Mplus Türkiye’den, iş ortaklarına yönelik‘Liderlik Gelişim Programı’ ile yapay zekâ çağında, geleceğin liderlerine yatırım!
Mplus Türkiye, Yapay Zekâ Çağında Liderleri Geleceğe Hazırlıyor Mplus Türkiye, Avrupa’nın en hızlı büyüyen BPO ve danışmanlık grubu Mplus’ın bir üyesi olarak yalnızca hizmet değil, gelişim ortağı olmayı hedefliyor. Bu vizyon doğrultusunda Mplus Group’un “BPO’dan BPTO’ya” (Business Process to Technology Orchestration) dönüşüm yolculuğunu, insan kaynağına yapılan stratejik yatırımlarla daha da güçlendiriyor. Bu kapsamda hayata geçirilen “Liderlik Gelişim Programı” hem bugünün hem de yarının liderlerine yatırım niteliğinde. Mplus Türkiye, bu programla başta kendi çalışanları olmak üzere, iş ortaklarının da stratejik yetkinliklerini geliştirerek, dijital çağın liderlik tanımını yeniden şekillendirmeyi amaçlıyor. Koç Üniversitesi Yönetici Geliştirme Programları iş birliğiyle başlatılan bu özel program, eğitim kalitesi kapsamı ile sektörde bir ilk olma özelliğini taşıyor. Mplus Türkiye ve Koç Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Liderlik Gelişim Programı’; liderlik, stratejik düşünme, yaratıcı problem çözme, veri temelli karar alma ve yapay zekâ farkındalığı gibi konulara odaklanan dört ana modülden oluşuyor. Büyük düşünme ve farklı bakış açıları geliştirme gibi Mplus değerleriyle örtüşen bu içerikler, yöneticilerin teknik becerilerinin yanı sıra , yenilikçi iş birlikleri kurma, müşteri deneyimini dönüştürme ve ekiplerine ilham veren liderler olma yetkinliklerini de güçlendiriyor. Program, yöneticiler tarafından 4.97 puan aldı Koç Üniversitesi’nin kurumlara özel olarak geliştirdiği yüksek standartlı metodolojiyle yürütülen eğitimler, aynı zamanda üniversitenin 2025 Financial Times Executive Education Custom sıralamasında Türkiye birinciliği ve dünya 38’inciliği gibi güçlü referanslarla destekleniyor. Katılımcılara program sonunda Koç Üniversitesi onaylı sertifika sunulması, uygulamanın kurumsal gelişim açısından taşıdığı stratejik önemi pekiştiriyor. Açılış modülünün ardından yapılan değerlendirmelerde, yöneticiler programı 5 üzerinden 4.97 puanla değerlendirdi. Katılımcılar, eğitmenin bilgi ve deneyimiyle tüm grubu aktif tuttuğunu, stratejik düşünme becerilerini geliştirdiğini ve farklı sektörlerden katılımcılarla gerçekleşen bilgi paylaşımının oldukça değerli olduğunu belirtti. Programın genel yapısı, içeriği ve planlaması ise yüksek memnuniyetle karşılandı. “Sektörde bir ilk olan bu adım, uzun soluklu bir dönüşüm sürecinin başlangıcı” Mplus Türkiye Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hakan Saran, programın açılışında yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Sadece hizmet sunan değil, süreçleri birlikte geliştiren; sadece çözüm üreten değil, sektörün geleceğine yön veren bir yapının parçasıyız. Bu program da bu vizyonun en somut örneklerinden biri. Her bir iş ortağımız bizim için yalnızca bir müşteri değil; ortak akılla sektöre yön verdiğimiz, birlikte büyüdüğümüz güçlü bir yol arkadaşı. Bu sektörde bir ilk olan bu adımın, uzun soluklu bir dönüşüm sürecinin başlangıcı olduğuna inanıyoruz.” Programın açılış konuşmacılarından Mplus Türkiye İnsan Kaynakları, Hizmet Kalitesi & Eğitim, İdari İşler ve Satın Alma Genel Müdür Yardımcısı Barış Şanlıoğlu ise, “Kendi organizasyonlarımızın gelişimini desteklerken, hizmet verdiğimiz güçlü iş ortaklarımızı da bu sürece dâhil etmek istedik. Kaliteli eğitimin, ortak başarının en önemli yapıtaşlarından biri olduğuna inanıyoruz” dedi Katılımcılara, değişken piyasa koşullarına uygun strateji oluşturma becerileri kazandırıldı İlk modül, 24 Haziran’da Tayfun Uğur’un eğitmenliğinde gerçekleşti. “Stratejik Düşünme, Strateji Geliştirme ve Uygulama” başlıklı eğitimde, yöneticilerin stratejik düşünme yetkinliklerini geliştirerek iş hedeflerine daha bütünsel ve analitik yaklaşımla ulaşmaları hedeflendi. Eğitimin ilk bölümünde stratejik düşünmenin temel ilkeleri, liderlik perspektifiyle stratejik bakış açısı geliştirme, çevresel ve iç değerlendirme konuları işlendi. Ardından, stratejik planlamanın yapısı, organizasyon genelinde planlamaya katılımın önemi, uygulama sorumlulukları ve performans takibi gibi pratik adımlara geçildi. Katılımcılar, stratejik bakış açısıyla hareket etme, ekiplerini hedef odaklı yönlendirme ve değişken piyasa koşullarına uygun strateji oluşturma becerilerini uygulamalı olarak geliştirme fırsatı buldu. Yöneticiler, yapay zekâ destekli karar alma süreçlerini deneyimleyecek Bir sonraki modül, Prof. Dr. Mehmet Gönen tarafından verilecek “Yapay Zekâ…
İSTANBUL ANADOLU YAKASI’NIN KALBİNDE YEPYENİ BİR OTEL: ALTUNİZADE SUITES İSTANBUL CURIO COLLECTION BY HİLTON KAPILARINI AÇTI
Altunizade Suites İstanbul Curio Collection by Hilton, ev konforundaki mutfaklı suitleri, özgün sanat vizyonu, eşsiz gastronomi deneyimleri, İstanbul’un en büyüklerinden biri olan spa’sı, özel toplantı ve etkinlik alanları ile Hilton’un dünyaca ünlü hizmet kalitesini bir arada sunuyor. Hilton’un benzersiz deneyimler sunan, özenle seçilmiş yaklaşık 180 otelden oluşan küresel portföyü Curio Collection by Hilton’un en yeni üyesi olan Altunizade Suites Istanbul Curio Collection by Hilton; kendine özgü hikâyesiyle misafirlerini ağırlamaya başladı. Tam donanımlı mutfaklara sahip 240 suiti, geleneksel ve yerel mutfaktan ilham alan yenilikçi gastronomi konsepti ve 2.200 metrekarelik spa alanıyla otel, konforla tarzı harmanlayarak benzersiz bir konaklama sunuyor. CCN Holding tarafından hayata geçirilen binanın zarif iç mekân tasarımı, ünlü tasarımcı ve iç mimar Zeynep Fadıllıoğlu imzası taşıyor. Otelin açılışı Hilton’un üst düzey yöneticileri Avrupa Kıtası Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly, Avrupa Kıtası Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Joachim Hartl, Altunizade Suites İstanbul Curio Collection by Hilton Genel Müdürü Ahmet Arslan, CCN Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Çeçen, CCN Holding Yönetim Kurulu Üyesi Berfin Çeçen Şenol ve CCN Holding Mimar Elif Çeçen’in katıldığı bir kurdele kesme töreniyle gerçekleşti. Hilton Avrupa Kıtası Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly: “İstanbul, eşi benzeri olmayan bir destinasyon ve dünyanın dört bir yanından gelen gezginler için önemli bir turizm merkezi. Bu benzersiz oteli, şehrin canlı semtlerinden Altunizade’de açarak Türkiye’deki portföyümüze değerli bir halka eklemekten büyük mutluluk duyuyoruz. Avrupa genelinde lifestyle markalarımıza olan talebin hızla arttığını görmeye devam ederken, Hilton’un büyüyen Curio Collection by Hilton markası altında İstanbul’daki ikinci otelimizi açmaktan son derece memnuniyet duyuyoruz.” dedi. CCN Holding Yönetim Kurulu Üyesi Berfin Çeçen Şenol: “Stratejik önceliklerimiz arasında yer alan turizm alanında, İstanbul’un kalbinde yepyeni bir vizyonu hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Altunizade Suites İstanbul Curio Collection by Hilton bir otel olmanın ötesinde tasarımın, sanatın ve özgün mutfak kültürünün bir araya geldiği bir deneyim merkezi olarak konumlanıyor. Otelin avlusunda yer alan The Cube ile benzersiz dijital sanat deneyimleri sunarken, yeni markamız FAMİ’nin sanat, tasarım, mimarlık ve gastronomiye ilgi duyan insanları bir araya getiren bir buluşma noktası olmasını hedefliyoruz. Otelde ayrıca, geleneksel Türk mutfağını modern dokunuşlarla sunan Lokanta Yoğurt adlı esnaf lokantamız da yer alıyor. “Geleceği Şekillendir” vizyonumuzla çıktığımız bu yolda, turizm yatırımlarımıza sanatı, gastronomiyi ve teknolojiyi entegre ederek sürdürülebilir ve katma değer yaratan projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz” dedi. Altunizade Suites İstanbul, Curio Collection by Hilton Genel Müdürü Ahmet Arslan: “Hilton’un dünyaca ünlü hizmet kalitesi, konforu ve misafirperverlik anlayışı ile Anadolu Yakası’nın kültürel zenginliğini zarafetle buluşturduğumuz otelimizin, İstanbul’da konforlu ve seçkin konaklamaların yeni adresi olacağına inanıyoruz. Ev konforunu aratmayan mutfaklı suit odalarımız hem kısa hem uzun süreli konaklamalara uygun bir ortam sağlıyor. Misafirlerimizin kendini evinde hissetmeleri için her ayrıntıyı titizlikle düşündüğümüz Altunizade Suites İstanbul Curio Collection by Hilton’un çok yakında sanat, konfor ve gastronominin Anadolu Yakası’ndaki merkezi olacağına inanıyoruz.” dedi. Otelde yer alan tüm yeme-içme alanları, yerel ve geleneksel Türk mutfağını modern sunumlarla bir araya getirerek zengin bir gastronomik deneyim sunuyor. Lokanta Yoğurt, özenle seçilmiş malzemelerle hazırlanan yerel ve özgün esnaf lokantası lezzetlerini hem otel müşterileri hem de İstanbullularla buluşturuyor. Sanat ve tasarım dünyasının yeni buluşma noktası olmaya aday olan FAMI ise misafirlerine, sanat eserlerinin yer aldığı eşsiz atmosferinde artizan lezzetlerle zenginleşen bir deneyim sunacak. Otel, sanatsal dokunuşlarını sadece iç mekanla sınırlamayarak bir dijital sanat platformu olan The Cube’e de ev sahipliği…
Mapress CuNiFe Temin Sistemi Boruları ile keyifli ve güvenli bir deniz yolculuğu
Sıhhi tesisat ve vitrifiye ürünleriyle yaşam alanlarına değer katan Geberit, edindiği tecrübe ile 1986 yılından bu yana denizcilik projelerinin kendine has ihtiyaçlarını anlayıp, ihtiyaçlara özel çözümler de geliştiriyor. Geberit’in bu doğrultuda güvenli yat yolculukları için kullanıcılarına sunduğu Mapress CuNiFe Sistem Boruları; tuzlu suda yüksek direnç, uzun ömürlülük ve kolay bakım vadediyor. Korozyon ve diğer dış etkenlere karşı yüksek dayanıklılığa sahip yapısıyla üstün verimlilik sağlayan Mapress CuNiFe, bakır-nikel-demir alaşımıyla kendini özellikle deniz suyu ileten hatlarda ve gemi inşaatında kanıtlıyor. İsviçreli sıhhi tesisat devi Geberit, Ar-Ge ve yüksek mühendislik temelli çözümleriyle yaşam alanlarında olduğu kadar endüstri ve gemi inşaatına yönelik çözümleriyle de deniz yolculuğuna üst düzey konfor sunuyor. Markanın yat sahiplerinin yolculuğunu sorunsuz sürdürmesi için beklentilerini üst-segment özellikleriyle karşılayan Mapress CuNiFe Sistem Boruları, bakır-nikel-demir alaşımı sayesinde üstün performansını uzun yıllar sürdürüyor. Türkiye’de International Maritime Organization – Uluslararası Denizcilik Organizasyonu (IMO) tarafından belirlenen kriterlere göre üretilen yatlara tam uyumlu olan Mapress CuNiFe, keyifli deniz yolculuklarında güvence sunuyor. Sızdırmazlık, dayanıklılık, kolay montaj = CuNiFe “Özellikle temin boru sistemleri, tesisat çözümleri ve banyo ürün gruplarımızla yatlar, yolcu gemileri, askeri gemiler ve offshore platformlar gibi çok çeşitli denizcilik projelerinde aktif rol alıyoruz” ifadesini kullanan Geberit Türkiye Ürün Müdürü Irmak Kip, “Bu alandaki en temel hedefimiz; dayanıklılığı, güvenliği ve montaj kolaylığını bir arada sunan sistemlerimizle, denizcilik sektöründe tercih edilen ve güvenilen bir çözüm ortağı olmaya devam etmek. Denizcilik bizim için sadece bir sektör değil; sürekli gelişen, teknik olarak zorlayıcı ama bir o kadar da ilham verici bir alan. Bu kapsamda yatlarda yer alan deniz suyu iletilen tesisatlarda kullanılması için geliştirdiğimiz Mapress CuNiFe; uzun ömürlülüğü, sızdırmaz montajı ve kolay bakımıyla ön plana çıkıyor. Özellikle denizcilik sektörünün zorlu koşullarında, CuNiFe malzemenin sunduğu doğal korozyon direnci sayesinde bu sistemler uzun ömürlü ve güvenilir bir çözüm oluyor. CuNiFe borular, yüksek tuzluluk oranına sahip deniz suyuna karşı mükemmel dayanım gösterdiği için soğutma suyu, balast ve sintine sistemleri, yangın söndürme hatları ve deniz suyu temin sistemleri gibi uygulamalarda sıkça tercih ediliyor. Bu sistemlerin sağladığı en büyük avantajlardan biri ise denizcilik projelerinde çok önem verilen sızdırmazlık, dayanıklılık ve kolay montaj beklentilerine eksiksiz yanıt vermesi.” dedi. Geberit boru sistemleri, minimum 50 yıl hizmet verecek şekilde üretiliyor CuNiFe boruların pres bağlantı teknolojisi ile birleştirilerek kaynak veya lehim gerektirmeden hızlı ve güvenli bir şekilde monte edilebildiğini vurgulayan Kip, sözlerine şöyle devam etti: “Bu sayede hem montaj süresini kısaltıyor hem de yangın riski olmadan çalışmayı mümkün kılıyoruz. CuNiFe alaşımı, yüksek sıcaklıklarda da formunu ve dayanıklılığını koruyabildiği için yangın anında sistemin bütünlüğünü sürdürmesine olanak tanıyor. Deniz suyuna karşı doğal yapısından kaynaklanan yüksek korozyon direnci sayesinde ise bakım gereksinimi minimuma inerken, sistem uzun yıllar güvenli bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Bunun yanı sıra Geberit olarak boru sistemlerimizi minimum 50 yıl hizmet verecek şekilde üretiyoruz. Bu uzun ömür, bakım ihtiyacını en aza indirirken, modüler yapısı sayesinde olası parça değişimlerinde sistemin tamamını sökmeye gerek kalmıyor. Özellikle yat gibi erişimin zor olduğu alanlarda bu durum büyük bir avantaj yaratıyor. Garanti konusunda ise ürünlerimiz için 10 yıl garanti sunuyoruz. Bu, kullanıcılarımıza sadece kaliteli bir ürün değil, aynı zamanda uzun vadeli bir güvence sağladığımız anlamına geliyor. Ayrıca üretimi durdurulan ürünler için dahi 50 yıla kadar yedek parça temini sunmamız, sistem sürekliliği açısından büyük bir artı. Kısacası CuNiFe; yat sektöründe dayanıklılık, uzun ömür ve güvence beklentilerini…
Türkiye’nin Yabancı Müzikteki İlk Tercihi Metro FM, 33 Yıldır Zirvede!
“Limitsiz Hit Müzik” sloganıyla global müziğin nabzını tutan Metro FM, 33. yaşını büyük bir coşkuyla kutlamaya hazırlanıyor! 14 Temmuz 1992’de Queen’in “Radio Ga Ga” şarkısıyla yayın hayatına başlayan Metro FM, Türkiye’nin ilk özel radyolarından biri olmasının yanı sıra, ilk yabancı müzik radyosu olma özelliğini de taşıyor. Türkiye’nin yabancı müzikteki ilk ve en uzun soluklu tercihi Metro FM, sunduğu yenilikçi ve dinamik yayın akışıyla sektörün trend belirleyicisi olmaya devam ediyor. Sadece bir radyo istasyonu değil, milyonların hayatına dokunan bir ‘müzik ailesi’ olarak 33 yıldır zirvedeki yerini koruyan Metro FM, istatistiklerle taçlanan bir başarı hikâyesinin de sahibi. Pop’tan elektronik müziğe, hip-hop’tan R&B’ye uzanan yayın akışıyla sınırsız ve kesintisiz bir müzik deneyimi sunan Metro FM, 33. yaşını düzenleyeceği etkinliklerle kutlamaya hazırlanıyor. Bu kapsamda müzikseverlerle buluşmak için yola çıkan Metro FM aracı, 19-20 Temmuz tarihlerinde Beşiktaş’ta dinleyicilerle buluşacak. Cumartesi günü DJ Cengiz Ünsal’ın enerjik performansı, Pazar günü ise DJ Yağız Kahraman unutulmaz setiyle dinleyicilere keyif dolu anlar yaşatacak. “Yabancı müziğin değişmeyen zirvesi, yeni keşiflerin adresi” Müziğin evrensel dilini her nesle sevdiren Metro FM’in öncü kimliği ve kaliteyi merkezine koyan yayın politikasıyla dinleyicilerinin kalbinde özel bir yer edindiğini dile getiren Karnaval Medya Grubu COO’su Ali Şahinbaş, 33. yaş coşkusuna dair görüşlerini şu sözlerle paylaştı: “Bir radyonun 1992 yılından beri en çok dinlenen yabancı müzik radyosu konumunu koruması tesadüf değil; tutku, yenilikçilik ve samimiyetin eseridir. Bu süre zarfında sadece yayıncılıkla yetinmedik, aynı zamanda dinleyicilerimizin ruh haline, enerjisine ve beklentilerine de ortak olduk. Bu özel bağ, bizim en büyük gücümüz. ‘Limitsiz Hit Müzik’ felsefesiyle, dinleyicilerine her gün yeni bir dünya sunan radyomuz hem radyo frekanslarında hem de dijital platformlarda sınırları kaldırmaya, sürprizlere ve keşiflere imza atmaya devam edecek. İstanbul’un çeşitli noktalarında dinleyicilerimizle bir araya gelecek Metro FM DJ’leri ile bu heyecanı paylaşmayı, müzik tutkunlarıyla buluşmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” Karnaval Medya Grubu Hakkında Türkiye’nin en büyük dijital ses platformu olan Karnaval Medya Grubu, Süper FM, Metro FM, JoyTürk, Virgin Radio Türkiye ve JoyFM gibi Türkiye’nin en çok dinlenen ulusal radyo frekanslarının yanı sıra, farklı müzik zevklerine hitap eden 30’a yakın dijital radyo frekansı ve 12 farklı konuda hazırlanmış podcast serileriyle dijital ses dünyasına yön vermektedir. Müzikten iletişime kadar sesin yaşamın farklı noktalarına dokunan halini geliştirdiği “Voice2Be” kavramı üzerinden yeniden tanımlayan grup, Triton Digital Webcast Metrics’e göre dünyanın en çok dinlenen dijital ses platformları arasında yer almaktadır. 2024 yılında gerçekleştirdiği teknoloji yatırımlarıyla “Karnaval’ı Başlat, Canlı Kal” mottosu ile ses dünyasında yeni bir dönemin kapılarını aralayan grup, reklam verenlere, U.S. Media Ratings Council tarafından akredite edilen Webcast Metrics ölçümlemesi ile dijital erişim verileri sağlamaktadır. Dijital audio, display ve preroll video, native reklamlar ve müşterilerine özel podcast ve dijital radyo projeleri ile hedef kitleye uygun çok sayıda reklam modeli de sunmaktadır. Ayrıntılı Bilgi ve İletişim İçin; Ahmet DoğanMedya DirektörüAdres: Meşrutiyet Caddesi No:100/1 Şişhane/BeyoğluTel: 0212 255 00 12Gsm:0536 892 88 21http://www.brandworks.com.tr
Obilet’ten 4 Günde Keşfedilecek Kısa Rotalar!
Obilet, 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günü’nü 1 günlük izinle 4 günlük bir tatile çevirecekler için kısa seyahat rotaları hazırladı. Büyük şehirlerden kolayca ulaşım alternatifleriyle Ege’nin en keyifli rotalarına göz atmadan tatil planınıza yapmayın! Seyahatseverler için her kısa tatil, yeni yerler keşfetmek için keyifli bir fırsat. Bu yıl salı gününe denk gelen 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günü, yeni yerler keşfetmeyi sevenlere 1 gün izin alarak tatili 4 güne çıkarma fırsatı sunuyor. Pazartesi günü tek gün izin alarak 12-15 Temmuz arasında 4 günlük keyifli bir tatil yapabilirsiniz. Üstelik bunun için uzaklara gitmenize gerek yok! Türkiye’nin önde gelen online seyahat uygulaması Obilet, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerden kolayca ulaşılabilen rotalara harika bir kaçış rehberi hazırladı. Bu rehbere göz atarak yeni seyahat rotanızı belirleyebilir, hiç gitmediğiniz ve görmeyi çok istediğiniz bir yeri seçebilirsiniz. Obilet ile otel rezervasyonundan uçak biletine, araç kiralamadan feribot seferlerine kadar tüm seyahat ihtiyaçlarınızı tek bir platform üzerinden hızlıca planlayarak kısa tatil dönemlerinde zaman kaybetmeden, avantajlı fiyatlarla rezervasyonunuzu yapabilirsiniz . Bozcaada, Ayvalık, Çeşme veya Assos kısa sürede ulaşabileceğiniz ama şehir hayatından tamamen uzaklaşmanızı sağlayacak en güzel seçenekler arasında yer alıyor. İster denize karşı keyifli bir tatil yapın, ister gün batımında Ege’nin serinliğinde yürüyüşe çıkın. Bu destinasyonlar hem romantik bir kaçamak hem de ailece keyifli bir tatil için ideal. İşte Obilet’ten 4 günlük tatil için kolayca ulaşılabilecek kısa tatil önerileri; Bozcaada Cam gibi berrak bir deniz tatili için… Doğası, buz gibi ama tertemiz denizi, plajları ve butik otelleriyle keyifli bir ada tatili yapmak isteyenlerin favorisi Bozcaada’ya henüz gitmediyseniz işte size güzel bir fırsat. Daha önce gidenlerin de tekrar tekrar gitmek istediği Bozcaada, araç ile ulaşımın mümkün olduğu adalardan. Geyikli’den feribotla kolay ulaşımı ve huzurlu atmosferiyle tercih edilen Bozcaada, butik otelleri ve keyifli mekânlarıyla her yıl daha da popülerleşiyor. Ayvalık / Cunda: Taş sokaklar, keyifli plajlar… Taş evleri, dar sokakları, Ege mutfağının en lezzetli örneklerini bulabileceğiniz restoranları ve mekânlarıyla Ayvalık, kısa tatiller için keyifli bir alternatif sunuyor. Merkezdeki butik otellerde konaklayarak Ayvalık sokaklarının tadını çıkarabilirsiniz. Tercihiniz daha sakin bir ortamda kafanızı dinlemekse arabayla ya da motorlarla Cunda’ya geçerek Ayvalık manzarasına karşı bir ada havası alabilirsiniz. Assos Tarih, doğa ve denizin buluşma noktası Kaz Dağları’nın eteğinde, Ege’nin kuzey kıyısında konumlanan Assos (Behramkale), tarihi atmosferi, doğal güzellikleri ve huzurlu havasıyla kısa tatil kaçamakları için en özel rotalardan biri. Tarih, doğa ve denizi bir arada sunan Assos, büyük şehirlerden uzaklaşmak isteyenler için kısa ama unutulmaz bir kaçış vadediyor. Behramkale Antik Kenti kalıntıları arasında yürüyerek tarihle iç içe bir zaman geçirebilir, tarihi Athena Tapınağı’nda gün batımını seyredebilirsiniz. Assos Limanı çevresindeki restoranlarda hem Kuzey Ege manzarasını seyredip hem de bölge lezzetlerinin tadına varabilirsiniz. Obilet hakkında 2012 yılında, İstanbul merkezli bir online seyahat biletleme uygulaması olarak kurulan Obilet, web ve mobil uygulamaları üzerinden yüzlerce otobüs, havayolu, feribot, otel ve araç kiralama firmasının sunduğu seçeneklerin listelenmesine, karşılaştırılmasına ve satın alınmasına olanak sağlıyor. Yurt içinde edindiği deneyimi yurt dışı pazarlara da taşıyan Obilet, Romanya ve Sırbistan’daki iştirakleri ve kurmuş olduğu uluslararası iş birlikleri ile 50’den fazla ülkenin şehirlerarası otobüs bileti satışlarına aracılık ediyor. Obilet, SimilarWeb verilerine göre dünyada en çok online ziyaret alan ilk 10 online seyahat biletleme platformu arasında yer alırken, online otobüs biletleme platformları özelinde ise en büyük 2 platformdan biri konumunda bulunuyor. Obilet ayrıca…
Samsung Galaxy Z Fold7 Akıllı Telefonlarda Çıtayı Yükseltiyor
Samsung Galaxy Z Fold7 Akıllı Telefonlarda Çıtayı Yükseltiyor Samsung Electronics Galaxy ailesinin yeni üyesi Z Fold7’yi kullanıcılarıyla buluşturuyor. Şimdiye kadarki en ince, en hafif ve en gelişmiş Galaxy Z Serisi, üstün mühendislik ile güçlü ve akıllı özellikleri bir araya getirerek günlük etkileşimleri üst seviyeye taşıyor. Samsung Electronics bugün Galaxy Z Fold7’yi duyurdu. Galaxy’ye özgü tasarımın, kamera yeteneklerinin ve yapay zekâ inovasyonlarının en üstün hali, şimdiye kadarki en ince ve en hafif Galaxy Z Fold Serisinde bir araya geliyor. Ultra akıllı telefonlardaki üstün performansı ve deneyimi kullanıcılarıyla buluşturan Galaxy Z Fold7, açıldığında ortaya çıkan daha büyük ve daha sürükleyici ekranıyla yeni bir verimlilik ve üretkenlik seviyesi sunuyor. Yeni One UI 8 ile geliştirilen seri, katlanabilir forma göre optimize edilmiş akıllı ve çok boyutlu yapay zekâ araçlarıyla kusursuz bir şekilde entegre oluyor. Samsung Electronics CEO’su ve Mobil Deneyim Başkan Yardımcısı TM Roh, “Galaxy AI ile güçlü donanımı bir araya getiren Galaxy Z Fold7, şimdiye kadarki en gelişmiş akıllı telefon deneyimini sunuyor. Katlanabilir cihazların yeni dönemi, tasarım ile mühendisliği, katlanabilir forma göre geliştirilmiş yapay zekâ yetenekleriyle bir araya getiriyor. Galaxy Z Fold7, kullanıcıların talep ettiği ultra deneyimlerin tümünü, üstün gücü, sürükleyiciliği, akıllı özellikleri ve taşınabilirliği bir arada sunuyor” dedi. Ultra zarif ultra güçlü En ince ve en hafif Galaxy Z Fold Geleneksel bir akıllı telefonun günlük taşınabilirliğini ve sezgisel kullanımını, daha büyük ve katlanabilir bir ekranın gelişmiş gücüyle ve esnekliğiyle bir araya getiren Galaxy Z Fold7, tüm bu özellikleri tek cihazda isteyenler için geliştirildi. Ultra ince ve hafif tasarımıyla ve daha geniş kapak ekranıyla Galaxy Z Fold7, katlandığında yazmayı ve gezinmeyi zahmetsiz hale getiren kusursuz bir mobil deneyim sunuyor. Galaxy akıllı telefonlardaki en geniş ekran Açıldığında ortaya çıkan geniş ekranıyla bir akıllı telefondan çok daha fazlasını sunan Galaxy Z Fold7, tamamen başka bir cihaza dönüşüyor; Galaxy AI’dan fazla faydalanmaya imkan tanıyan ve düzenleme, çoklu görevler ve sürükleyici görüntüler için daha geniş bir çalışma alanı sağlıyor. Bir önceki nesle göre %11 daha büyük olan Galaxy Z Fold7’nin ana ekranı, içerik düzenleme ve birden fazla uygulamada çoklu görevler için daha fazla alana sahip. Şık Görünüm, sağlam gövde İnce ve hafif Galaxy Z Fold7, kullanıcısının her zaman yanında olmak için tasarlandı. Yeni geliştirilen menteşesi ve katlanabilir ekranıyla, defalarca katlanmaktan çantaya atılmaya kadar her durumda günlük dayanıklılık sunmak ve daha uzun kullanılmak için üretildi. Galaxy için Özelleştirilen En Güçlü İşlemci Galaxy Z Fold7, Galaxy cihazlarında kullanılan sınıfının en iyisi işlemcisiyle donatıldı. Benzersiz şekilde özelleştirilen bu işlemci, gerçek zamanlı dil çevirisi ve Generative Edits gibi cihaz üzerinde sunulan yapay zekâ işlemlerini daha hızlı ve sorunsuz hale getiriyor. Ultra 200 MP Kamera Ultra detaylı ultra net fotoğraflar Galaxy Z Fold7, Galaxy’nin profesyonel seviye kamera deneyiminin en üstün halini katlanabilir cihazda bir araya getiriyor ve her zaman çarpıcı sonuçlar vermek için gelişmiş donanım ile akıllı görüntü işlemeyi birleştiriyor. Yüksek çözünürlüklü kamera, inanılmaz detayları, canlı renkleri ve zengin dokuları yakalayarak kullanıcıyı her anın içine çekiyor. Yapay zekâyla geliştirilen görüntüleme ışıklandırmayı, detayları ve görüntünün gerçekçiliğini otomatik olarak optimize ediyor. Böylece, önemli akşam yemekleri ya da geç saatlerde çekilen kapalı alan fotoğrafları gibi, düşük ışıklı ortamlarda bile fotoğraflar ve videolar net ve canlı çıkıyor. Büyük ekranda yaratıcı düzenlemeler Galaxy Z Fold7 ile büyük ekran için optimize edilmiş yapay zekâ destekli araçlarla profesyonel düzeyde bir…
İKLİM KANUNU İLE YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARINDA YENİ DÖNEM
İklim Kanunu, Türkiye’nin net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda enerji ve iklim politikalarında kapsamlı bir dönüşüm başlatıyor. Kanunun yenilenebilir enerji ve rüzgar enerjisi yatırımları açısından öne çıkan hükümleri: Emisyon Azaltımı İçin Yenilenebilir Enerji Önceliği, Planlama Araçlarında Entegre Enerji Politikaları, Finansman ve Teşvik Mekanizmaları, Karbon Piyasası ve ETS(Emisyon Ticaret Sistemi) başlıklarında detaylandırıldı. İlgili başlıkları değerlendiren TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden bu düzenlemelerle birlikte, yenilenebilir enerji sektörünün finansal teşviklere erişiminin artacağını, iklim hedeflerine uyumlu yatırımların öncelik kazanacağını vurguladı… İklim Kanunu, iklim değişikliği kaynaklı krizlerin ve zararların olumsuz etkilerini en aza indirmeyi hedefleyen yasal bir düzenleme. Yeşil istihdamın artırılması, yenilenebilir enerji yatırımlarının teşvik edilmesi ve karbon ayak izinin azaltılması gibi adımlarla, ekonomik büyümenin çevresel sürdürülebilirlikle uyumlu hale getirilmesi amaçlanıyor. İklim Kanunu ile ayrıca, yeşil dönüşüm sürecinin toplumsal farkındalığı artırarak, bireylerin ve işletmelerin çevre dostu uygulamaları benimsemeleri de teşvik edilecek. RÜZGAR ENERJİSİ DE DAHİL DÜŞÜK KARBONLU ENERJİ ÜRETİMİ DESTEKLENECEK Yenilenebilir enerji ve rüzgar enerjisi yatırımları açısından kanun hakkında değerlendirmelerde bulunan TÜREB (Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği) Başkanı Dr. İbrahim Erden: “İklim kanununda yer alan “Emisyon Azaltımı İçin Yenilenebilir Enerji Önceliği” maddesi ile net sıfır emisyon hedefi kapsamında, yenilenebilir enerji kullanımının artırılması, enerji, su ve ham madde verimliliği, temiz teknolojilerin yaygınlaştırılması gibi önlemler kamu kurumları ve özel sektör için zorunlu hale geliyor. Rüzgar enerjisi de dahil olmak üzere, düşük karbonlu enerji üretim teknolojilerinin desteklenmesi hedefleniyor. Kanunun “Planlama Araçlarında Entegre Enerji Politikaları” maddesi ile yerel ve ulusal ölçekte hazırlanacak tüm strateji, plan ve programlarda yenilenebilir enerji yatırımları öncelik olacak. Her ilde İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu kurulacak; bu kurullar vasıtasıyla yerel ölçekte enerji politikaları geliştirilecek. Türkiye Yeşil Taksonomisi oluşturularak çevresel hedeflere katkı sağlayan ekonomik faaliyetlerin (rüzgar, güneş vb.) sınıflandırılması sağlanmış olacak. Finansman ve Teşvik Mekanizmaları maddesi ile Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) gelirleri başta olmak üzere, elde edilen tüm gelirler iklim dostu yatırımların desteklenmesinde kullanılacak. Rüzgar enerjisi gibi emisyon azaltım potansiyeli yüksek yatırımlar, hibe, sigorta, yeşil tahvil, garanti mekanizmaları ve diğer finansal araçlar yoluyla desteklenecek” dedi. Türkiye’de kurulacak Ulusal Emisyon Ticaret Sistemi ile karbon fiyatlandırma uygulamaları devreye gireceğini dile getiren Erden: “Elektrik üretim sektöründeki emisyonların izlenmesi ve tahsisatlara bağlanması süreci başlayacak. EPİAŞ, ETS piyasasının işletmecisi olurken, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, ETS piyasasına yönelik piyasa gözetimi ve denetimi yapacak. Tüm ilgili kurumların plan ve stratejilerini güncellemek için son tarih 31 Aralık 2027. Bu düzenlemelerle birlikte, yenilenebilir enerji sektörünün finansal teşviklere erişimi artacak, iklim hedeflerine uyumlu yatırımlar öncelik kazanacak. Yatırımcılarımızın, yerel yönetimlerin ve ilgili tüm paydaşların süreci yakından takip etmeleri ve planlamalarını İklim Kanunu ile uyumlu şekilde revize etmeleri büyük önem taşıyor” açıklamasında bulundu. TÜREB Hakkında: Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (WindEurope)’nin ve Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC)’nin resmi üyesi olan TÜREB, Türkiye Rüzgar Enerjisi potansiyelinin ülke ekonomisine kazandırılması doğrultusunda önemli çalışmalarda bulunuyor ve rüzgar enerjisi konusunda Türkiye’deki en güçlü sivil toplum kuruluşu.
Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans’tan büyük başarı: 1 milyon kullanıcı
Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans’tan büyük başarı: 1 milyon kullanıcı Türkiye’nin ilk dijital bankası Hayat Finans, kuruluşunun ikinci yılı içinde 1 milyon kullanıcıya ulaşarak önemli bir eşiği geride bıraktı. Tamamen dijital bir platform olarak tasarlanan, sade, hızlı ve şeffaf bankacılık anlayışıyla bireysel ve kurumsal kullanıcıların finansal ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler sunan Hayat Finans, kısa sürede kullanıcıların beğeni ve güvenini kazanarak hızlı büyümeyi başardı. Temelleri 1937 yılında atılan ve 17 ülkede faaliyet gösteren Hayat Holding’in finans sektöründeki yatırımı Hayat Finans, Türkiye’nin ilk dijital bankası olarak kurulduktan sonra 2 yıl içinde 1 milyon kullanıcı sayısına ulaştı. Aynı zamanda Türkiye’de aktif büyüklüğe göre en büyük dijital banka olmayı başardı. Hayat Finans, Hayat Holding’in gücü, dijital banka yetkinlikleri ve tüm kullanıcılara eşit avantajlar sunması sayesinde, kısa sürede kullanıcıların beğenisini ve güvenini kazanarak hızlı büyümeyi başardı. Hayat Finans, fiziksel şubelere ihtiyaç duymadan, tüm bankacılık işlemlerini Hayat Finans Mobil uygulaması ve internet bankacılığı üzerinden erişilebilir hale getirerek Türkiye’de dijital bankacılığın standartlarını yeniden tanımladı. Bireysel Bankacılık, Ticari Bankacılık, KOBİ Bankacılığı, Hazine İşlemleri, Yatırım Bankacılığı ve Özel Bankacılık gibi geniş bir hizmet yelpazesi sunan banka, güvenilir, yalın ve yenilikçi yaklaşımıyla dikkat çekiyor. “Türkiye’de bir ilki temsil ediyoruz” Hayat Finans Genel Müdürü Galip Karagöz, “İkinci yılımızın içinde 1 milyon kullanıcılara ulaşmanın, Hayat Finans’ın kullanıcı odaklı vizyonu ve uygulamalarının ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunu gösterdiğini” belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Dijital doğan bir banka olarak, geleneksel bankacılığın kısıtlamalarından uzak, çevik ve yenilikçi bir yapıya sahibiz. Bu avantaj, kullanıcı ihtiyaçlarına hızla yanıt veren, yapay zekayı ve teknolojiyi merkeze alan, operasyonel verimliliği maksimize eden bir hizmet modeli geliştirmemizi sağladı. Böylece, her bir kullanıcımıza daha kişiselleştirilmiş, hızlı ve maliyet etkin çözümler sunabiliyoruz. Tamamen dijital bir banka olarak, süreci dijitalleştirmekle kalmadık; bankacılığı dijitalin doğasına göre yeniden tasarladık. Hiçbir şubeye ihtiyaç duymadan, tüm bireysel ürünlerimizi birkaç adımda erişilebilir hale getirdik. Katılım bankacılığı prensipleriyle faaliyet gösteren bir dijital banka olarak, bu alanda Türkiye’de bir ilki temsil ediyoruz.” Yeni hedef: 5 yılda 10 milyon kullanıcı Hayat Finans, önümüzdeki dönemde kullanıcı deneyimini daha da kişiselleştirmek için yapay zekâ destekli öneri motorları ve veriye dayalı çözümler geliştirmeyi planlıyor. Finansal kapsayıcılığı artırmayı önceliklendiren banka, özellikle gençler, finansal sisteme yeni katılanlar ve dijital kanal kullanıcıları için erişimi kolaylaştırmayı hedefliyor. Bankanın 5 yıllık hedefleri arasında, dijital katılım bankacılığı segmentinde bireysel kullanıcı adedi ve dijital kanal kullanımında liderlik yer alıyor. Hayat Finans, 5 yıl içinde fintek iştiraki Hayat Pay ile birlikte 10 milyon kullanıcıya erişmeyi amaçlıyor. Ayrıca yatırım, sigorta, dijital cüzdan ve açık bankacılık gibi alanlarda ürün yelpazesini genişleterek her bireyin finansal yolculuğuna eksiksiz eşlik etmeyi planlıyor. KOBİ’ye Hayat Hayat Finans, KOBİ’lerin sürdürülebilir büyüme yolculuğunda yalnızca bir finansman sağlayıcısı değil, aynı zamanda güvenilir bir yol arkadaşı ve danışmanı olmak için adımlar atıyor. Bu vizyon doğrultusunda, dijital hesap açılışı, evraksız finansman tahsisi ve dijital finansman kullandırımının yanı sıra, dijital teminat mektubu, DBS, Business kart gibi çözümlerle KOBİ’lerin ihtiyaçlarına hızlı, pratik ve düşük maliyetli çözümler sunuyor. Hayat Finans, tüzel bankacılık ürünlerini peyderpey dijitalleştirerek, sektördeki en kapsayıcı ve erişilebilir tüzel ürün setine sahip olma vizyonuyla hareket ediyor. Bu doğrultuda hem küçük ölçekli işletmelerin hem de büyük kurumsal yapıların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde uçtan uca dijitalleştirilmiş, kullanıcı dostu ve yenilikçi çözümler geliştirmeye devam ediyor. KOBİ’lerin yalnız bugünkü değil, yarınki ihtiyaçlarını da öngören bu yaklaşımıyla Hayat Finans, danışman banka kimliğini dijitalleşme gücüyle birleştirerek…
Prof. Dr. Nevzat Tarhan’dan “Tıbbi Kenevir Yasası”na karşı önemli uyarı!
“Sokaklarımızın ABD ve Kanada gibi esrar kokmasını istemiyorsak bu tarihi hatadan dönülmeli.” Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, TBMM gündemine gelen kenevirin ilaç amaçlı üretiminin önünü açan yasal düzenlemeye dair ciddi endişelerini dile getiren mektubu TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a gönderdi. Sağlık alanında düzenlemeler getiren yasa teklifi TBMM Sağlık Komisyonu’ndan geçerek Genel Kurul’un gündemine geldi. Teklife göre kenevirden elde edilen tıbbi ürünler, sağlık ve destek ürünleri sadece eczanelerde satılması şartıyla hastaların kullanımına sunulacak. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a hitaben yazdığı mektupta, kenevirin ilaç amaçlı üretiminin önünü açan yasal düzenlemeye dair ciddi toplumsal endişelerini dile getirdi. Esrar ‘madde bağımlısı’ hastaların ilk tercih maddesi olarak sıklıkla kullanılmaktadır TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtuluş’a hitaben yazılan mektup, yasanın potansiyel tehlikelerini ortaya koydu. Prof. Dr. Tarhan, mektubunda; “Basından elde ettiğim bilgilere göre Kenevir Yasası kanunlaşmak için Yüce Meclisimizin gündemine gelmek üzeredir. Kenevir üretimi endüstriyel olarak avantajları bilinmektedir. Ancak klinik uygulamalar için düşürülmüş dozlarda ve formüllerde yüksek riskleri de bilinmektedir. Esrar ‘madde bağımlısı’ hastaların ilk tercih maddesi olarak sıklıkla kullanılmaktadır. Bu hastalar bağımlılık alanında çalışan klinisyenlerin zor yönettikleri hastalar olmaktadır.” cümleleriyle kenevirin psikiyatri tedavisindeki kullanımına dikkat çekti. Bu yasa sağlıkta şiddeti artırma potansiyeli taşıyor Mektubunda, polikliniklerde ve acillerde en çok şiddet çıkaran hastaların bu grup hastalar olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Bu yasa sağlıkta şiddet”i artırma potansiyeli taşımaktadır. Aile içi şiddet ve aile kurumunun tahrip olmasında doğurganlık ve evlenme hızının düşmesine bu grup madde kullanma sıklığı ile nedensellik bağı mevcuttur. Toplumda suç işleyen ve suça karışan olguların istatistikleri göre yüzde 50’den fazlası karışık madde kullanan hastalardır. Denetimli serbestlik sistemi tarafından en çok kontrol edilebilen olgulardır. Bu yasa çıkması ile denetimli serbestlik sisteminin eli zayıflayacaktır.” öngörüsünü de paylaştı. Bu uygulama tıbbi esrar adı altında bile olsa ‘talep patlamasına’ neden olacak Mektubunda İçişleri Bakanlığınca yürütülen “Arz önleme” çalışmasının da büyük ölçüde sekteye uğrayacağını düşündüğünü kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Bağımlılık ile mücadele de birincil, ikincil ve üçüncü koruma olarak bilinen ‘Talep azaltma’ çalışmaları daha önemli iken bu uygulama tıbbi esrar adı altında bile olsa ‘talep patlamasına’ neden olacaktır. Risk altındaki gençlerin ve ailelerin ellerine ‘zaten yasal’ dedirtecek yeni bir problem yumağı verilmektedir. Adalet Bakanlığınca yürütülen ‘Denetimli Serbestlik’ çalışmaları işleyemez hale gelecektir. Çünkü hastalar idrarda THC (Esrar) pozitif çıkarsa tutuklanırım korkusu ile kullanmaktan kaçınmaktadırlar.” ifadesinde bulundu. ‘Tarihi bir hata’ olur! Bu konuyu en son yasalaştıran Almanya’nın ‘zaten kontrol edemiyoruz hiç olmazsa kontrollü kullanın yaparız diyerek’ devlet acziyetini itiraf ettiğini de dile getiren Prof. Dr. Tarhan, Türkiye’yi zora sokacak bu süreçte akademik literatür ışığında toplumsal etki ve bağımlılık salgını ile ilgili endişelerini de şöyle sıraladı: “‘CBD oil’ ilaç olabilir. Onkolojik ağrı tedavisinde ve Nöroloji uzmanlarınca yaygın kullanım alanı var. Epilepsi gibi MS gibi nörolojik tablolarda öneriliyor. Kanser ağrıları ve çocukluk epilepsisi için kullanımı tıpkı Opium yani Morfin gibi var olan ve önerilen mevzuat eşliğinde uygun kullanılabilir. Uluslararası akademik literatür, tıbbi kenevir yasallaştırmasının karmaşık bir konu olduğunu ve hem faydaları hem de önemli riskleri bulunduğunu göstermektedir. Tıpkı Morfin benzeri ilaçların ithal edildiği gibi bu da aynı yöntemle temin edilebilir. 1000 tane hastanın tedavisi düşünmek yerindendir. Ancak yola çıktığımızda verdiğimiz ‘küresel bağımlılık epidemisinin’ Türkiye’ye sıçraması, sosyopsikolojik hasar, kültürel çözülmeyi ve değer aşınmasını göz ardı etmek…
BETONART MİMARLIK YAZ OKULU’NUN 21’İNCİSİ GAZİANTEP’TE GERÇEKLEŞTİ
TÜRKÇİMENTO’nun 2002 yılından bu yana mimarlık öğrencilerine yönelik olarak düzenlediği ve artık gelenekselleşen Betonart Mimarlık Yaz Okulu’nun 21’incisi, bu yıl Gaziantep Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. 30 Haziran-9 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen yaz okuluna Türkiye’nin dört bir yanından gelen mimarlık öğrencileri katıldı. Türkiye çimento sektörünün çatı kuruluşu TÜRKÇİMENTO, sadece sektörel anlamda gerçekleştirdiği projelerle ülke kalkınmasına katkı sağlamıyor. TÜRKÇİMENTO aynı zamanda hayata geçirdiği eğitim projeleri ile de sosyal sorumluk çalışmalarına imza atıyor. TÜRKÇİMENTO bu alanda 21 yıldır mimarlık fakültelerinde eğitim gören öğrencilerle birlikte Betonart Mimarlık Yaz Okulu projesini gerçekleştiriyor. Bu yıl düzenlenen Betonart Mimarlık Yaz Okulu’25 Çimko Çimento’nun Ana Sponsorluğu ve Polisan Yapıkim’in malzeme sponsorluğunda Gaziantep’te yapıldı. Program kapsamında 16 öğrenci, beton malzemeyi hem teorik hem de uygulamalı olarak tanıma fırsatı buldu. Atölye çalışmaları, saha uygulamaları ve sergi ile tamamlanan yaz okulu, öğrencilerin hem bilgi hem de beceri kazanmasını sağladı. Bu yılki yaz okulunun küratörlüğünü Yüksek Mimar Erhan Vural üstlenirken, akademik danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Esra Gürbüz Yıldırım yürüttü. “Network/Ağ” temasıyla düzenlenen programda ayrıca Yüksek Mimar Hande Ciğerli, Yüksek Mimar Eser Ergün ve Mimar/İç Mimar Gizem Temiz moderatör olarak yer aldı. Koordinasyon ise Dr. Mimar Ferhan Yalçın, Yüksek Mimar Ali Fatih Cebeci ve Mimar Mehmet Ali Yiğit tarafından yürütüldü. Etkinlikte, katılımcılar betonun bileşenlerinden üretim süreçlerine, lojistikten dijital altyapıya uzanan görünmez ama güçlü bağlantılar sistemini farklı açılardan ele aldılar. Malzemenin zaman içindeki dönüşümü, sürdürülebilirlik ve yapı içerisindeki rolü gibi başlıklar “network/ağ” kavramı çerçevesinde değerlendirildi. Program sonunda öğrencilerin çalışmalarının sergilendiği ve tüm katılımcılara sertifikalarının takdim edildiği etkinlikte konuşan SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve TÜRKÇİMENTO Başkan Vekili Adil Sani Konukoğlu yaz okulunun Gaziantep’te düzenlenmiş olmasına ilişkin görüşlerini şu sözlerle ifade etti: “Burada sizinle birlikte olmaktan büyük bir mutluluk ve gurur duyuyorum. Kendini geliştirmek, üretmek, ülkemize değer katmak ve fayda sağlamak isteyen gençleri görmek bana umut veriyor, geleceğe daha güvenle bakıyorum. SANKO olarak faaliyet gösterdiğimiz tüm sektörlerde üretmekle yetinmiyor, insan hayatına dokunan, iz bırakan işler yapmak için çalışıyoruz. Çimko ile Betonart Mimarlık Yaz Okulu’na verdiğimiz destek bizim için çok kıymetli. Çünkü biz, gençlerin yolunu açan her çalışmayı geleceğimiz için ekilmiş bir tohum olarak görüyoruz. Gençlerimize başarılar diliyor, bu değerli organizasyona emek verip katkı sunan herkese teşekkür ediyorum”. Etkinlikte konuşan TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay da şunları söyledi: “Bu yıl programımız, Ağ temasıyla betonun tasarım sürecinden ve çeşitliliğinden kullanılan parçaların ilişkisine kadar farklı boyutları gördüğümüz bir süreç oldu. Bu yaz okulumuzda başta ev sahipliği ve iş birliği için Gaziantep Üniversitesine, üniversitemiz rektörüne ve bizlere bu süreçte desteklerini esirgemeyen ana sponsorumuz Çimko Çimento’ya, malzeme sponsorumuz Polisan Yapı Kimyasallarına katkıları ve destekleri için TÜRKÇİMENTO adına içten teşekkürlerimi sunarım”. Çimko Çimento CEO’su Dr. Önder Kırca ise, yaz okulunun ana sponsoru olarak etkinliği şu sözlerle değerlendirdi: “Betonart Mimarlık Yaz Okulu’nun ana sponsoru olmak bizim için geleceğe yapılan kıymetli bir yatırım. Çimko olarak, betonu yalnızca bir yapı malzemesi olarak değil, mimarlıkla yeniden tanımlanabilecek bir ifade biçimi olarak görüyoruz. Betonun sadece sağlamlığı konuşuluyor ancak tasarımı ve doğru kullanımı da çok önemli. Bir malzemenin gerçek anlamda hayat bulması, o malzemenin bir vizyonla yorumlanmasına bağlıdır. Gençlerin malzemeyi tanımasını, ona dokunmasını, sınırları zorlamasını istiyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki; gençlerin yaratıcı bakışıyla birleştiğinde betonun sınırı kalmayacak.” Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Mesut Doğan ise yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Bu yapılan çalışmadan en kazançlı çıkan Gaziantep Üniversitesi oldu. Bizim kampüsümüz zaten bir sanat eseridir. Bu projede öğrencilerimiz yaratıcılıklarını ortaya koydular.…
CREAVIT’TEN YAZLIK EVLERE UYGUN KOMPAKT VE ŞIK ÇÖZÜMLER
Yaz aylarında sadeleşen yaşam tarzına eşlik eden tatil evleri, pratik ve estetik çözümlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Creavit, sınırlı alanlarda dahi maksimum konfor sağlayan kompakt tasarımlarıyla bu ihtiyaca güçlü bir yanıt veriyor. Creavit, küçük alanlarda bile işlevsellikten ödün vermeyen tasarımlarıyla yazlık evlerin banyo ihtiyaçlarına özel çözümler sunuyor. Bu çözümlerden biri olan Perra serisi, hem küçük hem de düzenli bir banyo planlamak isteyenler için ideal. Çekmeceli ve dolaplı farklı modül seçenekleriyle, havlu ve bakım ürünleri gibi temel ihtiyaçlara pratik depolama alanları yaratıyor. +25 cm’lik ek modül seçeneğiyle tezgâh altında alanı optimize ederken, Zeytuni, Tarçın, Ocean gibi doğadan ilham alan renkleriyle yazlık evlerin dingin atmosferine uyum sağlıyor. Farklı ayna formları ve çerçeve seçenekleriyle kişiselleştirilebilir bir görünüm de mümkün. Yazlık evlerde lavabo seçimi de çoğunlukla alan kısıtıyla şekilleniyor. Creavit tarafından bu alan kısıtlılığına çözüm olarak sunulan Deep serisine ait 45 cm genişliğindeki set üstü lavabo, sade ama etkili bir yol izliyor. Oval iç formu, suyun kolay tahliyesini sağlayarak temizlik rutinini hızlandırıyor; az yer kaplamasına rağmen konforlu bir kullanım alanı yaratıyor. Dar alanlara minimal bir şıklık katmak isteyenler için ideal. Hijyenin ön planda olduğu tatil evlerinde klozet seçimi de dikkat gerektiriyor. Elegant serisi, asma yapısı sayesinde yerden teması minimumda tutarken, Rim-Off teknolojisiyle su sıçramalarını önleyip kolay temizlik sağlıyor. Entegre taharet musluğu, klasik banyo alışkanlıklarını korumak isteyen kullanıcılar için ekstra konfor sunuyor. Berry, nil yeşili, mat antrasit gibi yedi farklı renk seçeneğiyle, yazlık evlerin ferah ve modern atmosferine uyum sağlayan Elegant serisi, küçük banyolarda bile şıklığı ve fonksiyonelliği bir arada sunuyor. Creavit, yenilikçi tasarımları ve kullanıcı odaklı ürünleriyle, yazlık evlerin ihtiyaçlarına yönelik ideal çözümleri sunmaya devam ederken, aynı zamanda yaz boyu devam edecek olan %50’ye varan indirimleriyle kullanıcılara büyük bir fırsat sunuyor. Yaz ruhuna eşlik eden Creavit ürünlerini keşfetmek için mağazaları, showroomları veya internet sitesini ziyaret edebilir, tatil evlerine uygun kompakt ve şık çözümler üretebilirsiniz. Creavit Hakkında: Yurt içinde ve yurtdışında 65’i aşkın ülkenin tüketicilerini seramik sağlık gereçleri, banyo mobilyaları, armatürler başta olmak üzere banyo ve ıslak mekan ihtiyaçlarına yönelik geniş ürün gamıyla buluşturan Creavit yaşamın her noktasında hayatı kolaylaştıran inovasyonu banyolara entegre ederek konfor alanlarını genişletiyor, banyo deneyimini daha keyifli hale getiriyor. 1960’lı yıllardan bu yana teknolojiyle desteklenen üstün üretim kabiliyeti, tasarım ve inovasyon gücü sayesinde hiç bitmeyen bir devinim içerisinde tüketicilerine en iyi kaliteyi sunma hedefiyle her geçen gün kendini yenileyerek geleceğe yürüyor. Creavit, 200 bin m²’lik kapalı üretim alanıyla sektöründe tek lokasyonda kurulu en büyük tesislerden birisi olan Gökçebey ve 80 bin m²’lik Devrek tesisleri gibi, uluslararası birçok organizasyon tarafından ödüllere layık görülen kusursuz ürünlerin yaratıldığı üretim merkezlerine sahip. Kurulduğu ilk günden bu yana çevresel bir bilinçle hareket eden Creavit atık ısıyı enerjiye dönüştüren ilk firma olarak, üretim tesislerinde başlattığı doğa hassasiyetini ürünlerine de yansıtıyor. Günlük yaşamda suyun en çok kullanıldığı ıslak mekanlar için üretim yapmanın bilinciyle hareket ederek, su israfını önleyecek ürünler geliştiren Creavit sürdürülebilir bir gelecek, temiz bir çevre ve yaşanabilir bir dünya için “Suyun Kıymetini Bil!” diyor. www.creavit.com.tr Daha fazla bilgi ve görsel malzeme için:
Hedef Portföy’ün yönettiği varlık büyüklüğü 100 milyar TL’yi aştı
Yeni nesil portföy yönetim şirketi Hedef Portföy, yönettiği toplam varlık büyüklüğünde önemli bir eşiği aştı. Şirket, 100 milyar TL’lik portföy büyüklüğüne ulaşarak sektördeki konumunu daha da güçlendirdi. 2012 yılında kurulan ve sermaye piyasalarının farklı alanlarında yatırımcılarla buluşturduğu ürünlerle dikkat çeken Hedef Portföy, bir yıldan kısa bir sürede portföy büyüklüğünde %100’ü aşan bir artış kaydetti. Bu hızlı büyüme, şirketin yatırımcı güvenini kazanmış stratejik ürün çeşitliliği ve dinamik yönetim yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. Bugün itibarıyla Hedef Portföy’ün yönetiminde 50 Menkul Kıymet Yatırım Fonu, 22 Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, 5 Gayrimenkul Yatırım Fonu ve 3 Proje Gayrimenkul Yatırım Fonu bulunuyor. Arbitraj alanındaki uzmanlığıyla öne çıkan Hedef Portföy, Türkiye’nin en büyük arbitraj merkezi konumunda yer alıyor. Şirket, portföyünde bulunan 7 hisse yoğun ve 1 serbest arbitraj fonuyla yatırımcılara farklı piyasa koşullarında sürdürülebilir getiri fırsatları sunuyor. Fon çeşitliliği ve sürdürülebilir büyüme odağıyla sektörde öne çıkan şirket, 2025 yıl sonuna kadar yeni fonları yatırımcılarla buluşturmayı ve yönettiği portföy büyüklüğünü daha da artırmayı hedefliyor. “Yeni yatırım araçlarıyla daha geniş bir yatırımcı kitlesine ulaşmayı amaçlıyoruz” Yönetilen varlık büyüklüğündeki artışa ilişkin açıklamalarda bulunan Hedef Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Namık Kemal Gökalp, şu ifadeleri kullandı: “Hedef Portföy olarak sermaye piyasalarının derinleşmesine katkı sağlarken, yatırımcılara sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler sunmaya devam ediyoruz. 100 milyar TL’lik portföy büyüklüğünü aşmak bizim için sadece bir kilometre taşı değil; aynı zamanda yatırımcı güveninin ve güçlü bir vizyonun doğal bir sonucu. 2025 yıl sonuna doğru bu ivmeyi daha da artırarak, yeni yatırım araçlarıyla daha geniş bir yatırımcı kitlesine ulaşmayı amaçlıyoruz. Öte yandan teknoloji ve dijitalleşme yatırımlarımız da hız kesmeden devam ediyor. Çok yakında mobil uygulama üzerinden görüntülü hesap açma özelliğiyle, sektörde bu uygulamayı hayata geçiren ilk portföy yönetim şirketi olacağız.”
Yemeksepeti ve Yemeksepeti Pay’de Yeni Direktör Atamaları
Yemeksepeti, iki yeni direktör atamasıyla stratejik kadrolarını güçlendirdi. Bu kapsamda Cengiz Yıldız, Yemeksepeti’nin fintek iştiraki olan Yemeksepeti Pay’de Financial Affairs Director (Mali İşler Direktörü) görevine getirilirken, Aygün Kılınç Sucuoğlu ise Yemeksepeti bünyesinde Finance Insights Director (Finansal Planlama ve Analiz Direktörü) pozisyonuna atandı. Türkiye’nin En Sevilen Online Yemek Sipariş Markası* Yemeksepeti, ana operasyonlarındaki finansal analiz yetkinliğini artırmak ve fintek alanındaki finansal süreçlerini daha da güçlendirmek amacıyla iki yeni direktör ataması gerçekleştirdi. Şirket içinden yapılan bu terfiler, Yemeksepeti’nin çalışanlarının gelişimine ve kariyer yollarına verdiği önemi vurguluyor. Cengiz Yıldız, Yemeksepeti Pay Finans Direktörü 2021 yılında Yemeksepeti’ne katılan ve son olarak Yemeksepeti Pay’de Mali İşler Direktörü görevine atanan Cengiz Yıldız, şirkette daha önce Muhasebe, Vergi ve Bütçe & Raporlama Kıdemli Müdürü olarak görev yaptı. Yeni rolünde vergi, muhasebe, hazine, finansal operasyonlar, bütçeleme ve raporlama fonksiyonlarından sorumlu ekibe liderlik eden Yıldız, görevi kapsamında, GIB,TCMB, MASAK gibi kurumlarla olan ilişkileri ve mevzuata uyum süreçlerini yönetiyor. Kariyerine 2009’da başlayan Yıldız, Yemeksepeti’ne katılmadan önce KPMG Türkiye ve Mazars gibi önemli denetim ve danışmanlık firmalarında 11 yılı aşkın deneyim kazandı. Anadolu Üniversitesi İşletme bölümü mezunu olan Yıldız, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (CPA) unvanına sahip. Aygün Kılınç Sucuoğlu, Finansal Planlama ve Analiz Direktörü Yemeksepeti’ndeki kariyerine Ocak 2016’da Bütçe ve Raporlama Uzmanı olarak başlayan Kılınç, sırasıyla Finans Yöneticisi, Finans Müdürü ve Kıdemli Finans Müdürü olarak görev aldı. Aygün Kılınç Sucuoğlu yeni görevinde finansal kontrol, finansal tahminleme, bütçeleme ve performans analizi süreçlerine liderlik ediyor ve iş birimlerine finansal bir bakış açısıyla stratejik planlama desteği sağlıyor. Kılınç, daha önce şirket satın alma ve bölünme operasyonlarında deneyim kazandı. IFRS ve KGK mevzuatına uygun finansal raporlama, bağımsız denetim süreçleri ve bütçe planlama, finansal analiz alanlarında liderlik üstlendi. Akdeniz Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra Almanya’daki Technische Hochschule Nürnberg’de Uluslararası Finans ve Ekonomi alanında yüksek lisans yapmış olan Aygün Kılınç Sucuoğlu, kariyerinin önceki dönemlerinde Adidas ve Viessman gibi şirketlerin Almanya ofislerinde de görev aldı. Kılınç, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (CPA) ünvanına sahip. *** *Kullanıcı dostu platformu, geniş restoran ağı ve üstün kullanıcı hizmetleriyle Yemeksepeti, MediaCat ve Ipsos tarafından yapılan araştırma sonucunda, “Türkiye’nin En Sevilen Markaları 2024” araştırmasında “Online Yemek Siparişi” kategorisinde Türkiye’nin en sevdiği marka seçildi. Yemeksepeti hakkında 2001 yılında Türkiye’nin ilk online yemek siparişi sitesi olarak kurulan hızlı ticaret platformu Yemeksepeti, bugün 81 il ve KKTC’de 30 milyonu aşkın aktif kullanıcısına; 45 bin aktif iş ortağı kurye, 100 bin iş ortağı restoran ve Yemeksepeti Mahalle esnafının yanı sıra yüzlerce Yemeksepeti Market noktasıyla hizmet veriyor. Dünyanın önde gelen online yemek siparişi platformu Delivery Hero’nun bir parçası olan Yemeksepeti, sektör trendleri ve kullanıcı beklentileri doğrultusunda hizmet yelpazesini sürekli genişleterek ve kendini yenileyerek hızlı ticaret sektöründeki öncü konumunu koruyor.
Burçlar kuşağında yer alan Aslan, Ariş Pırlanta’nın Topaz Koleksiyonu’nun farklı tasarımlarında hayat buluyor.
Astrolojinin ağustos ayındaki aktörü Aslan Burcu ve uğurlu taşı ise Topaz. Ariş Pırlanta’nın topaz taşından tasarlanan takıları, yıldızınızın mistik güçlerini yaşamınıza taşıyor. Özelliklerini taşıdığınız burcunuzun uğurlu taşının mücevhere dönüştüğü Ariş Topaz Koleksiyonu, gökyüzündeki yıldızınızın pozitif güçlerini hayatınıza getiriyor. Aslan Burcu insanları, kendilerine güvenen, cesur ve doğal liderler olarak bilinirler. Özgüven, cömertlik, liderlik ve yaratıcılık ruhlarında vardır. Aslan burcunun doğal taşı olan topaz, sadece estetik amaçlarla değil, aynı zamanda ruhsal ve enerjik dengeyi sağlamak için de önemli bir rol oynar. Bu taş, Aslan burcunun liderlik yeteneklerini güçlendirirken, onun çevresindeki insanlarla daha dengeli ilişkiler kurmasına yardımcı olur. Ariş Pırlanta Koleksiyonunda yer alan Topaz taşlardan tasarlanan mücevherler Aslan burcunun güçlü yönlerini öne çıkarırken, aynı zamanda içsel huzuru bulmasına katkıda bulunur. Ariş Pırlanta’nın “Gerçek kalite doğru fiyat” anlayışıyla, onlarca şık tasarımdan oluşan Ariş Topaz Koleksiyonu modelleri ile tüm ürünleri, www.arispirlanta.com ve Ariş mağazalarında sizleri bekliyor. Ariş’in tüm koleksiyonlarını ve sürprizlerini facebook (Ariş Pırlanta Sanatı) ve twitter (ArisPirlanta) sayfalarından da takip edebilirsiniz. Not: Ürün fiyatları görsel dosya isimlerinde yer almaktadır. Bilgi için: Amazon İletişim ve Etkinlik Hizmetleri Gülçin Yeşilyurt / gsm: 0531 620 89 30 email: gulcin@amazoniletisim.com.tr Ariş Pırlanta hakkında Aşkla, sanatla, ustalıkla… 119 yıllık geçmişiyle mücevher sektörünün köklü ve öncü markası Ariş ustalığı, tasarım gücü ve kalitesi ile fark yaratıyor. Müşteri memnuniyetini daima ön planda tutarak, en kaliteli mücevheri, en doğru fiyatla sunan Ariş, özel günlere, mutlu anlara pırlanta ışıltısı ile eşlik ediyor. Dört nesildir pırlantanın sonsuz ışığından aldığı ilhamı aşkla, sanatla, ustalıkla birleştirerek her birinde farklı bir hikâye saklı tasarımlar üreten Ariş, altın; pırlantalı, elmaslı, incili ve renkli taşlı; yüzükler, kolyeler, küpeler, bileklikler ve aksesuarlardan oluşan çok geniş bir ürün yelpazesine sahip. Yaratıcı ve yenilikçi özelliklere sahip, aynı zamanda kişiye özel üretimi de yapılabilen 16 tane özel tasarım koleksiyonu bulunmaktadır. Temaları ve hikayeleri olan bu koleksiyonların önemli bir kısmı patentli olup dünyada da bir ilk. Bilgi notu: Ariş Pırlanta, birçok ilke imza atarak sektöre yön vermiştir. Bu ilklerden bazıları: • İlk fiyat deklarasyonlu katalog ve basılı tanıtım materyalleri oluşturan marka • Yurtdışındaki mücevher fuarında montür konusunda Türkiye’yi temsil eden ilk firma • İlk mücevher defilesi (Sabancı Atlı Köşk) düzenleyen marka • İlk kişiye özel ve inovatif koleksiyonlar (Parmak İzi, Yaprak Koleksiyonları, Saç telinin ve dişin kullanıldığı Sachi ve Dishi koleksiyonları) sunan mücevher markası • Pırlantalı mücevheri garantili ve sertifikalı olarak satışa sunan ve 5C kuralını uygulamaya sokan ilk marka • Türkiye’yi pırlantanın üstün beyazı olarak bilinen D color ile tanıştıran ilk marka
İstanbul’da Küresel Buluşma : Çevre Politikaları Öncüsü Ashish Kothari Next Economies 25 İstanbul’da!
Türetim Ekonomisi Derneği ve Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi (CESD) tarafından düzenlenen Next Economies Summit 2025, 12-14 Eylül 2025 tarihlerinde İstanbul Kadir Has Üniversitesi’nde gerçekleşecek. Sürdürülebilir ve adil ekonomilere geçişi hızlandırmayı hedefleyen, küresel ölçekte liderleri, politika yapıcıları,aktivist ve yatırımcıları bir araya getirecek zirvenin ana konuşmacılarından biri de çevre politikaları konusunun öncü isimlerinden Ashish Kothari olacak. Ashish Kothari: Çevre Politikalarında Öncü ve Küresel Alternatiflerin Savunucusu Ashish Kothari, Hindu College ve Delhi School of Economics’te sosyoloji alanında eğitim aldı. Hindistan’ın önde gelen çevre örgütlerinden Kalpavriksh’un kurucularından biri olan Kothari, çevre ve kalkınma politikalarının şekillendirilmesinde etkin rol üstlendi. Ulusal Yaban Hayatı Eylem Planı ve Biyolojik Çeşitlilik Yasası gibi önemli mevzuatların hazırlanmasına katkıda bulundu, ayrıca Indian Institute of Public Administration’da öğretim üyeliği yaptı… 2012 yılında Aseem Shrivastava ile birlikte yazdığı Churning the Earth: The Making of Global India kitabıyla küresel kalkınma modellerinin sosyal ve çevresel etkilerini derinlemesine ele aldı. 2017’de editörlüğünü üstlendiği Alternative Futures: India Unshackled adlı eserle sürdürülebilir ve adil alternatif gelecek vizyonlarını tartışmaya açtı. 2019’da ise küresel alternatif hareketleri bir araya getiren Global Tapestry of Alternatives girişimini başlattı. Next Economies Summit 2025’te Ashish Kothari Neler Anlatacak? Next Economies Summit 2025’te Kothari, büyüme odaklı kalkınma modellerinin sınırlarını ve yerel topluluk temelli sürdürülebilir ekonomik sistemlerin potansiyelini ele alacak. “Churning the Earth” kitabına dayanan özel bir belgesel gösterimi ve ardından yapacağı konuşmada, sürdürülebilirlik ve adalet ekseninde yeni ekonomi modellerine dair kapsamlı bir perspektif sunacak. Yeni dünya düzeninde nasıl bir ekonomiye ihtiyaç duyulacağının tartışılacağı Next Economies Summit 2025’e Şimdi Kayıt Olun!.. Next Economies Summit 2025 hakkında güncel bilgilere ulaşmak ve etkinliğe kaydolmak için nexteconomies.net adresini ziyaret edebilirsiniz. Tarih: 12-14 Eylül 2025 Yer: Kadir Has Üniversitesi, İstanbul Kayıt ve Detaylar: https://nexteconomies.net Türetim Ekonomisi Nedir? Doğaya ve topluma minimum negatif veya olabildiğince pozitif etki eden, onarıcı yani canlandırıcı makro ölçekli döngüsel bir ekonomidir. Türetim Ekonomisi Derneği Hakkında Türetim Ekonomisi Derneği Aralık 2015’te, ekolojik ve adil iş modellerinin toplumsal yararlarıyla ilgili bilinç yaratmak; araştırmalar yürütmek ve toplumu türetim ekonomisinin çevre ve sürdürülebilir bir toplum inşası üzerindeki olumlu etkileri hakkında bilgilendirmek için kurulmuştur. Araştırma, proje, sosyal ve ekonomik analizler yapar, türeticiler ile üreticileri bir araya getirir ve topluluklar kurar. Böylece insanın doğayla ve kendisiyle uyum içerisinde “Türetim Ekonomisi”ni oluşturmayı amaçlar. EN Global Gathering in Istanbul: Ashish Kothari at Next Economies Next Economies Summit 2025, organized by the Prosumer Economy Society and the Energy and Sustainable Development Center (CESD) of Kadir Has University, will take place from September 12 to 14, 2025, at Kadir Has University in Istanbul. This summit, aimed at accelerating the transition to sustainable and fair economies, will bring together global leaders, policymakers, and investors. One of the keynote speakers will be Ashish Kothari, a prominent figure in civil society. Ashish Kothari: Pioneer in Environmental Policies and Advocate for Global Alternatives Ashish Kothari studied Sociology at Hindu College and Delhi School of Economics. He is one of the founders of Kalpavriksh, a leading environmental NGO in India, and has played an active role in shaping environmental and development policies. He contributed to the drafting of key legislations such as the National Wildlife Action Plan and the Biological Diversity Act, and has served as a faculty member at the Indian Institute of Public Administration. In 2012, together with Aseem…
Aksigorta, Qorus Innovation in Insurance Awards 2025’te Silver Ödülün Sahibi Oldu!
Aksigorta, bu yıl 10. kez düzenlenen ve sigorta sektöründe küresel ölçekte en yaratıcı ve etkili projelerin ödüllendirildiği Qorus Innovation in Insurance Awards 2025’te, Yapay Zekâ Destekli Dava Tahminleme Projesi ile “Operasyonel Verimlilik” kategorisinde Silver Ödül’ün sahibi oldu. Yapay zekâ altyapısıyla geliştirilen Dava Tahminleme Projesi, sigorta sektöründe dijital dönüşüm ve veri odaklı karar alma süreçlerine önemli bir katkı sunuyor. Hasar dosyalarının dava sürecine dönüşme olasılığını önceden analiz eden bu yenilikçi sistem sayesinde, riskli dosyalar erkenden tespit edilerek daha hızlı ve isabetli aksiyonlar alınabiliyor. Böylece hem iş gücü daha stratejik alanlara yönlendiriliyor hem de operasyonel maliyetler etkin bir şekilde kontrol altına alınıyor. Dava Tahminleme Projesi, sektörde proaktif risk yönetimi anlayışını güçlendiren ve teknolojik yatırımların somut faydalarını ortaya koyan başarılı bir örnek olarak dikkat çekiyor. Toplam 49 ülkeden 146 kurum ve 272 başvurunun değerlendirildiği yarışmada, dünyanın en büyük finans kuruluşlarından yeni girişimlere kadar geniş yelpazede birçok firma yer aldı. Kazanan projeler; sektör profesyonelleri ile uluslararası finans otoritelerinden oluşan seçkin bir jüri tarafından özgünlük, etki, evrensellik ve sunum kalitesi kriterlerine göre belirlendi. Bu önemli ödül, Aksigorta’nın teknolojiye ve inovasyona verdiği önemin ve yatırımın uluslararası alanda takdir gördüğünü gözler önüne seriyor. Aksigorta Hakkında: 1960 yılından bu yana müşteri odaklı ve yenilikçi yaklaşımıyla Türkiye sigortacılık sektörünün gelişimine öncülük eden Aksigorta, bugün 10 bölge müdürlüğü, yaklaşık 1.000 çalışanı, 3.600’ün üzerinde bağımsız acentesi, 693 Akbank şubesi, 146 broker ve 6 bine yakın anlaşmalı kurumu ile sigortalılarına ‘bambaşka’ bir sigortacılık deneyimi sunuyor. Sürdürülebilir bir yaşam için yeni nesil çözümler sunarak değerli olanı koruma amacıyla hareket eden Aksigorta, elementer branşlardaki geniş ürün ve hizmet yelpazesiyle müşterilerinin hayat boyu risk yoldaşı olmayı sürdürüyor. Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) kriterlerini iş stratejisinin merkezine alarak sürdürülebilir bir geleceği destekleyen Aksigorta, aynı zamanda teknoloji ve dijitalleşme yatırımlarıyla sigortacılığı daha erişilebilir, yalın ve hızlı hale getiriyor. Ana hissedarları %36 oranla H.Ö. Sabancı Holding ve %36 oranla Ageas Insurance International N.V. olan şirket, Borsa İstanbul’da AKGRT sembolüyle işlem görüyor.
Cildinizi güneş ışınlarından koruyorsunuz, peki ya saçlarınız?
Saçlara yazın ekstra bakım gerek! Cildinizi güneş ışınlarından koruyorsunuz, peki ya saçlarınız? Güneş ışınları ruh halimiz ve D vitamini seviyelerimiz için harikalar yaratabilir, ancak saçlarımıza zarar verebilir. Güneşin altında yaz tatillerimizin tadını çıkarırken, bazen saçlarımız evde kalmayı dileyebilir. Saçınızı yaz hasarından onarmak için sezonun bitmesini beklemeyin. Güneş hasarı saçlarınızı kuru, kırılgan, rengi solmuş ve cansız bıraktı ise Arkopharma Forcapil serisi, kopan bağları onarır, bu da daha sağlıklı görünen saçlara sahip olacağınız anlamına gelir. SPF kremi sürmek cildinizi nemli tutmuş olabilir, ancak saçlarınız için durum farklı. Denizde ıslanmış, havuzda yüzmüş saçlar güneş sonrası hasar kontrolüne ihtiyaç duyar ve bu sezonun en iyi onarıcı saç bakımı Forcapil, onarmaya kökten başlıyor. Kurumuş saçları hayata döndürmek için Forcapil Şampuan, krem, sprey ve ihtiyaca göre Elixir damladan destek almalısınız. Yıllardır güneş ışınlarının zararlı etkilerine karşı savaşan Forcapil, doğal keratin üretimine yardımcı olur ve saç köklerini canlandırmak için çalışır. Gençlerde de çok yoğun saç dökülmesi var! Saç konusunda dünyada uzman markalardan biri olan Forcapil, gençlerde de yaygın görülmeye başlayan saç dökülmesini, kireçli sulara, doğru beslenmemeye, strese ve güneşe bağlıyor. Yazın ister tatilde ister evde olun, neme susamış saç tellerinizi yatıştırmak için güçlendirici şampuan yapın ve durulama sonrası saç derisine Forcapil Anti Chute Sprey sıkarak masaj yapın. Islak saçı taramaktan kaçının. Bu, saç kütiküllerine zarar verebilir veya saçınızın elastikiyetini kırılma noktasına kadar uzatabilir. Bunun yerine, geniş dişli bir tarakla nazikçe açın ve fazla suyu yumuşak bir havluyla sıkın. Eğer saçınızda “Erkek tipi” saç dökülmesi varsa5 farklı bitki özünü (Bambu, Isırgan Otu, Darı, Ginkgo, At Kuyruğu), Amino asit, B5, B6 Vitaminleri, Biotin, Çinko ve Kafein ile birleştiren Forcapil Elixir’i hayatınıza katmalısınız. Saç dökülmesini yavaşlatan, içeriğindeki kafein sayesinde kan dolaşımını uyararak saç köklerine besin ve oksijen sağlayan ürün, günde 5 damla ile saç büyümesini ve yoğunluğunu destekliyor. Hem ıslak hem kuru saça uygulanabilen Forcapil Sprey ve Elixir ürünlerinin içindeki çinko, ısırgan otu ve atkuyruğu saç köklerindeki sebum oluşumunu da dengeliyor. Fitoterapi konusunda 45 yılı aşkın süredir Avrupa’nın en önemli markalarından biri olan Arkopharma’nın saç sağlığı için geliştirdiği Forcapil serisi içinde, saçları beslemek için gerekli vitamin, mineral ve aminoasitlerin yanında saçları hem içeriden, hem dışarıdan destekleyen önemli bitki ekstreleri bir arada bulunuyor.
Watsons, WBUS ile Yaz Coşkusuna Ortak Oluyor!
Türkiye’deki 20. yılını kutlayan Watsons Türkiye, “Yirmiyiz, Birlikte Sahillerde Çok İyiyiz!” sloganıyla unutulmaz bir yaz yolculuğuna çıkıyor. Watsons’ın renkli ve eğlenceli dünyasını alışılmışın dışında lokasyonlara taşıyan WBUS, 26 Temmuz’a kadar Türkiye’nin favori sahillerinde güzellik, bakım, müzik ve eğlenceyi bir araya getiriyor. 20. yılını müşterileri ve iş ortaklarıyla birlikte kutlayan Watsons Türkiye, her güne farklı bir güzellik ve kişisel bakım markasının eşlik ettiği WBUS ile güzelliği eğlenceyle buluşturuyor. Yazın favori lokasyonlarında güzellik tutkunlarıyla buluşan WBUS, dj performansları, interaktif oyunlar, deneyim alanları ve lezzetli ikramlarla her yaştan ziyaretçisine keyifli bir yaz festivali atmosferi yaşatıyor. WBUS Summer Roadshow, Kore Rüzgarıyla Başladı! Watsons’ın en sevilen kategorilerinden olan K-Beauty konseptiyle başlayan roadshow’un ilk durağı Bodrum Turgutreis Marina oldu. 20’den fazla Kore markasını Türk tüketicilerle buluşturan Watsons; Pure Beauty, Frudia, Haruharu Wonder, Cosrx, SNP, Axis-Y, Banila Co ve Collagen by Watsons olmak üzere Kore’nin sevilen 8 markasını Bodrum’da tatilcilerle bir araya getirdi. Katılımcıların eğlenceli oyunlar oynayarak orijinal boy ürün kazanma şansı yakaladığı WBUS, 26 Temmuz’a kadar sahillerde enerjiyi yükseltecek. Güzellik ve eğlencenin adresi WBUS’un bir sonraki durağını kaçırmamak için takvimi takip etmeyi unutmayın! Tarih Lokasyon Marka 7 Temmuz Pazartesi Bodrum – Turgutreis Marina K-Beauty 8 Temmuz Salı Bodrum – Turgutreis Marina Sensodyne 9 Temmuz Çarşamba Bodrum – Turgutreis Marina Rexona 11 Temmuz Cuma Bodrum – Milta Marina Urban Care 12 Temmuz Cumartesi Bodrum – Milta Marina Kotex 13 Temmuz Pazar Bodrum – Milta Marina Axe 14 Temmuz Pazartesi Bodrum – Turgutreis Marina Colgate & Palmolive 15 Temmuz Salı Bodrum – Turgutreis Marina Duaderm 16 Temmuz Çarşamba Bodrum – Turgutreis Marina Old Spice 17 Temmuz Perşembe Alaçatı Duaderm 18 Temmuz Cuma Alaçatı NYX 19 Temmuz Cumartesi Alaçatı L’Oréal Paris 20 Temmuz Pazar Çeşme Elidor 21 Temmuz Pazartesi Çeşme Pantene 22 Temmuz Salı Alaçatı Gillette Venus 25 Temmuz Cuma Çeşme Morfose 26 Temmuz Cumartesi Çeşme Nivea Websitemiz ve Sosyal Medya Hesaplarımız İçin: AS Watson Group Hakkında 1841 yılında kurulan AS Watson Group, kökleri Asya’ya dayanan dünyanın en köklü ve en tanınmış perakende şirketlerinden biridir. Bugün şirket, 30 pazarda 12 perakende markasıyla 17.000’den fazla mağaza işletmekte ve dünya çapında 130.000 kişiyi istihdam etmektedir. Bu da AS Watson Group’u dünyanın en büyük uluslararası sağlık ve güzellik perakendecisi yapmaktadır. AS Watson Group, 2024 mali yılında 24 milyar ABD dolarının üzerinde gelir kaydetmiştir. Şirketin teknoloji destekli O+O (Offline ve Online) platformları, fiziksel ve dijital perakende deneyimlerini sorunsuz bir şekilde entegre ederek yılda 6 milyardan fazla müşteriye hizmet vermektedir. AS Watson Group aynı zamanda 50’den fazla ülkede limanlar ve ilgili hizmetler, perakende, altyapı ve telekomünikasyon olmak üzere dört temel işletmeye sahip olan dünyaca ünlü çok uluslu holding CK Hutchison Holdings Limited’in bir üyesidir. Daha fazla bilgi için lütfen www.aswatson.com/our-company/o-and-o-strategy/ adresini ziyaret edin. Watsons Hakkında Watsons, şu anda 16 Asya, Avrupa ve Orta Doğu pazarında 8.000 mağaza ve 1.500’den fazla eczane işleten Asya’nın önde gelen O+O (Offline ve Online) sağlık ve güzellik perakendecisidir. Watsons, pazar lideri ürün yelpazesinin yanı sıra sağlık, güzellik ve kişisel bakım alanlarında kişiselleştirilmiş tavsiye ve danışmanlık sunarak müşterilerinin her gün “İYİ GÖRÜNMESİNİ, İYİ OLANI YAPMASINI ve HARİKA HİSSETMESİNİ” sağlayan Asya’nın *1 numaralı Kişisel Bakım ve Güzellik perakendecisi olarak adlandırılmaktadır. Watsons, AS Watson Group’un amiral gemisi sağlık ve güzellik markasıdır. *Campaign Asya-Pasifik’in 6 Asya ülkesinde 10.000 katılımcıyla…
TIME DERGİSİ, BEKO’YU DÜNYANIN EN SÜRDÜRÜLEBİLİR 20 ŞİRKETİNDEN BİRİ SEÇTİ
Ev teknolojileri sektörünün lider şirketi Beko, sürdürülebilirlik alanındaki başarılarıyla dünyanın saygın endekslerinde üst sıralarda yer almaya devam ediyor. TIME dergisinin bu yıl ikincisini yayımladığı ve 5 bin 700’den fazla şirketi değerlendirip, 500 şirketi sıraladığı “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesinde Beko, 17’nci olma başarısını gösterdi. Bu sonuçla üst üste ikinci kez sektöründe de lider olurken, Türkiye’den listeye giren şirketler arasında zirvede yer aldı. Beko CEO’su Hakan Bulgurlu, “Binlerce şirketin değerlendirildiği ve titizlikle hazırlanmış böylesine prestijli bir endekste yükselmek ve sektörümüzde liderliği korumak, doğru yolda olduğumuzun en güçlü göstergeleri arasında yer alıyor. Beko olarak sektörümüzü hızla karbonsuzlaştırmayı en büyük sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Sürdürülebilirliği iş modelimizin merkezinde konumluyor, tüm değer zincirimizi bu yaklaşımla kurguluyoruz. TIME ve Statista tarafından bu çabanın yeniden takdir edilmesi, sadece sürdürülebilirlik yaklaşımımızın değil, iş yapış biçimimizin, değerlerimizin ve vizyonumuzun da küresel ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor” dedi. ‘Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın’ vizyonuyla sektöründe sürdürülebilirlik alanındaki dönüşüme öncülük eden Beko, çalışmalarıyla uluslararası kuruluşlardan takdir görmeye devam ediyor. Dünyanın en köklü yayınlarından TIME dergisinin önde gelen istatistik kuruluşu Statista iş birliğinde ikincisini yayımladığı “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesinde bu yıl 500 şirket arasında 44’üncü sıradan 17’nci sıraya yükselen Beko, endekste bu yıl da sektörünün lideri oldu ve Türkiye’den listeye giren şirketler arasında zirvede yer aldı. TIME dergisi ve Statista’nın “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri 2025” listesi 35 ülkeden 5 bin 700’ü aşkın şirketin karbon emisyonu, sürdürülebilirlik hedef ve girişimlerine bağlılık, iş güvenliği, çalışan bağlılığı ve uluslararası raporlama standartlarına uyum gibi sürdürülebilirlik yönetimi ve şeffaflığına ilişkin 20’den fazla temel performans göstergesine göre değerlendirilmesiyle oluşturuldu. Endeks, sürdürülebilir bir gelecek için çalışmalarıyla fark yaratan ilk 500 şirketi Karbon Saydamlık Projesi (CDP) puanları, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) onaylı yakın ve uzun vadeli hedefleri, Dow Jones Sürdürülebilirlik Endeksi ve Bloomberg Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Endeksi (GEI) sıralamaları ile Küresel Raporlama Girişimi (GRI), Sürdürülebilirlik Muhasebesi Standartları Kurulu (SASB) ve İklimle İlgili Finansal Açıklamalar Görev Gücü (TCFD) standartlarına uyum gibi göstergeleri de göz önüne alarak sıralıyor. Beko CEO’su Hakan Bulgurlu: “Çevreye duyarlı ve insan odaklı bir geleceği bugünden inşa etmek için çalışmaya devam edeceğiz” Beko’nun gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle, faaliyet gösterdiği her coğrafyada çevresel ve toplumsal fayda yaratmayı amaçladığını vurgulayan Beko CEO’su Hakan Bulgurlu, “İklim krizinin etkilerini her geçen gün daha net ve daha yıkıcı bir şekilde hissediyoruz. 2024’te ilk kez bir takvim yılı boyunca 1,5°C eşiği aşılırken, bilim insanları 2025 için de sıcaklık rekorlarının devam edeceği uyarılarında bulunuyor. Bu durum, iklim krizinin artık geleceğe dair bir risk değil, bugün yönetilmesi gereken bir gerçeklik olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Beko olarak sektörümüzü hızla karbonsuzlaştırmayı en büyük sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Sürdürülebilirliği iş modelimizin merkezinde konumluyor, tüm değer zincirimizi bu yaklaşımla kurguluyoruz. Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) tarafından onaylanan yakın vadeli hedeflerimiz ve net sıfır yol haritamız doğrultusunda; yenilenebilir enerji yatırımlarımıza hız veriyor, üretim süreçlerimizde dijitalleşme ve verimlilik odaklı projelerle çevresel etkilerimizi azaltıyoruz. Döngüsel ekonomi prensiplerini ürün tasarımına entegre ediyor, geri dönüştürülmüş malzemelerle kaynak kullanımını daha verimli hale getiriyoruz.” diye konuştu. Hakan Bulgurlu sözlerine şöyle devam etti: “Avrupa’nın en büyük beyaz eşya üreticisi olarak, düşük karbonlu üretim modellerimiz ve sürdürülebilir teknolojilerimizle yalnızca sektörümüzde değil, faaliyet gösterdiğimiz ülkelerde sanayinin dönüşümüne de öncülük ediyoruz. Binlerce şirketin değerlendirildiği ve titizlikle hazırlanmış böylesine prestijli bir endekste yükselmek ve sektörümüzde liderliği korumak, doğru yolda olduğumuzun en güçlü göstergeleri arasında yer…
Samsung One UI 8 Beta programının ilk sürümünü yeni Galaxy katlanabilir cihazlara dağıtacak
Beta programıyla erken erişime açılacak olan One UI 8, farklı Samsung Galaxy cihaz tasarımlarına özel olarak geliştirilen gerçek çok modlu yapay zekâ kullanımlarına imkân tanıyacak ve Samsung’da yeni bir yazılım zekâsı çağını başlatacak. Samsung’un entegre yazılım platformu One UI, Galaxy cihazların günlük rutinleri kolaylaştırmasına, üretkenliği ve kullanım rahatlığını artırmasına yardımcı olmak için geliştiriliyor. Samsung ile Google iş birliği sayesinde, One UI 8 bu yaz Samsung’un yeni katlanabilir cihazlarında kullanıma sunulacak. Kademeli olarak daha fazla Galaxy cihazına da yayılacak olan sürüm, kullanıcılara Android’in en yeni sürümüyle zenginleştirilmiş ve daha kişiselleştirilmiş mobil deneyimler yaşatacak. Açık iletişim anlayışıyla süren iş birliği sayesinde Samsung ve Google, kendi tasarım sistemlerini ve gerçek zamanlı geri bildirimlerini birbirleriyle aktif olarak paylaştı. Bu da One UI 8’in Android 16’yı kullanan ilk UI platformlarından biri haline getiren yazılım geliştirme sürecini hızlandı. One UI 8’in ilk yükseltmeleri yeni katlanabilir cihazlara sunulurken, önemli kullanıcı arayüzü ve yapay zekâ güncellemeleriyle Samsung’un yazılım evriminde yeni bir dönem başlayacak. Etkileyici ve doğal etkileşimler için kişiselleştirilmiş yapay zekâ One UI 8’in resmi lansmanıyla, Samsung’da ilk kez Galaxy S25 serisinde yer alan yapay zekâ özellikleri daha da geliştirilerek günlük yaşamı daha akıllı ve daha kolay hale getirecek olan yapay zekâ deneyimleri sunulacak. Bunları hayata geçirecek üç ana faktör arasında, çok modlu yetenekler, farklı cihaz tasarımlarına göre uyarlanmış kullanıcı deneyimleri ile kişiselleştirilmiş ve proaktif öneriler yer alıyor. Akıllı çok modlu özelliği, o anda neye baktığınızı veya ne izlediğinizi anlayabilen yapay zekâ sayesinde doğal ve kesintisiz iletişim kurmanızı sağlayacak. Günlük üretkenliğini ve verimliliği artırmak üzere güncellenen kullanıcı deneyimi, Galaxy ürün portföyündeki cihazların etkileyici tasarımına göre optimize edildi. Now Bar ve Now Brief gibi özellikler ise özenle seçilmiş yapay zekâ bilgileriyle görevlerin takip edilmesi ve günlük rutinlerin desteklenmesi için daha da kişiselleştirilmiş bilgiler ve öneriler sunacak. Yeni akıllı ve kişiselleştirilmiş yapay zekâ deneyimleri uzun çalışmalar sonucunda verileri koruyan güçlü güvenlik yetenekleri sayesinde geliştirildi. Samsung Knox Vault, hassas verileri diğer kullanıcı verilerinden izole etmek için atanmış bir güvenlik işlemcisi ile güvenli belleği birleştiriyor. Bu sayede, hiç kimse kişisel bilgilere fiziksel olarak veya uzaktan erişemiyor. Galaxy AI deneyimlerinin çoğu, yapay zekâyı hem cihazda hem de bulutta çalıştırıyor. Bu nedenle One UI 8, verileri yalnızca cihazda tutamak için seçebileceğiniz ayarlar da sunuyor. Şeffaf çalışan ve kullanıcı tercihlerini ön planda tutan One UI 8, gizliliği tehlikeye atmadan kişiselleştirilmiş yapay zeka deneyimleri yaşatmaya hazırlanıyor. Geliştirilmiş Günlük Kullanım One UI 8, yalnızca yapay zekâ deneyimleri sunmakla kalmayıp aynı zamanda mobil cihazlarla günlük yaşamı daha sorunsuz hale getirmek için tasarlanan kullanışlı ve sezgisel araçlar da içerecek. Bluetooth LE Audio tabanlı ses yayın teknolojisi Auracast, QR kodu tarama ve paylaşma yoluyla kolay ses bağlantıları kurmayı destekleyecek. Bu özellik, Galaxy Buds3 serisi kulaklıklar ve işitme cihazları gibi birden fazla Auracast cihazının, karmaşık kurulumlar gerektirmeden, paylaşılan bir ses akışına katılmasını sağlayacak. Ayrıca, Samsung Account ile doğrudan erişilebilen QR ve NFC desteği sayesinde, onarım merkezlerindeki müşteri desteği de hızlanacak ve daha da kolaylaşacak. Artık, kayıt formları doldurmaya gerek kalmadan QR veya NFC ile kaydolmak mümkün olacak; bekleme süreleri azalırken servis talepleri kolaylaşacak. Reminder uygulaması, daha kullanışlı ve sezgisel özellikleriyle kullanıcıların seyahatlerini destekleyecek. Örneğin, New York seyahati planlanırken, uygulamayı açar açmaz tüm hatırlatıcıları tek bir yerden yönetebilmek mümkün olacak. İlk kez kullananlar için bile kolay anlaşılır bir kullanıcı arayüzüne sahip olan uygulamada tek bir dokunuşla…




























