BioNTech yılın ilk çeyreğinde 1,128 milyar avro kar açıkladı

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısını geliştiren Alman biyoteknoloji firması BioNTech’in ilk çeyrekteki net karı, aşı satışının ardından gelirlerindeki sert yükselişle 1 milyar 128,1 milyon avro olarak gerçekleşti.

BioNTech, 2021’nin ilk çeyreğine ilişkin finansal rakamlarını açıkladı.

Buna göre, şirketin birinci çeyrekteki net karı, net gelirlerindeki sert yükselişle, 1 milyar 128,1 milyon avroya ulaştı. BioNTech, geçen yılın ocak-mart döneminde 53,4 milyon avro zarar açıklamıştı.

Şirketin toplam gelirleri birinci çeyrekte 2020’nin aynı çeyreğine göre yüzde 7 bin 138 artarak 2 milyar 50 milyon avroya yükseldi. Piyasalarda beklenti 1,71 milyar avro olması yönündeydi. Şirket geçen yıl birinci çeyrekte 27,7 milyon avro gelir elde etmişti.

Şirketin hisse başına karı da 4,39 avroya denk geldi.

BioNTech, aşı üretiminde ortağı Pfizer ile birlikte bu yıl 1 milyar 800 milyon doz dağıtımını için 91 ülkeyle anlaşma yaptıklarını ve 6 Mayıs’a kadar toplam 91 ülkeye 450 milyon doz Kovid-19 aşısı teslimatını tamamladıklarını da bildirdi.

BioNTech, bu yıl aşı üretim kapasitesinin 3 milyar doza ulaşmasını ve 1 milyar 800 milyon doz aşının teslimatından 12,4 milyar avro gelir bekliyor.

  • Benzer Haberler

    Bir Hasta Yakınının Sosyal Medyada Paylaştığı Ölüm Belgesine İlişkin Açıklama (03.05.2021)

    Bugün bir hasta yakınının sosyal medyadan paylaştığı ölüm belgesi ile Covid-19 tedavisi gören bir hastamızın ölüm belgesinde yazan bilgilerden yola çıkarak kişinin covid ölümünün saklandığı iddia edilmektedir. Ekte hasta yakınının ve bazı siyasilerin paylaştığı belgeyi ve kayıtlarımızdaki ölüm belgesini paylaşıyoruz. Müteveffa Cemal Küçükşahin bir vakıf üniversitesi hastanesinde covid-19 tedavisi görürken vefat etmiştir. Kişinin ölüm belgesini düzenleyen doktorumuz ölüm nedenine bulaşıcı olmayan hastalık bilgisi girerek ölüm belgesini onaylamıştır. Ölüm belgelerinin onaylanması ve ölüm nedeninin belirlenmesi takip eden hekimimizin sorumluluğundadır. Ancak ölüm belgeleri hekimlerimiz onayladıktan sonra 3 ayrı hekimden oluşan bir üst komisyon tarafından incelenerek kontrol edilmekte ve bir hata ya da eksik olduğu düşünüldüğünde hekim bilgilendirilerek raporunu incelemesi istenmektedir. Hastanın 30 Nisan 2021 tarihinde ölüm raporu hekim tarafından onaylanmış ve üst komisyon incelemesi sonrası 2 Mayıs 2021 tarihinde hekime rapor iade edilerek hastanın covid-19 pozitif olduğu ve bunun tanıda belirtilmesi gerektiği hatırlatılmıştır. Hekim de raporunu yeniden düzenleyerek aynı gün onaylamıştır. Raporun son hali ekte sunulmuştur. Bu hasta kayıtlarımızda ve tüm istatistiklerimizde covid ölüsü olarak kayıtlıdır. İddia edildiği gibi hasta covid olduğu halde değilmiş gibi bir kayıt yoktur. Hasta yakınına teslim edilen belge defin işlemlerinin gecikmeden yapılması için nihai inceleme yapılmadan düzenlenmiş ve incelemeye açık olan belgedir. Hastanın ölüm belgesinde bulaşıcı olmayan hastalık yazılmış olmasının nedeni tedavisi 23 gün süren hastamızın bir süre sonra pcr test sonucunun negatif çıkmış olmasıdır. Hekim burada bulaşıcı bir durum kalmadığına hükmetmiştir ve nihai karar verici hekimin kendisidir. Özetle bir vakıf üniversitesi hastanesinde tedavi görürken ölüm raporunda tüm bilgilerin eksiksiz verilmediği bir vatandaşımızın devletimizin kayıtlarında durumu olması gerektiği gibi covid-19 olarak yer almıştır. Buradan bilgilerin güvenilirliğini şüpheli hale getirmenin kimseye faydası yoktur. Müteveffa Cemal Küçükşahin beye Allah’tan rahmet ve sevenlerine bu vesile ile tekrar başsağlığı diliyorum. Kamuoyuna saygıyla sunarım. Dr. Fahrettin KocaT.C. Sağlık Bakanı

    Ramazan’da Beslenme Önerileri (11.04.2021)

    Vatandaşlarımız, Covid 19 salgını nedeniyle   öncelikle pandeminin yayılımının önlenmesi amacıyla  alınan tedbirlere uygun hareket etmelidir. Ramazan’da beslenme önerileri dikkate alınmalı, kalabalık iftar sofraları kurulmamalı ve sosyal mesafe kurallarına azami özen gösterilmelidir. Oruç tutan vatandaşlarımız Ramazan boyunca yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmelidir. Sahur öğünü atlanmamalıdır. Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilebilir. Gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi; aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile hamur işlerinden uzak durulması uygun olacaktır. İftarda kan şekeri çok düşük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan en büyük hatalardan biri çok hızlı  şekilde, yüksek miktarda besin tüketmektir. Çok hızlı yemek yendiğinde hem sağlık açısından risk oluşabilir  hem de ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayabilir. Sıvı tüketimine dikkat edilmelidir. Yeterince sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu, bayılma, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir. İftar ile sahur arasında en az 2 litre su içilmeli, bununla birlikte  sıvı ihtiyacını  karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, sade soda gibi içecekler tüketilmelidir. İftar ve sahurda kan şekerini birden yükseltmeyen, uzun süre tokluk hissi sağlayan, yavaş sindirilen proteinli ve lifli gıdalar, tam tahıllı ürünler, kuru baklagiller, süt ürünleri, yumurta, bal, taze sebze ve meyveler, şekersiz hoşaf veya komposto, hurma, ceviz, kavrulmamış fındık veya badem tercih edilmelidir. Rafine ürünlerden, beyaz undan yapılmış kek, poğaça ve kurabiye gibi hamur işleri ile şekerli yiyeceklerden uzak durulmalıdır. İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanmalıdır. Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra aralıklı ve her seferinde küçük porsiyonlar tercih edilmelidir. Çiğ veya az pişmiş hayvan ürünleri yemekten kaçınılmalı, iyi pişmiş yiyecekler alınmalıdır. İftardan sonra tatlı yenilecekse; sütlü tatlılar veya meyve, hoşaf ve kompostolar tercih edilmelidir. Oruç tutarken, bağışıklık sisteminizi güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma gibi meyvelerin tüketimi önemlidir. E ve D vitaminleri de bağışıklığın güçlendirilmesinde önemli rol oynamaktadır. D vitamini güneş ışınlarıyla deri tarafından üretilen bir vitamindir ve besinlerde pek fazla bulunmaz. Özellikle kışın güneşten faydalanmasının mümkün olmadığı hallerde besin desteği olarak D vitamini alınabilir. Sebzeler, kurubaklagiller, yağlı tohumlar, meyveler ve probiyotik ürünler kefir, yoğurt, ayran, boza, tarhana, şalgam suyu, turşular bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için tüketilmesi gereken besinlerdir. Şalgam  suyu ve turşu gibi çok tuzlu gıdaların tüketiminde yüksek tansiyon hastaları dikkat etmelidir. Tütün ve tütün ürünleri kullanılmamalı, iftar ve sahurda dişler mutlaka fırçalanmalıdır.