Sosyal Girişimcilik Programı Garanti Bankası-BBVA Momentum’a katılacak yeni sosyal girişimler belli oldu
Garanti Bankası’nın yürüttüğü ve Türkiye’de bir finans kurumu tarafından tasarlanan ilk sosyal girişimcilik programı olan BBVA Momentum’un 2019’daki yeni dönemine bu yıl 10 sosyal girişim katılacak. Sürdürülebilir bir iş modeli ile yüksek sosyal etki yaratmak isteyen sosyal girişimcilere katkı sağlamayı amaçlayan Garanti Bankası-BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı’nın başvuru değerlendirme süreci sonuçlandı. 21 Mayıs’ta jüri tarafından seçilen 10 sosyal girişim, BBVA Momentum’un 2019 yılı programına dahil olarak eğitimlere katılacak ve programın sunduğu diğer fırsatlardan yararlanacak. Program 24 Haziran’da başlıyor Garanti Bankası Kobi Bankacılığı ve Sorumlu Bankacılık üst düzey yöneticileri ile birlikte BUBA Yönetim Kurulu Üyesi Neda Soydan, SUcool Koordinatörü Naci Kahraman, Workinlot Kurucu Ortağı Atilla Erel, REENGEN Kurucu Ortağı ve CEO’su Şahin Çağlayan, Startup dergisi editörü Ayçe Tarcan Aksakal ve Impact Hub Istanbul Kurucu Ortağı Ayşe Sabuncu’ndan oluşan jüri değerlendirmesi sonucunda; Tutumlu Anne, Mumo Wrap, Es Kariyer, Batır Gıda, Pulsec, Nemflora, Maide Mutfak, Sertifier, Twin Science&Robotics, Puduhepa ve Kız Kardeşleri adlı sosyal girişimler, programa katılma fırsatını yakaladı. 10 sosyal girişimci; Impact Hub Istanbul iş birliği ile gerçekleştirilen, işlerinin büyüme planlarını oluşturmalarına katkı sağlayacak online ve sınıf içi eğitimler, stratejik mentorluk desteği ve girişimciler, müşteriler ve yatırımcılardan oluşan networking faaliyetlerini içeren bir programa dahil olacaklar. Garanti Bankası-BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı yeni dönemi, 24 Haziran Pazartesi günü başlayacak. Konuyla ilgili açıklama yapan Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, “Garanti Bankası olarak, girişimcilik ekseninde uzun yıllardır çok çeşitli çalışmalar sürdürüyoruz. Özellikle son yıllarda da açıkça görüyoruz ki toplumsal ve çevresel konulara çözümler üretirken bunu aynı zamanda sürdürülebilir bir iş modeline dönüştürmeyi hedefleyen sosyal girişimler, global bir hareket olarak tüm dünyada hızlı bir şekilde artıyor. Biz de Garanti Bankası-BBVA Momentum Sosyal Girişimcilik Programı ile bu hareketin bir parçası olan Türkiye’deki sosyal girişimcilik ekosisteminin gelişimine katkı sağlamaya ve bu alanın ülkemizdeki gelişimini desteklemeye karar verdik. Bu yolda, sosyal girişimcilerimizin de işlerini büyütmeleri, sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmaları hem yatırımcılar hem de diğer girişimciler ile iş birliği fırsatları yakalamaları ve yurtdışına açılmaları için büyük bir mutlulukla çalışıyoruz. Bu yıl programa seçilen ve eğitim, insan kaynakları, gıda, çevre ve dijitalleşme gibi birçok farklı konuda çözüm üreten girişimlerin bu program sonunda işlerini daha iyi planlayarak büyüteceklerine ve kendilerinden sonra gelecek girişimcilere ilham kaynağı ve örnek olacaklarına inanıyoruz.” dedi. Garanti Bankası-BBVA Momentum’un 2019 Sosyal Girişimleri: Batır Gıda Sağlıklı ve doğal beslenmenin bir yaşam biçimine dönüşmesi sürecinde yerel çiftçileri ve üreticileri güçlendirirken otantik, yenilikçi ve besleyici fındık ezmesi çeşitleri yaratıyor. Öte yandan, hiçbir katkı maddesi, koruyucu, suni tat, rafine şeker barındırmayan ve vegan olan fındık yağı üretiyor. Es Kariyer Es Kariyer, engelli çalışanlara daha fazla ve sürdürülebilir istihdam olanağı yaratıyor. Türkiye’nin ilk ve tek engelli istihdamı danışmanlığı olarak 2016’dan beri hem şirketler hem de engelliler arasında çalışanlara danışmanlık yapıyor ve İŞKUR’un özel istihdam bürosu olarak faaliyet gösteriyor. Maide Mutfak Maide Mutfak, göçmen kadınları istihdam etmeyi ve onların toplumsal uyumuna katkıda bulunmayı amaçlıyor. Maide ekibi, bu kadınları finansal okur-yazarlıktan fotoğrafçılık eğitimine varıncaya kadar bir dizi eğitimden geçiriyor ve onları birer girişimciye dönüştürüyor. Mumo Wrap Balmumu, çam ağacı reçinesi ve Hindistan cevizi yağının kumaşa emdirilmesiyle üretilen MUMO, gündelik hayatta kullanılan buzdolabı poşeti ve streç filme alternatif; sağlıklı, güvenli, tekrar kullanılabilir bir yiyecek saklama kumaşı sunuyor. NemFlora NemFlora, insanların yaşam alanlarında sağlıklı ürünler üretmesini sağlayan aynı zamanda üretici ve tüketiciyi teknolojik altyapıyla buluşturan…
OPPO RENO TÜRKİYE’DE SATIŞA ÇIKTI
Lider telefon markası OPPO’nun yepyeni serisi Reno, Türkiye pazarında kullanıcılarla buluşmaya başladı. Reno, tasarımda ve donanımda birçok yenilikçi özelliği ile fark yaratarak, gördüklerimizin ötesinde deneyimler vadediyor. OPPO’nun merakla beklenen yeni serisi Reno, Türkiye’de akıllı telefon pazarında boy göstermeye başladı. “Gördüklerimizin ötesinde” mottosuyla sunulan Reno serisi, yaratıcı yeniliklerle tasarım, fotoğraf ve performansta yüksek beklentileri karşılayacak şekilde geliştirildi. Reno serisinin ilk telefonu “Reno”, benzersiz pop-up kamerası ile dikkat çekiyor. Çekim sırasında otomatik olarak açılıp kapanabilen pop-up kamera, bu özelliği ile eğlenceli bir deneyim yaşatıyor. Pop-up mekanizma, 200.000’den fazla kez başarıyla kullanılabiliyor. Bir kullanıcı kamerayı günde yaklaşık 100 kez açarsa, pop-up yapı 5 yıllık kullanım boyunca çalışmaya devam ediyor. Ayrıca, düşmeye karşı koruma mekanizması, telefonun düşmesini gerçek zamanlı olarak algılayabiliyor ve herhangi bir hasarı önlemek için kamerayı otomatik olarak geri çekebiliyor.16 megapiksel çözünürlüğe sahip pop-up kamera, 1080p 30 fps hızında video kaydı da yapılabiliyor. Reno’da arkada yer alan iki kamera, 3D camın altına tamamen gizlendi. Herhangi bir çıkıntı olmadan kusursuz bir görünüm sağlandı. Arkadaki ana kamera 48 megapiksel çözünürlüğünde performans gösteriyor. Reno, 4K videoların 60 fps’ye kadar çekilmesini destekliyor. Cihaz, OIS ile net ve istikrarlı bir görüntü yakalayabiliyor. Audio Focus teknolojisi, çevredeki sesleri 360 derece kaydetmek için telefonda çoklu mikrofonlar kullanıyor. Bu teknoloji, hareket halindeyken adeta taşınabilir bir sinema sunmak için stereo hoparlörler ve Dolby Atmos ile eşleştiriliyor. Reno’nun arka kısmında,lensleri herhangi bir çizilmeden korumak için seramik cevheri O-dot bulunuyor. O-dot, lensleri yüzeyle doğrudan temas etmekten korumak için telefonu hafifçe kaldırıyor. Reno, 6,4 inç büyüklüğünde panoramik ekran ile geldi. 2340×1080 piksel çözünürlüğe ve ince bir çerçeveye sahip. Aynı zamanda % 93,1’e varan bir ekran / gövde oranına ile tamamen çentiksiz olarak tasarlandı. Snapdragon 710 işlemcisi bulunan OPPO Reno modeli, 6GB RAM ve 256GB dahili hafıza özelliklerini taşıyor. Android 9.0 Tabanlı ColorOS 6 Sistemi bulunan Reno’nun pil gücü ise 3765mAh (Typ). Şık tasarımları ile beğeni toplayan Reno’nun, “Okyanus Yeşili” veya “Karbon Siyah” renk seçenekleri bulunuyor. OPPO Reno, KDV dahil tavsiye edilen tüketici fiyatı 4.999 TL ile zincir mağazalarda ve operatörlerde satışa sunuldu.
Türkiye enerji sektörünün köklü markası İpragaz da “Etik ve İtibar” dedi
2010 yılında kurulan ve Türkiye’nin önde gelen kurum ve kuruluşlarının yer aldığı Etik ve İtibar Derneği üyeleri arasına, yarım asrı aşan köklü geçmişi ile Türkiye enerji sektörünün öncü kuruluşu İpragaz da katıldı Basın Bülteni 23 Mayıs 2019 İş etiği ilke ve kurallarının anlaşılması, benimsenmesi, yaygınlaştırılması için kılavuzluk etmek ve referans olmak misyonuyla 2010 yılından bu yana faaliyet gösteren Etik ve İtibar Derneği’nin (TEİD) bugün 140’ı aşan üyeleri arasına Türkiye enerji sektörünün önemli oyuncusu İpragaz da katıldı. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin özünü oluşturan 10 temel ilkeyi içeren ‘Etik Beyannamesi’ TEİD ve İpragaz arasında imzalandı. ‘Etik Beyannamesi’ ile İpragaz, şirket politikaları arasında yer alan iş etiği değerlerini de resmen beyan etmiş oldu. Etik ve İtibar Derneği Başkanı Avukat Ertuğrul Onur, LPG’den akaryakıta, elektrikten doğalgaza, enerji sektörünün her alanında gelişime liderlik eden, Türkiye enerji sektörünün öncü kuruluşu İpragaz’ın Etik ve İtibar Derneği üyeleri arasına katılması ile daha da güçlendiklerini belirtti. TEİD Başkanı Onur katılımlarla ilgili olarak “Türkiye ekonomisine çok önemli katkılarda bulunmaya devam eden, çağdaş ve kurumsal bu önemli şirketler, kurumsal etik kodlara sahip çıkmanın uzun vadede markaya değer ve itibar katacağı bilinciyle hareket ederek aramıza katıldı. İş dünyasının yoğun desteğini alarak hızla büyüyen derneğimiz bugün, Türkiye’nin öncü kurum ve kuruluşlarının aralarında olduğu 140 üyeyi aşmıştır. Etik ilke ve değerlerin şirketlerin tüm idari ve ticari fonksiyonları tarafından benimsenmesi ve bir iş yapma biçimi haline getirilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” ifadesinde bulundu. Tüpraş, Sabancı Holding, Siemens, Zorlu Holding, Doğuş Grubu, Arçelik, Enka, Tekfen Holding, Adel Kalemcilik, Sütaş, Anadolu Grubu, Bayer, KPMG, Borusan Holding, Akbank, Akkök Holding, Coca Cola İçecek, Ernst & Young, Deloitte, Bilim İlaç, Pınar Süt, Bosch, Philips, Brisa, 3M, Abdi İbrahim, Allianz, BP gibi öncü kurumların üyeleri arasında bulunduğu TEİD’e, İpragaz’ın yanı sıra geçtiğimiz günlerde Polat Enerji ve Kastamonu Entegre Ağaç Sanayi de katılmıştı. Contentİstanbul Basın iletişim:Ayşegül Azemar Telefon: 0212 243 16 62 GSM: 0532 624 28 11
2019 MONACO GRAND PRİX EN YAVAŞ PİST EN YUMUŞAK LASTİKLER
Milano, 23 Mayıs 2019 – Formula 1 takviminin en farklı ve en ünlü yarışı Monaco’da koşuluyor. Geçmişi 1920’lere uzanan yavaş ve dar pist, prensliğin merkezinden geçerken ünlü bariyerleri hiçbir hatayı affetmiyor. Pirelli, her zaman olduğu gibi Monaco’ya C3, P Zero Beyaz, C4, P Zero Sarı orta ve C5, P Zero Kırmızı yumuşak olmak üzere en yumuşak hamurlu lastiklerini getiriyor.Pist özellikleriMonaco, en yavaş ortalama tur hızı ve en yavaş viraj gibi pek çok ‘en’ ile tanımlanıyor. En başta ve öncelikle maksimum mekanik tutuş gerektirdiği için en yumuşak hamurlar öneriliyor.Bu yıl pistin bazı bölümlerinde yüzey yenilendi ama önceki haline çok benzeyen bir yol asfaltı olduğu için fazla bir fark yaratmayacağı söylenebilir.Monaco’da normal olarak tek pit stop stratejisi uygulanır ve olağan dışı bir durum olmadıkça bu sene de aynı olacağı öngörülebilir. Diğer araçları geçmek son derece zor olduğu için pit stop zamanlaması önem kazanıyor.Yol tutuşunun düşük olduğu Monaco pistinde nispeten fazla değişim oluşmuyor (pistin her akşam ve Cuma gün boyu trafiğe açık olacağı da dikkate alınmalı). Yolların dar olmasının getirdiği sınırlamalar da düşünüldüğünde güvenlik aracı büyük olasılıkla devreye girecektir.Bir önceki sokak pisti olan Bakü’den farklı olarak Monaco’da lastikler sürekli hareket ediyor çünkü bir viraj hemen bir başkası takip ediyor. Dolayısıyla, hamurun ısınması da oldukça kolay oluyor.Mario Isola – F1 ve Otomobil Yarışları Başkanı:“Beklendiği gibi Monaco’ya en yumuşak lastiklerimizi getiriyoruz. C5, geçen yılın hiper yumuşak hamuruna büyük ölçüde benzemekle birlikte daha serin havalarda daha az topaklanma yaratacak ve pilotlara her turun başından sonuna kadar zorlamaları için daha çok olanak sunacak şekilde tasarlandı. Bu durum, 2018 hiper yumuşak kadar lastik yönetimi gerektirmemesi ama bir yandan da mükemmel performansın korunması anlamına geliyor. Dolayısıyla, özellikle geçen seneye kıyasla daha hızlı bir yarış bekleyebiliriz. Monaco, başka hiçbir yarışa benzemez ama özellikle güvenlik aracı devreye girerse her stratejik fırsatın değerlendirilmesi gereken bir Grand Prix’dir. Geçen sene Daniel Ricardo’nun ilk sırada başlayıp ciddi bir teknik arızaya rağmen kazanarak kanıtladığı gibi sollamanın neredeyse imkansız olduğu bu pistte, pit stoplarda kazanılan ve kaybedilen süreler kritik önem taşıyor.”Diğer Pirelli haberleriDaha yumuşak hamurların güçlü bir şekilde vurgulandığı Monaco’da çok sayıda pilot maksimum 11 set yumuşak lastiği tercih etti.Geçen haftaki yarışın ardından tüm araçlar Barcelona’da iki günlük testleri tamamladı ve Mercedes pilotu Valtteri Bottas, en hızlı dereceleri elde etti. Ayrıca, her iki gün, Ferrari ve Racing Point, ikinci bir araçla Pirelli’nin 2020 prototip lastiklerini test etti.Gelecek yıl yarışacak yeni 18 inç Formula 2 lastiklerinin testleri başladı. Mugello’da (İtalya) tamamlanan ‘shakedown’ oturumunun ardından önümüzdeki haftalar için ilave testler planlanıyor.Pirelli’nin 2020 ıslak zemin lastik prototiplerinin ilk özel testi, Monaco Grand Prix’nin ardından gerçekleştirilecek. Gelecek sene için potansiyel orta ve tam ıslak zemin lastikleri, 28-29 Mayısta Ferrari ve Red Bull tarafından Fransa’daki Paul Ricard pistinde denenecek. Ferrari, sadece ilk gün, Red Bull ise her iki gün sürüşlerde yer alacak. Osman KurtMedia Director Ogilvy Public Relations Istanbul Harman Sokak, Harmanci Giz Plaza, M1-2 Levent 34394 Istanbul, TurkeyOffice: +90 212 339 8360Mobile: +90 535 979 5591Email: osman.kurt@ogilvy.comwww.ogilvy.com.tr
TÜRK MOBİLYALARI DÜNYANIN ÜÇ KITASINDA
Özenle seçilmiş dairelerinde konaklama hizmeti veren Blueground, dünya çapında tüm dairelerini Türkiye’den temin ettiği mobilya, tekstil ürünleri ve aksesuarlarla eşyalandırıyor. Yeni açılacağı pazarlarla birlikte 2019 yılında mobilya ihracatını 40 milyon TL’ye çıkarmayı hedefleyen şirket, misafirlerine hem estetik hem de akıllı yaşam alanları yaratıyor. Yenilikçi iş modeliyle emlak ve konaklama sektörlerinde faaliyet gösteren Blueground, mobilitenin gitgide arttığı günümüzde insanların yaşamayı seçtikleri her yerde kendilerini evlerinde hissetmelerini sağlamayı amaçlıyor. Dünyanın 9 metropolünde ideal lokasyonlardaki Blueground daireleri modern eşyalı, tam donanımlı ve teknoloji odaklı yaşam alanlarına dönüştürüldükten sonra bir aydan başlayan sürelerde kiralanıyor. Amerika, Dubai, Atina veya İstanbul… Bir Blueground dairesi dünyanın neresinde olursa olsun Türkiye’den temin edilen mobilya, tekstil ürünleri ve aksesuarlarla eşyalandırılıyor. Blueground Kurucu Ortağı Kurtuluş Korkmaz, “Misafirlerimize dairelerine yerleştikleri ilk gün, her detayı düşünülmüş bir yaşam alanı sunuyoruz. 3 kıtada 9 şehirde yönettiğimiz 2000 dairemiz için 2018 yılında 23 milyon TL’lik mobilya ve ev eşyası ihracatı gerçekleştirdik. Bu sayı, ihracata ilk başladığımız 2017 yılına kıyasla bir senede altı kat artış gösterdi. Anadolu’nun her köşesinden 40’ın üzerinde tedarikçi ile çalışıyoruz. Mobilya ve döşemelik gruplarımız Ankara, Kocaeli, Denizli ve İstanbul’dan, ev tekstili ürünlerimiz Denizli’den, halılarımız Isparta, Konya ve Karaman’dan, aydınlatmalarımız İstanbul ve Ankara’dan, dairelerimizde kullandığımız mermer aksesuarları da Afyon’dan alıp faaliyetteolduğumuz ülkelere gönderiyoruz. Kısacası iş ortaklarımızla birlikte dünyaya Türk mobilyalarını tanıtıyor, böylece yaklaşık 2000 kişilik bir istihdamı destekliyor ve ekonomiye katkı sağlıyoruz.” dedi. Tüm dairelerin Blueground (www.theblueground.com) değerlerini ve standartlarını yansıttığından emin olmak için çoğu İstanbul’da bulunan iç mimar, tasarımcı ve tedarik zinciri uzmanlarından oluşan 15 kişilik ekip yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Atina’da doğan ve İstanbul’da büyüyen bir şirket olarak, tüm dairelerin olmazsa olmazı imza ürünleri sıcak Ege esintileri taşıyor ve titizlikle planlanan detaylar şirketin doğduğu coğrafyadan ilham alıyor. Blueground, 2023 yılına kadar dünya çapında 50 şehirde yer almayı ve 50.000’den fazla daireden oluşan bir portföy sunmayı hedefliyor. Blueground Hakkında Blueground, insanların yaşamayı seçtikleri her yerde kendilerini evlerinde hissetmelerini sağlama misyonuyla yola çıkan teknoloji odaklı bir emlak şirketidir. Bir aydan bir yıla kadar veya daha uzun süreler için kaliteli mobilyalarla döşenmiş ve kendi mimarları tarafından dizayn edilmiş modern daireler sunar. Bu daireler insanların sadece valizleriyle ve özel eşyalarıyla gelip kolayca yaşamaya başlamaları için tasarlanmıştır. New York, Los Angeles, San Francisco, Boston, Chicago, Washington DC, Dubai, İstanbul ve Atina dahil dokuz büyük şehirde 2000 dairesi ve 300 çalışanı ile hizmet veren şirket, dünya çapında 50 şehirde yer almayı ve 2023 yılına kadar 50.000’den fazla daireden oluşan bir portföy sunmayı hedeflemektedir. www.theblueground.com Ayrıntılı Bilgi İçin; Effect BCW Hazan Aköz Işık – hazanakoz@effect.com.tr – 0 532 658 87 02 Burak Şeker – burakseker@effect.com.tr – 0 542 690 49 53
“TÜRKİYE EKONOMİSİ NEREYE? KRİZDEN ÇIKIŞ YOLLARI”
EKONOMİDE PROBLEMLER DOĞRU TESPİT EDİLMELİKadir Has Üniversitesi, İktisat ve Toplum Dergisi işbirliği ile 22 Mayıs Çarşamba günü Türkiye ekonomisinin durumu ve çözüm önerileri ile ilgili, “Türkiye Ekonomisi Nereye? Krizden Çıkış Yolları” başlıklı bir panel düzenledi.Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü ve İktisat ve Toplum dergisi işbirliği içerisinde 22 Mayıs Çarşamba günü düzenlenen açık oturumda, Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumu masaya yatırarak, önce problemlerin neler olduğunu tespit edip daha sonra çözüm önerileri üzerine tartışma gerçekleşti.Başta “Türkiye ekonomisinin yaşadığı sorunların kolay çözümleri”, “döviz kurundaki istikrarsızlığın sebepleri ve sonuçları”, “enflasyon kontrol altına alınabilir mi?”, “işsizliğin ve gelir dağılımındaki eşitsizliği çözümü yapısal reformlar”, “dış borçlar nasıl ödenecek?”, “inşaat odaklı büyümeden çıkış mümkün mü?” ve “İstanbul seçimlerinin yenilenmesi ekonomiyi nasıl etkiliyor” konularını masaya yatırdı.“KRİZE BAĞLI ÇÖZÜM ÖNERİLERİ MEVCUT”Kriz, kişi veya toplulukları olumsuz olarak etkileme potansiyeline sahip ve ani olarak ortaya çıkan durum olduğunu belirten Ekonomist Asaf Savaş Akat; “Türk milleti olarak içinde bulunduğumuz durumdan çok, geçmişi tartışmayı seven ancak konuyla ilgili bir şeyler yapma konusunda çok pratik olmayan bir milletiz. Şöyle ki, Türkiye kriz yönetimi konusunda oldukça başarılı. Şu an içinde bulunduğumuz ekonomik durumun geçmiş krizlere kıyasla daha beklendik bir kriz. Bu krizlere bağlı çözüm önerilerimiz de mevcut” dedi.Krizin çözüm yolları üzerine açıklama yapan Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Özgür Orhangazi “Ekonominin bugünkü hale gelmesindeki en önemli etken, özellikle 2000’li yılların başlarından günümüze dış sermaye girişlerine bağımlı, borç artışına dayanan ve inşaat odaklı bir büyüme modelinin tercih edilmesidir. Bu modelin zaman içerisinde kaçınılmazolarak yarattığı kırılganlıkların birikmesiyle, dünyadaki likidite şartlarının değişmesi Türkiye ekonomisini krize soktu. Bu dönemde, döviz kurları dış etkenlere çok açık hatta onlar belirliyor, bizim ekonomimiz de bundan etkileniyor” dedi.“PROBLEMLERİ DOĞRU TESPİT ETMELİYİZ”Ekonominin içinde bulunduğu durumdan çıkmanın kısa, kestirme bir yolu yok diyen Prof. Dr. Orhangazi, daha uzun vadeye odaklanarak, böyle durumlara düşmemeyi sağlayacak politikalar geliştirmek gerektiğini vurguladı.Problemlerin doğru tespit edilmesi için ilk önce Türkiye ekonomisinin neden dış sermaye ve ithalata bağımlı olduğunu daha sonra iyi istihdam yaratamadığının tespit edilmesi gerektiğini, ardından bu sorunların üzerine gidilmesi gerektiğinin altını çizdi.“ÖNEMLİ OLAN ENFLASYONUN NEDEN YÜKSELDİĞİ”Kısa vadede enflasyonu düşürmenin mümkün olmadığını söyleyen Orhangazi, “Bunun yerine neden yükseldiğine odaklanmalıyız. Kurdaki artıştan enflasyona olan geçişkenlik neden bu kadar yüksek olduğunu incelediğimiz zaman üretim yapımızın giderek ithalata bağımlı hale geldiğini görüyoruz. İthalattın üzerine gitmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı. EKONOMİDE PROBLEMLER DOĞRU TESPİT EDİLMELİ Kadir Has Üniversitesi, İktisat ve Toplum Dergisi işbirliği ile 22 Mayıs Çarşamba günü Türkiye ekonomisinin durumu ve çözüm önerileri ile ilgili, “Türkiye Ekonomisi Nereye? Krizden Çıkış Yolları” başlıklı bir panel düzenledi. Kadir Has Üniversitesi Ekonomi Bölümü ve İktisat ve Toplum dergisi işbirliği içerisinde 22 Mayıs Çarşamba günü düzenlenen açık oturumda, Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumu masaya yatırarak, önce problemlerin neler olduğunu tespit edip daha sonra çözüm önerileri üzerine tartışma gerçekleşti. Başta “Türkiye ekonomisinin yaşadığı sorunların kolay çözümleri”, “döviz kurundaki istikrarsızlığın sebepleri ve sonuçları”, “enflasyon kontrol altına alınabilir mi?”, “işsizliğin ve gelir dağılımındaki eşitsizliği çözümü yapısal reformlar”, “dış borçlar nasıl ödenecek?”, “inşaat odaklı büyümeden çıkış mümkün mü?” ve “İstanbul seçimlerinin yenilenmesi ekonomiyi nasıl etkiliyor” konularını masaya yatırdı. “KRİZE BAĞLI ÇÖZÜM ÖNERİLERİ MEVCUT”Kriz, kişi veya toplulukları olumsuz olarak etkileme potansiyeline sahip ve ani olarak ortaya çıkan durum olduğunu belirten Ekonomist Asaf Savaş Akat; “Türk milleti olarak içinde bulunduğumuz durumdan çok, geçmişi tartışmayı seven ancak konuyla ilgili bir şeyler yapma konusunda çok pratik olmayan bir milletiz. Şöyle ki, Türkiye kriz yönetimi konusunda oldukça başarılı.…
Generali, acentelerine dijital dünyayı Webinar’da anlattı
150 yılı aşkın köklü geçmişiyle Türkiye’nin ilk sigorta şirketi olma unvanına sahip Generali Sigorta, acenteleriyle Webinar’da (internet semineri) bir araya geldi. Dijital geleceğin konuşulduğu “Dijitalleşen Dünya’ya Nasıl Ayak Uydurabilirim?” adlı Webinar’da; dijitalleşmeyle ilgili kavramların yanı sıra iş ve sosyal hayatı etkileyen trendler konuşuldu. Dijital Dönüşüm Danışmanı Murat Erdör moderatörlüğünde gerçekleşen Webinar’da, Generali Sigorta Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Seydi Demir de yer alarak, acentelerin sorularını yanıtladı. Acenteler ile bir araya gelinen Webinar ile ilgili bilgi veren Generali Sigorta Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Seydi Demir: “Hem bireysel olarak hem de iş hayatında son zamanların en büyük değişimine tanıklık ediyoruz. Bu dönüşüme adapte olamayan şirketlerin ve çalışanların iş hayatında ilerleyemeyecekleri hatta işlerini kaybetme noktasına gelecekleri konuşuluyor. ‘Ben teknoloji sektöründe değilim ki, beni ilgilendiren bir şey yok’ diyen birçok kişi aslında bu değişimin her alanda köklü değişimler yaratacağının farkında olmalı. Bu anlayışla acentelerimize dijital dönüşümü ve geleceği anlatarak, keyifli bir buluşma gerçekleştirdik. Benzeri buluşmalara devam ederek hem acentelerimizi hem de sektörü bilgilendirmeye devam edeceğiz.” dedi. Generali Hakkında: Generali Sigorta A.Ş. ise 150 yılı aşkın süredir Türkiye’de faaliyet göstermektedir. Generali, uluslararası arenada güçlü varlığa sahip, bağımsız bir İtalyan gruptur. 1831 yılında kurulan Generali, dünyanın lider sigorta şirketlerinden biri olup, 2018’de 68 milyar Euro toplam prim geliriyle 60’a yakın ülkede faaliyetlerini sürdürmektedir. Grup, dünya genelindeki 71.000 çalışanı ve 57 milyon müşterisiyle, Batı Avrupa’da lider konumda yer alırken, Orta ve Doğu Avrupa’nın yanı sıra Asya’da da giderek artan bir değerde varlığa sahiptir. Generali Sigorta A.Ş. ise 150 yılı aşkın süredir Türkiye’de faaliyet göstermektedir.
Shell & Turcas enerjisini güneşten alan ilk istasyon yatırımını Ankara’da gerçekleştirdi.
Enerjisini güneşten alan Shell istasyonunda karbon salınımı yaklaşık yüzde 30 azalacak Shell & Turcas enerjisini güneşten alan ilk istasyon yatırımını Ankara’da gerçekleştirdi Gerçekleştirdiği yenilikçi yatırımlarıyla Türkiye’de akaryakıt sektörüne öncülük eden Shell & Turcas, Ankara’daki Shell Küçükesat istasyonunu elektriğini güneş enerjisinden sağlayan istasyona dönüştürdü. Shell Küçükesat istasyonu karbon salınımını yaklaşık yüzde 30 azaltacak. Ayrıca enerjisini güneşten alan bu istasyon sayesinde her yıl çevreye olan katkı katlanarak büyüyecek ve 10 yılda yaklaşık 1000 ağaç doğaya kazandırılacak. Yıllık yaklaşık 200 bin kilovatsaat olan enerji tüketiminin yüzde 32’sini güneş enerjisinden sağlayacak olan Shell Ankara Küçükesatistasyonunun dönüşümü için 270 watt gücünde 160 adet güneş paneli kullanıldı. Ankara’daki Shell Küçükesat istasyonunu elektriğini güneş enerjisinden sağlayan istasyona dönüştürenShell & Turcas CEO’su Felix Faber; “Ankara’da güneş enerjisine dönüşümünü sağladığımız Shell Küçükesat istasyonu, Türkiye’de elektrik ihtiyacını güneş enerjisinden sağlayan ilk istasyonumuz oldu. Bu sayede istasyonumuz karbon salınımınıyaklaşık yüzde 30 azaltacak. Shell & Turcas olarak Net Karbon Ayak İzimizi azaltmaya yönelik yürüttüğümüz faaliyetlerimizi çeşitlendirmeye ve Türkiye çapında yaygınlaştırmaya devam edeceğiz” dedi. Shell’in dünya çapında yürüttüğü “daha düşük karbonlu bir gelecek” programı kapsamında, Türkiye’deki istasyonlarını da net karbon ayak izini azaltmaya yönelik dönüştürmeye başladıklarını vurgulayan Faber, “Küresel çapta yürüttüğümüz inisiyatif doğrultusunda Shell & Turcas olarak Türkiye’de de birçok çalışmayı hayata geçiriyor, karbon ayak izimizi azaltmak için çalışıyoruz. Bu anlamda, karbon emisyon salınımını yüzde 20’ye varan oranda azaltan çevre dostu LNG yakıtını Türkiye lojistik sektörünün kullanımına sunuyoruz. Hedefimiz; lojistik sektörünü geleceğin ekonomik ve çevreci yakıtları ile tanıştırarak, Türkiye’de Shell LNG istasyon ağı oluşturmak.Enerji dönüşüm sürecindekiyatırımlarımızı, misafirlerimizin ihtiyaç ve beklentilerini dikkate alarak Shell’in uzmanlığı ile en hızlı şekilde devreye alıyoruz”diye konuştu. Net karbon ayak izini azaltma çalışmaları çerçevesinde istasyonlarında birçok yeniliği hayata geçiren Shell & Turcas, bugüne kadar Türkiye’deki istasyonlarında aydınlatma sistemlerini değiştirerek, toplam karbon salınımı yılda 1.200 ton azalttı ve 2.601,5 MWh enerji tasarrufu sağladı. Shell & Turcas,gerçekleştirdiği bu proje ile Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) tarafından düzenlenen İstanbul Karbon Zirvesi’nde ‘Düşük Karbon Kahramanı’ ödülüne layık görüldü. Editöre Notlar: Dünya çapında net karbon ayak izini azaltmaya yönelik hedeflerini belirleyen ilk uluslararası petrol ve gaz şirketi olan Shell, ürünlerdeki Net Karbon Ayak İzini 2050 yılına kadar yüzde 50 azaltmayı hedefliyor. Bu hedefe ulaşabilmek için Shell, yenilenebilir enerji, biyoyakıt, hidrojen, LNG ve elektrik gibi karbon yoğunluğunu azaltmak üzere tüm dünyada portföyünü çeşitlendiriyor. Aynı zamanda enerji kaynaklarının daha verimli kullanılmasına ve orman, sulak alan ve diğer ekosistemlere büyük ölçekli yatırım yapıyor. Önümüzdeki üç yıl boyunca doğal ekosistemlerin yenilenmesine ve küresel çapta orman varlığının artırılmasına yönelik çalışmaları için toplam 300 milyon dolar harcayacak. Bu yatırım kapsamında; Shell, Hollanda’da gelecek 12 yıl içerisinde 5 milyondan fazla ağaç, İspanya’da ise 2019 yılının sonuna kadar 300 hektarlık alanda 300 bin ağaç dikimini gerçekleştirecek. Shell’in Hollanda ve İspanya’daki projelerinin beş yıl içerisinde karbon kredisine dönüşmesi bekleniyor. Bunlara ek olarak Shell, Avusturalya’dayok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan 800 hektarlık bir orman gençleştirme projesi ve Malezya’da tabiatın korunması, restorasyonu ve iyileştirilmesine yönelik de çalışmalar başlattı.
Fibabanka, ICBC Turkey Bank A.Ş. ile kredi anlaşmasına imza attı
Dijitalleşme, tabana yayılma ve mutlu çalışan-mutlu müşteri yaratma hedefleri doğrultusunda, sektöründe birçok öncü anlaşmaya imza atan Fibabanka, ICBC Turkey Bank A.Ş. ile 2 yıl vadeli 50 milyon dolarlık kredi anlaşmasına imza attı. Fibabanka, ICBC Turkey ile ilk kez karşılıklı kredi anlaşması imzaladı ve 2 yıl vadeli 50 milyon dolarlık kredi temin etti. Fibabanka ve ICBC Turkey’nin katılımıyla Fibabanka Genel Müdürlük binasında gerçekleştirilen imza töreninde, gerçekleşen iş birliğiyle ilgili düşüncelerini dile getiren Fibabanka Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Mert, “Ülkemizin toplumsal ve ekonomik kalkınmasına katma değer sağlamayı sürdürme hedefiyle ICBC ile kredi anlaşması imzalamanın mutluluğu içerisindeyiz. Hem ülkemize hem de Bankamıza duydukları güveni gösteren 2 yıl vadeli 50 milyon dolarlık kredi, kurumsal ve ticari finansman ihtiyaçlarını karşılama amacıyla kullanılacak. Bankamızın kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve artırılması açısından önemli olan bu kredi anlaşması ile reel sektörü canlandıracak adımlar atmaya devam edeceğiz” dedi. ICBC Turkey Yönetim Kurulu Başkanı Xiangyang Gao ise bu başarılı işlemin ICBC olarak Türkiye’de bankacılık sistemine ve Fibabanka’ya duyulan güvenin bir göstergesi olduğunu ve iki banka arasındaki ilişkilerin önümüzdeki dönemde daha da gelişeceğine ve katma değer yaratmaya devam edeceğine olan inancını ifade etti. Fibabanka Hakkında: Fiba Grup bünyesine 27 Ekim 2010 tarihinde katılan Fibabanka, “Anlarız hızla, çözeriz hızla” yaklaşımı ve müşterilerinin ayağına giden banka anlayışıyla hizmet vermektedir. Fibabanka, İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya başta olmak üzere Türkiye’de toplam 66 şubesi ve yaklaşık 1.600 çalışanı ile Kurumsal, Ticari, KOBİ, Bireysel, Tarım ve Özel Bankacılık alanlarında faaliyet göstermektedir. Detaylı bilgi için: Bersay İletişim Danışmanlığı Erdi Gürel / erdi.gurel@bersay.com.tr/ 0535 508 23 65 Sinem Sünör Kutlu / sinem.kutlu@bersay.com.tr /0553 617 58 39
Akbank’tan 2 Bayram Arası Ödemesi Olmayan İhtiyaç Kredisi
“2 Bayram Arası Ödemesi Olmayan İhtiyaç Kredisi” Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla artacak harcamalara kolaylık sağlamak isteyen Akbank, “2 Bayram Arası Ödemesi Olmayan İhtiyaç Kredisi” kampanyasını başlattı. Kampanya kapsamında Akbank’tan ihtiyaç kredisi kullanacak müşterilerin kredilerinin ilk taksitini 3 aya kadar erteleyebileceklerini ve 5 yıla varan vade seçeneklerinden yararlanabileceklerini kaydeden Akbank Perakende Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz: “Bayramın yaklaşması ve yaz döneminin de gelmesi ile beraber müşterilerimizin ihtiyaçlarının dolayısıyla da harcamalarının arttığı bir dönemdeyiz. Bayram alışverişi yapacak, sevdiklerini ziyaret edecek ya da tatile çıkacak müşterilerimiz için bütçelerine uygun farklı ödeme seçenekleri oluşturabilecekleri ve ayrıca 2 bayram arasında da hiç ödeme yapmayacakları bir kredi kampanyası sunuyoruz. Kredi kullanmak isteyen müşterilerimiz tercih ettikleri bir Akbank şubesine gelerek, cep telefonlarından “Akbank Direkt” uygulaması üzerinden veya 4442525 Akbank Telefon Şubesi’ni arayarak kolayca kredi başvurusunda bulunabilir, 5 yıla kadar vade seçenekleri ile kredilerini kullanabilirler ” diye sözlerini tamamladı.
Hedef Yapı İflas Etti
Çamlıca Camisi, Dünya Ticaret Merkezi ve Bakü Tiflis Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı başta olmak üzere birçok önemli projede yer alan ve 3 ay önce konkordato için başvuru yapan Hedef Yapı’nın iflasına karar verildi.İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2018/1179 sayılı kararı kapsamında üç ay süre verilen Hedef Yapı için süre sona erdi ve iflas kararı çıktı. Hedef Yapı, 23 Eylül 1997 tarihinde 500 bin TL sermaye ile Fatih Kalpakçı, Tunis Kalpakçı ve Erkan Özdemir ortaklığında kurulmuştu. Sözcü’nün haberine göre; 1997 yılında kurulan şirket Çamlıca Camii inşaatı, İstanbul Atatürk Havalimanı, Dünya Ticaret Merkezi, Bakü Tiflis Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı, Susesi Otel ve Kongre Merkezi, Adana Hilton ve Sabancı Üniversitesi inşaatlarında yer almıştı. Şirket Rusya, Ukrayna, Kazakistan ve Libya’da da bazı projelerde görev aldı.İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2018/1179 sayılı kararı kapsamında üç ay süre verilen Hedef Yapı için süre sona erdi ve iflas kararı çıktı. Hedef Yapı, 23 Eylül 1997 tarihinde 500 bin TL sermaye ile Fatih Kalpakçı, Tunis Kalpakçı ve Erkan Özdemir ortaklığında kurulmuştu. Sözcü’nün haberine göre; 1997 yılında kurulan şirket Çamlıca Camii inşaatı, İstanbul Atatürk Havalimanı, Dünya Ticaret Merkezi, Bakü Tiflis Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı, Susesi Otel ve Kongre Merkezi, Adana Hilton ve Sabancı Üniversitesi inşaatlarında yer almıştı. Şirket Rusya, Ukrayna, Kazakistan ve Libya’da da bazı projelerde görev aldı. Kaynak yapi.com.tr
Millet Bahçesi’nden Sonra Millet Konağı Geliyor
2023 yılına kadar 81 ilde en az bir Millet Bahçesi yapmayı planlayan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, köy ve mahallelerde ise 5 bin tane ‘Millet Konağı’ inşa etmeyi planlıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2023 yılına kadar ülke genelindeki mahalle ve köylerde 5 bin Millet Konağı inşa edecek. Karar, Bakanlığın ilkini Antalya’da düzenlediği ‘2023’e Doğru Türkiye’de Çevre ve Şehirciliğin Geleceği İstişare Toplantısı’nın sonuç bildirgesinde açıklandı. Sonuç bildirgesinde ayrıca 2023 yılına kadar 81 ile en az birer Millet Bahçesi’nin inşa edilmesi, 1,5 milyon konuta kentsel dönüşüm uygulanması ve Emlak Bankası’nın yeniden kurulması gibi hedeflere yer verildi. 2B ve Hazine arazilerinin satışı, korunan alanların artırılması ve 250 bin yeni sosyal konut inşa edilmesi de Bakanlığın hedefleri arasında yer alıyor. 81 ile millet bahçesi, 5 bin mahalle ve köye millet konağı geliyor OdaTv’den Yusuf Yavuz’un haberine göre; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2023 yılına kadar uygulamayı planladığı projeler arasında 5 bin adet ‘Millet Konağı’ da bulunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı 100 günlük icraat programının ikincisinde de yer verilen Millet Konağı projesi, köy ve mahallelerdeki sosyal dokuyu güçlendirmeyi amaçlıyor. Proje, konak, kıraathane ve kütüphane gibi üninetelerden oluşacak. Bakanlık ayrıca 2023’e kadar 81 ilde en az bir tane Millet Bahçesi yapmayı planlıyor. Kaynak yapi.com.tr
Türkiye, 63 Ülke Arasında 60’ıncı Oldu
2015’te dünya fiyat liginde zirvede olan Türkiye, konut piyasasındaki düşüşünü sürdürüyor. IMF’ye göre konut fiyatları 2018’de yüzde 7.6 düştü. Uluslararası Para Fonu (IMF) dünyada konut fiyatlarının en çok arttığı ve en fazla düştüğü ülkeleri sıraladı. 63 ülkeyi kapsayan IMF Küresel Konut İzleme Raporu verilerine göre, 2018 yılında konut fiyatlarının en çok yükseldiği ülke, yüzde 13.1’lik artışla Hong Kong oldu. 2017 yılına göre konut fiyatlarının en çok gerilediği ülke sıralamasında ise yüzde 15.2’lik düşüşle Ukrayna ilk sırada yer aldı. Önceden ilk üçteydik Sözcü’den İsmail Şahin’in haberine göre; geçmiş dönemlerde yüksek oranda fiyat artışıyla sıralamada hep ilk üçte yer alan Türkiye’de yüzde 7.6’lık düşüş görüldü. 2015 yılında yüzde 14’lük fiyat artışıyla zirvede olan Türkiye o tarihten bu yana küresel konut liginde ivme kaybediyor. IMF’nin 2016 raporunda 39’uncu, 2017’de ise 51’inci sırada yer bulabilen Türkiye, 2018’de ise 60’ıncı oldu. Fiyat-kira makası da daraldı IMF’nin son verileri, yatırım için ev alacakları sevindirecek bir gelişmeyi de ortaya koydu. Uzun yıllardır dünyada konut fiyatı artışının kira artış hızından daha fazla olduğu Türkiye sıralamada geriledi. Konut fiyat artışıyla kira bedellerinin artışını karşılaştıran endekste, 2010 yılı 100 kabul edildiğinde, 2016 yılında 148.8 ile birinci sırada yer alan Türkiye’de bu rakam 2018 itibarıyla 104.6’ya indi. Satılık konut fiyatlarının kira bedellerine göre en fazla arttığı ülke Letonya olurken, kiraların ev fiyatlarına göre en fazla arttığı ülke ise Rusya oldu. Haberin tamamına linkten ulaşılabilir.. Kaynak yapi.com.tr
2019 Şubat Ayı Kira Artış Oranları Belli Oldu
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından enflasyon oranları açıklandı. Böylece 2019 Şubat ayı kira artış oranları belli oldu. Gayrimenkul kira sözleşmesi yenilenen kiracılara senelik zam yapılıyor. Bu zammın nasıl hesaplanması gerektiği de Borçlar Kanunu kapsamında yer alıyor. Kanunen meskendeki kiracıya üretici fiyat endeksi oranlarından yüksek oranda zam yapılamıyor. Buna karşın, geçtiğimiz yıl içerisinde enflasyon oranlarında yaşanan yükselişin kiralara olumsuz yansıması sebebi ile kira artışı hesaplamasında değişikliğe gidildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan Orta Vadeli Ekonomi Programı (2019-2021) Eylül ayında duyuruldu. Yeni Ekonomi Paketi gereğince kira zammı artık üretici fiyat endeksi oranlarına göre hesaplanamayacak, kira artış oranına dair üst sınır tüketici fiyat endeksi (TÜFE) oranlarına göre belirlenecek. Yapılan değişikliğe göre Türk Borçlar Kanunu’nun Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki (TÜFE) 12 aylık ortalamalara göre değişim oranının esas alınacağına ilişkin hüküm, kira sözleşmeleriyle akdedilmiş diğer kira sözleşmelerinin yenilenmesinde uygulanacak. 2019 Şubat ayı kira artış oranları Emlak Kulisi’nde yer alan habere göre; konut veya iş yeri kira sözleşmesi bu ay yenilenen kiracılara ne kadar zam yapılacağı bugün belli oldu. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 1.06 arttı. Yurt içi üretici fiyat endeksi aylık yüzde 0.45 arttı. TÜFE’de (2003=100) 2019 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 1,06, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 1,06, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20,35 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 17,16 artış gerçekleşti. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2019 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 0,45, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 0,45, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,93 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 28,70 artış gösterdi. Buna göre mal sahipleri kiracısına yüzde 17.16 oranında zam yapacak. Hesaplama örneği Mevcut kira bedeli: 1000 lira Zam oranı: yüzde 17,16 Zam bedeli: 171 lira Zamlı kira bedeli: 1.171 lira
İŞDER İş Fuayesi düzenliyor..
İŞDER (İş Dünyası Derneği) 20 – 21 Şubat’da Çorlu Halk Eğitim Merkezi’nde masa sayısı 70 ’le sınırlı olacak nitelikte katalog, broşür, kartvizit ve istenirse masa yanı 1 adet, ancak masa üzeri sınırsız numune ürünün koyulabileceği 2 gün sürecek bir iş fuayesi düzenliyor. 20 gün öncesi yerel radyolar, internet haberciliği ve gazetelerle duyurusu yapılacak iş fuayesine aynı zamanda 5 bin adet özel davetiye ile başta firma sahipleri, genel müdürleri, satın alma ve üst düzey yöneticileri davet edilecek. Tedarik yapacak binlerce iş insanının ve vatandaşın katılımı bekleniyor. İŞDER Başkanı Murat Çalık, katalog, broşür, kartvizit ve istenirse iş ürününün sergilenebileceği iş fuayesinin özellikle bu kriz döneminde bölgenin katma değerini artırmak, üyelerimizin iş potansiyellerini büyütmek adına önemli bir etkinlik olacağına dikkat çekerek, “iş fuayemize binlerce iş insanının ve vatandaşın katılımını bekliyoruz. 70 ’le sınırlı olan fuaye stand masalarımıza iş dünyasının büyük bir potansiyelle katılacağını söyleyebilirim. Çorlu’da 2 gün sürecek saat 10.00 ile 19.00 arası sürecek İŞDER iş fuayesi masalarından talep edeceklerin 25 Ocak 2019 tarihine kadar derneğimizin merkezine gelip iş fuaye kaydını yaptırması gerekmektedir. Bilgi içinde 0541 440 59 59 ‘danİŞDER ile irtibata geçilebilir” dedi. Fuayenin İŞDER’in kuruluş misyonunu hayata geçirmek adına önemli bir boyutu sergileyeceğini belirten Başkan Murat Çalık, “İŞDER; bölgesinde ticaret potansiyellerini artırmak için bu tür etkinlikler yapmaya devam edecek” diye konuştu. İş fuayesi kaydınızı yaptırdınız mı? 20 – 21 Şubat ’da masa sayısı 70 ’le sınırlı olacaktır. Katalog, broşür, kartvizit ve isterseniz masa yanına 1 adet, ancak masa üzerine dilediğiniz kadar numune ürününüzü koyabileceğiniz, 2 gün sürecek fuaye masa kayıtı için acele ediniz..! Binlerce tedarikçinin alış verişi için 20 gün öncesi yerel radyolar, internet haberciliği, gazeteler ve tüm sosyal medyalarla duyurusu yapılacaktır. Yine 5 bin adet özel davetiye başta firma sahipleri, genel müdürleri, satınalma ve üst düzey müdürlerine İŞDER tarafından gönderilecektir. Tedarik yapacak binlerce iş insanı ve vatandaşla birebir görüşüp firmanızı veya ürününüzü tanıtabileceksiniz. Ama katılım için 25 Ocak’ı beklemeyiniz, rezervasyonlar dolmak üzere. LÜTFEN yerinizi biran önce alınız..! İletişim: 0541 440 59 59
Türkiye’de Kenevir Yetiştiriciliği – Üretimi Yeniden Başlıyor! Nasıl Yapılır?
Türkiye’de Kenevir yetiştiriciliği ve üretimi devlet teşviği ile yeniden başlıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan açıklamaya göre, Gıda Tarım Bakanlığı yeniden Türkiye’de kenevir üretimi yapabilmek için harekete geçecek. Esrar’ın hammaddesi olarak bilinen Kenevir son yıllarda ise çeşitli tıbbi ürünler ve endüstride yoğun bir şekilde kullanılmaya başlandı ve son olarak da Türkiye’nin 19 ilinde ekimi yasallaştı. Ancak yeni düzenleme ile birlikte kenevir ekimine teşvik gelmesi planlanıyor. Kenevir artık yeni çalışmalar ile birlikte, sağlık alanında en çok baş ağrısı, bulantı giderici, iştah artırıcı ve kanser tedavisi için kullanılan ilaçlarda yer alıyor. Ayrıca kenevir sadece sağlık amacıyla değil, çeşitli endüstriyel amaçlı ürünlerde de kullanılabilecek şekilde yetiştirilebiliyor. Kenevir yetiştiriciliği ile elde edilen hammadde kağıt ve lif ürünlerinin yapımında da kullanılabiliyor. Türkiye’de çok uzun yıllardır kenevir yetiştiriciliği yasak, ancak 2016 yılında yapılan bir düzenleme ile kenevir 19 şehirde kontrollü bir şekilde yetiştirilebiliyor. Ancak yasalar çerçeveside 2017 yılında sadece 70 dekar alanda kenevir yetiştiriciliği yapıldı ve bu Türkiye’nin erişebileceği potansiyel göz önüne alındında çok düşük bir rakam. DÜZENLEME YAPILACAK Kenevir ekiminin yasallaşacağı ve yeni düzenleme ile teşvik getirileceği yönünde açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konu ile ilgili olarak, “Ülkemizde keneviri yok ettik. Kenevirden atlet, fanila dokunurdu. Çünkü teri emmesi çok farklı. Bize dost görünen düşmanlar ülkemden kenevir üretimini aldı. Biz keneviri ithal ediyoruz. Kenevire dayalı yapılması gereken şeyler varsa ithal ürünlerle yapılıyor. Gıda Tarım Bakanlığı bu konuda çalışmalara başlıyor. Birilerinin bu işi başlatması lazımdı. Şu anda biz de bunun çalışmasını yapıyoruz.” ifadelerini kullandı. KENEVİR YETİŞTİRİCİLİĞİ NASIL YAPILIR İKLİM İSTEĞİ Genellikle tercih edilen ‘Lif tipi kenevir’ yetiştiriciliği için yüksek nispi nem, uygun bir sıcaklık ve asgari 700 mm’lik yağış gerekiyor. Özellikle ekim öncesi yağış gereksinimi çok fazladır. İlkbahar geç donlarına karşı hassas olduğundan, -5 C0 den daha düşük sıcaklıklarda fideler büyük ölçüde zarar görür. Genelde kenevir adaptasyon kabiliyeti iyi olduğundan her türlü ekolojik koşullarda rahatlıkla yetişebiliyor. Tohum üretimi için sıfır derecenin altında olmayan asgari 5 aylık ve lif eldesi için de 4 aylık bir gelişme süresine gereksinimine ihtiyaç duyuyor. Kuraklık ve yüksek sıcaklık gelişmeyi büyük ölçüde hızlandırıyor. Toprakta devamlı ve fazla bir nem olursa yapraklarda sararmalar oluşur ve kenevir bitkisi bu sararma sonrasında zarara uğrar. TOPRAK İSTEĞİ Hemen hemen bütün yetiştirme bölgelerinde derin sürülmüş, besin maddelerince zengin, nötr toprak reaksiyonundan zayıf alkali reaksiyona kadar pH= 7-7,5 arasında olan topraklar kenevir yetiştiriciliği için uygundur. Dere ve nehir yatakları zengin, kireçli, gevşek ve organik maddece fakir olmayan aluviyal topraklarda en iyi verim elde edilir. TARLANIN HAZIRLANMASI Yaz aylarında ekilen tüm bitkilerde olduğu gibi öncelikle tarlanın derin bir şekilde işlenmesi gerekiyor. Derin toprak işleme kurak bölgelerde özellikle sonbahar aylarında yapılmalıdır. İlkbaharda ekimden önce tarla üzerinde oluşan yabancı otları temizlemek ve üstteki toprak tabakasını gevşek bir yapıya kavuşturmak için hafif sürüm gerçekleştirilebilir. Ortaya çıkan toprak kesekleri diskaro geçirilerek parçalanmalı ve bundan sonra toprağın tesfiyesini sağlayan ekipmanlarla tarla toprağı ekime uygun hale getirilir. KENEVİRİN EKİMİ Kenevir tarımında ilkbahar son don tehlikesi geçtikten sonra yapılacak en erken ekimle yüksek verim alınabiliyor. Genelde kenevir bitkisinin ekim zamanı Mart ayıdır. Ekim mibzerle sıraya ekim şeklinde yapılmalıdır. Serpme ekim modern tarımda önerilmemektedir. Sıraya ekim yapıldığında uygulanan sıra aralıkları lif için üretimde 15-25 cm , tohum için üretimde 30-40 cm ‘dir. Zira sık ekim lif kalitesinin artışına, seyrek ekim ise dallanmayı teşvik edeceğinden tohum veriminin artışı için…
“2019 İnşaat Sektörünün Toparlanma Yılı Olacak”
KAMDER Başkanı, 2018 yılında inşaat sektörünün en kötü dönemini yaşadığını, 2019 yılında sektörün yeni projeler üretmek yerine stokları tüketmeyi hedeflediğini söyledi. İnşaat Sektörünün 2018’deki faaliyetlerini değerlendiren ve 2019 ile ilgili beklentilerini açıklayan Karşıyaka Yapı Müteahhitleri Derneği (KAMDER) başkanı ve İzmir Ticaret Odası İnşaat Komitesi meclis üyesi Niyazi Gültekin, sektörün eski günlerine dönebilmesi için faizlerin mutlaka düşmesi gerektiğini, 2019 yılından umutlu olduklarını ifade etti. En zor yılı geride bıraktık İnşaat Sektörü’nün 2018’de çok zor bir süreç yaşadığını belirten Niyazi Gültekin, “24 Haziran seçimlerinden önce başlayan ekonomik krizden en fazla inşaat sektörü etkilendi. Konut kredisinde faiz ortalaması yüzde 2.75’lere yükseldi. İnşaat maliyetleri yüzde 40’tan fazla arttı. Birçok meslektaşımız bu ekonomik koşulların altından kalkamayıp konkordato ilan etmek zorunda kaldı. Konkordato ilan edenler arasında büyük firmalar da var. Çok sayıda inşaat yarım kalmış vaziyette. Bu sürecin 2019’da sona ereceğini ve 2019 yılının sektör için daha güzel geçeceğini umut ediyoruz” dedi. Bankalar sektöre ihanet etti Bankaların inşaat sektörü sayesinde yüzbinlerce kişiye konut kredisi sattığını ve çok büyük kârlar elde ettiğini ifade eden Niyazi Gültekin, “İyi günde dost olan bankalar zor günde müteahhitlere en büyük darbeyi vurdu. Birçok müteahhit arkadaşlarımızın yüzde 13-15’lerle aldığı kredilerin faiz oranı yüzde 45’lere kadar çıktı. Müteahhitler zaten yüksek konut kredisi faizleri yüzünden satış yapamadıkları bu dönemde yüksek faizler ödemek zorunda kaldı. Özellikle özel bankalar yüzde 20 ile mevduat alırken yüzde 45 ile kredi sattılar. Yüzde 100’den fazla kâr ettiler. Bankalar bu dönemde güvenimizi kaybetti. İnşaat sektörünün yeniden yükselmeye başlayacağı dönemlerde bankaların yaptığı bu ihaneti asla unutmayacağız” dedi. 2019’da hedef inşaatları tamamlayıp stokları eritmek Sektörün 2019 hedefleri ile ilgili görüşlerini paylaşan Gültekin sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Bu yıl çok az proje lansmana çıkacaktır. Sektörün en büyük önceliği mevcut projeleri tamamlayıp, stokları eritmek. Türkiye’de 2 milyona yakın konut satılmayı bekliyor. Bu konutların satılması için faizlerin düşmesi gerekiyor. Kamu bankalarının başlattığı 0,98 faiz kampanyası sektöre bir hareket getirdi ancak yeterli değil. 0,98 faiz kampanyasının müteahhite maliyeti çok yüksek. 0.80’lik maliyeti müteahhitler karşılıyor. Merkez Bankası’nın ilk toplantıda faiz oranlarını yüzde 20’nin altına düşürmesi ve 2019’a olumlu bir başlangıç yapması gerekiyor. Devam eden faizlerdeki düşüş eğilimi, 2019’da konut satışlarını artırıp, sektöre yeniden hareket getirecektir.” Kaynak yapi.com.tr
Türkiye’de 2018 Aralık’ta 136.845 Konut Satıldı
TÜİK’in Aralık 2018 konut satış istatislerine göre; Türkiye genelinde 2018 yılında 1.375.398 konut satış sonucu el değiştirdi. Konut satışları 2018 yılında bir önceki yıla göre %2,4 azalış gösterdi.1.375.398 konut satışı sonucu dağılımında; İstanbul 234.055 konut satışı ve %17 pay ile ilk sırayı aldı. Satış sayılarına göre İstanbul‘u, 131.161 konut satışı ve %9,5 pay ile Ankara, 75.672 konut satışı ve %5,5 pay ile İzmirizledi. En az satış ise 159 konut ile Hakkari‘de gerçekleşti. Türkiye genelinde satılan konutların 276.820 tanesi ipotekli, 1.098.578 tanesi ise diğer satış türünde gerçekleşti. Türkiye’de 2018 Aralık ayında 136.845 konut satıldı Türkiye genelinde konut satışları 2018 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %2,9 oranında artarak 136.845 oldu. Konut satışlarında, İstanbul 26.541 konut satışı ve %19,4 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u, 12.095 konut satışı ve %8,8 pay ile Ankara, 6.960 konut satışı ve %5,1 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının düşük olduğu iller sırasıyla 13 konut ile Ardahan, 32 konut ile Hakkari ve 48 konut ile Bayburt oldu.İpotekli konut satışları 2018 Aralık ayında 7.148 olarak gerçekleşti Türkiye genelinde ipotekli konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre %79 oranında azalış göstererek 7.148 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %5,2 olarak gerçekleşti. İpotekli satışlarda İstanbul 1.461 konut satışı ve %20,4 pay ile ilk sırayı aldı. Toplam konut satışları içerisinde ipotekli satış payının en yüksek olduğu il %12,7 ile Edirne oldu. Diğer satış türleri sonucunda 129.697 konut el değiştirdi Diğer konut satışları Türkiye genelinde bir önceki yılın aynı ayına göre %31,1 oranında artarak 129.697 oldu. Diğer konut satışlarında İstanbul 25.080 konut satışı ve %19,3 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde diğer satışların payı %94,5 oldu. Ankara 11.315 diğer konut satışı ile ikinci sırada yer aldı. Ankara’yı 6 565 konut satışı ile İzmir izledi. Diğer konut satışının en az olduğu il 12 konut ile Ardahan oldu Konut satışlarında 69.861 konut ilk defa satıldı Türkiye genelinde ilk defa satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre %4,8 artarak 69.861 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk satışın payı %51,1 oldu. İlk satışlarda İstanbul 13.723 konut satışı ve %19,6 ile en yüksek paya sahip olurken, İstanbul’u 5.077 konut satışı ile Ankara ve 3.158 konut satışı ile İzmir izledi.İkinci el konut satışlarında 66.984 konut el değiştirdi Türkiye genelinde ikinci el konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre %1 artış göstererek 66.984 oldu. İkinci el konut satışlarında da İstanbul 12.818 konut satışı ve %19,1 pay ile ilk sıraya yerleşti. İstanbul’daki toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı %48,3 oldu. Ankara 7.018 konut satışı ile ikinci sırada yer aldı. Ankara’yı 3.802 konut satışı ile İzmir izledi. Türkiye genelinde 2018 yılında yabancılara 39.663 konut satıldı Yabancılara yapılan konut satışları 2018 yılında bir önceki yıla göre %78,4 oranında arttı. Yabancılara yapılan konut satışlarında 2018 yılında ilk sırayı 14.270 konut ile İstanbul, ikinci sırayı 7.938 konut ile Antalya aldı. Antalya’yı 2.720 konut satışı ile Bursa ve 2.133 konut satışı ile Ankara izledi. Yabancılara 2018 yılı Aralık ayında ise 4.560 konut satışı gerçekleşti. Yabancılara yapılan konut satışlarında, Aralık 2018’de ilk sırayı 2.170 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul ilini sırasıyla 744 konut satışı ile Antalya, 252 konut satışı ile Bursa, 251 konut satışı ile Ankara izledi. Ülke uyruklarına göre en çok konut…
Param Yok Bayilik Almak İstiyorum | Bedelsiz
Ücretsiz bayilik almak için detaylı bir rehber hazırladık. Karlı İş Fikirleri’nin soru cevap bölümüne gelen sorulara sık sık yanıtları mail olarak veriyoruz, ancak bazı sorular sık sorulması nedeniyle rehber oluşturmaya çalışıyoruz. Sık sık girişimcilerden “Param Yok Bayilik Almak İstiyorum” sorusu geliyor. Türkiye gibi bayilik ve franchise sisteminin çok aktif olduğu bir ülkede sermayesiz bayilik fırsatınız kesinlikle var. Paranız yani sermayeniz yoksa sizler için birçok şirketin bayilik fırsatı tanıdığını belirtelim. Ancak bu tür sermayesiz bayiliklerde haliyle kar marjı da düşük olabilir. Ayrıca birçok şirket sermaye istemiyor ancak ipotek yada sözleşme imzalamanızı istiyor. Yani bazı şirketler tamamen üzerinde maddi değeri olmayan girişimciler ile çalışmak istemiyor. Tüm bunların dışında parasız bayilik veren bazı şirketler ise var. Bu şirketlerin bayilikleri hakkında ek bilgileri almak için iletişim numaralarını paylaştık. 1-2 dakikalık bir görüşme ile tüm sorularınıza ek yanıtlar bulabilirsiniz. Ayrıca sermayeniz yoksa SERMAYESİZ İŞ FİKİRLERİ adlı kategorimizdeki işlere göz atmanızı mutlaka öneriyoruz! Usta Dönerci Bayilik Meal Box Bayilik Kahve Deryası Bayilik Etçi Mehmet Bayilik Tudors Gömlek Bayilik Dynobil Ekspertiz Bayilik Labarba Börek Bayilik Dois Döner Bayilik Enty Car Central Oto Kiralama Bayilik Dadya Parfüm Bayilik Rotto Pizza Bayilik Paşa Döner Bayilik Eyfel Parfüm Bayilik Burger Sound Bayilik BUT’S Fried Chicken Türkiye’de 3 şubesi bulunan BUT’S Fried Chicken restoranları kısa sürede şube sayısını artırabilmek amacıyla bayilik veriyor, üstelik bayilerden bayilik bedeli dahi talep etmiyor. Firma AVM’ler için minimum 40, AVM dışında da minimum 80 metrekare alana sahip dükkanlar ile ilgileniyor. Firmanın sattığı ürünlerde ortalama kar marjı ise yüzde 100’ü aşıyor. Bayilik hakkında bilgiler için telefon 0543 697 62 94. LEXA ÇELİK KAPI 30 yılı aşkındır çelik kapı sektöründe yer alan Lexa Çelik Kapı, yeni bayilik talepleri için bayilik bedeli talep etmeyen firmalar arasında yer alıyor. Ancak sektör deneyimi bulunan yatırımcılara bayilik vermeyi planlayan firmanın, satışa sunduğu ürünlerde ortalama kar marjı yüzde 20 civarında bulunuyor. Lexa’nın bayilik sistemi hakkında merak edilenler için 0312 473 22 55 numaralı telefondan bilgi alınabiliyor. SARAY DÖNER Bayilik bedeli istemeyen Saray Döner firması, Türkiye’de halihazırda bulunan 8 bayi sayısını kısa sürede 50’ye çıkarmayı planlıyor. Firmanın bayilik sistemi hakkında bilgiler için 05308272918 numaralı telefondan bilgi alabilirsiniz. RAV – KİMLİK BELGESİ Bayilik için sermaye talep etmeyen Rav Mühendisliğin bayiliğine ulaşmak için 0312 381 00 18 numaralı telefona ulaşabilirsiniz. SABUN DÜNYAM Sabun bayiliği veren Sabun Dünyam adlı şirket bayiliklerini bedelsiz yani sermayesiz olarak veriyor. Şirketten bayilik almak için info@sabundunyam.com mail adresine ulaşabilirsiniz. AUTOCLUP Araçlar için özel hizmetler sunan AutoClup’un bayiliği de bedelsiz. Şirketten bilgi almak için 0216 371 6010 numaralı telefondan bilgi almanız mümkün. PAN ÇİĞKÖFTE Çiğköfte bayiliği arıyorsanız iyi bir alternatif olabilir. Şirket bayiliklerinden sermaye talep etmiyor. Sermayesiz çiğköfte bayiliği konusunda iyi bir şans olabilir. Şirkete ulaşmak için 0 312 387 40 80 numaralı telefona ulaşabilirsiniz. GREEN PIK Organik Gübre bayiliği veren Green Pik sermaye talep etmiyor. Hızla büyüyen bir sektör olması nedeniyle tavsiye ediyoruz. Green Pik iletişim numarası +90 212 863 13 21. NASREDDİN ET VE PİDE Nasreddin Et ve Pide bayilik vermeye başlayan yeni firmalardan biri. Sermayesiz bayilik veren şirket isim hakkı için ise 50 bin lira talep ediyor. Şirkete ulaşmak için 05323368781 numaralı telefonu kullanabilirsiniz. Şirket ürünlerinde yüzde 40 kar marjı fırsatı tanıyor. KÖYİÇİ SÜT ÇİFTLİĞİ Süt çiftliği şirketi olan Köyiçi bayilik dağıtımına başladı. Şirket bayilerinden sermaye talep etmiyor. Ayrıca isim hakkı bedeli de istemeyen…
Temizlik Şirketi Kurmak / Nasıl Açılır
Türkiye’de son dönemde konut sayısının patlaması ve gelir durumunun yükselmesiyle birlikte artık temizlik şirketlerine daha fazla ihtiyaç duyulmaya başlandı. Bir girişimci ve yatırımcı olarak bu ihtiyacın artışına paralel olarak bir girişim başlatmak kesinlikle karlı bir iş fikri olacak. Temizlik şirketi kurmanın karlı bir iş fikri olarak bir diğer avantajı ise düşük sermaye ile başlanılabilmesi. Zira, bir temizlik şirketinin ofisinde muhtemelen bir bilgisayar, birkaç sandalye ve bir masa dışında başka bir şey olmasına gerek yok. Temizlik şirketlerinde başlangıç maliyeti çok düşüktür, önemli olan personelleri işe aldıktan sonraki personel maaşlarıdır. Bu nedenle başlangıç için ciddi bir paraya ihtiyacınız yok. ŞİRKETİN KURULUMU ve MALİYETLER Standart olarak bir temizlik şirketini kurmak çok kolaydır. Bir ofis belirleyin ve ardından bir muhasebeci tutun. Ortalama olarak 3-4 bin liralık (her yıl zam geliyor) masraf sonrasında şirketiniz hazır hale gelecektir. Bu işlemleri muhasebecinizin halletmesine izin verin, çünkü sürekli olarak muhasebeciye ihtiyacınız olacak. Kendi başınıza işi halletmek istiyorsanız da Gerekli Belgeler rehberimize göz atmanız yeterli olacak. Şirketi kurduktan sonra standart olarak ek maliyet oluşturacak temizlik ürünlerine ihtiyacınız olacak. Temizlik ürünlerini toptan almanızı ve bu toptan alımı da standart bir market yerine toptancılar sitelerinden temin etmenizi öneriyoruz, daha ucuz olacak. Temizlik ürünlerinin genel bir listesi yoktur, karar sürecinde aldığınız kategoriye göre ihtiyaçlarınız değişecektir. Eğer hiç fikriniz yoksa bu durumda birkaç deneme yapmak üzere kendi evinizi, ofisinizi veya kar amaçlı olarak kurulmayan hayvan barınağı, belediye atölyeleri gibi bir yer için ücretsiz bir temizlik hizmeti verebilirsiniz. Böylelikle tam olarak neye ihtiyacınız olacağını anlayabilirsiniz Ayrıca bu sayede personel konusundaki eksikliklerinizi de görebilirsiniz. Bazı personelleriniz deneyimsiz olabilir, işe yarayacaktır. KARAR SÜRECİ Temizlik şirketlerinin birçok farklı türü vardır. Şirketi kurarken bu süreci mutlaka değerlendirmeniz ve kararı aldıktan sonra buna göre planlama yapmanız gerekiyor. Temizlik şirketi olarak her konuda hizmet sağlamak istiyor olabilirsiniz, ancak yeterli ekibiniz ve ekipmanlar için sermayeniz yoksa, belirli bir alana yönelmenizi tavsiye ederiz. Yönelebileceğiniz kategoriler ise şöyle; Genel Periyodik Temizlik Ofis Temizliği İnşaat Sonrası Temizlik Detaylı Ev Temizliği Zemin Temizliği Bahçe Temizliği Fabrika Temizliği Otel Temizliği Elbette bu hizmetlerin tamamı için de hizmet verebilirsiniz. Ancak belirli bir kategoriden yola koyulmak ve iş hacmine göre hizmetleri artırmak daha mantıklı olabilir. İŞE KOYULMA Hizmet verdiğiniz alanı belirledikten sonra temizlik şirketlerinin en önemli konusu için hazırlık yapmanız gerekiyor. Temizlik şirketlerinin ana odak noktası ve en çok sorun yaşadığı konu elbette personeldir. Çünkü şirketin tüm hizmetleri personeller aracılığıyla yapılıyor. Bu nedenle ne kadar iyi personelleriniz varsa, o kadar kaliteli bir şirket olacaksınız. İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR: Bijuteri Takı Mağazası & Dükkanı Açmak Temizlik şirketleri için personel bulmak zor değildir, genellikle başlangıçta asgari ücret ile personel bulmak çok kolay olacak. Ancak deneyimli ve size artı değer kazandıracak personeller için maaşınızı yükseltmeniz gerekecek. Ayrıca bazı büyük temizlik şirketleri maaş dışında, iş başına ek ödeme de yapmaktadır. Çünkü personelleriniz mutlu ise, muhtemelen iş yaptığınız müşteri de iş sonunda mutlu olacaktır. Personel arama sürecini mutlaka profesyonel bir şekilde gerçekleştirin. Temizlik şirketlerinin en az dikkat ettiği konular arasında personel seçimi geliyor. Birçok şirket, kendi yakınlarından personeller ile işe başlamakta ve bu nedenle iş hayatına bir sıfır geriden başlamaktadır. Eğer yakınlarınız arasında profesyonel olarak temizlik yapmış deneyimli insanlar varsa olabilir, ancak yoksa, sırf maliyetleri azaltmak için bu yola başvurmanızı asla önermiyoruz. İŞ ALMAK Temizlik şirketini kurduktan ve nitelikli olduğuna inandığınız personelleri temin ettikten sonra işin asıl noktasına gelirsiniz:…



























