Sigortam.net, 25. yılını kutluyor

Çeyrek asırdır dijital sigortacılığın öncüsü olarak sektörün dönüşümüne yön veren Sigortam.net, 10 milyondan fazla müşterisine güvenilir, ulaşılabilir ve kişiselleştirilmiş çözümler sunarak sigorta deneyimini herkes için kolay ve anlaşılır hale getiriyor. Bu sene 25. yılını kutlayan Sigortam.net, yenilikçi teknolojisi, insan odaklı yaklaşımı ve sigortayı sadeleştiren vizyonuyla geleceğin sigorta platformu olmayı sürdürüyor.

Türkiye’nin ilk ve lider dijital sigorta platformu Sigortam.net, 25. yaşını kutluyor. 10 milyondan fazla müşterisi, 30’a yakın anlaşmalı sigorta şirketi ve 500’e yakın çalışanıyla sektörde güvenin adı haline gelen Sigortam.net, çeyrek asırlık deneyimi ile güveni teknolojiyle harmanlayarak yeni nesil sigortacılığın öncüsü olmayı sürdürüyor.

2000 yılında iLab Grup’un bir parçası olarak kurulan ve kuruluşundan bu yana sigorta süreçlerini herkes için daha şeffaf, anlaşılır ve erişilebilir hale getirmeyi amaçlayan Sigortam.net, bugün geldiği noktada 25 yıllık birikimiyle “Sigorta=Sigortam.net” yaklaşımını benimseyerek sigortayla ilgili her ihtiyaca tek noktadan çözüm sunuyor.

Yapay zeka destekli teknolojik altyapısı sayesinde kişiselleştirilmiş çözümler üreten Sigortam.net, 7/24 erişilebilir müşteri hizmetleriyle satış öncesi ve sonrası süreçlerde de kullanıcılarının yanında yer alıyor. Bu sayede bir dijital platformdan çok daha fazlası olarak, Türkiye’nin en büyük sigorta danışmanı kimliğiyle konumlanıyor.

Dijitalleşme ve insan odağını birleştiren hizmet modeliyle sigorta bilincini artırmayı da hedefleyen Sigortam.net, sunduğu rehber içerikler, karşılaştırma imkânları ve avantajlı kampanyalarla sektörde fark yaratıyor. Hayata geçirdiği inovatif çözümlerle ulusal ve uluslararası birçok ödüle layık görülen Sigortam.net, aldığı ödüllerle de yenilikçi yaklaşımını pekiştiriyor. 25. yılına özel olarak logosunu da değiştiren Sigortam.net, bu özel dönüm noktasında geçmişin deneyimini, bugünün teknolojisini ve geleceğin vizyonunu bir araya getiriyor.

Sigortam.net CEO’su Ataman Kalkan, 25. yıla ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“25 yıldır güvenilir, ulaşılabilir ve kullanıcı dostu sigortacılığı mümkün kılmak için çalışıyoruz. Bu süreçte 10 milyondan fazla müşteriye ulaşmanın gururunu yaşarken 7/24 ulaşılabilir hizmet modelimiz, yapay zeka destekli altyapımız ve insana dokunan yaklaşımımızla her geçen gün daha da güçleniyoruz. Sigortacılıkta dijital dönüşümün öncüsü olarak, müşterilerimizin güvenini daima önceliğimiz kabul ediyor, onların ihtiyaçlarını en doğru şekilde karşılamak için çalışmaya devam ediyoruz.”

Bilgi için: Burcu Erdemir / desiBel Ajans 

0530 158 15 43 / burcu.erdemir@desibelajans.com 

Sigortam.net hakkında:

2000 yılında kurulan Sigortam.net, Mart 2001’de T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü’nden Sigorta ve Reasürans Brokerliği ruhsatlarını alarak faaliyetlerine başladı. Türkiye’nin ilk ve lider dijital sigorta platformu Sigortam.net, kasko, zorunlu trafik, İMM, özel sağlık, tamamlayıcı sağlık, seyahat sağlık, DASK, konut, evcil hayvan, cep telefonu sigortaları alanında  30’a yakın sigorta şirketine ait teklifleri karşılaştırma, satın alma ve satış sonrası hizmetleri sunuyor.

iLab Hakkında:

iLab, kendi alanlarında dijitalleşmeye öncülük eden markalardan oluşan internet şirketleri grubudur. Kurulduğu 2000 yılından bu yana iLab, sürdürülebilir büyüme potansiyeli olan ve inovasyon odaklı yaklaşımlarıyla fark yaratan dijital iş modellerine yaptığı yatırımların yanı sıra yeni platformların da hayata geçmesini sağlamıştır. iLab grup şirketleri Sigortam.net, Kariyer.net, İşin Olsun, arabam.com, HangiKredi, Emlakjet, Endeksa, Cimri, Neredekal, ChemOrbis ve SteelOrbis yenilikçi teknolojilere yatırım yaparak kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik inovatif, güvenilir ve uçtan uca çözümler sunmaya devam etmektedir.

  • Benzer Haberler

    Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !

    1978’den bu yana düzenlenen Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, güçlü fuar portföyüyle yapı ve inşaat sektörüne dünya standartlarında etkinlikler sunuyor. Dünyayı Türkiye’de misafir ediyor Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, Türkiye, Balkanlar, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Rusya ve BDT`den yapı sektörlerinin temsilcilerini bir araya getiriyor. En son ürün yeniliklerini tanıtma ve keşfetme fırsatı sunan etkinlikler, iş geliştirme platformları olarak da hizmet vermektedir. Ayrıca fuar endüstri profesyonellerini desteklemek ve sektöre fayda sağlamak için zengin içerikli iş programlarına da ev sahipliği yapıyor. Bölgesel gücü arttırmayı hedefleyen nitelikli fuar içeriği İş Geliştirme Paltformu Etkinlikleri, Konuk Ülke, Konuk Bölge, Hedef Pazar projeleri, MasterClass Özel Fuar Turları, Yapı Tech Garage Start-Up Buluşmaları ve Altın Mıknatıs Stand Tasarım Ödülleri`ni kapsayan fuar içi etkinlikler inşaat ve yapı sektörünün kurumsal itibar araçları haline geldi. Fuar bu nitelikleriyle Türkiye`nin inşaat ve yapı sektöründe yükselen bir yıldız olmasına katkıda bulunuyor. Yapı Fuarı, yürüttüğü uluslararası işbirlikleriyle dünya genelindeki bilgi ve iş fırsatlarının bölgeye aktarılmasına aracılık ediyor. Online ücretsiz davetiye tıklayın >>

    SÜREÇ SERMAYESİ

    SÜREÇ SERMAYESİ Kurumsal başarıyı sadece maddi kaynaklar belirlemez. İnsan gücü, teknoloji ve finansal sermaye gibi klasik unsurların ötesinde, işletmelerin sürdürülebilir büyümesinde kritik rol oynayan bir kavram var: süreç sermayesi. Günümüzde şirketler, süreçlerini optimize ederek ve süreç temelli bilgi birikimini yöneterek rekabet avantajı elde edebiliyor. Süreç sermayesi, aslında bir işletmenin iş yapma biçiminden doğan, görünmeyen ama değer yaratan sermaye türü olarak tanımlanabilir. Süreç sermayesini daha iyi anlamak için öncelikle onu oluşturan temel unsurlara bakmak gerekiyor. Birincisi iş süreçlerinin yapısı. Şirketlerin üretimden hizmete kadar her adımda kullandığı sistematik yöntemler, süreç sermayesinin temel taşlarını oluşturur. Bu süreçlerin belgelenmesi, standartlaştırılması ve sürekli iyileştirilmesi, işletmeye hem hız hem de maliyet avantajı sağlar. Örneğin, bir otomotiv firmasının montaj hattındaki süreç iyileştirmeleri, sadece üretim hızını artırmakla kalmaz, aynı zamanda kaliteyi de yükseltir; bu da uzun vadede marka değerine doğrudan katkı sağlar. İkincisi, bilgi akışı ve deneyim yönetimi. Süreç sermayesi, çalışanların deneyimleri ve kurumsal hafızayla doğrudan ilişkilidir. Bir süreçte edinilen deneyimler ve elde edilen veriler, yeni süreç tasarımlarında kullanılabilir. Burada kritik nokta, bilginin kurum içinde etkin bir şekilde aktarılabilmesidir. Çoğu şirket, bilgi paylaşımını ihmal ettiği için süreç sermayesini tam anlamıyla kullanamaz. Örneğin, bir finans şirketinde kredi değerlendirme süreçlerinin standartlaştırılması ve bu süreçlerdeki tecrübelerin yeni çalışanlara aktarılması hem hata oranını düşürür hem de müşteri memnuniyetini artırır. Üçüncü unsur ise teknoloji ve otomasyon. Dijitalleşme, süreç sermayesinin değerini katlayan en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) sistemleri, yapay zekâ destekli analizler ve otomasyon teknolojileri, süreçleri daha şeffaf ve ölçülebilir hâle getiriyor. Böylece şirketler, hangi süreçlerin değer yarattığını, hangi noktaların verimsiz olduğunu net bir şekilde görebiliyor. Örneğin, lojistik sektöründe kullanılan rota optimizasyon yazılımları hem yakıt maliyetlerini düşürür hem de teslimat sürelerini kısaltır; bu da süreç sermayesinin doğrudan ekonomik faydaya dönüşmesini sağlar. Ancak süreç sermayesi sadece şirket içi verimlilikle sınırlı değil. Müşteri ilişkilerinde de kritik rol oynuyor. İş süreçleri optimize edildikçe, müşterilere sunulan hizmet kalitesi artıyor, yanıt süreleri kısalıyor ve güven oluşuyor. Bu da şirketin pazar konumunu güçlendiriyor. Özellikle hizmet sektöründe, süreç sermayesi, müşteri memnuniyetini ve sadakatini artırmanın en etkili yollarından biri olarak görülüyor. Süreç sermayesinin yönetiminde dikkate alınması gereken bir diğer konu ise ölçümlenebilirlik. Birçok şirket süreçlerini iyileştirmek istese de hangi süreçlerin gerçekten değer yarattığını ve hangi yatırımların getirisi olduğunu net olarak ölçemiyor. Bu noktada süreç analitiği ve performans göstergeleri devreye giriyor. Örneğin, üretim hattında bir sürecin her aşamasına ait zaman ve maliyet verilerinin toplanması, darboğazların belirlenmesini sağlar ve süreç sermayesinin verimli kullanımı için rehber olur. Ekonomik krizler ve belirsizlik dönemlerinde süreç sermayesinin önemi daha da artıyor. Finansal kaynakların kısıtlı olduğu dönemlerde, verimli süreçler şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan en önemli faktör haline geliyor. İyi tasarlanmış ve sürekli iyileştirilen süreçler, aynı kaynaklarla daha fazla değer yaratmayı mümkün kılıyor. Bu nedenle, süreç sermayesi sadece operasyonel bir konu değil, stratejik bir rekabet avantajı olarak değerlendirilmelidir. Sonuç olarak, süreç sermayesi, modern işletmelerin göz ardı edemeyeceği bir değer alanı olarak karşımıza çıkıyor. İnsan sermayesi ve teknolojik yatırımlar kadar, süreçlerin etkin yönetimi de şirketlerin uzun vadeli başarısında belirleyici oluyor. İşletmeler, süreçlerini belgeleyip standartlaştırarak, deneyimi kurumsal hafızaya dönüştürerek ve teknolojiyi doğru kullanarak süreç sermayesini güçlendirebilir. Bu da rekabetin yoğun olduğu günümüz pazarında ayakta kalabilmek için kritik bir strateji haline geliyor. Süreç sermayesinin farkında olan şirketler, sadece bugünü yönetmekle kalmıyor; aynı zamanda geleceğe yönelik sürdürülebilir bir değer…