Yeni dünyanın akıllı otelleri geliyor
COVID-19 salgınıyla hayatımıza bir daha çıkmamak üzere giren akıllı otel uygulamaları birçok eski alışkanlıklarımızla ile vedalaşmamızı sağlıyor. Yapay zeka, artırılmış gerçeklik, kişiselleştirilmiş hizmetler ve elbette robotlar… Önümüzdeki yıllarda oteller, bambaşka özellikler ve sıra dışı bir hizmet anlayışıyla hizmet verecek. İşte baş döndüren özellikleriyle akıllı otel uygulamaları… Hizmetler (Akıllı Telefon Otel Uygulaması) Gelişmiş arayüz ile sunulan zengin kriter seçeneği ile uygun otel arama Resepsiyonisti beklemek zorunda kalmadan otele giriş yapabilme NFC özellikle akıllı telefonu kimliğin tanınması ve telefonu oda anahtarı olarak kullanabilme Otel odasının ısı, ışık, mini bar v.b. kaynaklarını yönetebilme Konsiyerj hizmeti olarak restoran, spa, havuz, fitness salonu gibi otelin farklı departmanlarının yanı sıra turistik yerlerin açıklamaları da dâhil olmak üzere sunulan otel rehberi hizmetine erişebilme Daha kapsamlı görselleştirme sağlamak amacıyla kullanılan multimedya içerikten faydalanabilme Otel ortamını ses ve grafikler şeklinde sanal bilgisayar tarafından üretilen arttırılmış gerçeklik teknolojisi ile görüntülemek ve çevredeki yerler hakkında telefonun ekranını tutarak arttırılmış gerçeklik teknolojisi ile bilgi alabilme Otelde çıkış işlemlerini yaparak, mini barda tükettikleri içkiler ve ekstra ödemelerin de eklendiği faturayı uygulama aracılığıyla ödeyebilme Temassız ödeme ile otel içinde ödemeleri yapabilme Kişiselleştirilmiş Servisler Akıllı otel sistemi, müşterilerin TV, klima, mini bar kullanımı ve kullanılan hizmetler hakkında geçmiş tercihlerini müşteri profili veri tabanında tutar ve sonraki gelişlerinde bu verilere göre hizmetlerini kişiselleştirir. (Otel odasındaki mini bar önceden en çok tercih edilen içeceklerin konması) Akıllı Kart Önceden para yüklenen kart ile otel içinde alışveriş yapabilme Kiosk Mobil uygulama ile sağlanan tüm hizmetlere erişebilme Akıllı karta para yükleme Akıllı Servis Personeli Restorandaki otel personelinin el cihazına yüklü yazılımı kullanarak, müşterilerin geçmiş tercihlerinin yanı sıra demografik bilgilerini de kullanarak müşteriye menü öğeleri tavsiyesi yapabilme Akıllı Oda Müşteri, odada sesli komut ile oteldeki aktiviteler hakkında bilgi almak istediğini söylediğinde, akıllı büyük ekranlara oteldeki günlük aktiviteler, kahvaltı/öğle yemeği zamanlarının ve menülerin yansıtılması. Sonrasında, akıllı büyük ekranların değiştirilebilen duvar kağıdı görünümü alması Ses komutları ile banyodaki suyun sıcaklığının ve basıncının ayarlanabilmesi ve banyodaki akıllı büyük ekranlardan istediği videoyu ses komutlarıyla açabilmesi Odadaki sensörlerin oda koşullarını sürekli takip ederek gerekli durumlarda konuklar uyurken bile klimayı sıcaklık ve nem için otomatik olarak ayarlaması Konukların sağlık durumlarında acil bir durum oluştuğunda, sistemin doktora haber vermesi. Tuvaletteki sensörlerin idrardaki kan ve şekeri ölçerek sorunlu bir durum algılandığında gerekli ilk yardım önlemlerinin alınması. Çocuk Takip Bileklikleri Müşterinin RFID özellikli bileklikleri takan çocuğunu, büyük ve kalabalık oyun alanında cep telefonu aracılığı ile hem kameradaki görüntülerinden hem de kolundaki bileklik aracılığı ile konumundan takip edebilmesi Personel Performans Yönetim Sistemi Gerçek zamanlı servis ve bekleme sürelerinin sensörler ve servis personelinin kullandığı el cihazı aracılığı ile alınması. Performansı yönetilen ve ücretlendirilen personelin verimliliğinin artması ve bu veriler sayesinde sistemde sorunlu yerlerin kısa sürede tespit edilip gerekli çözümlerin geliştirilmesi ve böylece hizmet hızının artması. Akıllı Otel Kaynakları Yönetimi Mini barda yer alan RFID okuyucularından alınan bilginin, ilgili otel personelinin el cihazına bu içeceğin yenisini koy şeklinde görev bilgisine dönüştürülmesi. Stoğa dair gerçek zamanlı verilerin tutulması, böylece herhangi bir müşterinin bir şeyin bitmesi sebebi ile herhangi bir problemle karşılaşmaması. Hayaller gerçeğe dönüşürken zamanın ruhunu yakalayanlar ancak geleceği öngörecek şekilde bir yol haritası planlayabilir. Ünlü fütürist Dr. James Canton geleceğin otelleri araştırmasında öne çıkan yardımcı robotlar konuklarına güler yüzle ve en içten şekilde hoş geldiniz diyebilir mi? Bizim bu yeniliklerin tamamını görmeye ömrümüz yeter…
Bakan Ersoy’da katıldı… Turizmin geleceği için 7 ilke belirlediler
G20 Dönem Başkanı İtalya’nın ev sahipliğinde, aralarında Türkiye’den Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da bulunduğu G20 ülkelerinin Turizm Bakanları, video konferans yöntemiyle bir araya geldi. Toplantının ardından İtalya Başbakanı Mario Draghi ve Turizm Bakanı Massimo Garavaglia basın toplantısı düzenledi. Açık ve sade kurallar uygulamalıyız Başbakanı Draghi, “Turistlerin bize güvenli şekilde gelmelerini sağlamak için açık ve sade kurallar sunmalıyız. ‘Avrupa Yeşil Geçiş Belgesi’, haziranın ikinci yarısından itibaren hazır olacak. Bu arada, İtalyan hükümeti, mayıs ayının ikinci yarısından itibaren yürürlüğe girecek olan ulusal düzeyde yeşil geçiş belgesi belirledi.” dedi. Kovid-19 salgınının kendilerini kapanmaya yönelttiğini ama yeniden dünyanın dört bir yanından turistleri ağırlamaya hazır olduklarını dile getiren Draghi, “İtalya’da turizmin eskisinden daha güçlü şekilde geri döneceğinden şüphem yok.” diye konuştu. Bakan Garavaglia, Kovid-19 salgınından ağır şekilde etkilenen turizm sektörünün geleceğini ele aldıklarını belirterek, “Bugünkü toplantının en önemli sonucunun dünya turizminin ilkelerinin belirlenmesi olduğuna inanıyorum. Gururla söyleyebilirim ki; ‘Turizmin geleceği için G20 Roma İlkeleri’ olarak bilinecek bu ilkeler 7 alana odaklanıyor.” ifadelerini kullandı. 7 ilke belirlendi Garavaglia, 7 ilkeyi şöyle açıkladı: “Bunlar; uluslararası güvenli seyahat girişimlerini destekleme ve koordine etmeye yönelik güvenli seyahat ilkesi. Turizmin geleceğindeki krizlerin etkisini azaltmak için kriz yönetimi. Sağlam bir turizm sektörü için dayanıklılık. Turizmin tüm paydaşlarını bir araya getirmek için kapsayıcılık. Küresel ve yerelde sürdürülebilir turizm için yeşil dönüşüm. Sektör paydaşlarının dijital fırsatlardan yararlanması için dijital geçiş ve kaynakları turizmde sürdürülebilir bir geleceğe yoğunlaştırmak için yatırım ve altyapı.” İtalyan bakan, toplantıda Avrupa Birliği (AB) İç Pazar Komiseri Thierry Breton’dan, Kovid-19 salgınıyla mücadele için getirilen seyahat kısıtlamalarına karşı serbest seyahat için hazırlanan “Dijital Yeşil Sertifika”nın tanıtımının hızlandırılmasını ve bunun Avrupa’ya gelmek isteyen üçüncü ülke vatandaşlarına da genişletilmesini istediğini de ifade etti. Garavaglia ayrıca, Kovid-19 salgını dolayısıyla İtalya’da turizm sektörünün zararının 28 milyar avroyu bulduğu bilgisini de paylaştı. G20 Turizm Bakanlarının toplantısının ardından çıkan sonuç bildirgesinde de bakanların turizmin toparlanması ve küresel büyümeye katkısını desteklemek, buna yönelik somut yönlendirici ilkeleri görüşmek ve fikir birliği oluşturmak üzere İtalya’nın G20 Dönem Başkanlığı’nda bir araya gelindiği belirtildi. Bildirgede, turizmin Kovid-19 salgınından en çok etkilenen sektörlerden biri olmaya devam ettiği vurgulanırken, uluslararası turist varışlarının 2020’de yüzde 73 oranında azaldığına ve küresel düzeyde seyahat sektöründe yaklaşık 62 milyon istihdam kaybı yaşandığına dikkat çekildi. Bildirgede, hükümetlerin söz konusu krizin turizm sektörü üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve sektörü desteklemek için etkileyici adımlar attığı kaydedilirken “Suudi Arabistan’ın 2020 Dönem Başkanlığı sırasında kararlaştırılan eylemlere bağlılığımızı yineliyor ve daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini kabul ediyoruz.” ifadesi yer aldı. Kaynak : Turizm Ajansı
25 ülkede yapılan ‘Tatil’ araştırmasının sonuçları açıklandı
25 ülkede 3 bin 500’den fazla kişinin katılımıyla yapılan tatil araştırmasının sonuçları yayınlandı. Son 1 yılda pandemi ve kısıtlamalar nedeniyle seyahat edemeyen milyonlarca kişinin, 2021 yılında aşılama çalışmalarının giderek yaygınlaşmasıyla seyahat ve tatil konusunda harekete geçeceği öngörülüyor. Bu bağlamda sektörün, bu yıl toparlanmaya geçmesi bekleniyor. Her 100 kişiden 71’i önümüzdeki dönemde seyahat etmeyi düşünüyor Simon-Kucher Partners’ın salgın sonrası otel, turizm ve eğlence sektöründeki değişen tüketici alışkanlıklarını inceleyen araştırma sonuçları, 2021’de seyahat talebinin önemli ölçüde artacağını gösteriyor. 25 ülkede 3 bin 500’den fazla kişinin katılımıyla yapılan araştırmaya göre tatil amaçlı seyahat eden her 100 kişiden 71’i önümüzdeki dönemde seyahat etmeyi düşünebileceğini açıkladı. Katılımcıların yüzde 29’u seyahat için kendilerinin veya halkın çoğunluğunun aşı olmasını bekleyeceğini dile getirirken, yüzde 30’u da seyahatle ilgili kısıtlamaların kaldırılmasının yeterli olduğunu söyledi. Ekonomistler ve turizm sektörünün öncüleri ise otel, turizm ve eğlence şirketlerinin değişen tüketici alışkanlıklarına uyum sağlamaları ve 2021 ile 2022 yılı için gerekli hazırlıkları yapmalarının büyük önemini vurguluyor.
Turizm sektörüne yardımı 28 milyar euroyu buldu
Dünyanın en fazla ziyaret edilen ülkesi olan Fransa koronavirüs salgınından büyük darbe yiyen turizm sektörü için kesenin ağzını açtı. Avrupa’da Covid-19 salgınından en fazla etkilenen ülkelerden olan Fransa’da ekonominin çarklarının dönmesini sağlayan sektörlerden biri de turizm. Turizm sektörüne yardım miktarı 28 milyar euroyu buldu Turizmden Sorumlu Devlet Bakanı Jean-Baptiste Lemoyne koronavirüs salgını döneminde turizm sektörüne yapılan yardımın 28 milyar euroyu bulduğunu açıkladı. Lemoyne, Şubat ayındaki açıklamasında ülkeye turist gelememesi nedeniyle sektörde büyük kayıp yaşandığını belirterek, korona krizi nedeniyle 2020 yılındaki turizm gelirlerinde 60 milyar euro düşüş yaşandığını kaydetmişti. Dünyanın en fazla ziyaret edilen ülkesi olan Fransa ekonomisinde turizm en önemli sektörlerden biri konumunda. Turizm sektörü ve sektörle bağlantılı harcamaların OECD’nin 2018 verilerine göre gayrisafi yurtiçi hasıladaki payı yüzde 7’yi buluyor. Sektör 1,4 milyon kişiyi doğrudan istihdam ederken, dolaylı istihdam edilenlerle beraber bu rakam 2 milyon kişiyi buluyor. Fransa 89,4 milyon turist sayısı ile 2018 yılında rekor kırmıştı. 2018’de 40 milyondan fazla turist sadece Paris’i ziyaret etmişti. Ülke salgından önce 2020 yılı için 100 milyon turist hedefi koymuştu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre Fransa’da koronavirüs salgınında toplam vaka sayısı 5,68 milyonu geçerken, salgında 105 binden fazla kişi de yaşamını yitirdi. Fransa ABD, Hindistan ve Brezilya’nın ardından dünyada en fazla vaka sayısına sahip dördüncü ülke konumunda bulunuyor. Türkiye beşinci sırada yer alıyor. (Deutsche Welle Türkçe)
Engin Sertoğlu: Antalya, 20 Haziran’dan itibaren yoğun taleple karşılaşacak
İngiltere – Türk Seyahat Acentaları Birliği (BTTAA) Başkanı Engin Sertoğlu turizm sezonuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. İngiltere Türkiye’yi gelişlerde 10 gün otelde karantina zorunluluğu uygulanan “kırmızı listeye” dahil etti. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan BTTAA Başkanı Engin Sertoğlu beklentilerinin 17 Mayıs’tan sonra 3 haftalık periyodlarla yapılacak değerlendirmeler olduğunu söyledi. 20 Haziran’da Türkiye’nin ‘Yeşil’ listeye alınmasını bekliyoruz 7 Haziran tarihinde listelerle ilgili tekrar bir değerlendirme yapılacağını belirten Sertoğlu, ” 7 Haziran tarihindeki değerlendirmede beklentimiz Türkiye’nin tekrar sarı ülkeler seviyesine alınması. Sarı ülkeler seviyesine alındığı zamanda Türkiye’den dönüşte evlerde 10 günlük zaruri bir karantina uygulamasını ve ikinci, sekizinci günlerde PCR testi yapılma zorunluluğu getiriyor. Bu da farklı bir maliyet oluşturuyor. Bu nedenle turizm hareketliliğinin düzenli şekilde başlayamayacağını düşünüyoruz. Fakat yine 3 hafta sonrasında Haziran’ın 20’si gibi bu uygulamanın tekrar gözden geçirilmesi ve Türkiye’nin yeşil ülkeler konumuna gelmesini bekliyoruz” diye konuştu. Antalya, 20 Haziran’dan itibaren yoğun bir taleple karşılaşacak 20 Haziran’dan itibaren Antalya’nın yoğun bir taleple karşılaşacağını söyleyen Engin Sertoğlu “Pandemi kısıtlamalarının ortadan kalkmasını ve yolcuların rahatlıkla turistik hareketlerine başlamasını temennimiz. Bu anlamda düzenli turizmin 20 Haziran itibari ile başlaması ve Kasım ayının son günlerine kadar devam etmesini bekliyoruz. Antalya 20 Haziran itibari ile yoğun bir talep ile karşılaşacak. Belli hava yolu şirketleri, her gün uçuş şeklinde seferler planladı. Bu sayılar daha önce yoktu, bu uygulama yeni. Antalya’ya her gün İngiltere’den düzenli uçuşlar gerçekleşecek. En yoğun şekilde İngiltere’nin farklı şehirlerinden de uçuşlar gerçekleştirecek. Hızlıca kaybettiğimiz sezonun ilk periyodunu, son periyod ile yakalayıp sayılara ulaşmayı planlıyoruz” şeklinde konuştu. İngiliz turistin Türkiye’yi seçeceğini söyleyen Sertoğlu, “Türkiye’nin vaka sayılarının güvenliği ve düzgünlüğü bu bağlamda önem teşkil ediyor. İngiltere, bu konuda çok hassas davranıyor. Kısıtlamaların kalkmasından sonra çok yoğun bir hareket olacaktır. Kaybettiğimiz Nisan-Mayıs ve Haziran ayının ilk 3 haftasını sezonun sonuna ekleyerek toparlamayı planlıyoruz. İngiliz turist yoğun bir şekilde Türkiye’yi seçecektir” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin kırmızı listeye alınmasının bir sebebi de Şampiyonlar ligi finali Kırmızı listeye Türkiye’nin dahil olmasının bir diğer sebebinin de Şampiyonlar Ligi finali olduğunu söyleyen Sertoğlu, “Türkiye’nin acilen kırmızı listeye alınmasının bir önemli sebebi de 29 Mayıs’ta oynanması planlanan Şampiyonlar Ligi finalidir. Şampiyonlar Ligi finali İstanbul’da gerçekleşecek. Bu anlamda İngiliz Hükümeti, var gücüyle bastırıyor ve maçın İngiltere’ye alınması için elinden gelen çabayı gösteriyor. Kırmızı çizgiye girişimizdeki bir diğer etken bu maçın var olma sebebi. Bu bize 1 aylık bir zaman kaybına sebep oldu, ciddi büyük mali kayıp meydana geldi” açıklamalarında bulundu.
Türkiye o ülkeyle anlaştı: Test ve karantina yok
Türkiye, Avrupa ülkesiyle aşı olanlar için anlaşmaya vardı. Türkiye ile Macaristan’ın PCR testi ve karantina zorunluluğu olmadan girişler konusunda anlaştıkları bildirildi. Bugünden itibaren aşı olanlar PCR testi ve karantina olmadan Macaristan’a gidip gelebilecek Macaristan Büyükelçiliği’nden konuyla ilgili yapılan açıklamada, iki ülke arasında yapılan anlaşma gereği uygulamaya yarından itibaren başlayacağı belirtildi. Açıklama şöyle: “11 Mayıs 2021 tarihinden itibaren, Schengen vizesi alan veya halihazırda geçerli bir Schengen vizesine sahip olan, yetkili Türk makamları tarafından verilmiş bir Covid-19 aşılama sertifikasına sahip olan Türk vatandaşları veya Türkiye’de yasal olarak ikamet eden üçüncü ülke vatandaşları, PCR testi ve karantina olmadan Macaristan’a girebileceklerini bildirmek isteriz. Bu şartın başka Schengen ülkeye giriş yapmak için değil, sadece Macaristan sınırlarının içinde uygulanacağını bildirmek isteriz. Vize alabilmek için önceden satın alınmış uçak bileti ve önceden ödenmiş onaylanmış konaklama belgesi şarttır. Ayrıca, yetkili Macar makamları tarafından verilen Covid-19 aşılama sertifikasına sahip olanlar, PCR testi ve karantina zorunluluğu olmadan Türkiye’ye giriş yapabildiklerini, ve Macaristan’a döndükten sonra sınır geçişindeki tıbbi muayene Covid-19 hastalığının semptomlarını göstermedikleri sürece karantina zorunluklarını olmayacağını bildirmek isteriz.Ayriyeten, pandemi döneminde Türkiye ve Macaristan’a giriş koşulları değişmediğini bildirmek isteriz.”
‘Avrupa’nın En Yeni 25 Oteli’ arasında gösterildi… Sezonu bu ay açıyor
İngiltere’nin önde gelen gazetesi The Telegraph tarafından ‘Avrupa’nın En Yeni 25 Oteli’ arasında Türkiye’den de bir otel gösterildi. Bodrum Loft, İngiltere’nin önde gelen gazetesi The Telegraph tarafından ‘Avrupa’nın En Yeni 25 Oteli’ arasında gösterildi. Bodrum Loft’tan yapılan açıklamaya göre, Bodrum’da Göltürkbükü ile Torba arasındaki Cennet Koyu’na komşu bölgede yer alan ve açıldığı geçen yıldan bu yana Bodrum’un vazgeçilmezleri arasına giren Bodrum Loft, Avrupa’nın en yeni 25 oteli arasındaki yerini aldı. The Telegraph’ın ‘Avrupa’nın En Yeni 25 Oteli’ listesinde İtalya, İspanya, Fransa otelleri başı çekerken, Türkiye’den sadece Bodrum Loft yer aldı. The Telegraph’ın yazısında , ‘Yamaç üzerinde geleneksel bir Ege balıkçı köyü gibi konumlandırılmış Bodrum Loft’ta dış mekan yaşam alanları deniz meltemlerinin içeri girmesine izin veriyor. Öte yandan, binaların yapım malzemesi manzarayla uyumlu bir şekilde rüstik bir incelikle kullanılmış. Tamamı villalardan oluşan Bodrum Loft, bu mayıs Türkiye kıyısından önemli bir sıçrama yapacak.’ ifadeleri kullanıldı. Sezon’u Mayıs’ta açıyor Akfen İnşaat’ın yaptığı, Tabanlıoğlu Mimarlık’ın projelendirdiği ve Akfen Turizm’in işlettiği Bodrum Loft’ta 2021 yaz sezonu mayıs ayı ile birlikte açılıyor. Bodrum Loft’ta, sosyal izolasyona imkan veren bağımsız ve mutfakları da içerisinde yer alan otel villaları, kısa ve sezonluk kiralama seçenekleri ile sunuluyor.
Mehmet Dahaoğlu: Ukrayna yüzümüzü güldürüyor
11-13 Mayıs’ta Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlenen turizm fuarı UITT’ye Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) ve Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD)’de katıldı. ALTAV ve ALTİD Başkan Yardımcısı Mehmet Dahaoğlu, “Pegasus Havayolları 28 Mayıs’tan itibaren haftada 3 kez Kiev’den Alanya–Gazipaşa Havalimanı’na sefer düzenleyecek” dedi. Ukrayna’nın en büyük şehri ve başkenti Kiev’de Alanya tanıtımı yapıldı. Alanya Turizm Tanıtma Vakfı (ALTAV) ve Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkan Yardımcısı Mehmet Dahaoğlu, fuar izlenimlerini aktardı ve yapmış olduğu temaslar sonrasında şu bilgileri verdi: 11-13 Mayıs 2021 tarihleri arasında Kiev’de 26’ncısı düzenlenen turizm fuarı UITT’ye Turizm Bakanlığı ile birlikte katıldık. Turizm Bakanlığı 300 metrekarelik bir Türkiye adası ile fuarda yerini alıyor. Coral Travel, TUI ve Pegas Touristik fuarda tur operatörleri olarak yerlerini aldı. Türkiye’nin Kiev Büyükelçisi Yağmur Ahmet Güldere de standımızı ziyaret etti. Geçen yıllarda çok yoğun ziyaretçi alan fuara pandeminin etkisiyle ilgi düşük oldu. Pandemi yasakları sebebiyle daha önce 2 kez ertelenmiş olan fuarın gerçekleşebilmiş olması bile başarı olarak düşünülmeli. Nüfusu 44 milyon olan Ukrayna’dan 2019 yılında 800 bin civarında turist gelmiş iken 2020’de Antalya ve bölgesine 560 bin turist geldi. Yani pandemi nedeniyle Ukrayna, turist sayısına göre en az etkilenen ülkelerden biri oldu. ‘THY’den haftada 73 sefer var’ Hali hazırda, 22 Nisan’da Sağlık Bakanlığımızın tavsiye niteliğinde göndermiş olduğu yazıya göre 16 ülke vatandaşı için 15 Mayıs itibari ile Covid 19-PCR testi zorunluluğunun kaldırılacağı söylenmişti. Türk Hava Yolları bunu kendi web sitesinde duyurmaya başladı ve satışlarına biraz da olsa hareketlilik kazandırdı. Fakat henüz bu karar hayata geçmedi, zira bu yazıyı İçişleri Bakanlığının genelge ile Sivil Havacılık Kurumuna bildirmesi gerekiyor ki onlar da diğer ülkelerdeki sivil havacılık kurumlarına, sınır kapılarına, emniyete ve konuyla alakalı ülke giriş çıkışlarında sorumlu kişilere de göndersinler. Halen Türk Hava Yollarının Ukrayna’dan Türkiye’ye haftada 73 uçuşu var. Bunların 63’ü İstanbul, geri kalanlar Dalaman ve Ankara olarak gerçekleşiyor. Umarız bu uçuşlara Alanya-Gazipaşa Havalimanı (GZP) veya Antalya uçuşu da eklenir. Güzel bir gelişme de Pegasus Havayolları’nın 28 Mayıs’tan itibaren GZP’ye uçuş başlatıyor olması. Uçuşlar haftada 3 kez Kiev’den GZP’ye olacak. Pandemide dahi yüzümüzü güldüren Ukrayna’dan umarız çok daha fazla turist alırız. Kaynak: Turizm Ajansı
Mehmet İşler: Haziran’ı da kaybettik, en iyi ihtimalle…
Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı ve Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler çarpıcı açıklamalar yaptı. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı ve Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet İşler, Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’ın sorularını cevaplandırdı. İşler, şu anda tüm otellerin borçlu olduğunu, kenara koydukları parayı da 2020’de tükettiklerini söyledi. Birçok tesis yok pahasına Körfez ülkelerindeki finans şirketlerinin avı haline gelecek İşler, “2021’de bu gemiyi 2022’nin turizm sezonuna yüzdürebilmeleri gerekecek. Destek verilmezse geminin yüzdürülmesi zor. Sektörün ciddi finans riski var. Birçok tesis yok pahasına özellikle Körfez ülkelerindeki finans şirketlerinin birer avı haline gelecek” uyarısında bulundu. Haziran’ı da kaybettik Sezonun ne zaman başlayabileceğine yönelik açıklamada yapan İşler şöyle konuştu: ” İstanbul’da Şampiyonlar Ligi finali yapılacaktı. İngiltere birdenbire Türkiye’yi kırmızı listeye aldı. İyimser hava kendini tekrar kötümserliğe bıraktı. İngiltere ile yakaladığımız olumlu hava şu anda bekle gör durumuna geçti. Onlarla konuştuğumuzda iyi senaryoya göre en erken gelişlerin temmuz başında olacağını söylüyorlar. Zaten temmuzdan önce Almanya’dan veya herhangi bir Avrupa ülkesinden uçuş beklemiyoruz. Yani haziran ayını da kaybetmiş gibi görünüyoruz. Ağustosta Rusya ve diğer ülkeler gelmeye başlarsa ne âlâ. Bunlar iyi senaryo. Mart ayındaki vaka ve ölüm sayılarının artmasından dolayı turizm sektörünün bu sezonu kaybetme riski var. 15 Temmuz gibi turist gelmeye başlar İşler, ” Eğer şu andaki vaka ve ölüm sayısını kapanmanın biteceği 17 Mayıs’a kadar düşürebilirsek, aşılamayı artırabilirsek bile en erken turist gelişleri haziran ayı ortasını ya da sonunu bulur. Aşılamaları hızlandırırsak iyi ihtimalle yabancı turist Temmuz 15 gibi gelmeye başlar. Bu da turizmcinin istediği rakamlar olmaz ve umudu var diye göstermez.” diye konuştu. Turizm sektörüne destek ve teşvikler verilmesi gerekiyor Geçen yıl açmayan tesislerin bu yıl açıldığını belirten İşler, ” Açılacak tesis sayısı daha çok ama turist sayısı ne olacak belli değil. Geçen yıl 16 milyon turist gelmişti, bu yıl 30 milyon hedefleniyor. Diyelim ki 20 milyon geldi, açılan otel sayısıyla oranlarsak turizmci 2020’yi de arar olacak. Çünkü 2020’de açmayanlar birikimlerini yediler, 2021’de bu gemiyi 2022’nin turizm sezonuna yüzdürebilmeleri gerekecek. Sektörün bu gemiyi yüzdürebilmesi için devletin turizm sektörünü öncelikli sektör ilan etmesi, destek ve teşvikler vermesi gerekiyor. Bu yapılmadığı ve yeni bir finans modeli geliştirilmediği takdirde 2021 sezonundan sonra birçok turizm tesisi zorda kalabilir, el değiştirebilir.” ifadelerini kullandı.
Pes etti: Bir şekilde Türkiye’ye gidiyorlar
Rusya’da Federal Halk Sağlığı Dairesi Başkanı olduğu eski zamanlardan beri Ruslara yaptığı ısrarlı “Türkiye’ye gitmeyin” çağrıları ile bilinen şimdiki Duma milletvekili Gennadi Onişenko, tüm sınırlama ve yasaklara rağmen Rusların Türkiye’ye gideceğini ilginç bir örnekle kabul etti. Rusya’da Federal Halk Sağlığı Dairesi Başkanı olduğu eski zamanlardan beri Ruslara yaptığı ısrarlı “Türkiye’ye gitmeyin” çağrıları ile bilinen şimdiki Duma milletvekili Gennadi Onişenko, tüm sınırlama ve yasaklara rağmen Rusların Türkiye’ye gideceğini ilginç bir örnekle kabul etti. K. Pravda radyosunda canlı yayına katılan iktidar partisi Birleşik Rusya’nın milletvekili Onişenko, tüm engellemelerin sonuçsuz kaldığını şu cümleyle özetledi: İnsanımız her halükarda Türkiye’ye gidiyor, uçakla, otobüsle… “Bizim insanımız her halükarda Türkiye’ye gidiyor. Minsk’e uçuyorlar. Minsk’den otobüsle Kiev’e gidiyorlar. Kiev’den uçakla (Türkiye’ye) uçuyorlar. İşte bu kadar!” Onişenko geçen yaz yaptığı açıklamada, “Türkiye elbette herkesi heyecanlandırıyor. Resmi olarak bu ülkeye gidilebilir ancak gayri resmi olarak bunu tavsiye etmiyorum. Zira Ruslar bu yıl pandemi nedeniyle yeterince stres yaşadı, uçuşlar diğer bir stres unsuru olacak” demişti. Daha sonra, “Diyelim ki, yaz sonunda Türkiye’ye gittik, sıcak sularda rahatladık, ‘her şey dahil’ sistemini yüzde 200 oranında kullandık ve ağustos sonu veya eylül başında evimize döndük. Eylül başında ülkemiz o kadar sıcak olmuyor. Yani kendimiz için daha fazla stres yaratacağız. Bunun yerine Moskova Bölgesi’ne gidin, organizmanızın kendine gelmesine izin verin” diye tavsiyede bulunmuştu. (Turkrus) Kaynak :Turizm Ajansı
İstanbullu otelcilere çifte şok!
İstanbullu otelcilerin müşteri beklediği dünyaca önemli iki önemli etkinlik Türkiye’nin elinden alındı. Türkiye’nin Covid-19’la mücadelesi ve rakamların Avrupalıları tatmin etmemesi, İngiliz hükümetinin de Türkiye’yi ‘kırmızı liste’ye almasının ardından iki büyük spor organizasyonu elden gitti: 29 Mayıs’taki Şampiyonlar Ligi finali ve 13 Haziran’da yapılması planlanan Formula 1 Türkiye GP’si. Şampiyonlar Ligi Finali İstanbul’dan Portekiz’e alındı İngiliz yayın kuruluşu Sky Sports, 29 Mayıs’ta Manchester City ve Chelsea’nin İstanbul’da karşılaşacağı Şampiyonlar Ligi finalinin UEFA tarafından Porto’nun stadı Estadio do Dragao’ya alındığını duyurdu. İstanbul, Haziran’daki Formula 1 takviminden çıkarıldı Formula 1’in yayıncı kuruluşu S Sport da Türkiye GP’sinin takvimden tamamen çıkarıldığını açıkladı. İngiliz hükümetinin kararına göre Türkiye’den İngiltere’ye giden herkesin 10 gün boyunca karantinada kalması gerekiyor. Bu durumdan binlerce kişi etkileneceği için, mevcut şartlarda iki organizasyonun da Türkiye’de gerçekleştirilmesi mümkün görünmüyordu.
Türkiye’nin Ruslara ne zaman açılacağına yönelik yeni tahmin!
Rusya Turizm Endüstrisi Birliği (RST) Başkan Yardımcısı Yuriy Barzıkin Türkiye uçuşlarının ne zaman başlayabileceğine yönelik tahminde bulundu. Rusya Turizm Endüstrisi Birliği (RST) Başkan Yardımcısı Yuriy Barzıkin, Türkiye, Tunus ve Yunanistan gibi tatil noktalarının Ruslar için yaz sonunda veya sonbaharın başlangıcında açılabileceği tahmininde bulundu. Yaz sonu veya sonbahar başında NSN radyosunda konuşan Barzıkin, tatil noktalarının açılmasının salgınla ilgili duruma bağlı olduğunu belirtti. Barzıkin Rusya’nın Türkiye, Tunus ve Yunanistan’la uçuşları büyük ihtimalle yaz sonunda veya sonbaharın başında yeniden başlatacağını düşündüğünü ifade etti. Sputnik’in haberine göre Barzıkin, Avrupa’daki başka noktalar için de benzer tahminlerde bulunulduğunu ekledi.(Turkrus) Kaynak : Turizm Ajnası
JAPONYA, TAŞIMACILIKTA “KRİPTO PARA” KABUL EDECEK
Günlük milyonlarca Japon tarafından kullanılan Japonya’nın en büyük demiryolu ve metro operatörü olan Japan Railways Group, ödeme seçeneği olarak Bitcoin gibi kripto varlıklarının entegrasyonunu planlıyor. JR Group’un kripto para ödemelerini sistemine entegre etmek için büyük bir bankayla ortaklaşa bir kripto para birimi şirketi kurma planı yaptığı bildiriliyor. Kripto Paraların ve Bitcoin’in Benimsenmes iJR Group’un kripto paraları metro işlemleri de dahil olmak üzere çeşitli ödemeler için kullanılan ulusal toplu taşıma kartına entegre etme planı gerçeğe dönüşürse bu kripto paraların benimsenmesinde teşvik edici dev bir hamle olabilir. JR Group’un yeni bir kripto para birimi girişimi oluşturma planlarına dayanarak, şirketin Rakuten’e benzer ödemeleri işleme koymak için kendi borsa veya altyapısını oluşturmak isteyebileceği düşünülüyor. Geçtiğimiz yıl Japonya’nın Amazon’u olarak bilinen en büyük e-ticaret şirketi olan Rakuten, Everybody’s Bitcoin borsasını 2 milyon dolara satın almış ve borsayı Rakuten Payments iştiraki altına geçirmişti. JR Group, kendi şirketini kurarak işlediği kripto para ödemelerinden işlem ücreti alarak yeni bir gelir kaynağı oluşturabilme potansiyeline sahip. JR Group’un banka tarafından yaratılan bir kripto para entegrasyonunu kullanma olasılığı da bulunuyor. Japonya’nın önde gelen bir finans kurumu olan Mizuho’nun şu anda kendi kripto parasını geliştiriyor. Japonya, kripto para farkındalığının yüksek olmasından dolayı bir taşımacılık şirketi için ödeme seçeneği olarak kripto para birimlerinin kabulü son derece mantıklı duruyor. Kaynak: lojiport.com
ÇİN, ABD’Yİ GEÇEREK AVRUPA BİRLİĞİ’NİN BİR NUMARALI TİCARİ PARTNERİ OLDU
Çin, ABD’yi geçerek Avrupa Birliği’nin bir numaralı ticari partneri oldu banner157 Çin, Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) sollayarak, 2020’de Avrupa Birliği’nin (AB) birinci ticari partneri oldu. Bu konumu Çin, ekonomisinin Covid-19 salgınından Batılı partnerlerine kıyasla daha hızlı kurtulup onlardan daha önce canlanmasına borçlu. Avrupa İstatistik Enstitüsü’nün (Eurostat) açıkladığı verilere göre, geçtiğimiz yılın bütünü itibarıyla Çin’in Avrupa Birliği ile ticareti, ihracatın ve ithalatın toplamı olarak 586 milyar dolara ulaştı. AB’nin ABD ile ticaret hacmi 555 milyar dolarda kaldı. Dolayısıyla Eurostat, bildirisinde Çin’in 2020 yılında AB’nin baş partneri olduğunu vurguladı. Eurostat’ın verilerine göre bu sonuç, AB’nin Çin’den yaptığı ithalatın 2020’de, bir yıl öncesine kıyasla yüzde 5,6; Çin’e yaptığı ihracatın da yine aynı dönemler kıyaslandığında yüzde 2,2 artmış olmasından kaynaklanıyor. Yine 2019 ile 2020 arasında AB’nin ABD’den ithalatı yüzde 13,2; ihracatı yüzde 8,2 oranlarında düştü. Geçen yılın ilk çeyreğinde Covid-19 pandemisi nedeniyle gerilemiş olan Çin ekonomisi, daha sonra hızla toparlanmakla kalmadı, yıl sonunda bir yıl öncesinin düzeyini bile aştı. Bu suretle Çin, Avrupa’dan özellikle otomobil ve lüks ürün sektöründe alımları artırdı. Çin’in Avrupa’ya ihracatı ise tıbbi ekipman ve elektronik ürünlerde odaklanan yoğun bir taleple karşılaştı. Dolayısıyla AB’nin Çin’e karşı dış ticaret açığı 2019’daki 164,7 milyar Euro’luk değeri 2020’de 181 milyara çıktı. Aynı sürede AB’nin ABD’ye karşı dış ticaret fazlası yaklaşık 151 milyar Euro düzeyinde sabitleşti. AB’nin üçüncü büyük dış ticaret partneri ise Çin ve ABD’den sonra birlikten ayrılan Birleşi Krallık oldu. Ancak AB’nin bu ülkeye ihracatı geçen yıl yüzde 13,2; ithalatı ise yüzde 13,9 oranında azaldı. Kaynak: transmedya.com
İMALAT SEKTÖRÜ İÇİN 300 MİLYON DOLARLIK ANLAŞMA
KOSGEB, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile kredi anlaşması imzaladı. JICA kredisi, Dünya Bankası ile koordinasyon içerisinde eş finansman projesi çerçevesinde sağlandı. 300 milyon dolarlık anlaşma, pandemiden etkilenen imalat sanayisindeki mikro ve küçük işletmeler ile 2017 yılı sonrası kurulan teknoloji tabanlı start-up’ları kapsıyor. Anlaşma, işletmelerin finansmana kolay erişimini sağlayacak. KAZAN-KAZAN ANLAYIŞI Anlaşmaya ilişkin imzalar, KOSGEB Başkanı Hasan Basri Kurt ile JICA Türkiye Başkanı Nobuhiro Ikuro tarafından atıldı. Törende konuşan KOSGEB Başkanı Hasan Basri Kurt, kazan-kazan anlayışıyla JICA ile iş birliklerini bundan sonra da arttırmayı istediklerini belirterek “Türkiye, yatırımlar açısından önemli bir coğrafi pozisyona sahip. Genç iş gücümüz fazla. Bunların değerlendirilmesi, katma değer üretir hale getirilmesi için Japon dostlarımızla ortak çalışmaktan mutluluk duyacağız.” dedi. SOSYAL ANLAMDA DA ÖNEMLİ JICA Türkiye Ofisi Başkanı Ikuro, kredi anlaşmasına imza atmaktan dolayı büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek “Bu projenin Türkiye ekonomisinde kilit rolü olan mikro ve küçük ölçekli işletmeler için öneminin farkındayım. Özellikle bu tip işletmelerde çalışanların işlerini koruması açısından yani sosyal anlamda da önemli bir proje olduğunu düşünüyorum. Mikro ve küçük ölçekli işletmelerin korona döneminde ve sonrasında kendinden emin şekilde Türk ekonomisine katkı sağlayacağını umuyor ve diliyorum.” diye konuştu. İMZALAR ATILDI Konuşmaların ardından Kurt ve Ikuro, mikro ve küçük işletmelere hızlı destek sağlayacak anlaşmayı imzaladı. KOSGEB Başkanı Kurt, günün anısına Ikuro’ya kahve fincanı hediye etti. TEKNOLOJİ TABANLI START-UP’LAR Anlaşma, imalat sektöründeki mikro ve küçük işletmeler ile 2017 yılı sonrasında kurulan imalat, bilgisayar programlama ve bilimsel Ar-Ge sektörlerindeki teknoloji tabanlı start-up’ları kapsıyor. Pandemi öncesinde de kısıtlı ekonomik imkanlarla Ar-Ge çalışmaları yürüten teknoloji tabanlı start-up’ların salgın döneminde yaşadıkları finansal güçlükleri aşmaları için bu anlaşma büyük önem taşıyor. Görüntü için ftp adresi : ftp://212.174.38.248/
130 BİN İŞLETMENİN YARARLANMASINI ÖNGÖRÜYORUZ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KOSGEB’in 5 milyar TL bütçeli yeni destek programını duyurdu. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da programın ayrıntılarını anlattı. KOSGEB’in Kovid-19’dan zarar gören imalat sektöründeki işletmeler ile 2017 ve sonrasında kurulan teknoloji tabanlı start up’lar için bu programı başlattığını ifade eden Bakan Varank, başvuruları 3-21 Mayıs arası alacaklarını kaydetti. Varank, mikro ölçekli işletmelere 30, küçük işletmelere 75 bin TL üst limitli destek vereceklerini vurgulayarak “Teknoloji tabanlı start-up’ların test ve sertifikasyon gibi ihtiyaçları için de 25 bin TL’ye kadar ilave destek sağlayacağız. Toplamda yaklaşık 130 bin işletmemizin bu programdan yararlanabileceğini öngörüyoruz.” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, MKE’de katıldığı etkinlikte “KOSGEB vasıtasıyla toplamda 5 milyar TL bütçeli yeni bir destek programı başlatıyoruz.” diyerek programı duyurdu. AKSİYON ALDIK Bakan Varank da daha sonra yaptığı açıklamada tüm dünyayı etkisi altına almaya devam eden pandeminin, bütün iş yapma biçimlerimizi değiştirdiğini söyledi. Sosyal hayattan ekonomiye, sanayiden teknolojiye kadar hayatın her alanında yeniliklerin bir biri ardına geldiğini kaydeden Varank, “Bu dönemde Kovid-19’a karşı ilk aksiyon alan ülkelerden biri olduk.” dedi. ENSTRÜMANLARI KULLANMAYA BAŞLADIK Bakan Varank, “Bu süreçten elbette ekonominin belkemiği olarak kabul ettiğimiz KOBİ’lerimiz de etkilendi. Pandeminin KOBİ’ler üzerindeki bu etkisini azaltmak için elimizdeki tüm enstrümanları aktif şekilde kullanmaya başladık.” diye konuştu. KOBİ’LERİN NABZINI TUTTUK Varank, KOSGEB alacaklarını 3 ay süreyle ertelediklerini, projelere de 4 ay ek süre tanıdıklarını anlatarak “Süreç boyunca yaptığımız anketlerle de KOBİ’lerimizin nabzını tutarak taleplerini almayı ihmal etmedik.” dedi. Bu olağanüstü dönemi, proaktif bir yönetim anlayışıyla sürdürmeye devam ettiklerinin altını çizen Varank, şöyle devam etti: YENİ PROGRAM: Bildiğiniz gibi sayın Cumhurbaşkanımız KOSGEB vasıtasıyla toplamda 5 milyar TL bütçeli yeni destek programımızı duyurdu. Mikro ve Küçük İşletmelere Hızlı Destek Programı; imalat, bilgisayar programlama ve bilimsel Ar-Ge gibi sektörlerde faaliyet gösteren mikro ve küçük işletmelerin finansmana kolay erişimini hedefliyor. ÖDEMELER 2024’TEN SONRA: Bu program ile Kovid-19’dan etkilenen işletmelerimizi destekleyeceğiz. 2020’da 2019’a kıyasla belirli bir gelir kaybına uğrama veya nakit akışı bozulma durumuna bakacağız. Kapsama giren ve 2020 yılı Mart ayı istihdamını koruyan işletmelerimiz, geri ödemeli bu desteğimizden faizsiz olarak yararlanabilecek. İşletmelerimiz 3 yıl sonra yani 2024’ten itibaren ödemelerini eşit taksitlerle yapacak. TEKNOLOJİK FAALİYETLERE İLAVE 25 BİN TL: Bu programımız ile bir yıl önceki istihdamlarını koruyan işletmelere mikro ölçekliyse 3 ayda toplamda 30, küçük ölçekliyse yine 3 ayda toplamda 75 bin TL’ye kadar destek vereceğiz. Teknoloji tabanlı start-up’ların bu yıl içinde gerçekleştirdikleri veya gerçekleştirmeyi planladıkları teknoloji faaliyetleri için de ekstra 25 bin TL’ye kadar ilave destek sağlayacağız. Yine bu start-up’lara özel olarak, gelir kaybı veya nakit akışı kriterine bakmayacağız. İŞLETMELERE ÇAĞRI: Toplamda yaklaşık 130 bin işletmemizin bu programdan yararlanabileceğini öngörüyoruz. Şu anki hedefimiz, Haziran ayında ilk destek ödemelerini yapmak. Mikro ve küçük ölçekli şartları tutan işletmelerimizin finansmana hızlı ve kolay erişimini sağlayacak bu desteğimizin Türkiye’deki KOBİ ekosistemine hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu vesileyle mikro ve küçük işletmeleri, bu programımızdan yararlanmaya davet ediyorum.
TÜM DEVLET DESTEKLERİ BİR TIK UZAKLIKTA
Tüm devlet desteklerini tek bir platformda toplayan www.yatirimadestek.gov.tr, yatırım yapmak, iş fikirlerini hayata geçirmek isteyenlerin yeni adresi oldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, kamu tarafından verilen hibe, teşvik ve desteklerin tek bir çatı altında sunulduğu internet sitesini videolu bir mesaj ile anlattı. Bakan Varank, mesajında, “Yatırım yapmak, fikrini ticarileştirmek isteyenlerin işi artık daha kolay. Devletin verdiği destek, teşvik ve hibeleri tek çatı altında www.yatirimadestek.gov.tr adresinde topladık. Yatırımcının, girişimcinin işini kolaylaştırmaya var gücümüzle devam ediyoruz!.” ifadelerini kullandı. YATIRIMA İLİŞKİN TÜM SÜREÇLER Bakan Varank’ın sosyal medyada paylaştığı videoda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen web sitesinin yatırıma ilişkin tüm süreçleri ayrıntıları ile aktardığı ifade ediliyor. GELİŞMİŞ ALGORİTMA Web sitesinin ana sayfasında yer alan arama motoru hızlı ve güvenilir sonuçlar veriyor. Destek ilanlarının özet veya detaylı bilgilerine anında erişim sağlayan sitede, gelişmiş arama algoritması ile daha detaylı aramalar da yapılabiliyor. TEŞVİK ROBOTU Sitede bulunan “Teşvik Robotu” ile yatırım yapılması düşünülen şehir ve sektörle ilgili ayrıntılara yer veriliyor. Yatırım teşvikinin getirisini tahmini olarak paylaşan sitede, “Yatırımcı Sözlüğü” ile destekler ya da yatırım ile ilgili teknik terimlerin anlamı öğrenilebiliyor. YATIRIM FIRSATLARI Sitenin “Yatırım Fırsatları” bölümünde yerel, ulusal ve küresel fırsatlara yönelik hazırlanmış ön fizibilite çalışmaları da bulunuyor. Örnek yatırım konularıyla ilgili özet bilgilere ulaşılabiliyor. Yatırım maliyetleri ve geri dönüş süresiyle ilgili detaylı bilgiler edinilebiliyor. UZMANLARA ANINDA ULAŞILABİLİYOR Sitede yer alan “Soru-cevap” sayfasında, Kalkınma Ajanslarının 81 ilde görev yapan yatırım destek ofisi uzmanlarına anında ulaşılabiliyor. Böylece yatırım süreçleri, yatırımı hayata geçirmek için verilecek devlet destekleri ve yatırım boyunca ihtiyaç duyulan danışmanlık hizmetine kolayca erişim sağlanabiliyor. TÜM GELİŞMELERDEN HABERDAR OLUN “www.yatirimadestek.gov.tr” adresine kayıt yaptıran kullanıcılar, devlet destekleriyle ilgili tüm gelişmelerden anında haberdar olabiliyor. YENİLİKÇİ BİR YAKLAŞIM Yatırımcılara destek olma konusunda bütüncül ve yenilikçi bir yaklaşım olarak hayata geçen www.yatirimadestek.gov.tr, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Kalkınma Ajansları Yatırım Destek Ofislerinin iş birliğiyle hazırlandı. Haberin Videosu için : youtu.be/yAI0OZPeAww
FİLYOS LİMANI, BÖLGEYİ DENİZ TİCARETİNİN MERKEZİ YAPACAK
Filyos Limanı yapım çalışmalarını yerinde inceleyen Bakan Karaismailoğlu, Filyos Limanı’nın bölgeyi kalkındıracağını; ekonomiye, istihdama büyük bir katkı vereceğini bildirdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, “Tamamlandığında Karadeniz hinterlandının en önemli deniz kapısı olacak olan Filyos Limanı, bu noktada Zonguldak’ı hak ettiği yere taşıyacak ve bölgesel deniz ticaretinin merkezi yapacak. Sadece Zonguldak’ın değil, başta Karabük ve Bartın olmak üzere tüm Batı Karadeniz ve İç Anadolu’nun ana ihracat merkezi haline dönüşecek” dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, bir dizi ziyaret ve incelemede bulunmak için Zonguldak’a geldi. Filyos Limanı yapım çalışmalarını yerinde inceleyen Bakan Karaismailoğlu, Filyos Limanı’nın hizmete girdiği ilk günden itibaren bölgeyi kalkındıracağını; ekonomiye, istihdama büyük bir katkı vereceğini belirterek; basına önemli açıklamalarda bulundu. – “Filyos Limanı hem bölgeyi hem de ülkeyi lojistik alanında daha da ileriye taşıyacak” Mavi Vatanda güçlenen hakimiyetin bir nişanesi olan Filyos Limanı’nın Türkiye’nin gurur projelerinden biri olduğunu belirten Bakan Karaismailoğlu, Filyos Limanı’nın sadece bir liman olmasının ötesinde hem bölgeyi hem de Türkiye’yi lojistik alanında daha ileriye taşıyacak “dev bir lojistik merkez” projesi olduğunu dile getirdi. Karaismailoğlu, “Tamamlandığında Karadeniz hinterlandının en önemli deniz kapısı olacak olan Filyos Limanı, bu noktada Zonguldak’ı hak ettiği yere taşıyacak ve bölgesel deniz ticaretinin merkezi yapacak. Filyos Limanı hizmete girdiğinde, yıllık 25 milyon ton konteyner elleçleme kapasitesi ile büyük tonajlı gemilerin yeni adresi olacak. Sadece Zonguldak’ın değil, başta Karabük ve Bartın olmak üzere tüm Batı Karadeniz ve İç Anadolu’nun ana ihracat merkezi haline dönüşecek” diye konuştu. – “Marmara Limanları ve Boğazların yükünü hafifletecek” Bakan Karaismailoğlu; Rusya, Balkanlar ve Orta Doğu ülkeleri arasındaki kombine taşımacılık zincirinin aktarma merkezi olarak Filyos Limanı’nın tüm bölgenin yükünü Karadeniz’den; Rusya’ya, Balkanlara hatta İskandinav ülkelerine taşıyacağını bildirdi. Karaismailoğlu, açıklamalarına şu şekilde devam etti: “Marmara Limanları ve Boğazların yükünü hafifletecek. Hatta artan gemi trafiği nedeniyle Boğazların karşı karşıya kaldığı tehdidi azaltacak. Şu an itibariyle proje genelinde altyapı gerçekleşme oranı yüzde 99.5’e ulaşan limanımız; 14 metre derinliğindeki rıhtım ile 70 bin detveyt tonluk Genel Kargo gemileri ile 8 bin TEU’luk Konteyner gemilerine, 19 metre derinliğindeki rıhtım ile 180 bin detveyt tonluk Kuru Yük gemileri ile 14 bin TEU’luk Konteyner gemilerine hizmet verecektir. Aynı anda, farklı boyutlarda 13 geminin elleçlenmesi yapılabilecektir.” – “Doğalgaz çalışmaları için gereken lojistik destek Filyos limanımızdan sağlanacak” Filyos Limanı’nın önemli bir misyonu daha üstleneceğini belirten Bakan Karaismailoğlu, şu bilgileri aktardı: “Bizleri milletçe sevince boğan doğalgaz keşfinden sonra, TPAO’nun Filyos Limanı ve geri sahasından yararlanması için limanımıza tahsis edilen alan da genişlemiştir. Doğalgaz çalışmaları için gereken lojistik destek limanımızdan sağlanacak. Filyos Limanı hizmete girdiği ilk günden itibaren bölgemizi kalkındıracak, ekonomiye, istihdama büyük bir katkı verecektir. Bu limanın bağlantı yollarını da en iyi şekilde tesis etmeniz gerekiyor. Filyos Limanı ve Filyos Endüstri Sanayi Bölgesi İltisak Hattı Bağlantısı projesi ile 12 km demiryolu ve 4,5 km karayolu inşa edeceğiz.” Bakan Karaismailoğlu, ayrıca Anadolu Ajansı Zonguldak muhabiri Ferdi Akıllı’nın hayatını kaybetmesinden dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirerek; Merhuma Allah’tan rahmet, tüm yakınlarına ve Anadolu Ajansı’na başsağlığı diledi. Zonguldak programı kapsamında ziyaretlerine devam eden Bakan Karaismailoğlu, Zonguldak Valiliği’ni, Mithatpaşa Tünelleri Şantiyesi’ni, Zonguldak Belediye Başkanlığı’nı, AK Parti Zonguldak İl Başkanlığını ziyaret edip, Kozlu Köprülü Kavşağı’nda ve Bülent Ecevit Köprülü Kavşağı’nda incelemelerde bulundu.Kaynak: www.uab.gov.tr
10 SORUDA KONTEYNER KRİZİ
Global konteyner krizi ve ani artan ürün ticareti talebi sebebiyle navlunların hiç olmadığı kadar arttığını belirten UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Denizyolu Çalışma Grubu Başkanı Cihan Özkal, ekipman ve yer sıkışıklığı sorunun Eylül ayına kadar devam etmesinin beklendiğini söyledi. Özkal, bu tür krizlere karşı yatırım miktarı yaklaşık 4 milyar Amerikan doları olması beklenen çoğunluk hissesinin özel sektörde olduğu, belirli oranda kamu hissesi de olan ve halka açık, dünya çapında bir konteyner hattının (armatör şirketinin) kurulmasını önerdi. UTİKAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Denizyolu Çalışma Grubu Başkanı Cihan Özkal, denizyolu taşımacılığının mevcut durumunu, konteyner krizinin dünya ve Türkiye’de yarattığı sorunları ve Türkiye’nin denizyolu taşımacılığında neler yapması gerektiğini 10 soruda cevapladı. 1- Denizyolu taşımacılığı neden önemli? Ticaretin küreselleşmesinde öncü ve önemli rol oynayan denizyolu taşımacılığı genellikle büyük hacme sahip, birim fiyatı ve zaman duyarlılığı düşük yüklerin taşınması açısından son derece önemli bir taşıma modu ve dünya ticaretini en çok etkileyen taşımacılık türü. Son yarım yüzyılda denizyolu ile yapılan taşımaların hacminin 20 kat artış göstermesi, 2019 yılında tüm dünyada taşınan yüklerin hacmen %84 oranında denizyolu ile taşınması, küresel denizyolu taşımacılığının önemini ortaya koymaktadır.Diğer yandan denizyolu yük taşımacılığında koronavirüs pandemisinden önce de durgunluk vardı. 2019 yılında küresel denizyolu ticareti sadece %0,5 oranında büyüdü ve 2018 yılındaki %2,8 oranındaki büyümenin altında kaldı. 2019 yılı büyüme oranı 2008-2009 küresel finans krizinin denizyolu ticaretine etkilerinden bu yana en düşük oran oldu. 2- Denizyolu taşımacılığının Türkiye’deki son durumu nedir? Coğrafi bakımdan bir yarımada olan Türkiye, Avrupa, Asya ve Afrika’nın kavşak noktasında konumlanmaktadır. Ancak Türkiye’nin dış ticaretinde önemli paya sahip denizyolu taşımacılığının önünde özellikle transit taşımacılık faaliyetleri açısından gelişim alanları bulunmaktadır.Türkiye’de 2010 ve 2020 yılının üçüncü çeyreğine kadar olan dönemde denizyolu ile taşınan ithalat yükleri 2019 yılına kadar %60’larda seyretti. 2014 ve 2015 yıllarında payı %69’a kadar yükseldi. Ancak 2020 yılının ilk üç çeyreği sonunda 10 yıllık dönem içerisinde, ilk kez payı %60’ın altına indi ve %58,10 oldu. Değer bazında ihracat taşımalarında ise denizyolu taşımacılığı incelenen dönemde payını 2015-2018 yılları arasında sürekli artırdı. 2018 yılında ihracat taşımalarında değer bazında payı incelenen dönemin en yüksek oranı olan %63,31’e kadar yükseldi. İthalatta olduğu gibi ihracatta da denizyolu taşımacılığının değer bazındaki payı 2020 yılının ilk üç çeyreği sonunda %60’ın altında kaldı ve %59,86 olarak gerçekleşti. 3- Denizyolu konteyner taşımacılığının dünya ticaretine etkisi nasıl oldu? Özellikle 80’li yıllar itibarıyla, süratle konteyner ile denizyolu taşımacılığının dünyada yaygınlaşması ve bu taşımacılık türüne göre yeni nesil konteyner gemilerinin ve yeni nesil limanların kurulmaya başlanmasıyla küresel çapta denizyolu taşımacılığı büyümeye ve değişmeye başladı. Üretilen birçok ürünün konteynerize olabilecek şekilde ölçülendirilmesi, üretim, depolama süreçlerinin buna göre yapılması, yükleme ve boşaltmada yeni yöntem ve kuralların oluşturulması dünya konteyner deniz yolu taşımacılığının yaygınlaşmasına vesile oldu. 4- Denizyolu konteyner taşımacılığında neler oluyor? Pandemi sebebiyle Şubat ve Mart 2020 itibariyle ülkelerde kapanmalar, global çapta talepte ve arzda, anormallikler yaşanmaya başladı. Pandeminin başladığı yer Çin, bundan ilk kurtulan ve normal çalışma temposuna dönüş yaparken, birikmiş siparişler ve üretimin de hız kazanmasıyla yüksek miktarlarda ekipman ihtiyacı yarattı. Ortalama her yıl %4 artan konteyner üretimi pandemi sürecinde olumsuz etkilendi ve üretim düştü. Pandeminin başında Çin’in durmasıyla armatörlerin ilk reaksiyonları, “blank sailing” dediğimiz sefer iptalleri oldu. Ayrıca pandemi kaynaklı ithalat yüklerinin boşaltılmasındaki yavaşlama sonucu, boş ekipman temininde de sorunlar yaşanmaya başladı.Tüm büyük armatörler (hatlar; Maersk, MSC, Hapag Lloyd,…
REKOR ÜRETİME RAĞMEN KONTEYNER KRİZİ UZAYACAK
Veriler konteyner ekipman üretiminin ilk çeyrekte rekor kırdığını gösterse de, uzmanlar yeni konteyner üretiminin bu yıl tahmin edilen %52’lik artışa rağmen talebe yetmeyeceği ve konteyner sıkıntılarının 2022’ye sarkabileceği görüşünde. Pandemiyle birlikte başlayan ve doğru noktada yeterince konteyner olmamasıyla büyüyen konteyner krizi, sektörün iki önemli leasing devinin öngörülerine göre – bu yıl görülecek rekor yeni üretime rağmen – 2022 yılına uzayabilir. Konteyner leasing şirketleri Triton International ve CAI Intenational, nisan ayında ilk çeyrek sonuçlarını açıklarken “konteyner kapasitesi yetersiz olmaya devam ettikçe, konteyner kiralayıcıları için kârlı bir yıl olacağı” beklentisini paylaştı. Freight Waves haberine göre, iki şirket de arzın yetersiz olması nedeniyle fiyatların yükseldiğine dikkat çekerek bu durumun muhtemelen 2022’ye de sarkarak leasing performansına olumlu etki edeceğine işaret etti. CAI International CEO’su “Deniz taşımacılığı yapan şirketlerin şu anda mücadele ettikleri konteyner kıtlığınına ilişkin bir rahatlama beklentileri yok. Yani bizim için görünüm en az yıl sonuna kadar ve muhtemelen 2022’ye de sarkacak şekilde, hayli iyi görünüyor” diye konuşuyor. Toplam kapasite %6-8 artabilir Dünyadaki toplam konteyner üretiminin yaklaşık yüzde 80’i sadece üç Çinli şirketten geliyor: CIMC, DIC ve CXIC. Üretimde rekor büyüme var ve konteyner sektörünü yakından izleyen Drewry verilerine göre bu yıl sektörün toplam yeni konteyner üretiminin geçen yıla göre yüzde 52 artacağı tahmin ediliyor. Tahminler bu rekor artışın toplam konteyner kapasitesini yüzde 6 ila 8 artıracağı yönünde. Ancak konteyner çok hızlı üretilebilen bir ürün değil ve üretim yatırımlarının zaman alması, kapasite kısıtını yeterince hızlı bertaraf etmeyi zorlaştırıyor. Bu yıl üretimde rekor görülecek İlk çeyrekte 1,4 milyon TEU konteyner üretimi ile çeyreklik üretim bazında tarihi bir rekor kırıldığını aktaran Drewry Shipping Consultans tahminlerine göre küresel konteyner hacmi 2020’de yüzde 5,8 artışla 45,7 milyon TEU’ya yükseldi. İlk çeyrekteki üretim 2020 son çeyreğe göre yüzde 10’un üzerinde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21’lik bir artışa denk geliyor. Rekor ilk çeyrek üretimin ardından Drewry yılın 4,7 milyon TEU üretimle kapatılacağı görüşünde. Drewry’den konteyner ekipmanları kıdemli analisti John Fossey “Mevcut üretim faaliyetine göre toplam 2021 üretiminin 4,7 milyon TEU’yu geçebileceğini öngörüyoruz. Bu en son 2018’de görülen 4,42 milyon TEU’luk rekorun da üzerine çıkılacağı, geçen yılki 3,1 milyon TEU’luk üretime göre yüzde 52’lik bir artış kaydedileceği anlamına geliyor” diye açıklıyor. Yıl sonuna kadar tüm üreticilerde üretim kapasitelerinin dolu olduğunu belirten Drewry, ilk çeyrek üretiminin yüzde 90’ının 40ft yüksek kübik konteynerden oluştuğu bilgisini veriyor. Yeni üretimin %45’i eskiyen konteynerleri yenilemeye gidiyor Yeni konteyner üretimi sadece artan talebi karşılamak için değil, 15 yıllık ömrünü dolduran konteynerlerin yerini doldurmak için de gerekiyor. The Load Star analizinde sektörde genelde konteynerler için 15 yıllık bir yaşam biçildiği belirtilerek 2005 ve 2009 yılları arasında üretilen konteynerlerin büyük bir kısmının faliyet hayatının yakında sona ereceği belirtiliyor. Bu yılki rekor üretim getiren siparişlerin yüzde 45’inin yenileme ihtiyaçlarına gittiğini belirten Fossey, 2000’li yılların sonunda çok fazla üretim gerçekleştiğini ve yeni üretimin yenilemeye gidecek payının gelecek yıl ve 2025’e kadar yüzde 60’ın üzerine çıkacağını aktarıyor. Limanlardaki sıkışma yeni kapasiteyle hemen çözülmez” Denizcilik sektörüne danışmanlık yapan Drewry’den konteyner analisti Fossey de konteyner leasing şirketleriyle aynı fikirde: “Bu rekor üretim de muhtemelen şu anda dünyadaki birçok denizcilik şirketi ve brokerin mücadele ettiği akut konteyner kısıtlarını hafifletemeyecek. Korkarım arz kısıtı yıl sonuna kadar devam edecek.” Fossey, taşıyıcılar yeni kapasiteye sahip olsa da, limanların bu kapasite artışına ayak urdurmasının da zaman alacağını…

































