REKOR ÜRETİME RAĞMEN KONTEYNER KRİZİ UZAYACAK

Veriler konteyner ekipman üretiminin ilk çeyrekte rekor kırdığını gösterse de, uzmanlar yeni konteyner üretiminin bu yıl tahmin edilen %52’lik artışa rağmen talebe yetmeyeceği ve konteyner sıkıntılarının 2022’ye sarkabileceği görüşünde.

Pandemiyle birlikte başlayan ve doğru noktada yeterince konteyner olmamasıyla büyüyen konteyner krizi, sektörün iki önemli leasing devinin öngörülerine göre – bu yıl görülecek rekor yeni üretime rağmen – 2022 yılına uzayabilir.

Konteyner leasing şirketleri Triton International ve CAI Intenational, nisan ayında ilk çeyrek sonuçlarını açıklarken “konteyner kapasitesi yetersiz olmaya devam ettikçe, konteyner kiralayıcıları için kârlı bir yıl olacağı” beklentisini paylaştı. Freight Waves haberine göre, iki şirket de arzın yetersiz olması nedeniyle fiyatların yükseldiğine dikkat çekerek bu durumun muhtemelen 2022’ye de sarkarak leasing performansına olumlu etki edeceğine işaret etti. CAI International CEO’su “Deniz taşımacılığı yapan şirketlerin şu anda mücadele ettikleri konteyner kıtlığınına ilişkin bir rahatlama beklentileri yok. Yani bizim için görünüm en az yıl sonuna kadar ve muhtemelen 2022’ye de sarkacak şekilde, hayli iyi görünüyor” diye konuşuyor.

Toplam kapasite %6-8 artabilir

Dünyadaki toplam konteyner üretiminin yaklaşık yüzde 80’i sadece üç Çinli şirketten geliyor: CIMC, DIC ve CXIC. Üretimde rekor büyüme var ve konteyner sektörünü yakından izleyen Drewry verilerine göre bu yıl sektörün toplam yeni konteyner üretiminin geçen yıla göre yüzde 52 artacağı tahmin ediliyor. Tahminler bu rekor artışın toplam konteyner kapasitesini yüzde 6 ila 8 artıracağı yönünde. Ancak konteyner çok hızlı üretilebilen bir ürün değil ve üretim yatırımlarının zaman alması, kapasite kısıtını yeterince hızlı bertaraf etmeyi zorlaştırıyor.

Bu yıl üretimde rekor görülecek

İlk çeyrekte 1,4 milyon TEU konteyner üretimi ile çeyreklik üretim bazında tarihi bir rekor kırıldığını aktaran Drewry Shipping Consultans tahminlerine göre küresel konteyner hacmi 2020’de yüzde 5,8 artışla 45,7 milyon TEU’ya yükseldi. İlk çeyrekteki üretim 2020 son çeyreğe göre yüzde 10’un üzerinde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21’lik bir artışa denk geliyor. Rekor ilk çeyrek üretimin ardından Drewry yılın 4,7 milyon TEU üretimle kapatılacağı görüşünde.

Drewry’den konteyner ekipmanları kıdemli analisti John Fossey “Mevcut üretim faaliyetine göre toplam 2021 üretiminin 4,7 milyon TEU’yu geçebileceğini öngörüyoruz. Bu en son 2018’de görülen 4,42 milyon TEU’luk rekorun da üzerine çıkılacağı, geçen yılki 3,1 milyon TEU’luk üretime göre yüzde 52’lik bir artış kaydedileceği anlamına geliyor” diye açıklıyor. Yıl sonuna kadar tüm üreticilerde üretim kapasitelerinin dolu olduğunu belirten Drewry, ilk çeyrek üretiminin yüzde 90’ının 40ft yüksek kübik konteynerden oluştuğu bilgisini veriyor.

Yeni üretimin %45’i eskiyen konteynerleri yenilemeye gidiyor

Yeni konteyner üretimi sadece artan talebi karşılamak için değil, 15 yıllık ömrünü dolduran konteynerlerin yerini doldurmak için de gerekiyor. The Load Star analizinde sektörde genelde konteynerler için 15 yıllık bir yaşam biçildiği belirtilerek 2005 ve 2009 yılları arasında üretilen konteynerlerin büyük bir kısmının faliyet hayatının yakında sona ereceği belirtiliyor. Bu yılki rekor üretim getiren siparişlerin yüzde 45’inin yenileme ihtiyaçlarına gittiğini belirten Fossey, 2000’li yılların sonunda çok fazla üretim gerçekleştiğini ve yeni üretimin yenilemeye gidecek payının gelecek yıl ve 2025’e kadar yüzde 60’ın üzerine çıkacağını aktarıyor.

Limanlardaki sıkışma yeni kapasiteyle hemen çözülmez”

Denizcilik sektörüne danışmanlık yapan Drewry’den konteyner analisti Fossey de konteyner leasing şirketleriyle aynı fikirde: “Bu rekor üretim de muhtemelen şu anda dünyadaki birçok denizcilik şirketi ve brokerin mücadele ettiği akut konteyner kısıtlarını hafifletemeyecek. Korkarım arz kısıtı yıl sonuna kadar devam edecek.” Fossey, taşıyıcılar yeni kapasiteye sahip olsa da, limanların bu kapasite artışına ayak urdurmasının da zaman alacağını belirterek şu değerlendirmeyi yapıyor: “Liman operatörlerinin yeni çalışan alıp eğitmesi, bunun gerisinde limandan ana kara içlerine demiryolu ve karayolu taşımacılığında da pandemi nedeniyle işgücü sorunları yaşanıyor. Bu da gelen ithalatın limandan daha hızlı alınmasını daha da güçleştiriyor.” Fossey limanlardaki sıkışmanın yıl sonuna kadar devam edeceğinin çok bariz olduğunu belirterek konteyner döngü sürelerinin COVID-19 öncesi seviyelere geri gelmesi gerektiğini söylüyor ve ekliyor “Ancak bu büyük olasılıkla yıl sonuna, muhtemelen de 2022’ye kadar gerçekleşmeyecek.” Drewry başka bir detaya da dikkat çekiyor: Aslında ticareti ve büyümeyi destekleyecek filolarda yeterli ekipman var fakat bu konteynerler ‘yanlış yerlerde’.

Kriz nasıl başlamıştı? Önce COVID-19 nedeniyle 2020’nin başlarında birçok taşıyıcıda sefer iptalleri oldu. Sonra küresel ekonomideki iyileşme ve gecikmiş talep özellikle Asya’dan Batı’ya siparişlerde çok sert bir artışa neden oldu ve Çin’den dolu çıkan konteynerler yine Asya’ya boş döndü. ABD gibi ülkelerin boş konteyner çıkışına izin vermemesi ise zaten sıkışıklık yaşanan limanlardaki trafiği daha da sıkıştırmış oldu.

Enflasyonel baskı da yaratıyor

Konteynerin yetersiz olması, hem konteynerin kendi fiyatını hem de navlunu tüm dünyada yükseltiyor. Yeni konteyner fiyatları geçen yıla göre yüzde 90 artmış durumda. 40fit yüksek küp (HC) bir konteynerin fiyatı 2021’de 6.160 dolar civarında. Kısıtlı üretim kapasitesi konteyner lease sürelerini de uzattı. Fossey geçmişte 9-10 yıllık olan konteyner lease sürelerinin 15 yıla kadar uzadığına şahit olduklarını aktarıyor. Navlunda yaşanan artışlar da ABD’de 2012’den bu yana görülmemiş enflasyon oranlarına neden oluyor.

Hilal SARI – DÜNYA
Kaynak: lojiport.com

  • Benzer Haberler

    RUMELİ’DEN İSTİKLAL YOLUNA GÖNÜL KÖPRÜSÜ: BAYRAMPAŞALI ÇOCUKLARIN ELLERİNDEN GAZZE’YE ANLAMLI DESTEK

    İSTANBUL – İstanbul Bayrampaşa’da, milli mücadele ruhunu Balkanlardan Anadolu’ya taşıyan ve oradan da Gazze’ye uzatan tarihi bir programa imza atıldı. Bayrampaşa Tuna İlkokulu tarafından hazırlanan, Bayrampaşa Rumeli Balkan Platformu ve Kastamonulular Dayanışma Derneği (KAS-DER) iştirakiyle düzenlenen “Rumeli’den İstiklal Yoluna Gönül Köprüsü” projesi kapsamında gerçekleştirilen etkinlik büyük bir katılımla tamamlandı. Proje kapsamında düzenlenen “İstiklalimizin Kadın ve Çocuk Kahramanları” adlı program, katılımcılara duygu dolu anlar yaşatırken, mazlum Gazze halkı için de umut ışığı oldu. İstiklal Yolu’nun Kalbi Bayrampaşa’da AttıProjenin mimarı olan Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan öncülüğünde hayata geçirilen programa, milli mücadelenin en önemli simgelerinden olan İstiklal Yolu’nun kalbinden, Kastamonu İnebolu Evrenye Mehmet İnce İlk ve Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri de misafir olarak katılarak tarihi bir bağ kurdu. Programa ayrıca Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur, Belediye Başkan Vekili İbrahim Akın ve İlçe Emniyet Müdürü Abidin Erikli başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve vatandaş katıldı. İstiklal Madalyalı Plaketler Takdim EdildiPrograma davet edilen ancak rahatsızlığı dolayısıyla katılamayan İnebolu Belediye Başkanı Engin Uzuner, gönderdiği özel selam ile birlikte anlamlı bir jestte bulundu. Belediye Başkanı’nın selamı eşliğinde gönderilen kıymetli İstiklal Madalyalı plaketler, misafir okulun müdürü tarafından Bayrampaşa İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Mamur ve Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan’a sahnede takdim edildi. Zeytin Dallarıyla Barış Mesajı ve Gözyaşlarıyla İzlenen OratoryoMehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte sahne alan çocuk korosu öğrencileri, boyunlarında Filistin atkıları ve ellerinde barışın simgesi olan zeytin dallarıyla sahneye çıkarak tüm dünyaya anlamlı bir mesaj verdi. Programda sergilenen duygu yüklü oratoryo gösterisi ise salonda adeta zamanı durdurdu. Milli mücadele yıllarını ve kahraman kadınlarımızı canlandıran çocukların performansı karşısında birçok seyirci gözyaşlarına hakim olamadı. Büyük bir titizlikle hazırlanan çocuk korosu, oratoryo, mehteran takımı ve halk oyunları gösterilerinin her biri salonu dolduran misafirler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Program kapsamında açılan özel fotoğraf sergisi de katılımcılardan tam not aldı. Müdür Nejat Çağlayan: “Bu Büyük Mirası Gelecek Nesillere Aktaracağız”Programın önemine değinen Tuna İlkokulu Müdürü Nejat Çağlayan yaptığı açıklamada şunları kaydetti:“Proje kapsamında düzenlediğimiz bu programın amacı; İstiklal Yolu’nun önemini ve tarihimizin onurlu sayfalarını yeni nesillere aktararak, çocuklarımızın milli bilinç ve vatan sevgisiyle yetişmesine katkı sağlamak olacaktır. Rumeli’den İstiklal Yolu’na uzanan bu gönül köprüsü; ortak tarihimizin ve ortak geleceğimizin sembolüdür. Bizlere düşen görev; bu büyük mirası anlamak, anlatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır.” Çocukların Dayanışma Ruhu: Kızılay Aracılığıyla Gazze’ye 110.750,00 TL YardımProgramın en anlamlı ve fedakâr yönü ise toplanan yardımlar oldu. Etkinlik kapsamında, Gazzeli kardeşlerimize ithaf edilerek toplanan 110.750,00 TL tutarındaki insani yardım, bölgedeki ihtiyaç sahibi ailelere ve çocuklara ulaştırılmak üzere Türk Kızılayı’na teslim edildi. Hem tarihi bilinci gelecek nesillere aktaran hem de sınırları aşan bir kardeşlik köprüsü kuran bu anlamlı proje, toplumsal dayanışmanın ve vefanın en güzel örneklerinden biri olarak hafızalara kazındı. İletişim Bilgileri:Kurum: Bayrampaşa Tuna İlkokulu MüdürlüğüWeb: tunaio.meb.k12.trYer: Bayrampaşa / İstanbul

    KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın mesajı

    Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; sivil toplum kuruluşlarını ortak akıl, dayanışma, iş birliği ve sürdürülebilir etki anlayışıyla bir araya getiren güçlü bir çatı yapı olarak faaliyet göstermektedir. KSTK; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörleri aynı masa etrafında buluşturarak toplumsal sorunlara kalıcı çözümler üretmeyi hedeflemektedir. Eğitimden çevreye, sosyal kalkınmadan uluslararası ilişkilere, dijital dönüşümden kadın, gençlik, sağlık, hukuk ve kültür alanlarına kadar birçok başlıkta komisyonlarıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu özel haberimizde, Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu’nun vizyonunu, misyonunu, topluma sunduğu değeri ve Türkiye’den küresel ölçekte oluşturmayı hedeflediği sivil toplum etkisini ele alıyoruz. HABER SPOTU Türkiye’de sivil toplum alanında yeni bir vizyon ortaya koyan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, farklı alanlarda faaliyet gösteren STK’ları, kamu kurumlarını, akademiyi, özel sektörü ve yerel aktörleri ortak akıl etrafında buluşturmayı hedefliyor. KSTK; dayanışma, sürdürülebilir iş birliği ve uluslararası etki vizyonuyla sivil toplumda güçlü bir çatı yapı olarak dikkat çekiyor. ANA HABER METNİTürkiye’de sivil toplum alanında yeni bir dönemin kapılarını aralayan Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu, kısa adıyla KSTK; farklı alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını ortak bir amaç, ortak akıl ve güçlü bir iş birliği zemini etrafında buluşturuyor. KSTK, yalnızca bir konfederasyon yapısı olmanın ötesinde; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, özel sektör, akademi ve yerel aktörler arasında köprü kuran stratejik bir platform olarak konumlanıyor. Konfederasyonun temel yaklaşımı, toplumsal sorunlara tek yönlü çözümler üretmek yerine, farklı paydaşların bilgi, deneyim ve kaynaklarını aynı masa etrafında birleştirmek üzerine kuruluyor. Günümüzde sivil toplumun rolü artık yalnızca yardım faaliyetleriyle sınırlı değil. Toplumsal kalkınma, sosyal dayanışma, eğitim, çevre, kültür, gençlik, kadın, sağlık, hukuk, dijital dönüşüm, uluslararası ilişkiler ve sosyal projeler gibi birçok alanda sivil toplum kuruluşları daha güçlü, daha görünür ve daha etkili olmak zorunda. İşte KSTK bu noktada devreye giriyor. Küresel Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu; üye kuruluşlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi, ortak projeler geliştirmeyi, ulusal ve uluslararası iş birliklerini artırmayı ve sivil toplumun karar alma süreçlerinde daha etkin bir aktör haline gelmesini amaçlıyor. Konfederasyonun vizyonunda; yerelden küresele uzanan güçlü bir sivil toplum ağı oluşturmak, farklı ülkelerden ve farklı alanlardan paydaşları aynı hedef doğrultusunda buluşturmak ve sürdürülebilir sosyal etki üreten projeler geliştirmek yer alıyor. KSTK’nın çalışma alanları ise oldukça geniş bir perspektife sahip. Avrupa Birliği ve sosyal projelerden dijital dönüşüm ve yapay zekâ stratejilerine, eğitimden gençliğe, kadın çalışmalarından sosyal yardımlara, uluslararası ilişkilerden ticaret, ihracat ve iş geliştirmeye kadar birçok alanda komisyon yapılanmasıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Bu yapı, KSTK’yı yalnızca bugünün sorunlarına yanıt veren bir kurum değil; geleceğin sosyal, ekonomik ve insani ihtiyaçlarına hazırlık yapan vizyoner bir sivil toplum platformu haline getiriyor. KSTK Genel Başkanı Nevzat Duyar’ın liderliğinde şekillenen bu yaklaşım, sivil toplumun dönüştürücü gücüne olan inancı merkezine alıyor. Konfederasyon, birlikte hareket eden kurumların daha adil, daha kapsayıcı ve daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edebileceğine vurgu yapıyor. KSTK’nın kurumsal sembolü olan logosu da bu vizyonu destekleyen güçlü bir anlam taşıyor. Dünya figürü, konfederasyonun küresel bakış açısını ve sınırları aşan sorumluluk anlayışını temsil ederken; güvercin barışı, zeytin dalı ise diyalog, uzlaşma ve ortak çözüm iradesini simgeliyor. Bugün Türkiye’de ve dünyada sivil toplum kuruluşlarının karşı karşıya kaldığı en önemli ihtiyaçlardan biri; dağınık çabaları ortak bir stratejiye dönüştürebilmek. KSTK, tam da bu ihtiyaca cevap vererek sivil toplumun enerjisini daha organize, daha etkili ve daha sürdürülebilir bir yapıya taşımayı hedefliyor. Küresel…