Ekimde ihracat rakamı Cumhuriyet tarihinin rekoru
Ekimde yüzde 13.1 artışla 15 milyar 732 milyon dolara yükselen ihracatta, Cumhuriyet tarihinin en yüksek aylık rakamına ulaşıldı. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, ekim ayında Cumhuriyet tarihinin en yüksek aylık ihracat rakamına ulaşıldığını belirterek, “Ekim ayında yüzde 13.1 artışla 15 milyar 732 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Yine ekim ayında ithalatımız yüzde 23.5 düşüşle 16 milyar 261 milyon dolar oldu. 12 aylık yıllıklandırılmış ihracat tutarımız da yüzde 7.9 artışla 166 milyar 809 milyon dolar” dedi. KALİTE ODAKLI İhracat yapılan ülkelerin de kaliteye odaklı ülkeler olduğunu açıklayan Bakan Pekcan, “Ekim ayı itibarıyla en çok ihracat yaptığımız ülkeler Almanya, İngiltere, İtalya. Hepsi de kaliteye odaklı, kaliteli malı ve rekabetçi fiyatı takdir eden ülkeler. İhracatçılarımızı kalitesi yönüyle de takdir ediyorum” diye konuştu. “Yeni ekonomi programı kapsamında ihracatın yılsonunda 170 milyar dolara ulaşacağını öngörüyoruz” diyen Bakan Pekcan, hedef ülke pazarlarına da ihracatın hızla arttığına dikkat çekti. Pekcan, şöyle devam etti: “Meksika’ya ihracatımız yüzde 14, Hindistan’a yüzde 16, Latin Amerika’ya yüzde 41. Afrika ülkelerine stratejik olarak bakıyoruz ve ekim ayı ihracatımız geçen yılın ekim ayına göre Afrika’ya yüzde 25 artmış bulunuyor.” DAHA FAZLA MARKA Pekcan, hedeflere doğru adımlarla ilerlediklerini belirterek, “Ancak bu yolda ilerlerken dünyanın durmadığına, devamlı teknolojik ve ekonomik bir değişime geçtiğine şahit oluyoruz. İhracat verilerimizi yükseltmek zorundayız. 21. yüzyılın yükselen sektörlerinde daha fazla teknoloji, daha fazla tasarım, daha fazla marka ile ön plana çıkmalıyız ve ihracatımızı bu yönde yönlendir-meliyiz” diye konuştu. Bakan Pekcan’ın verdiği bilgiye göre, 2017 Ekim ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 65.4 iken 2018 ekim ayı itibarıyla yüzde 96.7’ye yükseldi. TL İLE TİCARET ARTTI Bakan Ruhsar Pekcan, yerli paralarla ihracatı da teşvik ettiklerini vurgulayarak, “Ekim ayında TL ile ticaret hacmimiz 9.8 milyar liraya ulaştı. İhracatımız 5.3 milyar lira, ithalatımız 4.5 milyar lira oldu. TL ile ticarette bir önceki yılın ekim ayına göre yüzde 35 bir artış var” dedi. Kaynak : İstanbul Ticaret Odası Gazetesi
İhracat ofislerine 16 ilde start verildi
Ticaret Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) birlikte yürüttüğü İhracat Destek Ofisleri İşbirliği Protokolü İmza Töreni ve Tanıtım Toplantısı, TOBB İkiz Kuleler’de gerçekleştirildi. Bakan Pekcan, törende yaptığı konuşmada, ihracat destek ofislerinin, ticaret ve sanayi odaları bünyesinde kurulacağını söyledi. Pekcan, “Ofisler, Bakanlığımız ile sürekli iletişim içinde olacak. Bakanlığımızın uzman kadrolarının bilgi ve donanımları en etkin ve hızlı bir şekilde bu ofisler sayesinde tüm Anadolu’ya yayılacak. İlk aşamada 16 ilde, 25 oda ve borsamızla ihracat destek ofisleri kuruyoruz. Bu 16 ilimiz 53.6 milyar dolar ihracatla 2017 ihracatımızın üçte birini gerçekleştirdi” dedi. Pekcan, sadece ihracatı yüksek illerde değil, ihracatı artma potansiyeli bulunan illerde de bu ofislerin açılması gerektiğine de dikkat çekti. Kaynak : İstanbul Ticaret Odası Gazetesi
Turizmin geleceği Antalya Dijital zirvesinde konuşuldu
Türkiye’nin ilk ve tek turizm sektörüne ait dijital odaklı satış ve pazarlama etkinliği olan Antalya Dijital Zirvesi, CRM Group şirketlerinden CRM Medya tarafından 10 Ekim Çarşamba günü 3. kez Antalya Hotel Su’da gerçekleşti. Reklam, medya, pazarlama, satış ve iletişim dünyasının tüm paydaşlarını turizm sektörüyle buluşturan ve 1000’in üzerinde katılımcının yer aldığı zirvenin bu seneki ana teması: “Digitalization – Dijital dönüşüm ve turizme etkileri” oldu. “Turizmin geleceği dijitalde! Peki, ya siz neredesiniz?” sorusuna cevap aranılan zirvede, dijitalde doğru pazarlama yöntemleriyle turizmden 2023 yılında 100 milyar dolar gelir elde edilebileceği belirlendi. Zirvenin açış konuşmasını yapan CRM Group Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Becer, “ Dijital dünyada reklam harcamalarıyla ilgili ne yazık ki refleksimiz tam olarak gelişmiş değil. Reklam kanallarını kullanan markalara baktığımız zaman yüzde 95’i global ölçekli. Oysa tüm sektörler giderek dijital dünyanın içerisinde yer almaya başladılar. Artık dünya sanayi 4.0 kavramına geçmiş durumda. Türkiye de turizm sektöründe 4.0’a geçmeli! Turizmde dijitalizasyon şart! Eğer turizmde bu ivmeyi sağlayabilirsek hem Türkiye’nin marka değerini arttırabiliriz hem de daha yüksek gelirli, A plus hizmet almak isteyen hedef kitleleri Türkiye’ye çekebiliriz. Dijital dönüşümü sağlayan her işletme marka değerini artıracağı gibi ülkemizin dünyadaki turizm marka algısını oluşturacaktır. Her işletmenin öncelikle bir web sitesine hem de CRM sisteme ihtiyacı bulunuyor. Böylece işletmeler müşterilerinin hangi yemeği yemekten hangi yastıkta yatmayı sevdiklerine kadar bütün detaylara hakim olarak müşterilerine en iyi şekilde hizmet verebilirler. İyi bir hizmet alan turist de tekrar aynı işletmeye gelecektir. İşte bu şekilde turizmde 2023 yılında hedeflenen 50 milyar Dolar’dan ziyade 100 milyar Dolar dahi gelir elde edilebilir” açıklamalarında bulundu. Kaynak : Turizm Ajansı
Kayak sezonunda Kayseri’ye “turist” yağacak
Erciyes Kayak Merkezi, dünyanın en iyi, en güvenli kayak pistleri arasında gösteriliyor. Avrupa’da ve Amerika’da güvenlik konusunda ne uygulanıyorsa, Erciyes’te de uygulanıyor. Kış turizminde kırmızı alarm Kayseri’nin kamu, yerel yönetim ve özel sektörü, son yıllarda dünyanın dört bir yanında Erciyes Kayak Merkezi’ni tanıtıyor. Yapılan bu çalışmaların meyveleri de alınmaya başlandı. Rusya, Ukrayna ve Polonya’dan charter uçuşlar başlıyor Kayseri’ye yapılacak charter uçuşlarının kış turizmini olumlu etkileyeceğini kaydeden Radisson Blu Hotel Kayseri Satış ve Pazarlama Direktörü Menderes Karaküçük, şunları söyledi: “Bu yılın kayak sezonu için otelimize rezervasyon almaya Nisan ayından başlamıştık. Şu an, rezervasyonlar artarak devam ediyor. Kayak sezonu için Kayseri’ye; Rusya, Ukrayna ve Polonya’dan direk charter uçuşları konuldu. Kayseri’miz, Moskova, Kiev ve Varşova ile birbirine bağlandı. Bu üç ülkeden gelecek charter seferleriyle, Kayseri’ye bu sezon gelecek yabancı turist sayısı geçtiğimiz yıllara oranla katlayacak. Otelimizin, kayak sezonunda hafta sonları ve yarı yıl tatilinde %95 doluluklara, hafta içinde ise %80 doluluklara ulaşmasını öngörüyoruz” dedi. Çin ve Kore’den gelecek kayak turistinde ciddi artış yaşanacak Uzakdoğulu turistlerin Kayseri’ye olan ilgisine değinen Menderes Karaküçük, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu yılın Aralık 2018-Mart 2019 tarihleri arasındaki kayak sezonu için otelimize talep ve rezervasyonlar 10 ay öncesinden gelmeye başladı. Kayak sezonunda, Türkiye, Almanya, Fransa ve Hollanda ilk 4’teki yerini korurken; Rusya, Ukrayna, Çin ve Kore ilk 10’a giren ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle bu sezon, Çin ve Kore’den gelen taleplerde ciddi bir artış gözlemliyoruz. Uzakdoğulu kayak severlerin yeni rotası, Kayseri oldu. Bir diğer gelişme, bu sene Erciyes zirvesine kar, beklenenden erken yağdı ve kalıcı oldu. Ümit ediyorum ki, Kasım ayı ortalarında kayak merkezini açacak kar kalınlığına ulaşılabilir. Bu durumda da, kentimiz genelinde beklediğimizden fazla bir doluluk öngörebiliriz” diye konuştu. Kore, Japonya gibi alternatif pazarlara yöneliyoruz Türk turizminin çehresini değiştirecek projeler gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, önümüzdeki dönemde yapacağı uluslararası fuarlara ve workshoplara katılmaya devam edeceklerini ifade eden Menderes Karaküçük, şunları belirtti: “Bu sene Ukrayna, Rusya, Polonya, Çin ve Hong Kong’ta düzenlenmekte olan fuarlar ve workshoplara katılmanın yanı sıra, Kore ve Japonya gibi alternatif pazarlara da yönelmeyi planlıyoruz. Ülkemiz turizminde 2019 yılında heyecan verici gelişmelerin olacağını ve bu anlamda önemli başarıların yaşanmasını bekliyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığı’mızın, kitle turizmi yerine, daha çok gelir getirecek diğer turizm alternatiflerine de yönelmesi neticesinde, ülkemize gelen turistlerin daha çok döviz bırakmasıyla, hem turizm işletmelerinin, hem yerel esnafın yüzleri gülmeye devam edecektir” şeklinde konuştu. Kaynak : Turizm Ajansı
Rusya’da Avrupa’nın en iyi havayolu şirketi seçildi
Türk Hava Yolları Business Traveller Russia and CIS Awards ödül töreninde Avrupa’nın en iyi havayolu şirketi ünvanına layık görüldü. Moskova’da gerçekleşen ödül gecesinde THY adına ödülü yakın bir zamanda Moskova’da göreve başlayan Rusya Genel Müdürü Turan Yardımcı aldı. Business Traveller Russia and CIS Awards her sene iş turizmi alanındaki başarılar ve inovasyonlara veriliyor. Tören, Moskova hükümetinin desteğiyle her yıl gerçekleşiyor. Ödüle layık görülenleri dergi okuyucuları ve iş amacıyla seyahat edenler seçiyor. 2016’da verilmeye başlanan ödül 39 çeşitli kategoride iş turizmi alanında liderleri belirliyor. Türk Hava Yolları Rusya’nın 10 şehrinden (Moskova, St. Petersburg, Kazan, Soçi, Rostov na Donu, Yekaterinburg, Krasnodar, Ufa, Voronej ve Samara) sefer düzenliyor. Kaynak : Turizm Ajansı
225 milyon Euroluk otele sahip dev proje görücüye çıktı
Galataport Projesi, dünya çapındaki en önemli fuarlar arasında gösterilen Fransa’nın Cannes şehrindeki MAPIC 2018’e Türkiye’den katılan tek yatırımcı oldu. Doğuş Grubu’nun Bilgili Holding ortaklığı ile yürüttüğü Galataport Projesi; perakende ve gayrimenkul alanında dünya çapındaki en önemli fuarlar arasında gösterilen MAPIC 2018’de ilk kez yer aldı. 80 ülkeden 9000’e yakın katılımcı ve 2000’in üzerinde markayı ağırlayan fuarda, Galataport Projesi’nin konsept detayları paylaşıldı. Peninsula hem otel işletmecisi hem de yatırımcı olacak Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, geçtiğimiz aylarda medyaya yansıyan açıklamalarında Galataport’a dünyanın en önemli lüks otel zincirlerinden Peninsula Otel’in geleceğini belirtmişti. Şahenk, ” Peninsula, otel işletmecisi olarak değil, aynı zamanda yatırımcı olarak geliyor. Yüzde 50 ortaklığımız söz konusu. 225 milyon Euro’luk yatırım söz konusu. Peninsula’nın ülkemize yatırımcı olarak gelmesi bizim için önemli. Peninsula, şimdiye kadar yatırım için 60 milyon Euro’yu getirmiş bulunuyor. ” demişti. ‘Galataport projesi büyük ilgi gördü’ Galataport İstanbul Liman İşletmeciliği ve Yatırımları A.Ş. Genel Müdürü Erdem Tavas, dünyaca ünlü marka ve geliştiricilerin bulunduğu “Retail, A Booster for Tourism” oturumunun konuşmacıları arasında yer aldı. Fuar kapsamında Galataport İstanbul Liman İşletmeciliği ve Yatırımları A.Ş. Yönetimi adına konuşan Erdem Tavas, Galataport’un bir gayrimenkul projesinin ötesinde olduğunun altını çizerek şu bilgileri aktardı: “Galataport; içerisinde barındırdığı kruvaziyer limanı, sahasında bulunan müzeler ve yeni geliştirilecek alışveriş, yeme-içme birimleri ve ofis alanları ile dünyanın önde gelen lüks otel zincirlerinden birinin yer alacağı, sadece Türkiye ekonomisine değil ülke turizmine de önemli katkıları olacak bir yatırım. Şehrin yeni kültür-sanat ve tasarım merkezi olacak projeyi, sektörün en önemli fuarlarından biri olan MAPIC’te ilk defa tanıtıyor olmaktan büyük mutluluk ve heyecan duyduk. Fuarda, hem İstanbul’u hem de projemizi tanıtma fırsatı bulurken, birçok yerli ve yabancı marka ile de konsept ve planlamalarımızı paylaştık. Galataport, yaptığımız görüşmelerde büyük ilgi gördü.” kaynak : turizm ajansı
Taksicilerle çok yoğun toplanacağız
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, son dönemde taksicilerle ilgili artan şikayetler hakkında konuştu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, son dönemde taksicilerle ilgili artan şikayetler hakkında konuştu. Ersoy bu sorunların çözülmesi için uğraştıklarını açıkladı. Bakan Ersoy şöyle konuştu ” Piyasaya UBER’in yerleşmesinin ana nedeni bazı eksiklikleri karşılıyor olması. Taksi sektörü olarak yatırım yapmamız lazım, orada en önemli şey insan ve araç. Burada sorun taksi plakası sahipleri ile şoförlerin ayrı olması. Bu işe konsantreyiz ama bu işi UBER’le değil, taksicilerle çözeceğiz. Taksicilerle çok yoğun toplantılar yapacağım.” CNN TÜRK’te Hakan Çelik’le Hafta Sonu programında soruları cevaplayan Bakan Ersoy, nitelikli turizme geçiş yapmak için Milli Eğitim Bakanlığıyla turizm liselerinin kolej statüsüne getirilmesi için çalışma başlattıklarını söyledi. Kolejlerde öğrenciler üç lisan öğreneceğini belirten Ersoy, 76 lisenin ilk etapta 10’unda bu eğitime geçileceğini okulların dönüşümünün 5 yıl süreceğini ifade etti Müzelerimizi tanıtamamışız Türkiye’ye gelen turistlerin müzelerin gezme oranının Avrupa’nın yarısı düzeyinde olduğunu belirten Ersoy, ” Müzelerimizi tanıtamamışız. Bütün müzeler kart sisteminin içine dahil edilecek. Müze gelirlerini artırmamız çok önemli çünkü buradan elde edilen gelirle yeni kazılar yapıyoruz.” diye konuştu. AKM ihalesini maliyetler geciktirdi Ersoy Atatürk Kültür Merkezi ihale sürecinin maliyetleri aşağı çekmek için geciktiğini belirterek projede 29 Kasım’da ihale sürecinin başlayacağını Şubat ayında temel atıp 2021’de bitirmeyi hedeflediklerini söyledi.
Dolara altı acil önlem !
ABD, Türkiye’ye dayatmalarını kabul ettirmek için dolar kuşatmasını başlattı. Döviz kurları üzerinde oynamaya başlayan ABD’nin hedefi, Türkiye’nin İran ambargosuna katılması, Çin’le ilişkilerini azaltması ve S-400 alımını durdurması. ABD, Türkiye’ye dayatmalarını kabul ettirmek için dolar kuşatmasını başlattı. AKP kurucularından eski Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır, tüm Türkiye’nin dayanışma içinde olmasını, AKP’nin de ülkeyi buna uygun olarak yönetmesini istedi. Eski Birleşmiş Milletler Kalkınma Program Müdürü Bartu Soral, AKP’nin Türkiye’nin sorunlarının altından tek başına kalkamayacağını vurguladı. Türkiye’nin ABD’nin isteklerine direnmesi sonrasında, Türkiye’yi ekonomik ablukaya almak isteyen ABD, döviz kurları üzerinde oynuyor. Türk ekonomisinin içinde bulunduğu krizi fırsata çevirmeye çalışan ABD, Türkiye’yi İran’a yönelik yaptırımlara uymaya, Rusya’dan S-400 alımlarını durdurmaya ve Çin’in ‘Bir Yol, Bir Kuşak’ projesine destek vermemeye zorluyor. PAPAZ BAHANE Uluslararası ilişkiler uzmanları, önce tutuklanan sonra da ev hapsinde tutulan ABD vatandaşı Papaz Andrew Craig Brunson’la ilgili tartışmanın ABD ile yaşanan krizin görünen yüzü olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, asıl sorunun Türkiye’nin İran’da, Irak’ta, Suriye’de ABD planlarına karşı çıkması ve ABD’nin itirazlarına rağmen Rusya ve Çin’le özel ilişki kurması olduğunu söyledi. KARA GECE Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile ABD Dışişleri Bakanı Pompeo arasında Singapur’da yapılan görüşme sonrasında piyasaların açıldığı pazartesi gününün akşamı, dolar hızla yükselişe geçti. Gece saatlerinde dolar 5 lira 42 kuruşa kadar yükseldi. Sonra “ön anlaşma sağlandı” haberlerinin yayılmasıyla inişe geçti. Salı günüyse “anlaşma yalan” iddiasıyla yeniden yükseldi. Gelişmeleri Aydınlık’a değerlendiren ABD’de de görev yapmış bir diplomat, “ABD uzun süredir Türkiye’yi test ediyor. Türkiye’yi teslim almaya zorluyorlar. Müzakereye elleri havada oturtmaya çalışıyorlar” dedi. TEK BAŞINA ÇÖZÜLMEZ AKP kurucularından ve eski Başbakan Yardımcılarından Ertuğrul Yalçınbayır, Türkiye’nin ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu vurgulayarak, “AKP’nin tek başına bu sorunların altından kalkması mümkün değil. Her alanda toplumsal dayanışmaya ihtiyaç var” dedi. Türkiye’nin tek merkezden işaretle yönetilemeyeceğinin açıkça görüldüğünü kaydeden Yalçınbayır, şunları söyledi: “İktidar toplumsal barışı sağlamalıdır. Aksi halde sorunların altından kalkamaz. Bunu yapmazsa ekonomiyi düzeltemez. Dış saldırılara karşı direnemez. Bayramlarda oluşan ruh bütün yıla yayılmalıdır. Bunu gerçekleştirmezse Türkiye’nin sonu iyi olmaz.” SORAL: OYUNUN SONUNA GELİNDİ Ekonomist Bartu Soral da AKP’nin yanlış ekonomi politikalarının Türkiye’yi dış müdahale ve operasyonlara açık hale getirdiğini belirtti. AKP’nin tek başına Türkiye’nin ve ekonominin sorunlarının altından kalkamayacağının net olarak görüldüğünü vurgulayan Soral şu görüşleri savundu: “Yaşadığımız krizin üstesinden gelebilmek için ehil ve iş bilen kişilerle çalışılması lazım. Ama AKP bir türlü buna yanaşmıyor. Yaşananların papazla ilişkisi yok. Papazı bıraksan, başka konu gelir. Türkiye, 16 yıldır borçla idare edildi. Borçla afyonlandı. Batı seni esir almak isterken bir taşla üç kuş vurdu. Ama artık oyunun sonuna gelindi. AKP şu ana kadar toplumsal dayanışma politikasını reddetti. Ama Türkiye batarsa içinde AKP de olacak.” DÖVİZ KITLIĞININ NEDENLERİ VE SERT HAREKET! Dolar ve avronun önceki gece üst üste rekor kırması sonrası piyasa uzmanları ile konuştuk. Edindiğimiz bilgilere göre özellikle Türk piyasalarının kapandığı ve ABD piyasalarının açıldığı saatlerde görülen dövizdeki oynaklık dikkat çekti. Türkiye saatiyle gece yarısı Asya piyasalarının açılması sonrası talep kesilince dövizdeki hareketlilik durdu. ABD ile diplomatik adımların atılacağına ilişkin olumlu haber akışı da dövizin ateşini alan etken oldu. Dün 10 yıllık tahvil faizi yüzde 20.09 ile, 2 yıllık tahvil faizi de yüzde 22.76 ile rekor kırdı. GCM Menkul Değerler Araştırma Uzmanı Enver Erkan, yaşanan kur hareketinin doların artmasından çok TL üzerindeki stresten kaynaklandığını belirtti. Alnus Yatırım’dan dün üyelerine geçilen açık notta ise yaşanan durum “Dolar kıtlığı krizi” olarak…
Avrupa Komisyonu AB’nin Büyüme Tahminini Düşürdü
Avrupa Komisyonu, Avro Bölgesi ve AB’nin büyüme tahmininde aşağı yönlü revize gerçekleştirdi. Buna göre, bir önceki tahminine kıyasla AB ve Avro Bölgesi’nin ortalama büyümesi 2018 için %2,3’den %2,1’e indirilirken 2019 için ise %2 seviyesinde sabit tutuldu. Açıklamada, İngiltere, İtalya, Belçika, İspanya, Hollanda’nın da aralarında bulunduğu 19 AB üyesi ülkenin büyüme tahminleri azaltıldı. AB üyesi ülkeler arasında 2018’de en hızlı büyümenin %5,6 ile İrlanda’da yaşanacağı, onu en yakın %5,4’le Malta ve %4,6’yla Polonya’nın takip edeceği kaydedildi. AB için önümüzdeki dönemde ortaya çıkacak belirsizlikler arasında küresel düzeydeki ticari gerilimlerin ve çatışmaların artması ile BREXIT süreci gösterildi. Kaynak: Reuters web sitesinden tercüme edilmiştir.
İHRACATTAKİ SOLUKSUZ ARTIŞ 20’NCİ AYINA GİRDİ
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Haziran ayında ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artarak 12 milyar 602 milyon dolara yükseldi. Böylelikle, yılın ilk yarısında ihracat yüzde 7,4 artışla 81,9 milyar dolara çıkarken, son 12 aylık ihracat ise yüzde 9,7 artışla 161,5 milyar dolara ulaştı. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, “İhracatımıza hizmet için çıktığımız bu yolda, son rakam açıklamamızda da artış yaşamak, şahsım ve yönetimimiz için çok özel bir mutluluk. Yeni Başkanımız liderliğinde, nice artışları, rekorları hep birlikte göreceğiz” dedi. 24 Haziran gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı ve 27. dönem Milletvekili seçimini de değerlendiren Büyükekşi, “Seçimler belirsizlikleri ortadan kaldırdı. Türkiye tercihini istikrardan yana kullandı. Böylelikle, ülkemizin yeniden ana gündemi ekonomi, yatırımlar ve ihracat olacak. 2023 hedeflerimiz doğrultusunda coşkulu bir şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu. Türkiye’nin ihracatı Haziran ayında da tam gaz devam etti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Haziran ayı ihracat rakamlarını bir basın bülteni ile kamuoyuna duyurdu. TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, görevi devretmeden önceki son rakam açıklamasında “Haziran ayında ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artışla 12,6 milyar dolara yükseldi. Böylelikle, yılın ilk yarısında ihracat yüzde 7,4 artışla 81,9 milyar dolara çıkarken, son 12 aylık ihracat yüzde 9,7 artışla 161,5 milyar dolara ulaştı. Miktar bazında ihracat ise yüzde 4,2 artarak 10 milyon ton oldu. İhracatımıza hizmet için çıktığımız bu yolda, son rakam açıklamamızda da artış yaşamak, şahsım ve yönetimimiz için çok özel bir mutluluk. Yeni Başkanımız liderliğinde, nice artışları, rekorları hep birlikte göreceğiz” dedi. 2008 yılından bu yana TİM Başkanlığı görevini yürüten ve görevini İsmail Gülle’ye devredecek olan Mehmet Büyükekşi “10 yıllık görev sürem boyunca ihracatımızı kalıcı ve sürdürülebilir bir şekilde artırabilmek için çaba gösterdim. Bu çabalarımız neticesinde, küresel ekonomide ve çevremizde yaşanan bütün sıkıntılara rağmen ihracatımız 2018 yılında rekor seviyeye yükseldi. Görevimi devretmiş olduğum Haziran ayı itibariyle yıllık bazda ihracatımız 161,5 milyar dolara yükselerek Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştı. İnanıyorum ki, yeni TİM Başkanımız İsmail Gülle de bu çıtayı çok daha yukarılara taşıyacak ve 2023 hedeflerimize ulaşmamız yönünde ihracatımıza önemli katkılar sunacak” dedi. Büyükekşi şunları söyledi: “Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri öncesinde, Nisan ayında ihracatçı birliklerinin seçimleri yapıldı. Hafta sonu da 25. Genel Kurulumuzda seçim sürecini geride bıraktık, yeni Başkanımızı seçtik. Artık geleceğe odaklanmaya hazırız. Halihazırda, her ay ihracatımız artıyor, yıllıklandırılmış bazda rekorlar kırılıyor. Eriştiğimiz 19 aylık artış temposuna Haziran ayında bir yenisi daha eklendi, TİM verilerine göre 20 aydır ihracatımız soluksuz artıyor. Bu tempoyu daha ileri taşımak en önemi hedef olmalı” şeklinde konuştu. İhracat artışımız yılın ikinci yarısında daha güçlü olacak Yılın ilk yarısında yakalanan yüzde 7.4’lük ihracat artışının, yılın geri kalanında daha da yukarıya taşınacağını vurgulayan Mehmet Büyükekşi değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Her ne kadar Euro/Dolar paritesindeki gerileme ihracat artışımızı düşürecek olsa da seçim süreci kaynaklı belirsizliklerin ortadan kalkmasıyla birlikte ekonomimizde yeniden bir canlanma yaşanacak ve ihracatımızda çift haneli artışlar görmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde ülkemizde enflasyonun ve faizin gerilemesiyle birlikte yatırımların sıçrama yapmasını ve ihracatımıza da olumlu katkı sunmasını bekliyoruz.” Otomotiv sektörü liderliğini korudu Haziran ayında sektörel bazda en fazla ihracatı her zaman olduğu gibi 2,5 milyar dolarla otomotiv sektörü gerçekleştirdi. Otomotivde artış bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,9 oldu. Bu sektörü 1,42 milyar dolarla kimyevi maddeler ve 1,36 milyar dolar ile hazırgiyim ve konfeksiyon sektörleri takip etti. Haziran ayında en fazla ihracat…
Dışa açık piyasa ekonomisi Çukurova’yı hareketlendirir
Adana Sanayici ve İşadamları Derneği (ADSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkan Yardımcısı Süleyman Sönmez, geride kalan referandum oylamasının ardından özellikle ülke ekonomisinin istikrarı, halkın huzuru ve güvenliği ile üretim ve istihdama yönelik yeni bir sürecin başlaması gerektiğini vurguladı. ADSİAD’ın düzenlediği ‘Geleneksel Salı Toplantıları’nın bu ayki konuğu Türkiye Halk Bankası Adana Bölge Müdürü Mustafa Atlı oldu. ADSİAD Yönetim Kurulu üyeleri ve ADSİAD ailesine mensup üyelerin katıldığı toplantıda ilk sözü alan Süleyman Sönmez, Türkiye’de özgürlükçü demokrasi ve ekonomiye odaklanma zamanının geldiğini belirtti. Türk halkının refah, barış ve özgürlüklerin güvence altına alındığı bir toplumsal düzeni beklediğini ve bunu gerçekten hak ettiğini ifade eden Sönmez, “Toplumsal düzenin ardından işleyecek demokratik hukuk devleti ve özellikle dışa açık piyasa ekonomisi ülkemizde, Çukurova’da ve Adana’da önemli bir ekonomik hareketliliği beraberinde getirecektir” dedi. “KREDİ GARANTİ FONU ETKİN HALE GELMELİ” Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de bankaların yatırımcılar ve iş dünyası açısından son derece önem taşıdığını vurgulayan Sönmez, “Tarım, ticaret, sanayi, esnaf ve KOBİ’lerin iş ortağı konumundaki bankaların sunduğu kredi imkanlarının uygun ve verimli kullanımı da esas alınmalıdır. Bu gelişmelerle beraber KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştırarak, üretim ve ihracatın artırılmasını hedefleyen Kredi Garanti Fonu’nun bütçe disiplini esas alınarak etkinliğinin sağlanması, kayıt dışılığın önlenmesi, yerli üretimin desteklenmesi, nitelikli iş gücünün geliştirilmesi, teknoloji ve AR-GE odaklı politikaların izlenmesi gibi hayata geçirilecek ekonomik ve yapısal reformlar da sürdürülebilir büyümenin kilit noktası olacaktır” diye konuştu. SANAYİ DEVRİMİNE İŞARET ETTİİlk olarak 2011 yılında Almanya’nın Hannover Fuarı’nda kullanılan ve 2012 yılında Alman Federal Hükümeti’ne sunulan 4. Sanayi Devrimi ile üretim sektöründeki önemli endüstriyel devrimler sonrası ülkeler ve şirketlerin küresel boyutta yaşanan bu değişimlere ayak uydurmak zorunda kaldığını ve artan rekabet koşulları arasında rekabet üstünlüklerini devam ettirebilmek amacıyla bazı stratejiler geliştirdiğini vurgulayan Sönmez, şunları söyledi: “Almanya’da gündeme gelen Endüstri 4.0 da bu stratejilerden birinin adıdır. Almanya’nın bu endüstri devrimi büyük ve orta boy işletmelerin yüzünü Almanya’ya dönmesini sağlamıştır. Türkiye’de de Halkbank başta olmak üzere kamu ve özel bankalar ile bakanlıkların bu konuya eğilmesi, gerekli kredi fonlarını oluşturması gerektiğine inanıyoruz.Küçük ve Orta Boy İşletmelerin (KOBİ) büyüyebilmesi ve kurumsallaşması adına Kredi Garanti Fonu ve Halkbank’ın yanı sıra başvurabilecekleri başka kaynaklar olması da büyük önem taşıyor. KOBİLERİN SORUNUNA DEĞİNDİTüm dünyada teknoloji, araştırma ve geliştirme odaklı çalışan her ticari kuruluşun başarıya ulaştığını görüyoruz. İnovatif yaklaşımlı firmalar büyürken, tutucu ve yaratıcılıktan uzak yapılanmalar maalesef geriye gidiyor. Üretim ve kalkınmanın en önemli ayaklarından olan KOBİ’lerin de büyüme, fazla istihdam sağlama, artı değerler yaratma konusunda daha cesur adımlar atması kaçınılmaz görünüyor. Yaratıcılık ve teknoloji ile AR-GE sayesinde dünya markası olmuş KOBİ’ler bu konuda rehber olabilir. Türkiye’de KOBİ’lerin büyüme ve kurumsallaşamama sorununun çözümü için yukarıda işaret etmeye çalıştığım stratejik girişimler dikkatle takip edilmelidir.” Sönmez, Çukurova Bölgesi’ndeki iş insanlarının enerjisi, motivasyonu, algısının dağılmaması için bankaların sunacağı imkanların Çukurova ve Adana’da yatırımların artışına, üretim ve istihdamın yükselmesine vesile olacak en önemli unsurlardan biri olduğuna dikkat çekti. DAĞLI: “İSTİKRAR YATIRIMI ARTIRACAK”Toplantıya katılan AK Parti Adana Milletvekili Tamer Dağlı ise Türkiye’nin önemli bir süreçten geçtiğini kaydetti. Bu süreçten sonra ekonomik ve siyasi istikrar konusunda bir sıkıntı yaşanmayacağını kaydeden Dağlı, “İstikrar olduğu sürece iş insanlarımızın yatırım yapacağına inanıyorum. Yeni dönemde yatırım yapma imkanının artacağını düşünüyorum. Bu ülkenin gerçek sahipleri yatırım yapan, işçi çalıştıran ve istihdam sağlayan insanlardır. Bize düşen de iş dünyasına destek…
TİM’DE İSMAİL GÜLLE DÖNEMİ RESMEN BAŞLADI
İsmail Gülle, TİM Başkanlığı’nı Büyükekşi’den devraldı Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) 30 Haziran’da gerçekleştirilen 25. Olağan Genel Kurulu’nda Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen İsmail Gülle, görevi Mehmet Büyükekşi’den devraldı. Devir teslim töreninde bir konuşma yapan İsmail Gülle, ihracatçıların karşılaştığı sorunları bildiklerini belirterek, “Bu yükü tek başına değil ihracatçılarla beraber taşımak üzere devraldım. Hepiniz bu işi en iyi bilensiniz. Bana düşen görev koordinasyonu sağlamak ve ekip olarak çalışmak” dedi. TİM’de başkanlık devir teslim töreni Dış Ticaret Kompleksi Ömer Halisdemir Konferans Salonunda gerçekleştirildi. TİM’in 30 Haziran’da yapılan 25. Olağan Genel Kurulu’nda delegelerin oyları ile TİM Yönetim Kurulu Başkanlığı’na seçilen İsmail Gülle, görevi Mehmet Büyükekşi’den devraldı. Törende konuşan eski başkan Mehmet Büyükekşi, meslek örgütleri ile ilgili çalışmaya ilk olarak 1991’de başladığını söyledi. “Gülle aldığı bayrağı daha ileriye götürecek” Zaman içinde farklı dernek ve birliklerde görev yaptıktan sonra 2008-2018 yıları arasında 10 yıl boyunca TİM Başkanlığı görevini yürüttüğünü belirten Büyükekşi, gerçekleştirilen devir teslim törenini bir bayrak değişimi olarak gördüğünü söyledi. Büyükekşi, “TİM siyasi bir görüşe ait kurum değildir. Burası sektörel, mesleki ve ihracatçıların çıkarlarını sağlayan bir kurumdur. Önemli olan ihracatın ve ihracatçının kazanması” dedi. İsmail Gülle’nin aldığı bayrağı daha da ileriye götüreceğine inandığını kaydeden Büyükekşi, yeni dönemde ihracatın Türkiye açısından daha önemli hale geleceğini vurguladı. Büyükekşi, “Cari açığın ve yükselen enflasyonun panzehiri ihracat ve turizmdir. Bu alanlarda yapılacak çalışmalar ardık daha önemli” şeklinde konuştu. Türkiye’yi ihracatçılar zenginleştirecek TİM Başkanlığı’na seçilen İsmail Gülle de ihracatçıların çok önemli, vizyon ve misyonu olan bir aile olduğunu kaydetti. İhracat ailesinin bu ülke için çok büyük görevleri olduğunu belirten Gülle, “Bu ülkenin kişi başı geliri artacak, zenginleşecek ve yeni rekorlar kıracaksak bunu ihracatçılar yapacak. Biz de bu sorumluluk çerçevesinde çalıştık. Yeni dönemde de bu ciddiyetle çalışacağız” diye konuştu. İhracatçıların karşılaştığı sorunları bildiklerini ifade eden Gülle, “Bu yükü tek başına değil ihracatçılarla beraber taşımak üzere devraldım. Hepiniz bu işi en iyi bilensiniz. Bana düşen görev koordinasyonu sağlamak ve ekip olarak çalışmak” açıklaması yaptı. TİM seçiminde kimse kaybetmedi Ortaya koydukları çalışmalar ve hedeflerle delegenin yüreğine dokunduklarını, bu sayede TİM Başkanlığı görevine seçildiğini vurgulayan Gülle, seçimlerde kimsenin kaybetmediğine dikkat çekti. Gülle sözlerini şöyle sürdürdü: “Diğer başkan adaylarının hedef ve projelerini bir kenara atamayız. Biz bu seçime girerken kazanan ihracatçı olacak dedik. Kavganın, çekişmenin kimseye faydası yok. Cumhuriyetin 100. yılına yakışır işler yapacağız. Tarihi bir görev üstleneceğiz. Bunun bilinci içindeyiz. Ben en uzaktaki delegemin, en küçük ve en büyük ihracatçının yanında olacağım. Onları dinleyeceğim ve sesi olacağım. Bu enerjiyi birbirimize vermemiz lazım” şeklinde konuştu. Atıl enerjiyi harekete geçireceğiz “Nereden gelip, nereye gittiğini bilmeyen kişinin nerede olduğunun önemi yok” diyen Gülle, TİM’de iletişim ve koordinasyonu ileriye taşıyacaklarını bildirdi. Gülle, “Hiç kimse kendini bu ailenin dışında hissetmesin. TİM Meclisi’ni çalıştıracağız. Tüm delegelerimizi dinleyeceğiz. Onları bu ailenin büyüklüğünü ve gücünü hissettireceğiz. Onları paydaş yaparak atıl enerjiyi daha çok harekete geçireceğiz” dedi. Bugüne kadar tüm TİM Başkanlarının önemli görevler yaptığını ifade eden Gülle, kendilerinin de yeni dönemde bu başarıları daha ileriye taşıyacaklarını kaydetti. Bundan böyle Türkiye’nin bütün sektörleri adına konuşacağını tüm sektörlere aynı mesafede olduğunu belirten Gülle, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir sektöre diğerinden daha fazla zaman ayırma lüksümüz yok. 24 Haziran seçimleri ile yeni yönetim sistemi hayata geçti. Bu durum bizi de sorumlu yapıyor. TİM’i yeni sisteme uygun hale getirip, değiştirmeli ve geliştirmeliyiz. Böyle bir dönemde…
Dış Ticaret İstatistikleri verileri yayınlandı.
İhracat %7,8, ithalat %15,6 arttı Türkiye İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2018 yılı Nisan ayında, 2017 yılının aynı ayına göre %7,8 artarak 13 milyar 869 milyon dolar, ithalat %15,6 artarak 20 milyar 554 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret açığı %35,6 arttı Nisan ayında dış ticaret açığı %35,6 artarak 6 milyar 685 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2017 Nisan ayında %72,3 iken, 2018 Nisan ayında %67,5’e geriledi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat %4,4 azaldı Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2018 Nisan ayında bir önceki aya göre ihracat %4,4 azaldı, ithalat %1 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2018 yılı Nisan ayında önceki yılın aynı ayına göre ihracat %7,1, ithalat %15,4 arttı. Avrupa Birliği’ne ihracat %22 arttı Avrupa Birliği’ne (AB-28) yapılan ihracat, 2017 yılının aynı ayına göre %22 artarak 7 milyar 28 milyon dolar olarak gerçekleşti. AB’nin ihracattaki payı 2017 Nisan ayında %44,8 iken, 2018 Nisan ayında %50,7 oldu. En fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu Almanya’ya yapılan ihracat 2018 Nisan ayında 1 milyar 366 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla 852 milyon dolar ile İngiltere, 784 milyon dolar ile İtalya ve 690 milyon dolar ile Fransa takip etti. İthalatta ilk sırayı Almanya aldı Almanya’dan yapılan ithalat, 2018 yılı Nisan ayında 1 milyar 978 milyon dolar oldu. Bu ülkeyi sırasıyla 1 milyar 891 milyon dolar ile Rusya, 1 milyar 779 milyon dolar ile Çin ve 1 milyar 85 milyon dolar ile ABD izledi. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı %3,4 oldu Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.3 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Nisan ayında ISIC Rev.3’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %94,5’tir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,4, orta yüksek teknolojili ürünlerin payı ise %38,4’tür. Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ithalatı içindeki payı %12,2 oldu İmalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %81,2’dir. Nisan ayında yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %12,2, orta yüksek teknolojili ürünlerin payı ise %42,6’dır. Bu konu ile ilgili bir sonraki haber bülteninin yayımlanma tarihi 29 Haziran 2018’dir.
Para Politikası Kurulu Kararını açıkladı
Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 16,5’ten yüzde 17,75’e yükseltilmesine karar vermiştir. Son dönemde açıklanan veriler iktisadi faaliyette dengelenme eğilimine işaret etmektedir. Dış talep gücünü korurken iç talep daha ılımlı seyretmektedir. Enflasyondaki yükselişte temelde maliyet yönlü gelişmeler etkili olmaktadır. Bununla birlikte, fiyat artışlarının alt kalemler bazında genele yayılan bir nitelik gösterdiği dikkat çekmektedir. Talep koşullarındaki ılımlı görünüme rağmen enflasyon ve enflasyon beklentilerinin bulunduğu yüksek seviyeler fiyatlama davranışları üzerinde risk oluşturmaya devam etmektedir. Bu çerçevede Kurul, fiyat istikrarını desteklemek amacıyla parasal sıkılaştırmanın güçlendirilmesine karar vermiştir. Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir. Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır. Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti beş iş günü içinde yayımlanacaktır.
İSO Başkanı Bahçıvan, Ticaret Savaşlarında İpin Ucunun Giderek Kaçtığına Dikkat Çekti
İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO), Haziran ayı olağan Meclis toplantısı, 27 Haziran 2018 tarihinde “Yılın İkinci Yarısına Başlarken Dünya ve Türkiye’deki Ekonomik Gelişmelere Sanayimizin Öncelikleri Açısından Bir Bakış” ana gündemi ile Odakule’de yapıldı. İSO Meclis Başkan Yardımcısı Hasan Büyükdede’nin yönettiği Meclis toplantısının konuğu İSO Danışmanı Ekonomist Can Fuat Gürlesel oldu. İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Meclis toplantısında ticaret savaşlarından ipin ucunun kaçmaya başladığına dikkat çekerek “Bu durum üreticiden tüketiciye, ihracatçıdan ithalatçıya birçok kesimi olumsuz etkiliyor. Sertleşecek misillemelerle ülkeleri içe kapanma noktasına götüren korumacılık, büyük çatışmaların habercisi. Umarız dünya barışı ve huzuru adına işler o noktaya varmaz” dedi. Türkiye’nin en güncel konusu olan seçimler ve ekonomi ile ilgili de Bahçıvan şunları söyledi: “Seçim bitti, artık Türkiye için icraat zamanı, ana gündem ekonomi olmalı. Başta kur oynaklığı, enflasyon ve cari açık olmak üzere ekonomimizin temel sorunlarına odaklanarak kalıcı çözümler üretmemiz ve finansal istikrarı sürdürmemiz gerekiyor.” İSO Meclis Başkan Yardımcısı Hasan Büyükdede İstanbul Sanayi Odası Haziran ayı olağan Meclis toplantısı İSO Meclis Başkan Yardımcısı Hasan Büyükdede tarafından açıldı. Gündemle ilgili görüşlerini Meclis Üyeleri ile paylaşan Büyükdede şunları söyledi: “Geçtiğimiz pazar yapılan seçimlerin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Yeni sistemde iş dünyamıza yeni görevler düşecek. Ülkemizin yönetiminde önceliklerin bilhassa sanayiye dönüşmesi için İstanbul Sanayi Odası’nın ve bizim çalışma gruplarımızın çok önem taşıyacağını düşünüyorum. İSO olarak 10 Meclis Çalışma Grubu oluşturduk. Bu Grupların oluşturulmasında katkı sağlayan herkese çok teşekkür ediyorum. Meclis’e konuk olacak kişilerin her ay belirlenmesinde katkı sağlamanız için sizden anketlere katılımınızı rica ediyoruz.” İSO Başkanı Erdal Bahçıvan Büyükdede, sonrasında ana gündem maddesi ile ilgili konuşmasını yapmak üzere İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ı kürsüye davet etti. İSO Başkanı Bahçıvan, konuşmasında dünyanın iki büyük ekonomisi olan ABD ve Çin arasında karşılıklı olarak ticareti sınırlayıcı önlemler alınırken; korumacılık rüzgarının ABD ile Avrupa ülkeleri arasında da ayrışmaya neden olduğunu söyledi. Bahçıvan, ticaret savaşlarının kapsamının genişlemesi ve bu konuda ülkeler arasındaki restleşmelerin sertleşmesinin küresel büyümenin geleceği açısından endişe yarattığını dile getirdi. ABD’nin 6 Temmuz’dan itibaren 34 milyar dolarlık Çin kaynaklı ithal ürünlere ek gümrük vergisi kesmeye başlayacağını hatırlatan Bahçıvan, Çin’in ceza vergilerine karşılık vermesi halinde ceza kapsamına alınacak ürün miktarının 450 milyar dolara çıkacağını anlattı. Öte yandan Trump’ın Harley-Davidson’ın Avrupa pazarına yönelik üretimini tarifeler nedeniyle yurtdışına taşıma kararı almasını eleştirdiğini ve işi tehdide kadar vardırdığını hatırlatan Bahçıvan, kendilerini yakından ilgilendiren komşu pazarlar İran, Irak ve Ürdün’de de sanayicileri de ilgilendiren farklı farklı ürün gruplarında son haftalarda arka arkaya korumacı önlemler alındığını aktardı. Korumacılık alanında ipin ucunun giderek kaçmaya başladığını belirten Bahçıvan, bundan, üreticiden tüketiciye, ihracatçıdan ithalatçıya birçok kesimin olumsuz etkilendiği ve daha da önemlisi; kontrol kaybı, sürpriz ve öngörülemezlik eşliğinde giderek sertleşecek misillemelerin ülkeleri hiç arzu edilmeyen içe kapanma noktasına götürebileceğine dikkat çekti. Tarih defalarca kez görüldüğü üzere o noktaya varan bir korumacılığın büyük çatışmaları beraberinde getirdiğine işaret eden Bahçıvan, dünyanın barışı ve huzuru adına işlerin o noktaya varmamasını diledi. Reel sektörün kur artışına bağlı olarak bilanço yapısında daha fazla risk taşıdığını aktaran Bahçıvan, bu riskin etkin bir şekilde yönetilmesini sağlayacak mekanizmaların büyük önem taşıdığını vurguladı. Diğer yandan ticari kredi faizlerinin yüzde 25’lere yaklaşan yüksek oranlarda seyretmesinin sanayiciler açısından yatırım yapmayı zorlaştırdığını ve finansman yükünü artırdığını söyleyen Bahçıvan, aynı şekilde enerji ve emtia fiyatlarının artmasının da sanayicileri zorladığının altını çizdi. Seçimleri geride bırakan Türkiye’nin ana gündeminin bundan sonra kesinlikle…
Türk Sanayisinin Dijital Dönüşümüne Destek: “TÜSİAD SD2” Programına Başvurular Başlıyor!
Sanayi 4.0 çalışmaları kapsamında, şirketler ve teknoloji tedarikçileri TÜSİAD SD2 Programı ile bir araya gelecek. TÜSİAD SD2 Türkiye’de “Sanayide Dijital Dönüşüm” teması ile oluşturulan ve teknoloji kullanıcıları ile teknoloji tedarikçilerini bir araya getiren ilk kapsamlı program olma niteliğini taşıyor. TÜSİAD SD2, sanayinin dijital dönüşümü sürecinin güçlendirilmesi ve teknoloji tedarikçisi ekosisteminin desteklenmesi hedefi ile: üretim süreçlerinde teknolojiyi kullananlar ile teknolojik çözüm sağlayanları buluşturacak; teknoloji tedarikçi kapasitesinin tanıtılmasını ve teknoloji üretimini destekleyecek; teknolojik dönüşüm planlamaları için ilham olacak iyi uygulama örneklerini ortaya koyacak. Mikro, küçük ve orta ölçekli teknoloji tedarikçilerine yönelik kurgulanan TÜSİAD SD2, çalışan prototipi olan teknoloji sağlayıcılarının müşteri doğrulamalarını yapma süreçlerine de önemli katkı sağlayacak. TÜSİAD SD2 Programı’nda süreç nasıl işleyecek? Teknoloji kullanıcılarının dijital dönüşüm arayışına uygun nitelikte ürün ve/veya hizmetler için teknoloji tedarikçilerine çağrıda bulunulacak. Bu çağrılara cevap verecek nitelikte ürün ve/veya hizmetleri geliştiren teknoloji tedarikçilerinden bir başvuru havuzu oluşturulacak. “Teknoloji kullanıcılarının” ön değerlendirmesini geçen teknoloji tedarikçileri, “Sanayi-Teknoloji İleri Entegrasyon Programı”nda (STEP) farklı uzmanlar, kullanıcılar ve önemli ekosistem aktörleriyle bir araya gelme imkanı elde edecek. STEP kapsamında, “teknoloji kullanıcıları” en uygun “teknoloji tedarikçileri” ile eşleşip, birlikte çalışma dönemine girecek ve Çözüm Dosyası hazırlayacak. Bu sürecin sonunda oluşacak başarı hikayeleri “Sanayide Dijital Dönüşüm Başarı Hikayeleri Töreni”nde kamuoyuyla paylaşılacak
Röportaj : 2017’de Ukrayna’da neleri takip etmeli?
Ukrayna’nın başkenti Kiev ile başkentimiz Ankara arasında kısa bir süre önce hem Ukrayna’nın bayrak taşıyıcı havayolu şirketi MAU hem de lider düşük maliyetli Türk havayolu Pegasus sefer başlattı. Şüphesiz Ankara başta olmak üzere İç Anadolu’dan ve yakın bölge şehirlerimizden Ukrayna’ya, Ukrayna’dan buraya gelişler kolaylaşırken, bu seferler iki ülke arasındaki ticari, ekonomik ve kültürel ilişkilere katkı yapacak. Bu gelişmeler ışığında, Ankara iş dünyamızın lider iş portallarından Businessankara’’nın genel yayın yönetmeni Tolga Özek’e bir röportaj vererek, hem Ukrayna’da 2017 yılı beklentilerini hem de oluşabilecek yeni fırsatları değerlendirdim. Bu yıl Ukrayna ile ilgili ekonomik-siyasi takvimde hangi gündemleri takip etmeli? 2017’de hangi gündemleri takip etmemiz gerektiğini yorumlarken, yakın tarihe bir göz atmamız ve Ukrayna’da son birkaç yılda yaşanan değişimleri ele almamızda yarar var. Ukrayna, 2014 şubat ayından beri artık eski Ukrayna değil. Ülke tarihinin en batı yanlısı meclisi, hükümeti ve cumhurbaşkanı işbaşında. Ülke ticaretinin %40’dan fazlası AB, ABD ve Kanada gibi Batı ülkeleriyle yapılırken, üç yıl önce Ukrayna’nın dış ticaretindeki payı %35’leri bulan Rusya ile ticaret bugün yalnızca %10’a geriledi. Avrupa Birliği ve Ukrayna arasındaki serbest ticaret antlaşması(STA) 1 Ocak 2016’tan itibaren yürürlüğe girerken, Kanada ile ise 2016 yılı temmuz ayında STA imzalandı. Ancak bu noktaya kolay gelinmedi. 2014 şubatındaki Avrupa Devrimi ve sonrasındaki yönetim değişikliğinin hemen akabinde Ukrayna nüfusunun ve yüzölçümünün %5’ini oluşturan ve ülke turizminin merkezi Kırım, Rusya Federasyonu tarafından ilhak edilirken, ülke sanayi üretiminin %15’ini ve o dönem için ihracatının %25’ini yapan Doğu Ukrayna’daki Donbas bölgesinin bir bölümünün fiili kontrolü yaşanan çatışmalar sonucunda kaybedildi. Rusya ile karşılıklı ticari ambargolar, jeopolitik risk, toprak ve nüfus kayıplarının da etkisiyle sabit fiyatlarla ekonomi 2014 ve 2015 yıllarında %17 küçülürken, yerel para birimi grivnanın dolar karşısında %70 aşınmasıyla da Gayri Safi Yurtiçi Hasıla(GSYH)yarı yarıya daralarak 2013 yılındaki 183 milyar $’lık büyüklükten, 2016 yılında 90 milyar dolara geriledi. Tüm bu olumsuzluklara rağmen hem halk hem de yatırımcılar gelecek için umutlu zira 25 yıllık Ukrayna tarihinde ilk kez gerek ülke liderliği gerekse halk yapısal reformları gerçekleştirmenin bir tercih değil bir zorunluluk olduğunun artık farkında ve buna göre de hareket ediliyor. Ukrayna’nın reform iradesi IMF’in başını çektiği uluslararası kurumlarla, ABD ve AB tarafından doğrudan destekleniyor. Bunun sonucunda, 2014 yılında 17 milyar dolarlık bölümünü IMF’in oluşturduğu 35 milyar dolarlık bir finansal yardım paketi konusunda Ukrayna kreditörlerle anlaştı. Bu doğrultuda son üç yılda birçok reforma imza atıldı. Çarpıcı bir örnek hane halklarının kullandığı enerji, piyasa fiyatlarına çekilip, bu alandaki yolsuzluklar minimize edilirken, Ukrayna GSYH’sinin %8’ini bulan Naftogaz(Ukrayna’nın Botaş’ı) açıkları sıfırlandı. Yolsuzlukla mücadele kurumları kuruldu. Regülasyonlar azaltılırken, yatırım destekleyici birçok kanun yasallaştırıldı, yatırım ve ihracat destek ajanları kuruldu. Vergi, sosyal güvenlik, emeklilik gibi alanlarda reform çalışmaları devam ediyor. Bankacılık sektöründe ise büyük bir temizlik yapılırken, 183 olan banka sayısı 94’e indirildi. IMF ve diğer destekçilerden gelen kredilerin bu yıl ki akıbeti de zaten bu saydığımız reformların devam ettirilmesine bağlı. 2017’de, özelleştirilmesi kararı alınan 1800 dolayındaki kamu işletmesinin özelleştirme sürecine ve bankacılık sektöründeki gelişmelere dikkat edilmeli. Yolsuzlukla etkin mücadelenin sürdürülmesi ve hukukun üstünlüğü konusundaki çalışmaların hızlandırılması, Doğu Ukrayna’daki sıkıntıların barış içinde çözülmesiyle yatırımların önündeki jeopolitik risklerin azaltılması Batılı yatırımcılar tarafından özellikle takip edilecektir. Türkiye açısından baktığımızda ise iki ülke cumhurbaşkanının mart ayında planlanan bir görüşmesi var. Bu görüşmede müzakereleri 2007 yılından beri devam eden Türkiye Ukrayna Serbest Ticaret Antlaşması’nın imzalanması iki ülke ekonomik…
Ekonomi Basınından ;
Ekonomi basınında bugün Gazetelerin ekonomi sayfalarında bugün öne çıkan haberlerin başlıkları -Dünya- *”Tembelleştik , çengelli iğne bile Çin’den geliyor”… İTO Başkanı İbrahim çağlar, TSE’nin devreden çıkmasıyla ithalatta denetim konusunda zayıf kalındığı uyarısı yaptı *MB Başkanı Murat Çetinkaya: Olası şoklara karşı yapısal reformların tam zamanı *Emlak GYO, kampanyada 2.8 milyarlık satış yaptı *Hayat Kimya, Kocaeli’ye 800 milyonluk yatırım yaptı *Enflasyonda 8.5 yılın rekoru: % 11.29 *”Booking” kavgası büyüyor… Otelciler tepkili *Rusya’da metroya terör saldırısı: En az 10 kişi öldü *Piyasaların beklenti gündemi yoğun *İhracatçıda “Başkanlık Süresi” AYM’de *TİKA, Gine Bissaulu kadınlara tavukçuluk öğretiyor *Alaattin Aktaş: Enflasyonda tek haneyi bir süre unumak gerek *Taner Berksoy: Büyüme iyi ama… *KGF’de süreç düşünülenden hızlı gelişiyor *115 bin KOBİ kredi kullandı, 3 milyar para piyasaya girdi *gayrımenkul sertifikasında ilk etabın hepsi satıldı *Savunma sanayiine alıcı kredisi desteği *Fuar desteğinde bürokrasi azalıyor -Habertürk- *Metroda dehşet… 11 ölü… Putin’in şehri St. Petersburg bombalarla sarsıldı… Rusya2nın 2’nci büyük kentinde, metroya düzenlenen bombalı saldırı şok etkisi yarattı. 11 ölü, 50 yaralı var *Yeni harekatlar olacak… Cumhurbaşkanı Erdoğan: Fırat Kalkanı’nın devamı gelecek… *Erbil’e uyarı *Enflasyon inada bindirdi… 9 yılın zirvesi… KDV ve ÖTV indirimlerine rağmen mobilya ve beyaz eşyacı zam yaptı. Gıda Komitesi’nin başta gıda enflasyonu çalışmalarına fiyatlar aldırış etmedi. Enflasyon yüzde 11.29 oldu *(TCMB Başkanı Murat Çetinkaya) Yapısal reformlar, verimlilik ve büyüme için hayati önem taşıyor *Abdurrahman Yıldırım: Rusya’ya ihracat kabusu! 3 ayda meyve-sebzeye yüzde 40 zam geldi *Daire başına satış 1 milyonu geçti… Emlak Konut 3 ayda 2.9 milyar TL gelir elde etti *(Hayat Kimya) Uçtan uca üret,m, “hayat”a geçirdi *Erman Ilıcak: 2.5 milyar $’lık işimiz rusya’da bekliyor ama Avrupa’da atılım yaptık *(Egeli turizmcilerden Booking.com’un kapatılmasına tepki) “TÜRSAb çağa ayak uyduramadı” *Her daireye en az bir otopark şartı *(Konut) Sertifikanın çoğunu bireysel yatırımcı aldı *Doğalgaz tüm yurda yaygınlaşacak *(DAP Yapı) Yüzde 25 indirimi 14 Nisan’a kadar uzattı -Hürriyet- *Adını dağa yazdılar… özgür Suriye Ordusu, Fırat Kalkanı Operasyonu’nun kahraman şehitlerinden Binbaşı Bülent Albayrak’ın adını El Bab kentinin girişindeki Akkil Dağı’na verdi **(Rusya) Metroda terör… 11 ölü, 40 yaralı *”Kontollü darbe” polemiği *Etflasyon… Martta et fiyatlarındaki yükselişle aylık enflasyon yüzde 1.02’ye ulaştı *Erdal Sağlam: Düşük büyümeye karşın yüksek enflasyon katılaşıyor *Parolamız ihtiyatlılık… Merkez Bankası başkanı Öetinkaya, küresel ekonomideki iyileşmeye dikkat çekti *Denize ikinci havalimanı… Erdoğan, Rize-Artvin Havalimanı’nın temelini attı *115 bin KOBİ’ye 3 milyar kredi *(Mesan Kilit) Hollanda2yı kapattı, Silivri’de üretecek *Her daireye 1 otopark zorunluluğu *Ev satışları 3’e katlandı *Samuray destekli sağlık “rönesasns”ı… Erman Ilıcak, 2020’ye kadar 4.3 milyar dolarlık sağlık kompleksi inşa edeceklerini açıkladı *(Gayrımenkul) 3.3 milyon sertifika satıldı *Akıllı harçlık dönemi… Silikon vdisi’nden sonra Çin’de inovasyon merkezi açacak İş Bankası dijital atağa kalktıu *Goldaş’a Societe Generale müjdesi -Milliyet- *Dosya varsa hemen açıkla… Cumhurbaşkanı Erdoğan CHP liderine hitaben, “Mumun yatsıya kadar yanacak” dedi *Terör Rusya’yı metroda vurdu… 10 ölü *Tarladan sofraya yüzde 500 fark… Tarlada para etmeyen ürünler, pazar ve markete geldiğinde cep yakıyor *Enflasyonun ateş gıda fiyatıyla çıktı *114 bin KOBİ’ye 3 milyar kredi *(Ekonomi Bakanı Zeybekci enflasyon için) “Mayısta tek hane” *(TCMB Başkanı Çetinkaya) “parolamız ihtiyatlılık” *Rize uçuşa geçiyor… Türkiye’nin ikinci dolgu havalimanı Rize’ye geliyor *Türk ihracatına Alibaba dopingi *800 milyon TL’ye Kocaeli’ye şiki tesis *Evde 3 milyar TL cepte *(Gayrımenkul) İlk sertifika arzına yoğun taleğ *Rusya’dan Türkiye’ye kruvaziyer teklifi kaynak : http://www.bloomberght.com
İnşaatlarda KDV İadesi
Cevdet AKÇAKOCA : Yeminli Mali Müşavir – Bağımsız Denetçi İnşaat İşlerinde İndirimli KDV İadesi Tarih: 23.02.2012 2012 Yılının ilk ayları ile birlikte 150 m2. Den daha küçük konut inşa edenlerde indirimli oranda kdv iadesi çalışmaları son hızla başlamış bulunmaktadır. Bilindiği gibi ülkemizde genel katma değer vergisi oranı %18 dir. Oysa 150 m2. Den daha küçük konutlarda kdv oranı %1 dir. Dolayısıyla bu konutların inşasında kullanılan bir çok mal ve malzeme %18 oranındadır. Bu tip konutların inşasında yüklenilen katma değer vergisinin inşaatı yapan firmaya iadesi konusunda düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemelerden birisi de indirimli oranda kurumlar vergisinin iadesidir. İnşaat yapanların mağdur olmaması, alıcıların da fazladan kdv ödememesi, ekonominin gelişme hızını sürdürmesi, ülkenin modern ve yeni konut ihtiyacının karşılanması gibi sebepler göz önüne alınarak inşaatlarla ilgili yüklenilen katma değer vergilerinin iadesi için düzenlemeler yapılmıştır. 150 m² nin altındaki bir konutun inşasına yönelik olarak yapılan harcamalar (arsa bedeli dahil), genel yönetim giderleri (akaryakıt, büro malzemeleri, reklam, komisyon, temizlik malzemeleri vb.) ve ATİK lerden işleme isabet eden paya ilişkin ödenen KDV, işlemin bünyesine giren vergiler kapsamında değerlendirilecektir. 150 m² nin altındaki konut teslimlerine yönelik iade taleplerinde, konutun yapımıyla ilgili harcamalar nedeniyle yüklenilen vergiler iade hesabına dahil edilebilecek, konutun yapımı için zorunlu olmayan harcamalar için yüklenilen vergiler iade hesabına dahil edilmeyecektir. Dolayısıyla, bir arada bulunan konutların ortak kullanımına ait olan sosyal ve kültürel ihtiyaçları karşılamak üzere düzenlenmiş çocuk parkı, bahçe düzenlemesi, havuz, pergole, kamelya, çim ekimi, spor alanı, alışveriş merkezi gibi alanlara ilişkin konutun yapımı için olmayan harcamalar nedeniyle ödenen KDV iade hesabına dahil edilemeyecektir. Ancak, arazinin yapısından dolayı yapılması zorunlu olan site içi çevre düzenlemeleri (istinat duvarı, perde duvarı, site çevre duvarları, site içi zemin sertleştirme işleri gibi) nedeniyle yüklenilen vergilerin iade hesabına dahil edilmesi mümkündür. İndirimli oranda katma değer vergisi iadesi ya yıllık veya aylık olarak yapılabilir. Birçok inşaat firması her yılın ilk aylarında indirimli kurumlar vergisini geri alabilmek için hazırlıklara başlar ve özellikle Yeminli Mali Müşavirlere müracaat ederek inceleme yaptırarak hazırlatacakları rapor ile indirimli olarak yüklendikleri katma değer vergisini almaya çalışırlar Bu yazımızda, yukarıda 3 paragrafta yaptığımız açıklamaların dışında, konu ile ilgili özel bilgiler vermeyeceğiz. İnşaatçılar ve rapor hazırlayan Yeminli Mali Müşavirler indirimli kurumlar vergisi iadesi alınacağı zaman kısaca aşağıdaki hususlara dikkat etmelidir. Masraf faturalarının inşaatın gelişimine uygun sürelerde alınmış olması, mesela hafriyat faturasının kdv. Ödememek veya geç ödemek için inşaatın bitimine yakın alınarak hesaplara kaydedilmesi gibi yanlışlar varsa bu durumda katma değer vergisi iadesi almamak daha iyi olacaktır. Sadece bu örneği verdik. Bu tip faturalar aynı zamanda sahte evrak düzenlemek veya kullanmak suçu olarak nitelenebilir. Yine çok kısaca, dairelerin satış fiyatlarına çok dikkat etmek gerekir. Siz şehrin lüks bir semtinde, bir köyde olabilecek bir fiyatla daire satamazsınız, eğer bu şekilde bir satış olmuşsa, bu satış kesinlikle kabul edilmeyecektir. Kabul edip rapor yapan Yeminli Mali Müşavirin başı belaya girecek, ayrıca bütün inşaat da incelemeye sevkedilecek ve inşaat firması “Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan da olacak” birçok cezalarla karşılacaklardır. Daire fiyatlarının normal olup olmadığının bir başka kontrol şekli de banka kredileri alındığı halde, kredi tutarının çok altında bir değerle satış yapılmasıdır. Sonuç olarak: Belgelerin doğru olmadığı, veya şüpheli olduğu hallerde, inşaatçıların indirimli oranda katma değer vergisi iade talebinde bulunmaları herkes için yararlı değil zararlı sonuçlar doğuracaktır. Yeni yılın başlaması dolayısıyla katma değer vergisi iadesi hevesinde…




























