Yelkenler Fora! İstanbul, Yelkenin En Büyük Festivaline Sahne Olacak!

13. TAYK – Eker Olympos Regatta’nın Yarış Takvimi Açıklandı 


 8-17 Ağustos 2025

Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü (TAYK), Türkiye Yelken Federasyonu ve Eker Süt Ürünleri iş birliğiyle düzenlenen 13. TAYK – Eker Olympos Regatta, 8-17 Ağustos 2025 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek. “Rüzgârı Yakala” mottosuyla yola çıkan organizasyon, bu yıl da deniz tutkunlarına Marmara’nın maviliklerinde unutulmaz bir yelken festivali yaşatacak.

Sadece bir yelken yarışı olmanın ötesinde, aynı zamanda tutku, cesaret ve takım ruhunu yansıtan büyük bir deniz festivali olan 13. TAYK – Eker Olympos Regatta kapsamında; J70, J70 Match Race, IOM (International One Metre), Hareketli Salma ve Yat Sınıfları olmak üzere toplam 5 ayrı kategoride mücadele yaşanacak.

Öne çıkan etaplar

Son iki yıldır daha kapsayıcı bir programla yelkenin en büyük festivali haline gelen TAYK – Eker Olympos Regatta’nın yarış takvimi açıklandı. Organizasyonda öne çıkan etaplar arasında; 8-9-10 Ağustos’ta Kalamış açıklarında gerçekleşecek yüksek tempolu J70 yarışları, ardından 12-13 Ağustos’ta yapılacak Match Race formatındaki J70 mücadeleleri yer alıyor. 10 Ağustos’ta ise Marmara Yelken Kulübü ev sahipliğinde düzenlenecek olan ve teknolojiyle sporu buluşturan IOM sınıfı yarışları dikkat çekiyor.

Minik yelkenciler cesaretleriyle hayran bırakacak

Genç yelkencilerin sahneye çıkacağı Hareketli Salma Kategorileri ise 12-14 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek. Minik sporcuların cesaretle mücadele edeceği bu yarışlar, festivalin en renkli ve ilham verici anlarına sahne olacak.

Görkemli Boğaz Yarışı

Festivalin ikinci haftasında start alacak Yat Yarışları, 15 Ağustos akşamı Çınarcık rotasında başlayacak gece offshore yarışıyla heyecanı zirveye taşıyacak. 16 Ağustos’ta şamandıra parkurundaki inshore yarışlarının ardından, 17 Ağustos’ta İstanbul Boğazı’ndaki görkemli Boğaz Yarışı ile yelkenin en büyük festivali sona erecek.

Canlı yayınlar farklı bir deneyim sunacak

Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören canlı yayınlar, bu yıl da gelişmiş 3D modellemeler ve grafik destekleriyle izleyicilere farklı bir deneyim sunacak. 2024 Paris Olimpiyatları’nın açılış töreninde görev alan ekip tarafından hazırlanan yayınlar, sporseverlerin yarışları farklı açılardan, daha derinlemesine takip etmesini sağlayacak. Özellikle 9-10 Ağustos’taki J70 yarışları ve 17 Ağustos’taki Boğaz Yarışı ile Ödül Töreni; dinamik anlatım ve görsel zenginlikle canlı olarak izlenebilecek.

13. TAYK – Eker Olympos Regatta boyunca düzenlenecek İtalyan Günü, Türk Gecesi, Festival Gecesi ve Sokak Lezzetleri Gecesi gibi sosyal etkinlikler ise denizdeki rekabetin karada keyifli anlarla tamamlanmasını sağlayacak.

13. TAYK – Eker Olympos Regatta Takvimi

  • J70 Kategorisi: 8-9-10 Ağustos 
  • IOM Kategorisi: 10 Ağustos 
  • Hareketli Salma Kategorileri Kayıtları: 11 Ağustos 
  • J70 Match Race Kategorisi: 12-13 Ağustos 
  • Hareketli Salma Kategorileri: 12-13-14 Ağustos 
  • Olympos Regatta / Off Shore Yarışı: 15 Ağustos 
  • Olympos Regatta / Şamandıra: 16 Ağustos 
  • Olympos Regatta / Boğaz Yarışı: 17 Ağustos 

13. TAYK – Eker Olympos Regatta’nın manifesto videosunu, bu adresi ziyaret ederek izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=lsx5XhB_OXk

  • Benzer Haberler

    Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !

    1978’den bu yana düzenlenen Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, güçlü fuar portföyüyle yapı ve inşaat sektörüne dünya standartlarında etkinlikler sunuyor. Dünyayı Türkiye’de misafir ediyor Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, Türkiye, Balkanlar, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Rusya ve BDT`den yapı sektörlerinin temsilcilerini bir araya getiriyor. En son ürün yeniliklerini tanıtma ve keşfetme fırsatı sunan etkinlikler, iş geliştirme platformları olarak da hizmet vermektedir. Ayrıca fuar endüstri profesyonellerini desteklemek ve sektöre fayda sağlamak için zengin içerikli iş programlarına da ev sahipliği yapıyor. Bölgesel gücü arttırmayı hedefleyen nitelikli fuar içeriği İş Geliştirme Paltformu Etkinlikleri, Konuk Ülke, Konuk Bölge, Hedef Pazar projeleri, MasterClass Özel Fuar Turları, Yapı Tech Garage Start-Up Buluşmaları ve Altın Mıknatıs Stand Tasarım Ödülleri`ni kapsayan fuar içi etkinlikler inşaat ve yapı sektörünün kurumsal itibar araçları haline geldi. Fuar bu nitelikleriyle Türkiye`nin inşaat ve yapı sektöründe yükselen bir yıldız olmasına katkıda bulunuyor. Yapı Fuarı, yürüttüğü uluslararası işbirlikleriyle dünya genelindeki bilgi ve iş fırsatlarının bölgeye aktarılmasına aracılık ediyor. Online ücretsiz davetiye tıklayın >>

    SÜREÇ SERMAYESİ

    SÜREÇ SERMAYESİ Kurumsal başarıyı sadece maddi kaynaklar belirlemez. İnsan gücü, teknoloji ve finansal sermaye gibi klasik unsurların ötesinde, işletmelerin sürdürülebilir büyümesinde kritik rol oynayan bir kavram var: süreç sermayesi. Günümüzde şirketler, süreçlerini optimize ederek ve süreç temelli bilgi birikimini yöneterek rekabet avantajı elde edebiliyor. Süreç sermayesi, aslında bir işletmenin iş yapma biçiminden doğan, görünmeyen ama değer yaratan sermaye türü olarak tanımlanabilir. Süreç sermayesini daha iyi anlamak için öncelikle onu oluşturan temel unsurlara bakmak gerekiyor. Birincisi iş süreçlerinin yapısı. Şirketlerin üretimden hizmete kadar her adımda kullandığı sistematik yöntemler, süreç sermayesinin temel taşlarını oluşturur. Bu süreçlerin belgelenmesi, standartlaştırılması ve sürekli iyileştirilmesi, işletmeye hem hız hem de maliyet avantajı sağlar. Örneğin, bir otomotiv firmasının montaj hattındaki süreç iyileştirmeleri, sadece üretim hızını artırmakla kalmaz, aynı zamanda kaliteyi de yükseltir; bu da uzun vadede marka değerine doğrudan katkı sağlar. İkincisi, bilgi akışı ve deneyim yönetimi. Süreç sermayesi, çalışanların deneyimleri ve kurumsal hafızayla doğrudan ilişkilidir. Bir süreçte edinilen deneyimler ve elde edilen veriler, yeni süreç tasarımlarında kullanılabilir. Burada kritik nokta, bilginin kurum içinde etkin bir şekilde aktarılabilmesidir. Çoğu şirket, bilgi paylaşımını ihmal ettiği için süreç sermayesini tam anlamıyla kullanamaz. Örneğin, bir finans şirketinde kredi değerlendirme süreçlerinin standartlaştırılması ve bu süreçlerdeki tecrübelerin yeni çalışanlara aktarılması hem hata oranını düşürür hem de müşteri memnuniyetini artırır. Üçüncü unsur ise teknoloji ve otomasyon. Dijitalleşme, süreç sermayesinin değerini katlayan en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) sistemleri, yapay zekâ destekli analizler ve otomasyon teknolojileri, süreçleri daha şeffaf ve ölçülebilir hâle getiriyor. Böylece şirketler, hangi süreçlerin değer yarattığını, hangi noktaların verimsiz olduğunu net bir şekilde görebiliyor. Örneğin, lojistik sektöründe kullanılan rota optimizasyon yazılımları hem yakıt maliyetlerini düşürür hem de teslimat sürelerini kısaltır; bu da süreç sermayesinin doğrudan ekonomik faydaya dönüşmesini sağlar. Ancak süreç sermayesi sadece şirket içi verimlilikle sınırlı değil. Müşteri ilişkilerinde de kritik rol oynuyor. İş süreçleri optimize edildikçe, müşterilere sunulan hizmet kalitesi artıyor, yanıt süreleri kısalıyor ve güven oluşuyor. Bu da şirketin pazar konumunu güçlendiriyor. Özellikle hizmet sektöründe, süreç sermayesi, müşteri memnuniyetini ve sadakatini artırmanın en etkili yollarından biri olarak görülüyor. Süreç sermayesinin yönetiminde dikkate alınması gereken bir diğer konu ise ölçümlenebilirlik. Birçok şirket süreçlerini iyileştirmek istese de hangi süreçlerin gerçekten değer yarattığını ve hangi yatırımların getirisi olduğunu net olarak ölçemiyor. Bu noktada süreç analitiği ve performans göstergeleri devreye giriyor. Örneğin, üretim hattında bir sürecin her aşamasına ait zaman ve maliyet verilerinin toplanması, darboğazların belirlenmesini sağlar ve süreç sermayesinin verimli kullanımı için rehber olur. Ekonomik krizler ve belirsizlik dönemlerinde süreç sermayesinin önemi daha da artıyor. Finansal kaynakların kısıtlı olduğu dönemlerde, verimli süreçler şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan en önemli faktör haline geliyor. İyi tasarlanmış ve sürekli iyileştirilen süreçler, aynı kaynaklarla daha fazla değer yaratmayı mümkün kılıyor. Bu nedenle, süreç sermayesi sadece operasyonel bir konu değil, stratejik bir rekabet avantajı olarak değerlendirilmelidir. Sonuç olarak, süreç sermayesi, modern işletmelerin göz ardı edemeyeceği bir değer alanı olarak karşımıza çıkıyor. İnsan sermayesi ve teknolojik yatırımlar kadar, süreçlerin etkin yönetimi de şirketlerin uzun vadeli başarısında belirleyici oluyor. İşletmeler, süreçlerini belgeleyip standartlaştırarak, deneyimi kurumsal hafızaya dönüştürerek ve teknolojiyi doğru kullanarak süreç sermayesini güçlendirebilir. Bu da rekabetin yoğun olduğu günümüz pazarında ayakta kalabilmek için kritik bir strateji haline geliyor. Süreç sermayesinin farkında olan şirketler, sadece bugünü yönetmekle kalmıyor; aynı zamanda geleceğe yönelik sürdürülebilir bir değer…