Nehir Promasyon hizmette kaliteyi önemsiyor.
Bizim iş yerimiz her geçen gün büyümekte ve mağazalar zinciri oluşturmakta ve bu pandemi döneminde İnsanlara iş istihdamı sağlamaktayız. Hediyelik eşya ve promosyon ürünlerimiz sektörde yenilikçi ve yaratıcı bir bakış açısıyla fark yaratmak, Şirketimizi sektörde önemli bir boşluğu doldurmakta olduğumuz günümüz koşullarına taşıdığını görmek Bizleri heveslendirmekte ve kurumsal ilkelerimizi daha da geliştirmekte yolunda ufkumuzu genişletmektedir. Neden bizimle çalışsınlar meselesine değinecek olursak 1 çözüm odaklı olma ve güler yüzlü personel 2 yenilikçi ve modern ürünler 3 hizmet kalitesini hep ön planda tutmak 4 hediyelik eşya ve promosyon olarak yaratıcılık 5 hizmet ve malları zamana riayet ilkesini benimsemek Nehir Promosyon ve Hediyelik Ürünler, faaliyet gösterdiği alanlarda ürün ve hizmet standartlarını yükseltmeyi hedef bilmektedir. Sektörde yenilikçi ve yaratıcı bir bakış açısıyla fark yaratmak, ürün ve hizmet kalitesini hep en yukarıda tutmak, aynı zamanda satış ve hizmet sonrası müşteri destek mekanizmasını sürekli işler halde tutmak, Şirketimizin ana amaçlarını oluşturmaktadır. Çözüm odaklı olmamızın, hem kendimize hem de müşterilerimize katma değer yaratacak ürün ve uygulamalar üreterek vizyonumuzu sürekli geliştirmemizin, müşterilerimize verdiğimiz her sözü hiçbir bahanenin arkasına sığınmadan yerine getirebilmemizin, Şirketimizi sektörde önemli bir boşluğu doldurmakta olduğumuz günümüz koşullarına taşıdığını görmek, bizleri heveslendirmekte ve kurumsal ilkelerimizi daha da geliştirme yolunda ufkumuzu genişletmektedir. Nehir Promosyon ve Hediyelik Ürünler‘in her müşterisi, tek müşterisiymiş gibi değerli ve özene layıktır. Şirketimiz, kişi ve kurumlar tarafından düzenlenen ve en küçüğünden en büyüğüne değişik amaçlar barındıran davet, toplantı ve organizasyonların etkinliğini artıran, hafızalarda güçlü izler bıraktıran, hedeflere ulaşmada verimli alternatifler yaratan ürün ve hizmetleri bütün halde sunabilmekte, gerek kişi ve kurumlara özel, gerekse geleneksel çerçevede geniş ürün yelpazesi ile ihtiyaç duyulan tüm unsurları, müşterilerimizi yormadan tasarlamakta, yakıştırmakta, üretmekte ve teslim etmektedir. Satış ve teslimat sonrasında da tüm destek hizmet ve servislerimizle müşterilerimizin yanında olmayı sürdürüyor, müşterilerimiz tarafından hedeflenen sonuçlara ulaşmada en küçük katkı sağlayabileceğimiz bir nokta dahi varsa, bunu sunmadan rahat edemiyoruz… İrtibat Bilgileri Aşağıdaki irtibat numaralarını kullanarak bizimle iletişime geçebilirsiniz. Menekşe 2 Sokak No: 30 / 19 Kızılay ANKARA info@nehirpromosyon.com TEL : +90 (312) 434 13 00 – 418 15 24 TEL :+90 (312) 434 13 01 [Fax] GSM : +90 532 159 15 23 [GSM]
GSYH 3. çeyrekte beklentilerin çok üzerinde toparlandı
GSYH, şimdiden salgın öncesi seviyelerinin üzerine çıktı. TÜİK, GSYH’nin 3Ç20’de %5,0-5,5’lik piyasa beklentileri ve bizim %4,2’lik beklentimizin üzerinde %6,7 büyüdüğünü açıkladı. Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış GSYH ise çeyreklik bazda %11,0 daralmanın ardından %16,2 artış gösterdi. GSYH böylece, salgın öncesi seviyelerinin %3,4 kadar üzerine çıktı. İç talepteki canlanma turizm kaynaklı daralmanın çok üzerine çıktı. Kredi teşviki kaynaklı iç talep canlanmasına bağlı olarak, özel tüketim harcamalarının (beklentimize paralel) %9,2 büyüdüğü görülüyor. Bunda da belirleyici faktörün dayanıklı harcamalarındaki %55 ve yarı dayanıklı mal harcamalarındaki %17’lik artış olduğu, hizmet sektörü harcamalarındaki %8’lik daralmanın ise büyümeyi önemli ölçüde aşağı çektiği görülüyor. Sabit sermaye yatırımlarında ise beklentilerin çok üzerinde %22’lik artış olduğu görülüyor ki, bunun büyük ölçüde düşük faizlere bağlı olarak ticari araç satışlarından kaynaklandığını düşünüyoruz. Buna göre, yatırımlardaki büyüme trendinin kalıcılığına ilişkin soru işaretleri bulunduğunu söyleyebiliriz. Buna karşın, yatırımlar kalemindeki artışın 3. çeyrek GSYH büyümesine %5,2’lik bir katkı yaptığını belirtmek lazım. Öte yandan, mal ve hizmet ihracatının %22 daraldığı görülüyor, ki bu da tamamen turizm gelirlerindeki düşüşten kaynaklanıyor. İç talepteki canlanmayla mal ve hizmet ithalatının ise %16 arttığını görüyoruz. Buna göre, net dış talebin GSYH büyümesini %9,1 gibi ciddi bir oranda aşağı çektiğini söyleyebiliriz. Kamu harcamalarının ise büyümeye %0,1’lik çok sınırlı bir katkı yaptığı görülüyor. Bu sonuçlara göre, stoklardaki değişimin (stok biriktirme eğiliminin) de GSYH büyümesine %5,1’lik bir katkı yaptığı anlaşılıyor. 2020 GSYH büyümesinin %1,0’e ulaşması olası görünüyor. Özetle, turizm kaynaklı ekonomik aktivitedeki ciddi daralmaya karşın, kredi teşvikli iç talep sayesinde, GSYH’nin salgın öncesi seviyelerini şimdiden aştığı görülüyor. Ancak bunun TL’de hızlı değer kaybı ve faizlerde artış gibi ciddi bir maliyet ile başarıldığını da dikkate almak gerekiyor. TL’deki değer kaybı ve parasal sıkılaştırmaya bağlı olarak, iç talepte önümüzdeki dönemde kayda değer bir yavaşlama (gerileme) bekliyoruz. Öte yandan, elektrik tüketimi, kapasite kullanımı, imalat PMI ve ihracat/ithalat rakamları ile birlikte haftalık yayınlanan kredi kartı harcamaları henüz böyle bir yavaşlamaya işaret etmiyor. Buna göre, eldeki rakamlarla 2020 yılı GSYH büyümesinin %1,0’e ulaşması olası görünüyor. Bu rakamın, salgının ilk aylarında hiç de gerçekçi görünmediğini belirtmek lazım. 2020’de büyümede beklenenden hızlı toparlanma 2021 yılı GSYH büyümesini sınırlayabilir. Salgın sonrası toparlanmanın, ilk beklentilerin çok üzerine çıktığını, ancak buna bağlı olarak da 2021 için daha önce öngördüğümüz olumlu baz etkisinin, üçüncü ve dördüncü çeyrekler için ortadan kalktığını söyleyebiliriz. 2021’in çok büyük bölümünde hakim olmasını beklediğimiz yüksek faiz ortamı ile birleştiğinde, 2021 yılı GSYH büyümesinin %2,0-2,5 civarında gerçekleşebileceğini düşünüyoruz. Ancak bu tahmini her iki yönde de etkileyebilecek ciddi belirsizlikler olduğunu da not etmek lazım. Öncelikle, salgının gelişimi ve aşı haberleri en kritik konular olmaya devam ederken, bu taraftaki olumlu gelişmelerle turizm ve bağlantılı sektörlerde örneğin 2019 seviyelerine geri dönülebilirse, bu tahmin üzerinde ciddi yukarı yönlü riskler ortaya çıkabilir. Öte yandan, TL’deki istikrar da GSYH üzerinde belirleyici olmaya devam edecek. TL’de 2021’de ek değer kayıpları yaşanması durumunda, GSYH büyümesinin hiç arzu edilmeyen noktalara da gidebilir.
Araç Değer Kaybı Tazminatı Konusunda TÜSED’den Uyarı!
Son zamanlarda araç değer kaybı hususunda basında çıkan haberlerle ilgili olarak TÜSED Türkiye Sigorta Eksperleri Derneği’nden açıklama geldi. Kaza sonrası araç değer kaybı tazminatlarının araç sahipleri tarafından talep edilemediği, değer kaybı rapor tanzimlerinin sıra usulüyle ataması prosedürüne aykırı davranıldığı gibi ifadelere rastlandığını, fakat bunların doğru olmadığını dile getiren TÜSED ve TOBB SEİK Başkanı Ahmet Nedim Erdem “Birçok araç sahibi, araç değer kaybı konusunda yeterince bilgi sahibi değil. Araçlardaki değer kaybının, sigorta şirketleri tarafından hesaplandığı, hak kaybının yaşandığı ve hatta talep edilen tazminatların ödenmediği şeklinde söylemler var. Değer kaybı tazminatları, sigorta şirketleri tarafından değil; Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi üzerinden sıra esasına göre atanan, ilgili branşta ruhsat sahibi, bağımsız ve tarafsız sigorta eksperleri tarafından hesaplanmaktadır.” dedi. Öte yandan Erdem, kaza geçmişi olan araçların alım-satımında; araç değer kaybı belgesinin zorunlu kılınması durumunda, özellikle ağır hasar kayıtlı, yüksek TRAMER kayıtlı, değişen-boyanan parçası fazla olan araçların fiyatlarının, orijinalliği korunmuş araçlara göre düşeceğine ve ikinci el araç alacak kişilerin mağduriyetinin önüne geçileceğine dikkat çekti. Araç sahipleri değer kaybını nasıl hesaplatabilir? Trafik kazalarının ardından araçta oluşan fiziksel zararların onarım bedelinin yanı sıra, sigorta poliçelerinin değer kaybı zararını da tazmin ettiğini belirten Erdem, “Eğer bir kaza yaptıysanız ve kaza nedeniyle aracınızda oluşan değer kaybının hesap edilmesini istiyorsanız, E-Devlet üzerinden ( https://www.turkiye.gov.tr/sbgm-eksper-atama ) veya Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ nin (SBM) web sayfası üzerinden ( www.sbm.org.tr ) online “İşlemler” menüsü altındaki “Eksper Atama” adımlarını takip ederek değer kaybı raporu için eksper ataması yapabilir, ayrıca Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesini düzenlemiş olan sigorta şirketinden de talepte bulunulabilirsiniz. Vatandaşın talebi sonrasında sistem, sıra esasına göre dosyaya eksper ataması yapmakta; atanan ilgili branştaki ruhsat sahibi, tarafsız ve bağımsız sigorta eksperi hak sahibi ile temasa geçerek araç üzerindeki değer kaybını ilgili mevzuat çerçevesinde, tam, doğru ve eksiksiz olarak tespit ederek raporunu oluşturmaktadır. Ekspertiz raporunda tespit edilen tutar, Sigorta Şirketi tarafından değerlendirilerek tazminat ödemesi doğrudan hak sahibinin banka hesabına kesintisiz olarak yapılmaktadır.” diye ekledi. Değer kaybı rapor ücreti kusur oranına göre ilgili sigorta şirketleri tarafından karşılanmaktadır. Sigorta şirketinin, değer kaybı tazminat talebini tamamen veya kısmen reddetmesi veya talebe, başvuru tarihinden itibaren 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermemesi halinde; yine araç sahibinin, Sigorta Tahkim Komisyonu’na (http://www.sigortatahkim.org/ ) şahsen ya da posta yoluyla başvurabileceği belirtildi. Değer Kaybı Raporu tanzimi için eksperler nasıl görevlendiriliyor? Değer Kaybı Raporu tanziminde, ilgili tüm taraflar için güvenin tesis edilmesi amacıyla atamaların SBM sistemi üzerinden sıra esasına göre yapıldığını dile getiren Erdem, “Son zamanlarda sıra usulü atama yapılmadığı yönünde söylemlere de rastlamaktayız; bu söylemlere itibar edilmemesini rica ederiz. Sigorta eksperleri camiası olarak, sıra usulü atamayı, hak sahiplerinin menfaatlerinin korunması ve mesleğimizin saygınlığı için bir teminat olarak görmekte olduğumuz gibi, bu sistemin kurallar çerçevesinde sağlıklı işlemesi için verdiğimiz çaba da herkesin malumudur” dedi. “Kaza geçmişi olan her araç için yasal düzenleme getirilmeli” Öte yandan kaza geçmişi olan araçların ikinci el satışı esnasındaki değer düşüklüğünün hali hazırda mutlak bir hesabı bulunmadığına değinen Erdem, araçların alım-satımında, değer kaybı belgesinin zorunlu kılınması durumunda özellikle ağır hasar kayıtlı, yüksek TRAMER kayıtlı, değişen-boyanan çok parçası olan araçların fiyatlarının, orijinalliği korunmuş araçlara göre düşeceğine ve 3’üncü şahısların alım-satımdaki mağduriyetinin önüne geçileceğine de dikkat çekti. Erdem, açıklamalarına, “Kaza geçmişi olan aracın değer kaybı, alıcı ve satıcı arasında pazarlık usulü ile belirleniyor. Bu durum tarafların en azından birinin mağduriyetine sebep…
Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği Uluslararası Finans Kurumu ile İşbirliği Anlaşması İmzaladı
İstanbul’da kurulmuş olan Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği (YUD); iyi kurumsal yönetimi, çevresel ve sosyal risklerin yönetimini ve Türkiye’de sürdürülebilir finans uygulamalarını teşvik amaçlı IFC ile ortaklık kurmuştur. Türkiye’deki iş çevreleri çoğunlukla özel aile şirketlerinden oluşmaktadır. Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği, etkili yönetim kurullarının önemini vurgulamak ve hem düzenleyiciler hem de finansal kurumlarla birlikte çalışarak tüm şirketlerin daha başarılı olmalarında, daha anlamlı kurul temsiliyetinin önemi ve farkındalığını sağlamayı planlamaktadır. Yönetim kurulu üyeliği, artık onursal bir pozisyon olmaktan daha çok bir profesyonel işe dönüşmüştür. Tecrübeli kurul üyeleri finansal performans, yıkıcı iş modelleri, rekabet ortamındaki değişiklik eğilimleri ve ortaya çıkabilecek sorunlar konusunda kendilerini güncel tuttuklarını göstermelidirler. Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği, IFC gibi uluslararası gelişime odaklı kurumlarla stratejik ortaklıklar yapmanın ve tüm bu kurumsal yapılarla yapılacak bilgi akışının şirketlerdeki kaliteli yönetim uygulamalarında gözle görülür, olumlu bir etki yapacağına ve aynı zamanda kurul üyelerine mevcut yönetim trendlerine ulaşmada kaynak sağlayıp, tüm paydaşlar için sürdürülebilir büyüme ve katma değer sağladığına inanmaktadır. IFC, YUD‘un -reel ve finansal sektörlerdeki- çevresel ve sosyal uygulamaların yönetimine odaklanarak kurumsal yönetim ve ESG standartlarını teşvik etmek, eğitim ile desteklemek ve bunlara tavsiyelerde bulunmak için dahili kapasitesini geliştirmesini destekleyecektir. Bunun karşılığında ise YUD, Türkiye’de iyi kurumsal yönetim ve ESG’nin önemi konusunda farkındalık yaratmak için Türk özel sektörü, düzenleyiciler ve diğer paydaşlarla yakın bir şekilde çalışacaktır. Yönetim Kurulu Üyeleri Derneği Başkanı Mehmet Sami, konu ile ilgili olarak “İşletme sahiplerinin ve profesyonellerin düzenleyici alandaki en iyi uygulamalara ve gelişmelere erişebilecekleri, yeni stratejiler geliştirmek için kendi sektörlerinde benzer fikirlere sahip uzmanlarla ağ oluşturabilecekleri bir platformun oluşturulduğunu görmek istiyoruz. Derneğimiz, öncelikli olarak etkili yönetimin; dikkatli bir şekilde yapılandırılmış yönetim kurulları ve ilgili komiteler ile elde edilebileceğinin altını çizmek ve göstermek için bir ara platform sunmaktadır. Ortak amacımız; Türkiye’de iyi kurumsal yönetimi, çevresel ve sosyal risklerin yönetimini ve sürdürülebilir finans uygulamalarını teşvik etmektir. Bu platformu inşa etmede ve ekili bir şekilde sürdürme gayretimizde IFC ile olan işbirliğimizden faydalanmayı dört gözle beklemekteyiz. Aynı zamanda YUD’un da yapılacak ortak çalışmalarla IFC’nin küresel deneyim havuzuna olumlu katkıda bulunacağına eminiz.“ şeklinde konuştu. IFC Türkiye Ülke Müdürü Arnaud Dupoizat da “YUD ile ortaklığımız; giderek daha fazla yatırımcının, bir şirketin yatırım potansiyelini anlamada ESG faktörlerini dikkate aldığını göstermektedir. Ancak yüksek ESG standartlarına sahip olmak, yatırımcılar kadar şirketler için de eşit önem taşımaktadır; zira bu şekilde işlerine katma değer katarak ve daha uygun finansman sağlayarak itibar risklerini azaltır ve sürdürülebilirlik sağlarlar.” diyerek ESG standartlarına sahip olmanın önemini vurguladı. IFC Hakkında Dünya Bankası Grubu’nun bir üyesi olan IFC, gelişmekte olan piyasalarda özel sektöre odaklanmış en büyük küresel kalkınma kuruluşudur. Gelişmekte olan ülkelerde pazarlar ve fırsatlar yaratmak için sermayemizi, uzmanlığımızı ve etkimizi kullanarak 100’den fazla ülkede çalışıyoruz. 2020 mali yılında, gelişmekte olan ülkelerdeki özel şirketlere ve finans kurumlarına 22 milyar dolar yatırım yaptık, aşırı yoksulluğu sona erdirmek ve paylaşılan refahı artırmak için özel sektörün gücünü kullandık. Daha fazla bilgi için; www.ifc.org İletişim – IFC www.facebook.com/IFCwbg www.twitter.com/IFC_org www.youtube.com/IFCvideocasts www.ifc.org/SocialMediaIndex www.instagram.com\ifc_org YUD Hakkında YUD 2017 yılında sürdürülebilir büyüme için aktif ve profesyonel yönetim kurulları oluşturulmasına katkı sağlamak için Istanbul’da kuruldu. Üyelik şu anda Türkiye’deki yönetim kurulu üyeleri ve CEO’larından oluşmaktadır. Daha fazla bilgi için; www.yud.org.tr İletişim – YUD www.yud.org.tr https://www.linkedin.com/company/yud-org/ https://www.youtube.com/yud-org
Yeni yılda çevre dostu ve rengarenk ambalaj tasarımları öne çıkacak
2021 yılının ambalaj tasarımı trendleri Yeni dünya düzeni ile birlikte tüketicilerin özellikle hızlı tüketim ürünlerinde satın alma davranışları şekil değiştirmeye başladı. Ambalaj tasarımı ofislerinin pandemiye bağlı olarak değişen tüketici beklentilerini analiz ederek bu doğrultuda yeni projeler ürettiklerini ifade eden B12 Creative Branding’in Kurucusu ve Kreatif Direktörü Bürkan Çiftçigüzeli, 2021 yılındaki ambalajlarda daha çok sağlık ve çevre unsurlarının tasarımların odak noktasını oluşturacağını belirtti. Pazarlama sektöründe fark yaratmanın önemli etkenlerinden biri olan ambalaj tasarımı, tüketici taleplerinin değişmesi ile birlikte daha da önemli hale geldi. Ambalaj tasarımlarının önümüzdeki dönemlerde çok daha doğal, sürdürülebilir materyallerden üretileceğini ve içeriğindeki ürünün daha doğal olacağını belirten B12 Creative Branding’in Kurucusu ve Kreatif Direktörü Bürkan Çiftçigüzeli, ambalajın çevreyi koruyan ve zarar vermeyen yapısı sayesinde tüketici için de daha tercih edilir olacağını vurguladı. Çevre dostu ambalaj örneklerinin dünyada hızla yaygınlaşmaya başladığını dile getiren Çiftçigüzeli, “Ünlü bir su markası, etiketsiz şişelerini satışa sunarken aynı zamanda tutkal ve daha fazla plastik kullanımını da otomatik olarak sonlandırmış oldu. Kuşkusuz bu markaların ufak gibi gözüken farkındalıkları yılda milyonlarca adet üretilen şişeleri ve başka markaların da bu gibi yenilikleri takip ettiğini düşündüğünüzde oldukça önemli boyutlara ulaşıyor. Yine uluslararası bir çorba markası geri dönüştürülebilir çorba ambalajlarını tüketicilerin beğenisine sundu. Dünyanın en büyük oyuncak üreticisi, artık kutularından çıkan plastik poşetler yerine kağıt poşetleri kullanma kararı aldı. Bu gibi örnekler ufak ufak ülkemizde de görülmeye başlandı, ancak yaygınlaşması biraz zaman alacak” dedi. Markalar artık daha şeffaf olmak zorunda 2021 yılında ambalajların yapısı ile ilgili önemli değişikliklere ek olarak ürün etiketlerinde de yeniliklerin olacağını öngören Çiftçigüzeli,“Sağlıklı yaşam kaygısıyla birlikte bilinçli tüketicilerin artması beraberinde ürün içeriklerini önemli hale getirdi. Bu doğrultuda önümüzdeki dönemde markalar, ambalajlarında ürünlerin içinde ne kadar şeker içerdiğini ya da doğal içeriklerle üretilip üretilmediğine dair bilgileri daha net ve kolay anlaşılır bir şekilde verecek” şeklinde değerlendirme yaptı. Ambalajlarda canlı renkler hakim olacak Ambalaj tasarımlarında doğallığın kendisini sıcak ve güçlü renklerle hissettireceğini söyleyen B12 Creative Branding’in Kurucusu ve Kreatif Direktörü Bürkan Çiftçigüzeli şu yorumda bulundu: “Bunaldığımız, sıkıldığımız şu günlerde tüketicilere kendilerini daha motive, enerjik ve canlı hissettiren renklerin hakim olduğu ve yine içerisinde kendilerini bulacakları illüstrasyonlu tasarımlara sahip ambalajlar pazarlama dünyasını daha da keyifli hale getirecek. Ambalajı ilk açtığınızda, yenilikçi güzel hisler ve deneyimler bırakan markalar bir sonraki seçimde tercih sebebi olacak.” Minimalist tasarımlara ilgi artıyor Ambalaj tasarımında minimalist etkilerin Avrupa’da birçok marka ve üründe uzun zamandır görüldüğünü fakat ülkemizde sosyo-ekonomik etkilerden dolayı biraz daha yavaş ilerlediğini belirten Bürkan Çiftçigüzeli,mesajları daha net verenminimalist tasarımların önümüzdeki dönem daha fazla kullanılacağını söyledi. Aynı zamanda “Az”ın etkisinin “Daha çok” olduğunun altını çizen Çiftçigüzeli, “Tüketici tercihlerinin ve etkilerinin bu denli değiştiği bir dönemde ambalaj tasarımının etkisini de çok daha iyi anlıyoruz” dedi. B12 Creative Branding Hakkında 2014 yılında İstanbul merkezli bir tasarım ofisi olarak kurulan B12, kısa sürede sektörünün lideri konumundaki ulusal ve uluslararası önemli perakende markalarına hizmet vermeye başladı. Bürkan Çiftçigüzeli ve Fulya Çiftçigüzeli önderliğinde yurt dışındaki tasarım ofislerinin hizmet kalitesini ve stratejik yaklaşımlarını Türkiye’de de sağlamak amacıyla yola çıkan B12, yaptığı çalışmalarla birçok ödül kazandı. Ambalaj tasarımı ve markalaşma konusunda uzmanlaşan tasarım ofisi, multidisipliner tasarımcı kadrosu ile hizmet veriyor.
Hizmet gelirlerindeki revizyon cari açığı 3 milyar $ arttırdı.
Ekim’de 273 milyon $ cari açık verildi. Geçen yılın Ekim ayında 2,7 milyar $ fazla veren cari denge, bu senenin aynı ayında 350 milyon $’lık medyan beklentinin hafif altında 273 milyon $ açık verdi. Bizim açık beklentimiz ise 550 milyon $ seviyesindeydi. Önceki aylara ait hizmet gelirlerinde (ağırlıkla da taşımacılık hizmetlerinde), TÜİK’in “Uluslararası Hizmet Ticareti İstatistikleri”ne paralel olarak, aşağı yönlü ciddi revizyonlar yapıldığı dikkati çekiyor. Revizyonlar öncesi, Ocak-Eylül döneminde 28,0 milyar $ seviyesindeki cari açığın, yapılan bu revizyonlarla birlikte 30,8 milyar $’a yükseldiği görülüyor. Benzer şekilde, 2019 yılındaki 8,8 milyar $’lık cari fazla, 6,9 milyar $’a gerilerken, 2018’deki 20,8 milyar $’lık cari açık da 21,6 milyar $’a yükselmiş durumda. Cari açık birkaç ay daha yükselmeye devam ettikten sonra düşüşe geçebilir. Revizyonların ardından, cari açık Ocak-Ekim dönemi için 31,1 milyar $, 12-ay birikimli olarak da 33,8 milyar $’a (önceki ay 30,8 milyar $ idi) yükseldi. Dış ticaret açığında ithalat kaynaklı artış trendine ek olarak artışa geçen Covid-19 vaka sayılarına bağlı olarak turizm gelirlerin zayıf seyretmeye devam edecek olması nedeniyle, 12-aylık birikimli cari açıktaki artış bir süre daha (Şubat sonuna kadar) devam edebilir. Son revizyonların ardından, cari açığın 2020 sonunda yaklaşık 39 milyar $’a (GSYH’nin %5,6’sı), Şubat/Mart ayı itibariyle de 40-41 milyar $’a ulaşmasını bekliyoruz. Sonrasında, ithalatta belediğimiz yavaşlama ve turizm gelirlerindeki normalleşmeyle birlikte, cari açığın bir düşüş trendine girmesi muhtemel görünüyor. Düşüş trendinin özellikle de yılın ikinci yarısında hız kazanmasıyla (turizm gelirlerinde normalleşme varsayımına bağlı olarak), 2021 sonunda cari açık 20 milyar $’ın bir miktar altına (GSYH’nin kabaca %2,5’i) gerileyebilir. Hükümetin Eurobond ihracı sayesinde resmi rezervlerde sınırlı bir iyileşme oldu. Ekim ayında 2,9 milyar $’lık sermaye girişi olduğu görülüyor ki, bu giriş de büyük ölçüde Hazine’nin 2,5 milyar $’lık Eurobond ihracından kaynaklandı. Ekim’de resmi rezervlerin ise 4,2 milyar $ arttığı görülüyor. Bu da 1,6 milyar $ tutarında kayıt-dışı sermaye girişi yaşandığı (net-hata noksan kalemi) anlamına geliyor. Ekim ayındaki artışa karşın, resmi rezervlerde sene başından beri kayıp 38,5 milyar $’a ulaşmış durumda. Özel sektör 2018 ortalarından beri borç azaltıyor. Ekim’de uzun vadeli dış borç çevirme oranı, bankalar için %63 olurken, kısa vadeli kredilerdeki 1,2 milyar $’lık azalış da dikkate alındığında, toplamda 2,0 milyar $ sermaye çıkışı oldu. Reel sektör şirketleri için ise borç çevirme oranı %150’ye ulaşarak Kasım 2019’dan bu yana ilk kez %100’ü aştı. Böylece bu kanaldan da 0,6 milyar $ sermaye girişi sağlanmış oldu. Özel sektör, 2018’in ortalarından beri dış borçlarını azaltırken, bu süreçte bankalar yaklaşık 35 milyar $, reel sektör de 10 milyar $ dış borç geri ödemesinde bulundu (Eurobondlar dahil).
Emlakçılıkta yeni zorunluluk ;
14 Ekim 2020 tarihinde Resmi gazetede yayınlanan ‘Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ ile emlakçılıkla ilgili yeni düzenlemeler getirildi. 14 Ekim 2020 tarihinde Resmi gazetede yayınlanan ‘Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ ile emlakçılıkla ilgili yeni düzenlemeler getirildi. Yeni düzenlemeyle sektördeki mağduriyetlerin ve kayıt dışılığın önüne geçilmesi hedefleniyor. Meslek mensuplarınca uzun süredir beklenilen bu uygulama sayesinde sektöre kalite ve disiplin getirdi. 14 Ekim 2020 tarihinde Resmi gazetede yayınlanan ‘Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ ile emlakçılıkla ilgili yeni düzenlemeler getirildi. Yetki belgesi olmayan ve kayıt dışı çalışan kişilerle iş yapan, komisyon paylaşan emlakçıya 10 katına kadar ceza kesilirken, yetki belgeleri de iptal edilebilecek. Artık yetki belgesiz online platformlara ilan verilemeyecek. Ayrıca bir taşınmaz için birden fazla online ilan verilemeyecek. Sahibinden olan ilanlarda vekaletname ya da tapu kaydı istenecek. Taşınmaz ticaretiyle iştigal eden emlak işletmelerinin faaliyetlerine devam edebilmeleri için artık 100 saatlik eğitim almaları gerekiyor. Bazı emlakçılar, sadece Mesleki Yeterlilik Belgesi’nin yeterli olduğunu zannederken, bu belge emlakçılık yapmak için yeterli olmuyor. MYK’dan belge almak yetki belgesi almak için şartlardan sadece bir tanesi. Bir diğer zorunluluk ise üniversitelerden veya MEB’den alınacak 100 saatlik eğitim. 100 saatlik eğitim sertifikası olmayan yetki belgesi için başvuruda dahi bulunamayacak. Kimler eğitim alacak? Meslek mensuplarının 100 saatlik eğitim alıp almayacağı 5 Haziran 2018 tarihinden önce oda kaydı veya vergi kaydı olmasına bağlı. 5 Haziran 2018’den sonra mesleğe başlayan tüm meslek mensupları 100 saatlik eğitimi almak zorunda. Oda kaydı, vergi kaydı veya MYK belgesi eğitimden muaf kılmıyor. 5 Haziran 2018’den önce oda kaydı veya vergi kaydı bulunan meslek mensupları ile yetki belgesini nasıl aldıkları da önemli. 5 Haziran 2018’den önce oda kaydı veya vergi kaydı bulunan meslek mensupları; yetki belgelerini MYK’dan aldıkları belge ile aldıysalar, 100 saatlik eğitimi de almak zorundalar. 5 Haziran 2018’den önce oda kaydı veya vergi kaydı bulunan meslek mensupları; yetki belgelerini MEB’ten aldıkları eğitim ile aldıysalar, onlar 100 saatlik eğitimden muaflar. Yüksek İhtisas Üniversitesi’ne eğitim talebi Emlakçılar, güçlü akademik kadrosu ve yüksek teknolojik alt yapısı nedeniyle Yüksek İhtisas Üniversitesi’nden konuyla ilgili eğitim programını açılmasını talep etti. Yüksek İhtisas Üniversitesi de meslek mensuplarının bu isteği doğrultusunda 100 saatlik “Taşınmaz Ticareti Eğitimi Sertifika Programı” programını hazırladı. Programa, emlakçılar, site yöneticileri, galericiler ve müteahhitlerin yanında emekliliğinde veya gelecekte sektörde olmayı düşünenler yoğun ilgi gösteriyor. Eğitim programı, tapu işlemlerinden gayrimenkul hukuku ve değerlemesine, müşteri ilişkileri yönetiminden imar hukuku ve vergilendirmeye kadar birçok önemli ve temel konuları kapsıyor. Eğitim programına özellikle mevcut emlakçılar ve gelecekte mesleği yapmayı düşünenler ilgi gösteriyor. Kontenjanların çabuk dolması sebebiyle üniversite yeni sınıflar açmak zorunda kaldı. Pandemi nedeniyle online eğitimi fırsat olarak gören meslek mensupları, üniversiteye yeni sınıfların açılması için baskı oluşturdu. Programa sınırlı sayıda başvuru, başvuru sırasına göre kabul ediliyor. Pandemi süreci sebebiyle internet üzerinden yapılan ve ülkemizin her noktasından rahatlıkla erişilebilen eğitimler, emlakçılara ve taşınmaz ticaretiyle uğraşan veya gelecekte bu alanda faaliyet göstermeyi düşünenlere çok ciddi bir fırsat sunuyor. İnternet üzerinden istenilen zamanda ve her noktadan rahatlıkla erişilebilen eğitimlere sem.yiu.edu.tr adresinden başvurulabiliyor.
Aytemiz Akaryakıt Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörlüğü’ne Duygu Deniz Kadıoğlu Atandı
Pazarlama, marka ve iletişim alanında farklı sektörlerde 20 yılı aşkın tecrübesi bulunan Duygu Deniz Kadıoğlu, 21 Aralık 2020 itibari ile Aytemiz Akaryakıt Dağıtım A.Ş.’de Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü olarak göreve başladı. Lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi’nde aldıktan sonra Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nde Yüksek Lisans eğitimini tamamlayan Duygu Deniz Kadıoğlu, profesyonel kariyerine 1997 yılında Roche’da başlayarak Reckitt Benckiser, Brisa Bridgestone Sabancı Lastik gibi şirketlerde satış, pazarlama, iletişim, ürün yönetimi ve marka stratejileri oluşturulmasında önemli görevlerde bulundu. 2012-2019 yılları arasında Castrol’de Sponsorluk, PR, Pazarlama İletişimi, Marka ve İletişim Müdürlüğü sorumlulukları olan Kadıoğlu, son olarak Mutlu Akü’de İcra Kurulu üyesi olarak Pazarlama Müdürlüğü görevini üstlenmiştir. Evli olan Kadıoğlu, İngilizce ve Almanca bilmektedir. Aytemiz Hakkında: 1963 yılında kurulan ve faaliyetlerini aralıksız sürdüren Aytemiz Akaryakıt Dağıtım A.Ş.’nin %50 hissesi, 2015 yılında bir Doğan Holding iştiraki olan Doğan Enerji tarafından satın alınmıştır. Aytemiz ailesi ve Doğan Enerji’nin birleşmesi ile gücüne güç katan Aytemiz, yurt çapındaki akaryakıt dağıtımı ve bayilik oluşturma faaliyetlerini sahip olduğu 560’ı aşkın lisanslı istasyon ve artan büyüme ivmesiyle sürdürmektedir. Bugün itibari ile Türkiye’nin farklı coğrafyalarında konumlanmış 10 ikmal noktası ve 250.000 metreküplük depolama kapasitesi ile rekabetçi bir altyapıya sahip olan Aytemiz, yaptığı operasyonel iyileştirmelerle hizmet standardını her geçen gün yukarıya taşıyarak sürekli müşteri memnuniyeti ilkesiyle tüketicilere hizmet vermeye devam etmektedir. Detaylı bilgi için; Soylu ve Cengiz Danışmanlık Hande Pehlivan 0212 287 02 02 hande.pehlivan@soylucengiz.com.tr
Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler’in Mesleki Sorumluluk Sigortaları Unico’ya Emanet!
Unico Sigorta, Mali Müşavirler – Muhasebeciler (MMM) Birliği Derneği ve Unico Sigorta’nın iş ortaklarından Korurlar Brokerlik arasında yapılan protokol çerçevesinde, derneğe üye Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler (SMMM) sigortalarını Unico’nun özel olarak hazırlanmış ürünleriyle Korurlar Brokerlik aracılığıyla yapacaklar. Unico Sigorta Genel Müdürü Ahmet Sertem Demir, Korurlar Brokerlik Genel Müdürü Mert Korur ve MMM Birliği Derneği Genel Başkanı Mahmut Şahin’in ve Yönetim Kurulu üyelerinin katılımıyla Unico Sigorta Genel Müdürlüğü’nde gerçekleşen imza töreni sonrasında, tüm SMMM’ler ‘Mesleki Sorumluluk Sigortası’ ürününe Unico Sigorta’nın avantajlı fiyatlarıyla sahip olabilecekler. Sigorta sektörünün tecrübeli markası Unico Sigorta A.Ş., Unico Sigorta brokerlerinden Korurlar Sigorta ve Reasürans Brokerliği A.Ş., ve MMM Birliği Derneği (Mali Müşavirler – Muhasebeciler Birliği Derneği ve Şubeleri / Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odaları) arasında imzalanan protokol kapsamında, Türkiye genelinde; 3568 sayılı Meslek Yasasına göre ruhsat almış, iller bazında Odalara ve/veya Dernek Şubelerine üye olmuş, Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlere, MMM Birliği Derneği ‘Mesleki Sorumluluk Sigortası’ için sadece Unico Sigorta ve Korurlar Brokerlik’i yetkilendirdiğini imza altına aldı. Türkiye genelinde 120 bine yakın üyesi olan MMM Birliği Derneği, Unico Sigorta ve Korurlar Brokerlik arasında gerçekleşecek iş birliği doğrultusunda, 2021 yılında başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere toplam 14 ilde hizmet verilecek ve binlerce Mesleki Sorumluluk Sigortası satışı gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir. Ahmet Sertem Demir, “Ülkemiz için yüksek katma değer yaratmaya devam edeceğiz” Yapılan protokol sonrası kısa bir açıklama yapan Unico Sigorta Genel Müdürü Ahmet Sertem Demir, “Türkiye sigorta sektörüne yeni bir soluk getirmek hedefiyle çıktığımız yolda, Unico Sigorta olarak gece gündüz çalışıyoruz. Unico Sigorta bünyesinde Korurlar Brokerlik ile MMM Birliği Derneği üyelerine hizmet verme imkanı bulmuş olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu protokolü ailemizin bir ferdi olarak gördüğümüz iş ortaklarımızla yaptığımız uyumlu çalışmaların bir yansıması olarak değerlendiriyoruz. Korurlar Brokerlik İzmir’in en köklü aracı şirketlerinden biri. Biz de Unico olarak bu tarz özel alanlara Korularlar gibi alanında uzmanlaşmış, derin birikimlere sahip aracılarla giriyoruz. Mesleki sorumluluk sigortası ürünü sayesinde Korurlar ile olan işbirliğimizi büyütürken yeni bir alana da girdiğimiz için mutluyuz. Unico Sigorta olarak bugün olduğu gibi, bundan sonra da ülkemiz ekonomisine ve sektörümüzün ekosistemine yüksek katma değer yaratmaya devam edeceğiz.” dedi. Mert Korur, “MMM Birliği Derneği portföyümüzü 2021 yılı itibariyle Unico Sigorta ile birlikte yöneteceğimiz için çok mutluyuz.” İmza töreni sonrasında Korurlar Brokerlik Genel Müdürü Mert Korur, “Brokerliğimiz bünyesinde hizmet vermekte olduğumuz ve büyük bir üretim potansiyeli olan MMM Birliği Derneği portföyümüzü 2021 yılı itibariyle Unico Sigorta ile birlikte yöneteceğimiz için çok mutluyuz. Resmi anlamda mali müşavirlerin sorumlulukları çerçevsinde verdiği tüm hizmetleri eksiksiz sigorta kapsamına alan tek şirketiz. Poliçemizin özel şartlarında mali müşavirler için ‘Hata, ihmal ve unutmayı‘ net bir biçimde yazan tek firmayız. Genel anlamda poliçelerdeki hatalar bu noktalardan geliyor. İş birliğimizin hem Unico Sigorta, hem MMM Birliği Derneği, hem de Korurlar Brokerlik için hayırlı olmasını diliyoruz. ” dedi. Mahmut Şahin, “Müşterilerimizin başı ağrırsa, bizim karnımız ağrır” Genç meslektaşlarının mesleki sorumluluk sigortası hakkında bilgilendirilmesinin önemine vurgu yapan Mali Müşavirler Muhasebeciler Birliği Derneği Genel Başkanı Mahmut Şahin, “Türkiye genelinde yaklaşık 120 bin civarı serbest muhasebeci mali müşavir var. Pandemi döneminde en çok çalışan, üreten ve ekonominin çarkının dönmesine birçok katkılar sunan meslek grubu olduk. Yine bu süreç içerisinde ekonomik anlamda etkilenen meslek grubu bizler olduk çünkü esnafın ekonomik anlamda sıkıntıları bize yansıdı. Müşterilerimizin başı ağrırsa, bizim karnımız ağrır çünkü…
Günde en az 8 bardak su içmek için 10 önemli neden: Sağlığınız için su için!
Sağlıklı bir erkeğin vücut ağırlığının yüzde 60’ı, sağlıklı bir kadının ise vücut ağırlığının yüzde 50’si sudan oluşur. Hepimiz suyun sağlığımız için ne kadar yararlı olduğunu biliyoruz fakat yeteri kadar su içiyor muyuz? Yetişkin bir insanın günde en az 8 bardak su içmesi gerekir. Bu sayı kişinin günlük aktivitesine, cinsiyetine ve ne kadar terlediğine bağlı olarak değişir. Yeterli su içmenin vücudumuz için yararlarını Avrasya Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Dursun anlattı. Neden su içmeliyiz? Su, yediğiniz besinlerin parçalanmasına yardımcı olarak sindirim sisteminin mükemmel çalışmasını sağlar, Cilt hücrelerini tamir ederek, cildin esnekliğini arttırır. Bu da cildin daha parlak ve daha canlı görünmesiyle sonuçlanır. Aynı zamanda saçların daha yumuşak ve parlak görünmesine yardım eder, Susuz kalmaya bağlı olarak gelişen unutkanlık, dikkat problemi gibi beyin fonksiyonlarını düzenler, Vücut ısısını dengeler ve kişilerde büyük sıkıntı veren ödemin atılmasına yardımcı olur, Kan dolaşımınızı kolaylaştırarak daha sağlıklı olmanızı sağlar, Bağırsak sağlığını düzenler, Metabolizmayı daha fazla çalıştırır. Böylece daha fazla kalori yakmış olursunuz. Ilık su, aynı zamanda vücuttaki yağların parçalanmasını sağlar, Kanı sulandırır ve dolaşım sırasında pıhtılaşmasını önler, Stres, gerginlik ve depresyonun hafiflemesine yardımcı olur, Vücut direnci ve bağışıklığının güçlenmesini sağlar. Yetişkin biri günde ortalama kaç litre su içmelidir? Sağlıklı bir insan 1,5 litresi idrar yoluyla 1 litreye yakını ise nefes, terleme ve eklem hareketleriyle olmak üzere toplam 2,5 litreye yakın sıvı kaybeder. Kaybedilen sıvının yüzde 20’ye yakın kısmı gün boyunca yediklerimizden karşılanır. Kalan 2 litreyi de su içtiğimizde yerine koymuş oluruz. Her gün 1 bardak su ile güne başlamayı alışkanlık haline getirin. Kişilerin günlük tüketmesi gereken su miktarı yaptığı aktiviteye ve ne kadar terlediğine göre değişir. Her gün tüketilmesi gereken, evrensel olarak kabul edilmiş bir su miktarı yoktur, ancak sağlıklı miktarın ne olduğu konusunda genel bir fikir birliği vardır. Buna göre erkekler için yeterli miktar günde yaklaşık 3 litre, kadınlar için ise yaklaşık 2 litredir. Çay, kahve suyun yerini tutmaz! İçeceklerin hiçbiri suyun yerine geçemez. Aksine bu tür içeceklerin fazla tüketilmesi susama hissini baskılayarak, suya olan ihtiyacı azaltmaktadır. Susama hissinin olmaması vücudun günlük su ihtiyacının karşılandığı anlamına gelmez. Su kalori içermez ve asiditesi yoktur. Kafeinli içeceklerin fazla tüketilmesi çarpıntıya neden olurken bu içeceklerin beraberinde kullanılan fazla şeker de kilo alımına neden olur. Suyu olması gerekenden fazla tüketmek sağlığa zararlı! Normal şartlar altında farkında olmadan gerektiğinden fazla su tüketmek nadiren gerçekleşir. Ancak her şeyin fazlasının zarar olduğunu bildiğimiz gibi suyunda fazlası zarardır. Vücut alması gerekenden fazla su aldığı takdirde kişi su zehirlenmesi yaşayabilir. Su zehirlenmesi, vücutta bulunan sıvılar içindeki elektrolitlerin dengesini bozup, normal beyin fonksiyonlarına zarar verir. Su içmeyi eğlenceli hale getirin Çalışma masasında ya da evdeyken sürekli görülebilecek bir yerde renkli ve şık bir sürahi, bardak veya şişe bulundurulabilir, Suyun içine elma, tarçın, nane yaprağı, zencefil, çilek, üzüm gibi meyveler eklenerek lezzeti artırılabilir, Çalışma ortamında ve evde belirlenecek bölümlere “Su iç” yazılı notlar asılabilir, Ofis bilgisayarına ve cep telefonlarına su hatırlatması programları kurulabilir. ETİKETLER: avrasya hastanesi, avrasya hospital, beslenme, çay, dahiliye, diyet, hastalık, iç hastalıkları, kahve, sağlık, sağlıklı beslenme, su içmek, tedavi, üroloji
TÜRKİYE’NİN EN KAPSAMLI VE GENİŞ KATILIMLI EKONOMİ ZİRVESİ MÜSİAD EXPO KAPILARINI AÇIYOR
MÜSİAD EXPO 2020, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla ve MÜSİAD Genel Başkanı Sayın Abdurrahman Kaan’ın ev sahipliğinde 18 Kasım Çarşamba günü TÜYAP’ta kapılarını açıyor. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından iki yılda bir düzenlenen Uluslararası Ekonomi, Finans ve Ticaret Zirvesi MÜSİAD EXPO, 18 – 21 Kasım tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi Büyükçekmece – İstanbul’da gerçekleştiriliyor. İlk kez TÜYAP İstanbul Fuar ve Kongre Merkezi’nde pandemi tedbirlerine ve TSE COVİD 19 Güvenli Hizmet standartlarına uygun şekilde hem fiziksel hem online olarak hibrit yapılacak MÜSİAD EXPO 2020 Ticaret Fuarı, yurt içi ve yurt dışından on binlerce ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyor. MÜSİAD EXPO’nun 8 binin üzerinde B2B görüşmeye sahne olması ve bu görüşmelere 400’e yakın alım heyetinin yanı sıra yaklaşık 40 ülkeden iş insanı, siyasetçi ve bürokratın katılım gösterilmesi bekleniyor. Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Orta Doğu’ya, 95 ülkenin temsil edileceği MÜSİAD EXPO’da dünya ekonomisinin geleceği, bölgesel iş birlikleri ve Türkiye ekonomisinin büyüme yolunda önünü açacak faiz dışı projelerin tanıtımı en önemli gündem maddelerini oluşturacak.Bu yıl ilk kez MÜSİAD EXPO kapsamında gerçekleştirilecek olan Dünya Fahri Konsolosları Ticaret ve Diplomasi Zirvesi düzenlenecek. MÜSİAD Diplomatik İlişkiler Komitesi koordinasyonunda hayata geçirilecek etkinlikte, 100’ün üzerinde fahri konsolos, ziyaretçilerle bir araya gelecek. MÜSİAD EXPO ile eş zamanlı düzenlenen 24. Uluslararası İş Forumu (IBF)’nun bu seneki başlığı Virüs Ekonomisi: Yeni Dünyada Ayakta Kalmak ve Gelişmek. Alanında uzman isimlerin katılacağı Forum’da, COVİD 19 süreci ve sonrasına dair konular ele alınacak. Ticaret için Önce Sağlık Tüyap Fuarcılık Grubu olarak müşterilerimizin, ziyaretçilerimizin ve çalışanlarımızın sağlığı her zaman önceliğimizdir. Tüm etkinliklerimizde yer alacak yeni uygulama ve önlemler ile sağlığınız ve başarınız güvence altında. Gıda- Tarımİnşaat-ÇevreGayrimenkulEmlakDayanıklı TüketimMobilyaHizmet SektörüTurizmBasın YayınSağlıkMakineOtomotivMetalEnerjiLojistikBilgi TeknolojileriTekstil-Hazır GiyimAyakkabıSaraciyeYan SanayiKamu Kurumları E-BİLET İÇİN TIKLAYIN >>>
Türkiye’de virüsü yenen hasta sayısı 18 bin 491’e ulaştı
GündemHaber Giriş: 23 Nisan 2020 Perşembe 19:55 Kaynak: TRT Haber Türkiye’de virüsü yenen hasta sayısı 18 bin 491’e ulaştı ABONE OL Türkiye’de son 24 saatte 3 bin 116 kişiye COVID-19 tanısı konuldu, 115 kişi hayatını kaybetti, toplam vaka sayısı 101 bin 790, can kaybı 2 bin 491, iyileşen hasta sayısı 18 bin 491 oldu. Sağlık Bakanlığının internet sitesinde yer alan ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Twitter’dan paylaştığı, “Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu”nun güncel verilerine göre, bugün 40 bin 962 test yapıldı. Bu kapsamda 3 bin 116 kişiye COVID-19 tanısı konuldu. Son 24 saatte 115 hasta vefat etti, 2 bin 14 hasta iyileşti. Toplam test sayısı 791 bin 906, toplam vaka sayısı 101 bin 790, toplam vefat sayısı 2 bin 491, toplam yoğun bakım hasta sayısı 1816, toplam entübe hasta sayısı 982, toplam iyileşen hasta sayısı 18 bin 491 oldu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Bugün, dünden daha iyi durumdayız. Bu noktaya, biri bile tesadüfen yapılmamış toplam 791.906 testle geldik. Tanı konanların her birinin temaslı taraması ya yapıldı ya da devam ediyor. Alınan sonuca tedbirle destek şart. Bize güç verin” ifadelerini kullandı.
Turizmin 2019’da büyümeye katkısının 37,5 milyar dolara ulaşması bekleniyor
Turizm sektörünün Türkiye’nin gayrisafi milli hasılasına doğrudan katkısının 2019’da 37,5 milyar dolara ulaşması beklenirken, turizm gelirlerinin bir önceki yıla göre %9,1 yükseliş göstereceği öngörülüyor. Turizmin 2019’da büyümeye katkısının 37,5 milyar dolara ulaşması bekleniyor Uluslararası danışmanlık ve denetim şirketi EY’ın 2019 yılının ilk yarısı için yayınladığı Turizm Sektörü Değerlendirmesi raporuna göre; turizm sektörü iyileşen politik durum, yoğun pazarlama faaliyetleri, avantajlı fiyatlandırma stratejileri, ulaşım altyapısının iyileştirilmesi ve otel yatırımlarındaki büyümenin etkisiyle sağlıklı gelişme trendini sürdürüyor. Turizm sektörünün Türkiye’nin gayrisafi milli hasılasına doğrudan katkısının 2019’da 37,5 milyar dolara ulaşması beklenirken, turizm gelirlerinin bir önceki yıla göre %9,1 yükseliş göstereceği öngörülüyor. Dünyanın lider danışmanlık ve denetim şirketlerinden EY (Ernst & Young), Türkiye’nin turizm ve konaklama piyasasına ilişkin olarak hazırladığı Turizm Sektörü Değerlendirmesi raporunun sonuçlarını açıkladı. Türkiye turizm sektörünün 2017 yılından itibaren olumlu yönde göstermekte olduğu toparlanmanın sürdüğünün belirtildiği raporda, Türkiye’ye gelen turist sayısının 2019’un ilk yarısında 19,4 milyon kişi ile son 8 yılın en yüksek seviyesine ulaştığına dikkat çekiliyor. 16,2 milyar dolar sermaye yatırımı yapılması öngörülüyor 2018 yılında %4,3 olarak gerçekleşen Turizm sektörünün Türkiye’nin gayrisafi milli hasılası içindeki payının, 2019 yılında %4,5 seviyelerine yükselerek 37,5 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Turizm sektörünün Türkiye’nin gayrisafi milli hasılasına doğrudan katkısı 2018’de 33,8 milyar dolar olarak gerçekleşmişti. Konaklama, yolcu transferi ekipmanları, restoran ve eğlence tesisleri gibi turizm varlıklarına sahip diğer sektörler tarafından gerçekleştirilen harcamaların dâhil olduğu sermaye yatırımlarının ise 2019’da bir önceki yıla göre %3,8 yükselerek 16,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceği öngörülüyor. 2020’de Türkiye’ye gelen turist sayısı 46 milyonu aşacak 2017 yılına göre artış trendini sürdürmekte olan turist sayısı, 2018 yılının ilk yarısına göre %10 artış göstererek 2019 yılı ilk yarısında 19,4 milyona ulaştı. Türkiye’yi ziyaret eden ülke vatandaşları sıralamasında, 2019 yılının ilk yarısında da tıpkı geçmiş yılların aynı dönemlerinde olduğu gibi Rusya birinci, Almanya ise ikinci sırada yer aldı. Raporda, Rusya ile düzelen ilişkiler sonucunda Rusya’dan gelen turist sayısının 2017 yılı ile karşılaştırıldığında %60 oranında arttığı ve Türkiye’nin iyileşen politik durumu ve güvenlik koşullarının da Avrupalı turistler üzerinde olumlu yönde etkili olduğu belirtiliyor. Fitch Solutions’ın 2018 yılı için Türkiye’yi ziyaret etmesini öngördüğü turist sayısı 39,5 milyon iken, TUIK verilerine göre 45,6 milyon olarak gerçekleşti. Türkiye 2018 yılında 45,6 milyon turist ziyareti ile dünyada en çok ziyaret edilen 6. ülke, 2017 ile karşılaştırıldığında ise turist sayısını 37,6 milyondan %22’lik yükselişle en çok arttıran ülke oldu. Fitch Solutions’a göre Türkiye’ye gelen turist sayısının 2019 yılında 43 milyonu, 2020 yılında ise 46 milyonu aşacağı tahmin ediliyor. Turizm gelirinin 2020 yılında 43,2 milyar dolara ulaşması bekleniyor EY’ın raporunda Türkiye’nin 2018 yılında 45,6 milyon turist ziyareti ile dünyada en çok ziyaret edilen 6. ülke iken, turizm gelirleri açısından ne yazık ki ilk 10’a giremediği belirtiliyor. Fitch Solutions tarafından 2018 yılı için öngörülen turizm geliri 37,9 milyar dolar iken TUIK tarafından açıklanan veriye göre 29,5 milyar dolar olarak gerçekleştiği belirtiliyor. Fitch Solutions’a göre turizm gelirinin 2019 yılında bir önceki yıla göre %9,1 yükseliş göstererek 41,3 milyar dolara, 2020 yılında ise 43,2 milyar dolara ulaşması bekleniyor. “Kişi başı harcamayı arttırılmalıyız” Söz konusu turizm gelirlerinin elde edilebilmesi için, ortalama kişi başı harcamanın 950 dolar seviyelerine ulaşması gerektiğini belirten EY Türkiye Yönetici Ortaklarından, Turizm Sektör Lideri, Avukat Mehmet Küçükkaya şu değerlendirmede bulundu: “2019’un ilk yarısında ülkemize gelen turistlerin yaptığı harcama kişi başı ortalama 630 dolar seviyesinde gerçekleşti. 2017’de ise…
Tasarım ve inovasyon UNICERA İstanbul’da buluşuyor
Alanında dünyanın ikinci en büyük fuarı olan Uluslararası Seramik Banyo Mutfak Fuarı- UNICERA İstanbul, 10-14 Mart 2020 tarihleri arasında, global ticaretin merkezi CNR Expo İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek. Türkiye’nin en büyük ihtisas fuarı UNICERA 2020, CNR Holding kuruluşlarından İstanbul Fuarcılık tarafından Türkiye Seramik Federasyonu (TSF) ve Tesisat İnşaat Malzemecileri Derneği (TİMDER) iş birliğinde düzenleniyor. Türk seramik, banyo, mutfak sektörünün yanı sıra dünyanın en önemli bin 200’ün üzerinde uluslararası markanın en yenilikçi ürünlerine ev sahipliği yapacak olan UNICERA 2020, gerek ziyaretçi, gerek katılımcı ve gerekse ticari hacmi açısından her yıl önemli artışlar sağlıyor. Dünyanın en önemli tasarımcıları tarafından 2021 trendlerinin belirleneceği fuarda, seramik banyo ürünleri, zemin-duvar kaplamaları, mutfak ve dekorasyon ürünleri gibi pek çok ürün grubu bir arada sergilenecek. Türkiye seramik banyo mutfak sektörünün ihracatına en büyük katkıyı sağlayan UNICERA İstanbul, bu yıl 130 ülkeden 100 binin üzerinde ziyaretçi bekliyor.
İtalyan tasarımcısı Pininfarina imzalı yatlar dikkat çekiyor
Denizin Çağrısı CNR Avrasya Boat Show, deniz hayranlarını aradıkları tekneye ve ekipmanla buluşturmaya devam ediyor! Amerika’nın büyük markalarından Schaefer Yachts, artık Avrupa piyasasına açılıyor; çıkış noktasını Türkiye ve distribütörünü ise Sofi Yacht olarak belirledi. PININFARINA tasarımlarını da kullanan ve 8-25 metre arası Amerikan tipi performans teknelerinin dizayn ve inşasında global liderlerden biri olan Schaefer Yachts, Güney Amerika’nın en büyük ve teknolojik tersanesidir. Yaklaşık 30 yıldır yatçılık sektörünü domine eden ve yüksek kalite standartlarını koruyan marka, şimdiye kadar sadece ana marketi olan ABD, Güney Amerika ve Avustralya bölgesine 3600’e yakın tekne teslim etmiştir ve hala yılda 200 adetin üzerinde tekne üretmektedir. 5/10 yıl gövde, 2 yıl da genel garanti veren Schaefer Yachts, sadece karinayı değil teknenin her yerini vakum infüzyon teknolojisi ile ürettiği için müşterilerine sağlamlığı yüksek, yakıt tüketimi düşük ve %30 daha hafif olan yatlar sunmaktadır. Ayrıca, tüm tekneler 5-eksen CNC makinesi ile modellendiği ve tek parça kalıptan çıkarıldığı için, yüzey kalitesi çok yüksek ve osmoz riski sıfırdır.
Alfabeta, CNR Avrasya Boat Show’a tüm deniz tutkunlarını davet ediyor!
Türkiye’de denizcilik sektörünün merakla beklediği “CNR Avrasya Boat Show” bu yıl 22 Şubat – 01 Mart 2020 tarihleri arasında CNR EXPO İstanbul Fuar Merkezinde deniz severlerle buluşmaya hazırlanıyor! Kategorilerinde en iyilerinden olan mega yat, tekne ve yelkenlilerin sergilendiği, denizcilik sektörünün tüm aksesuar ve ekipmanlarının yer aldığı fuara, her yıl olduğu gibi bu yıl da hem yurt içi, hem yurt dışından yüksek bir katılım bekleniyor. Kalplerinizi bu Princess’lere kaptırmaktan korkmayın! Düzenlendiği her yıl dünyada büyük ilgi uyandıran ve tüm deniz tutkunlarını biraraya getirmeyi başaran CNR Avrasya Boat Show’a bu yıl Princess Yachts, birbirinden iddialı üç farklı modeli ile katılıyor. Princess Yachts’ın fuarda boy göstereceği lüksün ve zerafetin birer aynası olan Princess S78, Princess F55, Princess R35 modelleri hafızalardan silinmeyecek bir iz bırakacak. Tüm yeni Princess Yachts modelleri, yerli otomobil tasarımlarını yapan İtalyan PININFARINA firması ile ortaklaşa bir şekilde tasarlanmıştır. Denize ait her şeyi bulabileceğiniz 85bin metrekarelik dev bir alana kurulan bu fuarda Princess modelleri kalplerinizi feth edecek! ALFABETA HAKKINDA TÜRKİYE’NİN İLK TEKNE İTHALATÇI FİRMASI! Alfabeta, Türkiye’nin ilk tekne ithalatçı firması olup, 1994 yılından itibaren kendini kanıtlamış geçmişiyle, marin sektörünün çeşitli konularında müşterilerine hizmet sunmaktadır. Şirketin genel felsefesi, kategorisinde en iyi ve en yenilikçi firmalarla çalışmayı tercih etmek; mükemmelliğine çok inandığı ve taahhüt edebildiği ürünlerin satış ve pazarlamasını yapmaktır. Ataköy Marina – İstanbul ve Bodrum D Marin Marina ofislerinde profesyonel ekibiyle hizmet vermektedir. Şirketin ilk hedefi, servislerinin her bakımdan müşteri memnuniyetine yönelik arttırılmasıdır. SADECE EN İYİ MARKALARI SEÇTİK! Alfabeta marin sektöründeki dünyaca kalite ve güvenirliliği kanıtlanmış markaların Türkiye temsilciliklerini yapmak üzere kurulmuştur. Princess Yachts, Tiara Yachts, Arcadia Yachts, Aquafresh Watermakers ve Propspeed markalarının Türkiye Genel Distribütörlük hizmetlerini başarıyla sürdürmektedir.
U&G Fashion farklı hizmet sunuyor.
U&G Reklam sahibi Güldoğan AYDİLEK ile reklam sektörü konusunda keyifli bir sohbet gerçekleştirdik ve ilk olarak; U&G Reklam kimdir? Doğuş öyküsünü sorduk kendilerine… İş hayatına 1996 yılında Global bir firmada Araştırma ve Danışmanlık sektöründe başladım. Uzun yıllar birçok sektörün, yurtiçi / yurtdışı markaların farklı araştırma metotlarında görev aldım. Yaptığımız araştırmalar arasında reklam araştırmaları, bu reklamların 7’ den 70’ e kişiler üzerindeki etkileri, markaların reklamlar sayesinde nasıl algılandığı, verilmek istenilen mesajların verilip verilmediği, kişilerin markaları nereye konumlandırdığı, markalara duyulan güven vs. gibi birçok konuda tespitinin yapılmasında çalıştım. Yıllar sonra bu bilgi birikimimi işin prodüksiyon kısmını da ekleyerek kendi markam olan U&G Reklamı 2014 yılında kurmuş oldum. U&G Reklam ilk önce sektörel olarak ve tekstil firmalarına hizmet vererek sektörde yerini aldı. Ancak ilerleyen zaman ve gelen talepler doğrultusunda sektör yelpazesini, hizmet çeşitliliğini genişleterek birçok sektöre hizmet verir hale geldi. Bu da motivasyonumuzu yüksek tutmamızı sağlıyor. Çalışma arkadaşlarınız, ekibiniz ile ilgili ne söylemek istersiniz? Kaliteli, nitelikli, tam kadro profesyonel bir personel yapımız var. Tüm çalışma arkadaşlarımız çok uzun yıllar kendi alanların da, konuların da tecrübeli, enerjik, pozitif kişilerdir. Fotoğrafçımız ödül almış, Web tasarımcımız global / kurumsal firmaların yazılım programcılıklarında çalışmış, Sosyal Medyacımız çeşitli kurumlarda kendi alanında eğitmenlik yapmış, Grafik Tasarımcımız yine kurumsal / global firmaların ve yayınların grafik tasarımlarını yapmış profesyonel kişilerdir. İşlerinde profesyonel olmalarının dışında etik, çözüm odaklı, yenilikleri takip eden, özveri ile çalışan bir ekibimiz bulunmaktadır. Sunduğumuz ürün ve hizmetlerle değişimi çok kolay yakalayabiliyor ve değişimin gücünü müşterilerimize de hemen yansıtıyoruz. U&G Reklamı diğer reklam firmalarından ayıran özellikleri nelerdir? U&G Reklam müşteri odaklıdır. Firmamızın değişmez prensipleri daima kaliteli hizmet, zamanında ürün teslim, müşteri memnuniyeti ve uygun fiyat politikasıdır. Çalışma felsefemiz ‘‘Başarı ve sürekliliğin teminatı, hizmette dürüstlük ve kalitedir’’ diyerek işimizi büyük bir aşk ile yapıyoruz. İşini sevgi, aşk ile yapmak başarıyı da beraberinde getiriyor. İşi almak, para kazanmak adına yapamayacağımız işlere evet demiyoruz, evet dediğimiz işleri de her koşulda uygun fiyat, yüksek kalite ile yerine getiriyoruz. Çünkü biz; · Müşteri odaklı çalışıyoruz, . İşimizi ciddiye alıyoruz ve severek yapıyoruz. · İşimizde daha iyi olmak için sürekli araştırıyoruz. · Yüzümüzü her zaman yeniliklere çeviriyoruz. · Bahane değil çözüm üretiyoruz. · Disiplinli ve programlı çalışıyoruz. . Enerjik, motivasyonu yüksek, sizleri dinliyor ve anlıyoruz… U&G Reklamın verdiği hizmetler nelerdir? Verdiğimiz hizmetler; Kurumsal kimlik / Sosyal Medya Danışmanlığı / Katalog Çekimleri / İmaj Çekimleri / Ürün çekimleri / Dergi / İlan tasarımları / Afiş tasarımları / Web Sitesi / Logo tasarımı / Kartvizit / Firma Tanıtım kitapçıkları – dosyaları / Promosyon (Kalem, defter, şapka, t-shirt…) / Kağıt Amerikan servisleri, ıslak mendil, magnet, çanta, poşet tasarım baskı / El broşürü, ürün dağıtımı vb. / Firma kısa tanıtım filmi / Vitrin Tasarımları / Cephe ve Araç Giydirmeleri vb. Ayrıca verdiğimiz hizmetler dışında müşterilerimizin talepleri olur ise çözüm üretiyoruz. U&G Reklamın Sektördeki kısa ve uzun vadeli hedefleri nelerdir? Açıkçası biz her hangi somut bir ürün üreten firma değiliz. Biz hizmet sunuyoruz. Reklâmda kullanılacak ses, söz, yazı, resim, görüntü ve renk unsurlarının hedef kitleye en uygun sunulacak şekilde bir araya getirerek müşterilerimizin ürünlerini, satış düşüncelerini, kendi hedef kitlelerine iletilmesine katkıda bulunuyoruz. Dolayısı ile bizim aslında kısa ve uzun vadeli hedeflerimiz açıkçası yok. Ama şunu söyleyebiliriz; Değişen, gelişen, yenilenen dünyada, tüm yenilikleri takip ederek işimize entegre edebileceklerimizi işimize entegre edip müşterilerimizi de bu doğrultuda doğru yönlendirmeler…
Sinema Filmi Nasıl Çekilir ?
A dan Z ye BİR FİM NASIL YAPILIR. SİNEMA FİLMİ ÇEKİM AŞAMALARI SİNEMA FİLMİ ÇEKİLİRKEN BİLİNMESİ GEREKENLER Yapımcı | Yönetmen | Senarist | Yazar Hasan GÜREL ‘in Kaleminden SİNEMA FİLMİ NASIL ÇEKİLİR Her gün bir yenisi çekilen, hayatınızda önemli bir yer edinen sinema filmlerinin nasıl yapıldığını ve bazı filmlerin sizde uyandırdığı merak ‘’ gerçek mi? veya nasıl yapılıyor?’’ Perde arkasında profesyonel bir kadro ve son teknoloji bilgisayar ve bilgisayar programları yer almaktadır sizde bunları öğrenip sektörde işlerin nasıl yürüdüğünü öğrenmek istiyorsanız veya sektöre adım atmak istiyorsanız gelin beraber inceleyelim .. Öncelikler sinema filminin oluşumunda Yönetmen, Yapımcı, Yönetmen yardımcıları, Bütçe sorumlusu, Senarist, Görüntü yönetmeni, Sanat yönetmeni, Kostüm Tasarımcısı, Set dekoratörü, Dublörler, Kameramanlar ve bir yapım şirketi ile kişi ve şirket yerini aldıktan sonra artık sinema filmi çekilmeye hazırdır .. Bir sinema filmi kaç aşamadan oluşur? 1) Development – Geliştirme Aşaması 2) Pre production – Üretim Öncesi 3) Production – Üretim 4) Post Production – Üretim Sonrası 5) Distribution – Dağıtım 1) Development – Geliştirme Aşaması En önemli aşama olan geliştirme aşaması aklınızda olan bir projenin nasıl gelişeceğine dair yapmış olduğunu, sinema filminin senaryo haline gelmesi ve kaliteli bir proje çıkartmanız için en önemli etkenlerden biridir. Çünkü ne kadar iyi bir senaryo çıkarırsanız diğer aşamalarda size hem yol gösteren, hem de kolaylık sağlamış oluğunu göreceksiniz. Senaryonuzun hazır ve artık bütçe (finans ) kaynağı oluşturmanız gerekmektedir Bunun içinde bir yapımcı bulmanız şart yapımcıyı da bulduğunuzu varsayarsak şimdi diğer ekibe karar vermek gerekiyor ( oyuncu kadrosu ve Yönetim ve Kurgucu ) sizi rahatlatan bir evre olacak bundan sonraki aşamayı oturarak kâğıt üzerinde hallede bileceksiniz. 2) Pre production – Üretim Öncesi Senaryo hazır, Finans belirlendi veya bir yapım şirketiyle anlaşıldı ,ekip ayarlandı ve artık oyuncu seçmelerini yapabiliriz. Oynatılması düşünülen oyuncuları davet ederek oynayacağı role uygunluğunu audition da karar verilir ve sözleşmeler imzalanır gerekli mekanlar ayarlanır çekim takvimi oluşturulur ve production aşamasına geçilir. 3) Production – Üretim Finans sağlanmış mekan bulunmuş set kurulmuş ve ekip hazır halde ve start verilir .setin ilk günkü devanlılığını yardımcı yönetmen sağlar . Çekimler yapılmaya başlarken yan oyuncular ve makyaj konusunu Sanat yönetmeninin kontrolünden geçerken diye yandan kamera ve ışık Görüntü yönetmeni tarafından kurulur. ilk çekimler başlar ve bu çekim genelde prova adı verilir. Sonrasında gerçek çekimler başlar. BİR YÖNETMEN HER HANGİ BİR SAHNEYİ DİLEDİĞİ KADAR ÇEKEBİLİR.. Her alınan görüntüyü takip eden ve bu görüntüleri klaket üstünde sahne sahne işaretlemeli Çekim tahtası sahneleri, alınanı, yönetmeni, görüntü yönetmenini, tarihi, filmin adını kayıt eder ve kamerayı gösterir. Ayrıca çekim tahtası senkronize etmek ve sesleri almak için gerekli işaretleme fonksiyonlarına yardım eder. Sesler filmden ayrı bir cihaza kayıt edilir ve üretim sonrasında senkronize edilmelidir. Her sahne bittikten sonra set sökülür ve yeni sahne için set çalışmaları ekip tarafından tekrar başlanır.Bu arada günlük çekim bittiğinde yönetmen günlük ilerlemeleri rapor olarak saklar sahneler her gün büyük bir disiplinle yönetmen. sanat yönetmeni görüntü yönetmeni ve yapımcı ile incelenir Çekimler bittiğinde Production bölümü tebrik etmek amacıyla bir parti düzenlenir ve filimi bitişini kutlarlar. Post Production – Üretim Sonrası Bütün kareler alınmış ve hazırda beklerken kurgucu devreye girer alınmış görüntüleri birleştirip filimi oluşturur ve arada göze hoş görünmeyen beğenilmeyen sahneler çıkarılır .film müziği ve seslendirmeleri de yaptıktan sonra görüntüler senkronize hatası var mı diye kontrol edilir . 5) Distribution –…
Dünyanın en büyük mobilya buluşması başladı
Dünyanın en büyük mobilya fuarı 16. CNR İMOB Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı 21 Ocak’ta, CNR Expo İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. Mobilya sektörünün profesyonellerini buluşturan fuar, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da aralarında Çin, ABD, Almanya, İtalya, Hindistan, Polonya, Japonya, Fransa, Vietnam, Türkiye, Brezilya, Malezya, Rusya, Meksika ve Güney Afrika’nın bulunduğu mobilya devlerini bir araya getiriyor.. 750’nin üzerinde firmanın binlerce ürününü sergileyeceği fuarın, 150 bin metrekarelik alanda 50 bini yabancı, 150 binin üzerinde ziyaretçiye ev sahipliği yapması bekleniyor. 500 milyar dolara ulaşan dünya mobilya pazarı, 1 trilyon dolara koşan global ticaretini fuar ile birlikte yeni ufuklara taşıyacak. IMOB’da 2 milyar doların üzerinde iş hacmi hedefleniyor Salt mobilya fuarı olarak ele alındığında gerek metrekare, gerek katılımcı ve gerekse de ziyaretçi açısından dünyanın en büyük ev mobilyaları fuarı niteliği taşıyan CNR İMOB, 500 milyar dolarlık pazarın en büyük oyuncularını İstanbul’da buluşturuyor. 2 milyar doları aşkın ticaret hacminin hedeflendiği fuarı 150 binin üzerinde sektör profesyonelinin ziyaret etmesi bekleniyor. CNR Holding kuruluşlarından İstanbul Fuarcılık tarafından Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) işbirliği ve KOSGEB desteği ile düzenlenen CNR İMOB Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı 21 – 26 Ocak 2020 tarihleri arasında CNR Expo İstanbul Fuar Merkezi’nde 16’ncı kez kapılarını açıyor. Fuar aralarında Çin, ABD, Almanya, İtalya, Hindistan, Polonya, Britanya Krallığı, Japonya, Fransa, Vietnam, Türkiye, Brezilya, Malezya, Rusya, Meksika ve Güney Afrika’nın da yer aldığı ülkelerden sektör profesyonellerini bir araya getirecek. 750’nin üzerinde firmanın binlerce ürününü sergileyeceği fuar, 50 bini yabancı olmak üzere 150 binin üzerinde ziyaretçiye ev sahipliği yapacak. 2 milyar doların üzerinde iş hacmi hedefleniyor Tüm dünyanın merakla beklediği fuarın, CNR Holding’in 5 kıta ve 186 ülkede 10 milyon katılımcı ve ziyaretçi datasına sahip Business Intelligence Agency – BIA (Global Pazar İstihbarat Sistemi) big data yönetim sistemi sayesinde, bu yıl da yoğun bir katılıma sahne olacak. Salt mobilya fuarı olarak ele alındığında, gerek metrekare, gerek katılımcı ve gerekse de ziyaretçi açısından dünyanın en büyük ev mobilyaları fuarı niteliği taşıyan CNR İMOB, B2B Eşleştirme Programı ile profesyonel alıcı ve satıcıyı tek çatı altında bir araya getirecek. 160 bin metrekarelik alanda düzenlenecek fuarın, sağlanacak 2 milyar doları aşkın iş hacmiyle 2020 yılına damga vurması hedefleniyor. KDV indirimi nefes aldırdı Dövizdeki hareketlilik ve ham madde fiyatlarındaki zamlarla endişeli günler yaşayan Türk mobilya sektörü, KDV oranlarının yeniden yüzde 8’e düşürülmesiyle rahat bir nefes aldı. Global pazardan aldığı payı her geçen gün arttıran mobilya sektörü, CNR İMOB Fuarı‘nın da katkısıyla 2020 yılında ihracatını 5 milyar dolar seviyesine çıkaracak. 40 bin üreticisi, 210 bin kişilik istihdamı ve 180 ülkeye olan ihracatıyla, kendisi dışında 20 sektörün gelişimine katkı sağlayan Türk mobilya sektörü, fuarda yeni pazarların kapılarını aralayacak.
Yurtdışı Pazar Destek Programı Yürürlüğe Girdi
Yurtdışı Pazar Destek Programı Yürürlüğe Girdi Küçük ve orta ölçekli işletmelerin uluslararası pazara açılmalarına ve ihracat kapasitelerinin geliştirilmesine katkı sağlanması amacı ile Yurtdışı Destek Programı yürürlüğe girdi ve başvurular alınmaya başlandı. PROGRAMIN AMACI KOBİ’lerin yurt dışı pazarlara açılabilme beceri ve kabiliyetlerini geliştirmek, KOBİ’lerin yurt dışı pazar paylarını arttırmak, KOBİ’leri, uluslararası rekabetin aktörleri haline getirmek, İhracata başlayan KOBİ sayısını arttırmak, E-ticarete başlayan KOBİ sayısını arttırmak. DESTEK UNSURLARI VE DESTEKLENECEK PROJE GİDERLERİ Proje bazlı bu destek programının süresi; en az 6 (altı) ay en fazla 24 (yirmi dört) ayolarak belirlendi. Toplam destek miktarı 300.000 (üç yüz bin) TL. Destek oranı, personel gideri hariç olmak üzere %70 (yetmiş) geri ödemesiz, %30 (otuz) geri ödemeli olarak uygulanıyor. İşletmeler bu destekten sadece 1 (bir) kez faydalanabiliyorlar. Desteklenecek proje giderleri ve üst limitleri aşağıdaki Tablo 1’de yer alıyor. Tablo 1. Gider Adı ve Destek Üst Limitleri TablosuGider AdıDestek Üst Limiti (TL)Personel Gideri100.000Yazılım ve Donanım Giderleri100.000Tanıtım Giderleri100.000Yurt Dışı Fuar ve Seyahat Giderleri150.000Test Analiz ve Belgelendirme Giderleri100.000Hizmet Alım Giderleri100.000Destek Programına Başvuru İçin: https://edevlet.kosgeb.gov.tr/ sayfasından Yurt Dışı Pazar Destek diye aratarak ya da tüm hizmetlerin listelendiği https://edevlet.kosgeb.gov.tr/EHizmetler/TumHizmetler sayfasından ilgili sayfaya erişilebilirsiniz.




























