VORWERK INTERNATIONAL SATIŞTAN SORUMLU BAŞKAN YARDIMCISI AYDIN ARIKAN YILMAZ OLDU!

Doğrudan satış sektörünün önemli şirketlerinden Vorwerk Interational’ın Satıştan Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevine Aydın Arıkan Yılmaz atandı. Almanya’da 1883 yılında kurulan ve Wuppertal şehrinde merkez ofisi bulunan Vorwerk Grup’a bağlı, Türkiye’de de Thermomix markasıyla bulunan Vorwerk’te üst düzey bir atama gerçekleşti. Aydın Arıkan Yılmaz; Vorwerk İngiltere ve İrlanda Genel Müdürü; İngiltere, İrlanda, ABD, Kanada ve Türkiye’den Sorumlu Satış Başkan Yardımcısı oldu. Yılmaz, görevi kapsamında İngiltere ve İrlanda’ya liderlik ederken ABD, Kanada ve Türkiye’deki satış operasyonlarını da destekleyecek. Vorwerk Türkiye’nin üst düzey ekibine liderlik ederek yeni pazarların gelişmesinde rol oynayacak.  Uluslararası alanda doğrudan satış sektöründe tanınan Aydın Arıkan Yılmaz, birçok çok uluslu şirkette global pazarlarda üst düzey pozisyonlarda çalıştı. Bu şirketlerde sırasıyla Ortadoğu, Doğu Avrupa , Güney Avrupa, Orta Avrupa, Kuzey Afrika, Asya Pasifik, ve Kuzey Amerika  bölgelerinden sorumlu başkan yardımcılıkları görevlerinde çalıştı. Türkiye’de ise kendi kurduğu şirketlerde danışmanlık isleri ve çok uluslu şirketlerde Pazarlama Müdürlüğü ve Genel Müdürlük görevlerinde bulundu.

MAXİMİLES BLACK İLE SEVGİLİLER GÜNÜ’NDE KANYON’DA AŞK VAR!

Sevgililer Günü’nde romantizm her yıl olduğu gibi bu yıl da  Kanyon’da yaşanıyor.  14-16 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek atölyeler, söyleşiler, stand-up gösterisi, akustik konser ve daha birçok sürpriz, seven kalpleri Kanyon’da bir araya getirecek. 14-16 Şubat tarihleri arasında Kanyon -2. Kat Etkinlik Alanında yer alacak iglo içerisinde benzersiz etkinlikler bir arada sunulurken, Kanyon misafirleri aşk dolu deneyimler yaşama imkanı elde edecek. YouTube’da yayımladığı Katarsis programı ile geniş kitlelere ulaşan Klinik Psikolog Gökhan Çınar, Sevgililer Günü’nde “Aşk Bir Dengesizlik İşi Midir?” diyerek, modern zamanda nasıl seviyoruz ya da nasıl aşık oluyoruz sorularının cevabını arayacak.  Aşkın farklı hallerini anlatan, yıllar geçse de defalarca kez izlediğimiz Love Story, Pretty Women, Notting Hill gibi sinema tarihinin kült filmlerini ne kadar hatırlıyorsunuz? “Bu konuda iddialıyım, hepsini ezbere biliyorum” diyenler için Bugün Neler İzledim? hesabının moderatörlüğünde gerçekleşecek soru-cevap oyunu tam size göre.  Son yıllarda stand-up kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlayan ve her ay 150’den fazla canlı şov düzenleyen TuzBiber Stand Up ekibi bu kez Sevgililer Günü için Kanyon misafirleri ile bir araya gelecek. Caner Ömür, Emre Günsal, Tuna Kalınsaz ve Akın Aslan’ın sahne alacağı, gülme garantili bir gösteri sizi bekliyor.  Sevdiğine kendi emeğiyle yapacağı bir hediye alternatifi arayanlar ise Verda Samanlı ile Resim Atölyesi, Planthom ile Bitki Atölyesi ve Kalp Desen Punch & Akrilik Boya Atölyesi’nde buluşacak.  Evdeki Saat Sevgililer Günü’nde Kanyon’a geliyor! “Uzunlar” isimli parçalarıyla müzikseverlerin ilgisini çeken, son zamanların sevilen alternatif müzik gruplarından Evdeki Saat, 14 Şubat akşamı Kanyon’da sahne alarak Kanyon misafirlerine unutulmaz bir müzik deneyimi yaşatacak. Kanyon misafirleri, birbirinden eğlenceli deneyim alanları AI Booth ve Photobooth ile unutulmaz anlarını ölümsüzleştirirken, pamuk şeker, patlamış mısır, Magnolia Shop’tan tadımlık tatlılar ve Kore tostu konseptiyle merak edilen lezzet duraklarından biri olan PPang ile damaklarını şenlendirecek. Maximiles Black ile Kanyon’da Aşk Var! Maximiles Black sponsorluğunda gerçekleşecek “Kanyon’da Aşk Var” etkinliklerine özel 9-29 Şubat 2024 tarihleri arasında Maximiles Black ile Kanyon’da seçili işyerlerinde tek seferde yapılacak 2.000 TL ve üzeri alışverişlerde %10, toplamda ise 1.000 TL’ye varan indirim ayrıcalığı sunuluyor. Kanyon misafirleri alışveriş yaparken Maximiles Black ile 1.000 TL’ye varan indirim kazanma fırsatı elde ediyor ve Kanyon’un aşk dolu dünyasını sevdikleri ile birlikte keşfedebiliyor.Detaylı bilgi için: maximiles.com.tr Etkinlik Takvimi 14 Şubat Çarşamba 17:00 // Bugün Neler İzledim ile Aşk Filmleri Trivia 18:30 // Gökhan Çınar – “Aşk Bir Dengesizlik İşi Midir?” 20.00 // Akustik Konser: Evdeki Saat 15 Şubat Perşembe 17.00 // Verda Samanlı ile Resim Atölyesi 20.00 // Benan Aka ile Tuzlu Kahve 16 Şubat Cuma 12.30 // Planthom ile Bitki Atölyesi 17.00 // Kalp Desen Punch & Akrilik Boya Atölyesi 20.00 // TuzBiber Stand-Up Etkinlikler ücretsizdir. Rezervasyon için: 0212 317 53 30

Sanatın yeni adresi: touché by N Kolay sahnesi

Türkiye’nin en kapsamlı finansal teknolojiler ekosistemi Aktif Bank’ın dijital bankası N Kolay, Zorlu PSM’de yer alan şehrin en gözde caz kulüplerinden touché sahnesine bir yıl süreyle ismini verecek. Aktif Bank Müşteri Deneyimi ve İletişim Grup Başkanı Gamze Numanoğlu “25. Yılımızda, dijital bankamız N Kolay ile kültür ve sanat alanında özgün bir yere sahip touché markasını bir araya getirmekten heyecan duyuyoruz” dedi. Zorlu PSM Genel Müdürü Filiz Ova, “touché by N Kolay, yeni ismiyle birbirinden özel etkinlikleri sunmaya devam edecek” ifadesini kullandı.  Bu sene 25. Yılını kutlayan Aktif Bank’ın dijital bankası N Kolay, Zorlu PSM’de yer alan şehrin en gözde caz kulüplerinden touché ile yepyeni bir iş birliğine imza atıyor. Müşterilerine bankacılığın ‘N Kolayca’sını sunan N Kolay, bir yıl boyunca caz performanslarından, akustik dinletilere, komedi şovlarından, konsept partilere ve eğlenceli talk etkinliklerine uzanan, geniş yelpazesi ile yerli yabancı sanatçıları sanat severlerle buluşturan touché sahnesine ismini verecek. Gamze Numanoğlu: Heyecan dolu bir iş birliği Aktif Bank’ın kültür ve sanat alanındaki desteklerine bir yenisini eklemekten dolayı heyecanlı olduklarını belirten Aktif Bank Müşteri Deneyimi ve İletişim Grup Başkanı Gamze Numanoğlu, “Çeyrek asırı devirmiş bir banka olarak, topluma ve sosyal hayata değer katacak kültür sanat alanındaki projelerimizi zenginleştirirken, bu yolculukta çok değerli bir yol arkadaşıyla buluştuğumuz için mutluyuz. Artık sanatseverlerle Zorlu PSM’de yer alan ve İstanbul’un kültür ve sanat etkinliklerinde özel bir yere sahip touché by N Kolay sahnesinde de bir araya geleceğiz. Müşterilerimizin hayatını kolaylaştıran dijital bankamız N Kolay başta olmak üzere ekosistemimizin üyeleriyle, kültür-sanat alanındaki desteğimiz büyüyerek devam edecek” dedi. Filiz Ova: Yeni ismiyle en özel etkinliklerin adresi olacak Zorlu PSM’nin kültür sanat alanındaki yolculuğunda, sanatı destekleyen markalardan güç aldığını belirten Zorlu PSM Genel Müdürü Filiz Ova, “touché açıldığı ilk günden bu yana caz performanslarından, akustik dinletilere, talk-show’lardan, konsept partilere uzanan geniş bir yelpazeyle yerli ve yabancı sanatçıları sahnesinde ağırladı. Bundan sonra da yeni ismi “touché by N Kolay” olarak sanatseverlere en özel etkinlikleri sunmaya devam edecek. Sanatın iyileştirici gücüne sundukları katkı için Aktif Bank’a teşekkür ediyor, ilk marka iş birliğimizin hepimize hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.

 Tarihi Sıra Dükkanlar’da Özer\Ürger Mimarlık İmzası

İstanbul’un kültürel mirasının en önemli yapılarından biri olan ve iBB Miras tarafından “İBB İstanbul Tasarım Müzesi” işleviyle yeniden kullanıma açılan Süleymaniye Camii Külliyesi’ndeki Sıra Dükkânlar’ın restorasyon projesi Özer\Ürger Mimarlık ve Emrah Köşgeroğlu imzasını taşıyor.    Geçtiğimiz günlerde açılışı yapılarak İBB İstanbul Tasarım Müzesi işleviyle yeniden kullanıma kazandırılan Süleymaniye Camii Külliyesi’ndeki Sıra Dükkânlar’ın restorasyon projesi Özer\Ürger Mimarlık ve Emrah Köşgeroğlu tarafından tasarlandı.  Süleymaniye Külliyesi’nin ayrılmaz bir parçası olan toplam 53 dükkân asırlar boyunca üretimleriyle İstanbul’a hizmet vermiş, 1950 yılındaki onarımlar sonucu özgün iç mekân kurgusunu kaybetmiş, son yıllarda ise kendi haline terk edilmişti. Sıra Dükkânlar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştirakiyle 2023 yılında Özer\Ürger Mimarlık ve Emrah Köşgeroğlu tarafından yürütülen restorasyon projesi ile yenilendi. İBB Miras tarafından İBB İstanbul Tasarım Müzesi olarak yeniden işlevlendirilen Sıra Dükkanlar, 31 Ocak Çarşamba günü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımlıyla gerçekleşen törenle kapılarını açtı.  İBB İstanbul Tasarım Müzesi, zanaat, tasarım ve kültür sanat alanında bir araya gelen farklı bileşenlerin dinamizmiyle bölgeyi yeniden canlandırmayı hedefliyor. Müzede tarihî alanda konumlanan atölyelerde kaybolmaya yüz tutmuş zanaatların yanı sıra aydınlatmadan mobilyaya, tasarımdan kültür-sanata geniş bir yelpazede saygın marka ve kurumlar İstanbullularla buluşacak. Müze; sosyal mekânları, zanaatkâr, tasarımcı ve sanatçıları bir araya getiren dükkânları; İstanbulluları buradaki üretimin bir parçası yapacak atölye ve etkinlikleriyle bölge için bir çekim merkezi olmayı hedefliyor. UNESCO tarafından 1985 yılında Dünya Mirası Listesi’ne kabul edilen dört bölgeden biri olan Süleymaniye Camii ve Külliyesi, Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle dönemin baş mimarı Sinan tarafından 1550-57 yılları arasında inşa edildi. Merkezinde cami bulunan külliye; medreseler, sıbyan mektebi, imaret, dârüşşifâ, hamam, Kanuni Sultan Süleyman Türbesi, Hürrem Sultan Türbesi ile Mimar Sinan Türbesi gibi yapıları barındırıyor. Süleymaniye Külliyesi’nin ayrılmaz bir parçası olan Sıra Dükkânlar, Süleymaniye Camii’nin doğu tarafındaki avlu duvarı ile Dârülhadis Medresesi’nin altında, Mimar Sinan Caddesi üzerinde bir sıra halinde yer alıyor. İşlevlerine ve üretimi yapılan ürünlere göre adlandırılan bu dükkânlar; dökmeci esnafının bölgedeki yoğunluğundan ötürü “Dökmeciler Çarşısı” olarak da biliniyor. Rabi ve Salis Medreseleri’ne bakan kısmında 35, Dârülhadis Medresesi altında ise 18 dükkân olmak üzere tarihi çarşıda toplam 53 dükkân bulunuyor. Künye: Restorasyon Projeleri: Özer\Ürger Mimarlık, Emrah Köşgeroğlu Statik Projeler: Serdar Ankun Mekanik Projeler: MC Mühendislik Elektrik Projeler: Esen Mühendislik Peyzaj Projeleri: Özer\Ürger Mimarlık Müşavir Firma: Bimtaş Özer\Ürger Mimarlık Hakkında: 2002 yılında Ankara’da Ali Özer ve Ahmet Mucip Ürger tarafından kurulan Özer\Ürger Mimarlık eğitim, konaklama, ulaşım, spor, sağlık, konut, karma kullanım, peyzaj ve kentsel planlama alanlarında bugüne dek özel ve kamu işverenleri için yüzden fazla projeye imza attı ve ulusal yarışmalarda pek çok ödül kazandı. 2010 yılında İstanbul’daki şubesini de açan Özer\Ürger Mimarlık ofisi; yapılı çevre ve insan arasındaki ilişkinin tasarlanması yoluyla bireyin kent yaşamına dahil edilmesi ve bu yaşamdan keyif almasını hedefliyor. 

FANUC, otomasyona olan tutkusunu Akademi eğitimleriyle aktarıyor

Dünya piyasalarında nümerik kontrol sistemlerinin önde gelen lideri FANUC, eğitim platformu FANUC Akademi ile sunduğu yüksek nitelikli eğitimlerle müşterilerine ürünlerini tüm ayrıntılarıyla tanımasına olanak sunuyor. Dünya genelinde her yıl 10 binden fazla kişiye robot ve CNC başlıklarında eğitimler sunan FANUC Akademi, fabrika ve otomasyon süreçlerindeki aksamaların önüne geçiyor. Türkiye’deki faaliyetine 2012 yılında başlayan Akademi, 2023 yılında 500’den fazla personele eğitim verirken üniversitelerle yapılan iş birlikleri doğrultusunda öğrenciler de fiziki olarak endüstriyel robot ile tanışırken birinci elden robot programlama deneyimi kazanıyor. Otomasyon endüstrisinde CNC kontrolör, robot ve makinelerin geliştirilmesine öncülük eden FANUC, Türkiye’de fabrika otomasyon sistemlerine yönelik verdiği önemi programlama hataları veya yanlış kullanım riskini önemli ölçüde azaltmaya yardımcı olan Akademi eğitimleriyle destekliyor. Standart formatın dışında müşterilerinin talebine uygun özel içerikleriyle sahadaki kalifiye iş gücünü geliştirmeye yönelik eğitimler sunan FANUC Akademi, robotik sistemlerin çalışma kabiliyetini daha anlaşılır kılıyor. FANUC Akademi, 2023 yılında 500’den fazla kişiye eğitim verdi Makine ve robot sistemlerinin doğru kullanımı adına fabrikadaki çalışanların bu alanda nitelik sahibi olmaları gerektiğini vurgulayan FANUC Türkiye Genel Müdürü Teoman Alper Yiğit, Akademi çalışmaları hakkında şunları söyledi: “Farklı alanlarda faaliyet gösteren müşterilerimizin her birinin talepleri değişiklik gösterebiliyor. Bunun yanında her geçen gün gelişen fabrika üretim süreçlerinde doğru robot ve otomasyon sistemlerinin de uyarlanması, iş süreçlerinin aksamaması adına büyük öneme sahip. Avrupa genelindeki FANUC akademilerimizde yılda 10 binden fazla kişiye makine ve robot kullanımı ile programlaması üzerine eğitimler verirken Türkiye’de ise 10 yılı aşkın süredir firmaların ihtiyaç duyduğu teknik bilgiyi sunuyoruz. Bu kapsamda FANUC Türkiye olarak 2023 yılında 500’den fazla kişiye eğitim verdik. Alanında son derece yetkin teknik mühendislerimizin küçük gruplara verdiği eğitim sayesinde kişiselleştirilmiş, hızlı ve etkili öğrenmeyi teşvik ediyoruz. Bunun yanında eğitimlerimizin herkes için ulaşılabilir olmasına özen gösteriyoruz. Tüm düzeyleri kapsayan eğitimlerimiz arasında yeni başlayanlar için giriş kurslarından, daha deneyimli kişilerin özel uygulamalarını ve gereksinimlerini karşılamak için kişiye özel kurslara kadar geniş bir yelpazede eğitimlerimiz yer alıyor. Böylelikle programlama hataları veya yanlış kullanım riskini önemli ölçüde azaltmaya yardımcı olarak otomasyondaki verimliliği artırıyoruz.” Tüm FANUC ürünleri için saha eğitimleri FANUC Akademi’de verilen eğitimlerin farklı kategorilere ayrıldığını söyleyen Yiğit, sözlerine şöyle devam etti: “Programlama ve arıza ile ilgili problemlerin tespiti konularında firmadaki ilgili personeli belli bir seviyeye taşıyan eğitimlerimiz arasında Robot ve CNC ürünlerini verimli kullanma da yer alıyor. Robot eğitiminde endüstriyel robotlarımızın kullanımı, programlanması ve bakımı için eğitim kursları yer alırken CNC eğitiminde de CNC kontrol ünitelerinin kullanımı, programlanması ve bakımı için eğitim kursları mevcut. Ayrıca ROBODRILL, ROBOCUT ve ROBOSHOT’larımızın çalıştırılması ve bakımına yönelik Robomachine eğitimlerimizi sahada gerçekleştiriliyoruz. Mevcut eğitimlerimizden müşterilerimizin yanı sıra iş birliği içinde bulunduğumuz üniversitelerde öğrenim gören genç arkadaşlarımız da faydalanıyor. Bu doğrultuda Bahçeşehir Üniversitesi ile gerçekleştirilen iş birliği çerçevesinde verilen CO-OP markalı eğitim programıyla, öğrenciler geçtiğimiz dönemlerde ‘FANUC Robot and Automation Technologies’ dersini aldı. Ders kapsamında öğrencilere FANUC teknolojilerinden bahsedilerek, FANUC marka robotların kullanımı, mekanik yapısı, programlanması öğretildi. Öğrenciler de ders kapsamında teorik eğitimin yanında eğitim hücreleri ile birlikte uygulama yapma imkanı da buldu. Bundan sonra da FANUC Akademi olarak fabrika otomasyonuna yönelik yaptığımız yatırımları eğitimle desteklemeye devam edeceğiz. FANUC Hakkında: FANUC, CNC kontrol sistemleri, robotlar, Robodrill (İşleme Merkezi), Robocut (Tel Erozyon), Roboshot (Plastik Enjeksiyon) gibi üretim makineleri için fabrika otomasyonunda dünya liderliğini üstleniyor. 1956’dan beri Japonya’nın Yamanaka Gölü yakınındaki Fuji Dağı eteğinde 1,7 milyon metrekarelik fabrikasında, otomasyon endüstrisi için;…

“Halka Arzın Getirdiği Avantajlar” Bu Eğitimde Ele Alınacak

Düzenlediği eğitim ve sertifika programları ile şirketlerde başarılı bir kurumsal yönetim yapısı oluşturmaya destek olmayı amaçlayan TKYD Enstitü, 22 Şubat’ta “Halka Arz Süreçlerinde Şirketlerin Kurumsal Yönetim Hazırlığı” eğitimini düzenleyecek. Eğitimde, halka arzın getirdiği avantajlar, halka arz işlemi süresince yatırımcılar ve düzenleyici otoriteler konuları konuşulacak. Kurumsal yönetim anlayışının ülkemizde tanınması, gelişmesi ve en iyi uygulamalarıyla hayata geçirilmesi misyonuyla hareket eden ve 2003 yılında gönüllü bir sivil toplum kuruluşu olarak kurulan Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD)’nin, 2005 yılından bugüne aralıksız olarak yürüttüğü eğitim faaliyetleri, 2022 yılı itibarıyla TKYD Enstitü çatısı altında devam ediyor. 22 Şubat tarihinde 10.00-13.00 saatleri arası zoom üzerinden çevrimiçi gerçekleştirilecek eğitimin konuşmacıları Okat Law Partner Özge Okat ve Smart Güneş Teknolojileri Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi ve ANKA BYD (Anka Bütünsel Yönetim Danışmanlığı Limited Şirketi) Kurucusu Dr. Meliha Seyhan olacak. Kimler Katılmalı? Halka arz olacak şirketin üst yönetimi, yatırımcı ilişkileri bölümü çalışanları eğitime katılabilir. Eğitim içeriğinde; Halka arzın getirdiği avantajlar, halka arz süreci: halka arza hazırlık aşaması, şirket içi organizasyon, yönetim kurulu yapılandırması, menfaat sahipleri ile iletişim, kamuyu aydınlatma, ilişkili taraf işlemlerinin gözden geçirilmesi, halka arz işlemi süresince: yatırımcılar ve düzenleyici otoriteler ile ilk tanışmaborsada işlem gören şirketlerin yükümlülükleri, SPK denetimi, hisse değerini etkileyecek tüm konuların SPK’ya bildirimi ve daha pek çok önemli konuya yer verilecek. Kayıt ve bilgi için: enstitu@tkyd.org TKYD Hakkında: Kurumsal yönetim anlayışının ülkemizde tanınması, gelişmesi ve en iyi uygulamalarıyla hayata geçirilmesi misyonuyla hareket eden Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD), 2003 yılında gönüllü bir sivil toplum kuruluşu olarak kurulmuştur. Adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkeleri üzerine inşa edilen kurumsal yönetim anlayışının, etki ettiği tüm alanlarda yol gösterici olma misyonuyla hareket eden TKYD, özel sektör, kamu kuruluşları, medya, düzenleyiciler, sivil toplum kuruluşları ve akademik dünya arasında bir iletişim ağı kurarak kurumsal yönetim uygulamalarının gelişmesini hedeflemektedir. TKYD, UN Global Compact imzacısı ve ICGN üyesidir.

Mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörü 2024 yılına 602 milyon dolar ihracatla başladı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), 2024 Ocak ayı ihracat rakamlarını açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,6 artış gösteren ihracat 20 milyar dolarla en yüksek ocak ayı ihracat değeri olarak kayıtlara geçti. Bir önceki yılı 7,9 milyar dolar ihracatla kapatan mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörü ise ocak ayında 602 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Yılın ilk ayında en çok ihracat ise 89,4 milyon dolar ile Irak’a yapıldı. Türkiye’nin 2024 Ocak ayına dair ihracat verileri Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşıldı. Türkiye’nin ocak ayı ihracatı yüzde 3,6’lık artışla 20 milyar 28 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylelikle yılın ilk ihracat rakamı, en yüksek ocak ayı ihracat değeri olarak kaydedildi. Geçtiğimiz yıl yaşanan deprem felaketi, komşu ülkelerde gerçekleşen gerilimler ve global ekonomideki dalgalanmalara karşın 7,98 milyar dolarlık ihracat payına ulaşan Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri sektörünün ocak ayı ihracatı 602 milyon dolar olarak gerçekleşti. ABD’ye ihracat yüzde 53 artış kaydetti Mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörünün yılın ilk ayında en çok ihracat gerçekleştirdiği ülkeler arasında ilk sırada 89,4 milyon dolar ile Irak bulunurken ikinci sırada 29,6 milyon dolar ile Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. Üçüncü sıradaki Birleşik Krallık’a yapılan ihracat 28,8 milyon dolar olurken dördüncü sıradaki Almanya’ya 26,3 milyon dolar değerinde mobilya, kâğıt ve orman ürünleri ihracatı yapıldı. İhracat payının en çok arttığı ülke ise yüzde 53,8 ile Amerika Birleşik Devletleri oldu. Sektör bu yıl 8 milyar dolar ihracat barajını aşmayı hedefliyor Sektörün Ocak ayı ihracatına dair değerlendirmede bulunan İstanbul Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Özkan, “2023 yılında yaşadığımız zorlukların etkilerinden hızla kurtulduğumuz şu süreçte Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılı, hem ülkemiz hem de sektörümüz adına fırsatlarla dolu. Bunları değerlendirmek adına üretim hacmimizi, ihracat stratejimizi ve en önemlisi dinamik yapımızı daha ileri taşımamız gerekiyor. Jeopolitik risklere karşı her zaman tetikte olunması gereken bir coğrafyada bulunuyoruz. Bu da bizi oluşabilecek her türlü riske karşı daha kararlı önlemler alıp çabuk ve kontrollü reaksiyon gösterebilmek adına güçlü kılıyor. Özellikle pandemi döneminden bu yana tüm dünyanın krizlerle karşı karşıya kaldığı bir süreç yaşıyoruz. Sektörümüzün tüm paydaşlarının sağduyulu tavrı ve geleceğe dönük hedeflerinin büyük çoğunu gerçekleştirmedeki azmini ihracat rakamlarıyla kanıtlamış oluyoruz. Geçtiğimiz yıl 8 milyar dolar sınırında olan ihracatımızı bu yıl daha da yukarılara taşımak adına globaldeki fırsatlar ve uluslararası fuarları iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Bunun yanında ülke ziyaretleriyle yeni pazar yerlerinde de yer alarak mobilya, kâğıt ve orman ürünleri ihracat hacmimizi yukarı taşıyıp Türkiye ekonomisine olan katkımızı sunmayı sürdüreceğiz” dedi.

Magdeburger Sigorta, Sermaye Artışıyla Daha da Güçleniyor

2018 yılından bu yana Bor Holding bünyesinde faaliyetlerine devam eden Magdeburger Sigorta’nın sermayesi 435 milyon TL artırılarak 685 milyon TL’ye yükseltildi.  Sigortalılarına sunduğu etkin ve sürdürülebilir hizmetlerini geliştirmek amacıyla finansal gücünü artırmayı sürdüren Magdeburger Sigorta, büyüme ve güçlenme stratejisi kapsamında sermaye artışı gerçekleştirdi. Şirket, 250 milyon TL olan sermayesine 435 milyon TL ekleyerek toplam sermayesini 685 milyon TL’ye yükseltti. Güven tazeleyen bu sermaye artışı, şirketin varlığını güçlendirirken aynı zamanda sektördeki konumunu sağlamlaştırma yolunda önemli bir adım olarak dikkat çekiyor. Geniş acente ağı ile Türkiye genelinde hizmet veren Magdeburger Sigorta, stratejik planlama doğrultusunda 5 yıl içinde ilk 10 sigorta şirketi arasında yer almayı ve yüzde 2,5’lik pazar payına sahip olmayı hedefliyor.  Trafik ve kasko sigortaları dışında, özellikle tamamlayıcı sağlık sigortası (TSS), kritik hastalıklar sigortası, nakliyat, konut ve sorumluluk sigortası gibi hayat dışı branşlarda da büyüme gerçekleştirmek isteyen Magdeburger Sigorta, sermaye artışıyla birlikte sunduğu hizmetlerin kalitesi ve kapsamını daha da genişleterek müşteri memnuniyetine olumlu yönde katkı sağlamayı amaçlıyor. Son olarak Tarsim Havuz İşletmesi A.Ş.’ye ortak olan şirket, tarım sigortaları branşında da üretim gerçekleştirmeyi hedefliyor. Magdeburger Sigorta Hakkında:  180 yıldır sigortacılık sektöründe yenilikçi hizmet ve çözümleriyle faaliyet gösteren Magdeburger Sigorta, 1844 yılında Almanya’nın Magdeburg kentinde kurulmuş ve kurulduğu dönemden itibaren dünyanın sayılı sigorta şirketleri arasına girmiştir. 1906 Büyük San Francisco depremi dahil Avrupa ve A.B.D’de pek çok felakette sigortalılarının yanında olmuştur. 1995 yılında Alman sigorta şirketi, Magdeburger Grubu’nu satın almış ve Türkiye’deki Magdeburger Sigorta’nın hisseleri de aynı dönem içinde devredilmiş olan Magdeburger Sigorta, 23 yıl sonra, 2018 yılında  100% Türk sermayeli Bor Holding tarafından satın alınmıştır.   Sigortacılık sektöründe yetkin kadrosu, güçlü acentelik ağı, yenilikçi ve güvenilir hizmetlerini buluşturan Magdeburger Sigorta, bugün faaliyetlerine hedeflerini büyüterek, Bor Holding çatısı altında sigortacılık çalışmalarına devam etmektedir. Magdeburger Sigorta A.Ş. bir BOR Holding iştirakidir.

SEVGİLİLER GÜNÜ’NDE ROMANTİK HEDİYELERLE KALPLERİ ISITIN

Yılın aşk dolu zamanı, 14 Şubat Sevgililer Günü için geri sayım başladı. Sevgi ve romantizm esintisinin hissedileceği bu özel günde, hediye konusunda kararsız kalanlara Türkiye’nin rahat uyku markası Lova Yatak, çeşitli seçenekler sunuyor. Lova Yatak, zarif ve yumuşacık battaniyeleri, farklı doku ve tasarımlarıyla her tarza hitap eden ev tekstili ürünleri ve eşsiz kokularla zenginleştirilmiş yeni ev kozmetiği koleksiyonu ile Sevgililer Günü’nü unutulmaz kılmak isteyenleri Lova Yatak kalitesiyle buluşmaya davet ediyor. Yılın en romantik zamanına sayılı günler kaldı. Sevgililer Günü’nde anlamlı ve kullanışlı hediyelerle hatırlanmak isteyenler için bu yıl Lova Yatak, duygusal bağları güçlendirecek estetik tasarımlar ve romantizmi yansıtan hediyelerle dopdolu bir ürün yelpazesi sunuyor. Yalnızca vücut yapısı ve uyuma alışkanlıklarına uygun özel tasarlanmış yatak seçenekleriyle değil, ev tekstili ürünleriyle de ön plana çıkan Lova Yatak, birbirinden şık yumuşacık battaniyeleri, evleri saran eşsiz kokuları ve yeni sezon kreasyonları ile de yaşam alanlarına zarafet katıyor. Kalpleri Isıtan Sıcacık Battaniyeler Soğuk kış günlerinde sizi ve sevgilinizi hem rahat hissettirecek hem de sıcak tutacak bir battaniye arayışındaysanız Lova Yatak, birbirinden güzel ve kullanışlı tasarımlarıyla yumuşacık hediye alternatifleri sunuyor. Sevgilinizle paylaşacağınız romantik anların tadını çıkarmak için Lova Yatak’ın sıcacık battaniyeleri ideal bir tercih olabilir. Hoş Kokularla Romantik Bir Atmosfer Lova Yatak’ın modern mum tasarımları, çubuklu oda kokuları ve özgün oda & çamaşır spreyleri arasında seçim yaparak evinizin atmosferini kişiselleştirebilirsiniz. Evinizde yaratmak istediğiniz atmosfere bağlı olarak, romantik bir akşam için yumuşak ve sıcak notalara sahip bir koku seçebilir ya da taze ve enerjik bir atmosfer yaratmak için canlı kokuları tercih edebilirsiniz. Lova Yatak, her zevke hitap edebilen uygun seçenekler sunarak evinize romantizm dolu bir dokunuş katıyor. Sevgililer Günü’nde Şımartıcı Hediyeler Sevgilinizin tarzına uygun ev tekstili ürünleri seçmek artık çok daha kolay. Lova Yatak’ın geniş ürün yelpazesi, her zevke uygun renk ve desen seçenekleri sunarak evinizi kişiselleştirmenize yardımcı oluyor. Sevgililer Günü’nde uzun ömürlü ve kullanışlı bir hediye ile sevgilinizi şımartmak istiyorsanız, Lova Yatak’ın kaliteli ev tekstili ürünleri mükemmel bir tercih olacaktır. Nevresim takımları, pike setleri ve dekoratif kırlentler arasından yapacağınız seçimlerle ona her gün hatırlatacak özel bir hediye verebilir, Sevgililer Günü ruhunu yıl boyunca yaşatabilirsiniz.

2022 yılında aşk dolandırıcılığının maliyeti ABD’de 1,3 milyar dolara ulaştı

Romantik dolandırıcılara dikkat  Dolandırıcıların para ya da fotoğraf isteme yöntemi  geçmişte kaldı. Romantik dolandırıcılık yöntemleri gelişti. Dijital güvenlik şirketi ESET sevgililer günü öncesinde uyarılarda bulundu, dikkat edilmesi gerekenleri paylaştı. Mesajlaşma uygulamalarını kullanan kişi sayısı 2023 yılında 3,3 milyarı aştı. En çok kullanılan uygulamalar arasında WhatsApp, Facebook Messenger ve WeChat geliyor.  Dolandırıcılar bu platformlara para ya da veri aşkıyla bakıyor. Mesajlaşma uygulamaları diğer tehditlerin yanı sıra hem kimlik avı hem de çevrimiçi aşk dolandırıcılığı için bir platform haline dönüşüyor. 2019’dan 2022’ye kadar ABD Federal Ticaret Komisyonu’na  bildirilen aşk dolandırıcılığına atfedilen kayıp miktarı 493 milyon dolardan 1,3 milyar dolara yükseldi. Sosyal ağlar ve mesajlaşma uygulamaları, 2022’de bir aşk dolandırıcılığı nedeniyle para kaybettiğini söyleyenlerin yüzde 59’u için ilk iletişim platformuydu.   Dolandırıcılık yöntemleri değişiyor Genel dijital güvenlik farkındalığının artmasıyla birlikte dolandırıcıların taktikleri de değişiyor. Bağlantı kurdukları kişilere  bir riskli cümle gönderiyorlar: “Hadi gidip başka bir yerde sohbet edelim.” Genellikle kurban, üçüncü taraf uygulama mağazalarında veya web sitelerinde sunulan yeni ve bilinmeyen bir uygulamaya yönlendirilir. Bu sayede kullanıcıdan akıllı telefondaki özel verileri okuyabilen casus araçları indirmesini sağlar. Bu gibi durumlarda en güçlü silah arka planda çalışan uygulamanın şüpheli faaliyetlerini tespit edebilecek güvenilir bir siber güvenlik çözümüne sahip olmaktır. Romantik ilişki dolandırıcılıkları nasıl çalışıyor? Dolandırıcılar, arkadaşlık sitelerinde sahte kimliklere bürünür. Yalnız kişilerle arkadaş olarak, bu kişilerle yakın bir ilişki kurar ve bu kişilere evlilik teklifinde bile bulunabilirler. Ancak kısa süre sonra para veya kullanabilecekleri yeni bir banka hesabı açmanızı isteyebilirler. Dolandırıcılıklarını ilerletmek için bu hesapları kullanır ve romantik ilişki kurbanını bir para kuryesine dönüştürürler. Romantizm dolandırıcılığının kırmızı bayrakları Buluşmadan kaçınmak için bahaneler uydurmak: Dolandırıcı, defalarca bunu yapmaya istekli olduğunu belirtmesine rağmen yüz yüze görüşmekten kaçınacaktır.  İşler çok hızlı ilerliyor: Yeni “partneriniz” sadece birkaç gündür sohbet ediyor olmanıza rağmen derin bir ilgi/şefkat ve belki de yakınlık arzusu ifade edecektir.  Para istemek: Romantik dolandırıcılar genellikle neden bir an önce paraya ihtiyaç duyduklarına dair yürek parçalayıcı bir hikayeyle gelirler. Ayrıca borçlarını faiziyle ödeyebilecek ancak “şu anda fonlarına erişemeyen” zengin insanlar olarak da poz verebilirler.   Güvenli iletişimden ayrılmak: Dolandırıcı, doğrudan iletişim kurmak için bir arkadaşlık hizmetinden veya sosyal medya sitesinden ayrılmayı isteyebilir. Yalnızca katı uygulama inceleme politikalarına sahip güvenilir uygulama mağazalarını kullandığınızda dolandırılma ihtimaliniz de hızla azalacaktır.  Akıllı telefonunuzda güvenlik yazılımı olsun Kötü amaçlı bir uygulama indirmiş olmanız durumunda, telefonunuzda güçlü bir antivirüs yazılımı bulundurmanız iyi olacaktır. Bu, özellikle uygulamanın tamamen işlevsel olduğu ve herhangi bir belirgin kırmızı bayrak göstermediği durumlarda yararlı olabilir. ESET Mobile Security (EMS), yükleme gerçekleşmeden önce bile indirme işlemi sırasında tehditleri algılayabilir ve engelleyebilir. Bu, tehdidin kullanıcıya asla ulaşmayacağı anlamına gelir. EMS, var olan uygulamaları taramak için de kullanılabilir. Kullanıcıya indirme klasörlerindeki tüm dosyaları açıldığında, oluşturulduğunda veya çalıştırıldığında kötü amaçlı kodlara karşı tarayan gerçek zamanlı dosya sistemi koruması sağlar.   Kötü amaçlı bir uygulamayı çalıştırma veya indirme durumunda kullanıcıları kötü amaçlı kodun tespit edildiği konusunda uyarır. 

Türkiye Komünist Partisi Kadıköy’ün ilk seçim bürosunu Hasanpaşa’da açtı

Türkiye Komünist Partisi Kadıköy Hasanpaşa Mahallesi’nde yeni bir semt evinin açılışını yaptı. Kadıköy Belediye Başkan Adayı Fatih Mehmet Maçoğlu ve TKP Merkez Komite üyesi Senem Doruk İnam’ın da katıldığı açılış halkın yoğun ilgisiyle karşılandı. Hasanpaşa Semt Evi seçim döneminde aynı zamanda Seçim İrtibat Bürosu olarak da kullanılacak. Açılışa katılanlara Hasanpaşa Semt Evi adına hoş geldiniz diyen Dicle Ferice Gündüz, “Yerel seçimlere giderken Kadıköy’de paranın, koltuk sevdasının değil, emeğin, emekçinin Kadıköyünü kurmak öncelikli amacımız. Ranta değil halka hizmet etmek için bu yolu örgütlüyoruz. Hasanpaşa’da açtığımız bu semt evini dayanışmanın, aydınlanmanın merkezi haline getireceğiz.” dedi ve açılış sürecinde kendilerine eşya bağışı ve destekleriyle yanlarında olan semt evinin komşularına teşekkür etti.  Kadıköy ranta değil halka açılacak TKP Kadıköy Belediye Başkan Adayı Maçoğlu konuşmasında ağırlıklı olarak önümüzdeki yerel seçimlere vurgu yaptı. “Önümüzdeki beş yıl hayatımızdan bir şeyleri çalmaya çalışan, kentin bütün sorunlarıyla halkı baş başa bırakan sisteme karşı, daha iyi bir programla, gelecekte bu anlayışın tüm kentlere yayılacağı bir programı örgütlemek istiyoruz.” diyen Maçoğlu şöyle devam etti: “Kadıköy 81 ilden insanın bir araya geldiği, kültürüyle, yaşamıyla insanların birlikte yaşadığı bir ilçe. Kaygımız yok, iyi işler yapacağımızdan emin olabilirsiniz, bunun için varız, bunun için varsınız. Bu kentin büyük sorunları var, bu kentte 20 binin üzerinde üniversite öğrencisinin yurdu yok. Bu kentte deprem konusunda toplumun büyük kaygısı var, insanlar güvencesiz konutlarda oturuyor, bu sebeple depremle ilgilenen bilim insanları, akademisyen ve mühendislerle birlikte çalışıyoruz. Ayrıca yapı kooperatifleri, sosyal konutlar birlikte karar alarak çalışmamız gerekiyor. Bütün emekçilerle, kadın ve LGBT+ arkadaşlarımızın toplumsal cinsiyet çalışmalarıyla, yaşamın her alanında yok sayılmaya çalışanlara karşı omuz omuza vereceğiz. Birlikte bu yaşamı kurmamız gerekiyor.” “Bu heyecan bizlere umut oluyor” TKP Merkez Komite üyesi Senem Doruk İnam açılışa katılanları TKP adına selamlayarak başladığı konuşmasına “Ülkemiz bu kadar zor, bu kadar karanlık koşullardan geçerken gözleri ışıl ışıl bakan, heyecanlı ve iradeli bir topluluk var bugün burada. Bu heyecan ve irade bizlere de umut oluyor. Hepimizin yüzünü güldürüyor.” dedi. Etkinlikte Maçoğlu için seçim çalışması yapmak isteyen gönüllüler semt evinde kurulan iletişim masalarına başvuruda bulundular. Etkinliğin sonunda şarkılar söylendi, coşkulu kalabalık hep bir ağızdan şarkılara eşlik etti. 

 DEMET CENGİZ, YENİ KİTABI İÇİMDE YANAN NEHİR’İ OKUYUCULARLA BULUŞTURDU

Demet Cengiz, ikinci romanı İçimde Yanan Nehir ile Türk romanının biyografi türüne değeri yadsınamaz bir katkı sunuyor. Yoğun ilgi ile karşılanan Adımı Deniz Koydular kitabıile aile içi şiddet, cinsel istismar ve ağır yoksulluk gibi görmezden gelinen ve hasıraltı edilen tüm acıları ortaya döken Demet Cengiz, ilk romanından kopup gelen karakterlerin bilinmeyen yönlerini, kilitli kapılar ardında kalmış sırlarını ve çarpıcı hayat hikâyelerini, yine oldukça etkileyici bir dille İçimde Yanan Nehir’de anlatıyor.  Yazarın ilk romanı Adımı Deniz Koydular ile tanıştığımız karakterlerin çarpıcı ve iç parçalayan öyküleri bu romanda da ruhunuzu sarsmaya devam ediyor. Yine biyografik roman niteliği ile ön plana çıkan roman, bu sefer Deniz’in ikizi Yeter’in ve ilk aşkı Nile’ın yaşam öykülerini merkezine alırken, gündeme getirilmekten korkulan evrensel birçok insanlık problemine ve özellikle de Türkiye’de görmezden gelinen aile içi şiddet, cinsel istismar gibi konulara başarıyla değiniyor.  Kitap Hakkında Deniz’in ikizi Yeter, ilk aşkı ve kocası Nile ve rahmetli annesinin kuması Leyla… Deniz, acılarla ve birbirinden travmatik olaylarla dolu hayatını anlattığı kitabında bu üçlünün hikâyesine üstünkörü değinmişti. “Hikâyeyi anlatanın anlatmayana haksızlık yapması hep bakiydi. Sadece anlatılan hikâyeler bilindi, susanların hikâyeleri sır olarak kaldı.”  Oysa bir de yaşam öykülerinin zifiri karanlık taraflarını kendileri dile getirebilselerdi…  “Bazı aileler parçalanmış bile değildir çünkü herhangi bir şeyin parçalanması için önce yekpare olması gerekir. Daha önce asla bir arada olmamış bir şey nasıl parçalansın?” Demet Cengiz’in büyülü kalemiyle hayat bulan İçimde Yanan Nehir, Ayazağa’nın yoksulluk kokan ara sokaklarında varoluş mücadelesi veren Yeter’in ve duygu duvarlarıyla parçalanmış geniş bir aileye doğan Nile’ın ‘sevgisizlik’ temalı yaşam öyküsünü ele alıyor. Kimi zaman yüceltilen ‘aile’ kurumunun mahvolmanın başlangıcı olduğuna dikkat çekiyor.

L’Oréal Grup ve Miu Miu dünya çapında anlaşma imzaladı

L’Oréal Grup ve Miu Miu lüks güzellik ürünlerinin yaratılması, geliştirilmesi ve dağıtımına yönelik dünya çapında uzun vadeli bir lisans anlaşması imzaladı. Prada markasıyla başarılı iş birliğinin ardından Miu Miu da güzellik ürünleriyle L’Oréal Luxe’e katılıyor. L’Oréal bünyesindeki ilk parfümün 2025 yılında piyasaya sürülmesi bekleniyor. Bu ortaklık ile Prada’ya bağlı Miu Miu markasının güzellik kategorisinde yeni bir dönemin başlaması bekleniyor. L’Oréal Luxe Başkanı Cyril Chapuy “Prada ile başarılı ve güçlü bir ortaklık kurduk, Miu Miu’yu aramızda görmekten ve onun güzellik sektöründeki potansiyelini ortaya çıkarmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Miu Miu’nun sınırsız yaratıcılık ve deneyimle desteklenen konumlandırması L’Oréal Luxe’ün ikonik marka portföyünü mükemmel bir şekilde tamamlayacak ve koku alanında dünya çapındaki liderliğimizi güçlendirecek” dedi. Miu Miu CEO’su Benedetta Petruzzo ise “L’Oréal gibi bir lider güzellik şirketiyle olan bu ortaklığı duyurmaktan heyecan duyuyoruz. Bu iş birliğimizle büyümemizi sürdürürken, Miu Miu’nun güzellik kategorisindeki potansiyelini açığa çıkartacağız” ifadelerini kullandı. Miu Miu, 1993 yılında Miuccia Prada’nın bağımsız ve sıra dışı ruhundan doğdu. Modada deneysel yaratıcılığın bir yansıması olan marka, hafif ama her zaman sofistike bir dokunuşla modaya öncülük ederken risk alma cesaretini, çağdaş moda ve kültürdeki değişimlere yanıt verme konusunda keskin bir iç güdüyü temsil ediyor. Miu Miu, güzellik için sonsuz bir ilham kaynağı olarak özgürleşmiş, sofistike ve bilinçli bir kitlede yankı uyandırıyor. L’Oréal Grup Hakkında Dünyanın önde gelen güzellik şirketi L’Oréal Grup, 115 yılı aşkın süredir kendisini tek bir amaca adamıştır: dünya çapındaki tüketicilerinin güzellikle ilgili ihtiyaçlarını yerine getirmek. Varoluş amacı olan dünyayı harekete geçiren güzelliği yaratmak; L’Oréal Grup’un güzelliğe yaklaşımını kapsayıcı, etik, cömert, sosyal ve çevresel sürdürülebilirliğe bağlı olarak tanımlar. L’Oréal Grup, 37 uluslararası markadan oluşan geniş portföyü ve ‘Gelecek için L’Oréal’ programındaki iddialı sürdürülebilirlik taahhütleriyle herkese kalite, etkinlik, güvenlik, samimiyet ve sorumluluk açısından en iyisini sunmak için çalışır. 4.000’den fazla bilim insanı ve 6.400 teknoloji uzmanından oluşan özel bir araştırma ve inovasyon ekibiyle hareket eden L’Oréal Grup, Tekno-Güzellik güç merkezi olmaya odaklanırken, güzelliğin geleceğini yaratmaktadır.

ULUSLARARASI TEKNOLOJİ EĞİTİM ŞİRKETİ GoIT TÜRKİYE’DE FAALİYET GÖSTERMEYE BAŞLADI

Alanında profesyonel eğitmenler ile şu ana kadar 6 ülkede 17 bin öğrenciye hizmet veren ve yeni başlayanlar için uluslararası bir teknoloji eğitim şirketi olan GoIT artık Türkiye’de. BT alanında başarılı bir kariyer inşa etmek ve bu sektöre girmek isteyen herkese erişilebilir eğitim fırsatları sunan GoIT, mezunlarının %80’ine, kursu bitirdikten sonraki ilk ay içerisinde iş bulma konusunda yardımcı oluyor. 6-10 ay süren online ve canlı kurs içeriklerinden oluşan eğitimler, sıfırdan yazılımcı veya veri analisti olmak isteyenler için tasarlanıyor. Şu ana kadar online eğitimler ile 6 ülkede yaklaşık 17 bin kişiye hizmet veren uluslararası teknoloji eğitim şirketi GoIT, Türkiye’de faaliyet göstermeye başladı. 6-10 aylık online ve canlı kurslarıyla sıfırdan web geliştirici olmak isteyenlere kapılarını aralayan GoIT, öğrencilere güncel pazarda aranan becerileri kazandırmak ve iş bulma konusunda avantaj sağlamak üzere özel ders içerikleri sunuyor. Online kursların %10’u teori, %70’i pratik ve %20’si geri bildirimden oluşuyor. Her öğrenme aşamasında kişisel görevler ve takım projeleri bulunuyor ve bu projeler mentorler tarafından yönlendiriliyor. GoIT; öğrenci, muhasebeci, hostes veya doğum iznindeki bir anne için dahi uygun kariyer fırsatları sağlarken başlangıç seviyesindeki herkesin BT sektörüne başarılı bir giriş yapabilmesi için eğitim programlarını özel olarak tasarlıyor. Türkiye’de BT Sektörü Büyüklüğü 25 Milyar Dolar Civarında  İş gücü piyasasındaki dengesizlikler, alım gücünün maaş karşısında düşmesi, küçülmeye gitmeler ve işten çıkarmalar, çalışan başına düşen iş yükünün artması gibi zorlayıcı faktörler, bireyleri kariyer tercihlerini gözden geçirmeye ve daha sürdürülebilir çalışma koşullarını aramaya yöneltiyor. BT sektörü, Türkiye ve dünya genelinde hızla gelişmeye ve büyümeye devam eden az sayıdaki endüstriden birisi olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’de yaklaşık 285 bin kişinin yer aldığı bu sektörde, çalışanların %44’ünün teknik eğitim almadığı görülüyor. 25 milyar dolar civarında olan sektör büyüklüğünün ise 2028 yılına kadar yıllık olarak ortalama %10 oranında büyümeye devam edeceği tahmin ediliyor. Değişen ekonomik etkenler ve trendlere rağmen tatmin edici bir maaş, rahat koşullar ve iş – özel hayat dengesini sağlamak gibi beklentiler içinde olan çalışanlar, BT sektörüne giriş yapmanın yollarını arıyor. Deneyimli Eğitmen Kadrosuyla Mentor Desteği Sunuluyor Türkiye’de faaliyet göstermeye başlayan uluslararası teknoloji eğitim şirketi GoIT, başlangıç seviyesindeki herkesin BT sektörüne başarılı bir giriş yapabilmesi için ideal çözümler sunuyor. Güncel pazarda junior pozisyonlar için talebin yüksek olduğu bir dönemde GoIT, öğrencilere sadece temel beceriler değil, aynı zamanda sektörün dinamiklerini anlama ve sürekli öğrenme pratiği kazandırıyor. GoIT’nin eğitim programları, deneyimli web developer eğitmenleri tarafından yönlendiriliyor. Öğrencilere, iş mülakatları için hazırlık konusunda destek verilirken, boş pozisyonlara başvurmak için etkili ipuçları, özgeçmiş hazırlamanın incelikleri gibi konularda da detaylı bilgiler sunuluyor. GoIT, kapsamlı içerik ve hizmetleriyle bireylere hem teknik bilgi hem de iş dünyası becerilerini kazandırarak, BT sektöründe sürdürülebilir bir kariyere ulaşma şansı tanıyor. GoIT’nin öğrenme modeli, günde 2-3 saat ve hafta sonları alınabilen yarı zamanlı kurslarla katılımcıların programına göre uyarlanabiliyor. “Türkiye’deki Teknoloji Sektörüne Katkı Sağlamaktan Heyecan Duyuyoruz” Türkiye pazarına adım atmanın heyecanını yaşadıklarını ifade eden GoIT’nin Büyümeden Sorumlu Başkanı Khrystyna Gankevych, “Türkiyedeki öğrencilere, her seviyeden bireye ve profesyonele, teknoloji dünyasında başarılı bir kariyere giden kapıları aralamak için benzersiz eğitim fırsatları sunmaktan gurur duyuyoruz. Yılların deneyimi ve uzman eğitmen kadromuzla, Türkiye’deki öğrencilerin ve profesyonellerin sürdürülebilir teknoloji kariyerine sağlam bir başlangıç yapmalarına yardımcı olmayı hedefliyoruz. GoIT’nin yenilikçi eğitim modeliyle, Türkiye’deki teknoloji sektörüne katkı sağlamaktan ve bireylerin potansiyellerini en üst düzeye çıkarmalarına destek olmaktan heyecan duyuyoruz. Türkiye pazarındaki lansman bizim için başarılı oldu.…

MAN Türkiye A.Ş., Astronergy güvencesiyle
fabrikasında kullandığı elektriğin %45’ini güneşten alacak

MAN Türkiye A.Ş., sürdürülebilirlik hedefi doğrultusunda önemli bir yatırımı daha hayata geçiriyor. Şirket, temiz enerji yatırımları kapsamında Ankara fabrikasının çatısına Astronergy güvencesiyle 6,9 MWp kurulu gücünde Güneş Enerjisi Santrali (GES) kuruyor. Proje ile MAN Türkiye A.Ş’nin fabrikasının yıllık elektrik tüketiminin yüzde 45’i yenilenebilir enerjiden karşılanacak.MAN Truck & Bus’ın Almanya dışındaki ilk üretim tesisi olarak, 1966’da Türkiye’de faaliyete başlayan MAN Türkiye A.Ş., temiz enerji alanında yeni bir yatırımın ilk adımını atıyor. Halihazırda günde 16 araç üretim kapasitesi ile MAN’ın önemli otobüs üretim merkezleri arasında yer alan fabrika, yeni yatırımla kullandığı elektriğin yarısına yakınını güneş enerjisinden karşılamayı hedefliyor. MAN’ın “Sürdürülebilir Enerjiye Dayalı Temiz Ulaşım Çözümleri” mottosunun yanı sıra Volkswagen Grubu’nun küresel sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yeşil, ekonomik ve öngörülebilir enerji arzını sağlamak adına gerçekleştirilen proje, Türkiye’de faaliyet gösteren global bir enerji firması olan Astronergy iş birliğinde hayata geçiriliyor. 6 MWp’lik kısmı devreye giren projede, 0,9 MWp’lik kısım için ise çalışmalar devam ediyor. 4.970 ton karbon salımı engellenerek çevreye katkı sağlanacak Şirketin temiz enerjiye yönelik hayata geçirdiği proje kapsamında, MAN Türkiye A.Ş.’nin Ankara’daki fabrikasının çatısında 12.803 adet güneş paneli kullanılarak güneş enerjisinden elektrik üretilecek. Temiz enerjiye dönük atılan bu adım ile 4.970 tonluk karbon salımı engellenerek, çevreye önemli bir katkı sağlanacak. Proje ile ayrıca kurumsal olarak da “Yenilenebilir Enerji Tedarik Anlaşması” konseptinin Türk mevzuatına uyumlu hale getirilmesi, özgün, uçtan uca enerji verimliliği uygulaması sayesinde şirketin, enerji maliyetlerinin bir kısmı 10 yıl boyunca sabitlenmiş olacak.MAN sürdürülebilir enerjiye dayalı üretim ile sektöre öncülük ediyorDünya genelinde son yıllarda yaşanan gelişmeler, sürdürülebilirliğin önemini net bir şekilde ortaya koydu. Özellikle küresel ısınma ve iklim değişikliği, sürdürülebilir geleceğe dönük yatırımları çok daha önemli ve acil hale getirmiş durumda. Bu nedenle de şirketler ve ülkeler, üretimde temiz enerji kullanımının artırılması ve karbon salımını azaltmaya dönük hedeflerle kendilerini bu yeni normale hazırlamaya çalışıyorlar.Ağır ticari araç sektörünün küresel ve köklü markası olan MAN ise, dünyanın yöneldiği yeni hedefe öncülük etmek adına çalışmalarını artırarak devam ettiriyor. Küresel sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda elektrikli araçların geliştirilmesine ve üretimine yoğunlaşan MAN, geliştirdiği elektrikli araçlarla da, iklim-nötr taşımacılıkta yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Bunun yanında, aynı zamanda sürdürülebilir enerjiye dayalı üretim için de tesislerinde daha fazla temiz enerji kullanımına dönük yatırımlara da öncelik veren MAN, iş ortakları ile birlikte bu alana yönelik projeler geliştiriyor. Ek Dosyalar

DOĞTAŞ  “SİZİN EVİNİZDE, SİZİNLE BİRLİKTE’’

Doğtaş, mobilya sektöründe en sevilen koleksiyonlarıyla ‘’Sizin Evinizde, Sizinle Birlikteyiz’’ mesajı ile yeni reklam filmini yayınlıyor.  Doğtaş, mobilya sektörünün lider ismi olarak yeni imaj filmi ile “Sizin Evinizde, Sizinle Birlikteyiz” mesajını izleyiciler ile buluşturuyor. 2023 yılının en itibarlı mobilya markası seçilen Doğtaş, yeni ürünleriyle birlikteliğin önemini vurguluyor. Doğtaş’ın yeni reklam filminde, yaşam alanlarımızdaki mobilyaların bizimle bir bütün olduğunu ve bu birlikteliğin getirdiği huzur ve keyfi sevgi dolu bir dille anlatıyor. Mobilyalarımız, adeta aile bireyleri gibi, sessiz bir şekilde yıllarca yaşamımıza eşlik ediyor ve bu bağ yeni reklam filmi ile vurgulanıyor. Doğtaş, her geçen gün müşterilerine en özel koleksiyonlarını sunarak sektördeki liderliğini sürdürüyor. Doğtaş; 2024 koleksiyonları ile birlikte, “Sizin Evinizde, Sizinle Birlikteyiz” mottosuyla müşterilerine kaliteli ve özel bir birliktelik sunmaya devam ediyor. Doğtaş Mobilya’nın yeni reklam filmini bu adresten izleyebilirsiniz:  Doğtaş-Sizin Evinizde, Sizinle Birlikteyiz Künye Reklamveren: Doğtaş Reklamveren Temsilcileri: Çağrı Öztürk, Salih Karbeyaz, Gülşah Sadık Erdem Reklam Ajansı: Jüpiter Kreatif Direktör: Mert Demirhan, Ali Can Savaş Yaratıcı Ekip Lideri: Ufuk Özgül, Oğuzhan Şen Yaratıcı Ekip: Nazımcan Yenal, Yasir Kalın, İmren Yılmaz, Sergen Topçu Strateji Ekibi: Kerem Sabuncu, Aytuğ Ateş, Elçin Kasap Marka Ekibi: Setenay Ergin, Buse Uzun, Ceren İşvarlar Prodüksiyon Ekibi: Onur Mis, Burak Çelikkaya Yapım Şirketi: Kala Film Yönetmen: Deniz Tarsus Müzik: Onur Cumaoğlu  

VERİ ODAKLI BİR HAFTA

  VERİ ODAKLI BİR HAFTA   Yeni haftada piyasaları veri akışının yoğun seyrettiği bir gündem bekliyor. Bu kapsamda bugün yurt içinde işsizlik oranı açıklanacak. İşsizlik oranı son olarak %9 olarak gerçekleşmişti. Yarın ise Aralık ayı cari işlemler dengesini takip edeceğiz. Ağustos 2023’ten bu yana iyileşen 12 aylık birikimli cari açık son olarak Kasım ayında 50 milyar doların altına inmişti. Aralık ayı rakamları ile bu iyileşmenin devam ederek 47 milyar doların altına inilmesi bekleniyor. Yılın ilk Enflasyon Raporu’nun ardından Cuma günü ise piyasa katılımcıları anketini izleyeceğiz. Ankette hem yılsonu enflasyon tahmininin hem de para politikası açısından daha net bir tablo ortaya koyan 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon tahmininin ne yönde değiştiğini takip edeceğiz Son ankette yıl sonu tahmini %42 seviyesinde bulunurken 12 sonrasına ilişkin tahmin ise %39,1 olarak gerçekleşmişti. Öte yandan Şubat ayında 200 milyar TL’lik iç borç servisine karşılık toplam 250,2 milyar TL’lik iç borçlanma yapmayı planlayan Hazine bu hafta gerçekleştireceği 4 ihraç ile Şubat ayı programına devam edecek. Yurt dışında ise haftanın ana konu başlığını yarın açıklanacak olan Ocak ayı ABD TÜFE rakamı oluşturuyor.   TL: TCMB geçen hafta yayımladığı Enflasyon Raporu’nda kısa vadede faiz oranlarında değişiklik planlamadığına işaret ederken TL’nin ise sınırlı değer kayıplarına devam ettiğini gördük. Bu kapsamda USD/TL kuru haftayı %0,7’ye yakın yükselişle noktaladı. Enflasyonda yılın ilk yarısında yukarı yönlü eğilimin devam etmesinin beklendiğini ve bu noktada TCMB’nin Mayıs ayında yıllık bazda %73 oranında enflasyon rakamı öngördüğünü düşünürsek kurda son dönemde olduğu gibi hafif yukarı yönlü eğilimin sürmesi sürpriz olmayacaktır.  Haftanın son işlem gününde makroekonomik veri tarafında ise sanayi üretimi rakamlarını takip ettik. Buna göre takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi Aralık’ta bir önceki yılın aynı ayına göre %1,6 arttı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise Aralık’ta bir önceki aya göre %2,4 artış gösterdi.   Borsa İstanbul: Son iki işlem gününde 9000 puan seviyesinin üzerini test eden BIST-100 endeksi Cuma günü bu noktanın üzerinde kapanış yapmayı başardı. Haftalık kazanımı %4,4 olan BIST-100 küresel ölçekte bakıldığında bir kez daha en iyi performansı gösteren endeksler arasında yer aldı. Özellikle orta uzun vadeli bir perspektif ile bakıldığında güçlü bir potansiyel görmeye devam ediyoruz. Ancak net bir geri dönüş sinyali olmasa da kısa vadede teknik göstergelerin aşırı alım bölgesinde seyrederek düzeltme riskini canlı tuttuğunun da altını çizmek isteriz. Bu hafta hisse senetleri açısından en önemli konu başlıklarından birini ise çeyreksel bazda yapılan MSCI ve FTSE endeks güncellemeleri oluşturuyor. MSCI’ın bugün FTSE’nin ise Cuma günü gözden geçirme sonuçlarını açıklaması bekleniyor.   BIST-30 EN YAKIN VADELİ VİOP KONTRATI Günü 9855 puanda kapatan BIST-30 kontratlarında 9787, 9708, 9639 ve 9560 destek olarak izlenebilir. 9924, 10003, 10072 ve 10151 ise direnç noktalarını oluşturuyor.   USD/TL EN YAKIN VADELİ VİOP KONTRATI Günü 31,2 seviyesinde kapatan USD/TL vadeli işlem kontratlarında 31,169, 31,1065, 31,044 ve 30,9815 destek olarak izlenebilir. 31,231, 31,2935, 31,356 ve 31,4185 ise direnç noktalarını oluşturuyor.   Kaynak: Matriks     Lütfen en altta yer alan uyarı notunu okuyunuz. PİYASA ÖZETİ   Son Değişim XU100 9.046 % 1,07 XU030 9.600 % 1,18   Dow Jones 38.672 -% 0,14 S&P 500 5.027 % 0,57 DAX 16.927 -% 0,22 FTSE 100 7.573 -% 0,30   EUR/USD 1,0785 % 0,07 USD/TL 30,7130 % 0,39 EUR/TL 33,1559 % 0,32 DXY 104,11 -% 0,05 Döviz Sepeti 31,9344 % 0,35…

Mobilya sektörünün hedefi katma değerli üretim

Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği son yıllarda tasarım odaklı ihracat ile daha katma değerli ürünler ihraç ederek pazarlarını çeşitlendiriyor. Egeli mobilyacılar yakaladığı bu istikrar ve sektörün güç birliğiyle oluşan sinerjiyi Mobilya Sektör Buluşması ile sağlamlaştırdı. “Mobilya Sektör Buluşması” Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Aynı zamanda ihracata yönelik devlet destekleri ile ilgili de sektöre bilgi verildi. Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Fuat Gürle, “Temsil ettiğimiz Mobilya, Kağıt ve Odun Dışı orman ürünleri sektörlerinin tamamında 2023 yılında Türkiye geneli ihracatımız 8 milyar dolar civarındaydı. Mobilya sektörümüz 2023 yılında 4,6 milyar dolar ihracata imza attı. Dünya mobilya ihracatı 310 milyar dolar. Çin yüzde 42 ile birinci. Almanya, İtalya, Meksika, Vietnam, Polonya, ABD, Kanada’nın ardında sekizinci sırada Türkiye var. Çin, Almanya, İtalya üç ülke toplamda dünya mobilya ihracatının yüzde 52’sini gerçekleştiriyor. Türkiye, MDF/HDF levha üretiminde Avrupa’da 1. dünyada 2. sırada yer almaktadır. İtalya’nın yonga levha üretimi 5 milyon metreküp, Türkiye’nin ise 12 milyon metreküp olmasına rağmen İtalya dünya ticaretinden 5,7 pay alıyor biz ise 1,7 pay alıyoruz. Bu tablo katma değerli mobilyanın ne kadar önemli olduğu ortaya koyuyor.” dedi. Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, “Ticaret Bakanlığı’nın desteği ile Birliğimizin yürüttüğü Aegean Furniture isimli URGE Projemiz ile Ege Bölgesi’ndeki katma değerli mobilya ihracatını artırmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu sene Suudi Arabistan, Güney Afrika, Fas, Senegal, Hindistan’a sektörel ticaret heyetleri yapmayı düşünüyoruz. Suudi Arabistan’a sektörel ticaret heyetimiz Mayıs ayında düzenlenecek. 2025 yılı için katılım yapmayı planladığımız Çin Guangzhou’da iki faz halinde yapılan mobilya fuarlarının ikinci fazına ofis mobilyaları kısmına milli katılım yapacağız. Bu sene 4’üncüsünü düzenleyeceğimiz Ezber Bozan Tasarım Yarışmamızın teması mobilya sektöründe çevresel ve kullanıcı dostu çözümlerle, inovatif ürünlerin ortaya çıkarılması hedefiyle “Mobilyaşam” olarak belirlendi. Mobilyaşam teması ile bireylerin sıklıkla değişen yaşam alanlarına ve farklı kullanım ihtiyaçlarına sorunsuz bir şekilde entegre olan, mobilite içeren, kolayca taşınabilir, değiştirilebilir, mobilyaların daha etkin bir şekilde kullanılmasına fayda sağlayan tasarımları hedefliyoruz. Bu sayede özgün ve yenilikçi tasarımların mobilya sanayisi ile buluşması ve sektörümüzün daha katma değerli bir şekilde ihracat artışı yaşamasını hedefliyoruz.” diye konuştu.

Sapro’dan eğitimde fırsat eşitliğine tam destek

Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Silivri Rehberlik ve Araştırma Merkezi ile Halk Eğitim Merkezi iş birliğinde geliştirilen ‘Güzel Yüreklerden Özel Yüreklere Projesi’ hayata geçirildi. Private label ıslak mendil üretimi alanında Avrupa’nın en büyük üreticilerinden biri olan Sapro, ‘Temiz Yarınlar Sınıfı’ ile projeye destek oldu.  09.02.2024, İstanbul Özel eğitim sınıflarının teknoloji ve eğitim materyalleri açısından daha da geliştirilmesini hedefleyen ‘Güzel Yüreklerden Özel Yüreklere Projesi’ hayata geçirildi.  Sapro, özel gereksinimi olan öğrencilerin daha iyi bir eğitim almasını hedefleyerek onlara eğitimde fırsat eşitliği sağlanmasını amaçlayan projeye, Silivri Beyciler Mukaddes Sönmez Ortaokulu’ndaki özel eğitim sınıfı materyallerini temin ederek destek oldu. Sapro’nun desteklerinden dolayı okulda açılan sınıfa ‘Sapro A.Ş. Temiz Yarınlar Sınıfı’ adı verildi.  27 ilkokul ve 20 ortaokuldan oluşan toplam 47 okulda yürütülen ve bugüne kadar binlerce öğrenciye ulaşan projenin destekçilerine Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen törende teşekkür plaketleri takdim edildi. Sapro adına teşekkür plaketini Sapro İK Müdürü Mehmet Yıldırım teslim aldı. Sapro Genel Müdürü Murat Gönül ise yaptığı açıklamada, “Özel eğitim sınıflarının daha donanımlı hale gelmesini amaçlayan bu proje eğitimde fırsat eşitliğine dikkat çekerek oldukça önemli bir misyonu üstleniyor. Eğitime yatırım yapmanın geleceğe yatırım yapmak olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle, okulumuzu desteklemekten ve öğrencilerimize daha iyi bir eğitim ortamı sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi.  Sapro hakkında: Son 7 yıldır ISO 500 listesinde yer alan Sapro A.Ş, 1997 yılında, ıslak mendil üretimi gerçekleştirmek üzere Türkiye’de kuruldu. Private label üretim alanında Avrupa’nın en büyük 4 üreticisinden biri olan Sapro, kendi markaları Newipe, Hops, Mr. Valet ve Planet Wipes’ın yanı sıra Türkiye’nin dev perakende şirketleri için ürettiği private label ürünleriyle Türkiye pazarının yüzde 40’ını domine etmektedir. Islak mendil ihracatında birinci sırada bulunan Sapro, Silivri’deki son teknolojik altyapıyla donatılmış tesislerinde, 73 bin metrekarelik kapalı alanda faaliyetini sürdürüyor. Sapro, tesislerinde; bebek ve kişisel bakım, ev temizliği, araç bakım, hasta bakım, evcil hayvan bakımı, endüstriyel kullanım ürünlerinin yanı sıra el yüzey dezenfektan mendilleri ve antibakteriyel mendiller dahil birçok alanda ıslak mendil üretiyor. Türkiye’nin kendi alanında en fazla Ar-Ge yatırımı yapan firmalarından biri olan şirketin son teknoloji ürünü cihazlarla donatılmış laboratuvarlarında, 100’den fazla parametre, ISO 17025 standardına uygun şekilde analiz ediliyor. Sapro’nun çalışmalarına ilişkin ayrıntılı bilgiye www.sapro.com.tr adresinden erişilebilir.

FİYAT ARTIŞLARI TÜKETİCİYİ YENİLENMİŞ CEP TELEFONLARINA YÖNELTTİ

Dünya çapında yaşanan pandemi sonrasında teknoloji sektörünün, tüketici ilgisinin artmasına paralel olarak büyüdüğünü söyleyen Gençpa Teknoloji’nin CEO’su Savaş Kayacan, bununla beraber cep telefonlarına yönelik taban fiyatlarındaki artışların da tüketiciyi yenilenmiş cep telefonlarına yönlendirdiğini belirtti. Önümüzdeki yıla dair de bir değerlendirmede bulunan Kayacan’a göre muhtemel fiyat artışları ve ülkedeki seçim belirsizliği kararlı alıcılardaki satın alma eğrilerini durağanlaştırabilir. Gündelik yaşamda teknolojinin daha sık kullanıyor olması sektörün gün geçtikçe daha da büyümesini sağlıyor. Gerek pandemi salgını sırasında gerek de sonrasında dijitalleşme eğiliminin giderek arttığı göze çarparken, söz konusu gelişmeler tüketicilerin satın alma davranışlarını da etkiliyor. İş ortaklarına ve bayilerine sağladığı zengin ve yenilikçi ürün portföyü ile “Türkiye’nin akıllı tedarikçisi” Gençpa Teknoloji’nin CEO’su Savaş Kayacan, yaptığı sektör değerlendirmesinde 2021 senesinin sektör adına çok hareketli geçtiğini, kur ve fiyat artışının beklenenin aksine sektörü diri tuttuğunu söyleyerek, “Apple ürünlerinin lansmanı ile fiyat skalasını yukarı çekmesi diğer markaları da tetikledi. Özellikle giriş segment cihazlar 2.000- 3.000 TL aralığındayken şimdi 4.500- 5.000 TL aralığına çıktı. Pandeminin azalması ile teknolojik ürünlere olan ilgi arttı, kişisel gereksinimler sektörü canlı tuttu” diye konuştu. Bununla birlikte kur artışı ve vergi kalemlerinin yüksek olması nedeniyle cep telefonlarına yönelik taban fiyatlarında artışlar yaşandığını ve bunun da “yenilenmiş cep telefonu” satışlarını olumlu etkilediğini ifade eden Kayacan’a göre sıfır ürün fiyatlarından dolayı daha fazla sadık kullanıcı, aynı marka model ürünün “+ 1 yıl garanti” ile tamamen yenilenmiş hâlini satın almaya yöneldi.   Kampanya dönemlerinde fiyat odaklı alımlar artacak Önümüzdeki aylarda gerçekleşecek Kara Cuma, Bekarlar Günü ve yeni yıl gibi kampanya dönemlerinin de sektörü ve satışları yakından etkiyeceğini düşünen Savaş Kayacan, “Kuşkusuz bu gibi kampanya dönemleri online kanallarda satışı ve ciroyu olumlu etkileyecek fakat tüketiciler bu rakamları hedef rakam olarak baz aldığı için 2 aylık bir durağanlık dönemi yaşanacaktır. İhtiyaç dışı fiyat odaklı alımlar bu dönemde çok yoğun olmaktadır” diyerek sözlerini sürdürdü.  2023 yılına ilişkin öngörülerini de paylaşan Kayacan, önümüzdeki yıl yaşanması muhtemel fiyat artışları ve ülkedeki seçim belirsizliğinin kararlı alıcılarda satın alma eğrilerini durağanlaştıracağını kaydederek, “Öte yandan üreticiler tarafında ürün talep azalmasını pozitife çevirmek adına talep oluşturma eylemine de geçilecektir” diye konuştu. Gençpa Hakkında: Gençpa Teknoloji Hiz. ve İletişim Tic. A.Ş., iş ortaklarına ve bayilerine sağladığı zengin ve yenilikçi ürün portföyü ile 2002 senesinden beri telekomünikasyon alanında toptan ve perakende satış hizmetlerini sürdürmektedir. Gençpa Teknoloji, telekomünikasyon sektörünün yenilikçi ve dinamik yapısında, 2010 yılından itibaren Türkiye’de faaliyet gösteren birçok global markanın dağıtıcılığında aktif rol almaktadır. 2019 yılında da 3 kıtadan 11 markanın Türkiye distribütörlüğünüm yapmaya başlamıştır.