DUBAİ, VERGİSİZ YATIRIM CENNETİ OLMA YOLUNDA İLERLİYOR

Vergisiz yatırım imkânları ve yüksek kira getirileriyle dikkat çeken Dubai, 2024 yılında yüzde 17’lik fiyat artışıyla yatırımcıların gözdesi oldu. Türkiye’den de birçok şirket bölgeye yöneliyor. Dünyanın dört bir yanından yatırımcıları kendine çeken Dubai, vergi politikasıyla adeta yeni bir yatırım modeli sunuyor. Bireysel yatırımcılar ve şirketler için hayati önem taşıyan vergi yükünü ortadan kaldıran Dubai Emirliği, gelir vergisi, kira vergisi ve değer artış kazancı vergisi almıyor. Yalnızca tapu işlemlerinde yüzde 4’lük bir işlem bedeli alınması, şehri yatırım açısından daha da cazip kılıyor. Her gün en az iki yeni gayrimenkul projesinin lansmanının yapıldığı şehirde, halihazırda satışta olan proje sayısı 4.500’ü buluyor. Bu projelerle beraber Dubai, çölün ortasında yükselen bir yatırım üssüne dönüştü. Projeler Her Bütçeye Hitap Ediyor Dubai’de geliştirilen projelerde fiyatlar 160-200 bin dolardan başlarken, bazı ultra lüks konutlar 100 milyon doları aşıyor. Satılan her 100 konuttan 55’inin, halen devam eden projelerden oluştuğu belirtiliyor. Bu durum, yatırımcıların proje aşamasındaki gayrimenkullere olan yüksek ilgisini gösteriyor. Türk Yatırımcılar Dubai’yi Radarına Aldı Türkiye’den de birçok şirket Dubai’de yatırım fırsatlarını değerlendirmeye başladı. Dubai’de iki proje ofisi açan gayrimenkul yatırım uzmanı Parcell Estates’in kurucusu Özden Çimen, bölgedeki yükselen talebi şöyle değerlendiriyor: “Dubai’de gayrimenkul fiyatları 2024 yılında dolar bazında ortalama yüzde 17 arttı. Projeden alan yatırımcılar yüzde 40 peşinatla ödeme yapıp kalanı taksitlendirerek sahip olabiliyor. Kira getirileri oldukça tatmin edici. Yatırımın geri dönüş süresi 8-12 yıl arasında. Açıkçası bizi bile şaşırtan bir yatırımcı ilgisiyle karşı karşıyayız.” Yatırımcı Akını Sürüyor Dubai’nin yatırımcılara sunduğu düşük riskli ve yüksek getirili fırsatlar, sadece Ortadoğu’dan değil, Avrupa ve Asya’dan da yoğun ilgi görmesini sağlıyor. Şehir, yalnızca gayrimenkul yatırımlarıyla değil, aynı zamanda şirket kuruluşları açısından da cazip hale geldi. Kurumlar için vergi avantajı sunması, Dubai’yi uluslararası bir iş ve yatırım merkezine dönüştürdü.

İhracatta temmuz bereketi .EİB’nin temmuz ihracatı yüzde 8’lik artışla 1 milyar 650 milyon dolar oldu

EİB’nin temmuz ihracatı yüzde 8’lik artışla 1 milyar 650 milyon dolar oldu Ege İhracatçı Birlikleri 2025 yılının ikinci yarısına başarılı bir giriş yaptı. 2024 yılı temmuz ayında 1 milyar 533 milyon dolarlık ihracat yapan Egeli ihracatçılar, 2025 yılı temmuz ayında yüzde 8’lik artışla 1 milyar 650 milyon dolarlık ihracata imza attılar. Türkiye’nin temmuz ayı ihracatıysa yüzde 11’lik artışla 22 milyar 475 milyon dolardan, 24 milyar 951 milyon dolara ulaştı.  Ege İhracatçı Birlikleri’nin ocak – temmuz döneminde ihracatı yüzde 1’lik artışla 10 milyar 525 milyon dolardan 10 milyar 653 milyon dolara çıkarken, son 1 yıllık dönemdeki ihracatı yüzde 2’lik artışla 18 milyar 120 milyon dolardan 18 milyar 522 milyon dolara ilerledi.  Sanayi sektörleri ihracatlarını yüzde 8’lik artışla 821 milyon dolardan 889 milyon dolara yükseltirken, tarım sektörleri 2024 yılı temmuz ayında 601 milyon dolar olan ihracatlarını 2025 yılı temmuz ayında yüzde 9 büyüterek 654 milyon dolara ilerletti. Madencilik sektörü ise; 107 milyon dolarlık ihracatı hanesine yazdırdı. Demir ve demirdışı metaller sektörü 2,5 milyar doları aştı Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde ihracat lideri olan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, temmuz ayında ihracatını yüzde 29’luk artışla 189 milyon dolardan 243 milyon dolara çıkarırken, 7 aylık ihracatı yüzde 12’lik yükselişle 1 milyar 365 milyon dolardan 1 milyar 530 milyon dolara ilerledi. EDDMİB’in son 1 yıllık ihracatı da yüzde 5’lik artışla 2 milyar 515 milyon dolara ulaştı.  Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatında çifte mutluluk Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, yumurta ihracatındaki 1,5 dolarlık fonun kalkmasıyla moral depolarken temmuz ayında ihracatını yüzde 32’lik rekor artışla 128,6 milyon dolardan 169,5 milyon dolara taşıdı. ESÜHMİB, EİB çatısı altında hem ihracatta ikinci hem de ihracat artış rekortmeni oldu. Çifte mutluluk yaşadı.  Moda endüstrisi üçüncü oldu Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 128,5 milyon dolarlık ihracat performansıyla zirvenin üçüncü sırasına adını yazdırdı. EHKİB’in son 1 yıllık ihracatı 1 milyar 341 milyon dolar oldu. ETİB, ihracatta 1 milyar doları aştı  2025 yılına başarılı bir giriş yapan Ege Tütün İhracatçıları Birliği, ihracattaki artış seyrini temmuz ayında da sürdürdü. Temmuz ayında ihracatını yüzde 24’lük artışla 90 milyon dolardan 112 milyon dolara çıkaran Ege Tütün İhracatçıları Birliği son 1 yıllık dönemde yüzde 14’lük yükselişle 882 milyon dolardan 1 milyar 9 milyon dolara çıktı ve 1 milyar doları aşma mutluluğu yaşadı.  EMİB’ten yıllık 1 milyar 365 milyon dolar ihracat Ege Maden İhracatçıları Birliği, temmuz ayında yüzde 4’lük ihracat kaybıyla 107 milyon dolarlık ihracata imza atarken, yıllık ihracatı yüzde 16’lık artışla 1 milyar 179 milyon dolardan 1 milyar 365 milyon dolara ulaştı.  Hububat bakliyat bitkisel yağ ihracatı yüzde 22 arttı 2024 yılındaki ihracat kayıplarını, 2025 yılında telafi eden Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği temmuz ayında ihracatını yüzde 22 geliştirerek 81,5 milyon dolardan 99,3 milyon dolara taşıdı. EHBYTİB son 1 yıllık dönemde 1 milyar 53 milyon dolarlık ihracatı kayda aldı.  Mart ve nisan aylarındaki don ve soğuk hava nedeniyle başta kiraz olmak üzere ihraç ürünlerinde rekolte kaybı yaşayan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği temmuz ayında yüzde 10’luk kayıpla 95,2 milyon dolarlık ihracat yapma başarısı gösterdi.  Kuru meyve ihracatında yüzde 21’lik artış Türkiye’de kuru meyve ihracatının lideri olan Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin temmuz ayı ihracatı yüzde 21’lik artışla 64,5 milyon dolardan 78 milyon dolara ulaştı.  Ege…

Saklı cennet Geyikli tatil için sizleri bekliyor.

Geyikli Beldesi Çanakkale İli Ezine ilçesine bağlıdır. Geyikli Ezine ilçesine 12, Çanakkale’ye 54 kilometre mesafededir. Geyiklimiz sınırlarında yeralan mutlaka görülmesi, gezilmesi gereken, tarih ve kültür hazinemiz Alexandria Troas… ALEXANDRIA TROAS Alexandrıa Troas, İskenderin Troası demektir. Büyük İskender, bugünkü Bağdat yakınlarındaki Babylonıa da ölünce, imparatorluğu komutanları arasında paylaşılmıştır. Troya yarımadası dahil Anadolunun büyük kısmı, Suriye ve Lübnan komutan Antigonas’a (Tek gözlü Antigon) bırakılmıştır. M. Ö 310 yılında Antigonos şu anda bulunduğumuz kentin inşasını başlattı. Kentin simgesi olarak, ÇIĞRI dağında kurulmuş olan dönemin at yetiştiriciliği ile ünlü NEANDRIA(Delikanlı nın yurdu) kentine ait ” otlayan at ” sembolü benimsenerek paraların üzerine basıldı. Kent 390 hektarlık alanda kurulmuş, 8 km. Uzunluğunda, 3m.kalınlığında surlarla çevrelenmiştir. Liman, deniz feneri, mendirek inşa edilen kentin içinde iç sur, tiyatro, saray, çok amaçlı salon olan odeon, tapınak, çok sayıda ev, kilise olduğu düşünülen yapı bulunmaktadır. Bu yapıdan kazı alanına kadar gittiği tespit edilen gizli bir geçit bulunmuştur. Antik dönem gezgin ve yazarlarından Strabon’a göre kentin nüfusu 100.000’i aşıyordu. Roma imparatorluğu döneminde, Sezar’ın yeğeni olan İmparator Augustus döneminde şehrin önemi daha da arttı. Sezar’ın zamanında burayı başkent yapmak istediğini bilen Augustus, şehri canlandırma çalışmalarını başlattı. Hz. İsa’dan sonra Hıristiyanlığı yaymaya çalışan Havarilerinden Aziz Paul(Tarsuslu Saul), üç kez Alexandrıa Troası ziyaret etmiştir.Bu ziyaretler İncilde anlatılmaktadır. Aziz Paul burada mucizelerinii göstermiş, kendisinin vaazını camdan sarkarak dinleyen bir çocuğun düşerek ölmesi sonucunda çocuğu diriltmesi, halkın Hıristiyanlığı kabul etmesi ile sonuçlanmıştır. Alexandrıa Troas, Hıristiyanlığı kabu eden ilk şehirdir.Bu nedenle İnanç Turizmi açısından bulunduğumuz Geyikli sınırları içindeki antik kent son derece önemlidir. Hıristiyanların hac merkezi olarak kabul edilir. İmparator Hadrıan zamanında şehir altın çağını yaşar, susuzluk çeken şehre Herodos Atticus tarafından su getirilmesi, kentin kalkınmasında büyük rol oynar. Hadrıanus döneminin en önemli olaylarından biri olimpiyat kurallarının yazılmasıdır. En ilginç kural, disiplini bozan sporcuların kırbaç cezasına çarptırılması, ancak sakatlanmamaları için dikkatli olunması gereğinin bertilmesidir. Hadrıanus zamanından sonra kentin önemi azalır. Roma imparatoru Konstantinus İstanbulu başkent ilan edince Sezar’ın başkent yapmak istediği bu büyük şehir artık başkent olma ihtimalini kaybetmiştir. Halk arasında ise hala bu bölgeye Eski İstanbul denilmektedir. Alexandrıa Troas ile Apollon Sımıntheus arasındaki 35 km. lik yol, kutsal yol olarak sayılmaktadır. Bu yol üzerinde Güneş Tanrısı Apollon a adaklar yapıldığı, altarlar sunulduğu görülmektedir. Bu altarlardan biri Alexandrıa Troas sakini olan Zoilos isimli bir kölenin azat edilince Apollon Sımıntheus a adadığı bir altardır. Hizmetlerine karşılık aldığı bir yıllık ücretle bu adağını gerçekleştirmiş olmalıdır. Kentte Ay, gece ve büyü tanrıçası Hekate kültünün olduğu, Üç gövdeli Hekate heykellerinden anlaşılmaktadır. Hekate için 4 yılda bir anahtar taşıma törenleri düzenlenirdi. Buluntular arasında 1500 yıl öncesine tarihlenen bir pitos içerisindeki tarım ve marangozluk aletleri, odeon yapısında Dıonysos sanatçılarına hitaben yazılmış bir yazıt(bu yazıtta kentte yerleşik bir tiyatro ekibi olduğu anlaşılmaktadır),ayrıca 1500 yıllık bir Pitostan yeşeren bir asma yeralmaktadır. Kazılar Halen Ankara Üniversitesinden Prof. Dr. Erhan Öztepe başkanlığında yürütülmekte, İÇDAŞ sponsor olarak desteklemektedir.  GEYİK BABA      Geyikli, Geyik Baba tarafından kurulduğu rivayet edilen eski bir Türk yerleşimidir. Kabri Bursa’da bulunan Geyik Baba, Orhan Gazi zamanında 1275-1350 yılları arasında yaşadığı düşünülen erenlerdendir. Bursa’da Osmanlı Devleti’nin kuruluşunu simgeleyen büyük çınarı diktiği, Orhan Gazi zamanında birçok talebe yetiştirdiği ve fetihlere bizzat katılarak askere moral verdiği Aşıkpaşazadede’den Hoca Saadeddin’in Tacüt Tevarihine, Taş Köprülüzade’nin Şakayık-ı Numaniyesi’nden Kamus-ul A’lam’a kadar birçok Osmanlı kaynalarında ifade edilen bir zattır. Rivayete göre savaş…

Azerbaycan Gazının Türkiye Üzerinden Suriye’ye İhracatı Başladı

2 Ağustos 2025 tarihinde, Türkiye’nin Kilis ilinde, Azerbaycan gazının Türkiye üzerinden Suriye’ye sevkine başlanmasıyla ilgili bir tören düzenlendi. Törene Azerbaycan, Türkiye, Suriye ve Katar hükümet temsilcileri ile resmi yetkililer katıldı. Azerbaycan Cumhuriyeti Ekonomi Bakanı ve SOCAR Denetleme Kurulu Başkanı Mikayıl Cabbarov, 11 Nisan 2025 tarihinde Antalya’da ve ardından 12 Temmuz’da Bakü’de Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ile Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed El Şaraa arasında gerçekleştirilen görüşmelerde varılan mutabakatlar doğrultusunda, kısa bir süre içinde Azerbaycan gazının Türkiye üzerinden Suriye’ye ihraç edilmeye başlandığını ifade etti. Bakan, bu gelişmenin Suriye’nin enerji güvenliğine katkı sağlayacağını belirterek, kardeş ülkeler olarak Azerbaycan ve Türkiye’nin enerji sektörü dahil olmak üzere tüm alanları kapsayan stratejik iş birliklerinin bu tarihi öneme sahip projenin kısa sürede hayata geçirilmesini mümkün kıldığını vurguladı. İki ülkenin, Suriye’nin yeniden inşası ve kalkınmasına yönelik ortak çalışmalar yürüttüğünü ve önemli adımlar attığını dile getirdi. Mikayıl Cabbarov, Azerbaycan doğalgazının Türkiye üzerinden Suriye’ye taşınmasının ülkenin enerji ihracatı tarihinde önemli bir aşama olduğunu ve Güney Kafkasya ile Orta Doğu arasında yeni bir enerji köprüsünün temelini attığını belirtti. Azerbaycan’ın gaz ihraç ettiği ülke sayısının 14’e ulaştığını aktaran Bakan, SOCAR’ın planlarının daha da büyük olduğunu, şirketin yurt dışındaki doğalgaz üretim projelerinde paylar elde ederek gazını yeni tüketici ülkelere ulaştırmayı hedeflediğini ifade etti. SOCAR Denetleme Kurulu Başkanı, Azerbaycan’ın gerçekleştirdiği stratejik enerji projelerinden söz ederek, bu girişimlerin ülkenin bölgesel ve küresel enerji güvenliğinin sağlanmasında paha biçilemez bir rol oynadığını belirtti. Türkiye-Suriye Doğal Gaz Boru Hattı’nın açılışı ile Azerbaycan’dan Suriye’ye doğalgaz sevkiyatının başlamasının, Azerbaycan’ın güvenilir ve stratejik bir enerji tedarikçisi olduğunu bir kez daha gösterdiğini dile getirdi. Bu projenin, Azerbaycan’ın doğalgaz ihracat coğrafyasını yeni yönlerde genişletmesine önemli katkılar sunacağını söyledi. Suriye Enerji Bakanı Muhammed El Beşir, uzun yıllar süren savaştan etkilenen Suriye’de refahın artırılması ve ülkenin yeniden inşası yönünde gösterdikleri destek için Azerbaycan ve Türkiye devletlerine teşekkür etti. Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, SOCAR ile Azerbaycan’dan gelen gazın Türkiye-Suriye sınırında teslimine yönelik bir swap anlaşması imzaladıklarını belirterek “Kederde ve sevinçte bir olduğumuz Azerbaycan, bu projede de desteğini bizden esirgemedi.” dedi. Azerbaycan’dan gelen doğalgazı Kilis üzerinden Suriye’ye ihraç edeceklerini kaydeden Bakan Bayraktar, “Yavuzlu Ölçüm İstasyonu’ndan günde 6 milyon metreküplük kapasite ile gaz sevkiyatı gerçekleştireceğiz. Bu sayede oradaki elektrik santralleri de yakın bir zaman içinde devreye alınacak. İlk aşamada Suriye’ye yılda 2 milyar metreküpe kadar doğalgaz ihracı sağlanabilecek. Bu doğalgaz ile yaklaşık bin 200 megavatlık kurulu güç faal hale gelecek. Bu proje Suriye’de hayatın normalleşmesine çok ciddi bir katkı yapacak, insanların yaşam standardını yükseltecek ve ülkeye dönüşleri hızlandıracak.” diye konuştu. Azerbaycan heyetinin ziyareti kapsamında, Türkiye ve Suriye heyetleriyle ikili görüşmeler de gerçekleştirildi. Görüşmelerde enerji sektöründe iş birliğinin genişletilmesi imkanları değerlendirildi ve karşılıklı ilgi duyulan konular üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu.

Zeytin Ve Zeytinyağı İhracatında Hedef 1,5 Milyar Dolar

Türkiye’de 41 ilde, 500 bin aile zeytincilik yapıyor. Yıllık ortalama 450 bin ton sofralık zeytin üretimi yapılırken, 200 bin ton zeytinyağı üretimi yapılıyor. 500 bin aile zeytinden geçimini sağlıyor. Zeytinin hasadında, budamasında, sofralık zeytin ve zeytinyağına dönüşüm sürecinde fabrikalarda önemli bir istihdam ortaya çıkıyor. Zeytin ve zeytinyağı sektöründe ihracat istatistiklerini ise; sezon bazında değerlendirmekte fayda var. 31 Ekim itibariyle biten 2019/20 zeytinyağı sezonunu 45 bin ton’luk ihracatla geride bıraktık. Geçtiğimiz sezon ise 52 bin ton zeytinyağı ihraç etmiştik. Zeytinyağı ihracatında yüzde 13’lük bir azalış söz konusu. Toplamda 110 milyon ABD$ da döviz girdisi elde edilmiş oldu. 30 Eylül tarihinde sona eren sofralık zeytin ihracatımız ise, bir önceki sezona göre miktar bazında %7 azalarak 84 bin ton olurken, tutar bazında %3 artarak 145 milyon ABD$ döviz geliri elde ettik. Bu ihracat rakamı sektörümüzün yeni ihracat rekoru olarak kayıtlara geçti. Miktar bazındaki düşüşe rağmen, döviz gelirimizin artmasının altındaki en önemli etken sofralık zeytinde birim fiyatımızın 1, 55 dolardan 1, 73 dolara yükselmesi oldu. 2020/21 ihracat sezonuna ise başarılı bir giriş yaptık. Yeni sezonda iki ay geride kalırken zeytinyağı ihracatı önceki sezonun aynı dönemine göre yüzde 20’lik artış yakalayarak 23, 1 milyon dolardan, 27, 8 milyon dolara yükseldi. Zeytinyağı ihracatı miktar bazında bakıldığında ise; yüzde 13’lük artışla 9 bin 734 tondan, 10 bin 951 tona yükseldi. Türk zeytinyağı ihracatçıları, 2020/21 sezonunda sağlık iksirini dolar bazında yüzde 7 daha fazla fiyata ihraç etme başarısı gösterdi. Türkiye zeytinyağı ihracatında en büyük artışı Amerika Birleşik Devletleri’nde yakaladı. ABD’ye sağlık iksirinin ihracatı yüzde 112’lik artışla 5, 9 milyon dolardan 12, 6 milyon dolara yükseldi. Zeytinyağı ihracatında ABD’nin aldığı pay yüzde 25’ten yüzde 45’e yükseldi. 1 Ekim 2020 tarihinde başlayan sofralık zeytin ihracatı yatay bir seyir izledi. Sofralık zeytin ihracatı 2019/20 sezonun ilk çeyreğindeki 40 milyon dolarlık ihracat seviyesini korudu. Sofralık zeytin ihracatında siyah zeytin ihracatı 31 milyon 753 bin dolar olurken, yeşil zeytin ihracatı 8 milyon 241 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Türkiye, 1 Ekim – 31 Aralık 2020 tarihleri arasında 23 bin 208 ton sofralık zeytin ihraç etti. Zeytincilik sektörünün 2020/21 sezonunun geride kalan dilimindeki toplam ihracatı yüzde 6’lık artışla 65 milyon dolardan 69 milyon dolara yükseldi. Zeytinyağı ihracatımızın 2019/20 sezonunda en çok olduğu ülkeler ABD, Suudi Arabistan, İspanya, Japonya ve İtalya olurken, hedef pazarlarımız ABD, Almanya, Birleşik Krallık, Çin, Hindistan, Irak, Iran, Japonya, Rusya ve Suudi Arabistan olarak sıralanabilir. Zeytinyağı ihraç ettiğimiz ülke ve serbest bölge sayısı 131 olarak kayıtlarımıza geçti. Sofralık zeytinde ihracatımızın en çok olduğu ülkeler Almanya, Irak, Romanya, ABD ve Bulgaristan şeklinde sıralanırken, önemli hedef pazarlarımız, ABD, Almanya, BAE, Birleşik Krallık, Bulgaristan, Irak, Iran, Romanya, Rusya ve Suudi Arabistan’dır. Sofralık zeytin ihraç ettiğimiz ülke sayısı ise 119 oldu. Zeytinyağı ve sofralık zeytin ihracatında hedefimiz ambalajlı ürün ihracatını arttırmak ve 2025’te 1.5 milyar dolar dövizi ülkemize kazandıracak konuma gelmek. 2019/20 sezonunun tamamında 21 bin ton ambalajlı zeytinyağı ihraç ettik, bu da toplam zeytinyağı ihracatımızın yaklaşık %57’sine denk gelmekte. Sofralık zeytinde ise toplam zeytin ihracatımızın %95’ini ambalajlı olarak yapıyoruz. Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı sektöründe dünya genelinde domine eden bir oyuncu olabilmesi için üretimde sürekliliğin ve verimliliğin olması gerekiyor. Dünya’da zeytin ve zeytinyağı sektörünü İspanya domine ediyor. Bunun en önemli nedeni de, dünya genelinde 3, 2 milyon ton seviyesindeki zeytinyağı üretiminin yüzde 50’den fazlasını tek başına…

Aksigorta’dan Özel Sağlık Sigortası Müşterilerine Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nda %30 İndirim Fırsatı!

Müşteri odaklı yaklaşımıyla sigortalılarının her an yanında olan Aksigorta, Özel Sağlık Sigortası (ÖSS) müşterilerine yönelik bambaşka bir kampanyaya daha imza atıyor.  Aksigorta’nın tüm Özel Sağlık Sigortası müşterileri, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) yenilemelerinde ve yeni poliçe alımlarında %30 indirim fırsatından yararlanabiliyor. Sağlık sigortacılığında sunduğu yenilikçi çözümler ve geniş hizmet ağı ile sektörde fark yaratan Aksigorta, avantajlı kampanyalarıyla müşterilerinin yanında olmaya devam ediyor. Kampanya kapsamında; Aksigorta’nın tüm Özel Sağlık Sigortası (Akbireysel, Aksağlık) müşterileri, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’na %30 indirim fırsatıyla sahip olabiliyor. Üstelik bu kampanya hem ayakta tedavi hem de yatarak tedavi teminatlarını içeren tüm TSS planlarını kapsıyor.  Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile Sağlığınızı Güvence Altına Alın Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, Türkiye genelinde yaygın anlaşmalı özel hastane ve uzman doktor ağı ile sigortalılarına diledikleri kurumda kaliteli sağlık hizmeti alma imkânı tanıyor. Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası ile doktor muayenesi, laboratuvar ve görüntüleme hizmetlerinden fizik tedaviye kadar birçok ihtiyaç SGK anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarında %100 karşılanıyor. Yatarak tedavi teminatı kapsamında ise ameliyat, hastane tedavileri, refakatçi hizmeti ve evde bakım gibi birçok başlıkta geniş bir güvence sunuluyor. Ayrıcalıklı Hizmetler ve Esnek Kullanım İmkânı ile Tanışın Aksigorta, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, sigortalıların hayatını kolaylaştıran önemli avantajlarıyla da dikkat çekiyor. 18 yaş altı çocukların tek başına sigortalanabilmesi, aileler için büyük bir avantaj sunarken; anlaşmasız kurumlarda geri ödeme seçeneği ile sigortalılar sağlık hizmetine erişimde daha özgür hale geliyor. Aksigorta Her An Yanınızda Aksigorta Tamamlayıcı Sağlık Sigortası yalnızca hastalık halinde değil, sağlıklı yaşamı destekleyen ayrıcalıklarla da fark yaratıyor.  Hediye check-up, birçok branşta online uzman doktor danışmanlığı, iki kişilik poliçelerde %5, üç kişi ve üzeri poliçelerde %10 aile indirimi gibi avantajlar sayesinde kullanıcılar hem sağlıklarını koruma altına alabiliyor hem de ekonomik çözümlerden faydalanabiliyor. Size ve ailenize özel sağlık çözümleri için detaylı bilgi: https://tinyurl.com/35drn63e Aksigorta Hakkında:  1960 yılından bu yana müşteri odaklı ve yenilikçi yaklaşımıyla Türkiye sigortacılık sektörünün gelişimine öncülük eden Aksigorta, bugün 10 bölge müdürlüğü, yaklaşık 1.000 çalışanı, 3.600’ün üzerinde bağımsız acentesi, 693 Akbank şubesi, 146 broker ve 6 bine yakın anlaşmalı kurumu ile sigortalılarına ‘bambaşka’ bir sigortacılık deneyimi sunuyor. Sürdürülebilir bir yaşam için yeni nesil çözümler sunarak değerli olanı koruma amacıyla hareket eden Aksigorta, elementer branşlardaki geniş ürün ve hizmet yelpazesiyle müşterilerinin hayat boyu risk yoldaşı olmayı sürdürüyor. Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) kriterlerini iş stratejisinin merkezine alarak sürdürülebilir bir geleceği destekleyen Aksigorta, aynı zamanda teknoloji ve dijitalleşme yatırımlarıyla sigortacılığı daha erişilebilir, yalın ve hızlı hale getiriyor. Ana hissedarları %36 oranla H.Ö. Sabancı Holding ve %36 oranla Ageas Insurance International N.V. olan şirket, Borsa İstanbul’da AKGRT sembolüyle işlem görüyor.

The Marmara Taksim: İstanbul’un Kalbinde Kurumsal Etkinlikler İçin Mükemmel Adres

İstanbul’un en ikonik meydanında konumlanan The Marmara Taksim, iş dünyasının buluşma noktası olmaya devam ediyor. Merkezi lokasyonu, kapsamlı toplantı altyapısı ve bünyesinde yer alan seçkin yeme-içme alternatifleriyle otel, kurumsal organizasyonlar için ayrıcalıklı bir ev sahipliği sunuyor. Geniş çaplı iş toplantılarından butik çalıştaylara kadar her tür etkinliğe uyum sağlayacak şekilde tasarlanmış 18 farklı toplantı salonu, gün ışığı alan ve son teknoloji ekipmanlarla donatılmış esnek yapısıyla dikkat çekiyor. En büyüğü ortalama 500 kişi kapasiteli Ballroom olmak üzere, geniş toplantı alanları, kurumsal etkinliklerinize özel bir atmosfer katıyor. The Marmara Taksim’in eşsiz avantajlarından biri de konuklarına zengin bir gastronomik deneyim sunması. Otelin içinde yer alan; dünya mutfaklarının seçkin örneklerini sunan Cafe Marmara, Boğaz manzaralı roof lounge konseptiyle öne çıkan Upperist, Hint mutfağının özgün tatlarını sunan Dubb Indian Bosphorus ve çağdaş yorumlarla hazırlanan Anadolu lezzetleriyle Okra Istanbul, toplantılara keyifli molalar ya da özel davetler için benzersiz seçenekler sunuyor. İstanbul’a ister yurtiçinden ister yurtdışından gelen iş insanları için ulaşım kolaylığı sağlayan The Marmara Taksim hem Atatürk Havalimanı’na hem de Sabiha Gökçen’e direkt ulaşım imkânı sunan merkezi konumuyla da öne çıkıyor. Kurumsal etkinliklerinizin merkezinde yer almak ve iş dünyasına ilham veren bir ortam sunmak için The Marmara Taksim sizi bekliyor.

MİMAR FİLİZ CİNGİ YURDAKUL: “DOĞAYLA BAĞINI KOPARAN KENTLER GRİLEŞİYOR”

Kentlerin insan sağlığı, hafıza ve toplumsal bağlarla yeniden ilişki kurması gerektiğini vurgulayan Mimar Filiz Cingi Yurdakul, mimarlığın yalnızca inşa süreci değil; hatırlama, dönüştürme ve bağ kurma sanatı olduğunun altını çiziyor. “Mimar olmak, yalnızca bir unvan taşımak değil; hayata başka türlü bakmak, mekânları başka türlü duymak ve insana yaşamak, hissetmek, hatırlamak için bir zemin hazırlamak demektir.” açıklamasında bulunan Mimar Filiz Cingi Yurdakul “Bugün Türkiye’de şehirlerimiz, hatırlamak ile unutmak arasında sıkışmış durumda. Ankara bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Başkent olmanın taşıdığı sembolik yük, ne yazık ki mekânsal anlayış eksikliği, parçalı planlamalar ve rant odaklı yapılaşma nedeniyle gün geçtikçe zayıflıyor. Oysa şehirler sadece içinde yaşadığımız yerler değildir; bizi dönüştüren, davranışlarımızı ve etkileşimlerimizi şekillendiren canlı organizmalardır.” dedi. Dünya kentlerinin de benzer bir sınavdan geçtiğini aktaran Yurdakul “İnsanlar artan gürültü, kirlilik ve stres yüzünden şehirlerden kaçmayı düşünmeye başlıyor. Kent merkezlerini canlandırmak isteyen yerel yönetimler artık sadece binalar inşa ederek yetinemez; insanın sağlığını, mutluluğunu ve mekânla bağını güçlendiren projelere odaklanmak zorundadır.” diye konuştu. Şehirleri İyileştirmek: İnsan ve Doğa Arasında Yeniden Bağ Kurmak “Kentlerimiz doğayla bağını kaybettikçe grileşiyor, nefessiz kalıyor. Ankara’da yıllar içinde tüm doğal akarsuların yer altına alınması, yalnızca bir mühendislik kararı değil; kentsel belleğin de yok edilmesi anlamına geliyor.” diyen Yurdakul şunları söyledi: “Oysa su yolları, yeşil koridorlar, yürüyüş ve bisiklet hatları şehirlerin nefes borusudur. Yeni kentsel projeler bu doğal damarları yeniden görünür kılmalı, insanları doğayla buluşturan kamusal alanlara dönüştürmelidir. Her yerde çıplak ayakla yürümek pratik olmayabilir; fakat kum, taş, ahşap gibi dokuları çocuk oyun alanlarına, park yollarına, meydanlara entegre ederek insanın doğayla tensel bağını canlandırmak mümkün. Yumuşak yürüyüş parkurları, kokulu bitki koridorları, taş havuzlar… Hepsi stresin azaldığı, bağ kurmanın güçlendiği mekânlar yaratır.” İyi tasarlanmış şehirler bağ kurmaya teşvik eder İyi tasarlanmış şehirlerin insanları oturmaya veya kapalı kalmaya değil; hareket etmeye, keşfetmeye, bağ kurmaya teşvik ettiğinin altını çizen Filiz Cingi Yurdakul “Alışveriş sokakları, meydanlar, yaya yolları; hepsi sosyal ve ticari etkileşimi planlamayla biçimlenir. Araştırmalar gösteriyor ki, hareketi destekleyen, merak uyandıran mekânlar hem insan psikolojisini güçlendirir hem de ekonomik canlılık sağlar. Kent içinde planlanmış yürüyüş rotaları, interaktif sanat enstalasyonları, günün saatine göre değişebilen kamusal meydanlar… Bunların hepsi kentlilerin ‘oyun alanını’ zenginleştirir. Oyun ve keşif sadece çocuklara özgü değildir; her yaştan insanın mekâna bağlanma biçimidir.” Gökyüzüyle Bağlantı Kurulmalı “Bir şehri dönüştürmenin belki de en şiirsel yolu, insanları gökyüzüne baktırmaktır.” diyerek gökyüzüne bakmanın ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine değinen Filiz Cingi Yurdakul “Basit bir ‘yukarı bakmak’ bile stresi azaltır, yaratıcılığı artırır, insana durup nefes alma fırsatı verir. Oysa çoğu şehirde bu en doğal, bedava iyi hissetme aracı göz ardı ediliyor. Yüksek yapılar tasarlanırken gökyüzünü gizlemek yerine, yansıtıcı cepheler, kinetik yüzeyler, gökyüzü terasları ve sky-lounge alanlarıyla bu bağlantıyı güçlendirmek mümkün.” açıklamasında bulundu.  Mimarlık: Hatırlamak, Bağlanmak, Dönüştürmek Bugün şehirlerin en çok ihtiyacı olan şeyin, mimarlığı sadece inşa etmekten ibaret görmemek olduğunu ve her yeni projenin, ‘Bu yapı hafızayı nasıl korur?’ İnsanı doğayla nasıl barıştırır? ‘Toplumsal bağları nasıl güçlendirir?’ gibi sorularla yola çıkması gerektiğini aktaran Yurdakul “Şehirler, hatırladıkları sürece yaşar. Mimarlık, o hatıraları koruyan ve yeni hikâyeler üreten bir bağ kurma sanatıdır. Bugün şehir merkezlerini canlandırmak, insanları yeniden mekânla buluşturmak ve kalıcı aidiyetler üretmek için iyi tasarlanmış kamusal alanlara, duyuları harekete geçiren tasarım anlayışına, sağlığı ve iyiliği odağına alan stratejilere ihtiyacımız var. Geleceğin şehirleri, yalnızca beton duvarlarla örülü değil; gökyüzüne, suya, yeşile…

UPS, 2025 ikinci çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı.

UPS (NYSE: UPS), 2025 yılının ikinci çeyreğinde konsolide gelirinin 21,2 milyar dolar olduğunu açıkladı. 1,8 Milyar Dolar olarak gerçekleşen Konsolide Faaliyet Kârı, GAAP dışı düzeltilmiş bazda 1,9 Milyar Dolara ulaştı. Çeyrek döneme ait Seyreltilmiş Hisse Başına Kazanç 1,51 Dolar ve GAAP Dışı Düzeltilmiş Hisse Başına Seyreltilmiş Kazanç, 1,55 Dolar olarak gerçekleşti. 2025 yılı ilk çeyreği için genel kabul görmüş muhasebe sonuçları (GAAP), hisse başına 0,04 dolara denk gelen 29 milyon dolarlık net giderleri içermektedir.  Bu tutar 57 Milyon Dolar vergi sonrası dönüşüm bedeli, Tedarik Zinciri Çözümleri birimi içerisindeki bir iş kolunun elden çıkarılmasından elde edilen 15 milyon dolarlık kazanç ve bir gelir vergisi karşılığının kısmen iptal edilmesinden kaynaklanan 13 milyon dolarlık vergi avantajıyla dengelenen miktarı kapsıyor. UPS İcra Kurulu Başkanı Carol Tomé, “Bu son derece dinamik ortamda gösterdikleri özverili çalışmalar için tüm UPS çalışanlarına teşekkür etmek istiyorum. İkinci çeyrek sonuçlarımız, hem faaliyet ortamının çok boyutlu doğasını hem de uygulama gücümüzü yansıtıyor. Stratejik girişimlerimizde anlamlı ilerlemeler kaydediyoruz. Bu adımların şirketimizi uzun vadede daha güçlü bir finansal performansa ve artan rekabet avantajına taşıyacağına inanıyoruz.” ABD Yurt İçi Segment   20252. Çeyrek Düzeltilmiş 20252. Çeyrek 20242. Çeyrek Düzeltilmiş 2024 2. Çeyrek Gelir 14,083 Milyon $   14,201 Milyon $   Faaliyet kârı 916 Milyon $ 982 Milyon $ 988 Milyon $ 996 Milyon $ Uluslararası Segment   20252. Çeyrek Düzeltilmiş 20252. Çeyrek 20242. Çeyrek Düzeltilmiş 2024 2. Çeyrek Gelir 4,485 Milyon $   4,370 Milyon $   Faaliyet kârı 672 Milyon $ 682 Milyon $ 718 Milyon $ 824 Milyon $ Tedarik Zinciri Çözümleri[1]   20252. Çeyrek Düzeltilmiş 20252. Çeyrek 20242. Çeyrek Düzeltilmiş 20242. Çeyrek Gelir 2,653 Milyon $   3,247 Milyon $   Faaliyet kârı 234 Milyon $ 212 Milyon $ 238 Milyon $ 244 Milyon $ 2025 Genel Bakış Şirket, mevcut makroekonomik belirsizlikler doğrultusunda, daha önce açıkladığı 2025 yılı için gelir veya faaliyet kârı beklentisi paylaşmadı. Ancak yıl geneli için aşağıdaki öngörüler geçerliliğini korumaktadır. UPS Hakkında UPS (NYSE: UPS), 2023 yılında 91 Milyar Dolar gelirle dünyanın en büyük şirketlerinden biridir ve 200’den fazla ülke ve bölgede müşterilerine kapsamlı entegre lojistik çözümleri sunmaktadır. “Önemli olanı taşıyarak dünyayı ileriye götürüyoruz” hedefiyle hareket eden şirket, yaklaşık 500.000 çalışanıyla, basit ama güçlü bir stratejiyi hayata geçirmektedir: Müşteri Odaklı. İnsan Merkezli. İnovasyonla Yönetilen. UPS, çevresel etkisini azaltmaya ve dünya genelinde hizmet verdiği toplulukları desteklemeye kararlıdır. Ayrıca, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık konularında tavizsiz bir duruş sergilemektedir. Daha fazla bilgi için ups.com, about.ups.com ve investors.ups.com adreslerini ziyaret edebilirsiniz. Bilgi için:  Emrah Anabal – Weber Shandwick, eanabal@webershandwick.com; 0555 488 87 56 Selcan Çirişoğlu – Weber Shandwick, scirisoglu@webershandwick.com; 0 530 156 10 02 * “GAAP dışı düzeltilmiş” veya “GAAP dışı dü.” ifadeleri, GAAP (Genel Kabul Görmüş Muhasebe İlkeleri) dışı düzeltilmiş finansal göstergelerdir. Bu basın bülteninin ekinde, GAAP dışı düzeltilmiş finansal göstergelerle ilgili açıklamalar ve en yakın GAAP göstergesiyle yapılan mutabakat yer almaktadır. † Önceki yılın bazı verileri, cari yıl sunum formatına uyum sağlamak amacıyla yeniden sınıflandırılmıştır. Bu düzenlemeler, hava kargo sonuçlarının ABD Yurt İçi kategorisine yeniden atanmasını içermektedir ve konsolide sonuçlarda herhangi bir değişikliğe neden olmamıştır. Bazı tutarlar yuvarlanmamış rakamlar üzerinden hesaplanmıştır.

Bybit Easy Earn Nedir?

Bybit TR, Türkiye’de sektöre katkı sunmak için blok zinciri ve Web3’teki son trendleri ele aldığı seride bu hafta “Easy Earn Nedir?” konusuna yer veriyor.  Bybit Easy Earn, dijital varlıklarınızdan kazanç elde etmeyi basit ve erişilebilir hale getirmek için tasarlanmış yeni yatırım ürünlerinden oluşan bir koleksiyondur. Kullanıcıların farklı tasarruf seçeneklerini tek bir yerde yönetebilmesi için açık ve kullanıcı dostu bir arayüz sunar. Easy Earn, düşük taahhütlü esneklikten belirli süreli planlara kadar farklı yatırımcı tercihlerine hitap eden Esnek Vadeli, Sabit Vadeli ve Sabit Faizli Kredi olmak üzere üç ana ürün tipi sunar. Platform ayrıca, belirli Sabit Vadeli ürünlere katılım sağlayanlara ek teşvikler sunan bir ödül programı olan Megadrop’u da entegre eder. Easy Earn, kullanıcıların atıl fonlarını rekabetçi getiriler ve kolay yönetim araçlarıyla Bybit uygulaması üzerinden değerlendirmelerine yardımcı olmayı amaçlar. Fonlarını istedikleri zaman çekme özgürlüğü isteyenlerden sabit getiri tercih edenlere kadar, Easy Earn her yatırım ihtiyacına uygun seçenekler sunar. Esnek vadeli ürünler Easy Earn’ün Esnek Vadeli ürünü, kilitlenme süresi olmadan kripto varlığınız üzerinden kazanç elde etmek için basit ve erişilebilir bir seçenek sunar. Dijital varlıklarınızı yatırabilir ve otomatik olarak hesaplanan ve hesabınıza aktarılan rekabetçi günlük getiriler elde etmeye başlayabilirsiniz. Getiri, yatırdığınız varlığın türüne ve miktarına göre saatlik olarak hesaplanır ve her gün 03:30’da (TSİ) hesabınıza yansıtılır. Esnek Vadeli ürünlerin önemli bir özelliği, bekleme süresi ya da ceza olmadan varlıklarınızı istediğiniz zaman geri alabilmenizdir. Seçili varlıklar, Batch Redeem (Toplu Geri Alım) özelliği ile eksiksiz şekilde Fonlama Hesabınıza aktarılabilir, bu sayede aynı anda 10 varlığa kadar hızlı ve pratik bir şekilde geri alım yapabilirsiniz. Bu özellik yalnızca Esnek Vadeli ürünlere özeldir. Esnek Vadeli ürünlerde, yatırımınızın ilk kısmının en yüksek oranı kazandırdığı kademeli yıllık getiri (APR) sistemi kullanılır. Örneğin, 200 USDT’den az yatırımlar için fazladan yüzde 5 APR kazanabilirken, 200 USDT’yi aşan tutarlar için temel APR oranı uygulanır. Her varlık için belirlenen kademeli eşikleri ve güncel APR oranlarını Bybit TR hesabınızdan kontrol edebilirsiniz. Bir diğer önemli özellik ise APR Booster’dır. Esnek Vadeli ürün satın alırken isteğe bağlı olarak eklenen bu özellik, APR’nizi belirli bir oranda artırır. Örneğin, ürün planınız yüzde 100 APR sunuyorsa ve siz yüzde 10 APR Booster seçerseniz, toplam APR’niz yüzde 110 olur. Booster getirisi belirli bir üst limite sahiptir ve bu limite ulaşıldığında veya süresi dolduğunda sona erer. Aktif bir APR Booster’ınız varsa ve birden fazla alım yaparsanız, toplam APR varsayılan olarak geçerli olur. Ayrıca, Esnek Vadeli ürün kullanıcıları için Auto-Earn (Otomatik Kazanç) fonksiyonu da mevcuttur. Auto-Earn aktif edildiğinde, seçtiğiniz atıl fonlar otomatik olarak Esnek Vadeli ürünlere yatırılır, böylece manuel işlem yapmadan faiz kazanabilirsiniz. Sabit vadeli ürünler Sabit Vadeli ürünler, Esnek Vadeli ürünlerden farklı olarak, garantili sabit bir APR ve belirli bir yatırım süresi sunar. Bir Sabit Vadeli plan satın aldığınızda, şartlar kilitlenir, yani yatırım süresi ve faiz oranı değişmez. Vade sonunda, anaparanız ve kazandığınız getiri otomatik olarak Fonlama Hesabınıza aktarılır. Bu ürün, öngörülebilir getiri isteyen ve varlıklarını belirli bir süre kilitlemekten çekinmeyen kullanıcılar için en uygunudur. Sabit Vadeli ürünlerin getirileri, Bybit’in kredi faaliyetlerinden ve üçüncü tarafların Bybit Türev ve Spot piyasalarında yürüttüğü Varlık Yönetimi stratejilerinden elde edilir. Yatırım süresi ve APR, baştan açıkça belirlenir, böylece Esnek Vadeli ürünlere kıyasla sabit ve istikrarlı getiriler sunar. Sabit Vadeli ürünlerde yararlanabileceğiniz önemli bir seçenek, Bybit Megadrop Easy Earn’dür. Bu, hesabınızda “Megadrop” etiketiyle görünen özel bir Sabit…

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye üretime planlı bakım arası veriyor 

Yüksek kalite ve ileri üretim teknolojilerini esas alan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye(TMMT), 4-16 Ağustos tarihleri arasında, planlı bakım ve revizyon çalışmaları nedeniyle üretime geçici olarak ara veriyor.  Toyota’nın Avrupa’daki en büyük üretim tesislerinden birine sahip olan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye (TMMT), Sakarya’daki üretim faaliyetlerine  4-16 Ağustos  tarihleri arasında planlı bakım ve revizyon çalışmaları nedeniyle üretime ara veriyor. Yüksek kalite standartları ve ileri teknolojilerle donatılmış üretim hatlarıyla dünyanın önde gelen otomobil üretim tesislerinden biri olan Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, bu süreçte yapacağı çalışmalarla üretim süreçlerinin sürekliliğini ve verimliliğini en üst düzeyde gerçekleştirmeyi  hedefliyor.   Önce İnsan  ve çevre odaklı yönetim anlayışıyla oluşturduğu, başta 5 bin çalışanı olmak üzere, tedarikçileri ve tüm iş ortaklarının katılımıyla kalite odaklı, sürdürülebilir üretim bakış açısı ile hareket eden Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye, küresel başarılarını taçlandırmaya devam ediyor.  2024 yılında gerçekleştirdiği 4.6 milyar dolar ihracatla Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından yapılan ‘Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı Araştırması’nda ikinci sırada yer alan TMMT sektöründeki öncü konumunu güçlendirerek sürdürmeyi hedefliyor.

Ticari gayrimenkulde kiralar tarihi rekor kırdı

Cushman & Wakefield | TR International’ın 2025 yılının ilk yarısını incelediği “Gayrimenkul Pazarı Görünümü” başlıklı raporuna göre; Türkiye’de ticari gayrimenkul pazarında birincil kiralar tarihin en yüksek seviyesini gördü. Yılın ikinci çeyreğinde birincil ofis kiraları ABD$ 46/m2 olarak kaydedilirken geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla dolar bazında yüzde 10 oranında artış göstermiş oldu. Böylece, birincil kira seviyesi, bugüne kadarki en yüksek düzeye ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. Rapora göre, ofis piyasasında boşluk oranları düşerken; sanayi ve lojistikte kira seviyeleri döviz bazında yükseliş eğilimini sürdürüyor. 2025 yılının ikinci çeyreğinde boşluk oranı sabit kalırken; ofislerde yer değişimi yerine mevcut mal sahipleri ile sözleşme yenilemenin tercih edildiği görüldü. İlaç & medikal teknolojileri sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin gerçekleştirdikleri kiralama işlemleri dikkat çekerken; aynı zamanda yeni nesil kahvecilerin pazardaki konumlarını pekiştirdiği görüldü. 2025 yılının ilk yarısında hem alışveriş merkezlerinde hem de caddelerde yüksek doluluk oranları korunurken, Türkiye perakende pazarında dikkat çekici yabancı marka girişleri gerçekleşmeye devam etti. Cushman & Wakefield I TR International, 2025 yılının ilk yarısını kapsayan ve ekonomi, ofis, perakende, sanayi ve lojistik ile konut sektörlerindeki gelişmeleri incelediği ‘Gayrimenkul Pazarı Görünümü’ başlıklı raporunu yayınladı. Artan jeopolitik riskler ve ticaret gerilimlerinin etkisi altında şekillenen küresel ekonomik görünümde, sürdürülen ekonomik programla birlikte Türkiye, uluslararası yatırımcıların radarında kalmayı sürdürüyor.Küresel enflasyondaki düşüş eğilimiyle ekonomilere ilişkin büyüme beklentilerinde iyileşmelerin de görüldüğü bir dönemi inceleyen rapor, Türkiye’de ilgili sektörler açısından vizyon ve beklentileri ortaya koydu. Türkiye’de ticari gayrimenkul pazarı, arz kısıtı ve enflasyonun kira seviyelerini yukarı çekmesiyle birlikte belirli segmentlerde dirençli bir görünüm sergilerken, genel ekonomik belirsizlikler piyasada temkinli bir seyri beraberinde getirdi. Tarihi seviyeyi gördü, Levent zirvede Rapora göre, ticari gayrimenkulde kiralar tarihi bir seviyeyi gördü. Yılın ikinci çeyreğinde birincil ofis kiraları 46 dolar olarak kaydedilirken, geçen yılın aynı çeyreğine göre dolar bazında yüzde 10 oranında artış göstermiş oldu. Aynı zamanda ofis kiraları TL bazında da yüzde 31 artışla 1.779 TL’ye ulaştı. Böylece, birincil kira seviyesi, bugüne kadarki en yüksek düzeye ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. İstanbul’da A sınıfı ofis piyasası güçlü talep görmeye devam ediyor. En yüksek fiyatlamanın yaşandığı Levent bölgesinde birincil kira bedelleri metrekarede aylık 46 dolar olarak kayıtlara geçti. Ofis kiralarında Levent’i 35 dolar ile Anadolu yakası; 32 dolar ile Esentepe-Gayrettepe; yine 32 dolar ile Maslak bölgeleri izledi. Ankara ve İzmir’de ise ofis kiraları 20 dolar seviyesinde seyretti. Nitelikli ofis alanlarına yönelik yoğun talep karşısında yeni arzın sınırlı kaldığı görülen raporda, kira fiyatlarının yukarı yönlü ivmesinin devam edeceği öngörülüyor.  Yüksek kira mevcut sözleşmeleri yeniledi Rapora göre 2025 yılının ikinci çeyreğinde ofis piyasasında boşluk oranı yatay seyrederek sınırlı bir artışla yüzde 9.8’den yüzde 9.9’a yükseldi. Ortaya çıkan veriler, İstanbul’da ilk yarıyılda gerçekleşen kiralama anlaşmalarının metrekare bazında yüzde 81’ini, adet bazında ise yüzde 62’sinin yeni kiralama anlaşmalarından oluştuğunu gösterdi. Önceki yıla göre yeni kiralama anlaşmalarında metrekare bazında yüzde 30 oranında azalma kaydedildi. Raporda, bu durumun genel olarak yüksek kira seviyeleri nedeniyle kiracıların yeni alan kiralamak yerine mevcut mal sahipleriyle kontrat yenileme yoluna gitmelerinden kaynaklanması olarak değerlendirildi.  Birincil kira seviyeleri yatay seyirde Perakendede boşluk oranlarındaki ciddi azalma ve arza yeni girdilerin olmaması nedeniyle talep olmasına karşın ana caddelerde ve birincil alışveriş merkezlerinde kira seviyeleri geçen yıl ile aynı seviyede gerçekleşti. Verilere göre, ana caddelerde birincil kiralar, haziran ayında metrekarede aylık en yüksek 250 dolar ile İstanbul’da kaydedilirken, onu 105 dolar ile Ankara ve 100 dolar ile İzmir izledi. Yılın…

HAYAL AĞACIM SERİSİNİN İLK KİTABI ZEYTİN İNKILÂP KİTABEVİ ETİKETİYLE RAFLARDA!

Bige Güven Kızılay’ın Hayal Ağacım serisinin ilk kitabı olan Hayal Ağacım Zeytin İnkılâp Kitabevi etiketiyle raflarda tekrardan yerini alıyor. Geçmişin izlerini taşıyan yazılarıyla okurlarını duygu dolu bir yolculuğa çıkaran kitap, yeniden hatırlamak, anlamak ve hissetmek isteyenler için güçlü bir anlatı sunuyor. Bige Güven Kızılay, okurlarını geçmişin izlerini taşıyan yazılarıyla, anılarımıza, kültürümüze ve bize ait değerlere doğru duygu yüklü bir yolculuğa çıkarıyor. Deneme ve anı türünde yazılardan oluşan bu kitapta Bige Güven Kızılay, Ankara sokaklarından ülkemize dair sevgiyle dolu anılarına, çocukluk anılarından hayatına dokunan değerli insanlara hem kişisel hem de toplumsal hafızayı sıcak bir dil ve güçlü bir duyguyla harmanlıyor. Hayal Ağacım Zeytin, sadece nostaljik bir anlatı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda okurunu kendine, geçmişine ve ortak kültürel mirasına yeniden bağlayan samimi ve içten bir köprü kuruyor. Arka Kapak Hayat Güzeldir filminin bir repliği vardır içime işleyen, “İyilerin aptal olduğunu sandığımız yerde yitirdik insanlığımızı” diye…İşte biz şu sıralar tam da o yerdeyiz bence.Benim hayalim, ülkemin bu tuzağa düşmeden dimdik doğrulması.“İyilik aptallık değildir” diye yan yana saf tutsun insanlar istiyorum.Dayak yedikçe ayağa kalkan bir adam düşleyin. Kim ne kadar vursa yine kalkıyor ayağa… Yine silleyi yiyor, yine kalkıyor. Defalarca…Ta ki birileri artık ona vurmaya cesaret edemeyene, kendi kötülüğünden yorulana dek.İşte o zaman, “Dik Duran Adam” diyorlar ona.Ben…Ülkem “Dik Duran Adam” olsun istiyorum.İyiler aptal değildir.İyilik mucize de değildir.İyilik, iyiliktir işte!Yaşamın normal halidir iyi olmak.Balkondan sarkan begonviller kadar basit ve güzel… İnkılâp Kitabevi, Bige Güven Kızılay, Hayal Ağacım Zeytin, 240 sayfa, İstanbul, 2025. Genel yayın yönetmeni Gülşen İşeri Editör Mustafa Kayalar Kapak tasarım Şenol Alanbay Sayfa tasarım Aynur Altınel

RE:PLAY heyecanı Excalibur gücüyle başladı

Casper’ın yüksek performanslı bilgisayar markası Excalibur, Intel ve Teknosa iş birliğiyle hayata geçirilen RE:PLAY oyun turnuvası, Ankara ANKAmall AVM’de teknoloji ve oyun tutkunlarını bir araya getirdi. Etkinlik, Excalibur’un üstün teknolojisiyle hem sanal hem de fiziksel yarış deneyimini aynı anda sunarak büyük beğeni topladı. Yıl boyunca Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenecek olan RE:PLAY serisinin ilk durağı Ankara olurken, katılımcılar Excalibur G870’in gücünü Forza Horizon 5 arenasında birebir deneyimleme fırsatı yakaladı. Excalibur G870 serisinin sunduğu yüksek performans sayesinde, oyuncular rekabetin sınırlarını zorladı.  Sanal ve fiziksel dünya Excalibur ile birleşti Etkinliğe damga vuran en dikkat çekici deneyimlerden biri ise özel pistte gerçekleştirilen uzaktan kumandalı araç yarışları oldu. Ancak bu araçlar geleneksel yöntemlerle değil, Excalibur G870 bilgisayarlar üzerinden özel olarak geliştirilen bir yazılımla kontrol edildi. Böylece ziyaretçiler, fiziksel dünyadaki yarışları da Excalibur’un gücüyle yönetti. Teknoloji ve eğlencenin buluştuğu bu deneyim, oyun severlerden tam not aldı. Pqueen etkisi ve büyük ilgi Etkinliğe katılan sevilen yayıncı Pelin “Pqueen” Baynazoğlu’nun varlığı, alana olan ilgiyi artırdı. 1000’den fazla oyun tutkunu, Pqueen ile buluşup hatıra fotoğrafları çekerek etkinliği unutulmaz kıldı. RE:PLAY Türkiye’yi dolaşıyor Toplamda 10 fiziksel etkinlikte oyun severlerle buluşacak RE:PLAY’in sıradaki durağı 10 Ağustos’ta Çanakkale 17 Burda AVM olacak. Turnuvanın büyük finali ise İstanbul’da gerçekleşecek. Finalde yarışacak 10 finalist, büyük ödül olan 500.000 TL değerinde Teknosa hediye çeki için rekabet edecek. Ayrıca ikinciye RTX 5000 ekran kartlı Intel Core i7 işlemcili Excalibur G870, üçüncüye ise Intel Core i5 yüksek işlemcili Excalibur G870 hediye edilecek. Türkiye’nin dört bir yanındaki oyun tutkunlarını bir araya getiren bu büyük etkinlikte yer almak için hemen https://replaygamefest.com/ adresini ziyaret ederek başvuru yapmayı unutmayın.

GELENEKSEL TARİFLERLE GÜNLÜK HAZIRLANAN TATLILAR, GERÇEK İTALYAN KAHVESİYLE BULUŞUYOR.

Nişantaşı’nın kalbinde, İtalyan mutfağının sıcak ruhunu yaşatan Capri Pizza Restaurant, sadece pizzalarıyla değil, tatlıları ve kahveleriyle de misafirlerini İtalya sokaklarına götürüyor. Özgün tatlar, gerçek İtalyan kahvesi ve geleneksel tariflerle hazırlanan tatlılar; Capri’de lezzeti bir ritüele dönüştürüyor. Üstelik bu eşsiz deneyimi, 250 TL’den başlayan özel kampanya fiyatlarıyla yaşama fırsatı sunuyor. Nişantaşı’nın şıklığını İtalyan mutfağının samimiyetiyle buluşturan Capri Pizza Restaurant, sofistike ambiyansı ve özenle hazırlanan menüsüyle gastronomi tutkunlarına keyifli bir lezzet deneyimi sunuyor. Capri’de, günlük hazırlanan tiramisu, pürüzsüz dokusuyla beğeni toplayan San Sebastian cheesecake ve çikolata tutkunlarını mest eden brownie gibi tatlılar, İtalyan mutfağının sıcak ruhunu sofralara taşıyor. Gelenekten İlham Alan Tatlılar Capri’nin tatlı menüsü, İtalyan ruhunu ve lezzet mirasını İstanbul’a taşıyor. Günlük hazırlanan, espressoyla lezzetlendirilen ve klasik Savoiardi (kedi dili) bisküviyle yapılan tiramisu, tam anlamıyla “gerçek bir İtalyan tatlısı” deneyimi sunuyor. Damaklarda iz bırakan bir diğer lezzet ise; yoğun kremamsı dokusuyla San Sebastian cheesecake. Karamelize üst katmanı ve hafif yanık tadıyla klasik tariften farklı, modern bir dokunuş taşıyor. Menünün sürprizlerinden biri de, çikolata severler için hazırlanan brownie; her lokmasında kakao ve çikolatanın güçlü tadını hissettiriyor. İtalya’dan Gelen Kahve Tutkusu Capri’nin kahve menüsünde, İtalyan kahve geleneğinin izlerini taşıyan Kimbo çekirdekleri kullanılıyor. Uzun yıllardır Napoli’de üretilen ve aromasıyla dünyaca ünlü Kimbo, espresso başta olmak üzere cappuccino ve cafe latte gibi farklı kahve çeşitlerine hayat veriyor. Bir fincan kahvenin tadını zirveye taşıyan detaylardan biri de sunum! Espresso ve cappuccino gibi kahveler, sıcak fincanlarda servis ediliyor. Bu sayede kahvenin aroması ve ideal içim sıcaklığı korunarak misafirlere otantik bir İtalyan kahve deneyimi sunuluyor. Capri’de Lezzeti Ulaşılabilir Kılan Kampanya Lezzet tutkunları için tatlı ve kahveyi bir arada deneyimlemek şimdi çok daha ulaşılabilir. Capri Pizza Restaurant’ın hazırladığı özel kampanya sayesinde, tatlı ve kahve keyfi 250 TL’den başlayan fiyatlarla misafirlerle buluşuyor. Bu kampanya, özellikle öğle aralarında tatlı bir mola vermek isteyenlerden, akşamüstü kahvesini özel bir lezzetle taçlandırmak isteyenlere kadar herkes için cazip bir fırsat sunuyor.

Yerli Dijital Yatırımlar Veri Egemenliğinin Temel Taşı Olacak . “Dijital Egemenlik İçin Milli Teknoloji Şart”

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ve BAYKAR tarafından geliştirilen yerli sosyal medya uygulaması NEXT Teknofest Sosyal, en popüler sosyal ağ uygulaması olarak zirveye yerleşti. Yapay zekanın geliştiği, bu yeni teknolojilerin geliştiği dünyada yerli ve milli uygulamaların artıyor olmasının ülkemiz için önemli bir gurur kaynağı olduğuna değinen Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, “Platformun yalnızca bir sosyal medya alternatifi değil, aynı zamanda dijital egemenliğin ve veri güvenliğini sağlamanın önemli bir adımı olarak görüyoruz. Verinin altın değerinde sayıldığı günümüzde bu alanda yerli çözümler üretmek ve desteklemek bir tercih değil zorunluluktur” açıklamasında bulundu. Blockchain teknolojisi, NFT kavramı,  Metaverse ve artık yapay zekânın merkezde olduğu bir dünyada, her bir teknolojik gelişme, beraberinde başka bir teknolojiyi de geliştirip dönüştürüyor. Artık yalnızca içerikler değil; kullanılan web altyapıları, yazılım dilleri ve programlama araçları da değişiyor, hızlanıyor ve çeşitleniyor. “Artık Egemenlik Dijital’de Başlıyor” Türkiye’de de yeni teknolojilerin geliştirilmesi, yeni dijital ürünlerin ortaya konması ve mevcut sistemlerin gelişen dünyaya uyum sağlaması adına birçok yatırım ve girişimin olduğuna dikkat çeken Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, “Bugün geldiğimiz noktada sosyal medya platformları yalnızca iletişim araçları değil, toplumları şekillendiren, gündemleri belirleyen ve hatta ekonomik değer yaratan güçlü birer mecra haline geldi. Bu kadar büyük bir etki gücüne sahip alanlarda yerli çözümler üretmek artık bir tercih değil, zorunluluk. NEXT Teknofest Sosyal, Türkiye’nin bu anlamda attığı önemli adımlardan biri. Özellikle verinin konuşulduğu, verinin altın değerinde kabul edildiği bir çağda yaşıyoruz. Böyle bir dönemde geliştirilen tüm teknolojilerde verinin bizde kalması, yani kullanılan altyapıların yerli olması büyük önem taşıyor. Yeni teknolojiler üretsek bile, eğer altyapı başka ülkelere ait sistemlere dayanıyorsa, bu durum uzun vadede ciddi riskler barındırıyor. İlerleyen yıllarda veri savaşlarının kaçınılmaz olacağı öngörülürken, verinin kontrolünün bizde olması Türkiye’nin lehine bir avantaj sağlayacaktır. Bu nedenle bugün geliştirilen tüm teknolojilerde, desteklenen girişimlerde ve atılan her adımda, altyapıdan itibaren yerli ve milli çözümlere yönelmenin dijital egemenliğin bir parçası olarak görüyoruz” dedi. “Veriyi Korumak, Markayı Korumaktır” Sadece teknolojik boyutu değil, marka tarafının da büyük önem taşıdığına değinen Kaplan, “Teknolojik altyapıyı yerli ve milli şekilde geliştirmeye çalışırken, aynı zamanda markanın iletişimini doğru yönetmek, tescilini yapmak ve global pazarda lisanslarını almak da kritik. Yerli ve milli girişimimizin istikrarlı şekilde ilerlemesi açısından bu süreçler birbirini tamamlıyor.Bu bağlamda veri, gücümüzü temsil eden en önemli unsur hâline geliyor. Dolayısıyla verinin barındırıldığı sunucular, hosting hizmetleri, domain yönetimi gibi konularda altyapı yatırımlarının artırılması hem beklentimiz hem de önerimiz. Bulut teknolojilerinin hızla geliştiği günümüzde, yerli girişimlerin artması ve verinin yurt dışında değil, yerli sunucularda saklanması bizi her zaman bir adım öne taşıyacaktır. Özellikle yerli sosyal medya platformları, mobil uygulamalar, oyun girişimleri gibi alanlarda çok sayıda yerli girişim var. Bu girişimlerin ürettiği verilerin, yine yerli sunucularda saklanması büyük önem taşıyor. Aynı durum, sosyal medya reklamları ve dijital pazarlama faaliyetleri için de geçerli. Google, YouTube gibi platformlarda yürütülen reklam çalışmalarında kullanılan kullanıcı verilerinin kontrolü oldukça kritik.E-posta pazarlaması gibi alanlarda da aynı durum geçerli. Eğer kullandığınız e-mail marketing veya pazarlama otomasyon araçları yurt dışı kaynaklıysa, müşteri verilerinizi global şirketlerle paylaşıyorsunuz demektir. Oysa verinin bizde kalması, yani ülke içinde kalması, dijital bağımsızlık ve veri güvenliği açısından hayati öneme sahip.Bu nedenle yerel ve yerli bulut teknolojileri ile altyapıların geliştirilmesi, sadece teknik değil, aynı zamanda stratejik ve iletişimsel olarak da oldukça etkili olacaktır” dedi.

Petkit, akıllı kedi tuvaletleriyle “sağlık takibi” dönemini başlatıyor!

PETKIT, yeni PUROBOT serisiyle kedi sahiplerine daha akıllı ve hijyenik bir tuvalet deneyimi sunuyor. Yapay zekâ ve IoT teknolojileri sayesinde kedilerin yalnızca hijyeni değil, sağlık takibi de yapılabiliyor. Akıllı pet ürünleri üreticisi PETKIT yeni PUROBOT Akıllı Kedi Tuvaleti Serisini tanıttı. Yapay zekâ ve IoT teknolojileriyle donatılan bu yeni seri, evcil hayvan sağlığını takip etmeyi ve günlük bakım işlerini kolaylaştırmayı amaçlıyor. PUROBOT serisi, PETKIT’in ekosistemine entegre şekilde çalışıyor. Kullanıcılar, tuvalet temizliğinden sağlık analizine kadar pek çok işlemi tek uygulama üzerinden yönetebiliyor. Yapay Zekâyla tanı koyma özelliği sayesinde sistem, zamanla kedilerin dışkısının rengi ve şeklindeki değişimleri tanımayı öğreniyor. Böylece evcil hayvan sahiplerine, kedilerinin sağlığı hakkında daha kesin bilgiler sunabiliyor. Modellerin tamamı, 20 güne kadar kendi kendini temizleyebilen sistemlerle geliyor. 360° sızdırmaz yapıları sayesinde de kötü kokuların önüne geçiliyor.  Üç farklı model, her ihtiyaca uygun seçenek PUROBOT serisinde PURA MAX 2 (Temel Model), PUROBOT MAX PRO (AI Kameralı Model) ve   PUROBOT ULTRA (Dönen Kameralı Premium Model) olmak üzere üç farklı model yer alıyor. Temel ihtiyaçlardan ileri düzey sağlık takibine kadar her kullanıcıya hitap eden seçenekler sunuluyor. PURA MAX 2, PURA MAX’in geliştirilmiş versiyonu olarak öne çıkıyor. Evcil hayvan sahipleri bu modelde kedinin kum kullanımını ve kilosunu takip edebiliyor. Ayrıca cihaz, 15 gün boyunca kendini temizleyebiliyor. PUROBOT MAX PRO, sabit açılı bir yapay zekâ kamerasıyla geliyor. Dışkı görüntülerini analiz ederek sağlık konusunda görsel ipuçları sunan akıllı kedi tuvaleti, ayrıca 17 güne kadar kendi kendine temizleme özelliğine ve koku önleyici poşetleme sistemine sahip. PUROBOT ULTRA ise serinin en gelişmiş modeli olarak öne çıkıyor. 180° dönebilen bir AI kamerasıyla donatılan cihaz, kedileri tuvalete girişten çıkışa kadar takip edilebiliyor. Otomatik poşetleme sistemiyle de 20 gün boyunca hiç müdahale gerekmeden çalışıyor. Sağlık takibi tek uygulamada parmaklarınızın ucunda! PUROBOT serisi, PETKIT uygulamasıyla entegre çalışarak kullanıcıya tüm cihazlarını tek bir platformdan yönetme kolaylığı sunar. Sistem, dışkı ve kumdaki topakların görüntülerini kaydederek arşivler. Kullanıcılar, bu görseller üzerinden zaman içerisindeki değişimleri takip edebilir. Gelecekteki güncellemelerle birlikte bu analizlerin otomatikleştirilmesi planlanmaktadır. Böylece sistem, renk veya şekil değişimlerini kendisi tespit ederek anında uygulamaya bildirim gönderecektir. Ayrıca, PETKIT’in kan tespiti yapabilen özel kumlarıyla birlikte kullanıldığında sağlık takibi çok daha detaylı hâle gelir. Bu ekosistem yalnızca bakım kolaylığı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda evcil hayvan sahiplerinin daha bilinçli hareket etmesine de olanak tanır. Uzmanlardan tam not PETKIT’in “Önemseyen Teknoloji” vizyonunun bir parçası olarak sunulan yeni serisi, evcil hayvanların daha sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmesini amaçlıyor. PETKIT’in kurucusu WeiKe Guo, yeni seriyle ilgili olarak “PUROBOT serisiyle evcil hayvan sahiplerine sadece temizlik kolaylığı değil, sağlık konusunda da kontrol imkânı sunuyoruz. Yapay zekâ ve OTA teknolojileri, bakımın ötesinde sağlık yönetimini mümkün kılıyor” dedi. Veteriner hekim Dr. Sarah Wooten ise ürünün sağlık takibi açısından önemine dikkat çekerek “Kedinizin tuvalet alışkanlıklarını görsel olarak izleyebilmek, fiziksel ve psikolojik sağlığı hakkında önemli bilgiler verir. Bu cihaz, hem hastalıkların önlenmesine hem de davranışsal sorunların önüne geçilmesine yardımcı olabilir” diye konuştu.  Petkit Akıllı Kedi Tuvaletleri 27.999 TL’den başlayan fiyatlarla satışta Evcil hayvan sahiplerinin hayatını kolaylaştıran Petkit’in akıllı kedi tuvaletleri her ihtiyaca ve bütçeye uygun seçenekleriyle raflardaki yerini aldı. Serinin en uygun fiyatlı modeli olan Petkit Pura Max 2 27.999 TL’den satışa çıkarken, Petkit Purobot Max Pro 32.999 TL, üst segmentte yer alan Petkit Purobot Ultra ise 36.999 TL fiyat etiketiyle raflara çıktı. Akıllı sensörleri ve otomatik temizlik özellikleriyle…

VODAFONE FREEZONE VE FUT ESPORTS’TAN DÜNYANIN İLK 5G KITALARARASI BRAWL STARS TURNUVASI 

Oyun ve espordaki gelişimin en büyük destekçilerinden biri olan Vodafone FreeZone, ana sponsoru olduğu FUT Esports işbirliğiyle, dünyada ilk kez kıtalararası Brawl Stars turnuvası düzenleyecek. 31 Temmuz – 7 Ağustos tarihleri arasında 700’ün üstünde takımın katılımıyla gerçekleştirilecek Vodafone FreeZone 5G Kıtalar Arası Brawl Stars Turnuvası’nda çeyrek final, yarı final ve final etapları, Vodafone 5G teknolojisi üzerinden Beşiktaş-Üsküdar vapur hattında FreeZone teknesinde oynanacak. 31 Temmuz 2025 – Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, gençlik markası Vodafone FreeZone ile oyun ve espordaki gelişimin en büyük destekçilerinden biri olmaya devam ediyor. Vodafone FreeZone, ana sponsoru olduğu FUT Esports işbirliğiyle, dünyada ilk kez kıtalararası Brawl Stars turnuvası düzenleyecek. 31 Temmuz – 7 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek Vodafone FreeZone 5G Kıtalar Arası Brawl Stars Turnuvası’nda toplam 700’ün üstünde takım mücadele edecek.  Online elemelerle başlayacak turnuvanın çeyrek final, yarı final ve final etapları, Beşiktaş-Üsküdar vapur hattında FreeZone teknesinde oynanacak. Vodafone 5G teknolojisiyle Avrupa’dan Asya’ya uzanacak turnuvayı, sosyal medya kurgusuyla seçilecek 3 şanslı FreeZone’lunun yanı sıra 4-6 Ağustos tarihlerinde Vodafone mağazalarında Brawl Stars Şenliği’ne katılacak 2 talihli ve yaklaşık 20 influencer da tekneden takip edecek. Turnuva, genç oyunseverlere 5G teknolojisiyle tanışma ve gaming alanında 5G farkını Vodafone ile deneyimleme imkânı sağlayacak.  Ek olarak Vodafone, 5G’ye geçiş sürecinde müşterilerinin ihtiyaçlarını ön planda tutarak, seçili 5G destekli Samsung telefonlarda FreeZone müşterilerine özel %20 indirim fırsatını hayata geçiriyor. FreeZone segmentine özel sunulan bu kampanya sayesinde müşteriler, hem ileri teknolojili cihazlara avantajlı fiyatlarla sahip olabilecek, hem de 5G dünyasına hazır hale gelecekler. Bu sayede Vodafone, FreeZone müşterilerinin 5G’ye kolayca hazır olabilmerini hedefliyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:  “Vodafone FreeZone olarak, Türkiye’de oyun ve espordaki gelişimin en büyük destekçilerinden biriyiz. Bugüne kadar bu geniş ekosistemin büyümesine destek olduk, bundan sonra da olmaya devam etmek amacındayız. Espor pazarına 9 yıl önce girdik. Bu süreçte yaklaşık 80 milyon TL’lik yatırım yaptık. GfK 2024 raporlarına göre, esporu destekleyen marka olarak baktığımızda, sektörümüzde ikinci sıradayız. Türkiye’de gençlerin %83’ü gaming dünyasının bir yerine dokunuyor ve eğlence ihtiyaçlarını karşılıyor. Türkiye’deki gamer’ların günde en az 10 dakikasını mobil oyunlarda harcadıklarını biliyoruz. Bununla beraber NewZoo datalarına baktığımızda, Türkiye’de gamer’ların %47’si rekabet etmek ve arkadaşları ile takım duygusunu paylaşmak için oyun oynuyor. Data ai. raporlarına baktığımızda hyper casual oyunların dışında Brawl Stars oyunu en çok oynanan oyunlar arasında ikinci sırada yer alıyor. Brawl Stars’ın ücretsiz ve mobil bir oyun olması gençler arasında rekabetçi ve takım duygusunu geçirebilmesi, en çok tercih edilen oyun uygulamalarından biri olmasının önünü açıyor. 2022’den bu yana başarıyla sürdürdüğümüz FUT Esports işbirliği kapsamında dünyada ilk kez kıtalararası Brawl Stars turnuvası düzenlemeye hazırlanıyoruz. Turnuvamız, Vodafone 5G teknolojisiyle Avrupa’dan Asya’ya uzanacak.  Vodafone 5G teknolojisinin sunduğu düşük gecikme avantajını kullanıcı deneyimine taşıyacak. Bu kapsamda düzenlenecek olan turnuva ile genç oyunseverler, gaming alanında 5G’nin ultra hızlı düşük gecikmeli bağlantı gücünü doğrudan deneyimleme fırsatı bulacak. Tüm takımlara şimdiden başarılar diliyoruz.” FUT Esports Kurucu Ortağı Sinan Dursunoğlu ise şöyle konuştu:  “FUT Esports olarak, 9 yıldır Türkiye’de esporun öncü kulüplerinden biri olarak 10 farklı oyunda 65 esporcumuz ile ülkemizi uluslararası turnuvalarda temsil ediyoruz. Bu yolculuğumuzda çok değerli sponsorumuz Vodafone FreeZone ile beraber sadece espor ile sınırlı kalmayıp, gençlerin de hayatına dokunarak onları sporun ve eğlencenin bir araya geldiği etkinliklerde buluşturmaya çalışıyoruz. Bu bağlamda dünyada ilk defa kıtalararası Brawl Stars turnuva organizasyonunun bir parçası olduğumuz için çok gururlu ve heyecanlıyız. Sonunda süpriz hediyelerin de olduğu 31 Temmuz –…

Canon, imagePRESS V1000’in özelliklerini geliştirerek verimliliği ve esnekliği artırıyor.

Görüntüleme teknolojileri lideri Canon, sürekli yenilik yapma stratejisinin bir göstergesi olarak tonerli imagePRESS V1000 üretim yazıcısında verimliliği, güvenilirliği ve uygulama çok yönlülüğünü artıran birçok iyileştirme gerçekleştirdi. EMEA bölgesinde 700’den fazla başarılı kurulumun sağlam temelleri üzerine inşa edilen imagePRESS V1000 birçok yönden güncellenerek vakumlu kağıt besleme ünitesi, güncellenen kullanıcı arayüzü ve uzun sayfa işleme aksesuarlarıyla uyumluluk gibi yeni donanım ve yazılım özellikleriyle donatıldı. Ayrıca imagePRESS V1000, Canon’un diğer yaprak beslemeli tonerli üretim baskı makinesi portföyü ile birlikte baskı çıktılarından mürekkep arındırılabilirliği kapasitesinde en yüksek INGEDE sertifikasını almaya hak kazandı ve böylece Canon’un sürdürülebilirlik konusundaki kararlılığını bir kez daha kanıtlamış oldu. Müşteri geri bildirimlerine önem veren Canon, daha önce sadece V1350 modelinde bulunan yeni vakumlu kağıt besleme sistemini imagePRESS V1000 modeline de ekledi. Bu vakumlu besleme ve kağıt ayırma teknolojisi, özellikle zorlayıcı medya tiplerinde kağıdın daha güvenilir bir şekilde işlenmesini sağlarken baskı makinesinin hala az yer kaplamasına olanak tanıyor. Bu şekilde baskı makinesi, kendi sınıfının en verimli üretim baskılama cihazı olmaya devam ediyor.  Bununla birlikte uygulama becerileri daha da genişletilen imagePRESS V1000, artık Plockmatic LCT XL (Büyük Kapasiteli Tepsi) ile de uyum gösteriyor. Bu sayede 400 g/m²’ye kadar kağıt ağırlıklarını desteklediği gibi iki vakumlu tepsiden 700 mm/27,5 inç uzunluğundaki uzun kağıtları ve iki tepsinin üzerindeki LSM uzun kağıt tepsisinden 1.300 mm/51,1 inç uzunluğundaki kağıtları verimli bir şekilde işleyebiliyor. Bu genişletme de manzara kitapçıkları, üçe katlanan broşürler ve açılır kapı kapaklı uygulamalar gibi çıktıların otomatik üretimini önemli ölçüde hızlandırıyor.  Daha iyi müşteri deneyimi imagePRESS V1000 artık PRISMAsync baskı sunucusu için yeni ve daha büyük bir işletim paneli ile birlikte geliyor. Bu sayede sistem daha kullanıcı dostu ve verimli bir şekilde çalışıyor; 533 mm/21 inçlik panel, iş akışının ve yazıcı işlevlerinin görünürlüğünü artırdığı için operatörlere kağıt tepsilerine yüklenen medyalar dahil tüm bilgileri tek bir ekranda kontrol edebilecekleri daha sezgisel bir arayüz sunuyor.  imagePRESS V serisinde bulut tabanlı e-bakım desteğini de sürdüren Canon, operatörlerin ve kullanıcıların daha bağımsız çalışabilmesini ve rutin bakım sorunları için servis ziyaretlerine olan ihtiyacını azaltıyor. Tüm müşteriler için faydalı olan bu özellik, özellikle uzak bölgelerdeki müşteriler için büyük öneme sahipken verimliliği, çalışma sürelerini ve genel fiyat-performans oranını daha da artırıyor. Kalite ve sürdürülebilirlikte liderlik imagePRESS V1000, hem kalite hem de sürdürülebilirlik açısından yüksek standartları karşılamaya devam ediyor. Baskı makinesinin FOGRA 51 sertifikası, olağanüstü baskı kalitesi sunma becerisini onaylıyor; üstelik toner baskı makinelerinde elde edilmesi genelde zor olan bu dengeyi verimlilikten ödün vermeden gerçekleştiriyor.  Öte yandan Canon’un çevresel etkisini azaltma hedefi doğrultusunda imagePRESS V1000, INGEDE’den iyi mürekkep giderme sertifikası da almaya hak kazandı. imagePRESS V1000, grafik baskı ürünlerinin geri dönüştürülebilirliğini korumak ve iyileştirmek için çalışan kâr amacı gütmeyen bir kuruluş tarafından verilen en yüksek kategoride aldığı bu sertifikayla çıktılarının verimli bir şekilde geri dönüştürülebileceğini ve döngüsel ekonomi ilkelerini desteklediğini kanıtlıyor.  Kanıtlanmış güvenilirlik imagePRESS V1000’in güvenilir performansı, çalışan sigorta planlarının uygulanmasından ve sosyal güvenlik hizmetlerinin sağlanmasından sorumlu Hollanda kamu kurumu UWV gibi müşteriler tarafından kanıtlanıyor. Tüm müşteri iletişimlerini yönetmek için özel bir şirket içi baskı merkezi işleten UWV, aynı konfigürasyona sahip beş adet V1000 baskı makinesinde her ay ortalama 2,5 milyon A4 sayfa baskısı alıyor. Bu performans iyileşmesi sayede UWV, 5-6 saatlik bir üretim süresi içinde günlük 144.000 baskı hacmini işleyebiliyor. Canon EMEA, Üretim Baskılama Grubu, Pazarlama ve İnovasyon Müdürü Hans Schmidbauer: “Canon olarak müşterilerimizin kendi işleri nedeniyle maruz kaldıkları teslim süresi baskısının giderek arttığının bilincindeyiz.…

AYKUT DİNCER SANOVEL’İN YENİ FİKRİ HAKLAR VE HUKUK DİREKTÖRÜ OLDU

Toplumların bir ömür sağlığı için çalışmalarını sürdüren, fikri mülkiyet alanında sayısız başarıya imza atan Sanovel, büyüme stratejilerini destekleyecek adımlar atmaya ve yönetim kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda 20 yılı aşan deneyime sahip Aykut Dincer Sanovel’de Fikri Haklar ve Hukuk Direktörü olarak göreve başladı. Ulusal ve uluslararası firmalarda şirketler, ticaret ve sözleşmeler hukuku, birleşme ve devralma, etik & uyum, finansal & kurumsal yeniden yapılandırmalar gibi alanlar başta olmak üzere 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Aykut Dincer Temmuz 2025 itibarıyla Sanovel’de Fikri Haklar ve Hukuk Direktörü olarak göreve başladı. Aykut Dincer, lisans eğitimini Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladı. Kariyerine 2005 yılında Siemens’te Hukuk Müşaviri olarak başlayan Dincer, 2008-2010 yılları arasında PwC’de Hukuk Müdürü, 2010-2014 yılları arasında Ceva Lojistik’te Balkanlar, Afrika, Orta Doğu ve Asya Bölgesi’nden sorumlu Baş Hukuk Müşaviri, 2014-2018 yılları arasında Colgate–Palmolive’de Hukuk Direktörü ve 2019-2021 yılları arasında Meeting Point International’da Baş Hukuk Müşaviri olarak birçok proje anlaşmalarının müzakere süreçleri, risk değerlendirmeleri, toplu iş sözleşmeleri, birleşme & satın alma, yapılandırma ve danışmanlık projelerinde görevler yürüttü. 2022 yılından itibaren Yapı Merkezi’nde Hukuk ve Uyum Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaparak etik& uyum alanlarında çeşitli projeler ve büyük ölçekli sözleşme müzakereleri, risk değerlendirmeleri, tahkim süreçleri, dava ve sözleşme, birleşme & satın alma, finansal ve kurumsal yeniden yapılandırma süreçleri gibi konulara stratejik liderlik etti.  Sanovel Hakkında Türk ilaç sektörünün lider şirketlerinden Sanovel, 1983 yılında Eczacı Erol Toksöz tarafından kuruldu. Güçlü portföyü ve kilit terapötik alanlardaki ürün çeşitliliği ile Sanovel, yılda 227 milyon kutu üretim kapasitesine ve European cGMP (İyi Üretim Uygulamaları) sertifikasına sahiptir. Dünyanın en büyük sağlık otoritesi kabul edilen Amerikan Gıda ve İlaç Kurumu (FDA) tarafından denetlenerek majör ve kritik bulgu olmadan onay alan ilk ve tek Türk ilaç şirketi olan Sanovel, güçlü Ar-Ge’si ve patent/fikri haklar alanlarındaki yetkinlikleri ve başarılarıyla da sektöründe öne çıkmaktadır. Birçok tedavi alanında pazara ilk eşdeğer ürün sunan şirket olan Sanovel, Türk ilaç endüstrisine ve ülke ekonomisine katkı sağlamaya ve 1.600’ü aşkın çalışanı ile toplumların bir ömür sağlığı için var gücüyle çalışmaya devam ediyor.