SHANGRI-LA BOSPHORUS, ISTANBUL BİR KEZ DAHA DÜNYANIN EN İYİ 15 OTELİ ARASINDA 

Doğunun batıyla buluştuğu İstanbul Boğazı’nın kalbinde yer alan Shangri-La Bosphorus, Istanbul; dünyanın en prestijli seyahat yayınlarından Travel + Leisure dergisi tarafından düzenlenen World’s Best Awards 2025’te “Dünyanın En İyi 100 Oteli” arasında ilk 15’te yer aldı. Okuyucu oylarıyla belirlenen bu seçkin listede, Shangri-La Bosphorus, Istanbul ayrıca Türkiye’nin en iyi ikinci oteli ve Avrupa’nın en iyi üçüncü şehir oteli olarak da öne çıktı.

Shangri-La’nın efsanevi Asya misafirperverliğini Türkiye’nin zengin kültürel dokusuyla harmanlayan Shangri-La Bosphorus, Istanbul; kişiselleştirilmiş hizmet anlayışı, rafine gastronomi deneyimleri ve kusursuz konaklama standartlarıyla Travel + Leisure okuyucularının bir kez daha büyük beğenisini kazandı.

Avrupa’nın en iyi 3. oteli

Bu yıl 30’uncusu düzenlenen Travel + Leisure World’s Best Awards; gezginlerin deneyimlerine dayanarak dünyanın en iyi otellerini, şehirlerini, adalarını, havayollarını ve kruvaziyerlerini ödüllendiriyor. Tamamen okuyucu oylarıyla şekillenen bu prestijli listede Shangri-La Bosphorus, Istanbul; Dünyanın En İyi 15 Oteli arasında yer alırken, Avrupa’nın En İyi 15 Şehir Oteli arasında da 3. sırada, Türkiye’de ise 2.sırada gösterildi. Bu liste yalnızca seyahat planı yapanlar için değil, aynı zamanda en seçici gezginler için de güvenilir bir ilham kaynağı niteliğinde. Okuyucular; otelleri hizmet kalitesi, lokasyon, oda konforu ve gastronomik deneyimler gibi kriterler doğrultusunda değerlendiriyor. Global ölçekte ve tarafsız bir yaklaşımla oluşturulan bu listede yer almak, Shangri-La Bosphorus, Istanbul’un dünya çapında takdir gören yüksek standartlarını bir kez daha altını çiziyor.

Genel Müdür Bechara Sader: “Bu başarı, misafirlerimizin kalpten gelen takdirinin bir yansıması. “Shangri-La Bosphorus, Istanbul’un Genel Müdürü Bechara Sader konuyla ilgili olarak şunları söyledi:      “Shangri-La Bosphorus, Istanbul’un Travel + Leisure okuyucuları tarafından dünyanın en iyi otelleri arasında gösterilmesi, misafirlerimizin kalpten gelen takdirinin bir yansıması. Bu başarı, her gün tutkuyla çalışan ekibimizin özverisi sayesinde mümkün oldu. Şehrin tam kalbinde, doğu ile batının buluştuğu yerde, misafirlerimize Asya misafirperverliğini Boğaz’ın zamansız zarafetiyle harmanlayan ayrıcalıklı deneyimler sunmaya devam edeceğiz.”

Boğaz’ın kıyısında zamansız zarafet

İstanbul Boğazı’nın Avrupa yakasında, Beşiktaş’ta 1930’lardan kalma tarihi bir binada konumlanan Shangri-La Bosphorus, Istanbul; Dolmabahçe Sarayı’na yalnızca 15 dakikalık yürüme mesafesinde bulunuyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun ihtişamından ve Asya’ya özgü tasarım öğelerinden ilham alan otel, dinlendirici tonlarda tasarlanmış ve çarpıcı avizeler ile dekore edilmiş odaları ve süitleri ile büyüleyici bir ortam sunuyor. Rafine lüksün timsali olan otel, konuklarına zevkli bir şekilde dekore edilmiş odaların yanı sıra sıcak ve şık bir ambiyansa sahip birinci sınıf bir restoran koleksiyonuyla da öne çıkıyor.

Şehrin kalbinde, Boğaz’ın zarafetiyle Asya misafirperverliğini buluşturan bu ayrıcalıklı deneyimleri keşfetmek için shangrilaistanbul hesabını takip edebilir, 0 212 725 8888 no’lu numaradan iletişime geçebilirsiniz.

Shangri-La hakkında

Shangri-La Group’un en önemli markası Shangri-La, seçkin Asya misafirperverliği deneyiminin merkezine samimi hizmeti koyuyor. Marka, yaratıcı ve ilhamını doğadan alan tasarımı, keyifli mutfak ve kültürel deneyimleri, özgün ve özenli hizmetiyle konukların kendi Shangri-La anlarını keşfetmelerini sağlıyor. Günümüzde bu marka deneyimi; Avustralya, Kanada, Çin, Hong Kong, Tayvan, Fiji, Fransa, Hindistan, Endonezya, Japonya, Malezya, Mauritius, Moğolistan, Myanmar, Filipinler, Suudi Arabistan, Singapur, Sri Lanka, Umman Sultanlığı, Tayland, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Birleşik Krallık dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki destinasyonlarda 90’dan fazla lüks otel ve resortta hayata geçiriliyor. Shangri-La Circle, Shangri-La Group’un hayatın eğlenceli, sınırsız ve olasılıklarla dolu olması gerektiği fikri üzerine inşa edilen yeni bir çağdaş Asya seyahat yaşam tarzı platformu ve ödüllü Golden Circle sadakat programının bir dönüşümüdür. Shangri-La Circle, üyelerine dünya çapındaki 100’den fazla Shangri-La, Kerry, JEN ve Traders noktasında seyahatlerinin her anında grubun restoran portföyü, wellness tesisleri ve aile deneyimlerinin de dahil olduğu gelişmiş avantajlar sunuyor. Avantajların ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz. Üye olmak veya en güncel Shangri-La Circle duyuruları ve tekliflerinden haberdar olmak için www.shangri-la.com adresini ziyaret edebilirsiniz. Bizimle Instagram, Facebook, Weibo ve WeChat üzerinden iletişime geçebilir veya Shangri-La mobil uygulamasını buradan kolayca indirebilirsiniz.

Daha fazla bilgi için www.shangri-La.com‘u ziyaret edebilirsiniz.

  • Benzer Haberler

    Ustalar.com sizleri Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, fuarında sizleri bekliyor olacak !

    1978’den bu yana düzenlenen Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, güçlü fuar portföyüyle yapı ve inşaat sektörüne dünya standartlarında etkinlikler sunuyor. Dünyayı Türkiye’de misafir ediyor Yapı Fuarı – Turkeybuild İstanbul, Türkiye, Balkanlar, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Rusya ve BDT`den yapı sektörlerinin temsilcilerini bir araya getiriyor. En son ürün yeniliklerini tanıtma ve keşfetme fırsatı sunan etkinlikler, iş geliştirme platformları olarak da hizmet vermektedir. Ayrıca fuar endüstri profesyonellerini desteklemek ve sektöre fayda sağlamak için zengin içerikli iş programlarına da ev sahipliği yapıyor. Bölgesel gücü arttırmayı hedefleyen nitelikli fuar içeriği İş Geliştirme Paltformu Etkinlikleri, Konuk Ülke, Konuk Bölge, Hedef Pazar projeleri, MasterClass Özel Fuar Turları, Yapı Tech Garage Start-Up Buluşmaları ve Altın Mıknatıs Stand Tasarım Ödülleri`ni kapsayan fuar içi etkinlikler inşaat ve yapı sektörünün kurumsal itibar araçları haline geldi. Fuar bu nitelikleriyle Türkiye`nin inşaat ve yapı sektöründe yükselen bir yıldız olmasına katkıda bulunuyor. Yapı Fuarı, yürüttüğü uluslararası işbirlikleriyle dünya genelindeki bilgi ve iş fırsatlarının bölgeye aktarılmasına aracılık ediyor. Online ücretsiz davetiye tıklayın >>

    SÜREÇ SERMAYESİ

    SÜREÇ SERMAYESİ Kurumsal başarıyı sadece maddi kaynaklar belirlemez. İnsan gücü, teknoloji ve finansal sermaye gibi klasik unsurların ötesinde, işletmelerin sürdürülebilir büyümesinde kritik rol oynayan bir kavram var: süreç sermayesi. Günümüzde şirketler, süreçlerini optimize ederek ve süreç temelli bilgi birikimini yöneterek rekabet avantajı elde edebiliyor. Süreç sermayesi, aslında bir işletmenin iş yapma biçiminden doğan, görünmeyen ama değer yaratan sermaye türü olarak tanımlanabilir. Süreç sermayesini daha iyi anlamak için öncelikle onu oluşturan temel unsurlara bakmak gerekiyor. Birincisi iş süreçlerinin yapısı. Şirketlerin üretimden hizmete kadar her adımda kullandığı sistematik yöntemler, süreç sermayesinin temel taşlarını oluşturur. Bu süreçlerin belgelenmesi, standartlaştırılması ve sürekli iyileştirilmesi, işletmeye hem hız hem de maliyet avantajı sağlar. Örneğin, bir otomotiv firmasının montaj hattındaki süreç iyileştirmeleri, sadece üretim hızını artırmakla kalmaz, aynı zamanda kaliteyi de yükseltir; bu da uzun vadede marka değerine doğrudan katkı sağlar. İkincisi, bilgi akışı ve deneyim yönetimi. Süreç sermayesi, çalışanların deneyimleri ve kurumsal hafızayla doğrudan ilişkilidir. Bir süreçte edinilen deneyimler ve elde edilen veriler, yeni süreç tasarımlarında kullanılabilir. Burada kritik nokta, bilginin kurum içinde etkin bir şekilde aktarılabilmesidir. Çoğu şirket, bilgi paylaşımını ihmal ettiği için süreç sermayesini tam anlamıyla kullanamaz. Örneğin, bir finans şirketinde kredi değerlendirme süreçlerinin standartlaştırılması ve bu süreçlerdeki tecrübelerin yeni çalışanlara aktarılması hem hata oranını düşürür hem de müşteri memnuniyetini artırır. Üçüncü unsur ise teknoloji ve otomasyon. Dijitalleşme, süreç sermayesinin değerini katlayan en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor. ERP (Kurumsal Kaynak Planlama) sistemleri, yapay zekâ destekli analizler ve otomasyon teknolojileri, süreçleri daha şeffaf ve ölçülebilir hâle getiriyor. Böylece şirketler, hangi süreçlerin değer yarattığını, hangi noktaların verimsiz olduğunu net bir şekilde görebiliyor. Örneğin, lojistik sektöründe kullanılan rota optimizasyon yazılımları hem yakıt maliyetlerini düşürür hem de teslimat sürelerini kısaltır; bu da süreç sermayesinin doğrudan ekonomik faydaya dönüşmesini sağlar. Ancak süreç sermayesi sadece şirket içi verimlilikle sınırlı değil. Müşteri ilişkilerinde de kritik rol oynuyor. İş süreçleri optimize edildikçe, müşterilere sunulan hizmet kalitesi artıyor, yanıt süreleri kısalıyor ve güven oluşuyor. Bu da şirketin pazar konumunu güçlendiriyor. Özellikle hizmet sektöründe, süreç sermayesi, müşteri memnuniyetini ve sadakatini artırmanın en etkili yollarından biri olarak görülüyor. Süreç sermayesinin yönetiminde dikkate alınması gereken bir diğer konu ise ölçümlenebilirlik. Birçok şirket süreçlerini iyileştirmek istese de hangi süreçlerin gerçekten değer yarattığını ve hangi yatırımların getirisi olduğunu net olarak ölçemiyor. Bu noktada süreç analitiği ve performans göstergeleri devreye giriyor. Örneğin, üretim hattında bir sürecin her aşamasına ait zaman ve maliyet verilerinin toplanması, darboğazların belirlenmesini sağlar ve süreç sermayesinin verimli kullanımı için rehber olur. Ekonomik krizler ve belirsizlik dönemlerinde süreç sermayesinin önemi daha da artıyor. Finansal kaynakların kısıtlı olduğu dönemlerde, verimli süreçler şirketlerin ayakta kalmasını sağlayan en önemli faktör haline geliyor. İyi tasarlanmış ve sürekli iyileştirilen süreçler, aynı kaynaklarla daha fazla değer yaratmayı mümkün kılıyor. Bu nedenle, süreç sermayesi sadece operasyonel bir konu değil, stratejik bir rekabet avantajı olarak değerlendirilmelidir. Sonuç olarak, süreç sermayesi, modern işletmelerin göz ardı edemeyeceği bir değer alanı olarak karşımıza çıkıyor. İnsan sermayesi ve teknolojik yatırımlar kadar, süreçlerin etkin yönetimi de şirketlerin uzun vadeli başarısında belirleyici oluyor. İşletmeler, süreçlerini belgeleyip standartlaştırarak, deneyimi kurumsal hafızaya dönüştürerek ve teknolojiyi doğru kullanarak süreç sermayesini güçlendirebilir. Bu da rekabetin yoğun olduğu günümüz pazarında ayakta kalabilmek için kritik bir strateji haline geliyor. Süreç sermayesinin farkında olan şirketler, sadece bugünü yönetmekle kalmıyor; aynı zamanda geleceğe yönelik sürdürülebilir bir değer…