DHL, Birleşik Krallık Operasyonlarında E-Ticaret ve Yaşam Bilimleri ve Sağlık Hizmetleri Sektörlerindeki Büyümesini Desteklemek Amacıyla 1.000’den Fazla Ek Robotu Kullanıma Sunacak

  • Bu yatırım, DHL Group’un 2030 Stratejisi kapsamında Birleşik Krallık’ın dirençli küresel ticaret ve sınır ötesi lojistikteki kritik rolünü güçlendiriyor. 
  • Bu hamle, Birleşik Krallık’ın yerel işletmelerin rekabet gücünü ve küresel pazarlara erişimini artırmaya yönelik yeni Ticaret Stratejisini başlatması ile eş zamanlı yapıldı. 
  • DHL, Boston Dynamics’in Stretch robotlarını Birleşik Krallık’ta ilk kez kullanıma sunarak inovasyona öncülük ediyor. 

9 Temmuz 2025 – DHL Supply Chain, Birleşik Krallık ve İrlanda’daki müşteri operasyonlarında artan e-ticaret ve yaşam bilimleri ve sağlık hizmetleri sektörlerindeki talebi desteklemek amacıyla altyapısını genişletmek ve otomasyon uygulamalarını hızlandırmak için 550 milyon sterlin yatırım yapacak. 

Bu yeni yatırım, DHL Supply Chain’in son üç yılda otomasyon sistemlerine yaptığı 1 milyar avroluk yatırıma eklendi. Şimdiye kadar Birleşik Krallık, İrlanda ve EMEA bölgesinde 3.200’den fazla dijitalleşme projesi hayata geçirildi. 2030’a kadar, DHL’in kontrat lojistiği iş kolu hem Birleşik Krallık ve İrlanda’da hem de küresel ölçekte önemli oranda büyüme hedefliyor. Bu büyümenin temel itici gücünü ise otomasyon, robotik ve dijitalleşme oluşturuyor.

DHL Supply Chain Birleşik Krallık & İrlanda CEO’su Saul Resnick konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bu yatırımımız, Birleşik Krallık pazarındaki artan fırsatları yansıtıyor. Müşteriler dijitalleşmenin faydalarını giderek daha fazla fark ediyor ve bu yıl an itibarıyla geçtiğimiz yıl uygulamaya aldığımız çalışmaların sayısını şimdiden aşmış durumdayız. Ayrıca, müşteri operasyonlarına entegre edilen robotik ve otomasyon sistemleri daha da gelişiyor. Bu sayede müşterilerimiz çok daha yüksek fayda elde ediyor ve yatırım geri dönüşlerini daha hızlı alıyor.”

Bu ivmeyi sürdürebilmenin, ancak doğru altyapı ve yüksek büyüme gösteren e-ticaret ve sağlık gibi sektörleri destekleyecek uzmanlıkla mümkün olduğunu ekleyen Resnick sözlerini şöyle sürdürdü: “Uzun vadeli etki yaratacak yatırımlar yapıyor ve tedarik zinciri alanında tercih edilen iş ortağı olmayı hedefliyoruz. Birleşik Krallık’ın yeni Ticaret Stratejisi de hızlı büyüyen sektörleri destekleyerek ve küresel pazarlara erişimi artırarak bu doğrultuda ilerliyor. Bu öncelikler hem yatırım odağımızla hem de müşterilerimizin ihtiyaçlarıyla birebir örtüşüyor.”

DHL, teknoloji şirketleriyle kurduğu stratejik ortaklıklar aracılığıyla klasik tedarikçi ilişkilerinin ötesine geçiyor.   Bu yaklaşım, sektörün öncü inovasyon sağlayıcılarıyla birlikte robotik çözümler geliştirme, test etme ve ölçeklendirme odaklı iş birliklerinde kararlılığı artırıyor. Bu strateji kapsamında şu anda Birleşik Krallık, İrlanda ve EMEA bölgesinde 2.000’den fazla robot, DHL çalışanlarıyla birlikte uyum içinde çalışıyor. Locus Robotics ve 6 River Systems gibi stratejik ortaklardan temin edilen 750’den fazla Assisted Picking Robot, bölgede 18 tesiste aktif olarak kullanılıyor. Ayrıca DHL, Birleşik Krallık’ta konteyner boşaltımı için Boston Dynamics’in ilk Stretch robotunu devreye aldı. Stretch robotları, saatte 700 kutuya kadar boşaltım kapasitesiyle depo çalışanlarının fiziksel yükünü önemli ölçüde azaltıyor ve e-ticaret gibi hızlı iş bitirme süreleri gerektiren operasyonlarda verimliliği artırıyor. 

DHL Group’un 2030 Stratejisi kapsamında, Derby’de yeni bir DHL Sağlık Lojistiği tesisi açılacak. Bu tesis, önümüzdeki beş yıl içinde Birleşik Krallık’ta çift haneli büyüme göstermesi beklenen yaşam bilimleri ve sağlık sektöründeki büyümeyi desteklemek üzere tasarlandı ve uzman lojistik çözümlerine olan talebi artırması bekleniyor. Her tesis, soğuk zincir ve temiz oda olanaklarına sahip olacak ve küresel çapta genişleyen DHL Sağlık Lojistiği ağı içinde kritik bir rol üstlenecek.

Yatırım planı, Birleşik Krallık’ın DHL Supply Chain için en büyük ve en fazla stratejik öneme sahip bölgelerden biri olma konumunu güçlendiriyor. Uzun yıllara dayanan ticaret ve tedarik zinciri uzmanlığıyla Birleşik Krallık, esnek ve dayanıklı bir lojistik merkezi olduğunu kanıtlayarak, ticaret kalıplarının değişmeye devam ettiği küresel ticarette önemli bir rol oynuyor.

Birleşik Krallık Hükûmeti’nin AB’den ayrılmasından bu yana yayımladığı ilk Ticaret Stratejisi kapsamında yapılan bu duyuru, küresel ticaret ağlarını güçlendirme ve yüksek büyüme potansiyeline sahip sektörleri destekleme konusundaki ortak vizyonu yansıtıyor. Strateji, Britanyalı işletmeler için 5 milyar sterlinlik yeni fırsat yaratmayı hedefliyor. Birleşik Krallık, küresel ticaret lideri konumunu sağlamlaştırmaya çalışırken; DHL’in Birleşik Krallık ve İrlanda’daki otomasyon ve altyapı yatırımları, stratejinin öncelik verdiği yüksek büyüme gösteren sektörler ve dayanıklı, geleceğe hazır tedarik zincirleriyle örtüşüyor.

DHL Supply Chain Dijital Dönüşüm Global Başkanı Tim Tetzlaff konuyla ilgili şunları söyledi: “DHL olarak, otomasyonda tek tip çözümlerden ziyade, her sektörün özel ihtiyaçlarına göre uyarlanmış akıllı ve uyum sağlayabilen teknolojilerle otomasyonun geleceğini şekillendiriyoruz. Örneğin, piyasanın hızla değiştiği ve talebin arttığı e-ticaret sektöründe, yüksek hacimli operasyonları büyük ölçüde basitleştiren otomatik çözümlerle teslimat kapasitemizi genişletiyoruz. Öte yandan, hızla büyüyen yaşam bilimleri sektöründe, hasta odaklı yaklaşımlar ve farklı pazarlama kanallarına daha fazla önem verilen bir ortamda, talebe daha hızlı yanıt vermek ve karmaşıklığı ölçeklendirmek için otomasyondan faydalanıyor, uçtan uca görünürlük sağlıyoruz.”

DHL Hakkında 

DHL – Dünyanın lojistik şirketi 

DHL Group, lojistik sektörünün lider global markasıdır. Grup, insanları ve pazarları birbirine bağlayarak küresel ticaret akışlarının devamlılığını sağlar. Dünya çapında müşteriler, çalışanlar, yatırımcılar ve yeşil lojistik için ilk tercih olmayı hedefleyen Grup, bu amaçla kârlı temel lojistik faaliyetlerinde ve Grup büyüme girişimlerinde sürdürülebilir büyümeyi hızlandırmaya odaklanmaktadır. Gerek sürdürülebilir ticaret uygulamaları gerekse topluma ve çevreye karşı duyduğu sorumlulukla dünyaya pozitif katkı sağlayan DHL Group, 2050 yılına kadar net sıfır emisyonlu lojistik hedefine ulaşmayı amaçlamaktadır.

DHL Group, iki güçlü markaya ev sahipliği yapmaktadır: DHL, kapsamlı bir paket, ekspres, yük taşımacılığı, tedarik zinciri yönetimi ve e-ticaret lojistiği çözümleri sunar. Deutsche Post, Avrupa’nın en büyük posta hizmeti sağlayıcısıdır ve Alman posta pazarında lider konumdadır. DHL Group, dünya çapında 220’den fazla ülke ve bölgede yaklaşık 602.000 çalışana sahiptir. Grup, 2024 yılında yaklaşık 84,2 milyar Euro gelir elde etmiştir.

  • Benzer Haberler

    Kırtasiye sektörü, yaz dönemini stratejik hazırlık ve dönüşüm süreciyle yönetiyor

    Okulların kapanmasıyla birlikte klasik kırtasiye ürünlerine yönelik talepte azalma yaşansa da sektör yaz aylarını hobi, sanat ve eğitici aktivite ürünleriyle dinamik bir biçimde geçiriyor. Süreç boyunca ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişiminin yaşandığını ifade eden TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, ebeveynlerin çocukları ekrandan uzak tutacak ve motor gelişimini destekleyici ürünlere yöneldiğine dikkat çekti. Okulların tatile girmesiyle birlikte kırtasiye sektöründe alışılagelmiş okul alışverişi yoğunluğu hafiflemiş olsa da sektördeki hareketlilik, yeni taleplerden dolayı devam ediyor. Kırtasiye raflarında yaz dönemi boyunca klasik defter ve okul çantalarının yerini ise çocukların gelişimini destekleyen eğitici oyunlar, boyama setleri ve hobi ürünleri alıyor. Diğer yandan sektör, yeni sezon hazırlıklarını da hummalı şekilde sürdürüyor. Okul ürünlerinin yerini hobi ve sanat alıyor. Yaz aylarının sektör açısından tamamen durgun bir dönem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Okulların kapanmasından sonra ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişimi yaşanıyor. Klasik okul ürünlerinin raflardaki payı azalırken boya ürünleri, etkinlik kitapları, oyun hamurları, hobi setleri, çıkartmalar ve çocukların bireysel olarak vakit geçirebileceği ürünler ön plana çıkıyor. Genel görünüme bakıldığında yaz döneminde çocukları hem eğlendiren hem de gelişimlerine katkı sağlayan ürünlere talep artıyor. Özellikle aileler, çocukların tatil süresince tamamen eğitimden kopmamasını ancak bunu klasik bir ders çalışma düzeni içerisinde de hissetmemesini istiyor. Bu sebeple eğitici içeriklerin oyun ve eğlenceyle bir arada sunulduğu ürünler öne çıkıyor. Hedef kitlede de kısmi bir değişim yaşanıyor. Eğitim dönemi içerisinde alışveriş daha çok zorunlu ihtiyaçlar üzerinden şekillenirken yaz aylarında karar verici olarak ebeveynlerin rolü artıyor. Bunun yanında çocuklar da renk, karakter, tasarım ve ürünün sunduğu aktiviteye göre tercihlerini daha fazla belirliyor. Yaz döneminde yalnızca öğrenciler değil hobiyle ilgilenen yetişkinler, tatilde çocukları için etkinlik arayan aileler ve sanat ürünlerine ilgi duyan tüketiciler de önemli bir müşteri kitlesi oluşturuyor.” dedi. Ebeveynler, çocuklarını ekrandan uzaklaştıran ürünleri tercih ediyor Son yıllarda ailelerin çocukların dijital bağımlılığı konusundaki farkındalığının arttığına dikkat çeken Keresteci, sözlerine şöyle devam etti: “Ebeveynler, çocukların yaz tatilini yalnızca telefon, tablet veya televizyon karşısında geçirmesini istemiyor. Bu nedenle el becerilerini, hayal gücünü, dikkatini ve ince motor gelişimini destekleyen ürünlere yönelik talep her geçen yıl artıyor. Kesme, yapıştırma, boyama, şekillendirme, çizim yapma ve üç boyutlu tasarım oluşturma imkânı sunan ürünler, çocukların yalnızca zaman geçirmesini değil, aynı zamanda üretmesini de sağlıyor. Çocuk bir ürünün sonunda kendi yaptığı bir resmi, oyuncağı veya tasarımı gördüğünde hem özgüveni hem de ilgisi artıyor. Doğru yaş grubuna uygun, ilgi çekici ve nitelikli ürünler seçildiğinde ekran süresini ciddi ölçüde azaltabilecek güçlü bir alternatif oluşturuyor. Burada ailelerin de çocuklarla birlikte etkinliklere katılması önemli. Kırtasiye ürünleri çocuğa yalnızca bir uğraş değil, aileyle kaliteli zaman geçirme imkânı da sunuyor.” Lisanlı ürünlerde kırmızı çizgi “güvenilirlik” ve “nitelik” Satış dinamiklerinde lisanslı ürünlerin de önemli bir ağırlığa sahip olduğunu vurgulayan Keresteci: “Lisanslı ürünler özellikle çocuk ve genç tüketicilerin satın alma kararlarında önemli bir etkiye sahip. Sevilen çizgi film karakterleri, animasyon kahramanları, spor kulüpleri, dijital oyunlar ve sosyal medyada popüler hâle gelen figürler, ürünlerin tercih edilmesini doğrudan etkileyebiliyor. Yaz döneminde okul alışverişi azalmasına rağmen lisanslı ürünlere olan ilgi devam ediyor. Çünkü bu ürünler yalnızca eğitim amacıyla değil, kişisel kullanım, koleksiyon, hediye ve eğlence amacıyla da satın alınıyor. Kalem kutuları, matara ve suluklar, çıkartmalar, boyama setleri, çantalar ve küçük aksesuarlar yaz döneminde ilgi…

    290 milyar Euro değerindeki güzellik sektörünün dev buluşması BeautyEurasia’nın 21’inci yılı için hazırlıklar sürüyor  

    Avrasya coğrafyasının en kapsamlı uluslararası güzellik, kozmetik ve saç bakımı etkinliklerinden biri olan “BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı”, 2–4 Eylül 2026 tarihleri arasında 21’inci kez kapılarını açacak. ICA Events organizatörlüğünde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek organizasyon, yerli ve yabancı sektör temsilcilerine yeni ticari iş birliği imkanları sunarken endüstrinin en güncel akımlarını tek bir çatı altında toplayacak. Geçtiğimiz yıl 114 farklı ülkeden 13 bin 314 profesyoneli ağırlayan fuar, bu dönemde de geniş kapsamı sayesinde yeni ortaklıkların kurulmasına aracılık edecek. Dünya genelinde ekonominin pek çok dalını kapsayan 50’den fazla organizasyona imza atan ICA Events, Avrasya’nın güzellik alanındaki en büyük zirvelerinden biri olan 21. BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı’nı 2–4 Eylül tarihleri arasında düzenleyecek. Mevcut büyüklüğünün yanı sıra katılımcılarına nitelikli ticari ağlar, hedef odaklı B2B görüşmeler ve yüksek ticari verimlilik de sağlayan fuar, İstanbul Fuar Merkezi’nde yarattığı küresel çeşitlilikle bu yıl da somut ticari çıktılar sağlayacak. Güzellik sektörünün Türkiye’deki hacmi 2025 yılında 217 milyar TL’ye ulaştı Güzellik endüstrisinin, kişiye özel teknolojik imkanlar ve artan sağlıklı yaşam bilinciyle beraber sürekli bir gelişim içerisinde olduğunu ifade eden BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı Direktörü Filiz Mehmedova, “Markalardan üreticilere ve tüketicilere kadar bir bütün teşkil eden güzellik sektörü hem yerel hem de küresel ölçekte gelişimini sürdürüyor. Bugün dünya çapında yaklaşık 290 milyar Euro’luk bir büyüklüğe erişen güzellik sektörü, 4,2 milyar civarında potansiyel kullanıcıya ulaşıyor. Diğer taraftan Türkiye piyasası da son dönemde endüstrinin en hızlı ivme kazanan bölgelerinden biri olarak dikkat çekiyor. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’deki güzellik pazarının hacmi 217 milyar TL seviyesine çıkarken, dijital platformların etkisi sektörün genişlemesinde giderek daha kritik bir rol oynamaya başlıyor. 20 yılı aşkın bir tecrübeye sahip olan BeautyEurasia ise yalnızca fiziksel ölçeğiyle değil, sunduğu kaliteli iş bağlantıları, stratejik B2B buluşmaları ve ticari verimliliğiyle ön plana çıkıyor. Organizasyonumuzun küresel erişimi yerel pazar bilgisiyle harmanlayan yapısı, sektördeki etkili ortaklıkların tesis edilmesine olanak tanıyor.” açıklamasında bulundu. Standart kalıpların ötesinde bir fuar Fuarın geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen buluşmasında küresel etkisini bir kez daha kanıtladığını belirten Mehmedova, şu verileri paylaştı: “Dünya genelindeki ekonomik dalgalanmalara rağmen fuarımız geçtiğimiz yıl da başarılı bir grafik sergilemeyi başardı. Toplamda 114 ülkeden 13 bin 314 profesyonel isim fuarımızı ziyaret ederken, bu kitlenin 3 bin 406’sını yabancı konuklar oluşturdu. Bununla birlikte 180’i yurt dışından gelen toplam 302 katılımcının yer aldığı organizasyonda iş hacmi 305 milyon Euro’ya ulaşırken, katılımcı başına ortalama 1 milyon Euro’luk bir ticaret hacmi oluşturduk. Ayrıca BeautyEurasia, basit bir ürün sergileme alanının çok ötesinde, ölçülebilir ticari başarılar üreten bir platform olma niteliği taşıyor. Bu doğrultuda geçtiğimiz sene bin 486 sipariş ve ön protokole imza atılırken, katılımcı kurumlar ile uluslararası satın almacılar arasında doğrudan ticari köprüler kuruldu. Ek olarak fuar süresince 5 binden fazla B2B görüşme gerçekleştirildi. Bu sayede uzun vadeli ticari ortaklıkların kurulmasına çok değerli bir katkı sunulmuş oldu. Bu yıl da dünyanın dört bir yanından sektörün öncü isimlerini bir araya getirirken kalite odaklı vizyonumuzu koruyarak; Türkiye, Avrasya, Orta Doğu, Balkanlar ve BDT pazarlarına giriş yapmak isteyen profesyoneller için stratejik bir merkez olmaya devam edeceğiz.” ICA Events Hakkında Yapı, turizm, kozmetik, gıda, raylı sistemler ve lojistik sektörlerinde Türkiye’nin önde gelen fuarlarını düzenleyen ICA Türkiye gücünü, fuarcılık sektöründeki güçlü küresel ağını içinde yer aldığı…