Mplus Türkiye’den Ankara’ya yeni teknoloji üssü

Türkiye’nin lider müşteri deneyimi yönetimi ve dış kaynak çözümleri sağlayıcısı Mplus Türkiye, Ankara’daki yeni lokasyonu ile bölgesel kalkınmaya destek olurken teknolojik altyapısını da bir adım ileri taşıyor. Marka bu stratejik hamleyle, gelişmiş teknoloji ve otomasyon çözümlerini yeni lokasyonlarına taşıyarak müşteri memnuniyetinde ve operasyonel kalitede çıtayı daha da yükseltmeyi hedefliyor. Güçlü altyapısı, kesintisiz hizmet sunan sistemleri ve güvenilir çözümleri ile sektöre yeni açılımlar getiren Mplus Türkiye, Ankara’daki yeni lokasyonu ile müşterilerine her zamankinden daha hızlı, güvenilir ve kaliteli hizmet vermeyi hedefliyor. Yeni lokasyon, güçlü internet altyapısıyla hizmetlerin kesintisiz devam etmesini sağlayacak. En gelişmiş güvenlik önlemleri ve yönetim sistemleriyle donatılan bu yeni merkez, operasyonel verimliliği artırırken müşteri memnuniyetini de zirveye taşıyacak. Kesintisiz ve daha hızlı hizmet Ankara’daki yeni lokasyonda Mplus Türkiye’nin yenilikçi ve güvenilir çözümleriyle daha hızlı ve kesintisiz hizmet sunmayı hedeflediklerini kaydeden Mplus Türkiye Bilgi Teknolojileri & Operasyon Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve  CTO’su Erçin Öztuncel,  “Bu merkez, ileri düzey altyapı ve güvenlik sistemleriyle hem hizmet kalitemizi hem de operasyonel verimliliğimizi artıracak” dedi. Erçin Öztuncel, yeni lokasyonun teknolojik üstünlüklerine ilişkin şunları söyledi: “Yeni lokasyonumuz TIER III standartlarında süreklilik sunan Felaket Kurtarma Merkezi (DRC) altyapısına, güçlü internet servis sağlayıcı entegrasyonuna ve sürekli veri koruma (CDP) sistemine sahip.  Bu yapı sayesinde, felaket senaryolarını test ederken üretim ortamına dokunmadan, izleme ve raporlama süreçlerini anında gerçekleştirebiliyoruz. Tüm bu özellikler, müşterilerimize güvenilir ve sorunsuz bir deneyim sunmamıza katkı sağlıyor.” Mplus Türkiye, olası riskler karşısında iş sürekliliğini sağlamak ve sistemlerini her zaman hazır tutmak için özel çözümleri de yeni lokasyonu aracılığıyla müşterileri ile tanıştıracak. Böylece müşterilerine her koşulda güvenli ve kesintisiz hizmet sunarak, farklılaşan ihtiyaçlara hızlı yanıt verebilecek. “Müşterilerimize uçtan uca eşsiz bir deneyim sunuyoruz” İnsan kaynağı yatırımlarını Ar-Ge ve teknolojik yeniliklerle ileri seviyelere ulaştırdıklarını vurgulayan Mplus Türkiye Satış & Pazarlama ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ogan Atasagun, “Ankara’daki yatırımlarımız bölgesel kalkınmayı destekleme hedefimizin bir parçasını oluştururken, teknolojik üstünlüklerimizi de bir adım ileri taşıyor. Yeni ofisimizle müşterilerimize uçtan uca eşsiz bir deneyim sunuyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaçlarına en hızlı ve en etkin çözümleri sunmak için altyapımızı en ileri teknolojilerle donattık. Bu sayede sadece hizmet kalitesinde değil, hız ve güvenilirlikte de fark yaratıyoruz. Her gün daha iyisi için çalışıyor, başarı hikayelerimizi de nitelikli insan kaynağımızla birlikte yazıyoruz” ifadelerinde bulundu. Teknoloji destekli hizmetlerde yenilikçi çözümler Mplus Türkiye, müşteri memnuniyetini her şeyin üzerinde tutan yaklaşımıyla sadece Türkiye’de değil, Avrupa pazarında da büyümeye devam ediyor. Ankara’daki yeni merkez, bu yolculuğun en önemli adımlarından biri olacak. Yeni lokasyonuna müşteri deneyimini zenginleştiren ve çağrı merkezi hizmetlerinde verimliliği artıran Smart Agent, Allspace, Totti ve Buzzeasy gibi ileri teknoloji çözümlerini entegre eden şirket, Ankara’da yüzlerce kişiye istihdam sağlayarak bölgenin ekonomik kalkınmasına da katkı sunacak. Mplus Türkiye Hakkında Türkiye’nin en büyük bağımsız dış kaynak sağlayıcılarından biri olan Mplus Türkiye, ilk olarak 2000 yılında CMC Türkiye adıyla İstanbul’da kuruldu. Ocak 2020’de, Avrupa’nın en hızlı büyüyen BPO, Teknoloji ve Danışmanlık şirketler grubu Mplus’ın en büyük üyesi olarak faaliyet göstermeye başladı. Günden güne büyüyen BPO alanının BPTO dönüşümüne öncülük eden Mplus Türkiye, farklı sektörlerden global iş ortaklarını; kendi geliştirdiği yenilikçi entegre çözümlerinin yanı sıra başarılı iş dönüşümlerini sağlayacak bütünsel danışmanlık hizmetleri ile 360° çok kanallı iletişim ve insan odaklı müşteri deneyimi sunma hedeflerine ulaştırıyor. Türkiye ve Avrupa’daki 62 lokasyonda, 58’in üzerinde ülkeden 300’den fazla kuruma yaklaşık 15.000 çalışanı ile…

Limanlarda 5,5 Milyon Ton Petrol Elleçlendi.

Kasım Ayında Limanlarda Yük Elleçleme Miktarı Yüzde 13,7 Arttı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, kasım ayında Türkiye’nin limanlarında elleçlenen yük miktarının, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,7 artarak 43 milyon 453 bin 419 tona ulaştığını duyurdu. Bakan Uraloğlu, aynı dönemde elleçlenen konteyner miktarının da yüzde 16,1 artış göstererek 1 milyon 126 bin 736 TEU’ya yükseldiğini belirtti. Bakan Uraloğlu, kasım ayında taşınan yük cinsleri arasında en büyük artışın ham petrolde yaşandığını, toplam 5 milyon 586 bin 424 ton ham petrol elleçlendiğini ifade etti. Ayrıca, portland çimentosu 861 bin 781 ton ile en fazla taşınan yük cinsi oldu. Yurt Dışı Taşımaları Yüzde 11,9 Artış Gösterdi Kasım ayında Türk limanlarından yurt dışı limanlarına giden yük miktarının ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,8 azalarak 11 milyon 281 bin 574 ton olduğunu açıklayan Bakan Uraloğlu, yurt dışı limanlarından Türkiye’ye gelen yük miktarının ise yüzde 20,1 artarak 21 milyon 188 bin 520 tona çıktığını vurguladı. Yurt dışı yük taşımaları ise toplamda yüzde 11,9 artarak 32 milyon 740 bin 94 tona ulaştı. Aliağa Limanı Zirvede Aliağa Bölge Liman Başkanlığı, kasım ayında 7 milyon 453 bin 572 ton yük elleçlemesiyle en yüksek miktara ulaşan bölge oldu. Aliağa’yı, 6 milyon 686 bin 312 ton ile Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı ve 5 milyon 403 bin 280 ton ile İskenderun Bölge Liman Başkanlığı takip etti. Konteyner Taşımacılığında Önemli Artış Kasım ayında limanlarda elleçlenen konteyner miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 16,1 artarak 1 milyon 126 bin 736 TEU’ya ulaşırken, yılın ilk 11 ayında limanlardan elleçlenen konteyner miktarı yüzde 8,4 artarak 12 milyon 422 bin 38 TEU oldu. Türk bayraklı gemilerle yapılan yurt dışı konteyner taşımalarının oranı ise yüzde 12,5 olarak gerçekleşti. Türk Bayraklı Gemiler Yurt Dışına Yük Taşıma Oranını Yükseltti Kasım ayında limanlardan yapılan yurt dışı taşımalarının yüzde 7,5’inin Türk bayraklı gemilerle gerçekleştirildi. Bakan Uraloğlu, Türk bayraklı gemilerle yurt dışına taşınan yük miktarının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,1 arttığını belirtti. Yabancı bayraklı gemilerle taşınan yurt dışı yük miktarı ise yüzde 13 artışla 30 milyon 33 bin 971 tona yükseldi. Ham Petrol En Fazla Rusya’dan Geliyor Uraloğlu, kasım ayında en fazla yük taşımasının İtalya’ya yapıldığını, bunu Amerika Birleşik Devletleri ve İspanya’ya yapılan taşımaların takip ettiğini söyledi. Türkiye’ye deniz yoluyla gelen en fazla yük ise Rusya’dan taşındı. Türkiye’nin denizcilik sektörü, uluslararası taşımacılıkta önemli bir rol oynarken, 2024 yılı itibariyle limanlarda elleçlenen yük miktarındaki artışlar Türkiye’nin ekonomik büyümesine katkı sağlıyor. Kaynak : Türkdenizcilik

Avrupa’nın büyüyen ülkesi ” Hollanda ” tanıyalım

Hollanda, Avrupa’nın en büyük ve en güçlü ekonomik sistemlerinden birine sahip olan bir ülkedir. Coğrafi olarak Avrupa’nın kuzeybatısında yer alan Hollanda, gelişmiş altyapısı, açık ekonomi anlayışı ve dışa dönük ticaret stratejisi ile dikkat çekmektedir. Bu yazıda, Hollanda’nın Avrupa’daki ticari hacmi ve Türkiye ile olan ithalat ve ihracat ilişkisi üzerine detaylı bir inceleme yapılacaktır. Hollanda’nın Avrupa’daki Ticari Hacmi Hollanda, Avrupa Birliği (AB) içindeki en önemli ticaret merkezlerinden biri olarak tanınır. 17 milyonluk nüfusuyla küçük bir ülke olmasına rağmen, Hollanda dünya ticaretinde büyük bir rol oynamaktadır. Özellikle deniz yolu taşımacılığı ve limanlarıyla önemli bir ticaret noktasıdır. Rotterdam Limanı, Avrupa’nın en büyük limanı olarak, Hollanda’nın küresel ticaretteki merkez konumunu pekiştirmektedir. Rotterdam, lojistik ve ulaşım açısından dünya çapında bir merkezdir, ve Hollanda’nın dış ticaretinin büyük kısmı bu liman üzerinden gerçekleşmektedir. Hollanda, Avrupa’da sadece Almanya ve Birleşik Krallık’tan sonra en büyük üçüncü ekonomik güçtür. Bu nedenle, ülkenin dış ticaret ilişkileri oldukça geniştir. Hollanda’nın dış ticaret hacmi, ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYİH) büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Hollanda, dışa açık bir ekonomi modeline sahip olup, küresel ticaret ağlarında önemli bir oyuncu olmaya devam etmektedir. Hollanda’nın Türkiye ile Ticaret İlişkileri Hollanda ve Türkiye arasındaki ticaret ilişkisi oldukça köklüdür. Bu iki ülke, Avrupa ile Asya arasındaki ticaret köprüsü olarak önemli bir rol oynamaktadır. Hollanda’nın dış ticaret ilişkilerinde Türkiye, stratejik bir partner olarak öne çıkmaktadır. İthalat ve İhracat Türkiye ile Hollanda arasındaki ticaret ilişkileri, özellikle son yıllarda artış göstermiştir. 2023 itibariyle, Türkiye’nin Hollanda’ya yaptığı ihracat 5.3 milyar Euro seviyelerine ulaşmıştır. Hollanda, Türkiye’nin en önemli ticaret partnerlerinden biri olup, aynı zamanda Türk ürünlerinin Avrupa’ya ihraç edilmesinde önemli bir geçiş noktasıdır. Türkiye’nin Hollanda’ya İhracat Ürünleri: Hollanda’nın Türkiye’ye İhracat Ürünleri: Yatırımlar ve İşbirlikleri Hollanda, Türkiye’deki yabancı yatırımların önemli kaynaklarından biridir. Hollandalı şirketler, Türkiye’nin çeşitli sektörlerinde, özellikle tarım, enerji, finans ve teknoloji alanlarında yatırımlar yapmaktadır. Aynı şekilde, Türk firmaları da Hollanda’da çeşitli işbirlikleri ve yatırımlar yapmaktadır. Hollanda, Türkiye’nin en büyük doğrudan yabancı yatırım (DYY) kaynaklarından biri olup, özellikle lojistik ve ulaşım sektörlerinde Hollandalı firmaların büyük yatırımları bulunmaktadır. Ayrıca, Hollanda’nın Türkiye’deki büyük limanlara ve havaalanlarına yaptığı yatırımlar, iki ülke arasındaki ticaretin daha verimli hale gelmesini sağlamaktadır. Ticaretin Stratejik Önemi Türkiye ile Hollanda arasındaki ticaret ilişkileri, sadece ekonomik anlamda değil, aynı zamanda stratejik olarak da önemlidir. Hollanda, Türk ürünlerinin Avrupa pazarlarına ulaşmasında önemli bir geçiş noktasıdır. Rotterdam Limanı, Türk ihracatçılarının Avrupa pazarına ulaşmalarında önemli bir lojistik bağlantı noktasıdır. Aynı şekilde, Hollanda’nın uluslararası ticaret ağları, Türk şirketlerine dünya çapında daha geniş bir pazara erişim imkanı sağlamaktadır. Ayrıca, her iki ülke de tarım ürünleri ticareti açısından birbirlerine bağımlıdır. Hollanda’nın tarım teknolojisi alanındaki ileri seviyede gelişmişliği, Türkiye’nin tarım ürünleri üretim kapasitesini artırmak için önemli bir işbirliği alanı sunmaktadır. Hollanda’nın gelişmiş seracılık ve tarım teknolojileri, Türk tarım sektörüne uygulama alanları yaratmaktadır. Sonuç Hollanda, Avrupa’nın ekonomik olarak güçlü ülkelerinden biri olarak, Türkiye ile olan ticaretinde önemli bir rol oynamaktadır. İki ülke arasındaki ticaret hacmi her yıl artarken, özellikle tarım, tekstil, otomotiv ve kimyasal ürünler gibi sektörlerde karşılıklı ticaret yoğunlaşmaktadır. Türkiye’nin Hollanda’ya ihracatında, Hollanda’nın Türkiye’ye yaptığı yatırımlar ve lojistik desteği de büyük önem taşımaktadır. Bu ilişkiler, iki ülke arasında güçlü bir ekonomik bağ kurarak, ticaretin daha da gelişmesine olanak sağlamaktadır. Kaynak : ChatGPT

Kalite yönetim sistemleri nelerdir ?

Kalite Yönetim Sistemleri (KYS), organizasyonların ürün ve hizmetlerinin kalitesini sürekli iyileştirmek, müşteri memnuniyetini artırmak ve yasal gerekliliklere uygunluğu sağlamak amacıyla kullanılan yapılandırılmış yönetim sistemleridir. Dünya çapında yaygın olarak kullanılan bazı kalite yönetim sistemleri şunlardır: 1. ISO 9001 2. ISO 14001 3. ISO 45001 4. ISO 22000 5. TS 16949 (Otomotiv Endüstrisi için) 6. IATF 16949 7. Six Sigma 8. Total Quality Management (TQM) 9. EFQM Mükemmellik Modeli 10. Lean Yönetim 11. Baldrige Mükemmellik Modeli 12. Kaizen Bu kalite yönetim sistemleri, organizasyonların sürdürülebilir başarıyı elde etmelerini, müşteri beklentilerini karşılamalarını ve iş süreçlerini sürekli olarak iyileştirmelerini sağlar. Her biri farklı sektörlere ve gereksinimlere hitap eden, farklı uygulama alanlarına sahip sistemlerdir. Kaynak ChatGPT UZMANINIZA SORUN CEVDET AKIF USTA – 0 532 466 60 68

Endüstri 4.0 Zirvesi, Üretimin “Süper Ligi”

IV.  World Media Group / Endüstri 4.0 Zirvesi   Vialand Palace Otel’de gerçekleştirildi. World Media Group; ilk kez 2016 yılında Vialand Palace Otel’de düzenlediği, “Bilim için  aydınlanma aydınlanma için bilim” temalı  Endüstri 4.0 Zirvesi’nin dördüncüsünü, 27 Aralık 2024’te yine aynı yerde gerçekleştirdi. 09:00 – 18:00 saatleri arasında; ikisi oline olmak üzere on iki  sunum, üç oturum şeklinde organize edildi.   World Media Group  tarafından organize  edilen etkinlikte ayrıca; konuyla ilgili kırk firma,  beş  dernek / oda ve üç  üniversiteden yüzlerce katılımcı yerini aldı. World Media Group Genel Yayın Yönetmeni İlker Kaplan’ın açılış konuşması sonrasında, ION Akademi Kurucusu Ali Rıza Ersoy “Endüstri 4.0 : 10 Yılda Ne Kadar Yol Aldık“ adlı sunumunu yaptı. Ege Üniversitesi PLM Programı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Semih Ötleş “Endüstri 4.0 ve Ürün Yaşam Döngüsü (PLM)” üzerine online bir sunum gerçekleştirdi. Zirvenin diğer online sunumu ise; Circo Sürdürülebilirlik Direktörü Şeyma Dağdeviren’in “Endüstri 4.0 ve Sürdürülebilirlik ”üst başlığı ile hazırladığı konuşmasıydı. Öğle yemeği öncesinde son sunum ise; İTÜ Rover Kulübü Öğrencisi Batuhan Öncü’nün “Üniversitede Robot Çalışmaları” sunumuydu. Öğle arası sonrasında sırasıyla konuşmacılar ve sunumları şunlardı:  *Tezmaksan Parkurda e-Ticaret Müdürü Mustafa Burak Uludağ:  “Tezmaksan’ın  Parkurda Uygulaması ve Sivas’taki  Karanlık Fabrikası ” *Ford Otosan Akıllı Üretim ve Planlama Sistemleri Ürün Müdürü  Can Cildan: ““Ford Otosan’da Endüstri 4.0 Uygulamaları ”  *OMEC Motor Türkiye Ülke Müdürü Alkan Demircioğlu : ““Elektrik Motorları Sektöründe Dijitalleşme”  *Nielsen IQ Müşteri Geliştirme Direktörü Mert Sadıkzade : “202X Ve Sonrası: Yeni Çağın DNA’sını Keşfetmek ve  Tüketicinin Anlam Arayışı”- *Rockwell Automation Digital Transformation Manager Umut Kiper: “Endüstride Data Analitiği ve Makine Öğrenimi” *Xpoda İş Geliştirme Direktörü İlayda Alay: “Dijital Dünyada “NO CODE” Etkisi”   *Dijital Gen Yazılım Teknoloji Kurucusu Sercan Kasım: “Yenililkçi Teknolojilerin Kullanımı ve Yaygınlaşma Hızı – Hologram Teknolojisi ve Geleceği ” Sektörün Lokomif Firmaları Zirvemizdeydi Bu yıl düzenledikleri zirvede; yüzlerce firma karar vericisini ağırladıkların  dile getiren World Media Group Genel Yayın Yönetmeni ve Endüstri 4.0 Türkiye Koordinatörü İlker Kaplan sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Türkiye’de Endüstri 4.0’ın lokomotifi onlarca büyük firmanın sunumunun bir araya geldiği etkinlik ile farklı fikirlerin konuşulması gelecek açısından umut vaat ediyor. Ayrıca yüzlerce firmanın  etkinliğimize katılımı   zirvemiz için olumlu sinyaller veriyor. World Media Group olarak Üretimimizin temel direği kobilerimizi unutmadık. IV. Endüstri 4.0 Zirvemizde Yılın başarılı KOBİ’lerine ödül sertifikalarını takdim ettik.  Demir Vana – Deniz Demir, UTL Konik – Uğur Şahin, ARC – Zeki Parlak, Namistain Amortisör – Erdem Karabak, ASG Güç Aktarım Selim Araç bu yıl sertifkalarını alan firmalarımızdı.   World Media Group Genel Yayın Yönetmeni Kaplan sözlerine şu şekilde devam ettiriyor:  “Etkinliğimiz 27 Aralık 2024 Cuma günü WORLD MEDIA GROUP / ENDÜSTRİ 4.0 ZİRVESİ üst başlığı ile gerçekleştirildi. Zirvemizin alt başlıkları ise şunlardı: *Nesnelerin İnterneti –  IoT / Artırılmış gerçeklik (AR), Sanal gerçeklik (VR), Genişletilmiş Gerçeklik (XR) ve Karma gerçeklik (MR) / Makina Öğrenmesi (ML) ve Yapay Zeka (AI)… *Küresel kablosuz ağ altyapısının beşinci nesli (5G) Teknolojisi ve Endüstri… * Sürdürülebilirlik: Dünyanın Enerji Sorunu; Fosil Yakıtlar, Elektrik, Carbon ve Hidrojen…” World Media Group Genel Yayın Yönetmeni – Endüstri 4.0 Türkiye Koordinatörü ve Uluslararası Ekonomi Endüstri ve Teknoloji Yayıncıları Dönem Başkanı  İlker Kaplan  sözlerini şu şekilde noktalıyor: “Vialand Palace Otel’de World Media Group tarafından organize ettiğimiz Endüstri 4.0 Zirvesi olumsuz hava koşullarına karşın son derece iyi bir katılım ile gerçekleştirildi. Firmalarımız üniversitelerimiz, oda ve derneklerin katılımının yanı sıra otuzun üzerinde…

Türkiyedeki savunma sanayinde çok değerli firmaları oluştu.

Türkiye, son yıllarda savunma sanayiinde önemli bir gelişim göstermiş ve birçok yerli savunma şirketi, ulusal güvenlik ve uluslararası pazarda rekabet gücünü artırmıştır. Türkiye’nin savunma sanayindeki önemli şirketler, kara, hava, deniz ve uzay sistemleri gibi geniş bir yelpazede üretim yapmaktadır. İşte Türkiye’nin önde gelen savunma sanayi şirketlerinden bazıları: 1. ASELSAN Türkiye’nin en büyük savunma sanayi şirketlerinden biridir ve elektronik sistemler konusunda öncü bir kuruluştur. ASELSAN, radar sistemleri, elektronik harp sistemleri, iletişim sistemleri, silah sistemleri, uydu teknolojileri ve görsel algılama sistemleri gibi pek çok alanda faaliyet göstermektedir. ASELSAN, aynı zamanda yurt dışına da büyük ihracat yapmaktadır. 2. TAI (Türk Havacılık ve Uzay Sanayi AŞ) TAI, Türkiye’nin havacılık ve uzay sanayisinde en önemli şirketlerinden biridir. F-16 modernizasyonu, Anka insansız hava aracı (İHA), Hürkuş eğitim uçağı, Hürjet jet uçağı ve Milli Muharip Uçak (MMU) projeleri gibi yerli hava araçları ve sistemleri üretmektedir. Ayrıca, uzay teknolojileri ve uydu sistemleri de geliştirmektedir. 3. ROKETSAN ROKETSAN, roket ve füze sistemleri konusunda uzmanlaşmış bir şirkettir. Şirket, kara ve deniz füzeleri, hava savunma sistemleri, hava-hava füzeleri, kitle imha silahları ve insansız hava araçlarına yönelik füzeler gibi birçok önemli savunma ürününü yerli olarak üretmektedir. Ayrıca, SOM füzesi ve Atmaca gemisavar füzesi gibi yüksek teknolojili ürünlere de imza atmıştır. 4. HAVELSAN HAVELSAN, savunma sektöründe yazılım ve simülasyon sistemleri geliştiren bir şirkettir. Simülasyon ve eğitim sistemleri, yazılım geliştirme, komuta kontrol sistemleri ve siber güvenlik çözümleri konusunda çalışmaktadır. HAVELSAN, özellikle militer simülasyon ve savaş oyunları konusunda dünya çapında tanınan bir markadır. 5. FNSS Savunma Sistemleri FNSS, zırhlı kara araçları üretiminde Türkiye’nin önde gelen firmalarındandır. Zırhlı muharebe araçları, kundağı motorlu obüsler, taktik araçlar ve deniz zırhlı araçları gibi kara araçlarını üreten FNSS, ayrıca yurt dışı ihracatları ile de dikkat çekmektedir. 6. MKEK (Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu) MKEK, Türkiye’nin savunma sanayiindeki en eski kurumlarından biridir ve çeşitli silah sistemleri, tabancalar, yivli tüfekler, toplar, füze sistemleri, kimyasal ve biyolojik savunma ürünleri üretmektedir. Ayrıca, patlayıcı madde üretimi ve cephane üretimi gibi alanlarda da faaliyet göstermektedir. 7. STM (Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ) STM, savunma ve havacılık alanında mühendislik çözümleri sunan bir şirkettir. Savaş gemileri, denizaltılar, denizcilik teknolojileri, insansız hava araçları, siber güvenlik ve yazılım çözümleri gibi çeşitli projelerde yer almaktadır. STM, ayrıca Milli Muharip Uçak ve insansız deniz araçları geliştirme projelerine de katkı sağlamaktadır. 8. BMC BMC, özellikle zırhlı araçlar, taktik araçlar ve kamyon üretimi konusunda önde gelen bir Türk savunma şirketidir. Şirket, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne çeşitli kara araçları temin etmiştir. Ayrıca, Kirpi adlı mayına dayanıklı zırhlı aracıyla büyük bir başarı elde etmiştir. 9. TUSAŞ (Türk Havacılık ve Uzay Sanayi AŞ) TUSAŞ, Milli Muharip Uçak (MMU), Hürjet jet uçağı, Anka İHA ve Hürkuş eğitim uçağı gibi yerli hava araçlarını geliştiren ve üreten bir diğer önemli şirkettir. Ayrıca, uzay teknolojileri ve uydu sistemlerine de yatırım yapmaktadır. 10. Katmerciler Katmerciler, zırhlı araçlar üretimi yapan bir şirkettir. Hızlı müdahale araçları, korumalı askeri araçlar ve insansız kara araçları gibi ürünleri ile tanınır. Katmerciler, özellikle Zırhlı Araçlar ve Zırhlı Tekerlekli Araçlar alanlarında önemli bir oyuncudur. 11. SAGE (Savunma Sanayi Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü) SAGE, Türk savunma sanayinin önemli Ar-Ge merkezlerinden biridir ve savunma sanayine yönelik mühimmat, füze sistemleri ve insansız hava araçları için gelişmiş çözümler sunmaktadır. ROKETSAN’ın bir parçası olan SAGE, özellikle yönlendirilmiş mermiler ve füze sistemleri alanında önemli Ar-Ge çalışmalarına…

Türkiyede Sağlık turizmi yükselen trendteçç

Türkiye, sağlık turizmi konusunda dünya çapında önemli bir destinasyon haline gelmiştir. Hem coğrafi konumu hem de gelişmiş sağlık altyapısı ile özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dan gelen hastalar için popüler bir tercih olmuştur. Türkiye’nin sağlık turizmi alanındaki başarıları birkaç ana faktöre dayanmaktadır: 1. Kapsamlı Sağlık Hizmetleri Türkiye, yüksek kaliteli sağlık hizmetleri sunan çok sayıda hastane ve klinik ile tanınmaktadır. Modern tıbbi teknolojilere sahip, deneyimli doktorlar ve sağlık profesyonelleriyle donatılmış olan sağlık kuruluşları, birçok farklı tıbbi alanı kapsayan tedavi ve cerrahi hizmetler sunmaktadır. Bunlar arasında; 2. Uygun Fiyatlar Türkiye, sağlık turizmi açısından oldukça cazip fiyatlarla yüksek kaliteli tedavi hizmetleri sunmaktadır. Özellikle gelişmiş ülkelerdeki tedavi maliyetleri ile kıyaslandığında, Türkiye’deki sağlık hizmetleri daha uygun fiyatlarla sunulmaktadır. Örneğin, saç ekimi, estetik cerrahi ve diş tedavisi gibi işlemler, Türkiye’de önemli ölçüde daha ucuzdur. 3. Dünya Standartlarında Altyapı Türkiye’nin sağlık sektörü, uluslararası akreditasyonlara sahip hastaneleri ve klinikleriyle dikkat çekmektedir. Birçok hastane, Joint Commission International (JCI) gibi global sağlık standartlarına göre onaylanmıştır. Bu da sağlık turisti olarak gelen kişilerin kaliteli ve güvenli hizmet alacaklarına dair bir garanti sağlar. 4. Dil Desteği ve Konaklama Sağlık turizminde dil bariyerleri, önemli bir engel olabilmektedir. Türkiye’deki birçok sağlık kuruluşu, yabancı dil bilen doktorlar ve personel bulundurmakta, özellikle İngilizce, Rusça, Arapça ve Almanca gibi dillerde hizmet sunmaktadır. Ayrıca, hastalar için hastanelerin çevresinde konaklama ve transfer hizmetleri de sunulmaktadır, bu da Türkiye’yi sağlık turizmi açısından cazip kılmaktadır. 5. Yüksek Hasta Memnuniyeti Türkiye, sağlık turizminde en yüksek hasta memnuniyetine sahip ülkelerden biri olarak öne çıkmaktadır. Tedavi sürecinin yanı sıra hastaların deneyimlediği yüksek hizmet kalitesi ve kişisel ilgiyi de önemli bir faktör olarak değerlendirilebilir. 6. Turistik Çekicilik Türkiye, zengin kültürel mirası, tarihi yerleri, doğal güzellikleri ve sıcak iklimiyle de sağlık turizmi için cazip bir destinasyondur. Tedavi sürecinde hastalar, aynı zamanda tatil yapma imkânı bulurlar. Özellikle İstanbul, Antalya, İzmir ve Ankara gibi büyük şehirler, sağlık turizmi için sıkça tercih edilmektedir. 7. Hükûmet Destekleri Türk hükümeti, sağlık turizmini teşvik etmek amacıyla çeşitli teşvikler ve düzenlemeler getirmiştir. Sağlık hizmetleri sektörü, Türkiye’nin ekonomik büyümesinin önemli bir parçası olarak kabul edilmekte ve bu alandaki yatırımlar sürekli olarak desteklenmektedir. 8. Sağlık Turizminin Desteklediği Alanlar Sağlık turizmiyle birlikte, Türkiye’deki sağlık sektörünün gelişen diğer alanları da şunlardır: Özetle Türkiye, sağlık turizmi alanında güçlü bir konumda olup, dünya genelinden pek çok turistin tedavi için tercih ettiği bir destinasyon olmuştur. Uygun fiyatlar, kaliteli sağlık hizmetleri, yüksek hasta memnuniyeti ve ülkenin turistik cazibesi, Türkiye’yi sağlık turizmi açısından vazgeçilmez bir seçenek haline getirmektedir. Kaynak : ChatGPT

Türkiyede perakende satış yapan marka firmalar nelerdir .

Türkiye’de perakende satış yapan birçok marka bulunmaktadır. Bu markalar giyim, teknoloji, ev eşyası, gıda, kozmetik, mobilya ve daha birçok farklı sektörde faaliyet göstermektedir. İşte bazı popüler perakende markaları: Giyim ve Ayakkabı Gıda ve Süpermarket Teknoloji ve Elektronik Ev ve Mobilya Kozmetik ve Kişisel Bakım Ayakkabı ve Spor Malzemeleri Zincir Mağazalar Bu markaların birçoğu hem fiziksel mağazalarda hem de çevrimiçi platformlarda satış yapmaktadır. İhtiyaç duyduğunuz ürün ya da kategoriye göre farklı markaları tercih edebilirsiniz. Kaynak : ChatGPT

Lojistikte dijitalleşme iş süreçlerini hızlandıracak.

Lojistikte dijitalleşme, lojistik süreçlerin daha verimli, hızlı ve güvenli hale gelmesi amacıyla dijital teknolojilerin entegre edilmesi sürecini ifade eder. Bu dönüşüm, lojistik sektöründeki pek çok faaliyet ve işlemi iyileştirir ve optimize eder. Dijitalleşme, lojistik şirketlerinin iş yapış şekillerini değiştirirken, maliyetleri düşürmek, teslimat sürelerini kısaltmak ve müşteri memnuniyetini artırmak gibi avantajlar sağlar. İşte lojistikte dijitalleşmenin önemli yönlerinden bazıları: 1. Akıllı Depolama Sistemleri Dijitalleşme ile depolama ve envanter yönetimi daha verimli hale gelir. Otomatik depo sistemleri, RFID teknolojileri ve sensörler ile envanter takibi yapılır. Bu sayede stok seviyeleri, ürünlerin konumları ve depo içinde yapılan işlemler anlık olarak izlenebilir. 2. Yapay Zeka ve Makine Öğrenimi Yapay zeka, lojistikte talep tahmini, rotalama ve araç yönetimi gibi alanlarda kullanılmaktadır. Makine öğrenimi algoritmaları, tarihsel verilerden öğrenerek taşıma rotalarını optimize eder ve en verimli yolun seçilmesini sağlar. Bu sayede zaman ve yakıt tasarrufu sağlanır. 3. IoT (Nesnelerin İnterneti) Lojistikte IoT cihazları, ürünlerin ve araçların izlenmesini mümkün kılar. Sensörler sayesinde taşıma sırasında ürünlerin sıcaklık, nem, hız gibi bilgileri takip edilebilir. Bu teknolojiler, özellikle taze gıda, ilaç gibi hassas ürünlerin taşınmasında büyük önem taşır. 4. Bulut Tabanlı Yazılımlar Bulut teknolojileri sayesinde lojistik şirketleri, verilerini güvenli bir şekilde depolayabilir ve dünya genelinde farklı lokasyonlardan bu verilere erişim sağlayabilir. Bulut tabanlı yönetim sistemleri, şirketlerin tedarik zincirlerini daha verimli bir şekilde yönetmelerine olanak tanır. 5. Otomatik Araçlar ve Drone Teknolojisi Lojistikte dijitalleşme, otonom araçların (dronlar, robotlar, sürücüsüz araçlar) kullanımını arttırmaktadır. Özellikle kargo taşımacılığında dronlar, kısa mesafelerde hızlı teslimat yapma imkânı sunar. Ayrıca, sürücüsüz kamyonlar, taşıma süreçlerini daha hızlı ve güvenli hale getirebilir. 6. Blockchain Teknolojisi Blockchain, tedarik zinciri süreçlerinde şeffaflık ve güvenliği artırır. Lojistik firmaları, blockchain ile her işlem ve taşınan ürünle ilgili bilgileri kayıt altına alarak, dolandırıcılık risklerini ve veri kayıplarını minimize eder. 7. Veri Analitiği ve Büyük Veri Lojistik sektöründe büyük veri analitiği, operasyonel verilerin toplanarak analiz edilmesini sağlar. Bu sayede süreçler daha iyi anlaşılabilir ve daha doğru tahminler yapılabilir. Örneğin, taşıma rotaları, hava durumu koşulları ve trafik bilgileri gibi faktörler analiz edilerek, daha verimli rotalar belirlenebilir. 8. Müşteri İletişimi ve İzleme Sistemleri Dijitalleşme, müşteri hizmetlerini de iyileştirir. Müşteriler, mobil uygulamalar veya web platformları aracılığıyla siparişlerinin durumunu gerçek zamanlı olarak izleyebilir. Ayrıca, canlı destek hizmetleri ve chatbotlar, müşteri ile etkileşimi hızlandırır ve kolaylaştırır. 9. E-Ticaret ve Dijital Sipariş Sistemleri E-ticaretin yaygınlaşmasıyla birlikte lojistik sektörü dijitalleşmiştir. Online siparişlerin yönetilmesi, teslimat süreçlerinin takibi ve lojistik ağların entegrasyonu, dijitalleşmenin e-ticaretle uyum içinde çalışmasını sağlar. Sonuç olarak: Lojistikte dijitalleşme, sektörü dönüştüren ve her geçen gün daha fazla kabul gören bir trenddir. Teknolojilerin doğru bir şekilde entegrasyonu, işletmelere önemli verimlilik artışları, maliyet düşüşleri ve daha hızlı hizmet sağlama fırsatları sunar. Aynı zamanda, müşteri deneyimini iyileştirerek sektöre rekabet avantajı sağlar. kaynak : CHATGPT ile hazırlanmıştır.

Temelden çatıya kadar tüm İnşaat malzeme ve hizmetleri sizlere USTALAR.COM yapay zeka ile tek merkezde sizlere sunacak sistem geliştirdi.

Bir konut inşaatında temelden çatıya kadar olan süreç, birçok farklı malzeme ve ürünü içerir. Bu malzemeler, yapıların güvenli ve konforlu olabilmesi için önemli bir rol oynar. İşte temelden çatıya kadar olan temel ürünlerin listesi: 1. Temel ve Zemin 2. Taşıyıcı Sistemler 3. Duvarlar ve Bölme Sistemleri 4. Pencereler ve Kapılar 5. İç Mekan İşleri 6. Dış Cephe ve Isı Yalıtımı 7. Çatı ve Üst Yapı 8. Elektrik ve Mekanik Sistemler 9. Peyzaj ve Dış Mekan Düzenlemeleri Bu malzemeler ve ürünler, inşaatın her aşamasında kullanılan önemli unsurlar olup, konutun sağlam, güvenli, estetik ve işlevsel olmasını sağlar.

CDP Su Güvenliği modülünde Global A listesindeki yerini korudu

2020 yılından bu yana, dünyanın en büyük çevresel raporlama platformu olan Carbon Disclosure Project (CDP) kapsamında raporlama yapan CarrefourSA, Orman Programı’nda Türkiye’den raporlama yapan tek gıda perakendecisi olarak 1 yıl içinde palm, kereste ve soya faaliyetlerindeki skorunu B seviyesinden A- seviyesine yükseltirken büyükbaş hayvancılık faaliyetleri raporlamasında B seviyesini ve İklim Değişikliği skorunda A- seviyesini korudu. Su Güvenliği skorunda ise üst üste iki yıl Global A List içerisinde yer alarak bu konudaki başarısını devam ettirdi. Dünyanın en büyük çevresel raporlama girişimlerinden biri olan Carbon Disclosure Project (CDP), şirketlerin çevresel risk yönetimini teşvik etmek ve bu alanda liderlik etmelerini sağlamak amacıyla yaptığı İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve Orman Programı 2023 raporlama sonuçlarını açıkladı. Dünyadaki en geniş iklim veri tabanına sahip olan CDP bünyesinde 23 bine yakın şirketin çevresel alanındaki çalışmaları değerlendirildi. Toplumsal ve çevresel duyarlılıkla, doğayı merkezine alan bir yaklaşım geliştiren, Türkiye’nin öncü organize gıda perakendecisi olan CarrefourSA, Su Güvenliği skorunda dünyadan sadece 101 şirketin yer aldığı Global A List içerisinde yerini A liderlik seviyesi ile bu sene de korurken; 2021 yılında ilk kez raporlama yaptığı Orman Programı’na  Türkiye’den raporlama yapan tek gıda perakendecisi olarak notunu 1 yıl içinde palm, kereste, soya faaliyetlerinde B seviyesinden A- (liderlik) seviyesine yükseltmekle birlikte büyükbaş hayvancılık faaliyetleri raporlamasında B seviyesini, İklim Değişikliği skorunu da A-(liderlik) seviyesini korumaya devam etmiştir.  Dünya genelinde liderlik seviyesine ulaşan şirketlerin arasında CarrefourSA, Su Güvenliği skoru ile %21’in, İklim Değişikliği skoru ile %23’ün, Orman Programları modülünde soya ile %8’in, palm ile %6’nın, kereste ile %7’nin, büyükbaş hayvancılık faaliyetleri ile Yönetim seviyesinde %29’un içesinde yer aldı. Uluslararası standartlarda şeffaf raporlama Dünyanın en büyük çevre raporlama platformlarından CDP raporlamasının şirketlerin risk ve şeffaflığı kapsamında büyük önem taşıdığını belirten CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu, şunları söyledi: “2023 yılı raporlarında Su Güvenliği modülünde A liderlik seviyemizi korumayı başardık. CarrefourSA olarak tüm iş süreçlerimizde, attığımız her adımda doğayı merkeze alan bir yapıyla çalışıyoruz ve çevresel etkileri en aza indirgemeye özen gösteriyoruz. Bunun bir parçası olarak da ‘Doğrusu CarrefourSA’da’ söylemimiz çatısı altında ‘Yaşam İçin Doğrusu’ adına yaptığımız çalışmaları ve çevresel etkimizi uluslararası standartlarda şeffaf bir şekilde raporluyoruz. 2020’den bu yana CDP bünyesinde gerçekleştirdiğimiz raporlamalar ile bu kapsamda farkındalığımızı ortaya koyduğumuza inanıyorum. Elde ettiğimiz başarılarımızı her sene daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz. ‘Global A-List’e giren dünyadaki sayılı firmalardan biri olmak bizim için gurur verici. Sektörümüzden bu listeye giren ve Orman Programı modülünde raporlama yapan tek gıda perakendecisi olarak bu modülde palm, kereste, soya faaliyetlerinde B seviyesinden A- seviyesine ulaşmamız ve büyükbaş hayvancılık faaliyetleri raporlamasında B seviyesini, İklim Değişikliği skorumuzu A- seviyesinde korumamız da bizim için oldukça önemli bir başarı. Bundan sonraki yıllarda da çalışmalarımızı tüm şeffaflığıyla raporlayarak bu başarımızı devam ettirmeyi çok önemsiyoruz.”

Endüstri 4.0 Zirvesi İçin Son İki Hafta

Bu yıl da World Media Group / IV. Endüstri 4.0 Zirvesi için çalışmalar devam ediyor. IV. Endüstri 4.0 Zirvesi Vialand Palace Otel’de 27 Aralık 2024 cuma günü gerçekleştiriliyor. World Media Group, ilk kez 2016 yılında VIALAND PALACE OTEL’de düzenlediği; “Bilim için aydınlanma aydınlanma için bilim” temalı  Endüstri 4.0 Zirvesi’nin ikincisini 2017 yılında “Dijitalfabrikalar arttırılmış gerçeklik” alt başlığı ile  İstanbul  – Inter Continental Otel’de gerçekleştirmişti.III. World Media Group / Endüstri 4.0 Zirvesi, “Yapay Zeka  – Nesnelerin İnterneti / ıoT – ÜretenRobotlar ve Toplum” ana teması ile; 5 Aralık 2018 Çarşamba günü saat 09:00 – 19:00 arasında; on konferans,  Üç  yuvarlak masa toplantısı ve bir çoklu açık oturum şeklinde organize edildi.   WorldMedia Group  tarafından organize  edilen etkinlikte ayrıca; konuyla ilgili elli  firma, altı  dernek oda vebeş üniversitenin info standları da yer aldı.Bu yıl düzenledikleri zirvede; yüzlerce firma karar vericisini ağırlayacaklarını,   dile getiren WorldMedia Group Genel Yayın Yönetmeni ve Endüstri 4.0 Türkiye Koordinatörü İlker Kaplan sözlerini şuşekilde sürdürdü; “Türkiye’de Endüstri 4.0’ın lomomotifi onlarca büyük firmanın sunumunun biraraya geldiği etkinlik ilk kez gerçekleştiriliyor. Bu konuda farklı fikirlerin konuşulması gelecekaçısından umut vaat ediyor. Ayrıca yüzlerce firmanın  etkinliğimize katılımı   zirvemiz için olumlusinyaller veriyor.” World Media Group Genel Yayın Yönetmeni Kaplan sözlerine şu şekilde devam etti:  “Etkinliğimiz 27Aralık 2024 Cuma günü WORLD MEDIA GROUP / ENDÜSTRİ 4.0 ZİRVESİ üst başlığı ilegerçekleştirilecek. Zirvemizin alt başlıkları ise şu şekilde: Nesnelerin İnterneti –  IoT / Artırılmış gerçeklik (AR), Sanal gerçeklik (VR), Genişletilmiş Gerçeklik (XR) ve Karma gerçeklik (MR) / Makina Öğrenmesi (ML) ve Yapay Zeka (AI)… Küresel kablosuz ağ altyapısının beşinci nesli (5G) Teknolojisive Endüstri… * Sürdürülebilirlik: Dünyanın Enerji Sorunu; Fosil Yakıtlar, Elektrik, Carbon veHidrojen… Alman Hükümeti 2012 yılında İş Dünyası, Üniversiteler ve Sivil Toplum Kuruluşlarını biraraya getirerek yeni bir üretim sistemi üzerine çalışmalar başlattı. Bu çalışmalar sonucunda; Sanayinin

BULUTİSTAN, YAPAY ZEKÂ ALANINDA TÜRKİYE’Yİ BÖLGESEL LİDER YAPMAYA HAZIRLANIYOR

TURCON listesinde yer alan ve aldığı yatırımlar ile Unicorn olma yolunda hızla ilerleyen Bulutistan,‘Yapay Zekâ Vizyonu’ toplantısını 3 Aralık tarihinde gerçekleştirdi. Toplantıda Bulutistanyöneticileri hedeflerini ‘Olağanüstü yetenekleri öncü yapay zekâ teknolojileriyle birleştirerekküresel dijital ekosistemi yeniden tanımlamak’ olarak açıkladı. Bulutistan’ın GPU makine parkınıTürkiye’de ilk kuran bulut sağlayıcısı olarak yapay zekâ alanında büyük bir adım attıklarını belirtenBulutistan yöneticileri, firma olarak kendi küçük dil modelini (SLM) geliştirdiklerini, 2025’te yatırımbütçesinin yüzde 40’ının yapay zekâ donanımına ayrılacağını açıkladı. Bölgenin en büyük DecacornYapay Zekâ Bulut Servis Sağlayıcısı olma amacı ile hareket ettiklerini aktaran yöneticiler,Bulutistan’ın 2025 yılı itibarıyla artık sadece Bulut Hizmet Sağlayıcısı değil; uçtan uca Yapay ZekâBulutu Sağlayıcısı olarak konumlanacağını, servisin yanı sıra danışmanlık hizmeti de sunacaklarınıaçıkladılar.Türkiye’nin en büyük yerli bulut hizmet sağlayıcılarından Bulutistan, 3 Aralık’ta ‘Bulutistan Yapay ZekâVizyonu” konulu bir basın buluşması gerçekleştirdi. Toplantıda Dünya ve Türkiye Yapay Zekâ verileri,Yapay Zekâ ve Bulut Altyapıları -GPU, LLM, Sanallaştırma, As a Service çözümler ve hedeflenenekosistem gibi birçok konu ele alındı. Bulutistan Genel Müdürü Gökhan Gençtürk, BulutistanUluslararası Büyümeden Sorumlu Genel Müdürü Altuğ Eker, Bulutistan İcra Kurulu Üyesi BulutPlatform Mühendisliği Ekrem Sekman ve Bulutistan Yapay Zekâ Sektör Danışmanı Mete Gönç,sektöre ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.Toplantıda Bulutistan’ın yeni vizyonunu açıklayan Bulutistan yöneticileri, “Olağanüstü yetenekleriöncü yapay zekâ teknolojileriyle birleştirerek küresel dijital ekosistemi yeniden tanımlamayıhedefliyoruz” açıklamasında bulundu. Açıklamada, “Çalışanlarımız, iş ortağı ekosistemimiz ve faaliyetgösterdiğimiz pazardaki yetenekli ve yetkin insan kaynağını, yeni yapay zekâ yetkinlik setleri ilegüçlendirmek en önemli gündem maddelerimizden biri” ifadesi kullanılırken, yapay zekâteknolojilerine hem altyapı hem de servis katmanında yatırım yaparak, bu konuda sadece Türkiye’dedeğil, küresel çapta söz sahibi bir noktaya gelmek için çalışıldığının altı çizildi. Açıklamada ayrıca, güçlüiş birlikleri, yeni altyapı tasarımları, donanımları geliştirildiği belirtilerek, Türkiye’de yapay zekadakurumların ilk tercihi olacak “Yapay Zekâ Topluluk Bulutu”nu yakın dönem eylem planları olduğubelirtildi.Gökhan Gençtürk: Bulutistan, Türkiye’de GPU makine parkını ilk kuran bulut sağlayıcısıBulutistan’ın Cloud Aİ (Bulut tabanlı yapay zekâ) konusunda Türkiye’de ve bölgede öncü bir rol almayıhedeflediğini ifade eden Bulutistan Genel Müdürü Gökhan Gençtürk, bu vizyon doğrultusundaBulutistan’ın GPU makine parkını Türkiye’de ilk kuran bulut sağlayıcısı olduğunu söyledi. Bulutistan’ınyapay zekâyı etkin kullandığını belirten Gençtürk, “Müşterilerin veri kritikliğine göre hemsanallaştırılırmış ortamda hem de ‘özel’ bulut hizmeti verilebiliyoruz. Tüm kurumlar, yaratıcı yapayzekâ çözümleri kullanırken KVKK konusunda bir sorunları kalmıyor. Sağladığımız avantajlarımızbununla da sınırlı değil. Bulutistan iş ortakları ile hazır yaratıcı yapay zekâ çözümleri ya damüşterilerin kendi isteklerine göre şekillendirebilecekleri platformlar da sunuyoruz. Büyük bir talepalıyoruz” dedi. Bulutistan’ın yapay zekâ alanında gerçekleştirdiği iş birlikleri hakkında Gençtürk,“Yapay zekâ konusunda sektörde bu alana ilk giren, çok ciddi bir bilgi birikimi veürünlere sahip Zack.Aİ ile iş birliği yapıyoruz. Müşterilerimize bir yol haritası çizmek için de danışmanlık hizmetlerini yakın zamanda başlatacağız. Burada amacımız; uzun süreçlere dayalı, büyük projelerden çok müşterinin durumunu analiz ettiktensonra büyük yatırım gerektirmeyen hızlı kazanımlar ve orta vadeli planlar olmalı diye düşündük ve buşekilde hareket ettik. Sağladığımız katma değerin müşterilerimiz tarafından görülmesi gerektiğiniöngördüğümüzden bu konuyla alakalı işinin ehli çözüm ortaklarını hızlı şekilde sisteme dahil etmeyiplanladık” ifadesini kullandı.Bugünkü uygulamalarla yapay zekâ, şirketlere yüzde 30’lara varan ciro artışı geliştirmiş durumdaGökhan Gençtürk, “Günümüzde yapay zekâ pazarı globalde 200 milyon doların üzerine çıkmışdurumda. 2030 yılında hızlı gelişen yapay zekâ pazarının globalde 2 trilyon dolar olması bekleniyor. Şuanki yapay zekânın dünya ekonomisine 2.6 trilyon dolar katkı sağladığını görüyoruz. Yapay zekâ hergeçen gün iş süreçlerine daha fazla katkı sunuyor. Bugünkü uygulamalarla yapay zekâ şirketlere yüzde30’lara varan…

Ekonomist Zafer ÖZCİVAN : ARALIK AYI KONUT SATIŞ İSTATİSTİKLERİ

Ekonomik koşulların daha iyiye gelmesi için mücadele ettiğimiz günümüzde sadece konut satış fiyatları değil kira ücretleri de astronomik boyutlara gelmiştir. Özellikle büyük kentlerde merkezi bölgelerde en düşük ortalama kira ücreti yirmi-yirmi beş bin TL civarında seyretmektedir ve kiralık ev bulunması da epeyce zorlaşmıştır. Öncelikle belirtmemiz gerekir ki konut açığının en büyük sebeplerden biri, 2023 yılı 6 şubatta yaşadığımız,11 ilimizi etkisi altına alan deprem felaketidir. On binlerce bina yerle bir olduğu için depremzede vatandaşlarımız başka merkezlere akrabalarının yanına göç etmek zorunda kalmıştır. Yabancılara 400,000 dolarlık gayrimenkul almaları durumunda vatandaşlık verilmesi, yurdumuza gelen göçmen ve sığınmacı sayısının artması gibi nedenler konut fiyatlarının ve kira ücretlerinin yükselmesine sebep olmuştur. Bütün bu faktörlere ilaveten fiyatların artmasında en önemli faktör seyreden yüksek enflasyon nedeniyle inşaat malzemelerinde meydana gelen fiyat artışlarıdır. Bir başka konu da kentsel dönüşümün hız kazanmasıdır. Kısa süreliği için de olsa kiralık ev bulmayı zorlaştırdığı gibi kira ücretlerinin artmasının bir sebebi de kentsel dönüşüm olmuştur. Konut ve kira ücretlerinin artışının bir diğer sebebi de yaklaşık iki yıla yakın bir süreden bu yana devam eden ve ne zaman biteceği belli olmayan Rusya-Ukrayna savaşı olabilir. Savaştan uzaklaşmak isteyen özellikle Ruslar Antalya’ya akın etmiş konut rakamları adeta uçmasına sebep olmuştur. Hatta Antalya’da Rus tabelalar da yerini almış, şehrin adeta yerlisi gibi yaşamaya başlamışlardır. Yerli ve milli paramızın değerinin oldukça düşük olması, yabancıların ülkemizde çok rahat bir şekilde harcama yapmasına ve rahat bir tatil yapmalarına olanak sağlamaktadır. Bizim emekliler de onları sadece seyretmekle yetinmektedir. Paranın bol olduğu veya TL’nin değerli olduğu 2010-2015 yılları arasında ülkemizde inşaat yatırımları gereğinden fazla yapılmasına rağmen konut açığımız devam ediyor. İnşaata yatırım yapılması ekonomik büyümeye geçici olarak katkı sağlar ama yatırımlar bitince ekonomik büyüme rakamı düşecektir. Dolayısıyla yatırımları üretime dönük yapmalıyız ve kalıcı bir büyüme sağlamalıyız. Bir başka konu da ülke genelinde boş duran konutlardır. Örneğin İstanbul’da yaklaşık bir milyon yüz bin konutun boş olduğunu hakkında bilgileri yazılı ve görsek basından izlemekteyiz. Eğer boş konut sayısı söylendiği kadar ise ivedilikle önlem alarak onların kullanımı sağlanmalıdır. Konut açığı en azından az da olsa azalacaktır. Yukarıda bahsetmeye çalıştığım gibi inşaat maliyet endeksi sürekli yüksek seyretmekte, doğal olarak da inşaat maliyetleri artmaktadır. Konut sorununun çözümü için hükümet çeşitli projeler üreterek başvuranlara da gerekli desteği vermeye çalışmaktadır. Ancak sorunun en ideal çözümü merhum Turgut Özal’ın uygulamaya başladığı ve yurdun dört bir yanına yayılan kooperatifçiliğin tekrar gündeme getirilmesidir. Her ne kadar uygulamaya konulan projeler bazı vatandaşlarımız için ulaşılabilir olsa da toplumda projelere ulaşamayan büyük bir kesim olduğu aşikardır. Kooperatifleşmeye gidildiği taktirde dar ve sabit gelirliler de ev sahibi olabiliriler. Günümüzde asgari ücretli ve emeklilerin ev alması hayalden öte gitmemektedir. Son birkaç aydan bu yana konut satışlarında yükselme eğilimi görülmektedir. Bunun yegâne sebebi ise döviz kurlarının yatay seyretmesinden dolayı konutun bir yatırım aracına dönüşmesidir. Kredi imkanlarının daralması, yüksek faiz oranının kredi maliyetlerine yansıması ise dar gelirli için olumsuz bir gelişme olarak görülebilir. Dolayısıyla ev sahibi olabilmek günümüzde özellikle dar ve sabit gelirliler için her geçen gün zorlaşmaktadır. Ekonomide her konuda olduğu gibi arz talep kanunu konut piyasasında da kendini göstermektedir. Yatırım aracı olmaktan sonra talep azaldığı için konut arzı çoğalmış, bu yüzden konut fiyatları düşme eğilimine girmişti. Ancak son iki aydan bu yana konut satışlarında artış gözlenmektedir. İşte eriyen maaşlar ve yüksek seyreden enflasyon nedeniyle geçim sıkıntısına giren vatandaşlar…

Kayalı Makina hedef büyüttü. Jewelry Show fuarında sizleri bekliyor.

Bu yolda galip mağlup sayılır Son bir yılda makasın da katkısıyla “Kayalı Makine” ürettiği her 10 makinesinden 9’unu ihraç eder bir konuma geldi. Bu tabloya baktığımızda Dünyanın birçok ülkesinde artık altın takı üretimi hız kazanmış vaziyette. Firma sahibi Cengizhan Kayalı; “İhracatımız artarken, ciromuz artarken bu işten keyif almayacağımızı hiç tahmin etmezdim. Gözlerimin önünde Türk kuyum pazarı kan kaybediyor. Kuyum sanayisinde Dünya çapında gelişmemiz ve öne çıkmamız, dev kuyumculuk sektörümüzün büyük Pazar kaybını asla telafi edemez” Kuyum üreticisinin iş hayatına büyük kolaylıklar katmak, yüksek kaliteli üretim yapabilmesi için etkin, güçlü ve uygun fiyatlı makineler üretmek için yola çıkan Kayalı Makine; son dönemde ihracat alanında limitlerini zorlayan başarılara imza atıyor. Çok farklı ülkelere makine ihracatı yapan Kayalı Makine; artık ürettiği her 10 makinenin 9’unu ihraç ediyor. Firma sahibi Cengizhan Kayalı; markaları ve kuyum sanayisi adına Dünya çapında söz sahibi olmak, Dünyanın farklı ülkelerindeki kuyum üreticilerinin “Made IN Turkey” imzalı makineleri kullanmalarından gurur duymak ile kuyum üretiminin birçok ülkede başlaması ikilemi arasında kaldıklarını ifade etti. Özellikle son 1 yıldır altın fiyat farklılığı ile birlikte Türk kuyumculuğunun çok hızlı Pazar kaybettiğini vurgulayan Kayalı; sözlerini şöyle sürdürdü: “Gelişen teknoloji sayesinde kuyum üretimi çok daha kolay bir hale geldi. Çok az kişiyle çok etkili üretim gerçekleşiyor. Ben kendi markamız adına dengeli, homojen bir büyümeyi arzu ederdik. Son bir yılda makasın sayesinde makine ihracatımız kat be kat arttı. Netice itibariyle makinemizi alacak kişinin ülkesini sorgulama lüksümüz yok. Her hafta yurtdışında bir kuyum atölyesinin açılışını görüyor ve makinelerimizi yurtdışına gönderiyoruz. Makasın derinleşen yaralarını gözlerimizle görüyoruz.” Geçtiğimiz İstanbul Jewellery Show’da aldıkları sipariş ile 2024 yılı üretim kapasitelerini doldurduklarını sözlerine ekleyen Kayalı; gelen siparişlerin çok büyük bir bölümünün yabancı üreticilere ait olduğunu, Arap pazarı dahil olmak üzere tüm Dünyada şarnel, içi boş hafif takılara bir yönelim olduğunu dile getirdi. HIZLI İLETİŞİM : Cengizhan KAYALI+90 533 048 78 67 FUAR GİRİŞ BİLETİ İÇİN TIKLAYIN : >>>> — Cengizhan Kayalı ve Kayali Makina ile birlikte.

New Alyans nabza göre şerbet verecek

Energin “Dünyada alyans tasarımı ayrı bir uzmanlık dalı haline geliyor. Hedeflediğiniz pazarın beklentisini etüt etmeden, fizibilite yapmadan o coğrafyanın düğün kültürünü irdelemeden başarılı olmak çok zor” Üretim parkuruyla, kullanılan teknolojisiyle diğer takı gruplarından net çizgilerle ayrılan alyans, günümüzde ayrı bir tasarım bakış açısı ve uzmanlığı istiyor. Ülkemizin tecrübeli alyans ustalarından biri olan ve sektörümüzün deneyimli ismi Cengizhan Kayalı ile işbirliği yaparak yeni markası New Alyans’ı ortaya koyan Ümit Energin; alyansın üretim sürecini bilmeyen takı tasarımcılarının, başarılı alyans tasarımı yapmalarının mümkün olmadığını, alyans tasarım uzmanı olarak ayrımlaşma döneminin başladığını söyledi… Yeni model beklentisinin en üst seviyelere çıkma çılgınlığı ve büyük emeklerle harcanan tasarımların vitrin ömrünün gittikçe kısalması, ciddi bir model kirliliğini de sektörümüzde gündeme getiriyor. Yeni model beklentisi en çok alyans takı grubunda görülüyor. Özellikle döküm tekniği ile yapılan ve ağırlıkla makineden çıkan alyanslarda en uçuk kaçık modeller tüketiciyle buluşuyor fakat bu fantastik modellerin ömrü çok kısa oluyor. Sektörümüzün değerli alyans ustası ve New Alyans Firma Ortağı Ümit Energin; “Şu anda Almanya odaklı ihracat çalışmalarımıza start verdik. Almanya’daki müşteri sayımızı genişleterek Avrupa’nın birçok ülkesinde New Alyans kalitesinin tercih edilmesini sağlamak istiyoruz. Temmuz ve Ağustos ayında 200 adet gün yüzü görmemiş yeni tasarımlarımızı müşterilerimize sunacağız. Bir alyans atölyesinin en büyük gücü; herkesin yaptığını daha iyi yapmak ayrıca hiç kimsenin yapmadığı tasarımları da madene aktarabilmektir” diye konuştu. Tasarımcı değil alyans tasarımcısı aranıyor… Ümit Energin; “Bugün alyans üretim sürecini bilmeyen tasarımcıların, alyans tasarımlarında hep eksikliği olduğunu görüyoruz. Artık ‘alyans tasarım uzmanı’ diye ayrı bir branşlaşma söz konusu. Dünya çapında ünlü alyans tasarımcıları, kendi isimlerini marka haline getiriyorlar. Takı tasarımı alanında kendini geliştirmek isteyen kişilerin, alyans tasarımcısı olarak ayrı bir uzmanlığa yönelmelerini tavsiye ediyorum. Bu alanda boşluk bulunuyor. Ülkemizin alyans konusunda değerli bir uluslararası prestiji var. Fantezi alyans modellerimizde başarılı bulunuyor. Geniş bir coğrafyaya ürünlerini sunma hedefiyle yola çıkan New Alyans, hem klasik hem de fantezi alyans modelleri üretiminde eşit güce sahiptir.”

KOBİ’lere 20 milyon liralık finansman

Dijital dönüşüm projeleri kapsamında KOBİ’lere 20 milyon lira üst limitli olmak üzere 36 ay vadeli uygun maliyetli finansmana erişim imkanı sağlanacak. KOBİ Dijital Dönüşüm Tanıtım Programı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla KOSGEB Başkanlık Binası’nda gerçekleştirildi. Program kapsamında KOSGEB, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Türk Ekonomi Bankası (TEB) arasında protokol de imzalandı. Kacır, KOBİ’lerin küresel ve ulusal ölçekte rekabet gücünü ileriye taşıyacak programın açılışında yaptığı konuşmada, yapay zeka, nesnelerin interneti, büyük veri, robotik gibi yenilikçi teknolojilerin, bu yeni dönemde günlük yaşam pratiklerine ve karar alma mekanizmalarına yön verdiğini anlattı. Bu teknolojileri iş modellerine adapte ederek dijital dönüşümü başarıyla gerçekleştirmenin, işletmelerin müşterilerine etkin, verimli ve hızlı hizmet sunabilmesinin anahtarı haline geldiğini aktaran Kacır, Bakanlık olarak sanayicilerin ve işletmelerin dijital dönüşüm yolculuklarında yanlarında olduklarını söyledi. Kacır, imalat sanayisinin ihtiyaç duyduğu teknolojinin yerli imkanlarla geliştirilmesini sağlayan, ihtiyaç duydukları insan kaynağı ve bilimsel altyapıyı güçlendiren bir vizyonla hareket ettiklerini belirterek, “TÜBİTAK ile dijital dönüşüm alanında son 22 yılda 9 bin 500 projeye yaklaşık 47 milyar lira destek sağladık. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’mız kapsamında firmalarımızın ihtiyaç duyduğu dijital dönüşüm çözümlerinin geliştirilmesini ve imalatını AR-GE aşamasından seri üretime kadar destekliyoruz. Program kapsamında yürüttüğümüz Dijital Dönüşüm Çağrısı ile yatırım büyüklüğü 448 milyon dolara ulaşan aralarında otomasyon sistemlerinin, büyük veri platformunun, akıllı sensörlerin üretimlerinin bulunduğu 42 projenin önünü açtık.” diye konuştu. İşletmeleri dijital dönüşüme hazırlamak ve mevcut iş gücünü 4. Sanayi Devrimi ile ihtiyaç duyulan yetkinliklerle buluşturmak için ülkenin dört bir yanında model fabrikalar kurduklarını vurgulayan Kacır, işletmelere ve çalışanlara çeşitli hizmetler sunarak verimliliklerini artırdıklarını ifade etti. Türkiye’ye inovasyon merkezi kuruluyor Kacır, dijital dönüşüm alanında uluslararası işbirliklerini güçlendirerek firmaların inovasyon ve teknoloji geliştirme altyapısı için kaldıraç görevi görecek altyapılara erişimini sağladıklarının altını çizdi. Firmaların dijital dönüşümüne yönelik desteklerini güçlendirmek amacıyla 8,2 milyar euro bütçeli Dijital Avrupa Programı’na katıldıklarına dikkati çeken Kacır, “Başta KOBİ’lerimiz olmak üzere işletmelerimize yatırım öncesi test, yatırımcı bulma hizmeti sağlayacak Avrupa Dijital İnovasyon Merkezlerini Türkiye’de kuruyoruz. Sanayicilerimizin, girişimcilerimizin ihtiyaç duymaları halinden Avrupa’daki benzer altyapılar bünyesindeki yetkinliklerden yararlanmalarına imkan tanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Kacır, dijital dönüşümün rekabetçi iş dünyasında sürdürülebilir ve başarılı iş modeli oluşturmak için tercihten öte bir mecburiyet haline geldiğini vurgulayarak, KOBİ’lerin bu yolculuktaki başarılarını güçlendirmek için Türkiye’ye has faktörleri dikkate alan, KOBİ’ler için özel olarak tasarlanmış değerlendirme aracı kullanılarak yetkinliklerinin analiz edilmesinin önemine işaret etti. Doğru altyapı, nitelikli insan kaynağı, ihtiyaç ve hedeflerle uyumlu dijital dönüşüm projeleri ve finansman planlamasının başarılı bir dijital dönüşümün olmazsa olmazları olduğunu belirten Kacır, bu nedenle Dijital Dönüşüm Olgunluk Değerlendirme Modeli DDX’i geliştirdiklerini anlattı. Kacır, modelin tüm ülke genelinde uygulanmasını sağlayacak insan kaynağını yetiştirdiklerine dikkati çekerek, KOSGEB destek programlarını da yeniden kurgulayarak KOBİ’lerin dijital dönüşüm yolculuğunda önlerindeki finansman engelini kaldırdıklarını söyledi. 20 milyon liralık yeni finansman Bugüne kadar KOSGEB eliyle KOBİ’lerin dijital dönüşümü için 10 milyar lira destek sağladıklarını vurgulayan Kacır, şöyle devam etti: “Uluslararası finans kuruluşlarıyla da işbirliğimizi artırarak yeni finansman mekanizmalarını KOBİ’lerimizin hizmetine sunuyoruz. KOBİ Dijital Dönüşüm Destek Programı kapsamında imalat sanayinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin rekabetçiliklerini ve verimliliklerini artırmaya yönelik dijital dönüşümlerini sağlamak için EBRD ile işbirliği yaptık. 300 milyon avroluk bir finansmanı Dijital Dönüşüm ve Olgunluk Değerlendirme Analizi gerçekleştirerek dijital dönüşüm ihtiyaçlarını tespit eden ve yol haritasını oluşturan KOBİ’lerimizin hizmetine sunuyoruz. Dijital dönüşüm projelerini uygulayacak KOBİ’lerimize, 20 milyon lira üst limitli olmak…

Yapı fuarında USTALAR.COM büyük ilgi gördü.

Proje içerilik olarak tüm yapı sektöründeki bileşenlere avantajlar sunan USTALAR.COM, 47. İstanbul yapı fuarından ziyaretçilere projelerini tanıtma fırsatı oluşturdu. Hizmet, Mermer, Proje ve Tedarik Zincir Yönetimi ve E-İhracat alanında geliştirdiği yapay zeka ile destekleri ile tanıtımını yaptı. Alanında her yıl yapı sektöründeki tüm ilgili kişilerin takipçisi olduğu bu fuara bu yılda yurtiçi ve yurtdışı ziyaretçilere katılımcılar ürünlerini sergileme imkanına sahip oldu. Temelden çatıya kadar tüm ürünleri burada üreticilerden sunum imkanına sahip oldular , satınalma konusunda bilgi edindiler. USTALAR.COM olarak , her yıl olduğu gibi bu yılda, tedarikçiler için geliştirdiği projeler ve inoraktif ürünler ile ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. fuar süresince mesleki partnerler ve yapı ürün tedarikçilerle misafir etme imkanı oldu. Yapı sektöründe en büyük zamanın sorunlarında tedarik zincir yönetimi ile ilgili teziyo ile proje ve yapı marketlere zamanında teslim ve fiyatlardaki avantaj ile yapı sektöründe destek olacağı gözüküyor. web : www.ustalar.com

İnsan kaynaklarına dair ;

Insan kaynakları aslında insan kıymetleri insan cevherleri ve insan değerleri olarak şirketlerin stratejik en önemli departmanlarından biridir. Insan aklen kalben manen Ruhen bir bütündür bu bütünü bir orkestra şefi gibi yaşam savaşı içinde sanatla yönetenler bütünlüğü organize etmiş olurlar Biz birin ve bir bütünün parçalarıyız İnsan işlenebilir bir cevherdir Elmas da ham haliyle işlenir parmaklara yüzük olur. Çünkü insan tıpkı bir Elmas gibi değerlidir Hatta elmastan daha değerliyiz Herkes kendi benini iyi tanıyıp inşa ederse hakikat namına yaptığı bütün işler ibadet hükmüne geçer işi aşkla yapmak bu olsa gerek kalıcı içsel performansın yolu insanın kendi ile barışık kendini tanıyan şirket vizyonuna uyumlu değer ve hedefleri ile bir olabilmektir bilmek değerlidir bildiğiniz şeyin ta kendisi olursanız. Örneğin canlı ürün o zaman akıllı insanın akıllı ürün haline gelmesi kaçınılmazdır Global dünyada pazarın yönü sürekli akıllı stratejiler ile belirlenmektedir. Tüm bu stratejik düşünme ve düşünceler tefekkürler inovatif bir yazılımdır insan ise üst düzey ruhsal zekanın donanımıdır Mail :

Suudi Arabistan İhracat Rehberi

Suudi Arabistan’a İhracat Yapmak Suudi Arabistan, Afrika’nın en büyük ve dünyanın 20. büyük ekonomisi olarak Arap Yarımadasının en büyük ülkesidir. Satın alma gücü paritesi bakımından dünyanın en büyük on dördüncü ülkesi olan Suudi Arabistan, zengin petrol kaynakları sayesinde dünyanın en büyük petrol ihracatçısı konumundadır. Son yıllardaki siyasi gerginliklerden dolayı Türkiye ile ticareti sekteye uğrayan Suudi Arabistan, son zamanlardaki olumlu yaklaşımlar sonucu bu gerginliği azaltma girişimlerindedir. Yeni görüşmelerde ekonomik ve ticari konuların konuşulması sonucu yeni işbirlikleri kurulmuş, iki ülkenin ticari hacmi gittikçe büyümeye başlamıştır. Günümüzde birçok firma Suudi Arabistan’la birlikte ticari başarılara imza atmakta ve birçok sektörden farklı ürünlerle ihracat konusunda gelişmektedir. Suudi Arabistan’a Nasıl İhracat Yapılır? 35 milyona yakın nüfusu ve kişi başına düşen 48 bin dolarlık GSYİH’ı ile büyük bir ekonomiye sahip olan ülke, e-ticaret sitesi kullanıcılarının da artmasıyla Orta Doğu’nun en önemli e-ticaret merkezlerinden biridir. Genel grafiğe bakıldığında genç kullanıcıların yoğunlukta olduğu Suudi Arabistan, genç nüfusu artışına yanıt olarak önceki yıllara göre e-ticaret gelirlerini %11 oranında artırmıştır. Pandemi ile daha çok e-ticaret sitelerine yönelmiş ve yurtdışı ürünlerine talebini artırmıştır. E-ticaret endeksinde 49. Sırada yer alan Suudi Arabistan, 2020 yılında sınır ötesi e-ticaret değerini 5,2 milyar dolarına çıkararak dünya genelinde 73,3 indeks değerine ulaşmıştır. Suudi Arabistan Ticaret Bakanı, 2022 yılında ülkenin e-ticaret büyüme rakamlarının %32’ye ulaştığını söyleyerek Suudi Arabistan’daki e-ticaret faaliyetlerine dikkat çekmiştir. Bunun yanında e-ihracat sitelerinin de önem kazandığı bu zamanda şirketlerin üzerine bazı görevler düşmektedir. İhracat için Suudi Arabistan’ı seçen firmalar bu ticari gelişmeleri yakından takip etmeli ve hedef kitlelerini iyi anlamalıdır. Ne kadar iyi bir ürüne ve o alanda tecrübeye sahip olsanız da ürünün pazarlaması satışın yarısını oluşturur. Doğru proje yönetimi ve finansal kararlarla öne çıkabilir, ihraç ettiğiniz ürünlerde rakip firmalardan bir adım önde başlayabilirsiniz. ODS Danışmanlık Grubu olarak hedef pazarınızı büyütüp global markete açılmanıza ve yıllardır tecrübe kazandığımız bu alandaki çeşitli proje desteklerimizle büyümenize yardım ediyoruz. Suudi Arabistan’a İhracat Yapan Firmalar Nelerdir? Suudi Arabistan’da kullanıcıların yaygın olarak tercih ettiği belli başlı e-ticaret siteleri bulunmaktadır. Araştırmalara göre tüketicilerin %11’lik kısmı her gün bu sitelerden alışveriş yapmaktadır. Kullanıcıların çoğu kadın olmakla birlikte tercih ettikleri ürünlerin genellikle moda sektörü ve ev eşyası olduğu görülmektedir. Türkiye’den Suudi Arabistan’a ihracatta birçok sektörden ürünler yer almaktadır. Listenin başında halı ve tekstil ürünleri yer alırken kimyevi maddeler ve makine aksamlarına kadar başka birçok ürün de bu listede bulunmaktadır. Özellikle halı ihracatımızın epey geliştiğini görebiliriz. Teknolojinin her ülkeye gerektirdiği makine ve robot parçaları Suudi Arabistan için de büyük önem taşımaktadır. Bu ihtiyacın bir kısmını ülkemizden sağlamaktadır. Döviz kurunun artışı ithalatta aleyhimize olurken ihracat yapan firmalar için doğru stratejik adımlarla avantaj niteliğinde olabilir. Şirketlerin bu detaylara dikkat etmesi gerekmektedir. Suudi Arabistan’a İhracat Yapmak İçin Gerekli Olan Belgeler Nelerdir? ● Yapılacak şeylerden ilki bir şirket kurmak olacaktır. Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren beş adet farklı şirket türü bulunmaktadır. Bu şirket tipleri Limited Şirket, Anonim Şirket, Ortak Girişim, Sınırsız Sorumluluk Şirketi (Unlimited Liability Company) ve hisse ile sınırlı ortaklı şirketleri olarak listelenir. Şirketinizi Türkiye ve Suudi Arabistan yetkililerine kanıtladıktan sonra gereksinimleri tamamlayarak ihracat işlemlerine başlayabilirsiniz.● Suudi Arabistan’a ihraç edilecek ürünler belirli standartlar altında kontrol edilmektedir. Bu ürün standartlarının resmi yayınını yapan SASO/Saber Kayıt Sistemi (Suudi Arabian Standards Organization), şirketlere ürünlerin gümrük geçişinde bu standartlara uygunluğunu belirten bir belge verir. Suudi Arabistan gümrüklerinde zorunlu olan bu belge olmadan ürünleriniz…