2025 emekli ikramiyesi için tek formül! Bayram ikramiyesi ne kadar olacak?
Emekli zammı düzenlemeleri sonrası sıra bayram ikramiyesi için atılacak adımlara geldi. 3000 TL olarak uygulanan emekli ikramiyesi ödemesinin 2025 yılı için artırılması bekleniyor. Masadaki en güçlü formül belli oldu. Ocak 2025’te emekli kök maaş zammı yüzde 15,75 olarak kayıtlara geçerken, en düşük emekli maaşı da 14 bin 469 TL olarak belirlendi. 16 milyon emeklinin beklediği bir diğer düzenleme ise bayram ikramiyesi oldu. Emekli bayram ikramiyesi mevcut durumda 3.000 TL olarak uygulanıyor. EMEKLİYE YÜZDE 15,75 ZAM TÜİK’in aralık ayı enflasyonunu duyurması sonrası Ocak-Haziran döneminde SSK, BAĞ-KUR emekli maaşları için uygulanacak zam oranı yüzde 15,75 olarak belirlendi. Emekliler Ocak ayında zamlı maaşlarını hesaplarında gördüler. En düşük emekli maaşı alanlar için yapılan düzenleme henüz Resmi Gazete’de yayımlanmadığı için buradan doğan maaş farkları hesaplara yatmadı. Ancak herhangi bir hak kaybı olmayacak. EMEKLİYE MAAŞ FARKI GELECEK HAFTA HESAPLARDA Bununla beraber en düşük emekli maaşı da 12 bin 500 TL’den 14 bin 469 TL’ye yükseltildi. Bu düzenleme için Meclis’te yasalaşma süreci tamamlandı. Kanunun Resmi Gazete’de yayımlanması sonrası SGK bu düzenlemeden doğan maaş farklarını hesaplara yatıracak. Önümüzdeki hafta içinde Ocak 2025 emekli maaş farkı ödemelerin yapılması bekleniyor. SIRA BAYRAM İKRAMİYESİ DÜZENLEMESİNE GELDİ SSK, BAĞ-KUR ve memur emeklisi için zam düzenlemeleri yapıldı. Şimdi sıra emekli bayram ikramiyesi için yapılacak düzenlemelere geldi. Bayram ikramiyesi emekli maaşı ne olursa olsun bütün emeklilere aynı miktarda ödeniyor. Yalnızca dul ve yetimler hissesi oranında emekli ikramiyesi ödemesi alıyor. 2024’te emekli bayram ikramiyesi 2 bin TL’den 3 bin TL’ye çıkarıldı. Geçen yıl yüzde 75 hissesi olan dul ve yetimler 2.250 TL, yüzde 50 hissesi olanlar 1.500 TL yüzde 25 hissesi olanlar 750 TL bayram ikramiyesi aldı. EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ NE KADAR OLACAK? 3 bin TL olarak uygulanan emekli ikramiyesinin bu yıl da artması bekleniyor. Bunun için bütçe çalışması gerçekleştirilecek. Türkiye’de 16 milyon emekli bulunuyor. 2 bayramda toplam geçen yıl 96 milyar TL ikramiye ödemesi yapıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı konu hakkında bir çalışma yapacak. Buna göre yeni tutar ‘Resen’ alınan kararla belirlenecek ve Meclis süreci başlayacak. 2024 yılında enflasyon yüzde 44,38 düzeyinde gerçekleşti. 2025 yılı enflasyon beklentisi ise yüzde 24 oldu. Bu rakamlara göre hesap yapıldığında bayram ikramiyesi 3.700 ila 4.300 TL arasında belirlenebilir. İki rakamın ortalaması dikkate alındığında 4.000 TL rakamı en güçlü senaryo olarak ortaya çıktı. Ayrıca bayram ikramiyesi geçen yıl da 1.000 TL artırılmıştı. Bayram ikramiyesinin 4.000 TL olması durumunda emeklilere 2025’te toplamda 8.000 TL ödeme yapılacak. Bu rakamın da bütçeye maliyeti 128 milyar TL olacak. 2025 BAYRAM İKRAMİYESİ NE ZAMAN YATACAK? Emekli bayram ikramiyesi ödemeleri, bayramdan önceki hafta içinde ödeniyor. Ramazan Bayramı ikramiyesinin 24-28 Mart tarihleri arasında; Kurban Bayramı ikramiyesinin ise 2-6 Haziran tarihleri arasında ödenmesi bekleniyor. Bayram ikramiyesi ödemesi emeklilerin her hangi bir başvuru yapmasına gerek kalmadan emekli maaşı aldıkları banka hesaplarına otomatik yatacak.
Merkez Bankası’ndan faiz indirimi ve enflasyon mesajı
Son dakika haberi: Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan 2025 yılının ilk enflasyon raporunu açıkladı. TCMB Başkanı Karahan, “Enflasyonun ana eğiliminin ilk çeyrekteki artış sonrası ikinci çeyrekte tekrar yavaşlayacağını öngörüyoruz. Piyasa fiyatlamaları hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde 2025’te faizlerin daha yavaş indirileceğine işaret ediyor” dedi. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın “Enflasyon Raporu 2025-I” sunumu gerçekleşti. Karahan, 2025’te gelişmekte olan ülkelerde faiz indirimlerinin yavaş olacağını öngördüklerini açıkladı. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: “DEZENFLASYON SÜRECİ SÜRÜYOR” Dezenflasyon sürecimiz devam ediyor. Makroekonomik göstergeler de bu süreçle uyumlu şekilde ilerliyor. İç talebin enflasyondaki düşüşü destekleyici seviyelere geldiğini, enflasyonun ana eğiliminin düşüş trendinde olduğunu değerlendiriyoruz. Para politikasındaki sıkı duruşumuzu dezenflasyonun devamını sağlayacak şekilde sürdüreceğiz. Küresel büyümede kademeli toparlanma öngörüsü korundu. Küresel ticaret politikalarına dair belirsizlik son dönemde yükseldi. Enerji fiyatları son dönemde dalgalı bir seyir izledi. “GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERDE FAİZ İNDİRİMLERİ YAVAŞLAYABİLİR” Merkez bankaları enflasyon eğilimini dikkate alarak parasal sıkılığı azaltıyor. Piyasa fiyatlamaları hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde 2025’te faizlerin daha yavaş indirileceğine işaret ediyor. Üretim göstergeleri iktisadi faaliyette toparlanmaya işaret ediyor. Korumacı eğilimlerin artması ve jeopolitik riskler büyüme üzerinde aşağı yönlü, enflasyon üzerinde yukarı yönlü riskleri artırıyor. Talep koşulları enflasyondaki düşüşü destekleyici seviyelerde. “ENFLASYON BEKLENTİLERİ GERİLİYOR” Son rapor döneminden bu yana enflasyon gelişmeleri öngörülerimizle uyumlu oldu. Tüm göstergeler ana eğilimde kademeli bir yavaşlamaya işaret ediyor. Ana eğilim Ocak ayında ise öngörülerimizle uyumlu geldi. Ocak ayında zamana bağlı fiyatlama yapılan kalemlerdeki enflasyon öne çıktı. Enflasyonun ana eğiliminin ilk çeyrekteki artış sonrası ikinci çeyrekte tekrar yavaşlayacağını öngörüyoruz. Hizmet enflasyonu kademeli olarak güç kaybediyor. Kira enflasyonu yavaşlıyor. Üretici enflasyonundaki zayıflama temel mallarda enflasyonu olumlu etkiliyor. Tüketici ve firmaların enflasyon beklentileri de gerileme eğiliminde. “KİRA ENFLASYONU YAVAŞLIYOR” Hizmet enflasyonu kademeli olarak güç kaybediyor. Hizmetlerde yıllık bazda düşüş sürüyor. Kira enflasyonu yüksek olmakla beraber yavaşlama eğiliminde. Yenilenen kira sözleşmelerindeki artış oranı düşüyor. Sözleşmelerindeki artış oranının mevcut yıllık kira enflasyonunun altında kaldığını görüyoruz. Üretici enflasyonundaki zayıflama temel mallarda enflasyonu olumlu etkiliyor. Tüketici ve firmaların enflasyon beklentileri de gerileme eğiliminde. Öte yandan enflasyona yönelik tahminlerde sunumda paylaşıldı. Fatih Karahan açıklamalarında “2025 yıl sonunda enflasyonun yüzde 24 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. 2026 için yüzde 12 tahminini koruduk, 2027’de yüzde 8’e gerilemesini hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Endüstri 4.0 Zirvesi İçin Son İki Hafta
Bu yıl da World Media Group / IV. Endüstri 4.0 Zirvesi için çalışmalar devam ediyor. IV. Endüstri 4.0 Zirvesi Vialand Palace Otel’de 27 Aralık 2024 cuma günü gerçekleştiriliyor. World Media Group, ilk kez 2016 yılında VIALAND PALACE OTEL’de düzenlediği; “Bilim için aydınlanma aydınlanma için bilim” temalı Endüstri 4.0 Zirvesi’nin ikincisini 2017 yılında “Dijitalfabrikalar arttırılmış gerçeklik” alt başlığı ile İstanbul – Inter Continental Otel’de gerçekleştirmişti.III. World Media Group / Endüstri 4.0 Zirvesi, “Yapay Zeka – Nesnelerin İnterneti / ıoT – ÜretenRobotlar ve Toplum” ana teması ile; 5 Aralık 2018 Çarşamba günü saat 09:00 – 19:00 arasında; on konferans, Üç yuvarlak masa toplantısı ve bir çoklu açık oturum şeklinde organize edildi. WorldMedia Group tarafından organize edilen etkinlikte ayrıca; konuyla ilgili elli firma, altı dernek oda vebeş üniversitenin info standları da yer aldı.Bu yıl düzenledikleri zirvede; yüzlerce firma karar vericisini ağırlayacaklarını, dile getiren WorldMedia Group Genel Yayın Yönetmeni ve Endüstri 4.0 Türkiye Koordinatörü İlker Kaplan sözlerini şuşekilde sürdürdü; “Türkiye’de Endüstri 4.0’ın lomomotifi onlarca büyük firmanın sunumunun biraraya geldiği etkinlik ilk kez gerçekleştiriliyor. Bu konuda farklı fikirlerin konuşulması gelecekaçısından umut vaat ediyor. Ayrıca yüzlerce firmanın etkinliğimize katılımı zirvemiz için olumlusinyaller veriyor.” World Media Group Genel Yayın Yönetmeni Kaplan sözlerine şu şekilde devam etti: “Etkinliğimiz 27Aralık 2024 Cuma günü WORLD MEDIA GROUP / ENDÜSTRİ 4.0 ZİRVESİ üst başlığı ilegerçekleştirilecek. Zirvemizin alt başlıkları ise şu şekilde: Nesnelerin İnterneti – IoT / Artırılmış gerçeklik (AR), Sanal gerçeklik (VR), Genişletilmiş Gerçeklik (XR) ve Karma gerçeklik (MR) / Makina Öğrenmesi (ML) ve Yapay Zeka (AI)… Küresel kablosuz ağ altyapısının beşinci nesli (5G) Teknolojisive Endüstri… * Sürdürülebilirlik: Dünyanın Enerji Sorunu; Fosil Yakıtlar, Elektrik, Carbon veHidrojen… Alman Hükümeti 2012 yılında İş Dünyası, Üniversiteler ve Sivil Toplum Kuruluşlarını biraraya getirerek yeni bir üretim sistemi üzerine çalışmalar başlattı. Bu çalışmalar sonucunda; Sanayinin
Kayalı Makina hedef büyüttü. Jewelry Show fuarında sizleri bekliyor.
Bu yolda galip mağlup sayılır Son bir yılda makasın da katkısıyla “Kayalı Makine” ürettiği her 10 makinesinden 9’unu ihraç eder bir konuma geldi. Bu tabloya baktığımızda Dünyanın birçok ülkesinde artık altın takı üretimi hız kazanmış vaziyette. Firma sahibi Cengizhan Kayalı; “İhracatımız artarken, ciromuz artarken bu işten keyif almayacağımızı hiç tahmin etmezdim. Gözlerimin önünde Türk kuyum pazarı kan kaybediyor. Kuyum sanayisinde Dünya çapında gelişmemiz ve öne çıkmamız, dev kuyumculuk sektörümüzün büyük Pazar kaybını asla telafi edemez” Kuyum üreticisinin iş hayatına büyük kolaylıklar katmak, yüksek kaliteli üretim yapabilmesi için etkin, güçlü ve uygun fiyatlı makineler üretmek için yola çıkan Kayalı Makine; son dönemde ihracat alanında limitlerini zorlayan başarılara imza atıyor. Çok farklı ülkelere makine ihracatı yapan Kayalı Makine; artık ürettiği her 10 makinenin 9’unu ihraç ediyor. Firma sahibi Cengizhan Kayalı; markaları ve kuyum sanayisi adına Dünya çapında söz sahibi olmak, Dünyanın farklı ülkelerindeki kuyum üreticilerinin “Made IN Turkey” imzalı makineleri kullanmalarından gurur duymak ile kuyum üretiminin birçok ülkede başlaması ikilemi arasında kaldıklarını ifade etti. Özellikle son 1 yıldır altın fiyat farklılığı ile birlikte Türk kuyumculuğunun çok hızlı Pazar kaybettiğini vurgulayan Kayalı; sözlerini şöyle sürdürdü: “Gelişen teknoloji sayesinde kuyum üretimi çok daha kolay bir hale geldi. Çok az kişiyle çok etkili üretim gerçekleşiyor. Ben kendi markamız adına dengeli, homojen bir büyümeyi arzu ederdik. Son bir yılda makasın sayesinde makine ihracatımız kat be kat arttı. Netice itibariyle makinemizi alacak kişinin ülkesini sorgulama lüksümüz yok. Her hafta yurtdışında bir kuyum atölyesinin açılışını görüyor ve makinelerimizi yurtdışına gönderiyoruz. Makasın derinleşen yaralarını gözlerimizle görüyoruz.” Geçtiğimiz İstanbul Jewellery Show’da aldıkları sipariş ile 2024 yılı üretim kapasitelerini doldurduklarını sözlerine ekleyen Kayalı; gelen siparişlerin çok büyük bir bölümünün yabancı üreticilere ait olduğunu, Arap pazarı dahil olmak üzere tüm Dünyada şarnel, içi boş hafif takılara bir yönelim olduğunu dile getirdi. HIZLI İLETİŞİM : Cengizhan KAYALI+90 533 048 78 67 FUAR GİRİŞ BİLETİ İÇİN TIKLAYIN : >>>> — Cengizhan Kayalı ve Kayali Makina ile birlikte.
KOBİ’lere 20 milyon liralık finansman
Dijital dönüşüm projeleri kapsamında KOBİ’lere 20 milyon lira üst limitli olmak üzere 36 ay vadeli uygun maliyetli finansmana erişim imkanı sağlanacak. KOBİ Dijital Dönüşüm Tanıtım Programı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla KOSGEB Başkanlık Binası’nda gerçekleştirildi. Program kapsamında KOSGEB, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Türk Ekonomi Bankası (TEB) arasında protokol de imzalandı. Kacır, KOBİ’lerin küresel ve ulusal ölçekte rekabet gücünü ileriye taşıyacak programın açılışında yaptığı konuşmada, yapay zeka, nesnelerin interneti, büyük veri, robotik gibi yenilikçi teknolojilerin, bu yeni dönemde günlük yaşam pratiklerine ve karar alma mekanizmalarına yön verdiğini anlattı. Bu teknolojileri iş modellerine adapte ederek dijital dönüşümü başarıyla gerçekleştirmenin, işletmelerin müşterilerine etkin, verimli ve hızlı hizmet sunabilmesinin anahtarı haline geldiğini aktaran Kacır, Bakanlık olarak sanayicilerin ve işletmelerin dijital dönüşüm yolculuklarında yanlarında olduklarını söyledi. Kacır, imalat sanayisinin ihtiyaç duyduğu teknolojinin yerli imkanlarla geliştirilmesini sağlayan, ihtiyaç duydukları insan kaynağı ve bilimsel altyapıyı güçlendiren bir vizyonla hareket ettiklerini belirterek, “TÜBİTAK ile dijital dönüşüm alanında son 22 yılda 9 bin 500 projeye yaklaşık 47 milyar lira destek sağladık. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’mız kapsamında firmalarımızın ihtiyaç duyduğu dijital dönüşüm çözümlerinin geliştirilmesini ve imalatını AR-GE aşamasından seri üretime kadar destekliyoruz. Program kapsamında yürüttüğümüz Dijital Dönüşüm Çağrısı ile yatırım büyüklüğü 448 milyon dolara ulaşan aralarında otomasyon sistemlerinin, büyük veri platformunun, akıllı sensörlerin üretimlerinin bulunduğu 42 projenin önünü açtık.” diye konuştu. İşletmeleri dijital dönüşüme hazırlamak ve mevcut iş gücünü 4. Sanayi Devrimi ile ihtiyaç duyulan yetkinliklerle buluşturmak için ülkenin dört bir yanında model fabrikalar kurduklarını vurgulayan Kacır, işletmelere ve çalışanlara çeşitli hizmetler sunarak verimliliklerini artırdıklarını ifade etti. Türkiye’ye inovasyon merkezi kuruluyor Kacır, dijital dönüşüm alanında uluslararası işbirliklerini güçlendirerek firmaların inovasyon ve teknoloji geliştirme altyapısı için kaldıraç görevi görecek altyapılara erişimini sağladıklarının altını çizdi. Firmaların dijital dönüşümüne yönelik desteklerini güçlendirmek amacıyla 8,2 milyar euro bütçeli Dijital Avrupa Programı’na katıldıklarına dikkati çeken Kacır, “Başta KOBİ’lerimiz olmak üzere işletmelerimize yatırım öncesi test, yatırımcı bulma hizmeti sağlayacak Avrupa Dijital İnovasyon Merkezlerini Türkiye’de kuruyoruz. Sanayicilerimizin, girişimcilerimizin ihtiyaç duymaları halinden Avrupa’daki benzer altyapılar bünyesindeki yetkinliklerden yararlanmalarına imkan tanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Kacır, dijital dönüşümün rekabetçi iş dünyasında sürdürülebilir ve başarılı iş modeli oluşturmak için tercihten öte bir mecburiyet haline geldiğini vurgulayarak, KOBİ’lerin bu yolculuktaki başarılarını güçlendirmek için Türkiye’ye has faktörleri dikkate alan, KOBİ’ler için özel olarak tasarlanmış değerlendirme aracı kullanılarak yetkinliklerinin analiz edilmesinin önemine işaret etti. Doğru altyapı, nitelikli insan kaynağı, ihtiyaç ve hedeflerle uyumlu dijital dönüşüm projeleri ve finansman planlamasının başarılı bir dijital dönüşümün olmazsa olmazları olduğunu belirten Kacır, bu nedenle Dijital Dönüşüm Olgunluk Değerlendirme Modeli DDX’i geliştirdiklerini anlattı. Kacır, modelin tüm ülke genelinde uygulanmasını sağlayacak insan kaynağını yetiştirdiklerine dikkati çekerek, KOSGEB destek programlarını da yeniden kurgulayarak KOBİ’lerin dijital dönüşüm yolculuğunda önlerindeki finansman engelini kaldırdıklarını söyledi. 20 milyon liralık yeni finansman Bugüne kadar KOSGEB eliyle KOBİ’lerin dijital dönüşümü için 10 milyar lira destek sağladıklarını vurgulayan Kacır, şöyle devam etti: “Uluslararası finans kuruluşlarıyla da işbirliğimizi artırarak yeni finansman mekanizmalarını KOBİ’lerimizin hizmetine sunuyoruz. KOBİ Dijital Dönüşüm Destek Programı kapsamında imalat sanayinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin rekabetçiliklerini ve verimliliklerini artırmaya yönelik dijital dönüşümlerini sağlamak için EBRD ile işbirliği yaptık. 300 milyon avroluk bir finansmanı Dijital Dönüşüm ve Olgunluk Değerlendirme Analizi gerçekleştirerek dijital dönüşüm ihtiyaçlarını tespit eden ve yol haritasını oluşturan KOBİ’lerimizin hizmetine sunuyoruz. Dijital dönüşüm projelerini uygulayacak KOBİ’lerimize, 20 milyon lira üst limitli olmak…
Suudi Arabistan İhracat Rehberi
Suudi Arabistan’a İhracat Yapmak Suudi Arabistan, Afrika’nın en büyük ve dünyanın 20. büyük ekonomisi olarak Arap Yarımadasının en büyük ülkesidir. Satın alma gücü paritesi bakımından dünyanın en büyük on dördüncü ülkesi olan Suudi Arabistan, zengin petrol kaynakları sayesinde dünyanın en büyük petrol ihracatçısı konumundadır. Son yıllardaki siyasi gerginliklerden dolayı Türkiye ile ticareti sekteye uğrayan Suudi Arabistan, son zamanlardaki olumlu yaklaşımlar sonucu bu gerginliği azaltma girişimlerindedir. Yeni görüşmelerde ekonomik ve ticari konuların konuşulması sonucu yeni işbirlikleri kurulmuş, iki ülkenin ticari hacmi gittikçe büyümeye başlamıştır. Günümüzde birçok firma Suudi Arabistan’la birlikte ticari başarılara imza atmakta ve birçok sektörden farklı ürünlerle ihracat konusunda gelişmektedir. Suudi Arabistan’a Nasıl İhracat Yapılır? 35 milyona yakın nüfusu ve kişi başına düşen 48 bin dolarlık GSYİH’ı ile büyük bir ekonomiye sahip olan ülke, e-ticaret sitesi kullanıcılarının da artmasıyla Orta Doğu’nun en önemli e-ticaret merkezlerinden biridir. Genel grafiğe bakıldığında genç kullanıcıların yoğunlukta olduğu Suudi Arabistan, genç nüfusu artışına yanıt olarak önceki yıllara göre e-ticaret gelirlerini %11 oranında artırmıştır. Pandemi ile daha çok e-ticaret sitelerine yönelmiş ve yurtdışı ürünlerine talebini artırmıştır. E-ticaret endeksinde 49. Sırada yer alan Suudi Arabistan, 2020 yılında sınır ötesi e-ticaret değerini 5,2 milyar dolarına çıkararak dünya genelinde 73,3 indeks değerine ulaşmıştır. Suudi Arabistan Ticaret Bakanı, 2022 yılında ülkenin e-ticaret büyüme rakamlarının %32’ye ulaştığını söyleyerek Suudi Arabistan’daki e-ticaret faaliyetlerine dikkat çekmiştir. Bunun yanında e-ihracat sitelerinin de önem kazandığı bu zamanda şirketlerin üzerine bazı görevler düşmektedir. İhracat için Suudi Arabistan’ı seçen firmalar bu ticari gelişmeleri yakından takip etmeli ve hedef kitlelerini iyi anlamalıdır. Ne kadar iyi bir ürüne ve o alanda tecrübeye sahip olsanız da ürünün pazarlaması satışın yarısını oluşturur. Doğru proje yönetimi ve finansal kararlarla öne çıkabilir, ihraç ettiğiniz ürünlerde rakip firmalardan bir adım önde başlayabilirsiniz. ODS Danışmanlık Grubu olarak hedef pazarınızı büyütüp global markete açılmanıza ve yıllardır tecrübe kazandığımız bu alandaki çeşitli proje desteklerimizle büyümenize yardım ediyoruz. Suudi Arabistan’a İhracat Yapan Firmalar Nelerdir? Suudi Arabistan’da kullanıcıların yaygın olarak tercih ettiği belli başlı e-ticaret siteleri bulunmaktadır. Araştırmalara göre tüketicilerin %11’lik kısmı her gün bu sitelerden alışveriş yapmaktadır. Kullanıcıların çoğu kadın olmakla birlikte tercih ettikleri ürünlerin genellikle moda sektörü ve ev eşyası olduğu görülmektedir. Türkiye’den Suudi Arabistan’a ihracatta birçok sektörden ürünler yer almaktadır. Listenin başında halı ve tekstil ürünleri yer alırken kimyevi maddeler ve makine aksamlarına kadar başka birçok ürün de bu listede bulunmaktadır. Özellikle halı ihracatımızın epey geliştiğini görebiliriz. Teknolojinin her ülkeye gerektirdiği makine ve robot parçaları Suudi Arabistan için de büyük önem taşımaktadır. Bu ihtiyacın bir kısmını ülkemizden sağlamaktadır. Döviz kurunun artışı ithalatta aleyhimize olurken ihracat yapan firmalar için doğru stratejik adımlarla avantaj niteliğinde olabilir. Şirketlerin bu detaylara dikkat etmesi gerekmektedir. Suudi Arabistan’a İhracat Yapmak İçin Gerekli Olan Belgeler Nelerdir? ● Yapılacak şeylerden ilki bir şirket kurmak olacaktır. Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren beş adet farklı şirket türü bulunmaktadır. Bu şirket tipleri Limited Şirket, Anonim Şirket, Ortak Girişim, Sınırsız Sorumluluk Şirketi (Unlimited Liability Company) ve hisse ile sınırlı ortaklı şirketleri olarak listelenir. Şirketinizi Türkiye ve Suudi Arabistan yetkililerine kanıtladıktan sonra gereksinimleri tamamlayarak ihracat işlemlerine başlayabilirsiniz.● Suudi Arabistan’a ihraç edilecek ürünler belirli standartlar altında kontrol edilmektedir. Bu ürün standartlarının resmi yayınını yapan SASO/Saber Kayıt Sistemi (Suudi Arabian Standards Organization), şirketlere ürünlerin gümrük geçişinde bu standartlara uygunluğunu belirten bir belge verir. Suudi Arabistan gümrüklerinde zorunlu olan bu belge olmadan ürünleriniz…
TÜRKİYE İLE SUUDİ ARABİSTAN’IN TİCARETTEKİ YENİ HEDEFİ 30 MİLYAR DOLAR
T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı ev sahipliğinde, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonuyla 22 Aralık 2022 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen Türkiye-Suudi Arabistan İş ve Yatırım Forumu, 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefi kapsamında iki ülke iş dünyasının zirvesindeki isimleri bir araya getirdi. T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid A. Al Falih, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu, DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK/Türkiye-Suudi Arabistan İş Konseyi Başkanı Fatih Gürsoy ve iki ülkenin önde gelen 500’ü aşkın iş insanının katılımıyla gerçekleşen Forumda, Suudi 2030 Vizyonu kapsamındaki mega projeler ile Türkiye’deki yatırım fırsatları ele alındı. ‘Bakan Nebati: “2030 yılına kadar ikili ticarette 30 milyar dolara ulaşmamız lazım” Forumun açılışında konuşanT.C. Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Nureddin Nebati, “2021 yılında 3,7 milyar dolar olan ticaret hacmimizin, 2022 yılı Ocak-Ekim döneminde 4,3 milyar dolara yükseldi. Hedeflerimize ulaşmamız için daha hızlı hareket etmemiz lazım. Bu rakamı Türkiye ve Suudi Arabistan gibi ekonomik yapıları tamamlayıcılık arz eden iki büyük ülke için yeterli görmüyoruz. İki ülke arasındaki ilişkilerin olumlu seyriyle kısa sürede bu rakam 10 milyar dolara çıkarılabilir. Bu rakam iki ülke için yeterli değil. 2030 yılına kadar 30 milyar dolara ulaşmamız lazım. Gerek Ticaret Bakanımız Mehmet Muş, gerek Sanayi Bakanımızla hızlı hareket diyoruz. Suudlu sayın bakanların da telefona sarılıp hızla işleri kolaylaştıracak talimatları vermeleri bizi mutlu kılıyor. Suudi Arabistan’ın 2030 yılı çerçevesince başladığı doğrudan yatırımlarla atılımları yakından takip ediyoruz. Bugün aramızda bulunan kamu yatırım fonunun da dünyanın farklı coğrafyalarına yatırım yaparak portföyünü çeşitlendirme arzusu içinde olduğunu büyük bir memnuniyetle görüyoruz. Türkiye bu çerçevede en cazip fırsatı sunan ülkelerden bir tanesidir. Türkiye son 20 yılda emsal niteliğinde adımlar atarak büyük bir değişimi ve köklü bir kalkınma sürecini hayata geçirmiştir. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ikili ilişkilerin en önemli gelişim alanlarından birisinin finans sektörü olduğuna inanıyorum. Dünyanın dört bir yanından Türk finansal piyasalarına yatırım yapan uluslararası yatırımcılar gibi Suudi yatırımcıları da piyasalarımızdaki fırsatlardan yararlanmaya davet ediyorum. Türkiye, birçok rekabetçi avantajıyla dünyanın gelecek vadeden ekonomileri arasında üst sıralarda yer almaktadır. Bu bakımdan, dünya çapında yatırımcıların her zaman gözdesi olan Türkiye, hem finansal piyasaları hem de reel sektör yatırımlarıyla cazip fırsatlar sunmaya devam ediyor. Bir kez daha altını çizmek isterim ki Türkiye olarak her zaman yatırımcı dostu bir ülke olmaya devam edeceğiz. Siz değerli kardeşlerimize gerekli tüm desteği vermeye hazırız. İki kardeş ülke olarak, iş birliği ve dayanışmamızı çok daha yüksek seviyelere taşıyacağımıza da gönülden inanıyorum” dedi. Bakan Al Falih: ” 2030 vizyonumuz ile 3,3 trilyon dolarlık yatırım potansiyeli sunuyoruz” Türkiye ve Suudi Arabistan’ın bölgenin iki büyük ekonomisini temsil ettiğini ifade eden Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid A. Al Falih, “İleriye dönük yol haritamızı oluşturmak ve ticarette yeni hedeflere birlikte yürümemiz adına bugünkü İş ve Yatırım Forumu çok büyük önem arz ediyor. İki ülke büyüyen ve gelişen yatırım bağları geliştiriyor. Bizler Türk şirketlerinin yaptığı yatırımlardan ve katkılardan çok büyük memnuniyet duyuyoruz. Son yıllarda birçok yüklenici Suudi Arabistan’daki altyapıyı inşa etmeye katkıda bulundu. Kaybedilen vakit ile alakalı mutlaka bir telafiye gitmeliyiz. Kovid-19 sonrasında bizler buradaki müşterek faaliyetlerimizi iyileştirme ve hızlandırma noktasında bir teşvik hissediyoruz. Türkiye’nin imalat alanında gerçekleştirdiği çalışmalardan etkileniyoruz. Avrupa’daki kilit pazarlara coğrafi yakınlığı ve ticaret yolları üzerinde sofistike bir imalat ve ticaret merkezi olarak kendini konumlandırması önem arz ediyor. Suudi Arabistan’da altyapı yatırımlar yaparak 3 kıtanın kesişim…
Ürünlerinizi E-İhracat ile 190 ülkede satışını yapmak bu kadar kolay olmamıştı.
Türkiye’de e-ticaret sektörü son yıllarda hızla büyüyor ve bu büyüme e-ihracat yapan firmaları da etkiliyor. E-ihracat yapmak, ürünlerinizi dünya genelinde müşterilere sunmanın en hızlı yoludur ve bu işlem için farklı ödeme yöntemleri kullanılabilir. Türkiye’de hangi ödeme yöntemleri kullanılabilir? Türkiye’deki e-ihracat firmaları genellikle banka havalesi, kredi kartı, PayPal, sanal pos ve havale/EFT gibi ödeme yöntemlerini kullanır. Banka havalesi güvenli bir seçenek olsa da işlem süresi birkaç gün sürebilir. Kredi kartı ödemeleri hızlı ve pratiktir ancak işlem ücretleri yüksek olabilir. Sanal Pos, bankaların sağladığı bir ödeme sistemidir ve Türkiye’de yaygın olarak kullanılıyor. Havale ve EFT ise güvenli ve ucuz olmalarına rağmen işlem süresi diğer ödeme yöntemlerine göre daha uzundur. E-ihracat yapan firmalar, müşterilerine farklı ödeme yöntemleri sunarak uluslararası müşterilerin ödeme işlemlerini kolaylaştırmaya çalışmaktadır. Müşterilerin ödeme seçenekleri arttıkça, satın alma işlemlerinin tamamlanma olasılığı da artar. Bu nedenle, ödeme yöntemleri seçerken güvenilirliğinin yanı sıra müşteri talepleri de dikkate alınmalıdır. E-ticaret ve e-ihracat, Türkiye’de her geçen gün daha da yaygınlaşarak büyümeye devam ediyor. İnternet kullanımının artması ve dijitalleşmenin yaygınlaşması ile birlikte e-ticaret sektörü de hızla gelişiyor. E-ihracat yapmak ise, sadece Türkiye’deki müşterilere değil, dünya genelinde müşterilere ürünlerinizi sunmanızı sağlar. Ancak, farklı ülkelerdeki müşterilerin ödeme alışkanlıkları farklı olduğundan, ödeme yöntemlerinin çeşitlendirilmesi önemlidir. Türkiye’deki e-ihracat firmaları farklı ödeme yöntemleri sunarak müşteri memnuniyetini arttırabilir ve uluslararası müşterilerin ödeme işlemlerini kolaylaştırılabilir. E-ticaret ve e-ihracat sektörlerinin gelişimi devam ederken, ödeme yöntemleri konusunda da gelişmelerin yaşanması bekleniyor. İşte yeni başlayanlar için e-ihracat rehberi E-ihracat, internet aracılığıyla mal ve hizmetleri yurt dışına satma sürecidir. İlk adım, ihracat yapmak istediğiniz ülkeleri ve hedef kitlenizi belirlemektir. Ardından, bir e-ticaret sitesi oluşturarak, ürünlerinizi online olarak satmaya başlayabilirsiniz. E-ihracat yapmak için potansiyel pazarları belirlemek önemlidir. Türkiye’den en çok ihracat yapılan ülkeler arasında Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa, ABD ve Rusya yer almaktadır. Ancak, hedeflenen ülkelere yönelik pazar araştırması yapmak ve uygun stratejiler belirlemek önemlidir. E-ihracat yapmak için bir e-ticaret sitesine ihtiyacınız var. Bu site, potansiyel müşterilerinize ürünlerinizi sergileyebilmenizi, ödeme işlemlerini gerçekleştirebilmelerini ve siparişlerini takip edebilmenizi sağlar. E-ihracat için farklı ödeme yöntemleri sunmak önemlidir. Müşterilerinize banka havalesi, kredi kartı, PayPal, sanal POS ve diğer yöntemlerle ödeme yapma seçenekleri sunabilirsiniz. E-ihracat yapmak için gerekli belgeler ülkeye göre değişebilir. Ancak, genellikle ihracat faturası, taşıma belgeleri, gümrük beyannamesi ve menşe şahadetnamesi gibi belgeler gereklidir. E-ihracat yaparken, lojistik süreçlerinizin düzgün çalışması için uygun hizmetleri seçmelisiniz. Kargo şirketleri, uluslararası nakliye şirketleri ve depolama hizmetleri gibi hizmetlerden yararlanabilirsiniz. E-ihracatta gümrük sorunlarına karşı hazırlıklı olmak önemlidir. Her ülkenin farklı gümrük yasaları ve vergi oranları vardır. Bu nedenle, gümrük vergileri, gümrük işlemleri, ithalat kısıtlamaları, taşıma maliyetleri, iade işlemleri, ürün uygunluğu gibi sorunlarla karşılabilirsiniz. Türkiye’de e-ihracat yapmak isteyen firmalar için hangi adımları takip etmeli? E-ihracata yeni başlayan girişimciler, belli başlı sorular sormakta. Özellikle sektörden habersiz, bilgi ve deneyimden uzak birçok firmanın bu sebeple iflas ettiği de gelen haber arasında. KAYNAK : WRODE -WORLDEF
Güçlü Bir Marka İsmi Sizi Global Alanda En İyisi Yapar
Marka benzerleri ile aynı alanda ve aynı zamanda anıldığında diğerlerinden farklılaşarak akla gelen ilk kavramdır. Bir markayı rakiplerinden ayıran en önemli farklılaştırma araçlarından biri marka ismidir. Kurum kimliğinin başarılı olması için kurum isminin pozitif değerler taşıması gerekir. Böyle bir isme sahip olmak kurumun ürettiği ürün ve hizmetinde değerini mutlaka artıracaktır. Bunun için markaya gelişi güzel bir isim konulmamalıdır. Markaya isim oluşturulurken ileriye dönük düşünülmelidir ki bu da belirlenecek ismin zamanla ülke sınırlarını aşacağı ve global bir marka ismi olacağı düşünülerekten marka ismi oluşturulmalıdır. Marka ismini oluştururken uygunsuz bir anlam ifade etmediğin araştırılarak yapılması da çok önemli bir husustur. Geçmişte birçok marka yanlış isim belirleyerek ciddi sorunlarla karşılaşmıştır ve bu da markanın çöküşüne, unutulup yok olmasına sebep olmuştur. Bir markaya isim oluştururken dikkat etmemiz gereken ve markanın nasıl oluşturulması gerektiğini belirleyen bazı kriterler vardır; Markalar tüketicilerin zihninde yer edinebilmek ve global bir marka olmak için ciddi emek ve para harcamaktadırlar. Eğer ki yukarı da belirttiğimiz kriterlere uygun bir marka ismi oluşturulmamış ise maalesef tüm emek ve para boşa gidecektir. Ben marka isminin bir şirkete kazandıracağı getirinin çok büyük olduğunu düşünmekteyim. Ama maalesef çoğu şirket bu konuyu pek ciddiye almıyor bu konunun ayrı bir uzmanlık olduğunu ve çok değerli bir strateji olduğunu düşünmüyor. Oysaki iyi bir isim, iyi bir başlangıç demektir. Güçlü bir marka ismi ise sizi global alanda en iyisi yapar ve markanızın global alanda pozitif bir prestij kazanmasını sağlar. Alanında başarılı, yüksek hedefleri bulunan ve değerli bir firma olmak için marka ismi çok önemlidir. Marka isim oluştururken mutlaka alanında uzman ve profesyonel kişilerle çalışılmalıdır çünkü marka ismi riske atılacak bir iş değildir. Markalize Marka İsim Merkezi olarak firmanızı daha güçlü hale getirecek global marka ismi olmaya müsait isimler tasarlayarak firmanızı rakip firmalardan bir adım öne çıkartarak firmanıza değer katmaktayız. Bu değer sizleri alanında en iyisi yapacaktır. Her zaman dediğim gibi “Elimin Değdiği Markalaşıyor” 📌Her zaman dediğim gibi “Elimin Değdiği Markalaşıyor” ⬇ İletişim ⬇ www.markalize.com & www.gumib.org.tr +90 535 642 66 22 & + 9 0 542 490 60 44 & +90 530 662 44 08 📍TÜRKİYE’nin Ödüllü Marka İsim Uzmanı 📌Global Marka İSİM ve Markalaşma uzmanı ByKANBER … 📌 Marka Mucidi
İhracatcıya Teşvik – Hibe yağacak ..
İhracat destekleri, bir ülkenin dış ticaretini geliştirmek ve ihracatı teşvik etmek amacıyla sunduğu çeşitli avantajlar ve kolaylıklardır. Bu destekler, ihracat yapan firmaların rekabet güçlerini artırmak, uluslararası pazarlarda daha etkin bir şekilde yer alabilmelerini sağlamak ve ihracat hacimlerini artırmak amacıyla verilmektedir. Ülkemizde de İhracat destekleri, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından yürütülmekte olup, ihracatçı firmalara çeşitli destekler sağlanmaktadır. Bu destekler arasında; ihracata yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetleri, pazar araştırması ve analizi desteği, dış ticaret fuarlarına katılım desteği, ihracatın finansmanı konusunda destekler, ihracatçı firmalara sağlanan vergi indirimleri ve teşvikler gibi birçok farklı avantaj bulunmaktadır. İhracat destekleri, ihracat yapan firmaların uluslararası pazarda daha rekabetçi olmalarını sağlayarak ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır. Bu destekler sayesinde ihracatçı firmaların üretim kapasiteleri artmakta, yeni pazarlara erişim imkanı bulmaktadır. Ayrıca, ihracat destekleri sayesinde ihracatçı firmaların dış ticarette karşılaştıkları riskler en aza indirilerek daha güvenli bir şekilde ticaret yapmaları sağlanmaktadır. Türkiye’nin ekonomik büyümesine katkı sağlayan ve dış ticaret hacminin artmasına yardımcı olan ihracat destekleri, ihracat yapan firmaların uluslararası arenada daha güçlü konuma gelmelerini sağlayarak ülke ekonomisine olumlu katkılarda bulunmaktadır. Bu nedenle, ihracat yapmak isteyen firmaların bu desteklerden faydalanarak uluslararası pazarda daha etkin bir şekilde yer almaları önem arz etmektedir. Bu destekler sayesinde ihracatçı firmaların üretim kapasiteleri artmakta, yeni pazarlara erişim imkanı bulmaktadır. Ayrıca, ihracat destekleri sayesinde ihracatçı firmaların dış ticarette karşılaştıkları riskler en aza indirilerek daha güvenli bir şekilde ticaret yapmaları sağlanmaktadır. Türkiye’nin ekonomik büyümesine katkı sağlayan ve dış ticaret hacminin artmasına yardımcı olan ihracat destekleri, ihracat yapan firmaların uluslararası arenada daha güçlü konuma gelmelerini sağlayarak ülke ekonomisine olumlu katkılarda bulunmaktadır. Bu nedenle, ihracat yapmak isteyen firmaların bu desteklerden faydalanarak uluslararası pazarda daha etkin bir şekilde yer almaları önem arz etmektedir. İhracat desteklerinin artmasıyla birlikte ihracatçı firmalar, uluslararası alanda daha fazla rekabet gücü elde etmekte ve üretim faaliyetlerini genişleterek daha fazla iş gücü istihdam edebilmektedirler. Ayrıca, bu destekler sayesinde teknolojik yeniliklere yatırım yaparak ürün kalitelerini artırma imkanı bulmaktadırlar. Böylece, sadece ulusal pazarda değil, uluslararası pazarda da tercih edilen ve aranan bir konuma gelerek ihracat gelirlerini artırma potansiyelleri bulunmaktadır. Bu desteklerin etkin bir şekilde kullanılmasıyla ihracatçı firmalar, sürdürülebilir bir büyüme ve kalkınma sürecine katkı sağlamaktadırlar. Otomatik olarak, ihracat desteklerinin artmasıyla birlikte ihracatçı firmalar, uluslararası alanda daha fazla rekabet gücü elde etmekte ve üretim faaliyetlerini genişleterek daha fazla iş gücü istihdam edebilmektedirler. Bunun anlamı, devlet destekleri sayesinde ihracat yapan firmaların dış pazarda daha fazla tanınırlık kazanabilecekleri ve üretim kapasitelerini artırarak istihdamı artırabilecekleri anlamına gelmektedir. Ayrıca, bu teşvikler sayesinde firma sahipleri teknolojik yeniliklere yatırım yaparak ürün kalitelerini artırma fırsatı yakalayabilmektedirler. Bu da işletmelerin uluslararası pazarda tercih edilen markalar haline gelmesine ve ihracat gelirlerini artırmalarına olanak tanımaktadır. Sonuç olarak, devlet desteklerinden etkin bir şekilde faydalanarak ihracat yapan firmalar, sürdürülebilir bir büyüme ve kalkınma sürecine katkıda bulunmaktadırlar. Yurtdışı fuar katılım desteğiYeşil pasaport desteğiYurtdışı ofis desteğiYurtdışı şirket satınalma desteğiReklam tanıtım desteğiYurtdışı marka tescil desteğiPazar araştırma desteğiYurtiçi fuar katılım desteğiTest ve Analiz Raporları desteğiVergiisiz hammadde alım desteğiEximbank ihracat kredileriPersonel desteğiKüresel Tedarik Zinciri Yetkinlik DesteğiSanal Fuar Destekleri Geniş bilgi için : 0 532 466 60 68 – CEVDET AKIF USTA
MAXİMİLES BLACK İLE SEVGİLİLER GÜNÜ’NDE KANYON’DA AŞK VAR!
Sevgililer Günü’nde romantizm her yıl olduğu gibi bu yıl da Kanyon’da yaşanıyor. 14-16 Şubat tarihleri arasında gerçekleşecek atölyeler, söyleşiler, stand-up gösterisi, akustik konser ve daha birçok sürpriz, seven kalpleri Kanyon’da bir araya getirecek. 14-16 Şubat tarihleri arasında Kanyon -2. Kat Etkinlik Alanında yer alacak iglo içerisinde benzersiz etkinlikler bir arada sunulurken, Kanyon misafirleri aşk dolu deneyimler yaşama imkanı elde edecek. YouTube’da yayımladığı Katarsis programı ile geniş kitlelere ulaşan Klinik Psikolog Gökhan Çınar, Sevgililer Günü’nde “Aşk Bir Dengesizlik İşi Midir?” diyerek, modern zamanda nasıl seviyoruz ya da nasıl aşık oluyoruz sorularının cevabını arayacak. Aşkın farklı hallerini anlatan, yıllar geçse de defalarca kez izlediğimiz Love Story, Pretty Women, Notting Hill gibi sinema tarihinin kült filmlerini ne kadar hatırlıyorsunuz? “Bu konuda iddialıyım, hepsini ezbere biliyorum” diyenler için Bugün Neler İzledim? hesabının moderatörlüğünde gerçekleşecek soru-cevap oyunu tam size göre. Son yıllarda stand-up kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlayan ve her ay 150’den fazla canlı şov düzenleyen TuzBiber Stand Up ekibi bu kez Sevgililer Günü için Kanyon misafirleri ile bir araya gelecek. Caner Ömür, Emre Günsal, Tuna Kalınsaz ve Akın Aslan’ın sahne alacağı, gülme garantili bir gösteri sizi bekliyor. Sevdiğine kendi emeğiyle yapacağı bir hediye alternatifi arayanlar ise Verda Samanlı ile Resim Atölyesi, Planthom ile Bitki Atölyesi ve Kalp Desen Punch & Akrilik Boya Atölyesi’nde buluşacak. Evdeki Saat Sevgililer Günü’nde Kanyon’a geliyor! “Uzunlar” isimli parçalarıyla müzikseverlerin ilgisini çeken, son zamanların sevilen alternatif müzik gruplarından Evdeki Saat, 14 Şubat akşamı Kanyon’da sahne alarak Kanyon misafirlerine unutulmaz bir müzik deneyimi yaşatacak. Kanyon misafirleri, birbirinden eğlenceli deneyim alanları AI Booth ve Photobooth ile unutulmaz anlarını ölümsüzleştirirken, pamuk şeker, patlamış mısır, Magnolia Shop’tan tadımlık tatlılar ve Kore tostu konseptiyle merak edilen lezzet duraklarından biri olan PPang ile damaklarını şenlendirecek. Maximiles Black ile Kanyon’da Aşk Var! Maximiles Black sponsorluğunda gerçekleşecek “Kanyon’da Aşk Var” etkinliklerine özel 9-29 Şubat 2024 tarihleri arasında Maximiles Black ile Kanyon’da seçili işyerlerinde tek seferde yapılacak 2.000 TL ve üzeri alışverişlerde %10, toplamda ise 1.000 TL’ye varan indirim ayrıcalığı sunuluyor. Kanyon misafirleri alışveriş yaparken Maximiles Black ile 1.000 TL’ye varan indirim kazanma fırsatı elde ediyor ve Kanyon’un aşk dolu dünyasını sevdikleri ile birlikte keşfedebiliyor.Detaylı bilgi için: maximiles.com.tr Etkinlik Takvimi 14 Şubat Çarşamba 17:00 // Bugün Neler İzledim ile Aşk Filmleri Trivia 18:30 // Gökhan Çınar – “Aşk Bir Dengesizlik İşi Midir?” 20.00 // Akustik Konser: Evdeki Saat 15 Şubat Perşembe 17.00 // Verda Samanlı ile Resim Atölyesi 20.00 // Benan Aka ile Tuzlu Kahve 16 Şubat Cuma 12.30 // Planthom ile Bitki Atölyesi 17.00 // Kalp Desen Punch & Akrilik Boya Atölyesi 20.00 // TuzBiber Stand-Up Etkinlikler ücretsizdir. Rezervasyon için: 0212 317 53 30
“Halka Arzın Getirdiği Avantajlar” Bu Eğitimde Ele Alınacak
Düzenlediği eğitim ve sertifika programları ile şirketlerde başarılı bir kurumsal yönetim yapısı oluşturmaya destek olmayı amaçlayan TKYD Enstitü, 22 Şubat’ta “Halka Arz Süreçlerinde Şirketlerin Kurumsal Yönetim Hazırlığı” eğitimini düzenleyecek. Eğitimde, halka arzın getirdiği avantajlar, halka arz işlemi süresince yatırımcılar ve düzenleyici otoriteler konuları konuşulacak. Kurumsal yönetim anlayışının ülkemizde tanınması, gelişmesi ve en iyi uygulamalarıyla hayata geçirilmesi misyonuyla hareket eden ve 2003 yılında gönüllü bir sivil toplum kuruluşu olarak kurulan Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD)’nin, 2005 yılından bugüne aralıksız olarak yürüttüğü eğitim faaliyetleri, 2022 yılı itibarıyla TKYD Enstitü çatısı altında devam ediyor. 22 Şubat tarihinde 10.00-13.00 saatleri arası zoom üzerinden çevrimiçi gerçekleştirilecek eğitimin konuşmacıları Okat Law Partner Özge Okat ve Smart Güneş Teknolojileri Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi ve ANKA BYD (Anka Bütünsel Yönetim Danışmanlığı Limited Şirketi) Kurucusu Dr. Meliha Seyhan olacak. Kimler Katılmalı? Halka arz olacak şirketin üst yönetimi, yatırımcı ilişkileri bölümü çalışanları eğitime katılabilir. Eğitim içeriğinde; Halka arzın getirdiği avantajlar, halka arz süreci: halka arza hazırlık aşaması, şirket içi organizasyon, yönetim kurulu yapılandırması, menfaat sahipleri ile iletişim, kamuyu aydınlatma, ilişkili taraf işlemlerinin gözden geçirilmesi, halka arz işlemi süresince: yatırımcılar ve düzenleyici otoriteler ile ilk tanışmaborsada işlem gören şirketlerin yükümlülükleri, SPK denetimi, hisse değerini etkileyecek tüm konuların SPK’ya bildirimi ve daha pek çok önemli konuya yer verilecek. Kayıt ve bilgi için: enstitu@tkyd.org TKYD Hakkında: Kurumsal yönetim anlayışının ülkemizde tanınması, gelişmesi ve en iyi uygulamalarıyla hayata geçirilmesi misyonuyla hareket eden Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD), 2003 yılında gönüllü bir sivil toplum kuruluşu olarak kurulmuştur. Adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkeleri üzerine inşa edilen kurumsal yönetim anlayışının, etki ettiği tüm alanlarda yol gösterici olma misyonuyla hareket eden TKYD, özel sektör, kamu kuruluşları, medya, düzenleyiciler, sivil toplum kuruluşları ve akademik dünya arasında bir iletişim ağı kurarak kurumsal yönetim uygulamalarının gelişmesini hedeflemektedir. TKYD, UN Global Compact imzacısı ve ICGN üyesidir.
Mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörü 2024 yılına 602 milyon dolar ihracatla başladı
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), 2024 Ocak ayı ihracat rakamlarını açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,6 artış gösteren ihracat 20 milyar dolarla en yüksek ocak ayı ihracat değeri olarak kayıtlara geçti. Bir önceki yılı 7,9 milyar dolar ihracatla kapatan mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörü ise ocak ayında 602 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Yılın ilk ayında en çok ihracat ise 89,4 milyon dolar ile Irak’a yapıldı. Türkiye’nin 2024 Ocak ayına dair ihracat verileri Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşıldı. Türkiye’nin ocak ayı ihracatı yüzde 3,6’lık artışla 20 milyar 28 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylelikle yılın ilk ihracat rakamı, en yüksek ocak ayı ihracat değeri olarak kaydedildi. Geçtiğimiz yıl yaşanan deprem felaketi, komşu ülkelerde gerçekleşen gerilimler ve global ekonomideki dalgalanmalara karşın 7,98 milyar dolarlık ihracat payına ulaşan Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri sektörünün ocak ayı ihracatı 602 milyon dolar olarak gerçekleşti. ABD’ye ihracat yüzde 53 artış kaydetti Mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörünün yılın ilk ayında en çok ihracat gerçekleştirdiği ülkeler arasında ilk sırada 89,4 milyon dolar ile Irak bulunurken ikinci sırada 29,6 milyon dolar ile Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. Üçüncü sıradaki Birleşik Krallık’a yapılan ihracat 28,8 milyon dolar olurken dördüncü sıradaki Almanya’ya 26,3 milyon dolar değerinde mobilya, kâğıt ve orman ürünleri ihracatı yapıldı. İhracat payının en çok arttığı ülke ise yüzde 53,8 ile Amerika Birleşik Devletleri oldu. Sektör bu yıl 8 milyar dolar ihracat barajını aşmayı hedefliyor Sektörün Ocak ayı ihracatına dair değerlendirmede bulunan İstanbul Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Özkan, “2023 yılında yaşadığımız zorlukların etkilerinden hızla kurtulduğumuz şu süreçte Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılı, hem ülkemiz hem de sektörümüz adına fırsatlarla dolu. Bunları değerlendirmek adına üretim hacmimizi, ihracat stratejimizi ve en önemlisi dinamik yapımızı daha ileri taşımamız gerekiyor. Jeopolitik risklere karşı her zaman tetikte olunması gereken bir coğrafyada bulunuyoruz. Bu da bizi oluşabilecek her türlü riske karşı daha kararlı önlemler alıp çabuk ve kontrollü reaksiyon gösterebilmek adına güçlü kılıyor. Özellikle pandemi döneminden bu yana tüm dünyanın krizlerle karşı karşıya kaldığı bir süreç yaşıyoruz. Sektörümüzün tüm paydaşlarının sağduyulu tavrı ve geleceğe dönük hedeflerinin büyük çoğunu gerçekleştirmedeki azmini ihracat rakamlarıyla kanıtlamış oluyoruz. Geçtiğimiz yıl 8 milyar dolar sınırında olan ihracatımızı bu yıl daha da yukarılara taşımak adına globaldeki fırsatlar ve uluslararası fuarları iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Bunun yanında ülke ziyaretleriyle yeni pazar yerlerinde de yer alarak mobilya, kâğıt ve orman ürünleri ihracat hacmimizi yukarı taşıyıp Türkiye ekonomisine olan katkımızı sunmayı sürdüreceğiz” dedi.
VERİ ODAKLI BİR HAFTA
VERİ ODAKLI BİR HAFTA Yeni haftada piyasaları veri akışının yoğun seyrettiği bir gündem bekliyor. Bu kapsamda bugün yurt içinde işsizlik oranı açıklanacak. İşsizlik oranı son olarak %9 olarak gerçekleşmişti. Yarın ise Aralık ayı cari işlemler dengesini takip edeceğiz. Ağustos 2023’ten bu yana iyileşen 12 aylık birikimli cari açık son olarak Kasım ayında 50 milyar doların altına inmişti. Aralık ayı rakamları ile bu iyileşmenin devam ederek 47 milyar doların altına inilmesi bekleniyor. Yılın ilk Enflasyon Raporu’nun ardından Cuma günü ise piyasa katılımcıları anketini izleyeceğiz. Ankette hem yılsonu enflasyon tahmininin hem de para politikası açısından daha net bir tablo ortaya koyan 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon tahmininin ne yönde değiştiğini takip edeceğiz Son ankette yıl sonu tahmini %42 seviyesinde bulunurken 12 sonrasına ilişkin tahmin ise %39,1 olarak gerçekleşmişti. Öte yandan Şubat ayında 200 milyar TL’lik iç borç servisine karşılık toplam 250,2 milyar TL’lik iç borçlanma yapmayı planlayan Hazine bu hafta gerçekleştireceği 4 ihraç ile Şubat ayı programına devam edecek. Yurt dışında ise haftanın ana konu başlığını yarın açıklanacak olan Ocak ayı ABD TÜFE rakamı oluşturuyor. TL: TCMB geçen hafta yayımladığı Enflasyon Raporu’nda kısa vadede faiz oranlarında değişiklik planlamadığına işaret ederken TL’nin ise sınırlı değer kayıplarına devam ettiğini gördük. Bu kapsamda USD/TL kuru haftayı %0,7’ye yakın yükselişle noktaladı. Enflasyonda yılın ilk yarısında yukarı yönlü eğilimin devam etmesinin beklendiğini ve bu noktada TCMB’nin Mayıs ayında yıllık bazda %73 oranında enflasyon rakamı öngördüğünü düşünürsek kurda son dönemde olduğu gibi hafif yukarı yönlü eğilimin sürmesi sürpriz olmayacaktır. Haftanın son işlem gününde makroekonomik veri tarafında ise sanayi üretimi rakamlarını takip ettik. Buna göre takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi Aralık’ta bir önceki yılın aynı ayına göre %1,6 arttı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise Aralık’ta bir önceki aya göre %2,4 artış gösterdi. Borsa İstanbul: Son iki işlem gününde 9000 puan seviyesinin üzerini test eden BIST-100 endeksi Cuma günü bu noktanın üzerinde kapanış yapmayı başardı. Haftalık kazanımı %4,4 olan BIST-100 küresel ölçekte bakıldığında bir kez daha en iyi performansı gösteren endeksler arasında yer aldı. Özellikle orta uzun vadeli bir perspektif ile bakıldığında güçlü bir potansiyel görmeye devam ediyoruz. Ancak net bir geri dönüş sinyali olmasa da kısa vadede teknik göstergelerin aşırı alım bölgesinde seyrederek düzeltme riskini canlı tuttuğunun da altını çizmek isteriz. Bu hafta hisse senetleri açısından en önemli konu başlıklarından birini ise çeyreksel bazda yapılan MSCI ve FTSE endeks güncellemeleri oluşturuyor. MSCI’ın bugün FTSE’nin ise Cuma günü gözden geçirme sonuçlarını açıklaması bekleniyor. BIST-30 EN YAKIN VADELİ VİOP KONTRATI Günü 9855 puanda kapatan BIST-30 kontratlarında 9787, 9708, 9639 ve 9560 destek olarak izlenebilir. 9924, 10003, 10072 ve 10151 ise direnç noktalarını oluşturuyor. USD/TL EN YAKIN VADELİ VİOP KONTRATI Günü 31,2 seviyesinde kapatan USD/TL vadeli işlem kontratlarında 31,169, 31,1065, 31,044 ve 30,9815 destek olarak izlenebilir. 31,231, 31,2935, 31,356 ve 31,4185 ise direnç noktalarını oluşturuyor. Kaynak: Matriks Lütfen en altta yer alan uyarı notunu okuyunuz. PİYASA ÖZETİ Son Değişim XU100 9.046 % 1,07 XU030 9.600 % 1,18 Dow Jones 38.672 -% 0,14 S&P 500 5.027 % 0,57 DAX 16.927 -% 0,22 FTSE 100 7.573 -% 0,30 EUR/USD 1,0785 % 0,07 USD/TL 30,7130 % 0,39 EUR/TL 33,1559 % 0,32 DXY 104,11 -% 0,05 Döviz Sepeti 31,9344 % 0,35…
bp istasyonlarından Castrol ürünlerini alanlara toplam 160 bin TL değerinde akaryakıt
Enerjinin öncü şirketlerinden bp ve dünyanın önde gelen motor yağı üreticilerinden Castrol’ün birlikte gerçekleştirdiği kampanya ile bp istasyonlarından Castrol EDGE, Castrol MAGNATEC ve Castrol GTX alan 111 kişi toplam 160 bin TL akaryakıt değerinde bp Club Card puanı kazanma şansına sahip olacak. bp, yenilenen hedefleri doğrultusunda tüm operasyonlarını entegre bir yapı üzerine kurma çalışmaları sonucunda dünya çapındaki ürün ve servislerini, yerel dokunuşlarla müşterilerine ulaştırıyor. Bu kapsamda dünyanın önde gelen madeni yağ markalarından Castrol ile gerçekleştirdiği kampanya, araçlarının performanslarını uzun süreler boyunca ilk günkü gibi sürdürmek için Castrol madeni yağlarına güvenen sürücülere toplamda 160 bin TL’lik akaryakıt desteği sağlıyor. 31 Aralık 2022’de sona erecek kampanya boyunca bp istasyonlarından Castrol EDGE, Castrol MAGNATEC ve Castrol GTX ürünlerinden alan 111 katılımcı, toplam 160 bin TL akaryakıt değerinde bp Club Card puanı kazanma şansına sahip oluyor. Kampanya Türkiye genelindeki tüm bp akaryakıt istasyonlarında geçerli olacak. Katılımcılar, bp istasyonlarından satın aldıkları Castrol EDGE, Castrol MAGNATEC ve Castrol GTX ürünlerinin kapaklarının içinde yer alan özgün katılım şifresini ad, soyadı, adres ve cep telefon bilgileri ile www.expressfirsati.com internet sayfasında yer alan kampanya katılım formuna girecek. Sonrasında cep telefonlarına gönderilen aktivasyon kodunu internet sayfasında belirlenen alana yazarak her şifre için hak ettikleri oranda çekiliş hakkına sahip olacak. Yapılacak çekiliş sonrasında 1 kişiye 10 bin TL, 10 kişiye 5 bin TL, 100 kişiye de bin TL, toplamda 160 bin TL değerinde, bp istasyonlarında geçerli ve sadece akaryakıt alımında kullanılabilecek bp Club Card akaryakıt puan ikramiyesi verilecek. bp Club Card akaryakıt puan ikramiyesi, talihlilerin sistemde kayıtlı bp Club Cardlarına yüklenecek ve bp istasyonlarında akaryakıt (benzin, dizel ve otogaz) alımlarında talihlilerin kartları üzerinden kullandırılacak. Saygılarımla, Hakan Akar | Medya İlişkileri UzmanıTaksim 360 – Tarlabaşı Bulvarı N:150 A Blok D:50Beyoğlu / İstanbulM: 05346035638 E: hakan.akar@iziletisim.com
ÜRETİM SÜREÇLERİNDE VERİYE DAYALI HİZMETLERİ KULLANMAK İÇİN 5 NEDEN: Atlas Copco Endüstriyel Teknik, verinin önemine dikkat çekiyor
Büyük veri, nesnelerin interneti, bulut teknolojisi ve artırılmış gerçeklik gibi günümüz dünyasında en çok konuşulan teknolojilerin bir araya getirilme yöntemi, akıllı fabrikaların hayata geçirilmesini sağlıyor. Gelişen otomasyon teknolojisinin sonucu olan akıllı fabrikalarda tüm üretim sürecinde insandan kaynaklı problemlerin ortadan kaldırılması ve üretimin sürekliliğinin sağlanması için de “veri” büyük önem taşıyor. Atlas Copco Endüstriyel Teknik, veriye dayalı hizmetlerin önemine dikkat çekiyor ve üretim süreçlerinin sürekli ve sürdürülebilir optimizasyonunu sağlamada veriye dayalı hizmetleri kullanmanın önemini 5 temel neden ile sunuyor. Değerlendirmenize sunar, iyi bir hafta dilerim Saygılarımla VERİYE DAYALI HİZMETLERİ KULLANMAK İÇİN 5 NEDEN Endüstriye yüksek kaliteli endüstriyel elektrikli aletler, kalite güvence ürünleri, montaj çözümlerinin yanı sıra yazılım ve hizmet sunan Atlas Copco Endüstriyel Teknik, veriye dayalı hizmetlerin önemine dikkat çekiyor. Atlas Copco endüstriye, üretim süreçlerinin sürekli ve sürdürülebilir optimizasyonunu sağlamada veriye dayalı hizmetleri kullanmanın önemini 5 temel neden ile sunuyor. Büyük veri, nesnelerin interneti, bulut teknolojisi, artırılmış gerçeklik gibi günümüz dünyasında en çok konuşulan teknolojilerin bir araya getirilme yöntemi, akıllı fabrikaların hayata geçirilmesini sağlıyor. Gelişen otomasyon teknolojisinin sonucu olan akıllı fabrikalarda tüm üretim sürecinde insandan kaynaklı problemlerin ortadan kaldırılması ve üretimin sürekliliğinin sağlanması için de “veri” büyük önem taşıyor. Verinin etkin kullanımı verimliliğin ve kalite iyileştirmelerinin yolunu açıyor Günümüzde tüm cihazlar mümkün olduğunca fazla veri toplamayı hedeflese de verilerin yalnızca çok küçük bir kısmı ek değer oluşturmak için kullanılıyor. Üretim verileri; verimlilik kazanımları ve kalite iyileştirmeleri sağlama konusunda büyük bir potansiyel taşırken bu verilerin değer yaratacak şekilde kullanılabilmesi işletme maliyetlerini olumlu yönde etkiliyor. Atlas Copco Endüstriyel Teknik, üretim proseslerinin sürekli ve sürdürülebilir optimizasyonunu sağlamak adına endüstriye, veriye dayalı hizmetleri kullanmaları için 5 temel neden sunuyor. Veriye dayalı hizmetlerin kullanılması için 5 neden Şirketlerin veriye dayalı sisteme geçmesi için ilk sebep, bu sistemlerin gerçekçi hedefler belirlemeye yardımcı olmasıdır. Elde edilen bilgiler, hedefleri tanımlamaya ve onlara ulaşmak için stratejiler geliştirmeye olanak sağlar. Verilere güvenerek ulaşılabilir hedefler belirlenebilir ve doğru bilgiler sayesinde bunları uzun vadede uyarlayıp optimize edecek bilgiye sahip olunabilir. Buna “veriye dayalı kararlar” denir. Veriye dayalı bilgiler, karar alma süreçlerinin temelidir. Verilerden sağlanan analizleri uzman bilgisiyle birleştirmek, doğru karar alma süreçlerini güçlendirerek işletmelerin iş hedeflerine ulaşmasına yardımcı olur. Veriye dayalı servisler, ilk günden itibaren işletmelerin üretim kalitesinin takip edilmesine yardımcı olur. Veriye dayalı servislerden yararlanıldığında hat mühendisleri, kalite mühendisleri ve ekip liderleri sorunlar ortaya çıktıkça sürekli bilgilendirilir. Bu bilgi hızı, ekibinizin daha iyi seçimler yapmasına ve sorunları çalışma süresinde kayıp yaşamadan çözüm üretilmesini sağlar. Kullanılacak servisler, üretimde kayıplar yaşanmadan çözümler üretilmesine, ekibinizin daha iyi kararlar alarak hızlı aksiyon almasına olanak sağlar. Veriye dayalı servis çözümleri, operatör eğitimi veya proses optimizasyonu gibi üretimi iyileştirecek gerçek zamanlı bilgiler ve öneriler sağlar. Şirketteki herkes, verilerin sağladığı gerçek zamanlı bilgiler sayesinde yeni fikirler üretme olanağına sahiptir. Veriye dayalı hizmetler, işletmeye işle ilgili stresi azaltma konusunda yardımcı olur. Bu stres, genellikle gerçekçi olmayan hedeflere ulaşmaya çalışmaktan, beklenmeyen kalite sorunlarını düzeltmekten ve performansı nasıl artıracağınızı bilmemenin yarattığı hayal kırıklığından kaynaklanan baskıdan oluşur. Zaman içinde sistemde sunulan veri eğilimlerini takip eden yöneticiler; bireysel performansı izleyip değerlendirebilir, üretimdeki riskli alanları tespit edebilir ve sorunları çözmek için girişimler başlatabilir. Çağla Şenyürek Medya Direktörü +90 0535 332 25 04 +90 216 381 10 67 Burgazada Mah. Çınarlık Sok. No:6 Burgazadası / Adalar / İstanbul
Perakende sektörü 2021 yılında dijitale odaklanıyor
Analistlere göre 2021 yılı, moda sektöründe tüketicilerin gardıroplarını yenilemeye odaklandığı bir yıl olacak. Covid-19 salgınının sona yaklaşması da bunda büyük bir etken olacak. Bu çerçevede moda sektörü perakendecilerinin de dijital yöntemlere odaklandığı bir yıl göreceğiz. 2020 yılı, herkesin tahmin ettiğinden farklı bir yıl oldu. Covid-19 salgını ortaya çıktı, insanlar karantina altına alındı, hastalığa karşı aşılar geliştirildi. Bu durum, tüketicilerin her anlamda endişe duymalarına sebep oldu. Perakende sektörü ve analistler ise, bu gelişmeler ışığında 2021 yılının nasıl bir yıl olacağını tahmin etmeye çalışıyor. Koronavirüs aşıları, 2020’nin ortaya çıkardığı alışveriş trendlerinin çoğunu değiştirebilir. Dünyada yeni bir normal oluşmaktayken, bazı değişikliklerin yerinde kalması ve hızlanması da muhtemel. “2020’de ilgi gören kategoriler 2021’de güç kaybedebilir” NPD Group Endüstri Danışmanı Marshal Cohen, 2020 yılında giyim, güzellik ve ayakkabı gibi perakende sektörü kategorilerine talebin azaldığını hatırlattı. Bununla birlikte, 2021 yılında bu kategoriler “güçlü” bir talep görebilir. Aynı zamanda, 2020 yılında ev eşyaları ve evde yaşama hitap eden diğer kategoriler ilgi görmesine rağmen, 2021 yılında bu kategoriler güç kaybedebilir. NPD Group’a göre, oyun ve evde üretim alanı gibi diğer büyüme alanları, salgın sonrası büyümelerini sürdürebilir. Bununla birlikte özellikle perakende sektöründe 2021 yılında bazı yeni alışveriş alışkanlıklarının sürmesi de muhtemel. Cohen’in belirttiğine göre, 65 yaş üstü tüketicilerin e-ticaret alışverişleri yıl boyunca güçlü bir şekilde sürdü. Bazı yaşlı tüketiciler aşılamadan sonra geleneksel alışverişe geri dönebilir. Bununla birlikte, “yaşlı tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını uzun vadeli takip etmenin önemli olacağı” vurgulanıyor. Bu sayede 65 yaş üstü tüketicilerin e-ticareti benimseyip benimsemediği daha iyi anlaşılacak. Ek olarak, bu yaş grubu için online alışverişin geleneksel alışverişin yerini ne ölçüde aldığını izlemek de faydalı olacak. B. Riley Menkul Kıymetler Analisti Susan Anderson, 2021 yılında “gardıropların yeni deneyimler için güncelleneceği” bir yıl olacağını tahmin ediyor. Moda perakende sektörü pazar büyüklüğünün yüzde 40’tan yüzde 25’e düştüğü bir yılın ardından Anderson, 2021 yılında tüketicilerin ‘get out’ olarak tanımlanan modanın geri dönüş yapmasını beklediğini söyledi. Perakende sektöründe dijital hala en önemli öncelik Deloitte anket verilerine göre, dijital alandaki hızlanma, 2021’e giren perakende sektörü yöneticilerinin yüzde 88’i için bir öncelik olmaya devam ediyor. Bu durum perakendenin nasıl dönüşeceğine dair en önemli ayrıntılardan biri. Geçtiğimiz yılda da, Deloitte InSightIQ harcama verisi analizine göre, ilkbahar ve tatil sezonunda online alışveriş harcama payı, perakende sektörü pazarının yüzde 40’ına ulaşmıştı. Deloitte’nin yakın tarihli bir raporunda, “Virüs salgını, dijital etkileşim hacmini eşi görülmemiş seviyelere taşıdı. Perakendecilerin çoğu 2021 yılına kadar dijital etkileşimlere yönelik talebin artmasını bekliyor.” bilgisi yer aldı. Çok kanallı satış ve “kaldırımdan teslim” Geçtiğimiz yıl artan tek şey dijital dönüşüm olmadı. Çok kanallı satış kavramı, dijital ve mağaza operasyonlarının harmanlanmasıyla da alışveriş konseptinin tam merkezinde yer aldı. Çok kanallı satış, perakende sektöründe büyük bir güç olmaya devam edecek gibi görünüyor. NPD’nin kasım ayında yaptığı bir araştırmaya göre, tüketicilerin yüzde 34’ü Covid-19 kısıtlamaları başladığından beri ürünleri e-ticaret yoluyla satın aldı. Ayrıca, ürünlerini mağazadan teslim almayı tercih ettiler. Tüketicilerin yüzde 31’i ise yeni bir konsept olan “curbside pickup” yöntemini kullandıklarını söyledi. Türkçeye “kaldırımdan teslim” şeklinde çevrilebilecek bir kavram olan “curbside pickup” yönteminde, insanlar arabalarından dahi inmeden ürünlerini teslim alabilecek. McDonalds’ın arabaya servis hizmetine benzer bir kaldırım teslim sistemi Walmart tarafından başlatıldı ve bu bir ilk oldu. “Çok kanallı satış konsepti sona erebilir” AlixPartners Başkan Yardımcısı Alexa Driansky, bir blog yazısında, 2021 yılında çok kanallı satış konseptinin üstüne düşünülüp sona ereceği bir konsept gibi göründüğünü yazdı.…
25 ülkede yapılan ‘Tatil’ araştırmasının sonuçları açıklandı
25 ülkede 3 bin 500’den fazla kişinin katılımıyla yapılan tatil araştırmasının sonuçları yayınlandı. Son 1 yılda pandemi ve kısıtlamalar nedeniyle seyahat edemeyen milyonlarca kişinin, 2021 yılında aşılama çalışmalarının giderek yaygınlaşmasıyla seyahat ve tatil konusunda harekete geçeceği öngörülüyor. Bu bağlamda sektörün, bu yıl toparlanmaya geçmesi bekleniyor. Her 100 kişiden 71’i önümüzdeki dönemde seyahat etmeyi düşünüyor Simon-Kucher Partners’ın salgın sonrası otel, turizm ve eğlence sektöründeki değişen tüketici alışkanlıklarını inceleyen araştırma sonuçları, 2021’de seyahat talebinin önemli ölçüde artacağını gösteriyor. 25 ülkede 3 bin 500’den fazla kişinin katılımıyla yapılan araştırmaya göre tatil amaçlı seyahat eden her 100 kişiden 71’i önümüzdeki dönemde seyahat etmeyi düşünebileceğini açıkladı. Katılımcıların yüzde 29’u seyahat için kendilerinin veya halkın çoğunluğunun aşı olmasını bekleyeceğini dile getirirken, yüzde 30’u da seyahatle ilgili kısıtlamaların kaldırılmasının yeterli olduğunu söyledi. Ekonomistler ve turizm sektörünün öncüleri ise otel, turizm ve eğlence şirketlerinin değişen tüketici alışkanlıklarına uyum sağlamaları ve 2021 ile 2022 yılı için gerekli hazırlıkları yapmalarının büyük önemini vurguluyor.
Türkiye’nin Ruslara ne zaman açılacağına yönelik yeni tahmin!
Rusya Turizm Endüstrisi Birliği (RST) Başkan Yardımcısı Yuriy Barzıkin Türkiye uçuşlarının ne zaman başlayabileceğine yönelik tahminde bulundu. Rusya Turizm Endüstrisi Birliği (RST) Başkan Yardımcısı Yuriy Barzıkin, Türkiye, Tunus ve Yunanistan gibi tatil noktalarının Ruslar için yaz sonunda veya sonbaharın başlangıcında açılabileceği tahmininde bulundu. Yaz sonu veya sonbahar başında NSN radyosunda konuşan Barzıkin, tatil noktalarının açılmasının salgınla ilgili duruma bağlı olduğunu belirtti. Barzıkin Rusya’nın Türkiye, Tunus ve Yunanistan’la uçuşları büyük ihtimalle yaz sonunda veya sonbaharın başında yeniden başlatacağını düşündüğünü ifade etti. Sputnik’in haberine göre Barzıkin, Avrupa’daki başka noktalar için de benzer tahminlerde bulunulduğunu ekledi.(Turkrus) Kaynak : Turizm Ajnası
ÇİNLİ VE RUS İNTERNET DEVLERİ GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRİYOR
Çinli e-ticaret devi Alibaba ile Rusya’nın önde gelen teknoloji şirketleri, ortak e-ticaret şirketi kuracak. Çinli Alibaba Grubu ile Rus şirketleri Megafon, Mail.ru ve Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF), Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu’nda (BDT) faaliyet gösterecek en büyük e-ticaret şirketini kuracak. Rusya’nın Vladivostok kentinde düzenlenen Doğu Ekonomi Forumu’nda Alibaba, Megafon, Mail.ru ve RDIF yetkilileri tarafından ortaklık anlaşması imzalandı. Anlaşma kapsamında başlangıç değeri 2 milyar dolar olması beklenen ortaklıkla, Rusya ve BDT’te faaliyet gösterecek en büyük e-ticaret şirketinin kurulması hedeflenirken, AliExpress şirketinin de Rusya’daki mevcut işleri söz konusu ortak girişime dahil edilecek. Anlaşma ile Rusya’nın en büyük telekomünikasyon şirketlerinden Megafon, yine ülkenin en büyük internet şirketlerinden Mail.ru’daki yüzde 10’luk hissesini, AliExpress Rusya’daki yüzde 24’lük hisse karşılığında Alibaba Grubu’na devredecek. Rusya’nın e-ticaret sektöründe yapılan “en büyük” anlaşmanın, 2019’un ilk çeyreğinde hayata geçirilmesi planlanıyor. AliExpress Rusya’daki hisse dağılımında Megafon’un yüzde 24, Mail.ru’nun yüzde 15 ve RDIF’in yüzde 13’lük payları olacak. Kaynak: ulasimonline.com



























