Magdeburger Sigorta, Sermaye Artışıyla Daha da Güçleniyor
2018 yılından bu yana Bor Holding bünyesinde faaliyetlerine devam eden Magdeburger Sigorta’nın sermayesi 435 milyon TL artırılarak 685 milyon TL’ye yükseltildi. Sigortalılarına sunduğu etkin ve sürdürülebilir hizmetlerini geliştirmek amacıyla finansal gücünü artırmayı sürdüren Magdeburger Sigorta, büyüme ve güçlenme stratejisi kapsamında sermaye artışı gerçekleştirdi. Şirket, 250 milyon TL olan sermayesine 435 milyon TL ekleyerek toplam sermayesini 685 milyon TL’ye yükseltti. Güven tazeleyen bu sermaye artışı, şirketin varlığını güçlendirirken aynı zamanda sektördeki konumunu sağlamlaştırma yolunda önemli bir adım olarak dikkat çekiyor. Geniş acente ağı ile Türkiye genelinde hizmet veren Magdeburger Sigorta, stratejik planlama doğrultusunda 5 yıl içinde ilk 10 sigorta şirketi arasında yer almayı ve yüzde 2,5’lik pazar payına sahip olmayı hedefliyor. Trafik ve kasko sigortaları dışında, özellikle tamamlayıcı sağlık sigortası (TSS), kritik hastalıklar sigortası, nakliyat, konut ve sorumluluk sigortası gibi hayat dışı branşlarda da büyüme gerçekleştirmek isteyen Magdeburger Sigorta, sermaye artışıyla birlikte sunduğu hizmetlerin kalitesi ve kapsamını daha da genişleterek müşteri memnuniyetine olumlu yönde katkı sağlamayı amaçlıyor. Son olarak Tarsim Havuz İşletmesi A.Ş.’ye ortak olan şirket, tarım sigortaları branşında da üretim gerçekleştirmeyi hedefliyor. Magdeburger Sigorta Hakkında: 180 yıldır sigortacılık sektöründe yenilikçi hizmet ve çözümleriyle faaliyet gösteren Magdeburger Sigorta, 1844 yılında Almanya’nın Magdeburg kentinde kurulmuş ve kurulduğu dönemden itibaren dünyanın sayılı sigorta şirketleri arasına girmiştir. 1906 Büyük San Francisco depremi dahil Avrupa ve A.B.D’de pek çok felakette sigortalılarının yanında olmuştur. 1995 yılında Alman sigorta şirketi, Magdeburger Grubu’nu satın almış ve Türkiye’deki Magdeburger Sigorta’nın hisseleri de aynı dönem içinde devredilmiş olan Magdeburger Sigorta, 23 yıl sonra, 2018 yılında 100% Türk sermayeli Bor Holding tarafından satın alınmıştır. Sigortacılık sektöründe yetkin kadrosu, güçlü acentelik ağı, yenilikçi ve güvenilir hizmetlerini buluşturan Magdeburger Sigorta, bugün faaliyetlerine hedeflerini büyüterek, Bor Holding çatısı altında sigortacılık çalışmalarına devam etmektedir. Magdeburger Sigorta A.Ş. bir BOR Holding iştirakidir.
SEVGİLİLER GÜNÜ’NDE ROMANTİK HEDİYELERLE KALPLERİ ISITIN
Yılın aşk dolu zamanı, 14 Şubat Sevgililer Günü için geri sayım başladı. Sevgi ve romantizm esintisinin hissedileceği bu özel günde, hediye konusunda kararsız kalanlara Türkiye’nin rahat uyku markası Lova Yatak, çeşitli seçenekler sunuyor. Lova Yatak, zarif ve yumuşacık battaniyeleri, farklı doku ve tasarımlarıyla her tarza hitap eden ev tekstili ürünleri ve eşsiz kokularla zenginleştirilmiş yeni ev kozmetiği koleksiyonu ile Sevgililer Günü’nü unutulmaz kılmak isteyenleri Lova Yatak kalitesiyle buluşmaya davet ediyor. Yılın en romantik zamanına sayılı günler kaldı. Sevgililer Günü’nde anlamlı ve kullanışlı hediyelerle hatırlanmak isteyenler için bu yıl Lova Yatak, duygusal bağları güçlendirecek estetik tasarımlar ve romantizmi yansıtan hediyelerle dopdolu bir ürün yelpazesi sunuyor. Yalnızca vücut yapısı ve uyuma alışkanlıklarına uygun özel tasarlanmış yatak seçenekleriyle değil, ev tekstili ürünleriyle de ön plana çıkan Lova Yatak, birbirinden şık yumuşacık battaniyeleri, evleri saran eşsiz kokuları ve yeni sezon kreasyonları ile de yaşam alanlarına zarafet katıyor. Kalpleri Isıtan Sıcacık Battaniyeler Soğuk kış günlerinde sizi ve sevgilinizi hem rahat hissettirecek hem de sıcak tutacak bir battaniye arayışındaysanız Lova Yatak, birbirinden güzel ve kullanışlı tasarımlarıyla yumuşacık hediye alternatifleri sunuyor. Sevgilinizle paylaşacağınız romantik anların tadını çıkarmak için Lova Yatak’ın sıcacık battaniyeleri ideal bir tercih olabilir. Hoş Kokularla Romantik Bir Atmosfer Lova Yatak’ın modern mum tasarımları, çubuklu oda kokuları ve özgün oda & çamaşır spreyleri arasında seçim yaparak evinizin atmosferini kişiselleştirebilirsiniz. Evinizde yaratmak istediğiniz atmosfere bağlı olarak, romantik bir akşam için yumuşak ve sıcak notalara sahip bir koku seçebilir ya da taze ve enerjik bir atmosfer yaratmak için canlı kokuları tercih edebilirsiniz. Lova Yatak, her zevke hitap edebilen uygun seçenekler sunarak evinize romantizm dolu bir dokunuş katıyor. Sevgililer Günü’nde Şımartıcı Hediyeler Sevgilinizin tarzına uygun ev tekstili ürünleri seçmek artık çok daha kolay. Lova Yatak’ın geniş ürün yelpazesi, her zevke uygun renk ve desen seçenekleri sunarak evinizi kişiselleştirmenize yardımcı oluyor. Sevgililer Günü’nde uzun ömürlü ve kullanışlı bir hediye ile sevgilinizi şımartmak istiyorsanız, Lova Yatak’ın kaliteli ev tekstili ürünleri mükemmel bir tercih olacaktır. Nevresim takımları, pike setleri ve dekoratif kırlentler arasından yapacağınız seçimlerle ona her gün hatırlatacak özel bir hediye verebilir, Sevgililer Günü ruhunu yıl boyunca yaşatabilirsiniz.
2022 yılında aşk dolandırıcılığının maliyeti ABD’de 1,3 milyar dolara ulaştı
Romantik dolandırıcılara dikkat Dolandırıcıların para ya da fotoğraf isteme yöntemi geçmişte kaldı. Romantik dolandırıcılık yöntemleri gelişti. Dijital güvenlik şirketi ESET sevgililer günü öncesinde uyarılarda bulundu, dikkat edilmesi gerekenleri paylaştı. Mesajlaşma uygulamalarını kullanan kişi sayısı 2023 yılında 3,3 milyarı aştı. En çok kullanılan uygulamalar arasında WhatsApp, Facebook Messenger ve WeChat geliyor. Dolandırıcılar bu platformlara para ya da veri aşkıyla bakıyor. Mesajlaşma uygulamaları diğer tehditlerin yanı sıra hem kimlik avı hem de çevrimiçi aşk dolandırıcılığı için bir platform haline dönüşüyor. 2019’dan 2022’ye kadar ABD Federal Ticaret Komisyonu’na bildirilen aşk dolandırıcılığına atfedilen kayıp miktarı 493 milyon dolardan 1,3 milyar dolara yükseldi. Sosyal ağlar ve mesajlaşma uygulamaları, 2022’de bir aşk dolandırıcılığı nedeniyle para kaybettiğini söyleyenlerin yüzde 59’u için ilk iletişim platformuydu. Dolandırıcılık yöntemleri değişiyor Genel dijital güvenlik farkındalığının artmasıyla birlikte dolandırıcıların taktikleri de değişiyor. Bağlantı kurdukları kişilere bir riskli cümle gönderiyorlar: “Hadi gidip başka bir yerde sohbet edelim.” Genellikle kurban, üçüncü taraf uygulama mağazalarında veya web sitelerinde sunulan yeni ve bilinmeyen bir uygulamaya yönlendirilir. Bu sayede kullanıcıdan akıllı telefondaki özel verileri okuyabilen casus araçları indirmesini sağlar. Bu gibi durumlarda en güçlü silah arka planda çalışan uygulamanın şüpheli faaliyetlerini tespit edebilecek güvenilir bir siber güvenlik çözümüne sahip olmaktır. Romantik ilişki dolandırıcılıkları nasıl çalışıyor? Dolandırıcılar, arkadaşlık sitelerinde sahte kimliklere bürünür. Yalnız kişilerle arkadaş olarak, bu kişilerle yakın bir ilişki kurar ve bu kişilere evlilik teklifinde bile bulunabilirler. Ancak kısa süre sonra para veya kullanabilecekleri yeni bir banka hesabı açmanızı isteyebilirler. Dolandırıcılıklarını ilerletmek için bu hesapları kullanır ve romantik ilişki kurbanını bir para kuryesine dönüştürürler. Romantizm dolandırıcılığının kırmızı bayrakları Buluşmadan kaçınmak için bahaneler uydurmak: Dolandırıcı, defalarca bunu yapmaya istekli olduğunu belirtmesine rağmen yüz yüze görüşmekten kaçınacaktır. İşler çok hızlı ilerliyor: Yeni “partneriniz” sadece birkaç gündür sohbet ediyor olmanıza rağmen derin bir ilgi/şefkat ve belki de yakınlık arzusu ifade edecektir. Para istemek: Romantik dolandırıcılar genellikle neden bir an önce paraya ihtiyaç duyduklarına dair yürek parçalayıcı bir hikayeyle gelirler. Ayrıca borçlarını faiziyle ödeyebilecek ancak “şu anda fonlarına erişemeyen” zengin insanlar olarak da poz verebilirler. Güvenli iletişimden ayrılmak: Dolandırıcı, doğrudan iletişim kurmak için bir arkadaşlık hizmetinden veya sosyal medya sitesinden ayrılmayı isteyebilir. Yalnızca katı uygulama inceleme politikalarına sahip güvenilir uygulama mağazalarını kullandığınızda dolandırılma ihtimaliniz de hızla azalacaktır. Akıllı telefonunuzda güvenlik yazılımı olsun Kötü amaçlı bir uygulama indirmiş olmanız durumunda, telefonunuzda güçlü bir antivirüs yazılımı bulundurmanız iyi olacaktır. Bu, özellikle uygulamanın tamamen işlevsel olduğu ve herhangi bir belirgin kırmızı bayrak göstermediği durumlarda yararlı olabilir. ESET Mobile Security (EMS), yükleme gerçekleşmeden önce bile indirme işlemi sırasında tehditleri algılayabilir ve engelleyebilir. Bu, tehdidin kullanıcıya asla ulaşmayacağı anlamına gelir. EMS, var olan uygulamaları taramak için de kullanılabilir. Kullanıcıya indirme klasörlerindeki tüm dosyaları açıldığında, oluşturulduğunda veya çalıştırıldığında kötü amaçlı kodlara karşı tarayan gerçek zamanlı dosya sistemi koruması sağlar. Kötü amaçlı bir uygulamayı çalıştırma veya indirme durumunda kullanıcıları kötü amaçlı kodun tespit edildiği konusunda uyarır.
DEMET CENGİZ, YENİ KİTABI İÇİMDE YANAN NEHİR’İ OKUYUCULARLA BULUŞTURDU
Demet Cengiz, ikinci romanı İçimde Yanan Nehir ile Türk romanının biyografi türüne değeri yadsınamaz bir katkı sunuyor. Yoğun ilgi ile karşılanan Adımı Deniz Koydular kitabıile aile içi şiddet, cinsel istismar ve ağır yoksulluk gibi görmezden gelinen ve hasıraltı edilen tüm acıları ortaya döken Demet Cengiz, ilk romanından kopup gelen karakterlerin bilinmeyen yönlerini, kilitli kapılar ardında kalmış sırlarını ve çarpıcı hayat hikâyelerini, yine oldukça etkileyici bir dille İçimde Yanan Nehir’de anlatıyor. Yazarın ilk romanı Adımı Deniz Koydular ile tanıştığımız karakterlerin çarpıcı ve iç parçalayan öyküleri bu romanda da ruhunuzu sarsmaya devam ediyor. Yine biyografik roman niteliği ile ön plana çıkan roman, bu sefer Deniz’in ikizi Yeter’in ve ilk aşkı Nile’ın yaşam öykülerini merkezine alırken, gündeme getirilmekten korkulan evrensel birçok insanlık problemine ve özellikle de Türkiye’de görmezden gelinen aile içi şiddet, cinsel istismar gibi konulara başarıyla değiniyor. Kitap Hakkında Deniz’in ikizi Yeter, ilk aşkı ve kocası Nile ve rahmetli annesinin kuması Leyla… Deniz, acılarla ve birbirinden travmatik olaylarla dolu hayatını anlattığı kitabında bu üçlünün hikâyesine üstünkörü değinmişti. “Hikâyeyi anlatanın anlatmayana haksızlık yapması hep bakiydi. Sadece anlatılan hikâyeler bilindi, susanların hikâyeleri sır olarak kaldı.” Oysa bir de yaşam öykülerinin zifiri karanlık taraflarını kendileri dile getirebilselerdi… “Bazı aileler parçalanmış bile değildir çünkü herhangi bir şeyin parçalanması için önce yekpare olması gerekir. Daha önce asla bir arada olmamış bir şey nasıl parçalansın?” Demet Cengiz’in büyülü kalemiyle hayat bulan İçimde Yanan Nehir, Ayazağa’nın yoksulluk kokan ara sokaklarında varoluş mücadelesi veren Yeter’in ve duygu duvarlarıyla parçalanmış geniş bir aileye doğan Nile’ın ‘sevgisizlik’ temalı yaşam öyküsünü ele alıyor. Kimi zaman yüceltilen ‘aile’ kurumunun mahvolmanın başlangıcı olduğuna dikkat çekiyor.
L’Oréal Grup ve Miu Miu dünya çapında anlaşma imzaladı
L’Oréal Grup ve Miu Miu lüks güzellik ürünlerinin yaratılması, geliştirilmesi ve dağıtımına yönelik dünya çapında uzun vadeli bir lisans anlaşması imzaladı. Prada markasıyla başarılı iş birliğinin ardından Miu Miu da güzellik ürünleriyle L’Oréal Luxe’e katılıyor. L’Oréal bünyesindeki ilk parfümün 2025 yılında piyasaya sürülmesi bekleniyor. Bu ortaklık ile Prada’ya bağlı Miu Miu markasının güzellik kategorisinde yeni bir dönemin başlaması bekleniyor. L’Oréal Luxe Başkanı Cyril Chapuy “Prada ile başarılı ve güçlü bir ortaklık kurduk, Miu Miu’yu aramızda görmekten ve onun güzellik sektöründeki potansiyelini ortaya çıkarmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Miu Miu’nun sınırsız yaratıcılık ve deneyimle desteklenen konumlandırması L’Oréal Luxe’ün ikonik marka portföyünü mükemmel bir şekilde tamamlayacak ve koku alanında dünya çapındaki liderliğimizi güçlendirecek” dedi. Miu Miu CEO’su Benedetta Petruzzo ise “L’Oréal gibi bir lider güzellik şirketiyle olan bu ortaklığı duyurmaktan heyecan duyuyoruz. Bu iş birliğimizle büyümemizi sürdürürken, Miu Miu’nun güzellik kategorisindeki potansiyelini açığa çıkartacağız” ifadelerini kullandı. Miu Miu, 1993 yılında Miuccia Prada’nın bağımsız ve sıra dışı ruhundan doğdu. Modada deneysel yaratıcılığın bir yansıması olan marka, hafif ama her zaman sofistike bir dokunuşla modaya öncülük ederken risk alma cesaretini, çağdaş moda ve kültürdeki değişimlere yanıt verme konusunda keskin bir iç güdüyü temsil ediyor. Miu Miu, güzellik için sonsuz bir ilham kaynağı olarak özgürleşmiş, sofistike ve bilinçli bir kitlede yankı uyandırıyor. L’Oréal Grup Hakkında Dünyanın önde gelen güzellik şirketi L’Oréal Grup, 115 yılı aşkın süredir kendisini tek bir amaca adamıştır: dünya çapındaki tüketicilerinin güzellikle ilgili ihtiyaçlarını yerine getirmek. Varoluş amacı olan dünyayı harekete geçiren güzelliği yaratmak; L’Oréal Grup’un güzelliğe yaklaşımını kapsayıcı, etik, cömert, sosyal ve çevresel sürdürülebilirliğe bağlı olarak tanımlar. L’Oréal Grup, 37 uluslararası markadan oluşan geniş portföyü ve ‘Gelecek için L’Oréal’ programındaki iddialı sürdürülebilirlik taahhütleriyle herkese kalite, etkinlik, güvenlik, samimiyet ve sorumluluk açısından en iyisini sunmak için çalışır. 4.000’den fazla bilim insanı ve 6.400 teknoloji uzmanından oluşan özel bir araştırma ve inovasyon ekibiyle hareket eden L’Oréal Grup, Tekno-Güzellik güç merkezi olmaya odaklanırken, güzelliğin geleceğini yaratmaktadır.
ULUSLARARASI TEKNOLOJİ EĞİTİM ŞİRKETİ GoIT TÜRKİYE’DE FAALİYET GÖSTERMEYE BAŞLADI
Alanında profesyonel eğitmenler ile şu ana kadar 6 ülkede 17 bin öğrenciye hizmet veren ve yeni başlayanlar için uluslararası bir teknoloji eğitim şirketi olan GoIT artık Türkiye’de. BT alanında başarılı bir kariyer inşa etmek ve bu sektöre girmek isteyen herkese erişilebilir eğitim fırsatları sunan GoIT, mezunlarının %80’ine, kursu bitirdikten sonraki ilk ay içerisinde iş bulma konusunda yardımcı oluyor. 6-10 ay süren online ve canlı kurs içeriklerinden oluşan eğitimler, sıfırdan yazılımcı veya veri analisti olmak isteyenler için tasarlanıyor. Şu ana kadar online eğitimler ile 6 ülkede yaklaşık 17 bin kişiye hizmet veren uluslararası teknoloji eğitim şirketi GoIT, Türkiye’de faaliyet göstermeye başladı. 6-10 aylık online ve canlı kurslarıyla sıfırdan web geliştirici olmak isteyenlere kapılarını aralayan GoIT, öğrencilere güncel pazarda aranan becerileri kazandırmak ve iş bulma konusunda avantaj sağlamak üzere özel ders içerikleri sunuyor. Online kursların %10’u teori, %70’i pratik ve %20’si geri bildirimden oluşuyor. Her öğrenme aşamasında kişisel görevler ve takım projeleri bulunuyor ve bu projeler mentorler tarafından yönlendiriliyor. GoIT; öğrenci, muhasebeci, hostes veya doğum iznindeki bir anne için dahi uygun kariyer fırsatları sağlarken başlangıç seviyesindeki herkesin BT sektörüne başarılı bir giriş yapabilmesi için eğitim programlarını özel olarak tasarlıyor. Türkiye’de BT Sektörü Büyüklüğü 25 Milyar Dolar Civarında İş gücü piyasasındaki dengesizlikler, alım gücünün maaş karşısında düşmesi, küçülmeye gitmeler ve işten çıkarmalar, çalışan başına düşen iş yükünün artması gibi zorlayıcı faktörler, bireyleri kariyer tercihlerini gözden geçirmeye ve daha sürdürülebilir çalışma koşullarını aramaya yöneltiyor. BT sektörü, Türkiye ve dünya genelinde hızla gelişmeye ve büyümeye devam eden az sayıdaki endüstriden birisi olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’de yaklaşık 285 bin kişinin yer aldığı bu sektörde, çalışanların %44’ünün teknik eğitim almadığı görülüyor. 25 milyar dolar civarında olan sektör büyüklüğünün ise 2028 yılına kadar yıllık olarak ortalama %10 oranında büyümeye devam edeceği tahmin ediliyor. Değişen ekonomik etkenler ve trendlere rağmen tatmin edici bir maaş, rahat koşullar ve iş – özel hayat dengesini sağlamak gibi beklentiler içinde olan çalışanlar, BT sektörüne giriş yapmanın yollarını arıyor. Deneyimli Eğitmen Kadrosuyla Mentor Desteği Sunuluyor Türkiye’de faaliyet göstermeye başlayan uluslararası teknoloji eğitim şirketi GoIT, başlangıç seviyesindeki herkesin BT sektörüne başarılı bir giriş yapabilmesi için ideal çözümler sunuyor. Güncel pazarda junior pozisyonlar için talebin yüksek olduğu bir dönemde GoIT, öğrencilere sadece temel beceriler değil, aynı zamanda sektörün dinamiklerini anlama ve sürekli öğrenme pratiği kazandırıyor. GoIT’nin eğitim programları, deneyimli web developer eğitmenleri tarafından yönlendiriliyor. Öğrencilere, iş mülakatları için hazırlık konusunda destek verilirken, boş pozisyonlara başvurmak için etkili ipuçları, özgeçmiş hazırlamanın incelikleri gibi konularda da detaylı bilgiler sunuluyor. GoIT, kapsamlı içerik ve hizmetleriyle bireylere hem teknik bilgi hem de iş dünyası becerilerini kazandırarak, BT sektöründe sürdürülebilir bir kariyere ulaşma şansı tanıyor. GoIT’nin öğrenme modeli, günde 2-3 saat ve hafta sonları alınabilen yarı zamanlı kurslarla katılımcıların programına göre uyarlanabiliyor. “Türkiye’deki Teknoloji Sektörüne Katkı Sağlamaktan Heyecan Duyuyoruz” Türkiye pazarına adım atmanın heyecanını yaşadıklarını ifade eden GoIT’nin Büyümeden Sorumlu Başkanı Khrystyna Gankevych, “Türkiyedeki öğrencilere, her seviyeden bireye ve profesyonele, teknoloji dünyasında başarılı bir kariyere giden kapıları aralamak için benzersiz eğitim fırsatları sunmaktan gurur duyuyoruz. Yılların deneyimi ve uzman eğitmen kadromuzla, Türkiye’deki öğrencilerin ve profesyonellerin sürdürülebilir teknoloji kariyerine sağlam bir başlangıç yapmalarına yardımcı olmayı hedefliyoruz. GoIT’nin yenilikçi eğitim modeliyle, Türkiye’deki teknoloji sektörüne katkı sağlamaktan ve bireylerin potansiyellerini en üst düzeye çıkarmalarına destek olmaktan heyecan duyuyoruz. Türkiye pazarındaki lansman bizim için başarılı oldu.…
MAN Türkiye A.Ş., Astronergy güvencesiyle
fabrikasında kullandığı elektriğin %45’ini güneşten alacak
MAN Türkiye A.Ş., sürdürülebilirlik hedefi doğrultusunda önemli bir yatırımı daha hayata geçiriyor. Şirket, temiz enerji yatırımları kapsamında Ankara fabrikasının çatısına Astronergy güvencesiyle 6,9 MWp kurulu gücünde Güneş Enerjisi Santrali (GES) kuruyor. Proje ile MAN Türkiye A.Ş’nin fabrikasının yıllık elektrik tüketiminin yüzde 45’i yenilenebilir enerjiden karşılanacak.MAN Truck & Bus’ın Almanya dışındaki ilk üretim tesisi olarak, 1966’da Türkiye’de faaliyete başlayan MAN Türkiye A.Ş., temiz enerji alanında yeni bir yatırımın ilk adımını atıyor. Halihazırda günde 16 araç üretim kapasitesi ile MAN’ın önemli otobüs üretim merkezleri arasında yer alan fabrika, yeni yatırımla kullandığı elektriğin yarısına yakınını güneş enerjisinden karşılamayı hedefliyor. MAN’ın “Sürdürülebilir Enerjiye Dayalı Temiz Ulaşım Çözümleri” mottosunun yanı sıra Volkswagen Grubu’nun küresel sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda yeşil, ekonomik ve öngörülebilir enerji arzını sağlamak adına gerçekleştirilen proje, Türkiye’de faaliyet gösteren global bir enerji firması olan Astronergy iş birliğinde hayata geçiriliyor. 6 MWp’lik kısmı devreye giren projede, 0,9 MWp’lik kısım için ise çalışmalar devam ediyor. 4.970 ton karbon salımı engellenerek çevreye katkı sağlanacak Şirketin temiz enerjiye yönelik hayata geçirdiği proje kapsamında, MAN Türkiye A.Ş.’nin Ankara’daki fabrikasının çatısında 12.803 adet güneş paneli kullanılarak güneş enerjisinden elektrik üretilecek. Temiz enerjiye dönük atılan bu adım ile 4.970 tonluk karbon salımı engellenerek, çevreye önemli bir katkı sağlanacak. Proje ile ayrıca kurumsal olarak da “Yenilenebilir Enerji Tedarik Anlaşması” konseptinin Türk mevzuatına uyumlu hale getirilmesi, özgün, uçtan uca enerji verimliliği uygulaması sayesinde şirketin, enerji maliyetlerinin bir kısmı 10 yıl boyunca sabitlenmiş olacak.MAN sürdürülebilir enerjiye dayalı üretim ile sektöre öncülük ediyorDünya genelinde son yıllarda yaşanan gelişmeler, sürdürülebilirliğin önemini net bir şekilde ortaya koydu. Özellikle küresel ısınma ve iklim değişikliği, sürdürülebilir geleceğe dönük yatırımları çok daha önemli ve acil hale getirmiş durumda. Bu nedenle de şirketler ve ülkeler, üretimde temiz enerji kullanımının artırılması ve karbon salımını azaltmaya dönük hedeflerle kendilerini bu yeni normale hazırlamaya çalışıyorlar.Ağır ticari araç sektörünün küresel ve köklü markası olan MAN ise, dünyanın yöneldiği yeni hedefe öncülük etmek adına çalışmalarını artırarak devam ettiriyor. Küresel sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda elektrikli araçların geliştirilmesine ve üretimine yoğunlaşan MAN, geliştirdiği elektrikli araçlarla da, iklim-nötr taşımacılıkta yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Bunun yanında, aynı zamanda sürdürülebilir enerjiye dayalı üretim için de tesislerinde daha fazla temiz enerji kullanımına dönük yatırımlara da öncelik veren MAN, iş ortakları ile birlikte bu alana yönelik projeler geliştiriyor. Ek Dosyalar
DOĞTAŞ “SİZİN EVİNİZDE, SİZİNLE BİRLİKTE’’
Doğtaş, mobilya sektöründe en sevilen koleksiyonlarıyla ‘’Sizin Evinizde, Sizinle Birlikteyiz’’ mesajı ile yeni reklam filmini yayınlıyor. Doğtaş, mobilya sektörünün lider ismi olarak yeni imaj filmi ile “Sizin Evinizde, Sizinle Birlikteyiz” mesajını izleyiciler ile buluşturuyor. 2023 yılının en itibarlı mobilya markası seçilen Doğtaş, yeni ürünleriyle birlikteliğin önemini vurguluyor. Doğtaş’ın yeni reklam filminde, yaşam alanlarımızdaki mobilyaların bizimle bir bütün olduğunu ve bu birlikteliğin getirdiği huzur ve keyfi sevgi dolu bir dille anlatıyor. Mobilyalarımız, adeta aile bireyleri gibi, sessiz bir şekilde yıllarca yaşamımıza eşlik ediyor ve bu bağ yeni reklam filmi ile vurgulanıyor. Doğtaş, her geçen gün müşterilerine en özel koleksiyonlarını sunarak sektördeki liderliğini sürdürüyor. Doğtaş; 2024 koleksiyonları ile birlikte, “Sizin Evinizde, Sizinle Birlikteyiz” mottosuyla müşterilerine kaliteli ve özel bir birliktelik sunmaya devam ediyor. Doğtaş Mobilya’nın yeni reklam filmini bu adresten izleyebilirsiniz: Doğtaş-Sizin Evinizde, Sizinle Birlikteyiz Künye Reklamveren: Doğtaş Reklamveren Temsilcileri: Çağrı Öztürk, Salih Karbeyaz, Gülşah Sadık Erdem Reklam Ajansı: Jüpiter Kreatif Direktör: Mert Demirhan, Ali Can Savaş Yaratıcı Ekip Lideri: Ufuk Özgül, Oğuzhan Şen Yaratıcı Ekip: Nazımcan Yenal, Yasir Kalın, İmren Yılmaz, Sergen Topçu Strateji Ekibi: Kerem Sabuncu, Aytuğ Ateş, Elçin Kasap Marka Ekibi: Setenay Ergin, Buse Uzun, Ceren İşvarlar Prodüksiyon Ekibi: Onur Mis, Burak Çelikkaya Yapım Şirketi: Kala Film Yönetmen: Deniz Tarsus Müzik: Onur Cumaoğlu
VERİ ODAKLI BİR HAFTA
VERİ ODAKLI BİR HAFTA Yeni haftada piyasaları veri akışının yoğun seyrettiği bir gündem bekliyor. Bu kapsamda bugün yurt içinde işsizlik oranı açıklanacak. İşsizlik oranı son olarak %9 olarak gerçekleşmişti. Yarın ise Aralık ayı cari işlemler dengesini takip edeceğiz. Ağustos 2023’ten bu yana iyileşen 12 aylık birikimli cari açık son olarak Kasım ayında 50 milyar doların altına inmişti. Aralık ayı rakamları ile bu iyileşmenin devam ederek 47 milyar doların altına inilmesi bekleniyor. Yılın ilk Enflasyon Raporu’nun ardından Cuma günü ise piyasa katılımcıları anketini izleyeceğiz. Ankette hem yılsonu enflasyon tahmininin hem de para politikası açısından daha net bir tablo ortaya koyan 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon tahmininin ne yönde değiştiğini takip edeceğiz Son ankette yıl sonu tahmini %42 seviyesinde bulunurken 12 sonrasına ilişkin tahmin ise %39,1 olarak gerçekleşmişti. Öte yandan Şubat ayında 200 milyar TL’lik iç borç servisine karşılık toplam 250,2 milyar TL’lik iç borçlanma yapmayı planlayan Hazine bu hafta gerçekleştireceği 4 ihraç ile Şubat ayı programına devam edecek. Yurt dışında ise haftanın ana konu başlığını yarın açıklanacak olan Ocak ayı ABD TÜFE rakamı oluşturuyor. TL: TCMB geçen hafta yayımladığı Enflasyon Raporu’nda kısa vadede faiz oranlarında değişiklik planlamadığına işaret ederken TL’nin ise sınırlı değer kayıplarına devam ettiğini gördük. Bu kapsamda USD/TL kuru haftayı %0,7’ye yakın yükselişle noktaladı. Enflasyonda yılın ilk yarısında yukarı yönlü eğilimin devam etmesinin beklendiğini ve bu noktada TCMB’nin Mayıs ayında yıllık bazda %73 oranında enflasyon rakamı öngördüğünü düşünürsek kurda son dönemde olduğu gibi hafif yukarı yönlü eğilimin sürmesi sürpriz olmayacaktır. Haftanın son işlem gününde makroekonomik veri tarafında ise sanayi üretimi rakamlarını takip ettik. Buna göre takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi Aralık’ta bir önceki yılın aynı ayına göre %1,6 arttı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise Aralık’ta bir önceki aya göre %2,4 artış gösterdi. Borsa İstanbul: Son iki işlem gününde 9000 puan seviyesinin üzerini test eden BIST-100 endeksi Cuma günü bu noktanın üzerinde kapanış yapmayı başardı. Haftalık kazanımı %4,4 olan BIST-100 küresel ölçekte bakıldığında bir kez daha en iyi performansı gösteren endeksler arasında yer aldı. Özellikle orta uzun vadeli bir perspektif ile bakıldığında güçlü bir potansiyel görmeye devam ediyoruz. Ancak net bir geri dönüş sinyali olmasa da kısa vadede teknik göstergelerin aşırı alım bölgesinde seyrederek düzeltme riskini canlı tuttuğunun da altını çizmek isteriz. Bu hafta hisse senetleri açısından en önemli konu başlıklarından birini ise çeyreksel bazda yapılan MSCI ve FTSE endeks güncellemeleri oluşturuyor. MSCI’ın bugün FTSE’nin ise Cuma günü gözden geçirme sonuçlarını açıklaması bekleniyor. BIST-30 EN YAKIN VADELİ VİOP KONTRATI Günü 9855 puanda kapatan BIST-30 kontratlarında 9787, 9708, 9639 ve 9560 destek olarak izlenebilir. 9924, 10003, 10072 ve 10151 ise direnç noktalarını oluşturuyor. USD/TL EN YAKIN VADELİ VİOP KONTRATI Günü 31,2 seviyesinde kapatan USD/TL vadeli işlem kontratlarında 31,169, 31,1065, 31,044 ve 30,9815 destek olarak izlenebilir. 31,231, 31,2935, 31,356 ve 31,4185 ise direnç noktalarını oluşturuyor. Kaynak: Matriks Lütfen en altta yer alan uyarı notunu okuyunuz. PİYASA ÖZETİ Son Değişim XU100 9.046 % 1,07 XU030 9.600 % 1,18 Dow Jones 38.672 -% 0,14 S&P 500 5.027 % 0,57 DAX 16.927 -% 0,22 FTSE 100 7.573 -% 0,30 EUR/USD 1,0785 % 0,07 USD/TL 30,7130 % 0,39 EUR/TL 33,1559 % 0,32 DXY 104,11 -% 0,05 Döviz Sepeti 31,9344 % 0,35…
Sapro’dan eğitimde fırsat eşitliğine tam destek
Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Silivri Rehberlik ve Araştırma Merkezi ile Halk Eğitim Merkezi iş birliğinde geliştirilen ‘Güzel Yüreklerden Özel Yüreklere Projesi’ hayata geçirildi. Private label ıslak mendil üretimi alanında Avrupa’nın en büyük üreticilerinden biri olan Sapro, ‘Temiz Yarınlar Sınıfı’ ile projeye destek oldu. 09.02.2024, İstanbul Özel eğitim sınıflarının teknoloji ve eğitim materyalleri açısından daha da geliştirilmesini hedefleyen ‘Güzel Yüreklerden Özel Yüreklere Projesi’ hayata geçirildi. Sapro, özel gereksinimi olan öğrencilerin daha iyi bir eğitim almasını hedefleyerek onlara eğitimde fırsat eşitliği sağlanmasını amaçlayan projeye, Silivri Beyciler Mukaddes Sönmez Ortaokulu’ndaki özel eğitim sınıfı materyallerini temin ederek destek oldu. Sapro’nun desteklerinden dolayı okulda açılan sınıfa ‘Sapro A.Ş. Temiz Yarınlar Sınıfı’ adı verildi. 27 ilkokul ve 20 ortaokuldan oluşan toplam 47 okulda yürütülen ve bugüne kadar binlerce öğrenciye ulaşan projenin destekçilerine Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen törende teşekkür plaketleri takdim edildi. Sapro adına teşekkür plaketini Sapro İK Müdürü Mehmet Yıldırım teslim aldı. Sapro Genel Müdürü Murat Gönül ise yaptığı açıklamada, “Özel eğitim sınıflarının daha donanımlı hale gelmesini amaçlayan bu proje eğitimde fırsat eşitliğine dikkat çekerek oldukça önemli bir misyonu üstleniyor. Eğitime yatırım yapmanın geleceğe yatırım yapmak olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle, okulumuzu desteklemekten ve öğrencilerimize daha iyi bir eğitim ortamı sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi. Sapro hakkında: Son 7 yıldır ISO 500 listesinde yer alan Sapro A.Ş, 1997 yılında, ıslak mendil üretimi gerçekleştirmek üzere Türkiye’de kuruldu. Private label üretim alanında Avrupa’nın en büyük 4 üreticisinden biri olan Sapro, kendi markaları Newipe, Hops, Mr. Valet ve Planet Wipes’ın yanı sıra Türkiye’nin dev perakende şirketleri için ürettiği private label ürünleriyle Türkiye pazarının yüzde 40’ını domine etmektedir. Islak mendil ihracatında birinci sırada bulunan Sapro, Silivri’deki son teknolojik altyapıyla donatılmış tesislerinde, 73 bin metrekarelik kapalı alanda faaliyetini sürdürüyor. Sapro, tesislerinde; bebek ve kişisel bakım, ev temizliği, araç bakım, hasta bakım, evcil hayvan bakımı, endüstriyel kullanım ürünlerinin yanı sıra el yüzey dezenfektan mendilleri ve antibakteriyel mendiller dahil birçok alanda ıslak mendil üretiyor. Türkiye’nin kendi alanında en fazla Ar-Ge yatırımı yapan firmalarından biri olan şirketin son teknoloji ürünü cihazlarla donatılmış laboratuvarlarında, 100’den fazla parametre, ISO 17025 standardına uygun şekilde analiz ediliyor. Sapro’nun çalışmalarına ilişkin ayrıntılı bilgiye www.sapro.com.tr adresinden erişilebilir.
COLIN’S 10 MİLYONUNCU MÜŞTERİSİNİ KUTLUYOR!
Globalde kayıtlı 10 milyonuncu müşterisini genel merkezinde ağırlayan Colin’s Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu “Dünya çapında saygın bir marka olmamızı müşteri deneyiminde gösterdiğimiz başarıya ve CRM’e yaptığımız yatırımlara borçluyuz” dedi. Türkiye’nin jean odaklı öncü global moda markası COLIN’S, Globalde tamamen dijital süreçler ile kayıtlı 10 milyonuncu müşterisine ulaşarak hazır giyim sektöründe önemli bir Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM) başarısına imza attı. Dünyanın 39 ülkesinde yaklaşık 600 mağazasıyla geçen yıl 130 milyondan fazla ziyaretçi ağırlayan ve 5 milyonu denim olmak üzere toplam 24 milyon ürünün satışını gerçekleştiren Colin’s, kayıtlı müşterilerinin sayısını Eylül ayında 10 milyona çıkardı. 10 milyonuncu müşteri olan 18 yaşındaki Azra Korur’u genel merkezinde ağırlayan Colin’s çalışanları, bu güzel sürprizin anısına kendisine IPhone13 cep telefonu armağan etti. Colin’s Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, Colin’s ürünlerinin yurt dışında markalaşması ve dünya pazarında aranır olması için müşterilerin ihtiyaç ve beklentilerini doğru belirleyip, müşteri memnuniyetini sürekli kılmak gerektiğini belirterek “Sürekli olarak müşteri verilerini toplayıp, bu verileri analiz ederek, iş ve ürün sonuçlarımızı iyileştiriyoruz. Dünya çapında saygın bir marka olmamızın en önemli nedenleri arasında CRM’e yaptığımız yatırım ve müşteri deneyimini sürekli iyileştirme çabalarımız yer almaktadır” dedi. Hazır giyim ve moda perakendesinde artan rekabet koşullarından dolayı, müşteri odaklı çalışmanın büyük önemli kazandığının altını çizen Eroğlu, günümüzde müşteri beklentilerinin yükseldiğini, bilinçli müşterinin kendi tercihlerinin dikkate alınmasını istediğini söyleyerek şöyle konuştu: “Colin’s olarak Rusya’da en bilinen üç jean markasından biriyiz, Belarus’un en sevilen ve gençler tarafından tercih edilen jean markasıyız, Ukrayna’da 4 sene üst üste en iyi giyim markası seçildik. Bütün bunları sağlamak için müşteri memnuniyetini en üst düzeyde tutmamız gerekiyor. Jean odaklı moda ürünleriyle gençlerin ve kendini genç hisseden herkesin hayattan daha fazla keyif almalarını sağlamayı hedefliyoruz. Hedef kitlemizle ilgili verilerin toplanması, depolanması, saklanması ve değerlendirilmesi modern pazarlama anlayışımızın da temelini oluşturuyor. Gençlere yönelik bir marka olarak teknolojiyi pazarlama alanında da tam anlamıyla kullanmayı önemli görüyor ve teknolojinin sunduğu imkanlardan sonuna kadar yararlanıyoruz.” COLIN’S Hakkında Eroğlu Grubu tarafından kurulan COLIN’S, müşterilerine sadece hazır giyim ürünleri değil; kendilerini daha iyi hissettirecek bir deneyim sunmak için çalışmakta; yenilik, moda ve kaliteyi müşterileriyle buluşturmaktadır. Jean odaklı moda ürünleriyle herkesin tarzını yansıtabileceği ve gençliğin enerjisini her an hissedebileceği koleksiyonlar sunan marka; kalite anlayışı doğrultusunda koleksiyonunda rengi, kumaşı, dikişi, dayanıklılığı ve duruşuyla sürdürülebilir ürünlere yer vermektedir. COLIN’S dünyanın 39 ülkesinde yaklaşık 600 mağazasıyla günün 24 saati hizmet vermekte ve modadaki hızlı değişimleri yakından takip ederek, tüketicinin her dönem “BİZE UYAR” diyebileceği ürünler sunmaktadır. İletişim için: Grup7 İletişim Evrim Ermaniş E-mail: eermanis@grup7.com.tr
bp istasyonlarından Castrol ürünlerini alanlara toplam 160 bin TL değerinde akaryakıt
Enerjinin öncü şirketlerinden bp ve dünyanın önde gelen motor yağı üreticilerinden Castrol’ün birlikte gerçekleştirdiği kampanya ile bp istasyonlarından Castrol EDGE, Castrol MAGNATEC ve Castrol GTX alan 111 kişi toplam 160 bin TL akaryakıt değerinde bp Club Card puanı kazanma şansına sahip olacak. bp, yenilenen hedefleri doğrultusunda tüm operasyonlarını entegre bir yapı üzerine kurma çalışmaları sonucunda dünya çapındaki ürün ve servislerini, yerel dokunuşlarla müşterilerine ulaştırıyor. Bu kapsamda dünyanın önde gelen madeni yağ markalarından Castrol ile gerçekleştirdiği kampanya, araçlarının performanslarını uzun süreler boyunca ilk günkü gibi sürdürmek için Castrol madeni yağlarına güvenen sürücülere toplamda 160 bin TL’lik akaryakıt desteği sağlıyor. 31 Aralık 2022’de sona erecek kampanya boyunca bp istasyonlarından Castrol EDGE, Castrol MAGNATEC ve Castrol GTX ürünlerinden alan 111 katılımcı, toplam 160 bin TL akaryakıt değerinde bp Club Card puanı kazanma şansına sahip oluyor. Kampanya Türkiye genelindeki tüm bp akaryakıt istasyonlarında geçerli olacak. Katılımcılar, bp istasyonlarından satın aldıkları Castrol EDGE, Castrol MAGNATEC ve Castrol GTX ürünlerinin kapaklarının içinde yer alan özgün katılım şifresini ad, soyadı, adres ve cep telefon bilgileri ile www.expressfirsati.com internet sayfasında yer alan kampanya katılım formuna girecek. Sonrasında cep telefonlarına gönderilen aktivasyon kodunu internet sayfasında belirlenen alana yazarak her şifre için hak ettikleri oranda çekiliş hakkına sahip olacak. Yapılacak çekiliş sonrasında 1 kişiye 10 bin TL, 10 kişiye 5 bin TL, 100 kişiye de bin TL, toplamda 160 bin TL değerinde, bp istasyonlarında geçerli ve sadece akaryakıt alımında kullanılabilecek bp Club Card akaryakıt puan ikramiyesi verilecek. bp Club Card akaryakıt puan ikramiyesi, talihlilerin sistemde kayıtlı bp Club Cardlarına yüklenecek ve bp istasyonlarında akaryakıt (benzin, dizel ve otogaz) alımlarında talihlilerin kartları üzerinden kullandırılacak. Saygılarımla, Hakan Akar | Medya İlişkileri UzmanıTaksim 360 – Tarlabaşı Bulvarı N:150 A Blok D:50Beyoğlu / İstanbulM: 05346035638 E: hakan.akar@iziletisim.com
Akkök Holding’in yeni İcra Kurulu Başkanı seçiyor.
Kimya, enerji ve gayrimenkul başta olmak üzere pek çok farklı sektörde faaliyet gösteren Akkök Holding’in İcra Kurulu Başkanı Ahmet Cemal Dördüncü, bayrağı 33 yıldır grup bünyesinde çeşitli görevlerde bulunan İhsan Gökşin Durusoy’a devrediyor. Durusoy hali hazırda Akkök Holding’de İcra Kurulu Üyeliği ve Akiş GYO’da Genel Müdürlük görevlerini yürütüyor. 1 Ocak 2023 itibariyle geçerli olacak bu değişim sonrası Ahmet Cemal Dördüncü Holding yönetiminde danışman olarak çalışmaya devam edecek. Kariyerine Arçelik’te Üretim Mühendisi olarak başlayan İhsan Gökşin Durusoy, 1988-1989 yıllarında İzmir Demir Çelik A.Ş.’de Mali İşler ve Bilgi İşlem Sorumlusu olarak görev aldı. 1989 yılında Akkök Grubu’na bağlı Ak-Al Tekstil Sanayii A.Ş.’de Bütçe Planlama Şefi olarak çalışmaya başlayan Durusoy, aynı şirkette sırasıyla Bütçe Planlama Müdürü ve Stratejik Planlama Direktörü olarak farklı görevlerde bulundu. Akiş GYO’da 2007 yılında Genel Müdür Yardımcısı olan Durusoy, 2009 yılından itibaren de Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür olarak görevine devam ederken, farklı Akkök Grubu Şirketleri’nde de Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Durusoy, 1985 yılında Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği bölümünü bitirdikten sonra 1987 yılında aynı bölümden yüksek lisans derecesiyle mezun oldu. İhsan Gökşin Durusoy evli ve 1 çocuk babasıdır. Saygılarımla, Hakan Akar | Medya İlişkileri UzmanıTaksim 360 – Tarlabaşı Bulvarı N:150 A Blok D:50Beyoğlu / İstanbulM: 05346035638 E: hakan.akar@iziletisim.com
“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN TEKNOLOJİ” ARAŞTIRMASININ SONUÇLARI AÇIKLANDI
Aralıksız 22 yıldır düzenlenen, bu yıl 24 Kasım 2022’de gerçekleştirilecek Bilişim Zirvesi’nin bu yılki “Dünya’yı Teknoloji Kurtaracak” teması; teknoloji uğruna kirlettiğimiz doğanın ancak teknoloji ile temizlenebileceği, doğru ve akıllı kullanımla pek çok sorunu yine teknolojinin çözeceğinin altını çiziyor. Etkinlik öncesinde M2S Araştırma Şirketi tarafından yapılan “Sürdürülebilirlik İçin Teknoloji Araştırması”, şirketlerin karar vericileri ve teknoloji liderlerinin konuya dair görüşlerini ortaya koydu. Dikkat çeken yanıtların alındığı araştırmada; katılımcılar yüzde 78,96 oranında “Dünyanın gündeminde olan sürdürülebilirlikte başarıyı yakalamada en büyük etkenin bilişim teknolojileri olacağı” konusunda hem fikir oldu. Günümüzde kamunun ve şirketlerin ana gündem maddelerinin başında “Sürdürülebilirlik” kavramı yer alıyor. Dünyanın, doğanın ve tüm canlıların geleceği için önlem almak büyük önem taşırken, çözüm yolları teknolojiyi adresliyor. Teknoloji kendi verdiği zararı azaltmak için hızla dönüşürken, doğru amaçlar için kullanılan teknolojinin insanlığa ve doğaya en faydalı araç olduğu öne sürülüyor. Toplam 309 karar verici ve teknoloji liderlerinin online ortamda görüşünün alındığı “Sürdürülebilirlik için Teknoloji Araştırması”, bugünü yansıtırken gelecek öngörüsünü de ortaya koyuyor. “Sürdürülebilirlikte en büyük etken teknoloji olacak” “Dünyanın gündeminde olan sürdürülebilirlikte başarıyı yakalamada en büyük etken bilişim teknolojileri olacak” tanımına dair görüşlerin sorulduğu araştırmada, katılımcıların yüzde 78,96’sı ‘Katılıyorum’, yüzde 14,24’ü ‘Karasızım’ derken ‘Katılmıyorum’ diyenlerin oranı yüzde 6,80’ oldu. “Günümüzde teknoloji, doğayı-dünyayı nasıl etkiliyor?” sorusu ile bugünün de sorgulandığı araştırmada; alınan yanıtlar şuan ulaşılan seviyeden çok da memnun olunmadığını ortaya koyuyor. İlgili soruya yüzde 51,46 oranında ‘Yeteri kadar faydanılmıyor’ yanıtı verilirken, yüzde 30,42 oranında ‘Zarar veriyor’, yüzde 16,83 oranında ‘Fayda sağlıyor’ cevabı alındı. ‘Etkisi yok’ diyenlerin oranı ise yüzde 1,29. “Teknolojinin doğru kullanımı, en hızlı ekolojik dengeye ve karbon emisyonuna etki edecek” Sürdürülebilirlik çatısında listelenen iyileştirme alanlarına teknolojinin hızlı etkisinin ele alındığı araştırmada; “Teknolojinin doğru kullanımı sizce en hızlı hangi alanı iyileştirecek?” sorusuna en yüksek oranda belirtilen iki yanıt ‘Ekolojik denge ve Karbon emisyonu’ oldu. Yüzde 26,21 oranında belirtilen ‘Ekolojik denge’ ve yüzde 21,68 oranında belirtilen ‘Karbon emisyonu’ yanıtını, ‘Birey güvenliği (%18,77)’, ‘Çevresel atıklar ve kirlilik (%16,83)’ takip etti. İki kişiden biri “Henüz yolun başındayız” dedi “Günümüzde tüm dünyada geliştirilen teknolojinin ‘sürdürülebilirlik’ özelinde olumlu katkısını” değerlendiren katılımcılar, süreci yüzde 50,49 oranında ‘henüz yolun başındayız’ olarak tanımladı. ‘İlerleme aşamasında’ diyenlerin oranı yüzde 43,04 iken ‘Gelişmeler oldukça iyi durumda’ diyenlerin oranı yüzde 6,47 oldu. “Yapay Zekâ” açık ara önde “Dünyayı kurtaracak teknolojinin merkezinde sizce hangi alan/alanlar yer alacak?” sorusuna yüzde 69,58 ile en yüksek oranda verilen yanıt ‘Yapay Zeka’ oldu. Ardından ‘Iot (%47,25)’, ‘Büyük veri (%44,98)’, ‘Robotik süreç otomasyonu (%44,01)’, ‘Analitik teknolojiler (% 41,42)’ ve ‘Diğer (%10,3)’ yanıtları alındı. Türkiye’nin yol haritası ne olmalı? Teknolojinin merkezinde ‘Yapay Zeka’ yer alacak görüşünün alındığı araştırmada, “Ülkemizde sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak bilişim teknolojilerinin hızlanmasında Türkiye’nin yol haritası, öncelikli eylemleri neler olmalı?” sorusuna bir önceki soruyu destekleyen nitelikte yüzde 76,05 oranında ‘Yapay zeka yatırımının artması’ cevabı alındı. Yüzde 67,31 ile ‘Milli ve yerli teknolojilere ağırlık vermek’ gerektiği belirtilirken, ‘5/6G’ye hızlı geçiş’ diyenlerin oranı yüzde 37,86 oldu. “Teknoloji üretiminde sürdürülebilirlik yeteri kadar ön planda değil” “Dünyayı kurtaracak teknolojinin üretiminde sürdürülebilirlik yeteri kadar ön planda değil” tanımına katılımcıların katılma oranları da alındı. Katılımcıların yüzde 60,19’u ‘Katılıyorum’ derken, yüzde 29,45’i ‘Kararsızım’, yüzde 10,36’sı ‘Katılmıyorum’ dedi. “Dünyaya duyarlı teknolojiler, tüketiciler tarafından artık daha çok tercih ediliyor” tanımına ise katılımcılar yüzde 43,04 oranında ‘Katılıyorum’, yüzde 34,63 ‘Kararsızım’ ve yüzde 22,33 oranında ‘katılmıyorum’ cevabını verdi. Bilişim teknolojileri alanında gelecek…
Getir ile Just Eat Takeaway.com Avrupa’da iş birliği yaptı
Getir, dünyanın önde gelen yemek teslimatı şirketi Just Eat Takeaway.com ile Avrupa’da iş birliğine gitti. Bu iş birliği ile Getir ürün portföyünün tamamı Just Eat Takeaway.com çatısı altındaki uygulamalara entegre olacak. Gelecek hafta Almanya’da başlayacak uygulama, önümüzdeki haftalarda İngiltere, İspanya, İtalya ve Fransa operasyonlarını da kapsayacak. Dünyada bir ilki Türkiye’de başlatarak, dakikalar içerisinde market ürünlerini kullanıcılarla buluşturan Getir, dünyanın önde gelen yemek teslimatı girişimlerinden Just Eat Takeaway.com ile Avrupa çapında bir iş birliğine imza attı. Bu kapsamda, Getir’in ürün portföyünün tamamı Just Eat Takeaway.com kapsamındaki uygulamalara entegre edilecek ve Getir ürünlerini sipariş eden tüketicilerin teslimatı Getir kuryeleri tarafından yapılacak. Gelecek hafta Almanya’da başlayacak iş birliği ile, Getir’in yaklaşık 2.000 ürünü, Just Eat Takeaway.com’un Almanya’daki cep telefonu uygulamasında ve internet sitesinde satışa sunulacak. Önümüzdeki haftalarda ise İngiltere’de, İspanya’da, İtalya’da ve Fransa’da da hayata geçecek. “Dakikalar içinde market ürünleri teslimatının öncüsü olarak, Avrupa’da önemli bir pazar konumuna sahip Just Eat Takeaway.com gibi güçlü bir iş ortağı ile çalışacağımız için mutluyuz,” açıklamasını yapan Getir Avrupa Bölge Genel Müdürü Turancan Salur, “İki güçlü uluslararası markanın iş birliği her iki taraf için de birçok fırsat sunuyor: Just Eat Takeaway.com müşterileri çok daha geniş bir ürün yelpazesinden seçim yapma imkanına kavuşacak. Getir de daha büyük bir tüketici tabanına erişerek, Avrupa çapındaki büyümesini sürdürecek” dedi. Avrupa’nın market sektöründeki ilk decacorn’u Getir, bugün itibarıyla üç kıtada, 9 ülkede kullanıcılarına hizmet veriyor. Geçen yıl ocak ayında İngiltere ile başladığı yurt dışı faaliyetlerine kısa sürede Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Hollanda ve Portekiz’i de ekledi. Geçtiğimiz yıl kasım ayında ABD pazarına giriş yapan Getir, şu anda Türkiye’nin 81 iline ek olarak yurt dışında 48 şehirde faaliyetlerini sürdürüyor. Aytunç Akın | İletişim Uzman Yardımcısı Taksim 360 – Tarlabaşı Bulvarı N:150 A Blok D:50 Beyoğlu / İstanbul M:0538 089 08 85 E: aytunc.akin@iziletisim.com
Aytemiz Genel Müdürü Ahmet Eke oldu
Akaryakıt sektöründe 22 yıllık deneyime sahip olan ve Aytemiz’in kuruluş aşamasından 2020 yılına kadar Genel Müdür olarak, ardından yönetim kurulu üyesi olarak şirkette görev yapan Ahmet Eke, Aytemiz Akaryakıt Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü görevine getirildi. Akaryakıt sektörünün önde gelen markalarından Aytemiz Akaryakıt Dağıtım A.Ş.’de yeni Genel Müdür Ahmet Eke oldu. Akaryakıt sektöründe 22 yıllık deneyime sahip olan Ahmet Eke, 2001 yılında Aytemiz’de Mali Koordinatör olarak göreve başladı. Ardından Genel Müdür Yardımcısı olan Eke, 1,5 yıl Lukoil’de çalıştıktan sonra 2010 yılında Aytemiz Genel Müdürü oldu. 2020 yılından itibaren Yönetim Kurulu üyesi olarak şirkette görevini sürdüren Ahmet Eke, Aytemiz-Doğan ortaklığının oluşturulması süreci de dahil olmak üzere şirketin ve markanın büyümesi yolundaki tüm aşamalarda değerli katkılarda bulundu. Ahmet Eke, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Ekonomi bölümü mezunudur. Aytemiz Hakkında: 1963 yılında kurulduğundan bu yana faaliyetlerini aralıksız sürdüren ve 2009 yılında adını Aytemiz Akaryakıt Dağıtım A.Ş. değiştiren Aytemiz, 570’ten fazla istasyonu ile Türkiye çapında faaliyet göstermektedir. Aytemiz, Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin belirlendiği Fortune 500 2021 listesinde 56’ncı sırada, Brand Finance’in 2022 yılı “Türkiye’nin En Değerli Markaları” araştırmasında ise sektörün en değerli 3’üncü markası olarak yer almaktadır.
Büyük onur ; Omsan Logistics’e iki ödül birden aldı.
Omsan Logistics, bu yıl 13’üncüsü düzenlenen ve lojistik sektörününen prestijli ödülleri arasında yer alan Atlas Lojistik Ödülleri’nde intermodal hizmetleri ve kurduğu yeşil lojistik hatları ile etkinliğin en önemli ödülü olan Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü. Omsan Logistics Uluslararası Deniz Taşıması Firmaları kategorisinde de ödül alan firmalar arasında yer aldı. Türkiye’de lojistik sektörü medyası ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle 13 yıldır verilen Atlas Lojistik Ödülleri bu yılki sahiplerini buldu. OYAK Grubu Şirketlerinden Omsan Logistics, geçtiğimiz eylül ayında, Avrupa’nın güçlü taşımacılık firmalarından Metrans ile Türkiye ve Slovakya arasında kurduğu ortak ithalat – ihracat hattı projesiyle etkinliğin en önemli ödülü olan Jüri Özel Ödülü’ne layık görülürken, Uluslararası Deniz Taşıması Firmaları Ödülü’nün de sahibi oldu. Omsan Logistics entegre, çevreci ve müşteri odaklı lojistik hizmetler sunmayı sürdürürken, yurt içi ve yurt dışında karayolu, denizyolu, havayolu, demiryolu taşımacılığı, serbest ve gümrüklü depo yönetimi, mikro dağıtım, proje taşımacılığı, ev ve ofis lojistiği, gümrükleme ve sigorta hizmetleri gibi birçok hizmeti müşterileriyle buluşturuyor. Omsan Logistics Hakkında OYAK Grubu Şirketleri bünyesinde yer alan Omsan Logistics, 45 yıla yakın tecrübesiyle entegre, çevreci ve müşteri odaklı lojistik hizmetler sunuyor, insan odaklı dijitalleşme süreçlerini büyüme stratejisinin merkezine koyuyor. Sektördeki köklü yapısını bu strateji ile birleştirerek global bir şirket olma vizyonu ile emin adımlarla ilerliyor. Karayolu, denizyolu, havayolu, demiryolu taşımacılığı, depolama ve dağıtım hizmetleri ve bu faaliyetlerin kombinasyonu ile multimodal hizmetler sunuyor. Yurt dışında Fransa, Romanya ve Fas’ta bulunan şirketleri, Türkiye’de Marmara, Akdeniz, Ege, İç Anadolu ve Karadeniz Bölge Müdürlükleri ve farklı hizmet alanlarına göre yatırım yaptığı uzman insan kaynağıyla geniş bir coğrafyaya yayılarak global bir oyuncu olmak için yenilikçi uygulamaları hayata geçiriyor. ;
ÜRETİM SÜREÇLERİNDE VERİYE DAYALI HİZMETLERİ KULLANMAK İÇİN 5 NEDEN: Atlas Copco Endüstriyel Teknik, verinin önemine dikkat çekiyor
Büyük veri, nesnelerin interneti, bulut teknolojisi ve artırılmış gerçeklik gibi günümüz dünyasında en çok konuşulan teknolojilerin bir araya getirilme yöntemi, akıllı fabrikaların hayata geçirilmesini sağlıyor. Gelişen otomasyon teknolojisinin sonucu olan akıllı fabrikalarda tüm üretim sürecinde insandan kaynaklı problemlerin ortadan kaldırılması ve üretimin sürekliliğinin sağlanması için de “veri” büyük önem taşıyor. Atlas Copco Endüstriyel Teknik, veriye dayalı hizmetlerin önemine dikkat çekiyor ve üretim süreçlerinin sürekli ve sürdürülebilir optimizasyonunu sağlamada veriye dayalı hizmetleri kullanmanın önemini 5 temel neden ile sunuyor. Değerlendirmenize sunar, iyi bir hafta dilerim Saygılarımla VERİYE DAYALI HİZMETLERİ KULLANMAK İÇİN 5 NEDEN Endüstriye yüksek kaliteli endüstriyel elektrikli aletler, kalite güvence ürünleri, montaj çözümlerinin yanı sıra yazılım ve hizmet sunan Atlas Copco Endüstriyel Teknik, veriye dayalı hizmetlerin önemine dikkat çekiyor. Atlas Copco endüstriye, üretim süreçlerinin sürekli ve sürdürülebilir optimizasyonunu sağlamada veriye dayalı hizmetleri kullanmanın önemini 5 temel neden ile sunuyor. Büyük veri, nesnelerin interneti, bulut teknolojisi, artırılmış gerçeklik gibi günümüz dünyasında en çok konuşulan teknolojilerin bir araya getirilme yöntemi, akıllı fabrikaların hayata geçirilmesini sağlıyor. Gelişen otomasyon teknolojisinin sonucu olan akıllı fabrikalarda tüm üretim sürecinde insandan kaynaklı problemlerin ortadan kaldırılması ve üretimin sürekliliğinin sağlanması için de “veri” büyük önem taşıyor. Verinin etkin kullanımı verimliliğin ve kalite iyileştirmelerinin yolunu açıyor Günümüzde tüm cihazlar mümkün olduğunca fazla veri toplamayı hedeflese de verilerin yalnızca çok küçük bir kısmı ek değer oluşturmak için kullanılıyor. Üretim verileri; verimlilik kazanımları ve kalite iyileştirmeleri sağlama konusunda büyük bir potansiyel taşırken bu verilerin değer yaratacak şekilde kullanılabilmesi işletme maliyetlerini olumlu yönde etkiliyor. Atlas Copco Endüstriyel Teknik, üretim proseslerinin sürekli ve sürdürülebilir optimizasyonunu sağlamak adına endüstriye, veriye dayalı hizmetleri kullanmaları için 5 temel neden sunuyor. Veriye dayalı hizmetlerin kullanılması için 5 neden Şirketlerin veriye dayalı sisteme geçmesi için ilk sebep, bu sistemlerin gerçekçi hedefler belirlemeye yardımcı olmasıdır. Elde edilen bilgiler, hedefleri tanımlamaya ve onlara ulaşmak için stratejiler geliştirmeye olanak sağlar. Verilere güvenerek ulaşılabilir hedefler belirlenebilir ve doğru bilgiler sayesinde bunları uzun vadede uyarlayıp optimize edecek bilgiye sahip olunabilir. Buna “veriye dayalı kararlar” denir. Veriye dayalı bilgiler, karar alma süreçlerinin temelidir. Verilerden sağlanan analizleri uzman bilgisiyle birleştirmek, doğru karar alma süreçlerini güçlendirerek işletmelerin iş hedeflerine ulaşmasına yardımcı olur. Veriye dayalı servisler, ilk günden itibaren işletmelerin üretim kalitesinin takip edilmesine yardımcı olur. Veriye dayalı servislerden yararlanıldığında hat mühendisleri, kalite mühendisleri ve ekip liderleri sorunlar ortaya çıktıkça sürekli bilgilendirilir. Bu bilgi hızı, ekibinizin daha iyi seçimler yapmasına ve sorunları çalışma süresinde kayıp yaşamadan çözüm üretilmesini sağlar. Kullanılacak servisler, üretimde kayıplar yaşanmadan çözümler üretilmesine, ekibinizin daha iyi kararlar alarak hızlı aksiyon almasına olanak sağlar. Veriye dayalı servis çözümleri, operatör eğitimi veya proses optimizasyonu gibi üretimi iyileştirecek gerçek zamanlı bilgiler ve öneriler sağlar. Şirketteki herkes, verilerin sağladığı gerçek zamanlı bilgiler sayesinde yeni fikirler üretme olanağına sahiptir. Veriye dayalı hizmetler, işletmeye işle ilgili stresi azaltma konusunda yardımcı olur. Bu stres, genellikle gerçekçi olmayan hedeflere ulaşmaya çalışmaktan, beklenmeyen kalite sorunlarını düzeltmekten ve performansı nasıl artıracağınızı bilmemenin yarattığı hayal kırıklığından kaynaklanan baskıdan oluşur. Zaman içinde sistemde sunulan veri eğilimlerini takip eden yöneticiler; bireysel performansı izleyip değerlendirebilir, üretimdeki riskli alanları tespit edebilir ve sorunları çözmek için girişimler başlatabilir. Çağla Şenyürek Medya Direktörü +90 0535 332 25 04 +90 216 381 10 67 Burgazada Mah. Çınarlık Sok. No:6 Burgazadası / Adalar / İstanbul
Yapı Fuarı- Turkeybuild İstanbul %50 devlet desteği aldı.
17-20 Nisan 2024 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde bu yıl 46’ncısı gerçekleşecek olan Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul Balkanlar, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleri, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’yı kapsayan bölgedeki en büyük, dünyada ise beş büyük yapı fuarından biri olma özelliğini taşıyor.Fuar hem yerel hem de yabancı katılımcıları bir araya getiren önemli bir platform görevi görüyor. Ziyaretçilerini cezbeden fuar, yeni iş birliklerinin kurulmasında da büyük rol oynuyor. İtalya, Rusya, Avusturya, Almanya ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden 319 katılımcıyı ağırlayacak olan fuar bu yıl %50 devlet teşviği ile destekleniyor. Bölgedeki en etkili iş platformu olmasının yanı sıra, Türk yapı sektörünün en uzun süredir düzenlenen fuarı olma niteliğini de taşıyan Turkeybuild İstanbul, 60’tan fazla ülkeden 400’ün üzerinde VIP satın almacıya da ev sahipliği yapacak. Fuara aynı zamanda bu sene 10.000’den fazla profesyonel alıcı bekleniyor. İKSD İş birliğiyle Yapı Fuarı-Turkeybuild İstanbul 2024’te Özel İskele-Kalıp Salonu! İKSD ve ICA Build Fuarcılık A.Ş. iş birliğiyle, bu yılki Yapı Fuarı-Turkeybuild İstanbul 2024 fuarında İskele Kalıp firmalarına özel bir salon oluşturuluyor.ICA Build Fuarcılık A.Ş. ve İKSD arasında yapılan bu iş birliği anlaşması ile fuara katılan firmaların daha fazla etkileşim yaratması amaçlanıyor. İskele-Kalıp Sanayicileri Derneği üye firmalarının da yer alacağı bu özel salon ile katılımcılar ürünlerini sergileme ve yeni iş bağlantıları kurma fırsatı bulacak. Yapı Fuarı Direktörü Banu Keskin, “46. yılı deviren Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul’a yabancı katılımcı, alıcı ve ziyaretçi ilgisinin katlanarak devam ettiğini özellikle belirtmek isterim. Stant satışlarının daha şimdiden %90’ı tamamlandı. Yoğun talebin devam etmesiyle birlikte bir salon daha açma imkânımız olabilir. Ekonominin canlılığını koruması, iş birliklerin sürdürülebilirliği için fuarlar kritik başarı faktörü. Bu durumu desteklemek adına oldukça verimli ve yol gösterici bir etkinlik programı hazırladık. Sektör önderleri tecrübeleriyle yeni fırsatları, sektörün gittiği yönü anlatırken, girişimcilerimiz yapı sektörünün geleceğine dair yeni iş modellerini, ürünlerini ve fikirlerini bizlere sunacak. Fuara katılımı teşvik etmek ve sektörümüzün daha da güçlenmesini sağlayan %50 devlet teşviği sektöre olan desteğin bir göstergesidir ve katılımcılara ekonomik açıdan önemli avantajlar sunmaktadır. Bu teşvik, sektörümüzün sürdürülebilir büyümesine katkıda bulunacak ve Türkiye’nin yapı alanındaki güçlü kaslarını daha da güçlendirecektir. Bu önemli teşviği değerlendirerek sektördeki yenilikçi projelere katkıda bulunmak isteyen tüm katılımcıları fuarımıza bekliyoruz. Sektörün girişimcilerle bir araya gelerek daha yenilikçi, çözüm odaklı ve verimli sonuçlar elde edebilmesi, Türkiye’nin yapı alanındaki güçlü kaslarının daha da güçlenmesi adına oldukça önemli.ICA Build Fuarcılık A.Ş. olarak inşaat sektöründeki deneyimimiz ve bilgi birikimimiz ile sektörün öncülerine bu yıl yeni fırsatlar sunmak istiyoruz. 46. yılına giren Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul’ da aynı zamanda İKSD ile yapmış olduğumuz iş birliğinin de diğer ilgili sektörler içinde örnek olacağı inancındayız. Sektöre değer katmaya ve birlikte daha başarılı projelere imza atmaya kararlıyız.” FUAR ZİYARETCİ OLMAK İÇİN TIKLAYIN :)) kaynak : ISTANBUL YAPI FUARI
BAŞKAN YILMAZ: “KADINLARLA YENİ BİR ÜRETİM HİKAYESİ YAZACAĞIZ”
Silivri Belediyesinin Avrupa Birliği Erasmus Projeleri kapsamında yürütmüş olduğu “Tarım Kooperatiflerinde Kadının Güçlendirilmesi” projesinin kapanış toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Başkan Yılmaz, “Silivri’de kadınlar üretiyor anlayışımızın bir gereği olarak, kalıcı ve köklü çözümler geliştirebilmek amacıyla, kooperatifçiliğin yaygınlaşmasını hedefleyerek birçok çalışma yaptık” dedi. Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz’ın “Kadın varsa üretim var, üretim varsa hayat var” vizyonu doğrultusundaki çalışmaları sürüyor. Silivri Belediyesi, geliştirdiği projelerle ilçede yaşayan kadınları üretime teşvik etmeye devam ediyor. Avrupa Birliği Erasmus Projeleri kapsamında 134.324 euro hibe almayı hak ettiği, 2021-1-TR01-KA220-ADU-000029357 numaralı “Tarım Kooperatiflerinde Kadının Güçlendirilmesi” (Women Emprowerment In Agricultural Cooperatives) projesinin kapanış toplantısı, Silivri Eser Diamond Otel’de yapıldı. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülen Özdemir’in hitaplarıyla başlayan program, Silivri Belediyesinin tarım alanındaki hizmetleri ve Tarımsal Hizmetler Müdürlüğünün kooperatifçilikle ilgili video gösterileriyle devam etti. Toplantı kapsamında Silivri Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü Ziraat Yüksek Mühendisi Aslı Uçman, proje faaliyetine ilişkin sunum yaptı. Ardından Mimi Yenilebilir Çiçek Çiftçiliği Kurucusu Nesrin Demirer ve Grandma Akören Çiftçiliği Yetkilisi Özgün Akbayır tarafından konuşmalar gerçekleştirildi. ÖZDEMİR: “SİLİVRİ’NİN KADINLARI ÇOK ŞANLI” Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülen Özdemir, “Öncelikle bu projeye, tarıma ve kadınlara verdiği desteklerden dolayı Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz’a çok teşekkür ederim. Silivri’nin kadınlarının çok şanslı olduğunu belirtmek istiyorum. Buradaki yöneticiler Silivri’deki kadınlar için gayretle çalışıyor. Bizlerin görevi öğrenci yetiştirmek ve meslek edindirmek olsa da diğer bir görevimiz de halkımıza bilgiyi aktarabilmektir. Bu nedenle böyle bir projenin parçası olmak bizleri son derecek mutlu etti” dedi. ERTUĞRUL: “SİLİVRİ CİDDİ BİR TARIM VE HAYVANCILIK KENTİDİR” Özdemir’in ardından konuşan Silivri İlçe Tarım Müdürü Nuri Ertuğrul, “Silivri İlçe Tarım Müdürlüğü’müzde 2.200 adet kadın çiftçimiz ve 2.000’e yakın hayvansal işletmemiz kayıtlıdır. Silivri bu anlamda 60.000’e yakın hayvan varlığı ve 400.000 dönümlük arazisiyle ciddi bir tarım ve hayvancılık kentidir. Silivri, tarım ve hayvancılık adını önümüzdeki yıllara da taşıyacaktır diye düşünüyoruz. Silivri’ye Tarım ve Orman Bakanlığı olarak yıllık 130 milyon TL’ye yakın destek vermekteyiz. Silivri Belediyesi de bizim en büyük çiftçilerimizden biridir. 4.000 dönüme tarımsal alan işletmektedir. Bu durum Türkiye içinde üreticilik anlamında büyük bir rakamdır. Silivri Belediyesi ile ortaklaşa birçok projelerimiz devam ediyor. Belediyemiz son 2 yıldır hayvancılarımızın aşılarını ücretsiz bir şekilde karşılıyor. Tarım ve hayvancılık konularındaki desteklerinden dolayı Başkanımız Volkan Yılmaz’a çok teşekkür ederim. Kadınlarımızın başımızın üstünde yeri vardır diyor ve programımızın hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu. BAŞKAN YILMAZ: “KADINLARIN GÜÇLENMESİNDE KOOPERATİFLERİN ÖNEMLİ ROLÜ VARDIR” Toplantıda bir konuşma yapan Silivri Belediye Başkanı Volkan Yılmaz, “Avrupa Birliği Erasmus Projemiz olan Tarım Kooperatiflerinde Kadının Güçlendirilmesi Projesinin kapanış toplantısında sizlerle bir arada olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Hayatın bütün yükünü omuzlamış ve bu yükle beraber dimdik yürüyen, cesaretiyle şanlı tarihimize damga vuran, günümüzün Nene Hatun’larına, Kara Fatma’larına, Şerife Bacı’larına, vatan, millet ve bayrak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan kadınlarımıza, en kalbi duygularla sevgilerimi iletiyorum. Günümüz, kadınların ekonomi ve kalkınmaya yön veren aktörleri olduğu bir sürece sahne oluyor. Kadınlar artık yalnızca anne ve çalışan değil, girişimciler olarak da karşımıza çıkıyor. İş dünyasında ve siyasette kadınları karar mekanizmalarında görüyoruz. Bu durumun tüm çevremize sirayet eden olumlu etkilerini tecrübe ediyoruz. Çağımızda güçlü bir ülkenin üç bileşeni vardır; güçlü kadın, güçlü aile ve güçlü toplumdur. Dolayısıyla, kadınları girişimci olmaya cesaretlendirmek ve imkân sağlamak, kalkınmada hızla yol almak demektir. Kadınların güçlendirilmesinde, kooperatiflerin…





























