TEMMUZ 2025 KAPASİTE KULLANIM ORANI

TTEMMUZ 2025 KAPASİTE KULLANIM ORANITürkiye imalat sanayisinin kalp atışını ölçen en önemli göstergelerden biri olan kapasite kullanım oranı (KKO), temmuz ayında da aşağı yönlü seyrini sürdürerek, reel sektörde temkinli duruşun güçlendiğini gösterdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı verilere göre, mevsimsel etkilerden arındırılmamış KKO, Temmuz’da bir önceki aya göre 0,4 puan gerileyerek %74,2 seviyesine indi. Mevsimsel etkilerden arındırılmış KKO ise 0,3 puanlık düşüşle %74,1 olarak kaydedildi.Bu veriler, üretim hatlarının yaklaşık dörtte birinin hâlen boş kaldığını, yani firmaların “tam kapasite” yerine “kısmen kapasiteyle, talepten emin olmadan ve riskleri minimize ederek çalıştığını ortaya koyuyor.Geçmişten Günümüze Seyir: 2024 ve 2025 KarşılaştırmasıSon iki yılın verileri daha geniş bir perspektiften incelendiğinde tablo daha çarpıcı hâle geliyor:Ay 2024 2025Ocak 76,2 74,6Şubat 76,4 74,5Mart 76,2 74,4Nisan 76,7 74,3Mayıs 76,3 75,0Haziran 76,3 74,6Temmuz75,9 74,22024 yılında KKO, dalgalanmakla birlikte %76 bandında güçlü bir şekilde tutunurken, 2025’in ilk aylarından itibaren bu seviye kademeli olarak geriledi ve temmuz ayında son 19 ayın en düşük noktası olan %74,2’ye indi.Bu tablo, firmaların 2025 yılına daha zayıf bir talep ve daha yüksek belirsizlik ortamında girdiğini ve üretim planlarını daha ihtiyatlı şekilde yaptığını gösteriyor.Sektör Bazında Görünüm: Kim Daha Fazla Fren Yaptı?KKO verileri toplam ortalamayı verse de asıl hikâye sektörlerin detayında saklı:*Otomotiv ve yan sanayi: Avrupa pazarındaki yavaşlama ve artan maliyet baskısı nedeniyle siparişlerde duraksama, bazı fabrikaların vardiya azaltmasına yol açtı.*Tekstil ve hazır giyim: Hem iç piyasada alım gücü düşüşü hem de ihracatta siparişlerdeki azalma, kapasite kullanımında gerilemeyi tetikledi.*Kimya ve plastik: Hammadde fiyatlarındaki dalgalanma ve enerji maliyetlerinin yüksek seyretmesi, firmaları üretim kısıntısına itti.*Makine ve teçhizat: Kısmen daha dirençli kaldı; özellikle yatırım mallarına olan talebin zayıf da olsa sürmesi sayesinde kapasite kullanımında daha sınırlı düşüş görüldü.Bu tablo, özellikle ihracat bağımlı ve enerji-yoğun sektörlerin 2025’in ilk yarısında daha kırılgan olduğunu ortaya koyuyor.Düşüşün Arkasında Ne Var?Kapasite kullanım oranındaki düşüş tek başına bir mevsimsel dalgalanma değil; ardında pek çok faktör var:*İç talepteki soğuma: Yüksek enflasyon ve kredi maliyetleri, tüketicilerin dayanıklı mal ve otomobil gibi yüksek tutarlı harcamalarını ertelemesine yol açtı.*Dış pazarda zayıflık: Avrupa başta olmak üzere ana ihracat pazarlarındaki ekonomik büyümenin yavaşlaması, sipariş akışını zayıflattı.*Maliyet baskısı: Enerji, işçilik ve hammadde maliyetlerinin hâlen yüksek seyretmesi, firmaları “daha az kapasiteyle, daha seçici üretim” modeline itti.*Belirsizlik: Kur oynaklığı, küresel ticaretteki riskler ve iç siyasetteki beklentiler, firmaların yeni yatırımlarını ve üretim artışı planlarını frenlemesine neden oldu.Dünya ile Karşılaştırma: Türkiye Nerede Duruyor?Türkiye’de kapasite kullanım oranı Temmuz itibarıyla %74,2 seviyesindeyken, Euro Bölgesi’nde son açıklanan veriler %80 civarında. Almanya ve İtalya gibi sanayi devlerinde de 2025’in ilk yarısında hafif düşüş görülse de oran hâlen Türkiye’nin 5-6 puan üzerinde.Bu fark; daha yüksek teknoloji ve katma değerli üretimin, istihdam ve yatırımda devam eden istikrarın, sanayinin kapasitesini daha verimli kullanmasını sağladığını gösteriyor.Geleceğe Bakış: Temkinli İyimserlikPeki, yılın kalanında ne bekleniyor?*İç talepte toparlanma ihtimali: Turizm gelirlerinin artışı ve yaz sonu harcamaları, yılın son çeyreğinde üretime destek verebilir.*İhracatta yeni pazarlar: Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya ülkelerine açılma girişimleri, kapasitenin daha etkin kullanılmasına katkı sağlayabilir.*Yatırım ortamı: Kur ve faiz beklentilerindeki istikrar, ertelenen yatırımların devreye alınmasını hızlandırabilir.*Teknoloji ve verimlilik yatırımları: Dijitalleşme ve enerji verimliliği projeleri, özellikle büyük ölçekli firmalarda üretim kapasitesini daha etkin hâle getirebilir.Ancak tüm bu olumlu senaryoların gerçekleşmesi, küresel ekonomide ciddi bir şok yaşanmaması ve iç piyasada enflasyonist baskıların kontrol altında tutulmasına bağlı olacak.Sonuç: Yavaşlayan Çarklar, Bekleyen FırsatlarTemmuz 2025 verileri, Türkiye imalat…

DUBAİ, VERGİSİZ YATIRIM CENNETİ OLMA YOLUNDA İLERLİYOR

Vergisiz yatırım imkânları ve yüksek kira getirileriyle dikkat çeken Dubai, 2024 yılında yüzde 17’lik fiyat artışıyla yatırımcıların gözdesi oldu. Türkiye’den de birçok şirket bölgeye yöneliyor. Dünyanın dört bir yanından yatırımcıları kendine çeken Dubai, vergi politikasıyla adeta yeni bir yatırım modeli sunuyor. Bireysel yatırımcılar ve şirketler için hayati önem taşıyan vergi yükünü ortadan kaldıran Dubai Emirliği, gelir vergisi, kira vergisi ve değer artış kazancı vergisi almıyor. Yalnızca tapu işlemlerinde yüzde 4’lük bir işlem bedeli alınması, şehri yatırım açısından daha da cazip kılıyor. Her gün en az iki yeni gayrimenkul projesinin lansmanının yapıldığı şehirde, halihazırda satışta olan proje sayısı 4.500’ü buluyor. Bu projelerle beraber Dubai, çölün ortasında yükselen bir yatırım üssüne dönüştü. Projeler Her Bütçeye Hitap Ediyor Dubai’de geliştirilen projelerde fiyatlar 160-200 bin dolardan başlarken, bazı ultra lüks konutlar 100 milyon doları aşıyor. Satılan her 100 konuttan 55’inin, halen devam eden projelerden oluştuğu belirtiliyor. Bu durum, yatırımcıların proje aşamasındaki gayrimenkullere olan yüksek ilgisini gösteriyor. Türk Yatırımcılar Dubai’yi Radarına Aldı Türkiye’den de birçok şirket Dubai’de yatırım fırsatlarını değerlendirmeye başladı. Dubai’de iki proje ofisi açan gayrimenkul yatırım uzmanı Parcell Estates’in kurucusu Özden Çimen, bölgedeki yükselen talebi şöyle değerlendiriyor: “Dubai’de gayrimenkul fiyatları 2024 yılında dolar bazında ortalama yüzde 17 arttı. Projeden alan yatırımcılar yüzde 40 peşinatla ödeme yapıp kalanı taksitlendirerek sahip olabiliyor. Kira getirileri oldukça tatmin edici. Yatırımın geri dönüş süresi 8-12 yıl arasında. Açıkçası bizi bile şaşırtan bir yatırımcı ilgisiyle karşı karşıyayız.” Yatırımcı Akını Sürüyor Dubai’nin yatırımcılara sunduğu düşük riskli ve yüksek getirili fırsatlar, sadece Ortadoğu’dan değil, Avrupa ve Asya’dan da yoğun ilgi görmesini sağlıyor. Şehir, yalnızca gayrimenkul yatırımlarıyla değil, aynı zamanda şirket kuruluşları açısından da cazip hale geldi. Kurumlar için vergi avantajı sunması, Dubai’yi uluslararası bir iş ve yatırım merkezine dönüştürdü.

İşletmelerin dijital dönüşümünde Karel IPX dönemi Karel IPX Santral ile Yeni Nesil İletişim Deneyimi

Küçük ve orta ölçekli işletmeler için dijital dönüşüm, artık bir tercih değil, rekabette ayakta kalmanın ve büyümenin vazgeçilmez bir yolu haline geldi. Özellikle birden fazla şubeye veya saha ekiplerine sahip işletmeler için dijitalleşme, operasyonel verimlilikten müşteri memnuniyetine kadar birçok alanda fark yaratıyor. Karel’in yeni IPX Santral çözümü, farklı konumlardaki ekiplerin tek bir sistem üzerinden kesintisiz iletişim kurmasını sağlayan, farklı telefonlarla uyumlu, bulut yönetim sistemi üzerinden erişilebilen donanım tabanlı bir IP iletişim sistemi olarak tüm bu ihtiyaçlara yanıt veriyor. Özellikle çok şubeli yapıya sahip işletmeler için dijitalleşme, süreçlerin merkezileştirilmesi, kaynakların etkin kullanımı ve karar alma mekanizmalarının veri odaklı hale gelmesi açısından kritik rol oynuyor. Dijital altyapılar sayesinde müşteri ilişkileri, satış operasyonları ve hizmet yönetimi çok daha entegre, ölçeklenebilir ve esnek bir yapıya kavuşurken işletmeler hem mevcut pazar koşullarına uyum sağlama hem de geleceğe yönelik stratejik avantaj elde etme imkânına kavuşuyor. Bugün birçok işletme, farklı şubelerde çalışan veya sahada çalışan ekiplerle, fiziksel sınırları aşan bir iş modeli kuruyor. Bu yeni düzende, her yerden erişilebilen ve maliyet avantajlı iletişim altyapıları da önem kazanıyor. Dijital dönüşümün yeni adresi Karel IPX Türkiye’nin öncü teknoloji şirketlerinden Karel’in yeni IPX Santral ürünü, bu ihtiyaçlara yanıt olarak geliştirildi. Karel, daha önce de bulut tabanlı ve entegre müşteri ilişkileri yönetimi çözümü Karel CRM ile KOBİ’lerin dijitalleşme yolculuğuna güçlü katkılar sunmuştu. IPX ile bu katkıyı bir adım daha ileri taşıyan Karel, Türkiye’de kurumsal haberleşme trafiğinin yüzde 50’sini yönetmeye devam ediyor. “İşletmelerimiz için dijital dönüşüm ekosistemini büyütmeye devam edeceğiz” Karel IPX hakkında açıklamalarda bulunan Karel İletişim Teknolojileri Grup Başkanı Burak Yağcıoğlu, “İşletmelerimiz için dijital dönüşüm sürecinin ilk büyük adımını, donanım veya yazılım kurulumu gerektirmeyen, bulut altyapılı iletişim çözümümüz Karel Connect ile atmıştık. Ardından bulut tabanlı ve entegre müşteri ilişkileri yönetimi çözümü Karel CRM ile KOBİ’lerin dijitalleşme yolculuğuna güçlü katkılar sunmaya başladık. Şimdi Karel IPX ile bu katkımızı bir adım daha ileri taşıyoruz. Bu ürünlerimizle birlikte santral ve bulut çözümlerimiz arasında uçtan uca entegrasyon sağlayarak, KOBİ’lerin dijital dönüşümünü 360 derece destekleyebilen, bütüncül bir ekosistem oluşturduk. Önümüzdeki dönemde yeni modül ve entegrasyonlarla bu ekosistemi daha da büyüteceğimize inanıyorum. Karel olarak, iletişim teknolojilerindeki liderliğimizi, işletmelere daha fazla verimlilik ve maliyet avantajı sağlayacak çözümlerle sürdürmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Farklı sektörler, tek çözüm Karel IPX, medikal klinikler ve sağlık turizmi, hukuk büroları, restoran ve kafeler, turizm acenteleri, oteller, kamu kurumları, otomotiv bayileri gibi küçük ve orta ölçekli tüm işletmelerin iletişim giderlerini minimuma indirerek tasarruf ve yüksek verimlilik sağlıyor. Karel’in diğer iletişim çözümleriyle de entegre olabilen sistem, bunun yanında markalara ait IP telefonlarla sorunsuz çalışıyor. Otomatik kurulum desteği sayesinde cihazların hızlı ve zahmetsiz şekilde yapılandırılmasını sağlıyor. Remote Access Service (RAS) özelliği sayesinde kullanıcılar sisteme, bulunduğu her yerden güvenli şekilde bağlanabiliyor. TLS/SRTP protokolleriyle şifrelenen iletişim trafiği, işletmelere güvenli bir bağlantı altyapısı sağlıyor. Bunun yanı sıra sistem yöneticileri, FQDN üzerinden santrale her yerden erişebiliyor. Böylece ekipler coğrafi olarak farklı noktalarda çalışsa bile, iletişim altyapısı tek merkezden yönetilebiliyor. Farklı şube veya sahadaki ekipler için kesintisiz iletişim  Dahili konferans özelliği sayesinde harici bir yazılım veya ek lisans gerekmeden aynı anda 15 katılımcıya kadar sesli veya görüntülü görüşme yapılmasına olanak tanıyan Karel IPX’in sunduğu temel avantajlardan biri de farklı cihazlar ve konumlar üzerinden sisteme erişim imkânı tanıması. Cihazın mobil uygulama desteği sayesinde kullanıcılar, ofis dışında bulunsalar bile şirket içi iletişime kesintisiz şekilde dahil olabiliyor. iOS ve…

EGSD-EİB İzmir ve sektör için işbirliği yapacak Fuarların Başarısı için EGSD-EİB el ele verecek  

Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) ile Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) başta fuar katılımlarının artırılması olmak üzere tekstil ve hazır giyim sektöründe proje ve işbirliği imkanlarını daha da geliştirecek. EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya, Başkan Yardımcıları Okay Şimşek ve Zeynep Tecellioğlu San, Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Tahir Özdemir ile birlikte EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi ve EİB Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş’ı ziyaret etti. Fuarlar için birlikte hareket edecekler Hazır giyim ve tekstil sektöründeki son gelişmelerin ele alındığı ziyarette, EİB ve EGSD’nin işbirliği imkanlarını daha da artırarak, ortak projelerde daha çok bir arada yer alması fikri benimsendi. EGSD organizasyonunda gerçekleşen IF Wedding Fashion İzmir Gelinlik Damatlık ve Abiye Giyim Fuarı ile Fashion Prime ve Fashion Tech İzmir Fuarlarını yurt içi ve yurtdışından katılımın artırılması için birlikte çalışma kararı alınırken, yurtdışı fuarları içinde birlikte hareket edilmesi kararı verildi.  Ortak projelerle sektöre ve İzmir’e daha çok katkı  Ziyarette konuşan EGSD Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akçakaya, Ege İhracatçı Birlikleri Üyesi önde gelen firmaların da   derneklerinin üyesi olduğuna dikkat çekerek, EİB ile birçok zeminde bir arada olduklarını söyledi. EİB’nin bugüne kadar dernek faaliyetlerine her  zaman destek olduğunu bu ziyaret ile işbirliği imkanlarını daha da artırmayı amaçladıklarını belirten Akçakaya, “EGSD olarak İzmir’de başarı sağlamış birçok fuarın organizasyonunda Dernek olarak yer alıyoruz. Fuarların başarısı sadece sektörün daha ileriye taşınmasına değil aynı zamanda kentin de gelişmesine büyük katkı sağlıyor. Bu amaçla sektörel fuarlarımıza daha çok firma ve ziyaretçi katılımı için EİB ile bundan sonra daha çok iç içe çalışacağız. Sektörümüzle ilgili ortak projeleri de yine EİB ile birlikte hayata geçirmek istiyoruz. Bu konuda EİB Koordinatör Başkanımız Jak Eskinazi’den bugün büyük bir destek gördük. Bu desteği daha da ileriye taşıyarak sektörümüze ve kentimize daha fazla katkı sağlamak istiyoruz” dedi.  Eskinazi: “İşbirliği yaparak sinerji oluşturacağız” EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi de kuruluşundan bu yana EGSD üyesi olmaktan büyük onur duyduğunu belirterek, sektör ve İzmir için daha yakından çalışmaya her zaman hazır olduklarını söyledi. Bugüne kadar EGSD ile hep iç içe olduklarını ancak bu ziyaretle birlikte ortak projeler de üretilmesinin son derece gerekli olduğuna inandığını vurgulayan Eskinazi, “Fuarların başarısı için birlikte çalışacağız. Güçlerimizi birleştireceğiz. Aynı zamanda birçok alanda işbirliği yaparak sinerji oluşturabiliriz. Önümüzdeki günlerde iki kurum olarak beyin fırtınası yaparak yeni projeler üretmeyi planlıyoruz. İki kurumun işbirliğinden çok güzel projelerin doğacağına inanıyorum” diye konuştu.   Sertbaş: “Birlikte çalışmalıyız” Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş ise Fuar organizasyonlarına büyük önem verdiklerine dikkat çekerek, “İhracatçılarımıza yeni pazar arayışı doğrultusunda en son gittiğimiz ABD fuarı katılımcı olan sektör temsilcilerimiz için başarılıydı. Yurt içi ve yurt dışı fuarların önemini bir kez daha gözlemlemiş olduk. Kentimizdeki fuarlara yeni alıcıların davet edilmesi de bu anlamda büyük önem taşımaktadır. Bu konuda hep birlikte çalışmalıyız” dedi.  Ziyaretin ardından EGSD Başkanı Yasin Akçakaya, EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi ile EİB Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş’a günün anısına zeytin fidanı ve Ege Orman Vakfı fidan bağışı sertifikası hediye etti. 

İhracatta temmuz bereketi .EİB’nin temmuz ihracatı yüzde 8’lik artışla 1 milyar 650 milyon dolar oldu

EİB’nin temmuz ihracatı yüzde 8’lik artışla 1 milyar 650 milyon dolar oldu Ege İhracatçı Birlikleri 2025 yılının ikinci yarısına başarılı bir giriş yaptı. 2024 yılı temmuz ayında 1 milyar 533 milyon dolarlık ihracat yapan Egeli ihracatçılar, 2025 yılı temmuz ayında yüzde 8’lik artışla 1 milyar 650 milyon dolarlık ihracata imza attılar. Türkiye’nin temmuz ayı ihracatıysa yüzde 11’lik artışla 22 milyar 475 milyon dolardan, 24 milyar 951 milyon dolara ulaştı.  Ege İhracatçı Birlikleri’nin ocak – temmuz döneminde ihracatı yüzde 1’lik artışla 10 milyar 525 milyon dolardan 10 milyar 653 milyon dolara çıkarken, son 1 yıllık dönemdeki ihracatı yüzde 2’lik artışla 18 milyar 120 milyon dolardan 18 milyar 522 milyon dolara ilerledi.  Sanayi sektörleri ihracatlarını yüzde 8’lik artışla 821 milyon dolardan 889 milyon dolara yükseltirken, tarım sektörleri 2024 yılı temmuz ayında 601 milyon dolar olan ihracatlarını 2025 yılı temmuz ayında yüzde 9 büyüterek 654 milyon dolara ilerletti. Madencilik sektörü ise; 107 milyon dolarlık ihracatı hanesine yazdırdı. Demir ve demirdışı metaller sektörü 2,5 milyar doları aştı Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde ihracat lideri olan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, temmuz ayında ihracatını yüzde 29’luk artışla 189 milyon dolardan 243 milyon dolara çıkarırken, 7 aylık ihracatı yüzde 12’lik yükselişle 1 milyar 365 milyon dolardan 1 milyar 530 milyon dolara ilerledi. EDDMİB’in son 1 yıllık ihracatı da yüzde 5’lik artışla 2 milyar 515 milyon dolara ulaştı.  Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatında çifte mutluluk Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, yumurta ihracatındaki 1,5 dolarlık fonun kalkmasıyla moral depolarken temmuz ayında ihracatını yüzde 32’lik rekor artışla 128,6 milyon dolardan 169,5 milyon dolara taşıdı. ESÜHMİB, EİB çatısı altında hem ihracatta ikinci hem de ihracat artış rekortmeni oldu. Çifte mutluluk yaşadı.  Moda endüstrisi üçüncü oldu Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 128,5 milyon dolarlık ihracat performansıyla zirvenin üçüncü sırasına adını yazdırdı. EHKİB’in son 1 yıllık ihracatı 1 milyar 341 milyon dolar oldu. ETİB, ihracatta 1 milyar doları aştı  2025 yılına başarılı bir giriş yapan Ege Tütün İhracatçıları Birliği, ihracattaki artış seyrini temmuz ayında da sürdürdü. Temmuz ayında ihracatını yüzde 24’lük artışla 90 milyon dolardan 112 milyon dolara çıkaran Ege Tütün İhracatçıları Birliği son 1 yıllık dönemde yüzde 14’lük yükselişle 882 milyon dolardan 1 milyar 9 milyon dolara çıktı ve 1 milyar doları aşma mutluluğu yaşadı.  EMİB’ten yıllık 1 milyar 365 milyon dolar ihracat Ege Maden İhracatçıları Birliği, temmuz ayında yüzde 4’lük ihracat kaybıyla 107 milyon dolarlık ihracata imza atarken, yıllık ihracatı yüzde 16’lık artışla 1 milyar 179 milyon dolardan 1 milyar 365 milyon dolara ulaştı.  Hububat bakliyat bitkisel yağ ihracatı yüzde 22 arttı 2024 yılındaki ihracat kayıplarını, 2025 yılında telafi eden Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği temmuz ayında ihracatını yüzde 22 geliştirerek 81,5 milyon dolardan 99,3 milyon dolara taşıdı. EHBYTİB son 1 yıllık dönemde 1 milyar 53 milyon dolarlık ihracatı kayda aldı.  Mart ve nisan aylarındaki don ve soğuk hava nedeniyle başta kiraz olmak üzere ihraç ürünlerinde rekolte kaybı yaşayan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği temmuz ayında yüzde 10’luk kayıpla 95,2 milyon dolarlık ihracat yapma başarısı gösterdi.  Kuru meyve ihracatında yüzde 21’lik artış Türkiye’de kuru meyve ihracatının lideri olan Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin temmuz ayı ihracatı yüzde 21’lik artışla 64,5 milyon dolardan 78 milyon dolara ulaştı.  Ege…

Saklı cennet Geyikli tatil için sizleri bekliyor.

Geyikli Beldesi Çanakkale İli Ezine ilçesine bağlıdır. Geyikli Ezine ilçesine 12, Çanakkale’ye 54 kilometre mesafededir. Geyiklimiz sınırlarında yeralan mutlaka görülmesi, gezilmesi gereken, tarih ve kültür hazinemiz Alexandria Troas… ALEXANDRIA TROAS Alexandrıa Troas, İskenderin Troası demektir. Büyük İskender, bugünkü Bağdat yakınlarındaki Babylonıa da ölünce, imparatorluğu komutanları arasında paylaşılmıştır. Troya yarımadası dahil Anadolunun büyük kısmı, Suriye ve Lübnan komutan Antigonas’a (Tek gözlü Antigon) bırakılmıştır. M. Ö 310 yılında Antigonos şu anda bulunduğumuz kentin inşasını başlattı. Kentin simgesi olarak, ÇIĞRI dağında kurulmuş olan dönemin at yetiştiriciliği ile ünlü NEANDRIA(Delikanlı nın yurdu) kentine ait ” otlayan at ” sembolü benimsenerek paraların üzerine basıldı. Kent 390 hektarlık alanda kurulmuş, 8 km. Uzunluğunda, 3m.kalınlığında surlarla çevrelenmiştir. Liman, deniz feneri, mendirek inşa edilen kentin içinde iç sur, tiyatro, saray, çok amaçlı salon olan odeon, tapınak, çok sayıda ev, kilise olduğu düşünülen yapı bulunmaktadır. Bu yapıdan kazı alanına kadar gittiği tespit edilen gizli bir geçit bulunmuştur. Antik dönem gezgin ve yazarlarından Strabon’a göre kentin nüfusu 100.000’i aşıyordu. Roma imparatorluğu döneminde, Sezar’ın yeğeni olan İmparator Augustus döneminde şehrin önemi daha da arttı. Sezar’ın zamanında burayı başkent yapmak istediğini bilen Augustus, şehri canlandırma çalışmalarını başlattı. Hz. İsa’dan sonra Hıristiyanlığı yaymaya çalışan Havarilerinden Aziz Paul(Tarsuslu Saul), üç kez Alexandrıa Troası ziyaret etmiştir.Bu ziyaretler İncilde anlatılmaktadır. Aziz Paul burada mucizelerinii göstermiş, kendisinin vaazını camdan sarkarak dinleyen bir çocuğun düşerek ölmesi sonucunda çocuğu diriltmesi, halkın Hıristiyanlığı kabul etmesi ile sonuçlanmıştır. Alexandrıa Troas, Hıristiyanlığı kabu eden ilk şehirdir.Bu nedenle İnanç Turizmi açısından bulunduğumuz Geyikli sınırları içindeki antik kent son derece önemlidir. Hıristiyanların hac merkezi olarak kabul edilir. İmparator Hadrıan zamanında şehir altın çağını yaşar, susuzluk çeken şehre Herodos Atticus tarafından su getirilmesi, kentin kalkınmasında büyük rol oynar. Hadrıanus döneminin en önemli olaylarından biri olimpiyat kurallarının yazılmasıdır. En ilginç kural, disiplini bozan sporcuların kırbaç cezasına çarptırılması, ancak sakatlanmamaları için dikkatli olunması gereğinin bertilmesidir. Hadrıanus zamanından sonra kentin önemi azalır. Roma imparatoru Konstantinus İstanbulu başkent ilan edince Sezar’ın başkent yapmak istediği bu büyük şehir artık başkent olma ihtimalini kaybetmiştir. Halk arasında ise hala bu bölgeye Eski İstanbul denilmektedir. Alexandrıa Troas ile Apollon Sımıntheus arasındaki 35 km. lik yol, kutsal yol olarak sayılmaktadır. Bu yol üzerinde Güneş Tanrısı Apollon a adaklar yapıldığı, altarlar sunulduğu görülmektedir. Bu altarlardan biri Alexandrıa Troas sakini olan Zoilos isimli bir kölenin azat edilince Apollon Sımıntheus a adadığı bir altardır. Hizmetlerine karşılık aldığı bir yıllık ücretle bu adağını gerçekleştirmiş olmalıdır. Kentte Ay, gece ve büyü tanrıçası Hekate kültünün olduğu, Üç gövdeli Hekate heykellerinden anlaşılmaktadır. Hekate için 4 yılda bir anahtar taşıma törenleri düzenlenirdi. Buluntular arasında 1500 yıl öncesine tarihlenen bir pitos içerisindeki tarım ve marangozluk aletleri, odeon yapısında Dıonysos sanatçılarına hitaben yazılmış bir yazıt(bu yazıtta kentte yerleşik bir tiyatro ekibi olduğu anlaşılmaktadır),ayrıca 1500 yıllık bir Pitostan yeşeren bir asma yeralmaktadır. Kazılar Halen Ankara Üniversitesinden Prof. Dr. Erhan Öztepe başkanlığında yürütülmekte, İÇDAŞ sponsor olarak desteklemektedir.  GEYİK BABA      Geyikli, Geyik Baba tarafından kurulduğu rivayet edilen eski bir Türk yerleşimidir. Kabri Bursa’da bulunan Geyik Baba, Orhan Gazi zamanında 1275-1350 yılları arasında yaşadığı düşünülen erenlerdendir. Bursa’da Osmanlı Devleti’nin kuruluşunu simgeleyen büyük çınarı diktiği, Orhan Gazi zamanında birçok talebe yetiştirdiği ve fetihlere bizzat katılarak askere moral verdiği Aşıkpaşazadede’den Hoca Saadeddin’in Tacüt Tevarihine, Taş Köprülüzade’nin Şakayık-ı Numaniyesi’nden Kamus-ul A’lam’a kadar birçok Osmanlı kaynalarında ifade edilen bir zattır. Rivayete göre savaş…

ÜLKEMİZDE ZEYTİN, ZEYTİNYAĞI ÜRETİMİ VE İHRACATI

Akdeniz güneşiyle yıkanmış topraklarda asırlardır kök salan zeytin ağaçları, Anadolu’nun bereket ve kültür sembollerinden biri olmayı sürdürüyor. Türkiye, dünyanın önde gelen zeytin ve zeytinyağı üreticilerinden biri olarak hem iç piyasada hem de küresel pazarda güçlü bir konuma sahip. Son yıllarda özellikle ihracatta yaşanan artış, sektörde yeni bir dönemi de beraberinde getiriyor. Kökleri Binlerce Yıla Dayanan Bir Hikâye Zeytin ağacı, Anadolu’da yaklaşık 5 bin yıllık bir tarihe sahip. Ege ve Akdeniz kıyılarında taş duvarlarla çevrili, yüzyıllık ağaçların oluşturduğu zeytinlikler, yalnızca tarımsal üretimin değil; aynı zamanda kültürel mirasımızın da bir parçası. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, köy ekonomilerinden modern tesislere uzanan bu yolculuk, bugün Türkiye’yi dünyanın önemli zeytin ve zeytinyağı üreticileri arasında ilk sıralara taşımış durumda. 2024/2025 sezonu verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 190 milyon zeytin ağacı bulunuyor. Bu ağaçlardan her yıl 1,7-2 milyon ton civarında sofralık ve yağlık zeytin elde ediliyor. Bu üretimin önemli bir bölümü Ege, Marmara, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden geliyor. Özellikle Aydın, Muğla, Balıkesir, Manisa ve Mersin gibi iller, üretimin kalbi sayılıyor. Üretimden Sofraya ve Dünya Pazarına Uzanan Yol Türkiye’de zeytinin en önemli iki kullanım alanı sofralık zeytin ve zeytinyağı olarak öne çıkıyor. Sofralık zeytin üretiminde Gemlik, Domat, Uslu, Memecik gibi yerli çeşitler dünya genelinde de tanınıyor. Ancak zeytinyağında asıl değer, kalitede ve coğrafi işaretlerde saklı. Ayvalık, Milas, Edremit gibi bölgelerin zeytinyağları, Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret alarak marka değerini artırdı. Son yıllarda, modern sıkım tesislerinin ve erken hasat soğuk sıkım teknolojilerinin yaygınlaşması, kalitenin yükselmesini sağladı. Artık daha düşük asit oranına sahip, aroması ve tadı güçlü butik yağlar hem iç pazarda hem de ihracatta dikkat çekiyor. İhracatta Rekorlar ve Yeni Hedefler Türkiye’nin zeytinyağı ihracatı 2023/24 sezonunda yaklaşık 160 bin ton ile tarihi bir rekor kırdı. İhracat gelirleri ise 700 milyon dolar seviyesine ulaştı. Başlıca pazarlar arasında ABD, İspanya, İtalya, Japonya ve Suudi Arabistan yer alıyor. ABD, Türkiye’den zeytinyağı ithal eden en büyük ülke konumunda. Sofralık zeytin ihracatı da yıllık yaklaşık 90-100 bin ton civarında gerçekleşiyor ve bu alanda da Almanya, Irak, Romanya ve Yunanistan gibi ülkeler öne çıkıyor. Özellikle ABD pazarında Türk zeytinyağına ilgi artarken, markalaşma ve paketli ürün ihracatı sayesinde katma değerin de yükseldiği görülüyor. Artık dökme yerine, cam şişede, tenekede veya özel ambalajlarda sunulan ürünlerin payı artıyor. Bu da Türkiye’nin litre başına ihracat gelirini artırıyor. Fiyat ve Rekabet Zorlukları Bütün bu başarı hikâyesine rağmen sektörün önünde önemli zorluklar da var. İklim değişikliği, kuraklık ve don olayları nedeniyle yıllara göre ciddi üretim dalgalanmaları yaşanıyor. 2022/23 sezonunda İspanya ve İtalya’daki üretim düşüşü, dünya fiyatlarını rekor seviyelere taşırken; Türkiye’de üretim iyi gidince fırsata dönüştü. Ancak küresel fiyat dalgalanmaları, ihracat politikaları ve iç piyasada fiyat artışları tüketicileri de zorluyor. Diğer taraftan, bazı dönemlerde getirilen dökme zeytinyağı ihracat yasakları, üretici ve ihracatçı arasında tartışmalara yol açıyor. Sektör temsilcileri, yüksek katma değer için paketli ihracatın desteklenmesini savunurken, dökme ihracat kısıtlamalarının uzun vadede üretici ve ihracatçının gelirini azaltabileceğini belirtiyor. Katma Değer ve Sürdürülebilirlik İçin Yeni Adımlar Türkiye’nin zeytinyağı ihracatında litre başına gelir hâlen 3-4 dolar civarında. İtalya ve İspanya gibi ülkelerde bu rakam 8-10 dolara kadar çıkabiliyor. Bunun temel nedeni ise marka değeri, coğrafi işaret, kalite algısı ve tanıtım yatırımları. Son dönemde ihracatçı birlikleri ve üretici kooperatifleri bu konuda önemli adımlar atıyor. Uluslararası fuarlar, tadım etkinlikleri ve dijital pazarlama çalışmaları, Türk zeytinyağının dünyada daha bilinir hale gelmesini sağlıyor.…

Azerbaycan Gazının Türkiye Üzerinden Suriye’ye İhracatı Başladı

2 Ağustos 2025 tarihinde, Türkiye’nin Kilis ilinde, Azerbaycan gazının Türkiye üzerinden Suriye’ye sevkine başlanmasıyla ilgili bir tören düzenlendi. Törene Azerbaycan, Türkiye, Suriye ve Katar hükümet temsilcileri ile resmi yetkililer katıldı. Azerbaycan Cumhuriyeti Ekonomi Bakanı ve SOCAR Denetleme Kurulu Başkanı Mikayıl Cabbarov, 11 Nisan 2025 tarihinde Antalya’da ve ardından 12 Temmuz’da Bakü’de Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed El Şaraa arasında gerçekleştirilen görüşmelerde varılan mutabakatlar doğrultusunda, kısa bir süre içinde Azerbaycan gazının Türkiye üzerinden Suriye’ye ihraç edilmeye başlandığını ifade etti. Bakan, bu gelişmenin Suriye’nin enerji güvenliğine katkı sağlayacağını belirterek, kardeş ülkeler olarak Azerbaycan ve Türkiye’nin enerji sektörü dahil olmak üzere tüm alanları kapsayan stratejik iş birliklerinin bu tarihi öneme sahip projenin kısa sürede hayata geçirilmesini mümkün kıldığını vurguladı. İki ülkenin, Suriye’nin yeniden inşası ve kalkınmasına yönelik ortak çalışmalar yürüttüğünü ve önemli adımlar attığını dile getirdi. Mikayıl Cabbarov, Azerbaycan doğalgazının Türkiye üzerinden Suriye’ye taşınmasının ülkenin enerji ihracatı tarihinde önemli bir aşama olduğunu ve Güney Kafkasya ile Orta Doğu arasında yeni bir enerji köprüsünün temelini attığını belirtti. Azerbaycan’ın gaz ihraç ettiği ülke sayısının 14’e ulaştığını aktaran Bakan, SOCAR’ın planlarının daha da büyük olduğunu, şirketin yurt dışındaki doğalgaz üretim projelerinde paylar elde ederek gazını yeni tüketici ülkelere ulaştırmayı hedeflediğini ifade etti. SOCAR Denetleme Kurulu Başkanı, Azerbaycan’ın gerçekleştirdiği stratejik enerji projelerinden söz ederek, bu girişimlerin ülkenin bölgesel ve küresel enerji güvenliğinin sağlanmasında paha biçilemez bir rol oynadığını belirtti. Türkiye-Suriye Doğal Gaz Boru Hattı’nın açılışı ile Azerbaycan’dan Suriye’ye doğalgaz sevkiyatının başlamasının, Azerbaycan’ın güvenilir ve stratejik bir enerji tedarikçisi olduğunu bir kez daha gösterdiğini dile getirdi. Bu projenin, Azerbaycan’ın doğalgaz ihracat coğrafyasını yeni yönlerde genişletmesine önemli katkılar sunacağını söyledi. Suriye Enerji Bakanı Muhammed El Beşir, uzun yıllar süren savaştan etkilenen Suriye’de refahın artırılması ve ülkenin yeniden inşası yönünde gösterdikleri destek için Azerbaycan ve Türkiye devletlerine teşekkür etti. Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, SOCAR ile Azerbaycan’dan gelen gazın Türkiye-Suriye sınırında teslimine yönelik bir swap anlaşması imzaladıklarını belirterek “Kederde ve sevinçte bir olduğumuz Azerbaycan, bu projede de desteğini bizden esirgemedi.” dedi. Azerbaycan’dan gelen doğalgazı Kilis üzerinden Suriye’ye ihraç edeceklerini kaydeden Bakan Bayraktar, “Yavuzlu Ölçüm İstasyonu’ndan günde 6 milyon metreküplük kapasite ile gaz sevkiyatı gerçekleştireceğiz. Bu sayede oradaki elektrik santralleri de yakın bir zaman içinde devreye alınacak. İlk aşamada Suriye’ye yılda 2 milyar metreküpe kadar doğalgaz ihracı sağlanabilecek. Bu doğalgaz ile yaklaşık bin 200 megavatlık kurulu güç faal hale gelecek. Bu proje Suriye’de hayatın normalleşmesine çok ciddi bir katkı yapacak, insanların yaşam standardını yükseltecek ve ülkeye dönüşleri hızlandıracak.” diye konuştu. Azerbaycan heyetinin ziyareti kapsamında, Türkiye ve Suriye heyetleriyle ikili görüşmeler de gerçekleştirildi. Görüşmelerde enerji sektöründe iş birliğinin genişletilmesi imkanları değerlendirildi ve karşılıklı ilgi duyulan konular üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu.

Geyikli’de “Kuzey Ege Zeytincilik ve Kırsal Yaşam Fuarı” düzenlenecek.

Kuzey Ege’nin tarımsal zenginliğini ön plana çıkaran Kuzey Ege Zeytincilik ve Kırsal Yaşam Fuarı, 29-31 Ağustos 2025 tarihlerinde Geyikli Pazar Yerinde gerçekleştirilecek. Fuar, bölgedeki zeytin üreticileri, zeytinyağı firmaları, doğal ürün üreticileri ve tarım teknolojileri firmalarını bir araya getirecek. Ziyaretçiler, kaliteli zeytin ve zeytinyağı ürünlerini inceleme fırsatı bulurken, kırsal yaşam ve tarım teknolojilerine dair yenilikleri keşfedebilecek. Ayrıca, zeytin üretim ekipmanları, el yapımı doğal ürünler ve karavan tutkunları için özel alanlar da fuarın öne çıkan bölümleri arasında yer alacak. Alanında uzman isimlerin katılacağı bilgilendirici etkinlikler ve panellerle zeytincilik sektörüne dair önemli konular ele alınacak. Zeytinciliğin kalbinin atacağı bu etkinlik, Kuzey Ege’nin tarımsal ve ekonomik potansiyelini gözler önüne serecek. EMEL UĞUR KIRICI

Zeytin Ve Zeytinyağı İhracatında Hedef 1,5 Milyar Dolar

Türkiye’de 41 ilde, 500 bin aile zeytincilik yapıyor. Yıllık ortalama 450 bin ton sofralık zeytin üretimi yapılırken, 200 bin ton zeytinyağı üretimi yapılıyor. 500 bin aile zeytinden geçimini sağlıyor. Zeytinin hasadında, budamasında, sofralık zeytin ve zeytinyağına dönüşüm sürecinde fabrikalarda önemli bir istihdam ortaya çıkıyor. Zeytin ve zeytinyağı sektöründe ihracat istatistiklerini ise; sezon bazında değerlendirmekte fayda var. 31 Ekim itibariyle biten 2019/20 zeytinyağı sezonunu 45 bin ton’luk ihracatla geride bıraktık. Geçtiğimiz sezon ise 52 bin ton zeytinyağı ihraç etmiştik. Zeytinyağı ihracatında yüzde 13’lük bir azalış söz konusu. Toplamda 110 milyon ABD$ da döviz girdisi elde edilmiş oldu. 30 Eylül tarihinde sona eren sofralık zeytin ihracatımız ise, bir önceki sezona göre miktar bazında %7 azalarak 84 bin ton olurken, tutar bazında %3 artarak 145 milyon ABD$ döviz geliri elde ettik. Bu ihracat rakamı sektörümüzün yeni ihracat rekoru olarak kayıtlara geçti. Miktar bazındaki düşüşe rağmen, döviz gelirimizin artmasının altındaki en önemli etken sofralık zeytinde birim fiyatımızın 1, 55 dolardan 1, 73 dolara yükselmesi oldu. 2020/21 ihracat sezonuna ise başarılı bir giriş yaptık. Yeni sezonda iki ay geride kalırken zeytinyağı ihracatı önceki sezonun aynı dönemine göre yüzde 20’lik artış yakalayarak 23, 1 milyon dolardan, 27, 8 milyon dolara yükseldi. Zeytinyağı ihracatı miktar bazında bakıldığında ise; yüzde 13’lük artışla 9 bin 734 tondan, 10 bin 951 tona yükseldi. Türk zeytinyağı ihracatçıları, 2020/21 sezonunda sağlık iksirini dolar bazında yüzde 7 daha fazla fiyata ihraç etme başarısı gösterdi. Türkiye zeytinyağı ihracatında en büyük artışı Amerika Birleşik Devletleri’nde yakaladı. ABD’ye sağlık iksirinin ihracatı yüzde 112’lik artışla 5, 9 milyon dolardan 12, 6 milyon dolara yükseldi. Zeytinyağı ihracatında ABD’nin aldığı pay yüzde 25’ten yüzde 45’e yükseldi. 1 Ekim 2020 tarihinde başlayan sofralık zeytin ihracatı yatay bir seyir izledi. Sofralık zeytin ihracatı 2019/20 sezonun ilk çeyreğindeki 40 milyon dolarlık ihracat seviyesini korudu. Sofralık zeytin ihracatında siyah zeytin ihracatı 31 milyon 753 bin dolar olurken, yeşil zeytin ihracatı 8 milyon 241 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Türkiye, 1 Ekim – 31 Aralık 2020 tarihleri arasında 23 bin 208 ton sofralık zeytin ihraç etti. Zeytincilik sektörünün 2020/21 sezonunun geride kalan dilimindeki toplam ihracatı yüzde 6’lık artışla 65 milyon dolardan 69 milyon dolara yükseldi. Zeytinyağı ihracatımızın 2019/20 sezonunda en çok olduğu ülkeler ABD, Suudi Arabistan, İspanya, Japonya ve İtalya olurken, hedef pazarlarımız ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Çin, Hindistan, Irak, Iran, Japonya, Rusya ve Suudi Arabistan olarak sıralanabilir. Zeytinyağı ihraç ettiğimiz ülke ve serbest bölge sayısı 131 olarak kayıtlarımıza geçti. Sofralık zeytinde ihracatımızın en çok olduğu ülkeler Almanya, Irak, Romanya, ABD ve Bulgaristan şeklinde sıralanırken, önemli hedef pazarlarımız, ABD, Almanya, BAE, Birleşik Krallık, Bulgaristan, Irak, Iran, Romanya, Rusya ve Suudi Arabistan’dır. Sofralık zeytin ihraç ettiğimiz ülke sayısı ise 119 oldu. Zeytinyağı ve sofralık zeytin ihracatında hedefimiz ambalajlı ürün ihracatını arttırmak ve 2025’te 1.5 milyar dolar dövizi ülkemize kazandıracak konuma gelmek. 2019/20 sezonunun tamamında 21 bin ton ambalajlı zeytinyağı ihraç ettik, bu da toplam zeytinyağı ihracatımızın yaklaşık %57’sine denk gelmekte. Sofralık zeytinde ise toplam zeytin ihracatımızın %95’ini ambalajlı olarak yapıyoruz. Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı sektöründe dünya genelinde domine eden bir oyuncu olabilmesi için üretimde sürekliliğin ve verimliliğin olması gerekiyor. Dünya’da zeytin ve zeytinyağı sektörünü İspanya domine ediyor. Bunun en önemli nedeni de, dünya genelinde 3, 2 milyon ton seviyesindeki zeytinyağı üretiminin yüzde 50’den fazlasını tek başına…

Aksigorta’dan Özel Sağlık Sigortası Müşterilerine Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nda %30 İndirim Fırsatı!

Müşteri odaklı yaklaşımıyla sigortalılarının her an yanında olan Aksigorta, Özel Sağlık Sigortası (ÖSS) müşterilerine yönelik bambaşka bir kampanyaya daha imza atıyor.  Aksigorta’nın tüm Özel Sağlık Sigortası müşterileri, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) yenilemelerinde ve yeni poliçe alımlarında %30 indirim fırsatından yararlanabiliyor. Sağlık sigortacılığında sunduğu yenilikçi çözümler ve geniş hizmet ağı ile sektörde fark yaratan Aksigorta, avantajlı kampanyalarıyla müşterilerinin yanında olmaya devam ediyor. Kampanya kapsamında; Aksigorta’nın tüm Özel Sağlık Sigortası (Akbireysel, Aksağlık) müşterileri, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’na %30 indirim fırsatıyla sahip olabiliyor. Üstelik bu kampanya hem ayakta tedavi hem de yatarak tedavi teminatlarını içeren tüm TSS planlarını kapsıyor.  Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile Sağlığınızı Güvence Altına Alın Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, Türkiye genelinde yaygın anlaşmalı özel hastane ve uzman doktor ağı ile sigortalılarına diledikleri kurumda kaliteli sağlık hizmeti alma imkânı tanıyor. Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile doktor muayenesi, laboratuvar ve görüntüleme hizmetlerinden fizik tedaviye kadar birçok ihtiyaç SGK anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarında %100 karşılanıyor. Yatarak tedavi teminatı kapsamında ise ameliyat, hastane tedavileri, refakatçi hizmeti ve evde bakım gibi birçok başlıkta geniş bir güvence sunuluyor. Ayrıcalıklı Hizmetler ve Esnek Kullanım İmkânı ile Tanışın Aksigorta, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, sigortalıların hayatını kolaylaştıran önemli avantajlarıyla da dikkat çekiyor. 18 yaş altı çocukların tek başına sigortalanabilmesi, aileler için büyük bir avantaj sunarken; anlaşmasız kurumlarda geri ödeme seçeneği ile sigortalılar sağlık hizmetine erişimde daha özgür hale geliyor. Aksigorta Her An Yanınızda Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası yalnızca hastalık halinde değil, sağlıklı yaşamı destekleyen ayrıcalıklarla da fark yaratıyor.  Hediye check-up, birçok branşta online uzman doktor danışmanlığı, iki kişilik poliçelerde %5, üç kişi ve üzeri poliçelerde %10 aile indirimi gibi avantajlar sayesinde kullanıcılar hem sağlıklarını koruma altına alabiliyor hem de ekonomik çözümlerden faydalanabiliyor. Size ve ailenize özel sağlık çözümleri için detaylı bilgi: https://tinyurl.com/35drn63e Aksigorta Hakkında:  1960 yılından bu yana müşteri odaklı ve yenilikçi yaklaşımıyla Türkiye sigortacılık sektörünün gelişimine öncülük eden Aksigorta, bugün 10 bölge müdürlüğü, yaklaşık 1.000 çalışanı, 3.600’ün üzerinde bağımsız acentesi, 693 Akbank şubesi, 146 broker ve 6 bine yakın anlaşmalı kurumu ile sigortalılarına ‘bambaşka’ bir sigortacılık deneyimi sunuyor. Sürdürülebilir bir yaşam için yeni nesil çözümler sunarak değerli olanı koruma amacıyla hareket eden Aksigorta, elementer branşlardaki geniş ürün ve hizmet yelpazesiyle müşterilerinin hayat boyu risk yoldaşı olmayı sürdürüyor. Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) kriterlerini iş stratejisinin merkezine alarak sürdürülebilir bir geleceği destekleyen Aksigorta, aynı zamanda teknoloji ve dijitalleşme yatırımlarıyla sigortacılığı daha erişilebilir, yalın ve hızlı hale getiriyor. Ana hissedarları %36 oranla H.Ö. Sabancı Holding ve %36 oranla Ageas Insurance International N.V. olan şirket, Borsa İstanbul’da AKGRT sembolüyle işlem görüyor.

The Marmara Taksim: İstanbul’un Kalbinde Kurumsal Etkinlikler İçin Mükemmel Adres

İstanbul’un en ikonik meydanında konumlanan The Marmara Taksim, iş dünyasının buluşma noktası olmaya devam ediyor. Merkezi lokasyonu, kapsamlı toplantı altyapısı ve bünyesinde yer alan seçkin yeme-içme alternatifleriyle otel, kurumsal organizasyonlar için ayrıcalıklı bir ev sahipliği sunuyor. Geniş çaplı iş toplantılarından butik çalıştaylara kadar her tür etkinliğe uyum sağlayacak şekilde tasarlanmış 18 farklı toplantı salonu, gün ışığı alan ve son teknoloji ekipmanlarla donatılmış esnek yapısıyla dikkat çekiyor. En büyüğü ortalama 500 kişi kapasiteli Ballroom olmak üzere, geniş toplantı alanları, kurumsal etkinliklerinize özel bir atmosfer katıyor. The Marmara Taksim’in eşsiz avantajlarından biri de konuklarına zengin bir gastronomik deneyim sunması. Otelin içinde yer alan; dünya mutfaklarının seçkin örneklerini sunan Cafe Marmara, Boğaz manzaralı roof lounge konseptiyle öne çıkan Upperist, Hint mutfağının özgün tatlarını sunan Dubb Indian Bosphorus ve çağdaş yorumlarla hazırlanan Anadolu lezzetleriyle Okra Istanbul, toplantılara keyifli molalar ya da özel davetler için benzersiz seçenekler sunuyor. İstanbul’a ister yurtiçinden ister yurtdışından gelen iş insanları için ulaşım kolaylığı sağlayan The Marmara Taksim hem Atatürk Havalimanı’na hem de Sabiha Gökçen’e direkt ulaşım imkânı sunan merkezi konumuyla da öne çıkıyor. Kurumsal etkinliklerinizin merkezinde yer almak ve iş dünyasına ilham veren bir ortam sunmak için The Marmara Taksim sizi bekliyor.

MİMAR FİLİZ CİNGİ YURDAKUL: “DOĞAYLA BAĞINI KOPARAN KENTLER GRİLEŞİYOR”

Kentlerin insan sağlığı, hafıza ve toplumsal bağlarla yeniden ilişki kurması gerektiğini vurgulayan Mimar Filiz Cingi Yurdakul, mimarlığın yalnızca inşa süreci değil; hatırlama, dönüştürme ve bağ kurma sanatı olduğunun altını çiziyor. “Mimar olmak, yalnızca bir unvan taşımak değil; hayata başka türlü bakmak, mekânları başka türlü duymak ve insana yaşamak, hissetmek, hatırlamak için bir zemin hazırlamak demektir.” açıklamasında bulunan Mimar Filiz Cingi Yurdakul “Bugün Türkiye’de şehirlerimiz, hatırlamak ile unutmak arasında sıkışmış durumda. Ankara bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Başkent olmanın taşıdığı sembolik yük, ne yazık ki mekânsal anlayış eksikliği, parçalı planlamalar ve rant odaklı yapılaşma nedeniyle gün geçtikçe zayıflıyor. Oysa şehirler sadece içinde yaşadığımız yerler değildir; bizi dönüştüren, davranışlarımızı ve etkileşimlerimizi şekillendiren canlı organizmalardır.” dedi. Dünya kentlerinin de benzer bir sınavdan geçtiğini aktaran Yurdakul “İnsanlar artan gürültü, kirlilik ve stres yüzünden şehirlerden kaçmayı düşünmeye başlıyor. Kent merkezlerini canlandırmak isteyen yerel yönetimler artık sadece binalar inşa ederek yetinemez; insanın sağlığını, mutluluğunu ve mekânla bağını güçlendiren projelere odaklanmak zorundadır.” diye konuştu. Şehirleri İyileştirmek: İnsan ve Doğa Arasında Yeniden Bağ Kurmak “Kentlerimiz doğayla bağını kaybettikçe grileşiyor, nefessiz kalıyor. Ankara’da yıllar içinde tüm doğal akarsuların yer altına alınması, yalnızca bir mühendislik kararı değil; kentsel belleğin de yok edilmesi anlamına geliyor.” diyen Yurdakul şunları söyledi: “Oysa su yolları, yeşil koridorlar, yürüyüş ve bisiklet hatları şehirlerin nefes borusudur. Yeni kentsel projeler bu doğal damarları yeniden görünür kılmalı, insanları doğayla buluşturan kamusal alanlara dönüştürmelidir. Her yerde çıplak ayakla yürümek pratik olmayabilir; fakat kum, taş, ahşap gibi dokuları çocuk oyun alanlarına, park yollarına, meydanlara entegre ederek insanın doğayla tensel bağını canlandırmak mümkün. Yumuşak yürüyüş parkurları, kokulu bitki koridorları, taş havuzlar… Hepsi stresin azaldığı, bağ kurmanın güçlendiği mekânlar yaratır.” İyi tasarlanmış şehirler bağ kurmaya teşvik eder İyi tasarlanmış şehirlerin insanları oturmaya veya kapalı kalmaya değil; hareket etmeye, keşfetmeye, bağ kurmaya teşvik ettiğinin altını çizen Filiz Cingi Yurdakul “Alışveriş sokakları, meydanlar, yaya yolları; hepsi sosyal ve ticari etkileşimi planlamayla biçimlenir. Araştırmalar gösteriyor ki, hareketi destekleyen, merak uyandıran mekânlar hem insan psikolojisini güçlendirir hem de ekonomik canlılık sağlar. Kent içinde planlanmış yürüyüş rotaları, interaktif sanat enstalasyonları, günün saatine göre değişebilen kamusal meydanlar… Bunların hepsi kentlilerin ‘oyun alanını’ zenginleştirir. Oyun ve keşif sadece çocuklara özgü değildir; her yaştan insanın mekâna bağlanma biçimidir.” Gökyüzüyle Bağlantı Kurulmalı “Bir şehri dönüştürmenin belki de en şiirsel yolu, insanları gökyüzüne baktırmaktır.” diyerek gökyüzüne bakmanın ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine değinen Filiz Cingi Yurdakul “Basit bir ‘yukarı bakmak’ bile stresi azaltır, yaratıcılığı artırır, insana durup nefes alma fırsatı verir. Oysa çoğu şehirde bu en doğal, bedava iyi hissetme aracı göz ardı ediliyor. Yüksek yapılar tasarlanırken gökyüzünü gizlemek yerine, yansıtıcı cepheler, kinetik yüzeyler, gökyüzü terasları ve sky-lounge alanlarıyla bu bağlantıyı güçlendirmek mümkün.” açıklamasında bulundu.  Mimarlık: Hatırlamak, Bağlanmak, Dönüştürmek Bugün şehirlerin en çok ihtiyacı olan şeyin, mimarlığı sadece inşa etmekten ibaret görmemek olduğunu ve her yeni projenin, ‘Bu yapı hafızayı nasıl korur?’ İnsanı doğayla nasıl barıştırır? ‘Toplumsal bağları nasıl güçlendirir?’ gibi sorularla yola çıkması gerektiğini aktaran Yurdakul “Şehirler, hatırladıkları sürece yaşar. Mimarlık, o hatıraları koruyan ve yeni hikâyeler üreten bir bağ kurma sanatıdır. Bugün şehir merkezlerini canlandırmak, insanları yeniden mekânla buluşturmak ve kalıcı aidiyetler üretmek için iyi tasarlanmış kamusal alanlara, duyuları harekete geçiren tasarım anlayışına, sağlığı ve iyiliği odağına alan stratejilere ihtiyacımız var. Geleceğin şehirleri, yalnızca beton duvarlarla örülü değil; gökyüzüne, suya, yeşile…

UPS, 2025 ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı.

UPS (NYSE: UPS), 2025 yılının ikinci çeyreğinde konsolide gelirinin 21,2 milyar dolar olduğunu açıkladı. 1,8 Milyar Dolar olarak gerçekleşen Konsolide Faaliyet Kârı, GAAP dışı düzeltilmiş bazda 1,9 Milyar Dolara ulaştı. Çeyrek döneme ait Seyreltilmiş Hisse Başına Kazanç 1,51 Dolar ve GAAP Dışı Düzeltilmiş Hisse Başına Seyreltilmiş Kazanç, 1,55 Dolar olarak gerçekleşti. 2025 yılı ilk çeyreği için genel kabul görmüş muhasebe sonuçları (GAAP), hisse başına 0,04 dolara denk gelen 29 milyon dolarlık net giderleri içermektedir.  Bu tutar 57 Milyon Dolar vergi sonrası dönüşüm bedeli, Tedarik Zinciri Çözümleri birimi içerisindeki bir iş kolunun elden çıkarılmasından elde edilen 15 milyon dolarlık kazanç ve bir gelir vergisi karşılığının kısmen iptal edilmesinden kaynaklanan 13 milyon dolarlık vergi avantajıyla dengelenen miktarı kapsıyor. UPS İcra Kurulu Başkanı Carol Tomé, “Bu son derece dinamik ortamda gösterdikleri özverili çalışmalar için tüm UPS çalışanlarına teşekkür etmek istiyorum. İkinci çeyrek sonuçlarımız, hem faaliyet ortamının çok boyutlu doğasını hem de uygulama gücümüzü yansıtıyor. Stratejik girişimlerimizde anlamlı ilerlemeler kaydediyoruz. Bu adımların şirketimizi uzun vadede daha güçlü bir finansal performansa ve artan rekabet avantajına taşıyacağına inanıyoruz.” ABD Yurt İçi Segment   20252. Çeyrek Düzeltilmiş 20252. Çeyrek 20242. Çeyrek Düzeltilmiş 2024 2. Çeyrek Gelir 14,083 Milyon $   14,201 Milyon $   Faaliyet kârı 916 Milyon $ 982 Milyon $ 988 Milyon $ 996 Milyon $ Uluslararası Segment   20252. Çeyrek Düzeltilmiş 20252. Çeyrek 20242. Çeyrek Düzeltilmiş 2024 2. Çeyrek Gelir 4,485 Milyon $   4,370 Milyon $   Faaliyet kârı 672 Milyon $ 682 Milyon $ 718 Milyon $ 824 Milyon $ Tedarik Zinciri Çözümleri[1]   20252. Çeyrek Düzeltilmiş 20252. Çeyrek 20242. Çeyrek Düzeltilmiş 20242. Çeyrek Gelir 2,653 Milyon $   3,247 Milyon $   Faaliyet kârı 234 Milyon $ 212 Milyon $ 238 Milyon $ 244 Milyon $ 2025 Genel Bakış Şirket, mevcut makroekonomik belirsizlikler doğrultusunda, daha önce açıkladığı 2025 yılı için gelir veya faaliyet kârı beklentisi paylaşmadı. Ancak yıl geneli için aşağıdaki öngörüler geçerliliğini korumaktadır. UPS Hakkında UPS (NYSE: UPS), 2023 yılında 91 Milyar Dolar gelirle dünyanın en büyük şirketlerinden biridir ve 200’den fazla ülke ve bölgede müşterilerine kapsamlı entegre lojistik çözümleri sunmaktadır. “Önemli olanı taşıyarak dünyayı ileriye götürüyoruz” hedefiyle hareket eden şirket, yaklaşık 500.000 çalışanıyla, basit ama güçlü bir stratejiyi hayata geçirmektedir: Müşteri Odaklı. İnsan Merkezli. İnovasyonla Yönetilen. UPS, çevresel etkisini azaltmaya ve dünya genelinde hizmet verdiği toplulukları desteklemeye kararlıdır. Ayrıca, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık konularında tavizsiz bir duruş sergilemektedir. Daha fazla bilgi için ups.com, about.ups.com ve investors.ups.com adreslerini ziyaret edebilirsiniz. Bilgi için:  Emrah Anabal – Weber Shandwick, eanabal@webershandwick.com; 0555 488 87 56 Selcan Çirişoğlu – Weber Shandwick, scirisoglu@webershandwick.com; 0 530 156 10 02 * “GAAP dışı düzeltilmiş” veya “GAAP dışı dü.” ifadeleri, GAAP (Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkeleri) dışı düzeltilmiş finansal göstergelerdir. Bu basın bülteninin ekinde, GAAP dışı düzeltilmiş finansal göstergelerle ilgili açıklamalar ve en yakın GAAP göstergesiyle yapılan mutabakat yer almaktadır. † Önceki yılın bazı verileri, cari yıl sunum formatına uyum sağlamak amacıyla yeniden sınıflandırılmıştır. Bu düzenlemeler, hava kargo sonuçlarının ABD Yurt İçi kategorisine yeniden atanmasını içermektedir ve konsolide sonuçlarda herhangi bir değişikliğe neden olmamıştır. Bazı tutarlar yuvarlanmamış rakamlar üzerinden hesaplanmıştır.

Bybit Easy Earn Nedir?

Bybit TR, Türkiye’de sektöre katkı sunmak için blok zinciri ve Web3’teki son trendleri ele aldığı seride bu hafta “Easy Earn Nedir?” konusuna yer veriyor.  Bybit Easy Earn, dijital varlıklarınızdan kazanç elde etmeyi basit ve erişilebilir hale getirmek için tasarlanmış yeni yatırım ürünlerinden oluşan bir koleksiyondur. Kullanıcıların farklı tasarruf seçeneklerini tek bir yerde yönetebilmesi için açık ve kullanıcı dostu bir arayüz sunar. Easy Earn, düşük taahhütlü esneklikten belirli süreli planlara kadar farklı yatırımcı tercihlerine hitap eden Esnek Vadeli, Sabit Vadeli ve Sabit Faizli Kredi olmak üzere üç ana ürün tipi sunar. Platform ayrıca, belirli Sabit Vadeli ürünlere katılım sağlayanlara ek teşvikler sunan bir ödül programı olan Megadrop’u da entegre eder. Easy Earn, kullanıcıların atıl fonlarını rekabetçi getiriler ve kolay yönetim araçlarıyla Bybit uygulaması üzerinden değerlendirmelerine yardımcı olmayı amaçlar. Fonlarını istedikleri zaman çekme özgürlüğü isteyenlerden sabit getiri tercih edenlere kadar, Easy Earn her yatırım ihtiyacına uygun seçenekler sunar. Esnek vadeli ürünler Easy Earn’ün Esnek Vadeli ürünü, kilitlenme süresi olmadan kripto varlığınız üzerinden kazanç elde etmek için basit ve erişilebilir bir seçenek sunar. Dijital varlıklarınızı yatırabilir ve otomatik olarak hesaplanan ve hesabınıza aktarılan rekabetçi günlük getiriler elde etmeye başlayabilirsiniz. Getiri, yatırdığınız varlığın türüne ve miktarına göre saatlik olarak hesaplanır ve her gün 03:30’da (TSİ) hesabınıza yansıtılır. Esnek Vadeli ürünlerin önemli bir özelliği, bekleme süresi ya da ceza olmadan varlıklarınızı istediğiniz zaman geri alabilmenizdir. Seçili varlıklar, Batch Redeem (Toplu Geri Alım) özelliği ile eksiksiz şekilde Fonlama Hesabınıza aktarılabilir, bu sayede aynı anda 10 varlığa kadar hızlı ve pratik bir şekilde geri alım yapabilirsiniz. Bu özellik yalnızca Esnek Vadeli ürünlere özeldir. Esnek Vadeli ürünlerde, yatırımınızın ilk kısmının en yüksek oranı kazandırdığı kademeli yıllık getiri (APR) sistemi kullanılır. Örneğin, 200 USDT’den az yatırımlar için fazladan yüzde 5 APR kazanabilirken, 200 USDT’yi aşan tutarlar için temel APR oranı uygulanır. Her varlık için belirlenen kademeli eşikleri ve güncel APR oranlarını Bybit TR hesabınızdan kontrol edebilirsiniz. Bir diğer önemli özellik ise APR Booster’dır. Esnek Vadeli ürün satın alırken isteğe bağlı olarak eklenen bu özellik, APR’nizi belirli bir oranda artırır. Örneğin, ürün planınız yüzde 100 APR sunuyorsa ve siz yüzde 10 APR Booster seçerseniz, toplam APR’niz yüzde 110 olur. Booster getirisi belirli bir üst limite sahiptir ve bu limite ulaşıldığında veya süresi dolduğunda sona erer. Aktif bir APR Booster’ınız varsa ve birden fazla alım yaparsanız, toplam APR varsayılan olarak geçerli olur. Ayrıca, Esnek Vadeli ürün kullanıcıları için Auto-Earn (Otomatik Kazanç) fonksiyonu da mevcuttur. Auto-Earn aktif edildiğinde, seçtiğiniz atıl fonlar otomatik olarak Esnek Vadeli ürünlere yatırılır, böylece manuel işlem yapmadan faiz kazanabilirsiniz. Sabit vadeli ürünler Sabit Vadeli ürünler, Esnek Vadeli ürünlerden farklı olarak, garantili sabit bir APR ve belirli bir yatırım süresi sunar. Bir Sabit Vadeli plan satın aldığınızda, şartlar kilitlenir, yani yatırım süresi ve faiz oranı değişmez. Vade sonunda, anaparanız ve kazandığınız getiri otomatik olarak Fonlama Hesabınıza aktarılır. Bu ürün, öngörülebilir getiri isteyen ve varlıklarını belirli bir süre kilitlemekten çekinmeyen kullanıcılar için en uygunudur. Sabit Vadeli ürünlerin getirileri, Bybit’in kredi faaliyetlerinden ve üçüncü tarafların Bybit Türev ve Spot piyasalarında yürüttüğü Varlık Yönetimi stratejilerinden elde edilir. Yatırım süresi ve APR, baştan açıkça belirlenir, böylece Esnek Vadeli ürünlere kıyasla sabit ve istikrarlı getiriler sunar. Sabit Vadeli ürünlerde yararlanabileceğiniz önemli bir seçenek, Bybit Megadrop Easy Earn’dür. Bu, hesabınızda “Megadrop” etiketiyle görünen özel bir Sabit…

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye üretime planlı bakım arası veriyor 

Yüksek kalite ve ileri üretim teknolojilerini esas alan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye(TMMT), 4-16 Ağustos tarihleri arasında, planlı bakım ve revizyon çalışmaları nedeniyle üretime geçici olarak ara veriyor.  Toyota’nın Avrupa’daki en büyük üretim tesislerinden birine sahip olan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye (TMMT), Sakarya’daki üretim faaliyetlerine  4-16 Ağustos  tarihleri arasında planlı bakım ve revizyon çalışmaları nedeniyle üretime ara veriyor. Yüksek kalite standartları ve ileri teknolojilerle donatılmış üretim hatlarıyla dünyanın önde gelen otomobil üretim tesislerinden biri olan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, bu süreçte yapacağı çalışmalarla üretim süreçlerinin sürekliliğini ve verimliliğini en üst düzeyde gerçekleştirmeyi  hedefliyor.   Önce İnsan  ve çevre odaklı yönetim anlayışıyla oluşturduğu, başta 5 bin çalışanı olmak üzere, tedarikçileri ve tüm iş ortaklarının katılımıyla kalite odaklı, sürdürülebilir üretim bakış açısı ile hareket eden Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, küresel başarılarını taçlandırmaya devam ediyor.  2024 yılında gerçekleştirdiği 4.6 milyar dolar ihracatla Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından yapılan ‘Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı Araştırması’nda ikinci sırada yer alan TMMT sektöründeki öncü konumunu güçlendirerek sürdürmeyi hedefliyor.

Ticari gayrimenkulde kiralar tarihi rekor kırdı

Cushman & Wakefield | TR International’ın 2025 yılının ilk yarısını incelediği “Gayrimenkul Pazarı Görünümü” başlıklı raporuna göre; Türkiye’de ticari gayrimenkul pazarında birincil kiralar tarihin en yüksek seviyesini gördü. Yılın ikinci çeyreğinde birincil ofis kiraları ABD$ 46/m2 olarak kaydedilirken geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla dolar bazında yüzde 10 oranında artış göstermiş oldu. Böylece, birincil kira seviyesi, bugüne kadarki en yüksek düzeye ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. Rapora göre, ofis piyasasında boşluk oranları düşerken; sanayi ve lojistikte kira seviyeleri döviz bazında yükseliş eğilimini sürdürüyor. 2025 yılının ikinci çeyreğinde boşluk oranı sabit kalırken; ofislerde yer değişimi yerine mevcut mal sahipleri ile sözleşme yenilemenin tercih edildiği görüldü. İlaç & medikal teknolojileri sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin gerçekleştirdikleri kiralama işlemleri dikkat çekerken; aynı zamanda yeni nesil kahvecilerin pazardaki konumlarını pekiştirdiği görüldü. 2025 yılının ilk yarısında hem alışveriş merkezlerinde hem de caddelerde yüksek doluluk oranları korunurken, Türkiye perakende pazarında dikkat çekici yabancı marka girişleri gerçekleşmeye devam etti. Cushman & Wakefield I TR International, 2025 yılının ilk yarısını kapsayan ve ekonomi, ofis, perakende, sanayi ve lojistik ile konut sektörlerindeki gelişmeleri incelediği ‘Gayrimenkul Pazarı Görünümü’ başlıklı raporunu yayınladı. Artan jeopolitik riskler ve ticaret gerilimlerinin etkisi altında şekillenen küresel ekonomik görünümde, sürdürülen ekonomik programla birlikte Türkiye, uluslararası yatırımcıların radarında kalmayı sürdürüyor.Küresel enflasyondaki düşüş eğilimiyle ekonomilere ilişkin büyüme beklentilerinde iyileşmelerin de görüldüğü bir dönemi inceleyen rapor, Türkiye’de ilgili sektörler açısından vizyon ve beklentileri ortaya koydu. Türkiye’de ticari gayrimenkul pazarı, arz kısıtı ve enflasyonun kira seviyelerini yukarı çekmesiyle birlikte belirli segmentlerde dirençli bir görünüm sergilerken, genel ekonomik belirsizlikler piyasada temkinli bir seyri beraberinde getirdi. Tarihi seviyeyi gördü, Levent zirvede Rapora göre, ticari gayrimenkulde kiralar tarihi bir seviyeyi gördü. Yılın ikinci çeyreğinde birincil ofis kiraları 46 dolar olarak kaydedilirken, geçen yılın aynı çeyreğine göre dolar bazında yüzde 10 oranında artış göstermiş oldu. Aynı zamanda ofis kiraları TL bazında da yüzde 31 artışla 1.779 TL’ye ulaştı. Böylece, birincil kira seviyesi, bugüne kadarki en yüksek düzeye ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. İstanbul’da A sınıfı ofis piyasası güçlü talep görmeye devam ediyor. En yüksek fiyatlamanın yaşandığı Levent bölgesinde birincil kira bedelleri metrekarede aylık 46 dolar olarak kayıtlara geçti. Ofis kiralarında Levent’i 35 dolar ile Anadolu yakası; 32 dolar ile Esentepe-Gayrettepe; yine 32 dolar ile Maslak bölgeleri izledi. Ankara ve İzmir’de ise ofis kiraları 20 dolar seviyesinde seyretti. Nitelikli ofis alanlarına yönelik yoğun talep karşısında yeni arzın sınırlı kaldığı görülen raporda, kira fiyatlarının yukarı yönlü ivmesinin devam edeceği öngörülüyor.  Yüksek kira mevcut sözleşmeleri yeniledi Rapora göre 2025 yılının ikinci çeyreğinde ofis piyasasında boşluk oranı yatay seyrederek sınırlı bir artışla yüzde 9.8’den yüzde 9.9’a yükseldi. Ortaya çıkan veriler, İstanbul’da ilk yarıyılda gerçekleşen kiralama anlaşmalarının metrekare bazında yüzde 81’ini, adet bazında ise yüzde 62’sinin yeni kiralama anlaşmalarından oluştuğunu gösterdi. Önceki yıla göre yeni kiralama anlaşmalarında metrekare bazında yüzde 30 oranında azalma kaydedildi. Raporda, bu durumun genel olarak yüksek kira seviyeleri nedeniyle kiracıların yeni alan kiralamak yerine mevcut mal sahipleriyle kontrat yenileme yoluna gitmelerinden kaynaklanması olarak değerlendirildi.  Birincil kira seviyeleri yatay seyirde Perakendede boşluk oranlarındaki ciddi azalma ve arza yeni girdilerin olmaması nedeniyle talep olmasına karşın ana caddelerde ve birincil alışveriş merkezlerinde kira seviyeleri geçen yıl ile aynı seviyede gerçekleşti. Verilere göre, ana caddelerde birincil kiralar, haziran ayında metrekarede aylık en yüksek 250 dolar ile İstanbul’da kaydedilirken, onu 105 dolar ile Ankara ve 100 dolar ile İzmir izledi. Yılın…

HAYAL AĞACIM SERİSİNİN İLK KİTABI ZEYTİN İNKILÂP KİTABEVİ ETİKETİYLE RAFLARDA!

Bige Güven Kızılay’ın Hayal Ağacım serisinin ilk kitabı olan Hayal Ağacım Zeytin İnkılâp Kitabevi etiketiyle raflarda tekrardan yerini alıyor. Geçmişin izlerini taşıyan yazılarıyla okurlarını duygu dolu bir yolculuğa çıkaran kitap, yeniden hatırlamak, anlamak ve hissetmek isteyenler için güçlü bir anlatı sunuyor. Bige Güven Kızılay, okurlarını geçmişin izlerini taşıyan yazılarıyla, anılarımıza, kültürümüze ve bize ait değerlere doğru duygu yüklü bir yolculuğa çıkarıyor. Deneme ve anı türünde yazılardan oluşan bu kitapta Bige Güven Kızılay, Ankara sokaklarından ülkemize dair sevgiyle dolu anılarına, çocukluk anılarından hayatına dokunan değerli insanlara hem kişisel hem de toplumsal hafızayı sıcak bir dil ve güçlü bir duyguyla harmanlıyor. Hayal Ağacım Zeytin, sadece nostaljik bir anlatı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda okurunu kendine, geçmişine ve ortak kültürel mirasına yeniden bağlayan samimi ve içten bir köprü kuruyor. Arka Kapak Hayat Güzeldir filminin bir repliği vardır içime işleyen, “İyilerin aptal olduğunu sandığımız yerde yitirdik insanlığımızı” diye…İşte biz şu sıralar tam da o yerdeyiz bence.Benim hayalim, ülkemin bu tuzağa düşmeden dimdik doğrulması.“İyilik aptallık değildir” diye yan yana saf tutsun insanlar istiyorum.Dayak yedikçe ayağa kalkan bir adam düşleyin. Kim ne kadar vursa yine kalkıyor ayağa… Yine silleyi yiyor, yine kalkıyor. Defalarca…Ta ki birileri artık ona vurmaya cesaret edemeyene, kendi kötülüğünden yorulana dek.İşte o zaman, “Dik Duran Adam” diyorlar ona.Ben…Ülkem “Dik Duran Adam” olsun istiyorum.İyiler aptal değildir.İyilik mucize de değildir.İyilik, iyiliktir işte!Yaşamın normal halidir iyi olmak.Balkondan sarkan begonviller kadar basit ve güzel… İnkılâp Kitabevi, Bige Güven Kızılay, Hayal Ağacım Zeytin, 240 sayfa, İstanbul, 2025. Genel yayın yönetmeni Gülşen İşeri Editör Mustafa Kayalar Kapak tasarım Şenol Alanbay Sayfa tasarım Aynur Altınel

RE:PLAY heyecanı Excalibur gücüyle başladı

Casper’ın yüksek performanslı bilgisayar markası Excalibur, Intel ve Teknosa iş birliğiyle hayata geçirilen RE:PLAY oyun turnuvası, Ankara ANKAmall AVM’de teknoloji ve oyun tutkunlarını bir araya getirdi. Etkinlik, Excalibur’un üstün teknolojisiyle hem sanal hem de fiziksel yarış deneyimini aynı anda sunarak büyük beğeni topladı. Yıl boyunca Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenecek olan RE:PLAY serisinin ilk durağı Ankara olurken, katılımcılar Excalibur G870’in gücünü Forza Horizon 5 arenasında birebir deneyimleme fırsatı yakaladı. Excalibur G870 serisinin sunduğu yüksek performans sayesinde, oyuncular rekabetin sınırlarını zorladı.  Sanal ve fiziksel dünya Excalibur ile birleşti Etkinliğe damga vuran en dikkat çekici deneyimlerden biri ise özel pistte gerçekleştirilen uzaktan kumandalı araç yarışları oldu. Ancak bu araçlar geleneksel yöntemlerle değil, Excalibur G870 bilgisayarlar üzerinden özel olarak geliştirilen bir yazılımla kontrol edildi. Böylece ziyaretçiler, fiziksel dünyadaki yarışları da Excalibur’un gücüyle yönetti. Teknoloji ve eğlencenin buluştuğu bu deneyim, oyun severlerden tam not aldı. Pqueen etkisi ve büyük ilgi Etkinliğe katılan sevilen yayıncı Pelin “Pqueen” Baynazoğlu’nun varlığı, alana olan ilgiyi artırdı. 1000’den fazla oyun tutkunu, Pqueen ile buluşup hatıra fotoğrafları çekerek etkinliği unutulmaz kıldı. RE:PLAY Türkiye’yi dolaşıyor Toplamda 10 fiziksel etkinlikte oyun severlerle buluşacak RE:PLAY’in sıradaki durağı 10 Ağustos’ta Çanakkale 17 Burda AVM olacak. Turnuvanın büyük finali ise İstanbul’da gerçekleşecek. Finalde yarışacak 10 finalist, büyük ödül olan 500.000 TL değerinde Teknosa hediye çeki için rekabet edecek. Ayrıca ikinciye RTX 5000 ekran kartlı Intel Core i7 işlemcili Excalibur G870, üçüncüye ise Intel Core i5 yüksek işlemcili Excalibur G870 hediye edilecek. Türkiye’nin dört bir yanındaki oyun tutkunlarını bir araya getiren bu büyük etkinlikte yer almak için hemen https://replaygamefest.com/ adresini ziyaret ederek başvuru yapmayı unutmayın.

GELENEKSEL TARİFLERLE GÜNLÜK HAZIRLANAN TATLILAR, GERÇEK İTALYAN KAHVESİYLE BULUŞUYOR.

Nişantaşı’nın kalbinde, İtalyan mutfağının sıcak ruhunu yaşatan Capri Pizza Restaurant, sadece pizzalarıyla değil, tatlıları ve kahveleriyle de misafirlerini İtalya sokaklarına götürüyor. Özgün tatlar, gerçek İtalyan kahvesi ve geleneksel tariflerle hazırlanan tatlılar; Capri’de lezzeti bir ritüele dönüştürüyor. Üstelik bu eşsiz deneyimi, 250 TL’den başlayan özel kampanya fiyatlarıyla yaşama fırsatı sunuyor. Nişantaşı’nın şıklığını İtalyan mutfağının samimiyetiyle buluşturan Capri Pizza Restaurant, sofistike ambiyansı ve özenle hazırlanan menüsüyle gastronomi tutkunlarına keyifli bir lezzet deneyimi sunuyor. Capri’de, günlük hazırlanan tiramisu, pürüzsüz dokusuyla beğeni toplayan San Sebastian cheesecake ve çikolata tutkunlarını mest eden brownie gibi tatlılar, İtalyan mutfağının sıcak ruhunu sofralara taşıyor. Gelenekten İlham Alan Tatlılar Capri’nin tatlı menüsü, İtalyan ruhunu ve lezzet mirasını İstanbul’a taşıyor. Günlük hazırlanan, espressoyla lezzetlendirilen ve klasik Savoiardi (kedi dili) bisküviyle yapılan tiramisu, tam anlamıyla “gerçek bir İtalyan tatlısı” deneyimi sunuyor. Damaklarda iz bırakan bir diğer lezzet ise; yoğun kremamsı dokusuyla San Sebastian cheesecake. Karamelize üst katmanı ve hafif yanık tadıyla klasik tariften farklı, modern bir dokunuş taşıyor. Menünün sürprizlerinden biri de, çikolata severler için hazırlanan brownie; her lokmasında kakao ve çikolatanın güçlü tadını hissettiriyor. İtalya’dan Gelen Kahve Tutkusu Capri’nin kahve menüsünde, İtalyan kahve geleneğinin izlerini taşıyan Kimbo çekirdekleri kullanılıyor. Uzun yıllardır Napoli’de üretilen ve aromasıyla dünyaca ünlü Kimbo, espresso başta olmak üzere cappuccino ve cafe latte gibi farklı kahve çeşitlerine hayat veriyor. Bir fincan kahvenin tadını zirveye taşıyan detaylardan biri de sunum! Espresso ve cappuccino gibi kahveler, sıcak fincanlarda servis ediliyor. Bu sayede kahvenin aroması ve ideal içim sıcaklığı korunarak misafirlere otantik bir İtalyan kahve deneyimi sunuluyor. Capri’de Lezzeti Ulaşılabilir Kılan Kampanya Lezzet tutkunları için tatlı ve kahveyi bir arada deneyimlemek şimdi çok daha ulaşılabilir. Capri Pizza Restaurant’ın hazırladığı özel kampanya sayesinde, tatlı ve kahve keyfi 250 TL’den başlayan fiyatlarla misafirlerle buluşuyor. Bu kampanya, özellikle öğle aralarında tatlı bir mola vermek isteyenlerden, akşamüstü kahvesini özel bir lezzetle taçlandırmak isteyenlere kadar herkes için cazip bir fırsat sunuyor.