“Çürük Bulaşıcıdır: Bebeğinizin Ağız Sağlığını İlk Siz Koruyun!” ÇOCUKLARDA DİŞ ÇÜRÜKLERİNİ ENGELLEMEK MÜMKÜN MÜ?


Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, diş çürüklerinin sadece yanlış beslenmeyle değil, aynı zamanda bulaş yoluyla da oluşabileceğini belirterek anne-babalara erken çocukluk döneminde alınması gereken önlemler konusunda uyarılarda bulunuyor.
Diş çürüğü, bir bakteri aracılığıyla gelişen; doğru ağız bakımı ve sağlıklı beslenmeyle kolayca önlenebilecek kronik bir enfeksiyon hastalığıdır. Özellikle çocukluk çağında edinilen yanlış beslenme alışkanlıkları, bu hastalığın temel sebepleri arasında yer alır. “Amerikan Sağlık Derneği (AHA) yönergelerine göre, 2 yaşın altındaki çocukların yiyeceklerinde şeker olmamalıdır,” diyen Diş Hekimi Nurgül Demir, ailelerin bu konuda bilinçli davranmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor.Dt. Nurgül Demir, çürüklerin sadece şekerli gıdalarla değil, bulaş yoluyla da bebeklere geçebileceğini belirterek: “Diş çürüğü bulaşıcıdır. Çürük bakterisi, ebeveynlerden ya da bakımı üstlenen kişilerden bebeklere geçebilir. Bu nedenle bebeğe özel kaşık, biberon ve emzik kullanılmalı; bebekler ağız kenarlarından öpülmemelidir. Aksi halde daha ilk dişi çıkmadan çürük riskiyle karşı karşıya kalabilirler.” dedi. Anne sütünün tartışmasız faydalarının yanında, içerdiği doğal şeker nedeniyle ağızda kalıntı bırakabileceğini de hatırlatan Demir, her emzirmeden sonra ağız içinin suyla çalkalanması ya da nemli bir tülbentle silinmesi gerektiğinin altını çizdi.Biberonla tatlandırılmış uykuya hayırGece uyumadan önce bebeğe bal ya da pekmezle tatlandırılmış biberon veya emzik verilmemesi gerektiğine dikkat çeken Dt. Nurgül Demir, “Gece boyunca tükürük akışı azalır, şeker ise ağız içi pH’yı düşürerek çürük bakterilerini hızla çoğaltır. Bu da erken çocukluk çağı çürüklerinin temel sebebidir,” diyor. Ek gıda döneminde çocuklara beyaz şeker yerine doğal tatlandırıcılar (bal, pekmez, keçiboynuzu özü) öneren Demir, bu ürünlerin ardından diş yüzeylerinin mutlaka temizlenmesi gerektiğini vurguluyor. Süt ve süt ürünlerinin çürük önleyici etkisine de değinen Nurgül Demir, özellikle peynirin içeriğindeki kazein maddesinin diş minesini güçlendirdiğini ve ağız içi asidik dengeyi düzenlediğini belirtiyor.5 yaşa kadar alışkanlık kazandırınÇocuklarda erken yaşta kazandırılan alışkanlıkların diş sağlığı açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekleyen Demir “5 yaşına kadar çocuklara sağlıklı beslenme ve düzenli ağız bakım alışkanlığı kazandırmalıyız. Okula başladıklarında şeker tüketimi sınırlandırılmalı, pediatrist kontrolünde uzun vadeli diyetler planlanmalı. Çocuklarımızın ağız sağlığını bugünden korursak, yarının sağlıklı nesillerini inşa etmiş oluruz.” diyerek sözlerini noktaladı.
  • Benzer Haberler

    Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !

    1978’den bu yana düzenlenen Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, güçlü fuar portföyüyle yapı ve inşaat sektörüne dünya standartlarında etkinlikler sunuyor. Dünyayı Türkiye’de misafir ediyor Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, Türkiye, Balkanlar, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Rusya ve BDT`den yapı sektörlerinin temsilcilerini bir araya getiriyor. En son ürün yeniliklerini tanıtma ve keşfetme fırsatı sunan etkinlikler, iş geliştirme platformları olarak da hizmet vermektedir. Ayrıca fuar endüstri profesyonellerini desteklemek ve sektöre fayda sağlamak için zengin içerikli iş programlarına da ev sahipliği yapıyor. Bölgesel gücü arttırmayı hedefleyen nitelikli fuar içeriği İş Geliştirme Paltformu Etkinlikleri, Konuk Ülke, Konuk Bölge, Hedef Pazar projeleri, MasterClass Özel Fuar Turları, Yapı Tech Garage Start-Up Buluşmaları ve Altın Mıknatıs Stand Tasarım Ödülleri`ni kapsayan fuar içi etkinlikler inşaat ve yapı sektörünün kurumsal itibar araçları haline geldi. Fuar bu nitelikleriyle Türkiye`nin inşaat ve yapı sektöründe yükselen bir yıldız olmasına katkıda bulunuyor. Yapı Fuarı, yürüttüğü uluslararası işbirlikleriyle dünya genelindeki bilgi ve iş fırsatlarının bölgeye aktarılmasına aracılık ediyor. Online ücretsiz davetiye tıklayın >>

    SÜREÇ SERMAYESİ

    SÜREÇ SERMAYESİ Kurumsal başarıyı sadece maddi kaynaklar belirlemez. İnsan gücü, teknoloji ve finansal sermaye gibi klasik unsurların ötesinde, işletmelerin sürdürülebilir büyümesinde kritik rol oynayan bir kavram var: süreç sermayesi. Günümüzde şirketler, süreçlerini optimize ederek ve süreç temelli bilgi birikimini yöneterek rekabet avantajı elde edebiliyor. Süreç sermayesi, aslında bir işletmenin iş yapma biçiminden doğan, görünmeyen ama değer yaratan sermaye türü olarak tanımlanabilir. Süreç sermayesini daha iyi anlamak için öncelikle onu oluşturan temel unsurlara bakmak gerekiyor. Birincisi iş süreçlerinin yapısı. Şirketlerin üretimden hizmete kadar her adımda kullandığı sistematik yöntemler, süreç sermayesinin temel taşlarını oluşturur. Bu süreçlerin belgelenmesi, standartlaştırılması ve sürekli iyileştirilmesi, işletmeye hem hız hem de maliyet avantajı sağlar. Örneğin, bir otomotiv firmasının montaj hattındaki süreç iyileştirmeleri, sadece üretim hızını artırmakla kalmaz, aynı zamanda kaliteyi de yükseltir; bu da uzun vadede marka değerine doğrudan katkı sağlar. İkincisi, bilgi akışı ve deneyim yönetimi. Süreç sermayesi, çalışanların deneyimleri ve kurumsal hafızayla doğrudan ilişkilidir. Bir süreçte edinilen deneyimler ve elde edilen veriler, yeni süreç tasarımlarında kullanılabilir. Burada kritik nokta, bilginin kurum içinde etkin bir şekilde aktarılabilmesidir. Çoğu şirket, bilgi paylaşımını ihmal ettiği için süreç sermayesini tam anlamıyla kullanamaz. Örneğin, bir finans şirketinde kredi değerlendirme süreçlerinin standartlaştırılması ve bu süreçlerdeki tecrübelerin yeni çalışanlara aktarılması hem hata oranını düşürür hem de müşteri memnuniyetini artırır. Üçüncü unsur ise teknoloji ve otomasyon. Dijitalleşme, süreç sermayesinin değerini katlayan en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) sistemleri, yapay zekâ destekli analizler ve otomasyon teknolojileri, süreçleri daha şeffaf ve ölçülebilir hâle getiriyor. Böylece şirketler, hangi süreçlerin değer yarattığını, hangi noktaların verimsiz olduğunu net bir şekilde görebiliyor. Örneğin, lojistik sektöründe kullanılan rota optimizasyon yazılımları hem yakıt maliyetlerini düşürür hem de teslimat sürelerini kısaltır; bu da süreç sermayesinin doğrudan ekonomik faydaya dönüşmesini sağlar. Ancak süreç sermayesi sadece şirket içi verimlilikle sınırlı değil. Müşteri ilişkilerinde de kritik rol oynuyor. İş süreçleri optimize edildikçe, müşterilere sunulan hizmet kalitesi artıyor, yanıt süreleri kısalıyor ve güven oluşuyor. Bu da şirketin pazar konumunu güçlendiriyor. Özellikle hizmet sektöründe, süreç sermayesi, müşteri memnuniyetini ve sadakatini artırmanın en etkili yollarından biri olarak görülüyor. Süreç sermayesinin yönetiminde dikkate alınması gereken bir diğer konu ise ölçümlenebilirlik. Birçok şirket süreçlerini iyileştirmek istese de hangi süreçlerin gerçekten değer yarattığını ve hangi yatırımların getirisi olduğunu net olarak ölçemiyor. Bu noktada süreç analitiği ve performans göstergeleri devreye giriyor. Örneğin, üretim hattında bir sürecin her aşamasına ait zaman ve maliyet verilerinin toplanması, darboğazların belirlenmesini sağlar ve süreç sermayesinin verimli kullanımı için rehber olur. Ekonomik krizler ve belirsizlik dönemlerinde süreç sermayesinin önemi daha da artıyor. Finansal kaynakların kısıtlı olduğu dönemlerde, verimli süreçler şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan en önemli faktör haline geliyor. İyi tasarlanmış ve sürekli iyileştirilen süreçler, aynı kaynaklarla daha fazla değer yaratmayı mümkün kılıyor. Bu nedenle, süreç sermayesi sadece operasyonel bir konu değil, stratejik bir rekabet avantajı olarak değerlendirilmelidir. Sonuç olarak, süreç sermayesi, modern işletmelerin göz ardı edemeyeceği bir değer alanı olarak karşımıza çıkıyor. İnsan sermayesi ve teknolojik yatırımlar kadar, süreçlerin etkin yönetimi de şirketlerin uzun vadeli başarısında belirleyici oluyor. İşletmeler, süreçlerini belgeleyip standartlaştırarak, deneyimi kurumsal hafızaya dönüştürerek ve teknolojiyi doğru kullanarak süreç sermayesini güçlendirebilir. Bu da rekabetin yoğun olduğu günümüz pazarında ayakta kalabilmek için kritik bir strateji haline geliyor. Süreç sermayesinin farkında olan şirketler, sadece bugünü yönetmekle kalmıyor; aynı zamanda geleceğe yönelik sürdürülebilir bir değer…