Aksigorta’dan Özel Sağlık Sigortası Müşterilerine Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nda %30 İndirim Fırsatı!
Müşteri odaklı yaklaşımıyla sigortalılarının her an yanında olan Aksigorta, Özel Sağlık Sigortası (ÖSS) müşterilerine yönelik bambaşka bir kampanyaya daha imza atıyor. Aksigorta’nın tüm Özel Sağlık Sigortası müşterileri, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) yenilemelerinde ve yeni poliçe alımlarında %30 indirim fırsatından yararlanabiliyor. Sağlık sigortacılığında sunduğu yenilikçi çözümler ve geniş hizmet ağı ile sektörde fark yaratan Aksigorta, avantajlı kampanyalarıyla müşterilerinin yanında olmaya devam ediyor. Kampanya kapsamında; Aksigorta’nın tüm Özel Sağlık Sigortası (Akbireysel, Aksağlık) müşterileri, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’na %30 indirim fırsatıyla sahip olabiliyor. Üstelik bu kampanya hem ayakta tedavi hem de yatarak tedavi teminatlarını içeren tüm TSS planlarını kapsıyor. Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile Sağlığınızı Güvence Altına Alın Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, Türkiye genelinde yaygın anlaşmalı özel hastane ve uzman doktor ağı ile sigortalılarına diledikleri kurumda kaliteli sağlık hizmeti alma imkânı tanıyor. Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile doktor muayenesi, laboratuvar ve görüntüleme hizmetlerinden fizik tedaviye kadar birçok ihtiyaç SGK anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarında %100 karşılanıyor. Yatarak tedavi teminatı kapsamında ise ameliyat, hastane tedavileri, refakatçi hizmeti ve evde bakım gibi birçok başlıkta geniş bir güvence sunuluyor. Ayrıcalıklı Hizmetler ve Esnek Kullanım İmkânı ile Tanışın Aksigorta, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, sigortalıların hayatını kolaylaştıran önemli avantajlarıyla da dikkat çekiyor. 18 yaş altı çocukların tek başına sigortalanabilmesi, aileler için büyük bir avantaj sunarken; anlaşmasız kurumlarda geri ödeme seçeneği ile sigortalılar sağlık hizmetine erişimde daha özgür hale geliyor. Aksigorta Her An Yanınızda Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası yalnızca hastalık halinde değil, sağlıklı yaşamı destekleyen ayrıcalıklarla da fark yaratıyor. Hediye check-up, birçok branşta online uzman doktor danışmanlığı, iki kişilik poliçelerde %5, üç kişi ve üzeri poliçelerde %10 aile indirimi gibi avantajlar sayesinde kullanıcılar hem sağlıklarını koruma altına alabiliyor hem de ekonomik çözümlerden faydalanabiliyor. Size ve ailenize özel sağlık çözümleri için detaylı bilgi: https://tinyurl.com/35drn63e Aksigorta Hakkında: 1960 yılından bu yana müşteri odaklı ve yenilikçi yaklaşımıyla Türkiye sigortacılık sektörünün gelişimine öncülük eden Aksigorta, bugün 10 bölge müdürlüğü, yaklaşık 1.000 çalışanı, 3.600’ün üzerinde bağımsız acentesi, 693 Akbank şubesi, 146 broker ve 6 bine yakın anlaşmalı kurumu ile sigortalılarına ‘bambaşka’ bir sigortacılık deneyimi sunuyor. Sürdürülebilir bir yaşam için yeni nesil çözümler sunarak değerli olanı koruma amacıyla hareket eden Aksigorta, elementer branşlardaki geniş ürün ve hizmet yelpazesiyle müşterilerinin hayat boyu risk yoldaşı olmayı sürdürüyor. Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) kriterlerini iş stratejisinin merkezine alarak sürdürülebilir bir geleceği destekleyen Aksigorta, aynı zamanda teknoloji ve dijitalleşme yatırımlarıyla sigortacılığı daha erişilebilir, yalın ve hızlı hale getiriyor. Ana hissedarları %36 oranla H.Ö. Sabancı Holding ve %36 oranla Ageas Insurance International N.V. olan şirket, Borsa İstanbul’da AKGRT sembolüyle işlem görüyor.
The Marmara Taksim: İstanbul’un Kalbinde Kurumsal Etkinlikler İçin Mükemmel Adres
İstanbul’un en ikonik meydanında konumlanan The Marmara Taksim, iş dünyasının buluşma noktası olmaya devam ediyor. Merkezi lokasyonu, kapsamlı toplantı altyapısı ve bünyesinde yer alan seçkin yeme-içme alternatifleriyle otel, kurumsal organizasyonlar için ayrıcalıklı bir ev sahipliği sunuyor. Geniş çaplı iş toplantılarından butik çalıştaylara kadar her tür etkinliğe uyum sağlayacak şekilde tasarlanmış 18 farklı toplantı salonu, gün ışığı alan ve son teknoloji ekipmanlarla donatılmış esnek yapısıyla dikkat çekiyor. En büyüğü ortalama 500 kişi kapasiteli Ballroom olmak üzere, geniş toplantı alanları, kurumsal etkinliklerinize özel bir atmosfer katıyor. The Marmara Taksim’in eşsiz avantajlarından biri de konuklarına zengin bir gastronomik deneyim sunması. Otelin içinde yer alan; dünya mutfaklarının seçkin örneklerini sunan Cafe Marmara, Boğaz manzaralı roof lounge konseptiyle öne çıkan Upperist, Hint mutfağının özgün tatlarını sunan Dubb Indian Bosphorus ve çağdaş yorumlarla hazırlanan Anadolu lezzetleriyle Okra Istanbul, toplantılara keyifli molalar ya da özel davetler için benzersiz seçenekler sunuyor. İstanbul’a ister yurtiçinden ister yurtdışından gelen iş insanları için ulaşım kolaylığı sağlayan The Marmara Taksim hem Atatürk Havalimanı’na hem de Sabiha Gökçen’e direkt ulaşım imkânı sunan merkezi konumuyla da öne çıkıyor. Kurumsal etkinliklerinizin merkezinde yer almak ve iş dünyasına ilham veren bir ortam sunmak için The Marmara Taksim sizi bekliyor.
MİMAR FİLİZ CİNGİ YURDAKUL: “DOĞAYLA BAĞINI KOPARAN KENTLER GRİLEŞİYOR”
Kentlerin insan sağlığı, hafıza ve toplumsal bağlarla yeniden ilişki kurması gerektiğini vurgulayan Mimar Filiz Cingi Yurdakul, mimarlığın yalnızca inşa süreci değil; hatırlama, dönüştürme ve bağ kurma sanatı olduğunun altını çiziyor. “Mimar olmak, yalnızca bir unvan taşımak değil; hayata başka türlü bakmak, mekânları başka türlü duymak ve insana yaşamak, hissetmek, hatırlamak için bir zemin hazırlamak demektir.” açıklamasında bulunan Mimar Filiz Cingi Yurdakul “Bugün Türkiye’de şehirlerimiz, hatırlamak ile unutmak arasında sıkışmış durumda. Ankara bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Başkent olmanın taşıdığı sembolik yük, ne yazık ki mekânsal anlayış eksikliği, parçalı planlamalar ve rant odaklı yapılaşma nedeniyle gün geçtikçe zayıflıyor. Oysa şehirler sadece içinde yaşadığımız yerler değildir; bizi dönüştüren, davranışlarımızı ve etkileşimlerimizi şekillendiren canlı organizmalardır.” dedi. Dünya kentlerinin de benzer bir sınavdan geçtiğini aktaran Yurdakul “İnsanlar artan gürültü, kirlilik ve stres yüzünden şehirlerden kaçmayı düşünmeye başlıyor. Kent merkezlerini canlandırmak isteyen yerel yönetimler artık sadece binalar inşa ederek yetinemez; insanın sağlığını, mutluluğunu ve mekânla bağını güçlendiren projelere odaklanmak zorundadır.” diye konuştu. Şehirleri İyileştirmek: İnsan ve Doğa Arasında Yeniden Bağ Kurmak “Kentlerimiz doğayla bağını kaybettikçe grileşiyor, nefessiz kalıyor. Ankara’da yıllar içinde tüm doğal akarsuların yer altına alınması, yalnızca bir mühendislik kararı değil; kentsel belleğin de yok edilmesi anlamına geliyor.” diyen Yurdakul şunları söyledi: “Oysa su yolları, yeşil koridorlar, yürüyüş ve bisiklet hatları şehirlerin nefes borusudur. Yeni kentsel projeler bu doğal damarları yeniden görünür kılmalı, insanları doğayla buluşturan kamusal alanlara dönüştürmelidir. Her yerde çıplak ayakla yürümek pratik olmayabilir; fakat kum, taş, ahşap gibi dokuları çocuk oyun alanlarına, park yollarına, meydanlara entegre ederek insanın doğayla tensel bağını canlandırmak mümkün. Yumuşak yürüyüş parkurları, kokulu bitki koridorları, taş havuzlar… Hepsi stresin azaldığı, bağ kurmanın güçlendiği mekânlar yaratır.” İyi tasarlanmış şehirler bağ kurmaya teşvik eder İyi tasarlanmış şehirlerin insanları oturmaya veya kapalı kalmaya değil; hareket etmeye, keşfetmeye, bağ kurmaya teşvik ettiğinin altını çizen Filiz Cingi Yurdakul “Alışveriş sokakları, meydanlar, yaya yolları; hepsi sosyal ve ticari etkileşimi planlamayla biçimlenir. Araştırmalar gösteriyor ki, hareketi destekleyen, merak uyandıran mekânlar hem insan psikolojisini güçlendirir hem de ekonomik canlılık sağlar. Kent içinde planlanmış yürüyüş rotaları, interaktif sanat enstalasyonları, günün saatine göre değişebilen kamusal meydanlar… Bunların hepsi kentlilerin ‘oyun alanını’ zenginleştirir. Oyun ve keşif sadece çocuklara özgü değildir; her yaştan insanın mekâna bağlanma biçimidir.” Gökyüzüyle Bağlantı Kurulmalı “Bir şehri dönüştürmenin belki de en şiirsel yolu, insanları gökyüzüne baktırmaktır.” diyerek gökyüzüne bakmanın ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine değinen Filiz Cingi Yurdakul “Basit bir ‘yukarı bakmak’ bile stresi azaltır, yaratıcılığı artırır, insana durup nefes alma fırsatı verir. Oysa çoğu şehirde bu en doğal, bedava iyi hissetme aracı göz ardı ediliyor. Yüksek yapılar tasarlanırken gökyüzünü gizlemek yerine, yansıtıcı cepheler, kinetik yüzeyler, gökyüzü terasları ve sky-lounge alanlarıyla bu bağlantıyı güçlendirmek mümkün.” açıklamasında bulundu. Mimarlık: Hatırlamak, Bağlanmak, Dönüştürmek Bugün şehirlerin en çok ihtiyacı olan şeyin, mimarlığı sadece inşa etmekten ibaret görmemek olduğunu ve her yeni projenin, ‘Bu yapı hafızayı nasıl korur?’ İnsanı doğayla nasıl barıştırır? ‘Toplumsal bağları nasıl güçlendirir?’ gibi sorularla yola çıkması gerektiğini aktaran Yurdakul “Şehirler, hatırladıkları sürece yaşar. Mimarlık, o hatıraları koruyan ve yeni hikâyeler üreten bir bağ kurma sanatıdır. Bugün şehir merkezlerini canlandırmak, insanları yeniden mekânla buluşturmak ve kalıcı aidiyetler üretmek için iyi tasarlanmış kamusal alanlara, duyuları harekete geçiren tasarım anlayışına, sağlığı ve iyiliği odağına alan stratejilere ihtiyacımız var. Geleceğin şehirleri, yalnızca beton duvarlarla örülü değil; gökyüzüne, suya, yeşile…
UPS, 2025 ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı.
UPS (NYSE: UPS), 2025 yılının ikinci çeyreğinde konsolide gelirinin 21,2 milyar dolar olduğunu açıkladı. 1,8 Milyar Dolar olarak gerçekleşen Konsolide Faaliyet Kârı, GAAP dışı düzeltilmiş bazda 1,9 Milyar Dolara ulaştı. Çeyrek döneme ait Seyreltilmiş Hisse Başına Kazanç 1,51 Dolar ve GAAP Dışı Düzeltilmiş Hisse Başına Seyreltilmiş Kazanç, 1,55 Dolar olarak gerçekleşti. 2025 yılı ilk çeyreği için genel kabul görmüş muhasebe sonuçları (GAAP), hisse başına 0,04 dolara denk gelen 29 milyon dolarlık net giderleri içermektedir. Bu tutar 57 Milyon Dolar vergi sonrası dönüşüm bedeli, Tedarik Zinciri Çözümleri birimi içerisindeki bir iş kolunun elden çıkarılmasından elde edilen 15 milyon dolarlık kazanç ve bir gelir vergisi karşılığının kısmen iptal edilmesinden kaynaklanan 13 milyon dolarlık vergi avantajıyla dengelenen miktarı kapsıyor. UPS İcra Kurulu Başkanı Carol Tomé, “Bu son derece dinamik ortamda gösterdikleri özverili çalışmalar için tüm UPS çalışanlarına teşekkür etmek istiyorum. İkinci çeyrek sonuçlarımız, hem faaliyet ortamının çok boyutlu doğasını hem de uygulama gücümüzü yansıtıyor. Stratejik girişimlerimizde anlamlı ilerlemeler kaydediyoruz. Bu adımların şirketimizi uzun vadede daha güçlü bir finansal performansa ve artan rekabet avantajına taşıyacağına inanıyoruz.” ABD Yurt İçi Segment 20252. Çeyrek Düzeltilmiş 20252. Çeyrek 20242. Çeyrek Düzeltilmiş 2024 2. Çeyrek Gelir 14,083 Milyon $ 14,201 Milyon $ Faaliyet kârı 916 Milyon $ 982 Milyon $ 988 Milyon $ 996 Milyon $ Uluslararası Segment 20252. Çeyrek Düzeltilmiş 20252. Çeyrek 20242. Çeyrek Düzeltilmiş 2024 2. Çeyrek Gelir 4,485 Milyon $ 4,370 Milyon $ Faaliyet kârı 672 Milyon $ 682 Milyon $ 718 Milyon $ 824 Milyon $ Tedarik Zinciri Çözümleri[1] 20252. Çeyrek Düzeltilmiş 20252. Çeyrek 20242. Çeyrek Düzeltilmiş 20242. Çeyrek Gelir 2,653 Milyon $ 3,247 Milyon $ Faaliyet kârı 234 Milyon $ 212 Milyon $ 238 Milyon $ 244 Milyon $ 2025 Genel Bakış Şirket, mevcut makroekonomik belirsizlikler doğrultusunda, daha önce açıkladığı 2025 yılı için gelir veya faaliyet kârı beklentisi paylaşmadı. Ancak yıl geneli için aşağıdaki öngörüler geçerliliğini korumaktadır. UPS Hakkında UPS (NYSE: UPS), 2023 yılında 91 Milyar Dolar gelirle dünyanın en büyük şirketlerinden biridir ve 200’den fazla ülke ve bölgede müşterilerine kapsamlı entegre lojistik çözümleri sunmaktadır. “Önemli olanı taşıyarak dünyayı ileriye götürüyoruz” hedefiyle hareket eden şirket, yaklaşık 500.000 çalışanıyla, basit ama güçlü bir stratejiyi hayata geçirmektedir: Müşteri Odaklı. İnsan Merkezli. İnovasyonla Yönetilen. UPS, çevresel etkisini azaltmaya ve dünya genelinde hizmet verdiği toplulukları desteklemeye kararlıdır. Ayrıca, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık konularında tavizsiz bir duruş sergilemektedir. Daha fazla bilgi için ups.com, about.ups.com ve investors.ups.com adreslerini ziyaret edebilirsiniz. Bilgi için: Emrah Anabal – Weber Shandwick, eanabal@webershandwick.com; 0555 488 87 56 Selcan Çirişoğlu – Weber Shandwick, scirisoglu@webershandwick.com; 0 530 156 10 02 * “GAAP dışı düzeltilmiş” veya “GAAP dışı dü.” ifadeleri, GAAP (Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkeleri) dışı düzeltilmiş finansal göstergelerdir. Bu basın bülteninin ekinde, GAAP dışı düzeltilmiş finansal göstergelerle ilgili açıklamalar ve en yakın GAAP göstergesiyle yapılan mutabakat yer almaktadır. † Önceki yılın bazı verileri, cari yıl sunum formatına uyum sağlamak amacıyla yeniden sınıflandırılmıştır. Bu düzenlemeler, hava kargo sonuçlarının ABD Yurt İçi kategorisine yeniden atanmasını içermektedir ve konsolide sonuçlarda herhangi bir değişikliğe neden olmamıştır. Bazı tutarlar yuvarlanmamış rakamlar üzerinden hesaplanmıştır.
Bybit Easy Earn Nedir?
Bybit TR, Türkiye’de sektöre katkı sunmak için blok zinciri ve Web3’teki son trendleri ele aldığı seride bu hafta “Easy Earn Nedir?” konusuna yer veriyor. Bybit Easy Earn, dijital varlıklarınızdan kazanç elde etmeyi basit ve erişilebilir hale getirmek için tasarlanmış yeni yatırım ürünlerinden oluşan bir koleksiyondur. Kullanıcıların farklı tasarruf seçeneklerini tek bir yerde yönetebilmesi için açık ve kullanıcı dostu bir arayüz sunar. Easy Earn, düşük taahhütlü esneklikten belirli süreli planlara kadar farklı yatırımcı tercihlerine hitap eden Esnek Vadeli, Sabit Vadeli ve Sabit Faizli Kredi olmak üzere üç ana ürün tipi sunar. Platform ayrıca, belirli Sabit Vadeli ürünlere katılım sağlayanlara ek teşvikler sunan bir ödül programı olan Megadrop’u da entegre eder. Easy Earn, kullanıcıların atıl fonlarını rekabetçi getiriler ve kolay yönetim araçlarıyla Bybit uygulaması üzerinden değerlendirmelerine yardımcı olmayı amaçlar. Fonlarını istedikleri zaman çekme özgürlüğü isteyenlerden sabit getiri tercih edenlere kadar, Easy Earn her yatırım ihtiyacına uygun seçenekler sunar. Esnek vadeli ürünler Easy Earn’ün Esnek Vadeli ürünü, kilitlenme süresi olmadan kripto varlığınız üzerinden kazanç elde etmek için basit ve erişilebilir bir seçenek sunar. Dijital varlıklarınızı yatırabilir ve otomatik olarak hesaplanan ve hesabınıza aktarılan rekabetçi günlük getiriler elde etmeye başlayabilirsiniz. Getiri, yatırdığınız varlığın türüne ve miktarına göre saatlik olarak hesaplanır ve her gün 03:30’da (TSİ) hesabınıza yansıtılır. Esnek Vadeli ürünlerin önemli bir özelliği, bekleme süresi ya da ceza olmadan varlıklarınızı istediğiniz zaman geri alabilmenizdir. Seçili varlıklar, Batch Redeem (Toplu Geri Alım) özelliği ile eksiksiz şekilde Fonlama Hesabınıza aktarılabilir, bu sayede aynı anda 10 varlığa kadar hızlı ve pratik bir şekilde geri alım yapabilirsiniz. Bu özellik yalnızca Esnek Vadeli ürünlere özeldir. Esnek Vadeli ürünlerde, yatırımınızın ilk kısmının en yüksek oranı kazandırdığı kademeli yıllık getiri (APR) sistemi kullanılır. Örneğin, 200 USDT’den az yatırımlar için fazladan yüzde 5 APR kazanabilirken, 200 USDT’yi aşan tutarlar için temel APR oranı uygulanır. Her varlık için belirlenen kademeli eşikleri ve güncel APR oranlarını Bybit TR hesabınızdan kontrol edebilirsiniz. Bir diğer önemli özellik ise APR Booster’dır. Esnek Vadeli ürün satın alırken isteğe bağlı olarak eklenen bu özellik, APR’nizi belirli bir oranda artırır. Örneğin, ürün planınız yüzde 100 APR sunuyorsa ve siz yüzde 10 APR Booster seçerseniz, toplam APR’niz yüzde 110 olur. Booster getirisi belirli bir üst limite sahiptir ve bu limite ulaşıldığında veya süresi dolduğunda sona erer. Aktif bir APR Booster’ınız varsa ve birden fazla alım yaparsanız, toplam APR varsayılan olarak geçerli olur. Ayrıca, Esnek Vadeli ürün kullanıcıları için Auto-Earn (Otomatik Kazanç) fonksiyonu da mevcuttur. Auto-Earn aktif edildiğinde, seçtiğiniz atıl fonlar otomatik olarak Esnek Vadeli ürünlere yatırılır, böylece manuel işlem yapmadan faiz kazanabilirsiniz. Sabit vadeli ürünler Sabit Vadeli ürünler, Esnek Vadeli ürünlerden farklı olarak, garantili sabit bir APR ve belirli bir yatırım süresi sunar. Bir Sabit Vadeli plan satın aldığınızda, şartlar kilitlenir, yani yatırım süresi ve faiz oranı değişmez. Vade sonunda, anaparanız ve kazandığınız getiri otomatik olarak Fonlama Hesabınıza aktarılır. Bu ürün, öngörülebilir getiri isteyen ve varlıklarını belirli bir süre kilitlemekten çekinmeyen kullanıcılar için en uygunudur. Sabit Vadeli ürünlerin getirileri, Bybit’in kredi faaliyetlerinden ve üçüncü tarafların Bybit Türev ve Spot piyasalarında yürüttüğü Varlık Yönetimi stratejilerinden elde edilir. Yatırım süresi ve APR, baştan açıkça belirlenir, böylece Esnek Vadeli ürünlere kıyasla sabit ve istikrarlı getiriler sunar. Sabit Vadeli ürünlerde yararlanabileceğiniz önemli bir seçenek, Bybit Megadrop Easy Earn’dür. Bu, hesabınızda “Megadrop” etiketiyle görünen özel bir Sabit…
Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye üretime planlı bakım arası veriyor
Yüksek kalite ve ileri üretim teknolojilerini esas alan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye(TMMT), 4-16 Ağustos tarihleri arasında, planlı bakım ve revizyon çalışmaları nedeniyle üretime geçici olarak ara veriyor. Toyota’nın Avrupa’daki en büyük üretim tesislerinden birine sahip olan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye (TMMT), Sakarya’daki üretim faaliyetlerine 4-16 Ağustos tarihleri arasında planlı bakım ve revizyon çalışmaları nedeniyle üretime ara veriyor. Yüksek kalite standartları ve ileri teknolojilerle donatılmış üretim hatlarıyla dünyanın önde gelen otomobil üretim tesislerinden biri olan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, bu süreçte yapacağı çalışmalarla üretim süreçlerinin sürekliliğini ve verimliliğini en üst düzeyde gerçekleştirmeyi hedefliyor. Önce İnsan ve çevre odaklı yönetim anlayışıyla oluşturduğu, başta 5 bin çalışanı olmak üzere, tedarikçileri ve tüm iş ortaklarının katılımıyla kalite odaklı, sürdürülebilir üretim bakış açısı ile hareket eden Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, küresel başarılarını taçlandırmaya devam ediyor. 2024 yılında gerçekleştirdiği 4.6 milyar dolar ihracatla Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından yapılan ‘Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı Araştırması’nda ikinci sırada yer alan TMMT sektöründeki öncü konumunu güçlendirerek sürdürmeyi hedefliyor.
Ticari gayrimenkulde kiralar tarihi rekor kırdı
Cushman & Wakefield | TR International’ın 2025 yılının ilk yarısını incelediği “Gayrimenkul Pazarı Görünümü” başlıklı raporuna göre; Türkiye’de ticari gayrimenkul pazarında birincil kiralar tarihin en yüksek seviyesini gördü. Yılın ikinci çeyreğinde birincil ofis kiraları ABD$ 46/m2 olarak kaydedilirken geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla dolar bazında yüzde 10 oranında artış göstermiş oldu. Böylece, birincil kira seviyesi, bugüne kadarki en yüksek düzeye ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. Rapora göre, ofis piyasasında boşluk oranları düşerken; sanayi ve lojistikte kira seviyeleri döviz bazında yükseliş eğilimini sürdürüyor. 2025 yılının ikinci çeyreğinde boşluk oranı sabit kalırken; ofislerde yer değişimi yerine mevcut mal sahipleri ile sözleşme yenilemenin tercih edildiği görüldü. İlaç & medikal teknolojileri sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin gerçekleştirdikleri kiralama işlemleri dikkat çekerken; aynı zamanda yeni nesil kahvecilerin pazardaki konumlarını pekiştirdiği görüldü. 2025 yılının ilk yarısında hem alışveriş merkezlerinde hem de caddelerde yüksek doluluk oranları korunurken, Türkiye perakende pazarında dikkat çekici yabancı marka girişleri gerçekleşmeye devam etti. Cushman & Wakefield I TR International, 2025 yılının ilk yarısını kapsayan ve ekonomi, ofis, perakende, sanayi ve lojistik ile konut sektörlerindeki gelişmeleri incelediği ‘Gayrimenkul Pazarı Görünümü’ başlıklı raporunu yayınladı. Artan jeopolitik riskler ve ticaret gerilimlerinin etkisi altında şekillenen küresel ekonomik görünümde, sürdürülen ekonomik programla birlikte Türkiye, uluslararası yatırımcıların radarında kalmayı sürdürüyor.Küresel enflasyondaki düşüş eğilimiyle ekonomilere ilişkin büyüme beklentilerinde iyileşmelerin de görüldüğü bir dönemi inceleyen rapor, Türkiye’de ilgili sektörler açısından vizyon ve beklentileri ortaya koydu. Türkiye’de ticari gayrimenkul pazarı, arz kısıtı ve enflasyonun kira seviyelerini yukarı çekmesiyle birlikte belirli segmentlerde dirençli bir görünüm sergilerken, genel ekonomik belirsizlikler piyasada temkinli bir seyri beraberinde getirdi. Tarihi seviyeyi gördü, Levent zirvede Rapora göre, ticari gayrimenkulde kiralar tarihi bir seviyeyi gördü. Yılın ikinci çeyreğinde birincil ofis kiraları 46 dolar olarak kaydedilirken, geçen yılın aynı çeyreğine göre dolar bazında yüzde 10 oranında artış göstermiş oldu. Aynı zamanda ofis kiraları TL bazında da yüzde 31 artışla 1.779 TL’ye ulaştı. Böylece, birincil kira seviyesi, bugüne kadarki en yüksek düzeye ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. İstanbul’da A sınıfı ofis piyasası güçlü talep görmeye devam ediyor. En yüksek fiyatlamanın yaşandığı Levent bölgesinde birincil kira bedelleri metrekarede aylık 46 dolar olarak kayıtlara geçti. Ofis kiralarında Levent’i 35 dolar ile Anadolu yakası; 32 dolar ile Esentepe-Gayrettepe; yine 32 dolar ile Maslak bölgeleri izledi. Ankara ve İzmir’de ise ofis kiraları 20 dolar seviyesinde seyretti. Nitelikli ofis alanlarına yönelik yoğun talep karşısında yeni arzın sınırlı kaldığı görülen raporda, kira fiyatlarının yukarı yönlü ivmesinin devam edeceği öngörülüyor. Yüksek kira mevcut sözleşmeleri yeniledi Rapora göre 2025 yılının ikinci çeyreğinde ofis piyasasında boşluk oranı yatay seyrederek sınırlı bir artışla yüzde 9.8’den yüzde 9.9’a yükseldi. Ortaya çıkan veriler, İstanbul’da ilk yarıyılda gerçekleşen kiralama anlaşmalarının metrekare bazında yüzde 81’ini, adet bazında ise yüzde 62’sinin yeni kiralama anlaşmalarından oluştuğunu gösterdi. Önceki yıla göre yeni kiralama anlaşmalarında metrekare bazında yüzde 30 oranında azalma kaydedildi. Raporda, bu durumun genel olarak yüksek kira seviyeleri nedeniyle kiracıların yeni alan kiralamak yerine mevcut mal sahipleriyle kontrat yenileme yoluna gitmelerinden kaynaklanması olarak değerlendirildi. Birincil kira seviyeleri yatay seyirde Perakendede boşluk oranlarındaki ciddi azalma ve arza yeni girdilerin olmaması nedeniyle talep olmasına karşın ana caddelerde ve birincil alışveriş merkezlerinde kira seviyeleri geçen yıl ile aynı seviyede gerçekleşti. Verilere göre, ana caddelerde birincil kiralar, haziran ayında metrekarede aylık en yüksek 250 dolar ile İstanbul’da kaydedilirken, onu 105 dolar ile Ankara ve 100 dolar ile İzmir izledi. Yılın…
HAYAL AĞACIM SERİSİNİN İLK KİTABI ZEYTİN İNKILÂP KİTABEVİ ETİKETİYLE RAFLARDA!
Bige Güven Kızılay’ın Hayal Ağacım serisinin ilk kitabı olan Hayal Ağacım Zeytin İnkılâp Kitabevi etiketiyle raflarda tekrardan yerini alıyor. Geçmişin izlerini taşıyan yazılarıyla okurlarını duygu dolu bir yolculuğa çıkaran kitap, yeniden hatırlamak, anlamak ve hissetmek isteyenler için güçlü bir anlatı sunuyor. Bige Güven Kızılay, okurlarını geçmişin izlerini taşıyan yazılarıyla, anılarımıza, kültürümüze ve bize ait değerlere doğru duygu yüklü bir yolculuğa çıkarıyor. Deneme ve anı türünde yazılardan oluşan bu kitapta Bige Güven Kızılay, Ankara sokaklarından ülkemize dair sevgiyle dolu anılarına, çocukluk anılarından hayatına dokunan değerli insanlara hem kişisel hem de toplumsal hafızayı sıcak bir dil ve güçlü bir duyguyla harmanlıyor. Hayal Ağacım Zeytin, sadece nostaljik bir anlatı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda okurunu kendine, geçmişine ve ortak kültürel mirasına yeniden bağlayan samimi ve içten bir köprü kuruyor. Arka Kapak Hayat Güzeldir filminin bir repliği vardır içime işleyen, “İyilerin aptal olduğunu sandığımız yerde yitirdik insanlığımızı” diye…İşte biz şu sıralar tam da o yerdeyiz bence.Benim hayalim, ülkemin bu tuzağa düşmeden dimdik doğrulması.“İyilik aptallık değildir” diye yan yana saf tutsun insanlar istiyorum.Dayak yedikçe ayağa kalkan bir adam düşleyin. Kim ne kadar vursa yine kalkıyor ayağa… Yine silleyi yiyor, yine kalkıyor. Defalarca…Ta ki birileri artık ona vurmaya cesaret edemeyene, kendi kötülüğünden yorulana dek.İşte o zaman, “Dik Duran Adam” diyorlar ona.Ben…Ülkem “Dik Duran Adam” olsun istiyorum.İyiler aptal değildir.İyilik mucize de değildir.İyilik, iyiliktir işte!Yaşamın normal halidir iyi olmak.Balkondan sarkan begonviller kadar basit ve güzel… İnkılâp Kitabevi, Bige Güven Kızılay, Hayal Ağacım Zeytin, 240 sayfa, İstanbul, 2025. Genel yayın yönetmeni Gülşen İşeri Editör Mustafa Kayalar Kapak tasarım Şenol Alanbay Sayfa tasarım Aynur Altınel
RE:PLAY heyecanı Excalibur gücüyle başladı
Casper’ın yüksek performanslı bilgisayar markası Excalibur, Intel ve Teknosa iş birliğiyle hayata geçirilen RE:PLAY oyun turnuvası, Ankara ANKAmall AVM’de teknoloji ve oyun tutkunlarını bir araya getirdi. Etkinlik, Excalibur’un üstün teknolojisiyle hem sanal hem de fiziksel yarış deneyimini aynı anda sunarak büyük beğeni topladı. Yıl boyunca Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenecek olan RE:PLAY serisinin ilk durağı Ankara olurken, katılımcılar Excalibur G870’in gücünü Forza Horizon 5 arenasında birebir deneyimleme fırsatı yakaladı. Excalibur G870 serisinin sunduğu yüksek performans sayesinde, oyuncular rekabetin sınırlarını zorladı. Sanal ve fiziksel dünya Excalibur ile birleşti Etkinliğe damga vuran en dikkat çekici deneyimlerden biri ise özel pistte gerçekleştirilen uzaktan kumandalı araç yarışları oldu. Ancak bu araçlar geleneksel yöntemlerle değil, Excalibur G870 bilgisayarlar üzerinden özel olarak geliştirilen bir yazılımla kontrol edildi. Böylece ziyaretçiler, fiziksel dünyadaki yarışları da Excalibur’un gücüyle yönetti. Teknoloji ve eğlencenin buluştuğu bu deneyim, oyun severlerden tam not aldı. Pqueen etkisi ve büyük ilgi Etkinliğe katılan sevilen yayıncı Pelin “Pqueen” Baynazoğlu’nun varlığı, alana olan ilgiyi artırdı. 1000’den fazla oyun tutkunu, Pqueen ile buluşup hatıra fotoğrafları çekerek etkinliği unutulmaz kıldı. RE:PLAY Türkiye’yi dolaşıyor Toplamda 10 fiziksel etkinlikte oyun severlerle buluşacak RE:PLAY’in sıradaki durağı 10 Ağustos’ta Çanakkale 17 Burda AVM olacak. Turnuvanın büyük finali ise İstanbul’da gerçekleşecek. Finalde yarışacak 10 finalist, büyük ödül olan 500.000 TL değerinde Teknosa hediye çeki için rekabet edecek. Ayrıca ikinciye RTX 5000 ekran kartlı Intel Core i7 işlemcili Excalibur G870, üçüncüye ise Intel Core i5 yüksek işlemcili Excalibur G870 hediye edilecek. Türkiye’nin dört bir yanındaki oyun tutkunlarını bir araya getiren bu büyük etkinlikte yer almak için hemen https://replaygamefest.com/ adresini ziyaret ederek başvuru yapmayı unutmayın.
GELENEKSEL TARİFLERLE GÜNLÜK HAZIRLANAN TATLILAR, GERÇEK İTALYAN KAHVESİYLE BULUŞUYOR.
Nişantaşı’nın kalbinde, İtalyan mutfağının sıcak ruhunu yaşatan Capri Pizza Restaurant, sadece pizzalarıyla değil, tatlıları ve kahveleriyle de misafirlerini İtalya sokaklarına götürüyor. Özgün tatlar, gerçek İtalyan kahvesi ve geleneksel tariflerle hazırlanan tatlılar; Capri’de lezzeti bir ritüele dönüştürüyor. Üstelik bu eşsiz deneyimi, 250 TL’den başlayan özel kampanya fiyatlarıyla yaşama fırsatı sunuyor. Nişantaşı’nın şıklığını İtalyan mutfağının samimiyetiyle buluşturan Capri Pizza Restaurant, sofistike ambiyansı ve özenle hazırlanan menüsüyle gastronomi tutkunlarına keyifli bir lezzet deneyimi sunuyor. Capri’de, günlük hazırlanan tiramisu, pürüzsüz dokusuyla beğeni toplayan San Sebastian cheesecake ve çikolata tutkunlarını mest eden brownie gibi tatlılar, İtalyan mutfağının sıcak ruhunu sofralara taşıyor. Gelenekten İlham Alan Tatlılar Capri’nin tatlı menüsü, İtalyan ruhunu ve lezzet mirasını İstanbul’a taşıyor. Günlük hazırlanan, espressoyla lezzetlendirilen ve klasik Savoiardi (kedi dili) bisküviyle yapılan tiramisu, tam anlamıyla “gerçek bir İtalyan tatlısı” deneyimi sunuyor. Damaklarda iz bırakan bir diğer lezzet ise; yoğun kremamsı dokusuyla San Sebastian cheesecake. Karamelize üst katmanı ve hafif yanık tadıyla klasik tariften farklı, modern bir dokunuş taşıyor. Menünün sürprizlerinden biri de, çikolata severler için hazırlanan brownie; her lokmasında kakao ve çikolatanın güçlü tadını hissettiriyor. İtalya’dan Gelen Kahve Tutkusu Capri’nin kahve menüsünde, İtalyan kahve geleneğinin izlerini taşıyan Kimbo çekirdekleri kullanılıyor. Uzun yıllardır Napoli’de üretilen ve aromasıyla dünyaca ünlü Kimbo, espresso başta olmak üzere cappuccino ve cafe latte gibi farklı kahve çeşitlerine hayat veriyor. Bir fincan kahvenin tadını zirveye taşıyan detaylardan biri de sunum! Espresso ve cappuccino gibi kahveler, sıcak fincanlarda servis ediliyor. Bu sayede kahvenin aroması ve ideal içim sıcaklığı korunarak misafirlere otantik bir İtalyan kahve deneyimi sunuluyor. Capri’de Lezzeti Ulaşılabilir Kılan Kampanya Lezzet tutkunları için tatlı ve kahveyi bir arada deneyimlemek şimdi çok daha ulaşılabilir. Capri Pizza Restaurant’ın hazırladığı özel kampanya sayesinde, tatlı ve kahve keyfi 250 TL’den başlayan fiyatlarla misafirlerle buluşuyor. Bu kampanya, özellikle öğle aralarında tatlı bir mola vermek isteyenlerden, akşamüstü kahvesini özel bir lezzetle taçlandırmak isteyenlere kadar herkes için cazip bir fırsat sunuyor.
Yerli Dijital Yatırımlar Veri Egemenliğinin Temel Taşı Olacak . “Dijital Egemenlik İçin Milli Teknoloji Şart”
Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ve BAYKAR tarafından geliştirilen yerli sosyal medya uygulaması NEXT Teknofest Sosyal, en popüler sosyal ağ uygulaması olarak zirveye yerleşti. Yapay zekanın geliştiği, bu yeni teknolojilerin geliştiği dünyada yerli ve milli uygulamaların artıyor olmasının ülkemiz için önemli bir gurur kaynağı olduğuna değinen Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, “Platformun yalnızca bir sosyal medya alternatifi değil, aynı zamanda dijital egemenliğin ve veri güvenliğini sağlamanın önemli bir adımı olarak görüyoruz. Verinin altın değerinde sayıldığı günümüzde bu alanda yerli çözümler üretmek ve desteklemek bir tercih değil zorunluluktur” açıklamasında bulundu. Blockchain teknolojisi, NFT kavramı, Metaverse ve artık yapay zekânın merkezde olduğu bir dünyada, her bir teknolojik gelişme, beraberinde başka bir teknolojiyi de geliştirip dönüştürüyor. Artık yalnızca içerikler değil; kullanılan web altyapıları, yazılım dilleri ve programlama araçları da değişiyor, hızlanıyor ve çeşitleniyor. “Artık Egemenlik Dijital’de Başlıyor” Türkiye’de de yeni teknolojilerin geliştirilmesi, yeni dijital ürünlerin ortaya konması ve mevcut sistemlerin gelişen dünyaya uyum sağlaması adına birçok yatırım ve girişimin olduğuna dikkat çeken Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, “Bugün geldiğimiz noktada sosyal medya platformları yalnızca iletişim araçları değil, toplumları şekillendiren, gündemleri belirleyen ve hatta ekonomik değer yaratan güçlü birer mecra haline geldi. Bu kadar büyük bir etki gücüne sahip alanlarda yerli çözümler üretmek artık bir tercih değil, zorunluluk. NEXT Teknofest Sosyal, Türkiye’nin bu anlamda attığı önemli adımlardan biri. Özellikle verinin konuşulduğu, verinin altın değerinde kabul edildiği bir çağda yaşıyoruz. Böyle bir dönemde geliştirilen tüm teknolojilerde verinin bizde kalması, yani kullanılan altyapıların yerli olması büyük önem taşıyor. Yeni teknolojiler üretsek bile, eğer altyapı başka ülkelere ait sistemlere dayanıyorsa, bu durum uzun vadede ciddi riskler barındırıyor. İlerleyen yıllarda veri savaşlarının kaçınılmaz olacağı öngörülürken, verinin kontrolünün bizde olması Türkiye’nin lehine bir avantaj sağlayacaktır. Bu nedenle bugün geliştirilen tüm teknolojilerde, desteklenen girişimlerde ve atılan her adımda, altyapıdan itibaren yerli ve milli çözümlere yönelmenin dijital egemenliğin bir parçası olarak görüyoruz” dedi. “Veriyi Korumak, Markayı Korumaktır” Sadece teknolojik boyutu değil, marka tarafının da büyük önem taşıdığına değinen Kaplan, “Teknolojik altyapıyı yerli ve milli şekilde geliştirmeye çalışırken, aynı zamanda markanın iletişimini doğru yönetmek, tescilini yapmak ve global pazarda lisanslarını almak da kritik. Yerli ve milli girişimimizin istikrarlı şekilde ilerlemesi açısından bu süreçler birbirini tamamlıyor.Bu bağlamda veri, gücümüzü temsil eden en önemli unsur hâline geliyor. Dolayısıyla verinin barındırıldığı sunucular, hosting hizmetleri, domain yönetimi gibi konularda altyapı yatırımlarının artırılması hem beklentimiz hem de önerimiz. Bulut teknolojilerinin hızla geliştiği günümüzde, yerli girişimlerin artması ve verinin yurt dışında değil, yerli sunucularda saklanması bizi her zaman bir adım öne taşıyacaktır. Özellikle yerli sosyal medya platformları, mobil uygulamalar, oyun girişimleri gibi alanlarda çok sayıda yerli girişim var. Bu girişimlerin ürettiği verilerin, yine yerli sunucularda saklanması büyük önem taşıyor. Aynı durum, sosyal medya reklamları ve dijital pazarlama faaliyetleri için de geçerli. Google, YouTube gibi platformlarda yürütülen reklam çalışmalarında kullanılan kullanıcı verilerinin kontrolü oldukça kritik.E-posta pazarlaması gibi alanlarda da aynı durum geçerli. Eğer kullandığınız e-mail marketing veya pazarlama otomasyon araçları yurt dışı kaynaklıysa, müşteri verilerinizi global şirketlerle paylaşıyorsunuz demektir. Oysa verinin bizde kalması, yani ülke içinde kalması, dijital bağımsızlık ve veri güvenliği açısından hayati öneme sahip.Bu nedenle yerel ve yerli bulut teknolojileri ile altyapıların geliştirilmesi, sadece teknik değil, aynı zamanda stratejik ve iletişimsel olarak da oldukça etkili olacaktır” dedi.
Petkit, akıllı kedi tuvaletleriyle “sağlık takibi” dönemini başlatıyor!
PETKIT, yeni PUROBOT serisiyle kedi sahiplerine daha akıllı ve hijyenik bir tuvalet deneyimi sunuyor. Yapay zekâ ve IoT teknolojileri sayesinde kedilerin yalnızca hijyeni değil, sağlık takibi de yapılabiliyor. Akıllı pet ürünleri üreticisi PETKIT yeni PUROBOT Akıllı Kedi Tuvaleti Serisini tanıttı. Yapay zekâ ve IoT teknolojileriyle donatılan bu yeni seri, evcil hayvan sağlığını takip etmeyi ve günlük bakım işlerini kolaylaştırmayı amaçlıyor. PUROBOT serisi, PETKIT’in ekosistemine entegre şekilde çalışıyor. Kullanıcılar, tuvalet temizliğinden sağlık analizine kadar pek çok işlemi tek uygulama üzerinden yönetebiliyor. Yapay Zekâyla tanı koyma özelliği sayesinde sistem, zamanla kedilerin dışkısının rengi ve şeklindeki değişimleri tanımayı öğreniyor. Böylece evcil hayvan sahiplerine, kedilerinin sağlığı hakkında daha kesin bilgiler sunabiliyor. Modellerin tamamı, 20 güne kadar kendi kendini temizleyebilen sistemlerle geliyor. 360° sızdırmaz yapıları sayesinde de kötü kokuların önüne geçiliyor. Üç farklı model, her ihtiyaca uygun seçenek PUROBOT serisinde PURA MAX 2 (Temel Model), PUROBOT MAX PRO (AI Kameralı Model) ve PUROBOT ULTRA (Dönen Kameralı Premium Model) olmak üzere üç farklı model yer alıyor. Temel ihtiyaçlardan ileri düzey sağlık takibine kadar her kullanıcıya hitap eden seçenekler sunuluyor. PURA MAX 2, PURA MAX’in geliştirilmiş versiyonu olarak öne çıkıyor. Evcil hayvan sahipleri bu modelde kedinin kum kullanımını ve kilosunu takip edebiliyor. Ayrıca cihaz, 15 gün boyunca kendini temizleyebiliyor. PUROBOT MAX PRO, sabit açılı bir yapay zekâ kamerasıyla geliyor. Dışkı görüntülerini analiz ederek sağlık konusunda görsel ipuçları sunan akıllı kedi tuvaleti, ayrıca 17 güne kadar kendi kendine temizleme özelliğine ve koku önleyici poşetleme sistemine sahip. PUROBOT ULTRA ise serinin en gelişmiş modeli olarak öne çıkıyor. 180° dönebilen bir AI kamerasıyla donatılan cihaz, kedileri tuvalete girişten çıkışa kadar takip edilebiliyor. Otomatik poşetleme sistemiyle de 20 gün boyunca hiç müdahale gerekmeden çalışıyor. Sağlık takibi tek uygulamada parmaklarınızın ucunda! PUROBOT serisi, PETKIT uygulamasıyla entegre çalışarak kullanıcıya tüm cihazlarını tek bir platformdan yönetme kolaylığı sunar. Sistem, dışkı ve kumdaki topakların görüntülerini kaydederek arşivler. Kullanıcılar, bu görseller üzerinden zaman içerisindeki değişimleri takip edebilir. Gelecekteki güncellemelerle birlikte bu analizlerin otomatikleştirilmesi planlanmaktadır. Böylece sistem, renk veya şekil değişimlerini kendisi tespit ederek anında uygulamaya bildirim gönderecektir. Ayrıca, PETKIT’in kan tespiti yapabilen özel kumlarıyla birlikte kullanıldığında sağlık takibi çok daha detaylı hâle gelir. Bu ekosistem yalnızca bakım kolaylığı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda evcil hayvan sahiplerinin daha bilinçli hareket etmesine de olanak tanır. Uzmanlardan tam not PETKIT’in “Önemseyen Teknoloji” vizyonunun bir parçası olarak sunulan yeni serisi, evcil hayvanların daha sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmesini amaçlıyor. PETKIT’in kurucusu WeiKe Guo, yeni seriyle ilgili olarak “PUROBOT serisiyle evcil hayvan sahiplerine sadece temizlik kolaylığı değil, sağlık konusunda da kontrol imkânı sunuyoruz. Yapay zekâ ve OTA teknolojileri, bakımın ötesinde sağlık yönetimini mümkün kılıyor” dedi. Veteriner hekim Dr. Sarah Wooten ise ürünün sağlık takibi açısından önemine dikkat çekerek “Kedinizin tuvalet alışkanlıklarını görsel olarak izleyebilmek, fiziksel ve psikolojik sağlığı hakkında önemli bilgiler verir. Bu cihaz, hem hastalıkların önlenmesine hem de davranışsal sorunların önüne geçilmesine yardımcı olabilir” diye konuştu. Petkit Akıllı Kedi Tuvaletleri 27.999 TL’den başlayan fiyatlarla satışta Evcil hayvan sahiplerinin hayatını kolaylaştıran Petkit’in akıllı kedi tuvaletleri her ihtiyaca ve bütçeye uygun seçenekleriyle raflardaki yerini aldı. Serinin en uygun fiyatlı modeli olan Petkit Pura Max 2 27.999 TL’den satışa çıkarken, Petkit Purobot Max Pro 32.999 TL, üst segmentte yer alan Petkit Purobot Ultra ise 36.999 TL fiyat etiketiyle raflara çıktı. Akıllı sensörleri ve otomatik temizlik özellikleriyle…
VODAFONE FREEZONE VE FUT ESPORTS’TAN DÜNYANIN İLK 5G KITALARARASI BRAWL STARS TURNUVASI
Oyun ve espordaki gelişimin en büyük destekçilerinden biri olan Vodafone FreeZone, ana sponsoru olduğu FUT Esports işbirliğiyle, dünyada ilk kez kıtalararası Brawl Stars turnuvası düzenleyecek. 31 Temmuz – 7 Ağustos tarihleri arasında 700’ün üstünde takımın katılımıyla gerçekleştirilecek Vodafone FreeZone 5G Kıtalar Arası Brawl Stars Turnuvası’nda çeyrek final, yarı final ve final etapları, Vodafone 5G teknolojisi üzerinden Beşiktaş-Üsküdar vapur hattında FreeZone teknesinde oynanacak. 31 Temmuz 2025 – Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, gençlik markası Vodafone FreeZone ile oyun ve espordaki gelişimin en büyük destekçilerinden biri olmaya devam ediyor. Vodafone FreeZone, ana sponsoru olduğu FUT Esports işbirliğiyle, dünyada ilk kez kıtalararası Brawl Stars turnuvası düzenleyecek. 31 Temmuz – 7 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek Vodafone FreeZone 5G Kıtalar Arası Brawl Stars Turnuvası’nda toplam 700’ün üstünde takım mücadele edecek. Online elemelerle başlayacak turnuvanın çeyrek final, yarı final ve final etapları, Beşiktaş-Üsküdar vapur hattında FreeZone teknesinde oynanacak. Vodafone 5G teknolojisiyle Avrupa’dan Asya’ya uzanacak turnuvayı, sosyal medya kurgusuyla seçilecek 3 şanslı FreeZone’lunun yanı sıra 4-6 Ağustos tarihlerinde Vodafone mağazalarında Brawl Stars Şenliği’ne katılacak 2 talihli ve yaklaşık 20 influencer da tekneden takip edecek. Turnuva, genç oyunseverlere 5G teknolojisiyle tanışma ve gaming alanında 5G farkını Vodafone ile deneyimleme imkânı sağlayacak. Ek olarak Vodafone, 5G’ye geçiş sürecinde müşterilerinin ihtiyaçlarını ön planda tutarak, seçili 5G destekli Samsung telefonlarda FreeZone müşterilerine özel %20 indirim fırsatını hayata geçiriyor. FreeZone segmentine özel sunulan bu kampanya sayesinde müşteriler, hem ileri teknolojili cihazlara avantajlı fiyatlarla sahip olabilecek, hem de 5G dünyasına hazır hale gelecekler. Bu sayede Vodafone, FreeZone müşterilerinin 5G’ye kolayca hazır olabilmerini hedefliyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: “Vodafone FreeZone olarak, Türkiye’de oyun ve espordaki gelişimin en büyük destekçilerinden biriyiz. Bugüne kadar bu geniş ekosistemin büyümesine destek olduk, bundan sonra da olmaya devam etmek amacındayız. Espor pazarına 9 yıl önce girdik. Bu süreçte yaklaşık 80 milyon TL’lik yatırım yaptık. GfK 2024 raporlarına göre, esporu destekleyen marka olarak baktığımızda, sektörümüzde ikinci sıradayız. Türkiye’de gençlerin %83’ü gaming dünyasının bir yerine dokunuyor ve eğlence ihtiyaçlarını karşılıyor. Türkiye’deki gamer’ların günde en az 10 dakikasını mobil oyunlarda harcadıklarını biliyoruz. Bununla beraber NewZoo datalarına baktığımızda, Türkiye’de gamer’ların %47’si rekabet etmek ve arkadaşları ile takım duygusunu paylaşmak için oyun oynuyor. Data ai. raporlarına baktığımızda hyper casual oyunların dışında Brawl Stars oyunu en çok oynanan oyunlar arasında ikinci sırada yer alıyor. Brawl Stars’ın ücretsiz ve mobil bir oyun olması gençler arasında rekabetçi ve takım duygusunu geçirebilmesi, en çok tercih edilen oyun uygulamalarından biri olmasının önünü açıyor. 2022’den bu yana başarıyla sürdürdüğümüz FUT Esports işbirliği kapsamında dünyada ilk kez kıtalararası Brawl Stars turnuvası düzenlemeye hazırlanıyoruz. Turnuvamız, Vodafone 5G teknolojisiyle Avrupa’dan Asya’ya uzanacak. Vodafone 5G teknolojisinin sunduğu düşük gecikme avantajını kullanıcı deneyimine taşıyacak. Bu kapsamda düzenlenecek olan turnuva ile genç oyunseverler, gaming alanında 5G’nin ultra hızlı düşük gecikmeli bağlantı gücünü doğrudan deneyimleme fırsatı bulacak. Tüm takımlara şimdiden başarılar diliyoruz.” FUT Esports Kurucu Ortağı Sinan Dursunoğlu ise şöyle konuştu: “FUT Esports olarak, 9 yıldır Türkiye’de esporun öncü kulüplerinden biri olarak 10 farklı oyunda 65 esporcumuz ile ülkemizi uluslararası turnuvalarda temsil ediyoruz. Bu yolculuğumuzda çok değerli sponsorumuz Vodafone FreeZone ile beraber sadece espor ile sınırlı kalmayıp, gençlerin de hayatına dokunarak onları sporun ve eğlencenin bir araya geldiği etkinliklerde buluşturmaya çalışıyoruz. Bu bağlamda dünyada ilk defa kıtalararası Brawl Stars turnuva organizasyonunun bir parçası olduğumuz için çok gururlu ve heyecanlıyız. Sonunda süpriz hediyelerin de olduğu 31 Temmuz –…
Canon, imagePRESS V1000’in özelliklerini geliştirerek verimliliği ve esnekliği artırıyor.
Görüntüleme teknolojileri lideri Canon, sürekli yenilik yapma stratejisinin bir göstergesi olarak tonerli imagePRESS V1000 üretim yazıcısında verimliliği, güvenilirliği ve uygulama çok yönlülüğünü artıran birçok iyileştirme gerçekleştirdi. EMEA bölgesinde 700’den fazla başarılı kurulumun sağlam temelleri üzerine inşa edilen imagePRESS V1000 birçok yönden güncellenerek vakumlu kağıt besleme ünitesi, güncellenen kullanıcı arayüzü ve uzun sayfa işleme aksesuarlarıyla uyumluluk gibi yeni donanım ve yazılım özellikleriyle donatıldı. Ayrıca imagePRESS V1000, Canon’un diğer yaprak beslemeli tonerli üretim baskı makinesi portföyü ile birlikte baskı çıktılarından mürekkep arındırılabilirliği kapasitesinde en yüksek INGEDE sertifikasını almaya hak kazandı ve böylece Canon’un sürdürülebilirlik konusundaki kararlılığını bir kez daha kanıtlamış oldu. Müşteri geri bildirimlerine önem veren Canon, daha önce sadece V1350 modelinde bulunan yeni vakumlu kağıt besleme sistemini imagePRESS V1000 modeline de ekledi. Bu vakumlu besleme ve kağıt ayırma teknolojisi, özellikle zorlayıcı medya tiplerinde kağıdın daha güvenilir bir şekilde işlenmesini sağlarken baskı makinesinin hala az yer kaplamasına olanak tanıyor. Bu şekilde baskı makinesi, kendi sınıfının en verimli üretim baskılama cihazı olmaya devam ediyor. Bununla birlikte uygulama becerileri daha da genişletilen imagePRESS V1000, artık Plockmatic LCT XL (Büyük Kapasiteli Tepsi) ile de uyum gösteriyor. Bu sayede 400 g/m²’ye kadar kağıt ağırlıklarını desteklediği gibi iki vakumlu tepsiden 700 mm/27,5 inç uzunluğundaki uzun kağıtları ve iki tepsinin üzerindeki LSM uzun kağıt tepsisinden 1.300 mm/51,1 inç uzunluğundaki kağıtları verimli bir şekilde işleyebiliyor. Bu genişletme de manzara kitapçıkları, üçe katlanan broşürler ve açılır kapı kapaklı uygulamalar gibi çıktıların otomatik üretimini önemli ölçüde hızlandırıyor. Daha iyi müşteri deneyimi imagePRESS V1000 artık PRISMAsync baskı sunucusu için yeni ve daha büyük bir işletim paneli ile birlikte geliyor. Bu sayede sistem daha kullanıcı dostu ve verimli bir şekilde çalışıyor; 533 mm/21 inçlik panel, iş akışının ve yazıcı işlevlerinin görünürlüğünü artırdığı için operatörlere kağıt tepsilerine yüklenen medyalar dahil tüm bilgileri tek bir ekranda kontrol edebilecekleri daha sezgisel bir arayüz sunuyor. imagePRESS V serisinde bulut tabanlı e-bakım desteğini de sürdüren Canon, operatörlerin ve kullanıcıların daha bağımsız çalışabilmesini ve rutin bakım sorunları için servis ziyaretlerine olan ihtiyacını azaltıyor. Tüm müşteriler için faydalı olan bu özellik, özellikle uzak bölgelerdeki müşteriler için büyük öneme sahipken verimliliği, çalışma sürelerini ve genel fiyat-performans oranını daha da artırıyor. Kalite ve sürdürülebilirlikte liderlik imagePRESS V1000, hem kalite hem de sürdürülebilirlik açısından yüksek standartları karşılamaya devam ediyor. Baskı makinesinin FOGRA 51 sertifikası, olağanüstü baskı kalitesi sunma becerisini onaylıyor; üstelik toner baskı makinelerinde elde edilmesi genelde zor olan bu dengeyi verimlilikten ödün vermeden gerçekleştiriyor. Öte yandan Canon’un çevresel etkisini azaltma hedefi doğrultusunda imagePRESS V1000, INGEDE’den iyi mürekkep giderme sertifikası da almaya hak kazandı. imagePRESS V1000, grafik baskı ürünlerinin geri dönüştürülebilirliğini korumak ve iyileştirmek için çalışan kâr amacı gütmeyen bir kuruluş tarafından verilen en yüksek kategoride aldığı bu sertifikayla çıktılarının verimli bir şekilde geri dönüştürülebileceğini ve döngüsel ekonomi ilkelerini desteklediğini kanıtlıyor. Kanıtlanmış güvenilirlik imagePRESS V1000’in güvenilir performansı, çalışan sigorta planlarının uygulanmasından ve sosyal güvenlik hizmetlerinin sağlanmasından sorumlu Hollanda kamu kurumu UWV gibi müşteriler tarafından kanıtlanıyor. Tüm müşteri iletişimlerini yönetmek için özel bir şirket içi baskı merkezi işleten UWV, aynı konfigürasyona sahip beş adet V1000 baskı makinesinde her ay ortalama 2,5 milyon A4 sayfa baskısı alıyor. Bu performans iyileşmesi sayede UWV, 5-6 saatlik bir üretim süresi içinde günlük 144.000 baskı hacmini işleyebiliyor. Canon EMEA, Üretim Baskılama Grubu, Pazarlama ve İnovasyon Müdürü Hans Schmidbauer: “Canon olarak müşterilerimizin kendi işleri nedeniyle maruz kaldıkları teslim süresi baskısının giderek arttığının bilincindeyiz.…
AYKUT DİNCER SANOVEL’İN YENİ FİKRİ HAKLAR VE HUKUK DİREKTÖRÜ OLDU
Toplumların bir ömür sağlığı için çalışmalarını sürdüren, fikri mülkiyet alanında sayısız başarıya imza atan Sanovel, büyüme stratejilerini destekleyecek adımlar atmaya ve yönetim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda 20 yılı aşan deneyime sahip Aykut Dincer Sanovel’de Fikri Haklar ve Hukuk Direktörü olarak göreve başladı. Ulusal ve uluslararası firmalarda şirketler, ticaret ve sözleşmeler hukuku, birleşme ve devralma, etik & uyum, finansal & kurumsal yeniden yapılandırmalar gibi alanlar başta olmak üzere 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Aykut Dincer Temmuz 2025 itibarıyla Sanovel’de Fikri Haklar ve Hukuk Direktörü olarak göreve başladı. Aykut Dincer, lisans eğitimini Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladı. Kariyerine 2005 yılında Siemens’te Hukuk Müşaviri olarak başlayan Dincer, 2008-2010 yılları arasında PwC’de Hukuk Müdürü, 2010-2014 yılları arasında Ceva Lojistik’te Balkanlar, Afrika, Orta Doğu ve Asya Bölgesi’nden sorumlu Baş Hukuk Müşaviri, 2014-2018 yılları arasında Colgate–Palmolive’de Hukuk Direktörü ve 2019-2021 yılları arasında Meeting Point International’da Baş Hukuk Müşaviri olarak birçok proje anlaşmalarının müzakere süreçleri, risk değerlendirmeleri, toplu iş sözleşmeleri, birleşme & satın alma, yapılandırma ve danışmanlık projelerinde görevler yürüttü. 2022 yılından itibaren Yapı Merkezi’nde Hukuk ve Uyum Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaparak etik& uyum alanlarında çeşitli projeler ve büyük ölçekli sözleşme müzakereleri, risk değerlendirmeleri, tahkim süreçleri, dava ve sözleşme, birleşme & satın alma, finansal ve kurumsal yeniden yapılandırma süreçleri gibi konulara stratejik liderlik etti. Sanovel Hakkında Türk ilaç sektörünün lider şirketlerinden Sanovel, 1983 yılında Eczacı Erol Toksöz tarafından kuruldu. Güçlü portföyü ve kilit terapötik alanlardaki ürün çeşitliliği ile Sanovel, yılda 227 milyon kutu üretim kapasitesine ve European cGMP (İyi Üretim Uygulamaları) sertifikasına sahiptir. Dünyanın en büyük sağlık otoritesi kabul edilen Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu (FDA) tarafından denetlenerek majör ve kritik bulgu olmadan onay alan ilk ve tek Türk ilaç şirketi olan Sanovel, güçlü Ar-Ge’si ve patent/fikri haklar alanlarındaki yetkinlikleri ve başarılarıyla da sektöründe öne çıkmaktadır. Birçok tedavi alanında pazara ilk eşdeğer ürün sunan şirket olan Sanovel, Türk ilaç endüstrisine ve ülke ekonomisine katkı sağlamaya ve 1.600’ü aşkın çalışanı ile toplumların bir ömür sağlığı için var gücüyle çalışmaya devam ediyor.
Elektronik Müziğin Yükselen İsmi ¥ØU$UK€ ¥UK1MATU 28 Ekim’de Zorlu PSM’de!
Japon elektronik müzik sahnesinin yükselen ismi ¥ØU$UK€ ¥UK1MAT$U, %100 Müzik katkılarıyla 28 Ekim’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde olacak! Osaka’dan dünyaya uzanan kariyeri, Sónar Istanbul 2025’teki unutulmaz performansı ve türler arası geçişlerle dolu setleriyle dikkat çeken Yukimatsu, elektronik müzik tutkunlarına yeniden eşsiz bir gece yaşatmaya hazırlanıyor. Japon elektronik müzik sahnesinin yükselen ismi ¥ØU$UK€ ¥UK1MAT$U, %100 Müzik katkılarıyla 28 Ekim’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde dinleyicilerle buluşuyor. Osaka’da inşaat işçiliği yaparken DJ’lik yeteneğini geliştiren Yukimatsu, 2014’te DJ Nobu’nun Future Terror partisinde sahne alarak kariyerinde büyük bir çıkış yakaladı. 2016’da beyin tümörü teşhisiyle geçirdiği ameliyat sonrasında hayatını tamamen müziğe adayan sanatçı, 2020’de Tokyo’ya taşındı. Farklı türleri olağanüstü bir akışla birleştirdiği setleriyle dikkat çeken sanatçı, Avrupa’nın en prestijli avangart festivallerinde ve Berghain gibi ikonik kulüplerde sahne alıyor. En son Sónar Istanbul 2025’teki enerjik performansı ve coşkulu kalabalığıyla hafızalara kazınan Yukimatsu’nun bu eşsiz performansı 28 Ekim akşamı Zorlu PSM’de müzikseverlerle yeniden buluşuyor. 2022’de Hör Berlin setiyle on ayda iki milyon izlenme elde eden, 2025’teki Boiler Room performansında ise on günde iki milyon izlenmeyi aşan Yukimatsu, elektronik müzikte ustalıkla yarattığı türler arası geçişlerle dinleyicilerine benzersiz bir deneyim yaşatıyor. Midnight Shift etiketiyle yayımlanan Midnight is Comin’ adlı mix albümünden parçalar da geceye eşlik ederken, 28 Ekim’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde elektronik müzik tutkunlarını büyüleyici bir yolculuk bekliyor. %100 Müzik Sunar: ¥ØU$UK€ ¥UK1MAT$U konserinin biletleri passo.com.tr’de satışta. Tarih: 28 Ekim 2025 Kapı açılış: 20.30 %100 Müzik Sunar: ¥ØU$UK€ ¥UK1MAT$U: 21.30 Zorlu Performans Sanatları Merkezi Zorlu Performans Sanatları Merkezi (Zorlu PSM), 12 yıldır ilham verici sanat deneyimlerini sanatseverelerle paylaşıyor. İzleyicilerine 12. sezonunda da “Dünyan Değişsin” mottosuyla seslenen ve kültür-sanat ve eğlence hayatının buluşma noktası olan Zorlu PSM, yeni sezonunda da sürprizler sunmaya devam ediyor. Bugüne kadar 8 milyona yakın sanatseveri ağırlayan Zorlu PSM, Türkiye’deki kültür sanat faaliyetlerine yön veriyor. Dünyaca ünlü müzikallerden, dünya çapındaki müzisyenlere, büyük prodüksiyonlu tiyatrolardan, kendi yapımlarına kadar uzanan nitelikli performansları sanatseverlerle buluşturan Zorlu PSM, dünya standartlarındaki çok amaçlı sanat merkezi tasarımıyla global bir sahne olma vizyonunu üzerinde taşıyor. Yenilikçi, dinamik, güncel, güvenilir, eğlenceli, çok sesli, kapsayıcı, iddialı, sıra dışı yapısıyla performans sanatları merkezi olmanın ötesine geçerek kültür sanat sektörünün gelişimine katkı sağlayan Zorlu PSM, çatısı altındaki 7 farklı mekanda benzersiz bir kültür-sanat deneyimi sunmaya devam ediyor.
Kelebek Mobilya, Yılın İlk Yarısında Trendleri Belirledi
Türkiye’nin öncü mobilya markası Kelebek Mobilya, 2025 yılının ilk yarısında en çok tercih edilen koleksiyonlarını belirledi. Koltuk takımlarınan yemek odası takımlarına yatak odası takımlarından dış mekân mobilyalarına öne çıkan koleksiyonlarıyla kullanıcıların beğenisini kazanan Kelebek, her evde kanatlanmaya devam ediyor. Kurulduğu günden bu yana hayata geçirdiği koleksiyonlarıyla müşterilerine geniş ürün yelpazesi sunan Kelebek Mobilya’nın, 2025 yılının ilk 6 ayında en çok tercih edilen koleksiyonları belli oldu. Hem iç hem de dış mekânda tercih edilen Kelebekseverler, Bohem tarzdaki koleksiyonlara ilgisiyle dikkat çekerken, fonksiyonellik ve modern çizgilerden de vazgeçmiyor. Her Odada Kelebek İmzası 2025’in ilk altı ayında kullanıcıların en çok tercih ettiği koltuk grubu koleksiyonlarının başında bohem çizgileriyle Lucenta ve Calina, ardından şıklık ve konforu bir arada sunan Hardy geliyor. Bohem tasarımı ve yüksek konforuyla Lucenta, yaşam alanlarında en çok tercih edilen model olarak öne çıkıyor. Yemek Alanlarının Yeni Yıldızı: Hardy Şıklığın ve konforun buluşma noktası Hardy, yılın ilk yarısında yemek odası kategorisinde liderliği üstlenirken; bohem koleksiyonlardan Lucenta ve Calina, fonksiyonelliği ve estetiği bir araya getiren modeller olarak sıralamada yerini aldı. Kelebekseverler, hem stil hem de kullanım kolaylığını aynı anda sunan tasarımlarla yaşam alanlarını yeniden tasarlıyor. TV Ünitesinde Gözler Calina’da Kelebek’in TV ünitesi koleksiyonları arasında Calina ilk sırada yer alırken, onu modern çizgileriyle Martha ve işlevselliğiyle dikkat çeken Armin izledi. Televizyon karşısında geçirilen zamanı şıklıkla buluşturan bu koleksiyonlar, salon dekorasyonlarının vazgeçilmezi olmaya aday. Yatak Odasında Konforlu Şıklık Yatak odası kategorisinde country tarzıyla dikkatleri üzerine çeken Martha, sade ama zarif tasarımıyla liderliği ilan ediyor. Kullanıcılar bohem tarzı yatak odalarında da tercih etti ve Calina, çok yönlü yapısıyla ön sıralarda yer alıyor. Modüler ve fonksiyonel Noira, doğallığı ve dinginliği bir araya getiren yapısıyla kullanıcıların beğenisini kazanıyor. Kelebek Garden & Balcony ile Dış Mekânlarda Kelebek Etkisi Şehir yaşamında artan açık alan ihtiyacına yanıt veren Kelebek Garden & Balcony koleksiyonları, yaz aylarında tercih sebebi oluyor. Kompakt ve estetik tasarımıyla balkonlariçin ideal bir ürün olan Siena ilk sırada yerini alırken Ivora ve Bamboo, doğal malzeme dokusuyla öne çıkıyor.
“Çürük Bulaşıcıdır: Bebeğinizin Ağız Sağlığını İlk Siz Koruyun!” ÇOCUKLARDA DİŞ ÇÜRÜKLERİNİ ENGELLEMEK MÜMKÜN MÜ?
Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, diş çürüklerinin sadece yanlış beslenmeyle değil, aynı zamanda bulaş yoluyla da oluşabileceğini belirterek anne-babalara erken çocukluk döneminde alınması gereken önlemler konusunda uyarılarda bulunuyor.Diş çürüğü, bir bakteri aracılığıyla gelişen; doğru ağız bakımı ve sağlıklı beslenmeyle kolayca önlenebilecek kronik bir enfeksiyon hastalığıdır. Özellikle çocukluk çağında edinilen yanlış beslenme alışkanlıkları, bu hastalığın temel sebepleri arasında yer alır. “Amerikan Sağlık Derneği (AHA) yönergelerine göre, 2 yaşın altındaki çocukların yiyeceklerinde şeker olmamalıdır,” diyen Diş Hekimi Nurgül Demir, ailelerin bu konuda bilinçli davranmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor.Dt. Nurgül Demir, çürüklerin sadece şekerli gıdalarla değil, bulaş yoluyla da bebeklere geçebileceğini belirterek: “Diş çürüğü bulaşıcıdır. Çürük bakterisi, ebeveynlerden ya da bakımı üstlenen kişilerden bebeklere geçebilir. Bu nedenle bebeğe özel kaşık, biberon ve emzik kullanılmalı; bebekler ağız kenarlarından öpülmemelidir. Aksi halde daha ilk dişi çıkmadan çürük riskiyle karşı karşıya kalabilirler.” dedi. Anne sütünün tartışmasız faydalarının yanında, içerdiği doğal şeker nedeniyle ağızda kalıntı bırakabileceğini de hatırlatan Demir, her emzirmeden sonra ağız içinin suyla çalkalanması ya da nemli bir tülbentle silinmesi gerektiğinin altını çizdi.Biberonla tatlandırılmış uykuya hayırGece uyumadan önce bebeğe bal ya da pekmezle tatlandırılmış biberon veya emzik verilmemesi gerektiğine dikkat çeken Dt. Nurgül Demir, “Gece boyunca tükürük akışı azalır, şeker ise ağız içi pH’yı düşürerek çürük bakterilerini hızla çoğaltır. Bu da erken çocukluk çağı çürüklerinin temel sebebidir,” diyor. Ek gıda döneminde çocuklara beyaz şeker yerine doğal tatlandırıcılar (bal, pekmez, keçiboynuzu özü) öneren Demir, bu ürünlerin ardından diş yüzeylerinin mutlaka temizlenmesi gerektiğini vurguluyor. Süt ve süt ürünlerinin çürük önleyici etkisine de değinen Nurgül Demir, özellikle peynirin içeriğindeki kazein maddesinin diş minesini güçlendirdiğini ve ağız içi asidik dengeyi düzenlediğini belirtiyor.5 yaşa kadar alışkanlık kazandırınÇocuklarda erken yaşta kazandırılan alışkanlıkların diş sağlığı açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekleyen Demir “5 yaşına kadar çocuklara sağlıklı beslenme ve düzenli ağız bakım alışkanlığı kazandırmalıyız. Okula başladıklarında şeker tüketimi sınırlandırılmalı, pediatrist kontrolünde uzun vadeli diyetler planlanmalı. Çocuklarımızın ağız sağlığını bugünden korursak, yarının sağlıklı nesillerini inşa etmiş oluruz.” diyerek sözlerini noktaladı.
Türkiye’nin turizm geliri 2025’in ikinci çeyreğinde %8,4 arttı
Türkiye’nin turizm geliri, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarından oluşan 2025 yılı ikinci çeyreğinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre %8,4 artarak 16 milyar 284 milyon 322 bin dolara yükseldi.TÜİK’ten yapılan açıklamaya göre, gelirin 16 milyar 95 milyon 247 bin doları ziyaretçilerden, 189 milyon 75 bin doları ise transfer yolculardan elde edildi. Ülkemizi ziyaret eden yurt dışı ikametli vatandaşlar, toplam turizm gelirinin %16,5’ini oluşturdu.EKOTÜRK’ün haberine göre Harcamaların dağılımına bakıldığında, 11 milyar 100 milyon 829 bin doları kişisel harcamalar, 4 milyar 994 milyon 418 bin doları ise paket tur harcamaları olarak gerçekleşti.Ziyaretçi Sayısı ve Gecelik Ortalama HarcamaÜlkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı, 2025 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %2 artarak 16 milyon 412 bin 168 kişiye ulaştı. Ziyaretçilerin %16,3’ü (2 milyon 678 bin 105 kişi) yurt dışında ikamet eden vatandaşlardı.Bu çeyrekte ülkemizde geceleme yapan ziyaretçilerin gecelik ortalama harcaması 110 dolar olurken, yurt dışında ikamet eden vatandaşların gecelik ortalama harcaması ise 73 dolar olarak kaydedildi.Harcama Kalemleri ve Geliş AmaçlarıTurizm geliri içerisindeki paket tur harcamalarının payı %31, yeme içme harcamalarının payı %19,4, uluslararası ulaştırma harcamalarının payı ise %12,8 oldu. Bir önceki yılın aynı dönemine göre uluslararası ulaştırma harcamaları %13,8, yeme içme harcamaları %13,7 ve tur hizmetleri harcamaları %12,5 artış gösterdi.Ziyaretçiler %71,1 ile en çok “gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler” amacıyla gelirken, ikinci sırada %16,8 ile “akraba ve arkadaş ziyareti”, üçüncü sırada ise %5,6 ile “alışveriş” yer aldı. Yurt dışı ikametli vatandaşlar ise ülkemize %60,7 ile en çok “akraba ve arkadaş ziyareti” amacıyla geldi.Turizm Giderleri ve Yurt Dışı SeyahatlerTurizm gideri, geçen yılın aynı çeyreğine göre %41,1 artarak 2 milyar 759 milyon 918 bin dolar oldu. Bunun 1 milyar 850 milyon 866 bin dolarını kişisel, 909 milyon 52 bin dolarını ise paket tur harcamaları oluşturdu.Bu çeyrekte yurt dışını ziyaret eden vatandaş sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %0,5 azalarak 2 milyon 947 bin 929 kişi oldu. Bu kişilerin kişi başı ortalama harcaması ise 936 dolar olarak gerçekleşti.
Her 100 TL’lik Medya Yatırımının 79 TL’si Dijitale Harcandı
2025’in İkinci Yarısında Yapay Zekâ Tabanlı Sohbet Programlarında Reklam Dönemi Başlıyor Yapay zekâ teknolojilerindeki hızlı gelişim ve kullanıcı alışkanlıklarındaki dönüşümle birlikte, 2025 yılının ilk 6 ayında dijital pazarlama ve medya yatırımlarında önemli bir hareketlilik yaşandı. 2024 yılının son çeyreğinde yoğunlaşan e-ticaret harcamaları ve dijital reklam yatırımlarının 2025 yılında da benzer bütçelerle devam ettiğini belirten MooF Digital Agency Ceo’su Yasin Kaplan, 2024 yılı toplam medya yatırımları incelendiğinde Türkiye’deki medya yatırımlarının yüzde 74,2’si dijital mecralara yönlendirilirken, dijital reklam harcamalarının 158 milyar TL’yi aşarak önceki yıla göre yüzde 83 oranında büyüme kaydettiğini açıkladı. 2025 yılının ilk 6 ayında her 100 TL’lik medya yatırımının 79 TL’sinin dijitale harcandığına dikkat çeken Kaplan, 2025 yılının son 6 ayında yapay zekâ tabanlı sohbet robotlarında reklam döneminin başlayacağını söyledi. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 2025 yılının ilk 6 ayında da dijital pazarlama sektörü, hız kesmeyen bir dönüşüm ve büyüme süreci yaşıyor. Özellikle yapay zekâ temelli teknolojilerin yükselişi, markaların pazarlama stratejilerine daha akıllı, hedef odaklı ve kişiselleştirilmiş çözümler entegre etmelerini sağladı. “Dikey Videolar Dijital Harcamaların Yeni Gözdesi Oldu” Geçtiğimiz yılın kasım-aralık dönemindeki reklam harcamalarıyla kıyaslandığında, 2025’in ilk çeyreği toplam bütçeler açısından benzer seviyelerde seyrettiğine dikkat çeken MooF Digital Agency Ceo’su Yasin Kaplan, “Kasım-Aralık döneminin sona ermesiyle birlikte, yılın son çeyreğinde artan e-ticaret hareketliliği dikkat çekti. Ocak ayında ise yeni yıla, daha kontrollü ve planlı bütçelerle giriş yapıldı. Yılın ilk çeyreğinde dijital reklamlarda yaşanan hareketlilik, geçen yılın Kasım-Aralık dönemine kıyasla benzer bir seyir izledi. 2024 yılına dair medya yatırımlarının açıklandığı bu dönemde, en büyük payın dijital reklamlara ayrıldığı görüldü. Toplam medya yatırımları içinde dijitalin payı yüzde 74,2 olarak açıklanırken, dijital reklam yatırımlarının 158 milyar TL’yi aştığı belirtildi. Bu da bir önceki yıla göre yüzde 83’lük bir büyümeye işaret ediyor. Dijital yatırımların büyük bir bölümü, gösterim ve tıklama bazlı reklamlar ile video formatlarına yönelmiş durumda. Özellikle dikey videoların hayatımızda yoğun bir şekilde yer almasıyla birlikte, bu bütçelerin önemli bir kısmının da bu alana aktarıldığı görülüyor” dedi. Yılın ilk 6 aylık döneminde, özellikle kış turizmiyle ilgili harcamalar ve kış sezonunu hedefleyen tekstil sektöründeki alışverişlerde belirgin bir artış yaşandığına dikkat çeken Kaplan, “Bunun yanı sıra, otomotiv sektöründe yılın ilk aylarında gözlenen durağanlık, özellikle Mayıs-Haziran aylarında medya yatırımlarının artmasıyla birlikte yerini hareketliliğe bıraktı. Bu yükselişin önümüzdeki 6 ayda da devam etmesi bekleniyor. Otomotiv sektöründe hem sektörel bir canlanma hem de dijital tarafta reklam faaliyetlerinde gözle görülür bir artış söz konusu. Teknoloji dikeyinde de ilk 6 ay hareketli geçti. Özellikle akıllı bilgisayarlar ve oyun bilgisayarları gibi ürünlerde Mayıs sonu ve Haziran başı itibarıyla bir yükseliş trendi gözlemlenmeye başladı. Okulların kapanmasıyla birlikte oyun ve performans bilgisayarlarının dijital satışlarında da artış yaşandığı görülüyor” açıklamasında bulundu. 2025 yılının son 6 ayında yapay zekâ tabanlı sohbet robotlarında reklam gösterimlerinin ilk adımlarının atılabileceğini söyleyen Kaplan, “Yeniliklerle ve değişimlerle dolu bir 6 ay daha geçireceğimize inanıyorum. ChatGPT, Deepseek, Gemini gibi yapay zeka araçlarının kullanım oranlarında ciddi bir artış oldu ve bu artışın önümüzdeki 6 ayda da yoğun bir şekilde devam etmesi bekleniyor. Yapay zekâ ile optimizasyon yapan, web sitelerini bu platformlar üzerinden duyurmaya ve tanıtmaya çalışan yeni bir ekosistem oluşuyor. Dijital pazarlama sektörü de bu gelişmeleri yakından takip ediyor. 2025 yılının ikinci yarısında bu alanlardaki reklam mecralarının da optimize edilmesi ve reklam süreçlerinin daha etkin bir şekilde devreye girmesini öngörülüyoruz. Son olarak, WhatsApp’ın reklam entegrasyonu da bu dönemde hayatımıza girdi.…


























