Kripto para piyasası yeni gümrük vergisi hamlesinin ardından güne düşüşle başladı 

Kripto para piyasası yeni gümrük vergisi hamlesinin ardından güne düşüşle başladı 

Yeni günde piyasanın toplam değeri 3,41 trilyon dolar seviyesinde, Bitcoin 108 bin doların üzerindeki seviyesini korumaya devam ediyor. CoinTR Araştırma Departmanı tarafından hazırlanan bültende kripto ekosistemindeki gelişmelere yer veriliyor.

Kripto para piyasası, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıkladığı yeni gümrük vergileri nedeniyle güne zayıf bir başlangıç yaptı. Trump, pazartesi günü 14 ülkeye gümrük vergisi mektupları göndermeye başladı. Bu mektuplarda, 1 Ağustos’ta yürürlüğe girecek sert vergi artışları bildirildi. Söz konusu gelişmelerin ardından kripto para piyasasının toplam değeri son 24 saatte yüzde 4 düşüşle 3,41 trilyon dolar seviyesine geriledi. Altcoin piyasasının toplam değeri ise 1,26 trilyon dolar seviyesinde kaldı. 

Lider kripto para birimi Bitcoin, son 24 saatte yüzde 0,8 kayıpla 108.230 dolara gerilerken, Ethereum 2 bin 553 dolar seviyesine indi. XRP, yüzde 0,1 düşüşle 2,26 dolara, Solana ise yüzde 1,3 düşüşle 149,22 dolara geriledi. Öte yandan, dün spot Bitcoin ETF’leri 217 milyon dolarlık giriş kaydederken, spot Ethereum ETF’lerinde de 62,11 milyon dolarlık giriş görüldü. 

Dubai, ilk tokenize para piyasası fonunu onayladı

Dubai Finansal Hizmetler Otoritesi (DFSA), Dubai Uluslararası Finans Merkezi (DIFC) bünyesinde Katar Ulusal Bankası (QNB) ile DMZ Finance’in ortaklaşa yürüttüğü bir proje olan QCD Money Market Fund’ı (QCDT) tokenize bir para piyasası fonu olarak onayladı.

Pazartesi günü yapılan açıklamada DMZ Finance, projenin eş kurucusu olarak görev alacağını ve özel tokenizasyon teknoloji altyapısını sağlayacağını belirtirken, QNB’nin fon oluşturma ve yatırım yönetimi süreçlerine liderlik edeceği ifade edildi.

QCDT, finans sektöründe çok sayıda kurumsal uygulamayı destekleyecek şekilde tasarlandı. Örneğin, bankalar QCDT’yi nitelikli teminat olarak kullanabilirken, merkezi borsalar bu fonu eşlenmiş teminat olarak değerlendirebilecek. “QCDT, yalnızca Dubai’de DFSA onaylı ilk tokenize para piyasası fonu olmakla kalmıyor, aynı zamanda QNB’nin dijital varlık yolculuğunda da kritik bir adımı temsil ediyor” diyen QNB Singapur CEO’su Silas Lee, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Ortadoğu’nun finansal inovasyon açısından küresel bir merkez olarak hızla yükseldiği bir dönemde, QCDT’nin başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi, QNB’nin bölgesel finans ekosistemindeki liderliğini pekiştiriyor ve bir sonraki nesil finansal altyapının şekillendirilmesine yönelik uzun vadeli vizyonumuzu yansıtıyor.”

BlackRock’ın Bitcoin ETF’i 700 bin BTC’yi aştı

Dünyanın en büyük varlık yönetim şirketi BlackRock’ın spot Bitcoin borsa yatırım fonu (ETF) olan iShares Bitcoin Trust (IBIT), 7 Temmuz Pazartesi günü gerçekleşen 164,6 milyon dolarlık yeni girişle birlikte 700 bin BTC sınırını aştı. Bu miktar, güncel fiyatlarla yaklaşık 75,5 milyar dolarlık bir değere karşılık geliyor.

Apollo’nun kurucu ortağı Thomas Fahrer’in aktardığı verilere göre, IBIT şu anda toplam 700 bin 307 BTC tutuyor. BlackRock’ın resmi iShares internet sitesine göre ise 3 Temmuz Perşembe günü itibariyle fonda 698 bin 919 BTC bulunuyordu. Bu da iki işlem gününde 1.388 BTC’lik bir artış yaşandığını gösteriyor.

Bitbo verilerine göre IBIT, ABD’de işlem gören spot Bitcoin ETF’leri arasında en büyük paya sahip konumda. Tek başına, bu fon ülkedeki tüm spot Bitcoin ETF’lerinde tutulan BTC miktarının yüzde 55’inden fazlasını oluşturuyor. Ocak 2024’te piyasaya sürülen IBIT, bugüne kadar yüzde 82,67 oranında toplam getiri sağladı. BlackRock’ın bu etkileyici performansı, şirketin IBIT fonundan elde ettiği gelirlerin artık amiral gemisi olan iShares Core S&P 500 ETF’sini geride bıraktığına dair raporlarla da dikkat çekiyor.

Trump Media’nın Bitcoin ve Ethereum ETF başvurusu SEC tarafından değerlendirmeye alındı

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), Trump Media’nın Bitcoin ve Ethereum’a dayalı borsa yatırım fonu (ETF) başvurusunu kabul etti. Bu adımla birlikte SEC’in, söz konusu fonu onaylayıp onaylamayacağına ilişkin 75 günlük yasal değerlendirme süreci resmen başlamış oldu.

Başvuruya göre, fon yatırımcılara New York Menkul Kıymetler Borsası Arca (NYSE Arca) üzerinden işlem görecek hisseler aracılığıyla Bitcoin (BTC) ve Ethereum (ETH) varlıklarına dolaylı erişim sunacak. Fon varlıklarının yüzde 75’i Bitcoin, yüzde 25’i ise Ethereum olacak şekilde dağıtılacak. Fonun saklama hizmetini Foris DAX Trust Company üstlenirken, fonun sponsoru olarak Yorkville America Digital görev alacak.

ETF başvurusu, kripto piyasasına yönelik ETF taleplerinin hız kazandığı bir dönemde gelirken, SEC’in ETF onay süreçlerini kolaylaştırmak üzere daha basit bir listeleme sistemi üzerinde çalıştığı bildiriliyor. Bu yeni sistemin, başvuru sürecindeki bürokrasiyi azaltması ve süreci hızlandırması bekleniyor. Truth Social tarafından sunulan başvuruda, fonun net varlık değerinin her gün hesaplanacağı belirtiliyor. Bitcoin varlıklarının değeri, CME CF Bitcoin referans oranı esas alınarak belirlenecek. Bu oran, birçok büyük kripto para borsasından elde edilen işlem verilerinin ortalaması alınarak hesaplanıyor.

Ethereum tarafında ise CME CF Ether referans oranı kullanılacak. Ancak fon sponsoru, gerekli gördüğü durumlarda farklı bir değerlendirme yöntemi uygulama yetkisine sahip olacak. Fonun kripto varlıkları, diğer müşteri hesaplarından ayrı şekilde saklanacak ve özel anahtarlar soğuk cüzdanlarda tutulacak. Truth Social, bu ikili kripto ETF için ilk başvurusunu 16 Haziran’da SEC’e iletmişti.

Teknik Analiz

Bitcoin (BTC/USDT)

Kripto para piyasası temmuz ayının ikinci haftasında da yatay ve temkinli seyrini sürdürüyor. Piyasanın genelinde düşük hacimli, yönsüz ve sıkışık bir görünüm dikkat çekiyor. Hem Bitcoin hem de Ethereum dar bantta hareket ederken, yatırımcı ilgisi zayıf ve teknik göstergeler net bir kırılım işareti vermiyor.

Bitcoin, sabah saatlerinde 108.230 dolar civarında işlem görüyor. Dün 109.200 dolar direncini test etse de bu seviyeyi aşmakta başarılı olamadı. Teknik göstergelerde RSI 46 seviyesine gerilemiş durumda ve hâlâ nötr bölgenin altında. MACD göstergesi negatif bölgede daralmaya devam ediyor ancak net bir dönüş sinyali üretmiş değil. Zincir üstü verilere göre son 24 saatte yaklaşık 3.950 BTC merkezi borsalara gönderildi. Bu, dünkü seviyeye göre bir miktar artış anlamına geliyor ve kısa vadede satış baskısının hafiflediğini değil, aksine yeniden güçlenmeye başladığını gösteriyor. Ancak 107.000 – 107.300 dolar aralığına gevşemede balina alımları gözlemleniyor. Özellikle büyük bir cüzdanın 800 BTC’lik yeni alım yaptığı bildiriliyor. Bu da, bu bölgenin kısa vadede bir destek olarak çalışabileceğine işaret ediyor.

Bitcoin ETF tarafında dün BlackRock ve Fidelity gibi büyük fonlardan yüklü giriş görülmedi. Fakat makroekonomik gelişmeler kripto açısından olumlu kalmaya devam ediyor. Fed’in eylül ayında faiz indirimi yapma ihtimali %66 civarında hesaplanıyor ve bu durum orta vadeli görünümde riskli varlıkları desteklemeye devam ediyor. Teknik olarak Bitcoin için ilk destek 107.200 dolarda bulunuyor. Bu seviyenin altına inilmesi durumunda 105.900 ve 104.600 dolar seviyeleri gündeme gelebilir. Yukarı yönlü hareketlerde ise 108.800 ve 109.500 dolar seviyeleri geçilmeden güçlü bir kırılmadan söz etmek zor. Bu dirençlerin aşılması durumunda 111.000 dolar civarına doğru yeni bir ivme başlayabilir.

Ethereum (ETH/USDT) 

Ethereum sabah saatlerinde 2.553 dolar seviyesinde dengelenmiş durumda. Son iki gündür dar bir bantta işlem görüyor ve yönünü netleştirmekte zorlanıyor. RSI 45 seviyesine gerilemiş ve MACD hâlâ negatif bölgede bulunuyor. Alıcı ilgisinin düşük olduğu net şekilde görülüyor. Zincir üstü verilere göre, merkezi borsalara gönderilen ETH miktarı son 24 saatte %14 oranında artış gösterdi. Aynı dönemde staking tarafında 45.000 ETH’lik yeni kilitlenme gerçekleşti. Toplam staking oranı %27,2 seviyesinde sabit kaldı. Bu durum arzın bir kısmının hâlâ devre dışı olduğunu ve satış baskısının sınırlı kaldığını gösterse de, kısa vadeli satışlar için borsalara yönelen ETH’lerdeki artış dikkat çekiyor.

Ethereum için spot ETF süreci ile ilgili olarak yeni bir resmi açıklama yapılmadı. SEC Başkanı Gensler’in temmuz sonuna kadar kararların açıklanabileceği yönündeki önceki beyanı piyasada hâlâ fiyatlanıyor. Ancak beklentinin ağustos başına sarkabileceği yönünde görüşler de güçlenmeye başladı. Teknik olarak Ethereum’da 2.550 dolar seviyesi kısa vadeli destek olarak izleniyor. Bu seviyenin altına sarkılması halinde 2.480 ve 2.420 dolar seviyeleri gündeme gelebilir. Yukarı yönlü ataklarda ise 2.600 doların üzerinde kalıcılık sağlanması, 2.640 ve 2.700 dolar dirençlerinin test edilmesini sağlayabilir. Bu seviyelerin üzerinde kalıcı olunmadıkça güçlü bir yükseliş beklenmemeli.

Ripple (XRP/USDT) 

Ripple cephesinde fiyat hareketi oldukça sınırlı. XRP, sabah saatlerinde 2,2650 dolar seviyesinde işlem görüyor. Dünkü seviyelere göre hafif bir geri çekilme söz konusu. RSI göstergesi 44 seviyesine inmiş durumda ve MACD de negatife dönmüş görünüyor. Yani teknik göstergeler yönsüzlüğün yanı sıra zayıf bir görünüm de sergiliyor. Zincir üstü veriler, Ripple tarafından gerçekleştirilen 70 milyon XRP’lik transferin ardından borsalara yapılan XRP transferlerinde %18’lik bir artış olduğunu ortaya koyuyor. Bu da yatırımcıların söz konusu transferi doğrudan satış baskısı olarak yorumladığını gösteriyor. Ancak işlem OTC (tezgah üstü) olabilir ve fiyat üzerindeki etkisi sınırlı kalabilir. Aynı zamanda 2,18 dolar seviyesinde yeni balina cüzdanlarına yapılan girişler dikkat çekiyor. Üç yeni cüzdanda toplam 22 milyon XRP biriktiği tespit edildi.

XRP için teknik açıdan 2,18 dolar seviyesi ilk güçlü destek, bu seviyenin altında 2,12 ve 2,05 dolar izlenebilir. Yukarı yönlü ataklarda ise 2,30 dolar seviyesi direnç noktası olarak öne çıkıyor. 2,30 doların hacimli biçimde aşılması halinde 2,38 dolara doğru bir hareket mümkün olabilir, ancak mevcut hacim seviyeleri bu ihtimali zayıflatıyor.

  • Benzer Haberler

    Kırtasiye sektörü, yaz dönemini stratejik hazırlık ve dönüşüm süreciyle yönetiyor

    Okulların kapanmasıyla birlikte klasik kırtasiye ürünlerine yönelik talepte azalma yaşansa da sektör yaz aylarını hobi, sanat ve eğitici aktivite ürünleriyle dinamik bir biçimde geçiriyor. Süreç boyunca ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişiminin yaşandığını ifade eden TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, ebeveynlerin çocukları ekrandan uzak tutacak ve motor gelişimini destekleyici ürünlere yöneldiğine dikkat çekti. Okulların tatile girmesiyle birlikte kırtasiye sektöründe alışılagelmiş okul alışverişi yoğunluğu hafiflemiş olsa da sektördeki hareketlilik, yeni taleplerden dolayı devam ediyor. Kırtasiye raflarında yaz dönemi boyunca klasik defter ve okul çantalarının yerini ise çocukların gelişimini destekleyen eğitici oyunlar, boyama setleri ve hobi ürünleri alıyor. Diğer yandan sektör, yeni sezon hazırlıklarını da hummalı şekilde sürdürüyor. Okul ürünlerinin yerini hobi ve sanat alıyor. Yaz aylarının sektör açısından tamamen durgun bir dönem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Okulların kapanmasından sonra ürün çeşitliliği açısından bir daralmadan ziyade ürün grupları arasında bir ağırlık değişimi yaşanıyor. Klasik okul ürünlerinin raflardaki payı azalırken boya ürünleri, etkinlik kitapları, oyun hamurları, hobi setleri, çıkartmalar ve çocukların bireysel olarak vakit geçirebileceği ürünler ön plana çıkıyor. Genel görünüme bakıldığında yaz döneminde çocukları hem eğlendiren hem de gelişimlerine katkı sağlayan ürünlere talep artıyor. Özellikle aileler, çocukların tatil süresince tamamen eğitimden kopmamasını ancak bunu klasik bir ders çalışma düzeni içerisinde de hissetmemesini istiyor. Bu sebeple eğitici içeriklerin oyun ve eğlenceyle bir arada sunulduğu ürünler öne çıkıyor. Hedef kitlede de kısmi bir değişim yaşanıyor. Eğitim dönemi içerisinde alışveriş daha çok zorunlu ihtiyaçlar üzerinden şekillenirken yaz aylarında karar verici olarak ebeveynlerin rolü artıyor. Bunun yanında çocuklar da renk, karakter, tasarım ve ürünün sunduğu aktiviteye göre tercihlerini daha fazla belirliyor. Yaz döneminde yalnızca öğrenciler değil hobiyle ilgilenen yetişkinler, tatilde çocukları için etkinlik arayan aileler ve sanat ürünlerine ilgi duyan tüketiciler de önemli bir müşteri kitlesi oluşturuyor.” dedi. Ebeveynler, çocuklarını ekrandan uzaklaştıran ürünleri tercih ediyor Son yıllarda ailelerin çocukların dijital bağımlılığı konusundaki farkındalığının arttığına dikkat çeken Keresteci, sözlerine şöyle devam etti: “Ebeveynler, çocukların yaz tatilini yalnızca telefon, tablet veya televizyon karşısında geçirmesini istemiyor. Bu nedenle el becerilerini, hayal gücünü, dikkatini ve ince motor gelişimini destekleyen ürünlere yönelik talep her geçen yıl artıyor. Kesme, yapıştırma, boyama, şekillendirme, çizim yapma ve üç boyutlu tasarım oluşturma imkânı sunan ürünler, çocukların yalnızca zaman geçirmesini değil, aynı zamanda üretmesini de sağlıyor. Çocuk bir ürünün sonunda kendi yaptığı bir resmi, oyuncağı veya tasarımı gördüğünde hem özgüveni hem de ilgisi artıyor. Doğru yaş grubuna uygun, ilgi çekici ve nitelikli ürünler seçildiğinde ekran süresini ciddi ölçüde azaltabilecek güçlü bir alternatif oluşturuyor. Burada ailelerin de çocuklarla birlikte etkinliklere katılması önemli. Kırtasiye ürünleri çocuğa yalnızca bir uğraş değil, aileyle kaliteli zaman geçirme imkânı da sunuyor.” Lisanlı ürünlerde kırmızı çizgi “güvenilirlik” ve “nitelik” Satış dinamiklerinde lisanslı ürünlerin de önemli bir ağırlığa sahip olduğunu vurgulayan Keresteci: “Lisanslı ürünler özellikle çocuk ve genç tüketicilerin satın alma kararlarında önemli bir etkiye sahip. Sevilen çizgi film karakterleri, animasyon kahramanları, spor kulüpleri, dijital oyunlar ve sosyal medyada popüler hâle gelen figürler, ürünlerin tercih edilmesini doğrudan etkileyebiliyor. Yaz döneminde okul alışverişi azalmasına rağmen lisanslı ürünlere olan ilgi devam ediyor. Çünkü bu ürünler yalnızca eğitim amacıyla değil, kişisel kullanım, koleksiyon, hediye ve eğlence amacıyla da satın alınıyor. Kalem kutuları, matara ve suluklar, çıkartmalar, boyama setleri, çantalar ve küçük aksesuarlar yaz döneminde ilgi…

    290 milyar Euro değerindeki güzellik sektörünün dev buluşması BeautyEurasia’nın 21’inci yılı için hazırlıklar sürüyor  

    Avrasya coğrafyasının en kapsamlı uluslararası güzellik, kozmetik ve saç bakımı etkinliklerinden biri olan “BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı”, 2–4 Eylül 2026 tarihleri arasında 21’inci kez kapılarını açacak. ICA Events organizatörlüğünde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek organizasyon, yerli ve yabancı sektör temsilcilerine yeni ticari iş birliği imkanları sunarken endüstrinin en güncel akımlarını tek bir çatı altında toplayacak. Geçtiğimiz yıl 114 farklı ülkeden 13 bin 314 profesyoneli ağırlayan fuar, bu dönemde de geniş kapsamı sayesinde yeni ortaklıkların kurulmasına aracılık edecek. Dünya genelinde ekonominin pek çok dalını kapsayan 50’den fazla organizasyona imza atan ICA Events, Avrasya’nın güzellik alanındaki en büyük zirvelerinden biri olan 21. BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı’nı 2–4 Eylül tarihleri arasında düzenleyecek. Mevcut büyüklüğünün yanı sıra katılımcılarına nitelikli ticari ağlar, hedef odaklı B2B görüşmeler ve yüksek ticari verimlilik de sağlayan fuar, İstanbul Fuar Merkezi’nde yarattığı küresel çeşitlilikle bu yıl da somut ticari çıktılar sağlayacak. Güzellik sektörünün Türkiye’deki hacmi 2025 yılında 217 milyar TL’ye ulaştı Güzellik endüstrisinin, kişiye özel teknolojik imkanlar ve artan sağlıklı yaşam bilinciyle beraber sürekli bir gelişim içerisinde olduğunu ifade eden BeautyEurasia: Uluslararası Kozmetik, Güzellik, Kuaför, Ambalaj, Hammadde, Hijyen ve Private Label Fuarı Direktörü Filiz Mehmedova, “Markalardan üreticilere ve tüketicilere kadar bir bütün teşkil eden güzellik sektörü hem yerel hem de küresel ölçekte gelişimini sürdürüyor. Bugün dünya çapında yaklaşık 290 milyar Euro’luk bir büyüklüğe erişen güzellik sektörü, 4,2 milyar civarında potansiyel kullanıcıya ulaşıyor. Diğer taraftan Türkiye piyasası da son dönemde endüstrinin en hızlı ivme kazanan bölgelerinden biri olarak dikkat çekiyor. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’deki güzellik pazarının hacmi 217 milyar TL seviyesine çıkarken, dijital platformların etkisi sektörün genişlemesinde giderek daha kritik bir rol oynamaya başlıyor. 20 yılı aşkın bir tecrübeye sahip olan BeautyEurasia ise yalnızca fiziksel ölçeğiyle değil, sunduğu kaliteli iş bağlantıları, stratejik B2B buluşmaları ve ticari verimliliğiyle ön plana çıkıyor. Organizasyonumuzun küresel erişimi yerel pazar bilgisiyle harmanlayan yapısı, sektördeki etkili ortaklıkların tesis edilmesine olanak tanıyor.” açıklamasında bulundu. Standart kalıpların ötesinde bir fuar Fuarın geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen buluşmasında küresel etkisini bir kez daha kanıtladığını belirten Mehmedova, şu verileri paylaştı: “Dünya genelindeki ekonomik dalgalanmalara rağmen fuarımız geçtiğimiz yıl da başarılı bir grafik sergilemeyi başardı. Toplamda 114 ülkeden 13 bin 314 profesyonel isim fuarımızı ziyaret ederken, bu kitlenin 3 bin 406’sını yabancı konuklar oluşturdu. Bununla birlikte 180’i yurt dışından gelen toplam 302 katılımcının yer aldığı organizasyonda iş hacmi 305 milyon Euro’ya ulaşırken, katılımcı başına ortalama 1 milyon Euro’luk bir ticaret hacmi oluşturduk. Ayrıca BeautyEurasia, basit bir ürün sergileme alanının çok ötesinde, ölçülebilir ticari başarılar üreten bir platform olma niteliği taşıyor. Bu doğrultuda geçtiğimiz sene bin 486 sipariş ve ön protokole imza atılırken, katılımcı kurumlar ile uluslararası satın almacılar arasında doğrudan ticari köprüler kuruldu. Ek olarak fuar süresince 5 binden fazla B2B görüşme gerçekleştirildi. Bu sayede uzun vadeli ticari ortaklıkların kurulmasına çok değerli bir katkı sunulmuş oldu. Bu yıl da dünyanın dört bir yanından sektörün öncü isimlerini bir araya getirirken kalite odaklı vizyonumuzu koruyarak; Türkiye, Avrasya, Orta Doğu, Balkanlar ve BDT pazarlarına giriş yapmak isteyen profesyoneller için stratejik bir merkez olmaya devam edeceğiz.” ICA Events Hakkında Yapı, turizm, kozmetik, gıda, raylı sistemler ve lojistik sektörlerinde Türkiye’nin önde gelen fuarlarını düzenleyen ICA Türkiye gücünü, fuarcılık sektöründeki güçlü küresel ağını içinde yer aldığı…