsamında 30 Ağustos Cumartesi günü gerçekleştirilecek “30 Ağustos Zafer Bayramı” atölyesi, çocuklara hem eğlenceli hem de öğretici bir deneyim yaşatacak. Etkinlikte minikler, bayram coşkusunu paylaşma fırsatı bulacaklar. Renkli ve yaratıcı atölyelerle dolu “Yaratıcılık Kulübü” programı, ağustos ayında çocuklara unutulmaz anlar yaşatmaya devam ediyor. Yaratıcılık Kulübü’nün ağustos programında; “30 Ağustos Zafer Bayramı ve Orman Sakinlerinin Ayak İzleri” etkinlikleri gerçekleşecek. ‘Yaratıcılık Kulübü’ başlığı altında etkinlikler düzenleyen İstanbul Cevahir, ‘14.30/15.30/16.30/17.30’ saatlerinde eğitici atölyelere ev sahipliği yapacak. İstanbul Cevahir ev sahipliğinde düzenlenen atölyelerde oyun alanları, 4-11 yaş aralığındaki çocukların kullanımı için uygun olacak ve tüm etkinlikler ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Oyun alanı her gün 11:00 – 19:00 saatleri arasında açık olacak. Yaratıcılık Kulübü Ağustos Programı 30 Ağustos Cumartesi : 30 Ağustos Zafer Bayramı 31 Ağustos Pazar : Orman Sakinlerinin Ayak İzleri İstanbul Cevahir AVM Hakkında: İstanbul Cevahir Alışveriş ve Eğlence Merkezi, Avrupa’nın ve dünyanın en büyük ve önde gelen alışveriş ve eğlence merkezlerinden biri olarak 15 Ekim 2005 tarihinde ziyaretçilerine kapılarını açtı. İstanbul Cevahir Alışveriş Merkezi, Türkiye’nin metropolü İstanbul’un stratejik bir noktasında bulunuyor. 300’e yakın güçlü marka karmasının yanı sıra organize perakendeciliğinin güçlü ulusal ve uluslararası markalarının en önemli faaliyet alanlarından biri olarak, yerli ve yabancı ziyaretçilerine yılın 365 günü, 230 mağaza ile hizmet vermeye devam ediyor.
Lenovo, ilk çeyrekte gelirini %22 artırarak rekor seviyeye ulaştı
Dünyanın lider teknoloji şirketlerinden Lenovo, 2025-2026 mali yılının ilk çeyreğine dair finansal sonuçlarını açıkladı. Bu doğrultuda Lenovo, gelirini %22 artırarak 18.8 milyar ABD dolarına, net kârını ise %108 artışla 505 milyon ABD dolarına yükseltti. Bu güçlü büyümeyi, yapay zekâ odaklı strateji, inovasyona yapılan yatırımlar ve operasyonel mükemmeliyet getirdi. KÜRESEL alanda 2025-2026 mali yılın ilk çeyreğine ait finansal rakamlarını açıklayan Lenovo, güçlü bir performans sergiledi. Tüm iş gruplarında yılın ilk çeyreğinde çift haneli büyüme kaydeden şirketin geliri %22 artış göstererek 18.8 milyar ABD doları, net kârı ise %108 seviyesinde yükselerek 505 milyon ABD dolarına çıktı. Lenovo Türkiye, pazar liderliğini korudu Global arenada büyümenin yanı sıra Lenovo, Türkiye’de de güçlü bir performans sergiledi. IDC (International Data Corporation) verilerine göre Lenovo Türkiye, mali yılın ilk çeyreğini toplam PC pazarında %25 pazar payı ile kapatarak dikkat çekici bir başarıya imza attı. Tüketici segmentinde %23,9 pazar payı ile güçlü konumunu korurken, kamu, büyük ve çok büyük ölçekli kurumsal segmentte ise %42,1 pazar payı ile liderliğini sürdürdü. Lenovo Türkiye aynı zamanda tablet pazarında da %15,5 pazar payı ile 2. sırada yer aldı. Hibrit yapay zekâ vizyonu ve inovasyona yatırımlar artacak Lenovo’nun PC iş kolunda, son 15 çeyrekteki en yüksek büyüme oranına ulaşırken %24,6 ile rekor pazar payına erişti. Şirketin çeşitlenen gelir yapısında PC dışı segmentlerin payı %47’ye yükseldi. Şirketin başarısının üç temel stratejik faktöre dayandığını vurgulayan Lenovo Başkanı ve CEO’su Yuanqing Yang, hibrit yapay zeka stratejisi, inovasyona yapılan yatırımlar ve operasyonel mükemmelliğin bu yukarı yönlü ivmeyi sağladığını belirtti. Yang, sonuçlara ilişkin yaptığı değerlendirmeyi şöyle sürdürdü; “Lenovo olarak 2025-2026 yılının ilk çeyreğinde elde ettiğimiz rekor seviyedeki bu sonuçlar, rekabet gücümüzü koruma ve işimizi sürdürülebilir şekilde büyütme konusundaki kararlılığımızı ortaya koyuyor. Bundan sonraki süreçte hibrit yapay zekâ stratejimizi daha da güçlendirerek kişisel ve kurumsal AI çözümlerinde yenilikçi adımlar atmaya, müşterilerimize değer yaratmaya ve paydaşlarımıza sürdürülebilir büyüme sunmaya devam edeceğiz.” Lenovo’nun iş grupları global liderliği pekiştirdi Lenovo’nun iş grupları da finansal sonuçlara güçlü katkılar sundu. Akıllı Cihazlar Grubu’nun (IDG) geliri %18 artışla 13,5 milyar ABD dolarına yükselirken, şirket PC pazarında %24,6’lık rekor payla küresel liderliğini pekiştirdi. Yapay zekalı PC satışlarının toplam mali veriler içindeki oranı ise %30’un üzerine çıktı. Altyapı Çözümleri Grubu (ISG) gelirini %36 artırarak 4,3 milyar ABD dolarına ulaştırdı; AI altyapısı gelirini ikiye katlayan grup, sıvı soğutma çözümlerinde de %30 büyüme kaydetti. Çözümler ve Hizmetler Grubu (SSG) ise %20’lik artışla 2,3 milyar ABD dolar gelir elde ederken, %22’nin üzerindeki faaliyet marjıyla Lenovo’nun en kârlı iş birimi olmayı sürdürdü ve TruScale hizmetlerine yönelik güçlü talepse bu başarının en önemli göstergesi oldu. Lenovo, 2025 Haziran ayında yayımladığı ESG raporunda 2030 emisyon azaltım hedeflerine yönelik kaydettiği ilerlemeyi ve 2050’de net sıfır sera gazı salımı hedefini teyit etti. Döngüsel ekonomi uygulamaları ve sürdürülebilirlik hizmetleriyle öne çıkan Lenovo, EcoVadis Platin Madalya, MSCI AAA ESG Rating ve CDP A listesi gibi prestijli derecelendirmelerle ödüllendirildi. Şirket ayrıca Gartner’ın Küresel Tedarik Zinciri Top 25 listesinde 8. sırada yer alırken, Temmuz 2025’te Fortune Global 500 listesinde 52 basamak yükselerek 196. sıraya çıktı. Teknoloji sektöründe 13. sırada konumlandı. Lenovo Hakkında Lenovo, 69 milyar dolar gelirle dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden biridir. Fortune Global 500 listesinde 196. sırada yer alan Lenovo, 180 pazarda her gün milyonlarca müşteriye hizmet vermektedir. “Herkes için Daha Akıllı Teknoloji” vizyonuyla hareket eden şirket, dünyanın en büyük PC…
Türkiye’de Bir İlk: Muhafazakâr Cruise Gemisi ile Umre Seyahati Başlıyor
Salam Booking ve Hünkar Turizm, dünyada ilk kez muhafazakâr cruise tatilini Umre ile birleştiren eşsiz bir seyahat deneyimini sunuyor. 12 Eylül’de Galataport’tan hareket edecek Aroya gemisi ile gerçekleştirilecek sekiz gecelik tam pansiyon seyahat, Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan limanlarına uğrayacak; yolculuk kutsal topraklarda Umre ile taçlanacak. Müslüman seyahatseverlere değerlerinden taviz vermeden seyahat etme imkanları sunan Salam Booking’in tatil, ibadet ve konforu bir arada sunduğu dünyanın ilk muhafazakâr cruise tatili ve Umre deneyimi için geri sayım başladı. Salam Booking ile Hünkar Turizm’in öncülüğünde organize edilen ve 12 Eylül’de Galataport’tan bu yıl son kez hareket edecek Aroya Cruise gemisi ile başlayacak olan tur, hem İslami değerlere uygun hizmet anlayışı hem de lüks seyahat deneyimini bir arada sunacak. Tur süresince kadınlara özel alanlar ve helal sertifikalı menüler ile deniz yolculuğu güven ve konfor içinde deneyimlenecek. Bu benzersiz program, bu yıl yalnızca bir kez gerçekleştirilecek. Önce Cruise Tatili, Ardından Umre İbadeti Dini hassasiyetlere ve muhafazakâr yaşam tarzına uygun seyahat seçenekleri sunma vizyonuyla yola çıkan Salam Booking’in Kurucu Ortağı Havva Elif Kahraman, programın detaylarını şöyle paylaştı: “Galataport, Kuşadası, Bodrum, Şarm El Şeyh, Cidde, Mekke ve Medine güzergâhını kapsayan bu özel turumuz, sekiz gecelik tam pansiyon bir cruise tatiliyle başlayacak ve ardından kutsal topraklarda Umre ile taçlanacak. Konaklama seçeneklerimiz, misafirlerimizin tercihine göre; servisli 4 yıldızlı otellerden, Kâbe’ye yürüme mesafesindeki 5 yıldızlı otellere kadar uzanıyor. Umre boyunca Türkçe rehberlik, transferler ve dönüş uçuşları da pakete dahil. Yolculuk, muhafazakâr hassasiyetlerle tasarlanmış Aroya Cruise gemisiyle gerçekleşecek. Alkolsüz konseptin yanı sıra, ibadet vakitlerine uygun programlar ve namaz alanları bulunuyor. Ailelere özel sosyal alanlar, çocuklara hitap eden oyun alanları ve eğlence parkı gibi detaylarla da herkesin konforu düşünülmüş. Gemide ayrıca 15 restoran, 13 dinlenme alanı, sanat galerisi, canlı gösteriler ve 1000 kişilik tiyatro salonu yer alıyor. Tüm bu hizmetler, 1600’den fazla personel tarafından sunulacak” dedi. Ayrıca göz bebeğimiz İstanbul’dan kutsal topraklara uzanan bu yolculuğu sunmak için sabırsızlandıklarını söyleyen Kahraman, “Müslümanlara hak ettikleri seyahat hizmetlerini erişilebilir fiyatlarla sunuyoruz. Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar için sadece bir tatil değil, bir yol arkadaşlığı sunuyoruz.” Yüksek standartlarda güvenli ve huzurlu bir seyahat Salam Booking, baştan sona güvence sunduğu bu programda konuklarının dini hassasiyetlerine uygun şekilde konforlu, düzenli ve huzurlu bir seyahat geçirmesi için tüm detayları planladı. Gemi turu boyunca hem tatil yapmanın hem de ibadet etmenin mümkün olduğu bu yeni nesil seyahat anlayışı, muhafazakâr aileler ve bireyler için yepyeni bir dönem başlatıyor. Turla ilgili ayrıntılar ve rezervasyon için salambooking.com adresi ile 0212 909 39 00 ve 0850 340 53 23 numaralı telefonlardan bilgi alınabilir. Editöre Not: İçerisinde 15 restoran, 13 lounge, sanat galerisi, canlı gösteriler ve 1000+ kişilik tiyatro salonunun da yer aldığı gemideki hizmetleri 1600+ kişilik personel desteği ile sunuluyor. 13, 15 ve 17 günlük farklı seçeneklerin yanı sıra iç kabinden lüks süite kadar geniş bir konaklama yelpazesine sahip turun paket fiyatları 1466 dolardan başlıyor. Ahmet DoğanMedya DirektörüAdres: Meşrutiyet Cad. No:100/1 Beyoğlu / İst.Tel: 0212 243 08 07 GSM: 0536 892 88 21 E-posta: ahmetdogan@brandworks.com.tr http://www.brandworks.com.tr
AB’nin yeni savunma fonu SAFE’ye 18 ülkeden başvuru: Toplam talep 127 milyar euro!
EKOTÜRK’ün haberine göre Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Birliğin savunmasını güçlendirmek amacıyla kurulan ve 150 milyar euroluk finansman sağlayan yeni mali araç Avrupa Güvenlik Eylemi’ne (SAFE) 18 üye ülkenin başvuruda bulunduğunu açıkladı. Bu yoğun ilgi, AB’nin güvenlik ve savunma alanındaki kararlılığını bir kez daha gösteriyor.AB Komisyonundan yapılan açıklamada, yeni finansman aracı SAFE’ye şu 18 üye ülkenin başvurduğu bildirildi:BelçikaBulgaristanÇekyaEstonyaYunanistanİspanyaFransaHırvatistanİtalyaGüney Kıbrıs Rum YönetimiLetonyaLitvanyaMacaristanPolonyaPortekizRomanyaSlovakyaFinlandiyaBu 18 üye ülkenin toplamda 127 milyar euroluk finansman talebinde bulunduğu belirtildi. SAFE’ye son başvuru tarihi ise 30 Kasım olarak açıklandı.AB Komisyonu’ndan DeğerlendirmeAB Komisyonunun savunma ve uzaydan sorumlu üyesi Andrius Kubilius, SAFE’ye yönelik “yoğun ilginin” Birliğin güvenlik ve savunma alanlarındaki kararlılığını gösterdiğini belirtti.Kubilius, AB ülkelerinin Avrupa’nın güvenliğini artırma çabalarını desteklemekte kararlı olduklarını vurgulayarak, “SAFE, daha güvenli ve birleşik bir gelecek için savunma hazırlığımızı güçlendirme konusundaki ortak kararlılığımızın bir sembolüdür” ifadelerini kullandı.Geniş Kapsamlı Savunma ProgramlarıEKOTÜRK’ün haberine göre SAFE, AB savunmasını güçlendirmek için 150 milyar euroluk finansman içeriyor. Bu, Komisyon’un mart ayında duyurduğu “ReARM Europe” programının bir parçası. 800 milyar euroluk savunma harcamalarını artırarak bölgenin yeniden silahlandırılmasını amaçlayan ReARM Europe, üye ülkelere yapacakları savunma harcamalarına mali kurallarda esneklik tanınması ve fonlar sağlanmasını öngörüyor. Bu eposta ‘Ekotürk Yayıncılık’ adına sektorturkdergi@gmail.com adresine gönderilmiştir.
EYOPAN, endüstriyel otomasyonda dijital dönüşümün güçlü ortağı olmaya devam ediyor!
10 yılı aşkın deneyimiyle EYOPAN, endüstriyel otomasyon sistemlerinde sunduğu yenilikçi çözümlerle sanayinin dijitalleşme sürecine yön veriyor. PLC, SCADA, HMI sistemlerinden pano imalatına kadar uzanan geniş hizmet yelpazesiyle sektörlere özel akıllı çözümler geliştiriyor. Endüstriyel otomasyon, günümüz sanayisinin temel dinamiklerinden biri haline gelirken, EYOPAN bu alandaki güçlü mühendislik birikimiyle öne çıkıyor. Otomasyon sistemlerini çağın teknolojileriyle harmanlayan EYOPAN, müşterilerine sadece bugünün değil, geleceğin üretim süreçlerine uyumlu çözümler sunuyor. Sanayide Dijital Dönüşümün Temel Taşı: EYOPAN PLC, SCADA ve HMI yazılımlarıyla üretim süreçlerini dijital ortama taşıyan firma; sürücü sistemleri, şalt malzemeleri ve pano imalatı gibi altyapı çözümleriyle de işletmelere bütünsel bir dijitalleşme sağlıyor. Sektöre Özel Akıllı Otomasyon Çözümleri EYOPAN, kimya proseslerinden gıda üretimine, konveyör sistemlerinden vinç otomasyonuna, robotlu üretimden arıtma ve buhar kazanı sistemlerine kadar birçok sektöre özel mühendislik çözümleri sunuyor. Firmanın kurucu ortakları Elektrik-Elektronik Mühendisi Uğur Doğan ve Mekatronik Mühendisi Barış Demir, “EYOPAN olarak her sektörün kendine özgü ihtiyaçlarını detaylı şekilde analiz ediyor. Hız, güvenlik, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik gibi kritik parametreleri projelerimizin merkezine alıyoruz. Elektrik pano imalatından PLC ve HMI yazılımlarına, saha montajından devreye almaya kadar uçtan uca hizmet veriyoruz. Geri dönüşüm sistemleri, extruder makineleri, vinç otomasyonu, buhar kazanları ve arıtma tesisleri gibi alanlarda sunduğumuz entegre çözümlerle, iş ortaklarımızın verimliliğini artırıyor ve operasyonel sürdürülebilirliklerine katkı sağlıyoruz.” dedi. Endüstri 4.0 Uyumlu, Geleceğe Hazır Sistemler Sanayi 4.0 ile birlikte üretim süreçlerinde akıllı veri analizi, uzaktan erişim ve gerçek zamanlı izleme gibi yeni gereklilikler ortaya çıkarken, EYOPAN bu dönüşüme öncülük ediyor. Geliştirdiği sistemler sayesinde işletmeler, üretim hatlarından gelen verileri anlık olarak izleyebiliyor; böylece karar alma süreçlerini hızlandırırken üretim kayıplarını da minimize ediyor. Enerji tasarrufu sağlayan çözümler ve bakım süreçlerini kolaylaştıran sistem entegrasyonları sayesinde firmalara çevre dostu ve maliyet avantajı sağlayan teknolojiler sunuyor. Müşteri Memnuniyeti ve Satış Sonrası Destek ile Fark Yaratıyor EYOPAN’ın en güçlü yönlerinden biri, sadece teknik değil aynı zamanda insani bir iş anlayışıyla hareket etmesi. Her projeye bir iş ortaklığı gözüyle bakan firma, müşterilerinin beklentilerini ve vizyonunu analiz ederek onlara özel çözümler geliştiriyor. Proje öncesinden devreye alma aşamasına kadar olan süreçlerde aktif destek sağlayan EYOPAN, sonrasında da güçlü bir teknik servis altyapısıyla yanlarında olmaya devam ediyor. Ayrıca işletme personeline yönelik düzenlenen eğitimlerle sistemin sürdürülebilirliğini güvence altına alıyor; böylece sadece makineleri değil, insan kaynağını da güçlendiren bir yaklaşım sunuyor. EYOPAN’la Geleceğin Üretimine Bugünden Adım Atın EYOPAN, teknolojiyi yalnızca kullanan değil, onu yönlendiren bir firma olma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Yenilikçi vizyonu, deneyimli kadrosu ve sektörel uzmanlığıyla sanayinin dijital dönüşüm yolculuğunda güvenilir bir çözüm ortağı olarak öne çıkıyor. Geleceği şekillendiren üretim sistemleri için EYOPAN, bugünden hazır. “Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir”
Mplus Türkiye’den, iş ortaklarına yönelik‘Liderlik Gelişim Programı’ ile yapay zekâ çağında, geleceğin liderlerine yatırım!
Mplus Türkiye, Yapay Zekâ Çağında Liderleri Geleceğe Hazırlıyor Mplus Türkiye, Avrupa’nın en hızlı büyüyen BPO ve danışmanlık grubu Mplus’ın bir üyesi olarak yalnızca hizmet değil, gelişim ortağı olmayı hedefliyor. Bu vizyon doğrultusunda Mplus Group’un “BPO’dan BPTO’ya” (Business Process to Technology Orchestration) dönüşüm yolculuğunu, insan kaynağına yapılan stratejik yatırımlarla daha da güçlendiriyor. Bu kapsamda hayata geçirilen “Liderlik Gelişim Programı” hem bugünün hem de yarının liderlerine yatırım niteliğinde. Mplus Türkiye, bu programla başta kendi çalışanları olmak üzere, iş ortaklarının da stratejik yetkinliklerini geliştirerek, dijital çağın liderlik tanımını yeniden şekillendirmeyi amaçlıyor. Koç Üniversitesi Yönetici Geliştirme Programları iş birliğiyle başlatılan bu özel program, eğitim kalitesi kapsamı ile sektörde bir ilk olma özelliğini taşıyor. Mplus Türkiye ve Koç Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Liderlik Gelişim Programı’; liderlik, stratejik düşünme, yaratıcı problem çözme, veri temelli karar alma ve yapay zekâ farkındalığı gibi konulara odaklanan dört ana modülden oluşuyor. Büyük düşünme ve farklı bakış açıları geliştirme gibi Mplus değerleriyle örtüşen bu içerikler, yöneticilerin teknik becerilerinin yanı sıra , yenilikçi iş birlikleri kurma, müşteri deneyimini dönüştürme ve ekiplerine ilham veren liderler olma yetkinliklerini de güçlendiriyor. Program, yöneticiler tarafından 4.97 puan aldı Koç Üniversitesi’nin kurumlara özel olarak geliştirdiği yüksek standartlı metodolojiyle yürütülen eğitimler, aynı zamanda üniversitenin 2025 Financial Times Executive Education Custom sıralamasında Türkiye birinciliği ve dünya 38’inciliği gibi güçlü referanslarla destekleniyor. Katılımcılara program sonunda Koç Üniversitesi onaylı sertifika sunulması, uygulamanın kurumsal gelişim açısından taşıdığı stratejik önemi pekiştiriyor. Açılış modülünün ardından yapılan değerlendirmelerde, yöneticiler programı 5 üzerinden 4.97 puanla değerlendirdi. Katılımcılar, eğitmenin bilgi ve deneyimiyle tüm grubu aktif tuttuğunu, stratejik düşünme becerilerini geliştirdiğini ve farklı sektörlerden katılımcılarla gerçekleşen bilgi paylaşımının oldukça değerli olduğunu belirtti. Programın genel yapısı, içeriği ve planlaması ise yüksek memnuniyetle karşılandı. “Sektörde bir ilk olan bu adım, uzun soluklu bir dönüşüm sürecinin başlangıcı” Mplus Türkiye Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hakan Saran, programın açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Sadece hizmet sunan değil, süreçleri birlikte geliştiren; sadece çözüm üreten değil, sektörün geleceğine yön veren bir yapının parçasıyız. Bu program da bu vizyonun en somut örneklerinden biri. Her bir iş ortağımız bizim için yalnızca bir müşteri değil; ortak akılla sektöre yön verdiğimiz, birlikte büyüdüğümüz güçlü bir yol arkadaşı. Bu sektörde bir ilk olan bu adımın, uzun soluklu bir dönüşüm sürecinin başlangıcı olduğuna inanıyoruz.” Programın açılış konuşmacılarından Mplus Türkiye İnsan Kaynakları, Hizmet Kalitesi & Eğitim, İdari İşler ve Satın Alma Genel Müdür Yardımcısı Barış Şanlıoğlu ise, “Kendi organizasyonlarımızın gelişimini desteklerken, hizmet verdiğimiz güçlü iş ortaklarımızı da bu sürece dâhil etmek istedik. Kaliteli eğitimin, ortak başarının en önemli yapıtaşlarından biri olduğuna inanıyoruz” dedi Katılımcılara, değişken piyasa koşullarına uygun strateji oluşturma becerileri kazandırıldı İlk modül, 24 Haziran’da Tayfun Uğur’un eğitmenliğinde gerçekleşti. “Stratejik Düşünme, Strateji Geliştirme ve Uygulama” başlıklı eğitimde, yöneticilerin stratejik düşünme yetkinliklerini geliştirerek iş hedeflerine daha bütünsel ve analitik yaklaşımla ulaşmaları hedeflendi. Eğitimin ilk bölümünde stratejik düşünmenin temel ilkeleri, liderlik perspektifiyle stratejik bakış açısı geliştirme, çevresel ve iç değerlendirme konuları işlendi. Ardından, stratejik planlamanın yapısı, organizasyon genelinde planlamaya katılımın önemi, uygulama sorumlulukları ve performans takibi gibi pratik adımlara geçildi. Katılımcılar, stratejik bakış açısıyla hareket etme, ekiplerini hedef odaklı yönlendirme ve değişken piyasa koşullarına uygun strateji oluşturma becerilerini uygulamalı olarak geliştirme fırsatı buldu. Yöneticiler, yapay zekâ destekli karar alma süreçlerini deneyimleyecek Bir sonraki modül, Prof. Dr. Mehmet Gönen tarafından verilecek “Yapay Zekâ…
İSTANBUL ANADOLU YAKASI’NIN KALBİNDE YEPYENİ BİR OTEL: ALTUNİZADE SUITES İSTANBUL CURIO COLLECTION BY HİLTON KAPILARINI AÇTI
Altunizade Suites İstanbul Curio Collection by Hilton, ev konforundaki mutfaklı suitleri, özgün sanat vizyonu, eşsiz gastronomi deneyimleri, İstanbul’un en büyüklerinden biri olan spa’sı, özel toplantı ve etkinlik alanları ile Hilton’un dünyaca ünlü hizmet kalitesini bir arada sunuyor. Hilton’un benzersiz deneyimler sunan, özenle seçilmiş yaklaşık 180 otelden oluşan küresel portföyü Curio Collection by Hilton’un en yeni üyesi olan Altunizade Suites Istanbul Curio Collection by Hilton; kendine özgü hikâyesiyle misafirlerini ağırlamaya başladı. Tam donanımlı mutfaklara sahip 240 suiti, geleneksel ve yerel mutfaktan ilham alan yenilikçi gastronomi konsepti ve 2.200 metrekarelik spa alanıyla otel, konforla tarzı harmanlayarak benzersiz bir konaklama sunuyor. CCN Holding tarafından hayata geçirilen binanın zarif iç mekân tasarımı, ünlü tasarımcı ve iç mimar Zeynep Fadıllıoğlu imzası taşıyor. Otelin açılışı Hilton’un üst düzey yöneticileri Avrupa Kıtası Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly, Avrupa Kıtası Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Joachim Hartl, Altunizade Suites İstanbul Curio Collection by Hilton Genel Müdürü Ahmet Arslan, CCN Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Çeçen, CCN Holding Yönetim Kurulu Üyesi Berfin Çeçen Şenol ve CCN Holding Mimar Elif Çeçen’in katıldığı bir kurdele kesme töreniyle gerçekleşti. Hilton Avrupa Kıtası Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly: “İstanbul, eşi benzeri olmayan bir destinasyon ve dünyanın dört bir yanından gelen gezginler için önemli bir turizm merkezi. Bu benzersiz oteli, şehrin canlı semtlerinden Altunizade’de açarak Türkiye’deki portföyümüze değerli bir halka eklemekten büyük mutluluk duyuyoruz. Avrupa genelinde lifestyle markalarımıza olan talebin hızla arttığını görmeye devam ederken, Hilton’un büyüyen Curio Collection by Hilton markası altında İstanbul’daki ikinci otelimizi açmaktan son derece memnuniyet duyuyoruz.” dedi. CCN Holding Yönetim Kurulu Üyesi Berfin Çeçen Şenol: “Stratejik önceliklerimiz arasında yer alan turizm alanında, İstanbul’un kalbinde yepyeni bir vizyonu hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Altunizade Suites İstanbul Curio Collection by Hilton bir otel olmanın ötesinde tasarımın, sanatın ve özgün mutfak kültürünün bir araya geldiği bir deneyim merkezi olarak konumlanıyor. Otelin avlusunda yer alan The Cube ile benzersiz dijital sanat deneyimleri sunarken, yeni markamız FAMİ’nin sanat, tasarım, mimarlık ve gastronomiye ilgi duyan insanları bir araya getiren bir buluşma noktası olmasını hedefliyoruz. Otelde ayrıca, geleneksel Türk mutfağını modern dokunuşlarla sunan Lokanta Yoğurt adlı esnaf lokantamız da yer alıyor. “Geleceği Şekillendir” vizyonumuzla çıktığımız bu yolda, turizm yatırımlarımıza sanatı, gastronomiyi ve teknolojiyi entegre ederek sürdürülebilir ve katma değer yaratan projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” dedi. Altunizade Suites İstanbul, Curio Collection by Hilton Genel Müdürü Ahmet Arslan: “Hilton’un dünyaca ünlü hizmet kalitesi, konforu ve misafirperverlik anlayışı ile Anadolu Yakası’nın kültürel zenginliğini zarafetle buluşturduğumuz otelimizin, İstanbul’da konforlu ve seçkin konaklamaların yeni adresi olacağına inanıyoruz. Ev konforunu aratmayan mutfaklı suit odalarımız hem kısa hem uzun süreli konaklamalara uygun bir ortam sağlıyor. Misafirlerimizin kendini evinde hissetmeleri için her ayrıntıyı titizlikle düşündüğümüz Altunizade Suites İstanbul Curio Collection by Hilton’un çok yakında sanat, konfor ve gastronominin Anadolu Yakası’ndaki merkezi olacağına inanıyoruz.” dedi. Otelde yer alan tüm yeme-içme alanları, yerel ve geleneksel Türk mutfağını modern sunumlarla bir araya getirerek zengin bir gastronomik deneyim sunuyor. Lokanta Yoğurt, özenle seçilmiş malzemelerle hazırlanan yerel ve özgün esnaf lokantası lezzetlerini hem otel müşterileri hem de İstanbullularla buluşturuyor. Sanat ve tasarım dünyasının yeni buluşma noktası olmaya aday olan FAMI ise misafirlerine, sanat eserlerinin yer aldığı eşsiz atmosferinde artizan lezzetlerle zenginleşen bir deneyim sunacak. Otel, sanatsal dokunuşlarını sadece iç mekanla sınırlamayarak bir dijital sanat platformu olan The Cube’e de ev sahipliği…
Mapress CuNiFe Temin Sistemi Boruları ile keyifli ve güvenli bir deniz yolculuğu
Sıhhi tesisat ve vitrifiye ürünleriyle yaşam alanlarına değer katan Geberit, edindiği tecrübe ile 1986 yılından bu yana denizcilik projelerinin kendine has ihtiyaçlarını anlayıp, ihtiyaçlara özel çözümler de geliştiriyor. Geberit’in bu doğrultuda güvenli yat yolculukları için kullanıcılarına sunduğu Mapress CuNiFe Sistem Boruları; tuzlu suda yüksek direnç, uzun ömürlülük ve kolay bakım vadediyor. Korozyon ve diğer dış etkenlere karşı yüksek dayanıklılığa sahip yapısıyla üstün verimlilik sağlayan Mapress CuNiFe, bakır-nikel-demir alaşımıyla kendini özellikle deniz suyu ileten hatlarda ve gemi inşaatında kanıtlıyor. İsviçreli sıhhi tesisat devi Geberit, Ar-Ge ve yüksek mühendislik temelli çözümleriyle yaşam alanlarında olduğu kadar endüstri ve gemi inşaatına yönelik çözümleriyle de deniz yolculuğuna üst düzey konfor sunuyor. Markanın yat sahiplerinin yolculuğunu sorunsuz sürdürmesi için beklentilerini üst-segment özellikleriyle karşılayan Mapress CuNiFe Sistem Boruları, bakır-nikel-demir alaşımı sayesinde üstün performansını uzun yıllar sürdürüyor. Türkiye’de International Maritime Organization – Uluslararası Denizcilik Organizasyonu (IMO) tarafından belirlenen kriterlere göre üretilen yatlara tam uyumlu olan Mapress CuNiFe, keyifli deniz yolculuklarında güvence sunuyor. Sızdırmazlık, dayanıklılık, kolay montaj = CuNiFe “Özellikle temin boru sistemleri, tesisat çözümleri ve banyo ürün gruplarımızla yatlar, yolcu gemileri, askeri gemiler ve offshore platformlar gibi çok çeşitli denizcilik projelerinde aktif rol alıyoruz” ifadesini kullanan Geberit Türkiye Ürün Müdürü Irmak Kip, “Bu alandaki en temel hedefimiz; dayanıklılığı, güvenliği ve montaj kolaylığını bir arada sunan sistemlerimizle, denizcilik sektöründe tercih edilen ve güvenilen bir çözüm ortağı olmaya devam etmek. Denizcilik bizim için sadece bir sektör değil; sürekli gelişen, teknik olarak zorlayıcı ama bir o kadar da ilham verici bir alan. Bu kapsamda yatlarda yer alan deniz suyu iletilen tesisatlarda kullanılması için geliştirdiğimiz Mapress CuNiFe; uzun ömürlülüğü, sızdırmaz montajı ve kolay bakımıyla ön plana çıkıyor. Özellikle denizcilik sektörünün zorlu koşullarında, CuNiFe malzemenin sunduğu doğal korozyon direnci sayesinde bu sistemler uzun ömürlü ve güvenilir bir çözüm oluyor. CuNiFe borular, yüksek tuzluluk oranına sahip deniz suyuna karşı mükemmel dayanım gösterdiği için soğutma suyu, balast ve sintine sistemleri, yangın söndürme hatları ve deniz suyu temin sistemleri gibi uygulamalarda sıkça tercih ediliyor. Bu sistemlerin sağladığı en büyük avantajlardan biri ise denizcilik projelerinde çok önem verilen sızdırmazlık, dayanıklılık ve kolay montaj beklentilerine eksiksiz yanıt vermesi.” dedi. Geberit boru sistemleri, minimum 50 yıl hizmet verecek şekilde üretiliyor CuNiFe boruların pres bağlantı teknolojisi ile birleştirilerek kaynak veya lehim gerektirmeden hızlı ve güvenli bir şekilde monte edilebildiğini vurgulayan Kip, sözlerine şöyle devam etti: “Bu sayede hem montaj süresini kısaltıyor hem de yangın riski olmadan çalışmayı mümkün kılıyoruz. CuNiFe alaşımı, yüksek sıcaklıklarda da formunu ve dayanıklılığını koruyabildiği için yangın anında sistemin bütünlüğünü sürdürmesine olanak tanıyor. Deniz suyuna karşı doğal yapısından kaynaklanan yüksek korozyon direnci sayesinde ise bakım gereksinimi minimuma inerken, sistem uzun yıllar güvenli bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Bunun yanı sıra Geberit olarak boru sistemlerimizi minimum 50 yıl hizmet verecek şekilde üretiyoruz. Bu uzun ömür, bakım ihtiyacını en aza indirirken, modüler yapısı sayesinde olası parça değişimlerinde sistemin tamamını sökmeye gerek kalmıyor. Özellikle yat gibi erişimin zor olduğu alanlarda bu durum büyük bir avantaj yaratıyor. Garanti konusunda ise ürünlerimiz için 10 yıl garanti sunuyoruz. Bu, kullanıcılarımıza sadece kaliteli bir ürün değil, aynı zamanda uzun vadeli bir güvence sağladığımız anlamına geliyor. Ayrıca üretimi durdurulan ürünler için dahi 50 yıla kadar yedek parça temini sunmamız, sistem sürekliliği açısından büyük bir artı. Kısacası CuNiFe; yat sektöründe dayanıklılık, uzun ömür ve güvence beklentilerini…
Türkiye’nin Yabancı Müzikteki İlk Tercihi Metro FM, 33 Yıldır Zirvede!
“Limitsiz Hit Müzik” sloganıyla global müziğin nabzını tutan Metro FM, 33. yaşını büyük bir coşkuyla kutlamaya hazırlanıyor! 14 Temmuz 1992’de Queen’in “Radio Ga Ga” şarkısıyla yayın hayatına başlayan Metro FM, Türkiye’nin ilk özel radyolarından biri olmasının yanı sıra, ilk yabancı müzik radyosu olma özelliğini de taşıyor. Türkiye’nin yabancı müzikteki ilk ve en uzun soluklu tercihi Metro FM, sunduğu yenilikçi ve dinamik yayın akışıyla sektörün trend belirleyicisi olmaya devam ediyor. Sadece bir radyo istasyonu değil, milyonların hayatına dokunan bir ‘müzik ailesi’ olarak 33 yıldır zirvedeki yerini koruyan Metro FM, istatistiklerle taçlanan bir başarı hikâyesinin de sahibi. Pop’tan elektronik müziğe, hip-hop’tan R&B’ye uzanan yayın akışıyla sınırsız ve kesintisiz bir müzik deneyimi sunan Metro FM, 33. yaşını düzenleyeceği etkinliklerle kutlamaya hazırlanıyor. Bu kapsamda müzikseverlerle buluşmak için yola çıkan Metro FM aracı, 19-20 Temmuz tarihlerinde Beşiktaş’ta dinleyicilerle buluşacak. Cumartesi günü DJ Cengiz Ünsal’ın enerjik performansı, Pazar günü ise DJ Yağız Kahraman unutulmaz setiyle dinleyicilere keyif dolu anlar yaşatacak. “Yabancı müziğin değişmeyen zirvesi, yeni keşiflerin adresi” Müziğin evrensel dilini her nesle sevdiren Metro FM’in öncü kimliği ve kaliteyi merkezine koyan yayın politikasıyla dinleyicilerinin kalbinde özel bir yer edindiğini dile getiren Karnaval Medya Grubu COO’su Ali Şahinbaş, 33. yaş coşkusuna dair görüşlerini şu sözlerle paylaştı: “Bir radyonun 1992 yılından beri en çok dinlenen yabancı müzik radyosu konumunu koruması tesadüf değil; tutku, yenilikçilik ve samimiyetin eseridir. Bu süre zarfında sadece yayıncılıkla yetinmedik, aynı zamanda dinleyicilerimizin ruh haline, enerjisine ve beklentilerine de ortak olduk. Bu özel bağ, bizim en büyük gücümüz. ‘Limitsiz Hit Müzik’ felsefesiyle, dinleyicilerine her gün yeni bir dünya sunan radyomuz hem radyo frekanslarında hem de dijital platformlarda sınırları kaldırmaya, sürprizlere ve keşiflere imza atmaya devam edecek. İstanbul’un çeşitli noktalarında dinleyicilerimizle bir araya gelecek Metro FM DJ’leri ile bu heyecanı paylaşmayı, müzik tutkunlarıyla buluşmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” Karnaval Medya Grubu Hakkında Türkiye’nin en büyük dijital ses platformu olan Karnaval Medya Grubu, Süper FM, Metro FM, JoyTürk, Virgin Radio Türkiye ve JoyFM gibi Türkiye’nin en çok dinlenen ulusal radyo frekanslarının yanı sıra, farklı müzik zevklerine hitap eden 30’a yakın dijital radyo frekansı ve 12 farklı konuda hazırlanmış podcast serileriyle dijital ses dünyasına yön vermektedir. Müzikten iletişime kadar sesin yaşamın farklı noktalarına dokunan halini geliştirdiği “Voice2Be” kavramı üzerinden yeniden tanımlayan grup, Triton Digital Webcast Metrics’e göre dünyanın en çok dinlenen dijital ses platformları arasında yer almaktadır. 2024 yılında gerçekleştirdiği teknoloji yatırımlarıyla “Karnaval’ı Başlat, Canlı Kal” mottosu ile ses dünyasında yeni bir dönemin kapılarını aralayan grup, reklam verenlere, U.S. Media Ratings Council tarafından akredite edilen Webcast Metrics ölçümlemesi ile dijital erişim verileri sağlamaktadır. Dijital audio, display ve preroll video, native reklamlar ve müşterilerine özel podcast ve dijital radyo projeleri ile hedef kitleye uygun çok sayıda reklam modeli de sunmaktadır. Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Ahmet DoğanMedya DirektörüAdres: Meşrutiyet Caddesi No:100/1 Şişhane/BeyoğluTel: 0212 255 00 12Gsm:0536 892 88 21http://www.brandworks.com.tr
Obilet’ten 4 Günde Keşfedilecek Kısa Rotalar!
Obilet, 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günü’nü 1 günlük izinle 4 günlük bir tatile çevirecekler için kısa seyahat rotaları hazırladı. Büyük şehirlerden kolayca ulaşım alternatifleriyle Ege’nin en keyifli rotalarına göz atmadan tatil planınıza yapmayın! Seyahatseverler için her kısa tatil, yeni yerler keşfetmek için keyifli bir fırsat. Bu yıl salı gününe denk gelen 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günü, yeni yerler keşfetmeyi sevenlere 1 gün izin alarak tatili 4 güne çıkarma fırsatı sunuyor. Pazartesi günü tek gün izin alarak 12-15 Temmuz arasında 4 günlük keyifli bir tatil yapabilirsiniz. Üstelik bunun için uzaklara gitmenize gerek yok! Türkiye’nin önde gelen online seyahat uygulaması Obilet, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerden kolayca ulaşılabilen rotalara harika bir kaçış rehberi hazırladı. Bu rehbere göz atarak yeni seyahat rotanızı belirleyebilir, hiç gitmediğiniz ve görmeyi çok istediğiniz bir yeri seçebilirsiniz. Obilet ile otel rezervasyonundan uçak biletine, araç kiralamadan feribot seferlerine kadar tüm seyahat ihtiyaçlarınızı tek bir platform üzerinden hızlıca planlayarak kısa tatil dönemlerinde zaman kaybetmeden, avantajlı fiyatlarla rezervasyonunuzu yapabilirsiniz . Bozcaada, Ayvalık, Çeşme veya Assos kısa sürede ulaşabileceğiniz ama şehir hayatından tamamen uzaklaşmanızı sağlayacak en güzel seçenekler arasında yer alıyor. İster denize karşı keyifli bir tatil yapın, ister gün batımında Ege’nin serinliğinde yürüyüşe çıkın. Bu destinasyonlar hem romantik bir kaçamak hem de ailece keyifli bir tatil için ideal. İşte Obilet’ten 4 günlük tatil için kolayca ulaşılabilecek kısa tatil önerileri; Bozcaada Cam gibi berrak bir deniz tatili için… Doğası, buz gibi ama tertemiz denizi, plajları ve butik otelleriyle keyifli bir ada tatili yapmak isteyenlerin favorisi Bozcaada’ya henüz gitmediyseniz işte size güzel bir fırsat. Daha önce gidenlerin de tekrar tekrar gitmek istediği Bozcaada, araç ile ulaşımın mümkün olduğu adalardan. Geyikli’den feribotla kolay ulaşımı ve huzurlu atmosferiyle tercih edilen Bozcaada, butik otelleri ve keyifli mekânlarıyla her yıl daha da popülerleşiyor. Ayvalık / Cunda: Taş sokaklar, keyifli plajlar… Taş evleri, dar sokakları, Ege mutfağının en lezzetli örneklerini bulabileceğiniz restoranları ve mekânlarıyla Ayvalık, kısa tatiller için keyifli bir alternatif sunuyor. Merkezdeki butik otellerde konaklayarak Ayvalık sokaklarının tadını çıkarabilirsiniz. Tercihiniz daha sakin bir ortamda kafanızı dinlemekse arabayla ya da motorlarla Cunda’ya geçerek Ayvalık manzarasına karşı bir ada havası alabilirsiniz. Assos Tarih, doğa ve denizin buluşma noktası Kaz Dağları’nın eteğinde, Ege’nin kuzey kıyısında konumlanan Assos (Behramkale), tarihi atmosferi, doğal güzellikleri ve huzurlu havasıyla kısa tatil kaçamakları için en özel rotalardan biri. Tarih, doğa ve denizi bir arada sunan Assos, büyük şehirlerden uzaklaşmak isteyenler için kısa ama unutulmaz bir kaçış vadediyor. Behramkale Antik Kenti kalıntıları arasında yürüyerek tarihle iç içe bir zaman geçirebilir, tarihi Athena Tapınağı’nda gün batımını seyredebilirsiniz. Assos Limanı çevresindeki restoranlarda hem Kuzey Ege manzarasını seyredip hem de bölge lezzetlerinin tadına varabilirsiniz. Obilet hakkında 2012 yılında, İstanbul merkezli bir online seyahat biletleme uygulaması olarak kurulan Obilet, web ve mobil uygulamaları üzerinden yüzlerce otobüs, havayolu, feribot, otel ve araç kiralama firmasının sunduğu seçeneklerin listelenmesine, karşılaştırılmasına ve satın alınmasına olanak sağlıyor. Yurt içinde edindiği deneyimi yurt dışı pazarlara da taşıyan Obilet, Romanya ve Sırbistan’daki iştirakleri ve kurmuş olduğu uluslararası iş birlikleri ile 50’den fazla ülkenin şehirlerarası otobüs bileti satışlarına aracılık ediyor. Obilet, SimilarWeb verilerine göre dünyada en çok online ziyaret alan ilk 10 online seyahat biletleme platformu arasında yer alırken, online otobüs biletleme platformları özelinde ise en büyük 2 platformdan biri konumunda bulunuyor. Obilet ayrıca…
Samsung Galaxy Z Fold7 Akıllı Telefonlarda Çıtayı Yükseltiyor
Samsung Galaxy Z Fold7 Akıllı Telefonlarda Çıtayı Yükseltiyor Samsung Electronics Galaxy ailesinin yeni üyesi Z Fold7’yi kullanıcılarıyla buluşturuyor. Şimdiye kadarki en ince, en hafif ve en gelişmiş Galaxy Z Serisi, üstün mühendislik ile güçlü ve akıllı özellikleri bir araya getirerek günlük etkileşimleri üst seviyeye taşıyor. Samsung Electronics bugün Galaxy Z Fold7’yi duyurdu. Galaxy’ye özgü tasarımın, kamera yeteneklerinin ve yapay zekâ inovasyonlarının en üstün hali, şimdiye kadarki en ince ve en hafif Galaxy Z Fold Serisinde bir araya geliyor. Ultra akıllı telefonlardaki üstün performansı ve deneyimi kullanıcılarıyla buluşturan Galaxy Z Fold7, açıldığında ortaya çıkan daha büyük ve daha sürükleyici ekranıyla yeni bir verimlilik ve üretkenlik seviyesi sunuyor. Yeni One UI 8 ile geliştirilen seri, katlanabilir forma göre optimize edilmiş akıllı ve çok boyutlu yapay zekâ araçlarıyla kusursuz bir şekilde entegre oluyor. Samsung Electronics CEO’su ve Mobil Deneyim Başkan Yardımcısı TM Roh, “Galaxy AI ile güçlü donanımı bir araya getiren Galaxy Z Fold7, şimdiye kadarki en gelişmiş akıllı telefon deneyimini sunuyor. Katlanabilir cihazların yeni dönemi, tasarım ile mühendisliği, katlanabilir forma göre geliştirilmiş yapay zekâ yetenekleriyle bir araya getiriyor. Galaxy Z Fold7, kullanıcıların talep ettiği ultra deneyimlerin tümünü, üstün gücü, sürükleyiciliği, akıllı özellikleri ve taşınabilirliği bir arada sunuyor” dedi. Ultra zarif ultra güçlü En ince ve en hafif Galaxy Z Fold Geleneksel bir akıllı telefonun günlük taşınabilirliğini ve sezgisel kullanımını, daha büyük ve katlanabilir bir ekranın gelişmiş gücüyle ve esnekliğiyle bir araya getiren Galaxy Z Fold7, tüm bu özellikleri tek cihazda isteyenler için geliştirildi. Ultra ince ve hafif tasarımıyla ve daha geniş kapak ekranıyla Galaxy Z Fold7, katlandığında yazmayı ve gezinmeyi zahmetsiz hale getiren kusursuz bir mobil deneyim sunuyor. Galaxy akıllı telefonlardaki en geniş ekran Açıldığında ortaya çıkan geniş ekranıyla bir akıllı telefondan çok daha fazlasını sunan Galaxy Z Fold7, tamamen başka bir cihaza dönüşüyor; Galaxy AI’dan fazla faydalanmaya imkan tanıyan ve düzenleme, çoklu görevler ve sürükleyici görüntüler için daha geniş bir çalışma alanı sağlıyor. Bir önceki nesle göre %11 daha büyük olan Galaxy Z Fold7’nin ana ekranı, içerik düzenleme ve birden fazla uygulamada çoklu görevler için daha fazla alana sahip. Şık Görünüm, sağlam gövde İnce ve hafif Galaxy Z Fold7, kullanıcısının her zaman yanında olmak için tasarlandı. Yeni geliştirilen menteşesi ve katlanabilir ekranıyla, defalarca katlanmaktan çantaya atılmaya kadar her durumda günlük dayanıklılık sunmak ve daha uzun kullanılmak için üretildi. Galaxy için Özelleştirilen En Güçlü İşlemci Galaxy Z Fold7, Galaxy cihazlarında kullanılan sınıfının en iyisi işlemcisiyle donatıldı. Benzersiz şekilde özelleştirilen bu işlemci, gerçek zamanlı dil çevirisi ve Generative Edits gibi cihaz üzerinde sunulan yapay zekâ işlemlerini daha hızlı ve sorunsuz hale getiriyor. Ultra 200 MP Kamera Ultra detaylı ultra net fotoğraflar Galaxy Z Fold7, Galaxy’nin profesyonel seviye kamera deneyiminin en üstün halini katlanabilir cihazda bir araya getiriyor ve her zaman çarpıcı sonuçlar vermek için gelişmiş donanım ile akıllı görüntü işlemeyi birleştiriyor. Yüksek çözünürlüklü kamera, inanılmaz detayları, canlı renkleri ve zengin dokuları yakalayarak kullanıcıyı her anın içine çekiyor. Yapay zekâyla geliştirilen görüntüleme ışıklandırmayı, detayları ve görüntünün gerçekçiliğini otomatik olarak optimize ediyor. Böylece, önemli akşam yemekleri ya da geç saatlerde çekilen kapalı alan fotoğrafları gibi, düşük ışıklı ortamlarda bile fotoğraflar ve videolar net ve canlı çıkıyor. Büyük ekranda yaratıcı düzenlemeler Galaxy Z Fold7 ile büyük ekran için optimize edilmiş yapay zekâ destekli araçlarla profesyonel düzeyde bir…
İKLİM KANUNU İLE YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARINDA YENİ DÖNEM
İklim Kanunu, Türkiye’nin net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda enerji ve iklim politikalarında kapsamlı bir dönüşüm başlatıyor. Kanunun yenilenebilir enerji ve rüzgar enerjisi yatırımları açısından öne çıkan hükümleri: Emisyon Azaltımı İçin Yenilenebilir Enerji Önceliği, Planlama Araçlarında Entegre Enerji Politikaları, Finansman ve Teşvik Mekanizmaları, Karbon Piyasası ve ETS(Emisyon Ticaret Sistemi) başlıklarında detaylandırıldı. İlgili başlıkları değerlendiren TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden bu düzenlemelerle birlikte, yenilenebilir enerji sektörünün finansal teşviklere erişiminin artacağını, iklim hedeflerine uyumlu yatırımların öncelik kazanacağını vurguladı… İklim Kanunu, iklim değişikliği kaynaklı krizlerin ve zararların olumsuz etkilerini en aza indirmeyi hedefleyen yasal bir düzenleme. Yeşil istihdamın artırılması, yenilenebilir enerji yatırımlarının teşvik edilmesi ve karbon ayak izinin azaltılması gibi adımlarla, ekonomik büyümenin çevresel sürdürülebilirlikle uyumlu hale getirilmesi amaçlanıyor. İklim Kanunu ile ayrıca, yeşil dönüşüm sürecinin toplumsal farkındalığı artırarak, bireylerin ve işletmelerin çevre dostu uygulamaları benimsemeleri de teşvik edilecek. RÜZGAR ENERJİSİ DE DAHİL DÜŞÜK KARBONLU ENERJİ ÜRETİMİ DESTEKLENECEK Yenilenebilir enerji ve rüzgar enerjisi yatırımları açısından kanun hakkında değerlendirmelerde bulunan TÜREB (Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği) Başkanı Dr. İbrahim Erden: “İklim kanununda yer alan “Emisyon Azaltımı İçin Yenilenebilir Enerji Önceliği” maddesi ile net sıfır emisyon hedefi kapsamında, yenilenebilir enerji kullanımının artırılması, enerji, su ve ham madde verimliliği, temiz teknolojilerin yaygınlaştırılması gibi önlemler kamu kurumları ve özel sektör için zorunlu hale geliyor. Rüzgar enerjisi de dahil olmak üzere, düşük karbonlu enerji üretim teknolojilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Kanunun “Planlama Araçlarında Entegre Enerji Politikaları” maddesi ile yerel ve ulusal ölçekte hazırlanacak tüm strateji, plan ve programlarda yenilenebilir enerji yatırımları öncelik olacak. Her ilde İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu kurulacak; bu kurullar vasıtasıyla yerel ölçekte enerji politikaları geliştirilecek. Türkiye Yeşil Taksonomisi oluşturularak çevresel hedeflere katkı sağlayan ekonomik faaliyetlerin (rüzgar, güneş vb.) sınıflandırılması sağlanmış olacak. Finansman ve Teşvik Mekanizmaları maddesi ile Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) gelirleri başta olmak üzere, elde edilen tüm gelirler iklim dostu yatırımların desteklenmesinde kullanılacak. Rüzgar enerjisi gibi emisyon azaltım potansiyeli yüksek yatırımlar, hibe, sigorta, yeşil tahvil, garanti mekanizmaları ve diğer finansal araçlar yoluyla desteklenecek” dedi. Türkiye’de kurulacak Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi ile karbon fiyatlandırma uygulamaları devreye gireceğini dile getiren Erden: “Elektrik üretim sektöründeki emisyonların izlenmesi ve tahsisatlara bağlanması süreci başlayacak. EPİAŞ, ETS piyasasının işletmecisi olurken, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, ETS piyasasına yönelik piyasa gözetimi ve denetimi yapacak. Tüm ilgili kurumların plan ve stratejilerini güncellemek için son tarih 31 Aralık 2027. Bu düzenlemelerle birlikte, yenilenebilir enerji sektörünün finansal teşviklere erişimi artacak, iklim hedeflerine uyumlu yatırımlar öncelik kazanacak. Yatırımcılarımızın, yerel yönetimlerin ve ilgili tüm paydaşların süreci yakından takip etmeleri ve planlamalarını İklim Kanunu ile uyumlu şekilde revize etmeleri büyük önem taşıyor” açıklamasında bulundu. TÜREB Hakkında: Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (WindEurope)’nin ve Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC)’nin resmi üyesi olan TÜREB, Türkiye Rüzgar Enerjisi potansiyelinin ülke ekonomisine kazandırılması doğrultusunda önemli çalışmalarda bulunuyor ve rüzgar enerjisi konusunda Türkiye’deki en güçlü sivil toplum kuruluşu.
Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans’tan büyük başarı: 1 milyon kullanıcı
Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans’tan büyük başarı: 1 milyon kullanıcı Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans, kuruluşunun ikinci yılı içinde 1 milyon kullanıcıya ulaşarak önemli bir eşiği geride bıraktı. Tamamen dijital bir platform olarak tasarlanan, sade, hızlı ve şeffaf bankacılık anlayışıyla bireysel ve kurumsal kullanıcıların finansal ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler sunan Hayat Finans, kısa sürede kullanıcıların beğeni ve güvenini kazanarak hızlı büyümeyi başardı. Temelleri 1937 yılında atılan ve 17 ülkede faaliyet gösteren Hayat Holding’in finans sektöründeki yatırımı Hayat Finans, Türkiye’nin ilk dijital bankası olarak kurulduktan sonra 2 yıl içinde 1 milyon kullanıcı sayısına ulaştı. Aynı zamanda Türkiye’de aktif büyüklüğe göre en büyük dijital banka olmayı başardı. Hayat Finans, Hayat Holding’in gücü, dijital banka yetkinlikleri ve tüm kullanıcılara eşit avantajlar sunması sayesinde, kısa sürede kullanıcıların beğenisini ve güvenini kazanarak hızlı büyümeyi başardı. Hayat Finans, fiziksel şubelere ihtiyaç duymadan, tüm bankacılık işlemlerini Hayat Finans Mobil uygulaması ve internet bankacılığı üzerinden erişilebilir hale getirerek Türkiye’de dijital bankacılığın standartlarını yeniden tanımladı. Bireysel Bankacılık, Ticari Bankacılık, KOBİ Bankacılığı, Hazine İşlemleri, Yatırım Bankacılığı ve Özel Bankacılık gibi geniş bir hizmet yelpazesi sunan banka, güvenilir, yalın ve yenilikçi yaklaşımıyla dikkat çekiyor. “Türkiye’de bir ilki temsil ediyoruz” Hayat Finans Genel Müdürü Galip Karagöz, “İkinci yılımızın içinde 1 milyon kullanıcılara ulaşmanın, Hayat Finans’ın kullanıcı odaklı vizyonu ve uygulamalarının ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunu gösterdiğini” belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Dijital doğan bir banka olarak, geleneksel bankacılığın kısıtlamalarından uzak, çevik ve yenilikçi bir yapıya sahibiz. Bu avantaj, kullanıcı ihtiyaçlarına hızla yanıt veren, yapay zekayı ve teknolojiyi merkeze alan, operasyonel verimliliği maksimize eden bir hizmet modeli geliştirmemizi sağladı. Böylece, her bir kullanıcımıza daha kişiselleştirilmiş, hızlı ve maliyet etkin çözümler sunabiliyoruz. Tamamen dijital bir banka olarak, süreci dijitalleştirmekle kalmadık; bankacılığı dijitalin doğasına göre yeniden tasarladık. Hiçbir şubeye ihtiyaç duymadan, tüm bireysel ürünlerimizi birkaç adımda erişilebilir hale getirdik. Katılım bankacılığı prensipleriyle faaliyet gösteren bir dijital banka olarak, bu alanda Türkiye’de bir ilki temsil ediyoruz.” Yeni hedef: 5 yılda 10 milyon kullanıcı Hayat Finans, önümüzdeki dönemde kullanıcı deneyimini daha da kişiselleştirmek için yapay zekâ destekli öneri motorları ve veriye dayalı çözümler geliştirmeyi planlıyor. Finansal kapsayıcılığı artırmayı önceliklendiren banka, özellikle gençler, finansal sisteme yeni katılanlar ve dijital kanal kullanıcıları için erişimi kolaylaştırmayı hedefliyor. Bankanın 5 yıllık hedefleri arasında, dijital katılım bankacılığı segmentinde bireysel kullanıcı adedi ve dijital kanal kullanımında liderlik yer alıyor. Hayat Finans, 5 yıl içinde fintek iştiraki Hayat Pay ile birlikte 10 milyon kullanıcıya erişmeyi amaçlıyor. Ayrıca yatırım, sigorta, dijital cüzdan ve açık bankacılık gibi alanlarda ürün yelpazesini genişleterek her bireyin finansal yolculuğuna eksiksiz eşlik etmeyi planlıyor. KOBİ’ye Hayat Hayat Finans, KOBİ’lerin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda yalnızca bir finansman sağlayıcısı değil, aynı zamanda güvenilir bir yol arkadaşı ve danışmanı olmak için adımlar atıyor. Bu vizyon doğrultusunda, dijital hesap açılışı, evraksız finansman tahsisi ve dijital finansman kullandırımının yanı sıra, dijital teminat mektubu, DBS, Business kart gibi çözümlerle KOBİ’lerin ihtiyaçlarına hızlı, pratik ve düşük maliyetli çözümler sunuyor. Hayat Finans, tüzel bankacılık ürünlerini peyderpey dijitalleştirerek, sektördeki en kapsayıcı ve erişilebilir tüzel ürün setine sahip olma vizyonuyla hareket ediyor. Bu doğrultuda hem küçük ölçekli işletmelerin hem de büyük kurumsal yapıların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde uçtan uca dijitalleştirilmiş, kullanıcı dostu ve yenilikçi çözümler geliştirmeye devam ediyor. KOBİ’lerin yalnız bugünkü değil, yarınki ihtiyaçlarını da öngören bu yaklaşımıyla Hayat Finans, danışman banka kimliğini dijitalleşme gücüyle birleştirerek…
Prof. Dr. Nevzat Tarhan’dan “Tıbbi Kenevir Yasası”na karşı önemli uyarı!
“Sokaklarımızın ABD ve Kanada gibi esrar kokmasını istemiyorsak bu tarihi hatadan dönülmeli.” Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, TBMM gündemine gelen kenevirin ilaç amaçlı üretiminin önünü açan yasal düzenlemeye dair ciddi endişelerini dile getiren mektubu TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a gönderdi. Sağlık alanında düzenlemeler getiren yasa teklifi TBMM Sağlık Komisyonu’ndan geçerek Genel Kurul’un gündemine geldi. Teklife göre kenevirden elde edilen tıbbi ürünler, sağlık ve destek ürünleri sadece eczanelerde satılması şartıyla hastaların kullanımına sunulacak. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a hitaben yazdığı mektupta, kenevirin ilaç amaçlı üretiminin önünü açan yasal düzenlemeye dair ciddi toplumsal endişelerini dile getirdi. Esrar ‘madde bağımlısı’ hastaların ilk tercih maddesi olarak sıklıkla kullanılmaktadır TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtuluş’a hitaben yazılan mektup, yasanın potansiyel tehlikelerini ortaya koydu. Prof. Dr. Tarhan, mektubunda; “Basından elde ettiğim bilgilere göre Kenevir Yasası kanunlaşmak için Yüce Meclisimizin gündemine gelmek üzeredir. Kenevir üretimi endüstriyel olarak avantajları bilinmektedir. Ancak klinik uygulamalar için düşürülmüş dozlarda ve formüllerde yüksek riskleri de bilinmektedir. Esrar ‘madde bağımlısı’ hastaların ilk tercih maddesi olarak sıklıkla kullanılmaktadır. Bu hastalar bağımlılık alanında çalışan klinisyenlerin zor yönettikleri hastalar olmaktadır.” cümleleriyle kenevirin psikiyatri tedavisindeki kullanımına dikkat çekti. Bu yasa sağlıkta şiddeti artırma potansiyeli taşıyor Mektubunda, polikliniklerde ve acillerde en çok şiddet çıkaran hastaların bu grup hastalar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Bu yasa sağlıkta şiddet”i artırma potansiyeli taşımaktadır. Aile içi şiddet ve aile kurumunun tahrip olmasında doğurganlık ve evlenme hızının düşmesine bu grup madde kullanma sıklığı ile nedensellik bağı mevcuttur. Toplumda suç işleyen ve suça karışan olguların istatistikleri göre yüzde 50’den fazlası karışık madde kullanan hastalardır. Denetimli serbestlik sistemi tarafından en çok kontrol edilebilen olgulardır. Bu yasa çıkması ile denetimli serbestlik sisteminin eli zayıflayacaktır.” öngörüsünü de paylaştı. Bu uygulama tıbbi esrar adı altında bile olsa ‘talep patlamasına’ neden olacak Mektubunda İçişleri Bakanlığınca yürütülen “Arz önleme” çalışmasının da büyük ölçüde sekteye uğrayacağını düşündüğünü kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Bağımlılık ile mücadele de birincil, ikincil ve üçüncü koruma olarak bilinen ‘Talep azaltma’ çalışmaları daha önemli iken bu uygulama tıbbi esrar adı altında bile olsa ‘talep patlamasına’ neden olacaktır. Risk altındaki gençlerin ve ailelerin ellerine ‘zaten yasal’ dedirtecek yeni bir problem yumağı verilmektedir. Adalet Bakanlığınca yürütülen ‘Denetimli Serbestlik’ çalışmaları işleyemez hale gelecektir. Çünkü hastalar idrarda THC (Esrar) pozitif çıkarsa tutuklanırım korkusu ile kullanmaktan kaçınmaktadırlar.” ifadesinde bulundu. ‘Tarihi bir hata’ olur! Bu konuyu en son yasalaştıran Almanya’nın ‘zaten kontrol edemiyoruz hiç olmazsa kontrollü kullanın yaparız diyerek’ devlet acziyetini itiraf ettiğini de dile getiren Prof. Dr. Tarhan, Türkiye’yi zora sokacak bu süreçte akademik literatür ışığında toplumsal etki ve bağımlılık salgını ile ilgili endişelerini de şöyle sıraladı: “‘CBD oil’ ilaç olabilir. Onkolojik ağrı tedavisinde ve Nöroloji uzmanlarınca yaygın kullanım alanı var. Epilepsi gibi MS gibi nörolojik tablolarda öneriliyor. Kanser ağrıları ve çocukluk epilepsisi için kullanımı tıpkı Opium yani Morfin gibi var olan ve önerilen mevzuat eşliğinde uygun kullanılabilir. Uluslararası akademik literatür, tıbbi kenevir yasallaştırmasının karmaşık bir konu olduğunu ve hem faydaları hem de önemli riskleri bulunduğunu göstermektedir. Tıpkı Morfin benzeri ilaçların ithal edildiği gibi bu da aynı yöntemle temin edilebilir. 1000 tane hastanın tedavisi düşünmek yerindendir. Ancak yola çıktığımızda verdiğimiz ‘küresel bağımlılık epidemisinin’ Türkiye’ye sıçraması, sosyopsikolojik hasar, kültürel çözülmeyi ve değer aşınmasını göz ardı etmek…
































